Miras Taksimi ve Süreci

MİRAS PAYLAŞIMI DAVASI

Miras, ölen bireyin mevcut varlıklarını vefatı sonrası yakınlarına bırakması şeklinde genel olarak tanımlanabilir. Miras paylaşımı hususu uzlaşma olduğu sürece davaya konu değildir. Ancak mirasçılar arasında fikir ayrılığı mirasın paylaşımı hususunu Medeni Kanun esaslarına yöneltmektedir. Başka bir deyişle mirasçılar arasında bir kişinin dahi ortak karara katılmaması mirasın taksimi hususunu hukuki sürece taşımaktadır. Genel olarak ölen bireyin mal varlığı iki şekilde sahiplerini bulmaktadır. Vefat eden birey ölmeden evvel vasiyet hazırlayarak mal varlığını bırakabilirken vasiyetname yazılmadığı durumlardaysa mirasçıların uzlaşmaya varamamaları miras paylaşımı davasını gündeme getirmektedir. Bu noktada Miras Hukuku, adil ve eşit biçimde terekenin mirasçılara taksimini düzenlemektedir. Deneyimli ve sürece hakim bir miras avukatı, hem mirasçıların kısa sürede sonuca varmalarında hem de tarafların süreçte haklarını rasyonel şekilde kullanmalarında destekçi olacaktır.

Mal paylaşımı davası bütün miras mallarının paylaşılmasını kapsar. Sadece tek bir malın paylaşılması için dava açabilmek mümkün değildir. Ancak tüm miras mallarının paylaşılması için açılan bir davada bazı malların hemen paylaşılması ile değerinde bir azalma meydana gelecekse, hâkim bu malın paylaşımını erteleyebilir, diğerlerini öne alabilir.

Diğer mirasçılar mal paylaşımı davasına itiraz etseler bile bu durum mirasın paylaşımı davasını önlemez. Miras paylaşımı davası, nihayetinde mirasın taksimi ile sonuçlanmaktadır. Fakat mirasın paylaştırılmasını yalnızca bir mirasçı istiyorsa ve diğer mirasçılar miras ortaklığını sürdürme kararında iseler, mirasın paylaşımını isteyenin payını kendisine vermek veya ödemek kaydıyla miras ortaklığını kendi aralarında devam ettirebilirler.

Bu konuda daha fazla bilgi almak için büromuzun miras hukuku alanında deneyimli avukatlarına danışmanlık hizmeti sağlayabilirsiniz.

Leave a Reply

Call Now Button