KURŞUN GEÇİRMEZ ARAÇTA BULUNAN KİŞİYE ATEŞ EDİLMESİNİN TÜRK CEZA HUKUKU BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
KURŞUN GEÇİRMEZ ARAÇTA BULUNAN KİŞİYE ATEŞ EDİLMESİNİN TÜRK CEZA HUKUKU BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
1. Genel Olarak
Bir kişinin, öldürmek istediği şahsın içinde bulunduğu araca ateş etmesi; mağdurun araçta bulunduğunu bilmesi, silahın öldürmeye elverişli olması ve atışların mağduru hedef alması hâlinde kural olarak kasten öldürme veya kasten öldürmeye teşebbüs hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Ancak aracın camlarının kurşun geçirmez olması nedeniyle mermilerin mağdura ulaşamaması hâlinde önemli bir ceza hukuku problemi ortaya çıkar:
Fail, öldürme suçunun icrasına başlamış ancak dışsal bir engel nedeniyle mi suç tamamlanamamıştır; yoksa kullanılan yöntem baştan itibaren ölüm sonucunu meydana getirmeye elverişsiz olduğundan “işlenemez suç” mu vardır?
Bu sorunun cevabı özellikle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 21. ve 35. maddeleri çerçevesinde verilmelidir.
2. Kasten Öldürme Suçu ve Öldürme Kastı
TCK m.81’e göre;
“Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.”
Dolayısıyla kasten öldürme suçunda failin mağdurun ölümünü bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi gerekir. TCK m.21’e göre kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.
Failin ateşli silahla doğrudan mağdurun bulunduğu bölgeye ateş etmesi, atış sayısı, kullanılan silah, atış mesafesi, hedef alınan bölge, olay öncesindeki husumet ve failin olay öncesi ve sonrasındaki davranışları öldürme kastının tespitinde birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle somut olayda failin amacının gerçekten mağduru öldürmek olduğu kabul edildiğinde tartışmanın esas noktası kasttan ziyade teşebbüsün elverişlilik şartına kaymaktadır.
3. Kasten Öldürmeye Teşebbüs
TCK m.35/1’e göre;
“Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.”
Teşebbüsün oluşabilmesi için temel olarak;
- failin suç işleme kastının bulunması,
- suça ilişkin icra hareketlerine doğrudan başlanması,
- gerçekleştirilen hareketlerin suçun tamamlanmasına elverişli olması,
- suçun failin elinde olmayan sebeplerle tamamlanamaması
gerekmektedir.
Ateşli silahla öldürülmek istenen şahsa doğru ateş edilmesi, kural olarak hazırlık hareketi olmaktan çıkılmış ve öldürme suçunun doğrudan icrasına başlanmış olduğunu gösterir.
Buradaki asıl tartışma, kurşun geçirmez cam nedeniyle mağdura ulaşması mümkün olmayan mermilerin “elverişli hareket” oluşturup oluşturmadığıdır.
4. Fail Kurşun Geçirmez Camın Bulunduğunu Bilmiyorsa
Öncelikle en tipik ihtimal ele alınmalıdır.
Fail mağdurun normal bir otomobil içerisinde bulunduğunu düşünmekte; mağduru öldürmek amacıyla ateş etmekte; ancak araçta failin bilmediği balistik korumalı, kurşun geçirmez cam bulunduğundan mermiler mağdura ulaşamamaktadır.
Bu durumda güçlü hukuki değerlendirme, olayın kasten öldürmeye teşebbüs teşkil ettiği yönündedir.
Çünkü fail;
- öldürme kastına sahiptir,
- mağdurun bulunduğu yere ateş etmektedir,
- öldürmeye objektif olarak uygun bir araç olan ateşli silah kullanmaktadır,
- doğrudan icra hareketlerine başlamıştır,
- netice ise failin iradesi dışındaki bir koruma tedbiri nedeniyle meydana gelmemiştir.
Kurşun geçirmez cam bu durumda fail bakımından suçun tamamlanmasını engelleyen haricî ve tesadüfi bir engel niteliğindedir.
Örneğin fail normal şartlarda insan öldürmeye elverişli bir tabancayla birkaç metre mesafeden aracın sürücü koltuğunda bulunan mağdurun baş veya göğüs bölgesine doğru ateş etmiş ancak mermiler balistik cam tarafından durdurulmuşsa, “mağdurun ölmesi zaten mümkün değildi” denilerek doğrudan işlenemez suç sonucuna ulaşılması isabetli olmayacaktır.
Elverişlilik değerlendirmesi yalnızca suçun sonunda ortaya çıkan sonuca bakılarak yapılmaz.
Aksi hâlde mağdurun;
- çelik yelek giymesi,
- failin bilmediği bir duvarın arkasında bulunması,
- kurşunun cebindeki metal bir cisme çarpması,
- kurşun geçirmez bir koruma sisteminin bulunması
gibi tesadüfi koruma faktörleri her seferinde teşebbüsü ortadan kaldırmış olurdu.
Oysa TCK m.35’in sistemi, suç failin elinde olmayan nedenlerle tamamlanamazsa teşebbüs sorumluluğunu kabul etmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu da işlenemez suç değerlendirmesinde hareketin neticeyi meydana getirmeye elverişsiz olması veya suç konusunun bulunmaması ayrımına dikkat çekmektedir. Sırf sonucun gerçekleşmemiş olması hareketi geriye dönük olarak elverişsiz hâle getirmez.
Dolayısıyla failin bilmediği kurşun geçirmez cam nedeniyle ölüm gerçekleşmemişse, kural olarak:
TCK m.81 ile m.35 kapsamında kasten öldürmeye teşebbüs
gündeme gelecektir.
5. Fail Kurşun Geçirmez Camın Bulunduğunu Biliyorsa
Daha karmaşık olan ihtimal budur.
Fail, mağdurun aracının kurşun geçirmez olduğunu bilmekte ancak buna rağmen araca ateş etmektedir.
Burada yalnızca “camın kurşun geçirmez olduğunu biliyordu” tespitinden hareketle teşebbüs suçunun bulunmadığı söylenemez.
Failin ne bildiği ve neyi mümkün gördüğü ayrıca tespit edilmelidir.
A. Fail Camın Kurşun Geçirmez Olduğunu Bilmesine Rağmen Mermilerin Camı Delebileceğini Düşünüyorsa
Örneğin fail aracın zırhlı olduğunu bilmesine rağmen;
- kullandığı silah veya mühimmatın bu korumayı aşabileceğini düşünüyor,
- çok sayıda atışla camın kırılabileceğini düşünüyor,
- belirli bir bölgenin daha zayıf olduğunu düşünüyor,
- araçtaki başka bir açıklıktan mağdura ulaşabileceğini öngörüyorsa,
öldürme kastı ve teşebbüs sorumluluğu ortadan kalkmaz.
Bu durumda yine somut aracın ve hareketlerin ölüm sonucunu meydana getirmeye objektif olarak elverişli olup olmadığı araştırılmalıdır.
Dolayısıyla “kurşun geçirmez olduğunu biliyordu” şeklindeki bilgi tek başına sanık lehine veya aleyhine kesin sonuç doğurmaz.
B. Fail Camın Kullandığı Silahla Kesinlikle Aşılamayacağını Biliyor ve Buna Rağmen Yalnızca Cama Ateş Ediyorsa
Asıl teorik problem burada ortaya çıkar.
Farz edelim ki fail;
- camın koruma seviyesini biliyor,
- elindeki silah ve mühimmatın bu camı delmesinin mümkün olmadığını biliyor,
- mağdurun tamamen korunan bölümde olduğunu biliyor,
- buna rağmen yalnızca camın dışından ateş ediyor.
Böyle bir durumda TCK m.35’te aranan “elverişli hareket” koşulu ciddi biçimde tartışmaya açılır.
Çünkü teşebbüs sorumluluğunun oluşabilmesi için yalnızca failin suç işlemek istemesi yeterli değildir. Failin, kastettiği suçu gerçekleştirmeye elverişli hareketlerle icraya başlamış olması gerekir.
TCK m.35, eski TCK’deki “elverişli vasıta” anlayışından farklı olarak hareketlerin bütününü dikkate alan bir elverişlilik değerlendirmesi öngörmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun işlenemez suça ilişkin değerlendirmesinde de hareketin kanuni neticeyi meydana getirmeye tamamen elverişsiz olması hâlinde işlenemez suç gündeme gelebilmektedir.
Örneğin öldürülmek istenen kişinin gerçekte daha önce ölmüş olması klasik anlamda suç konusunun yokluğu nedeniyle işlenemez suç örneğidir. Benzer şekilde neticeyi gerçekleştirmesi objektif olarak mümkün olmayan yöntemlerin kullanılması da elverişsiz teşebbüs tartışmasını doğurabilir.
Ancak kurşun geçirmez cam örneğinde bu sonuca çok ihtiyatlı biçimde varılması gerekir.
Çünkü ateşli silah, özü itibarıyla öldürmeye elverişli bir araçtır. Buradaki elverişsizlik kullanılan silahın niteliğinden değil, mağdurun içinde bulunduğu özel koruma şartlarından kaynaklanmaktadır.
Bu nedenle somut olayda “mutlak elverişsizlik” ile “nispi elverişsizlik” ayrımı önem taşır.
6. Mutlak ve Nispi Elverişsizlik Ayrımı
Ceza hukuku öğretisinde işlenemez suç tartışmasında elverişsizliğin mutlak veya nispi olması üzerinde durulmaktadır.
Mutlak elverişsizlik, kullanılan yöntemin somut şartlar altında suç sonucunu meydana getirmesinin objektif olarak mümkün olmaması durumudur.
Nispi elverişsizlik ise normal şartlarda sonucu meydana getirebilecek hareketlerin olayın özel şartları nedeniyle sonuçsuz kalmasıdır.
Kurşun geçirmez araç örneğinde ateşli silahla ateş etmek başlı başına öldürmeye elverişsiz bir davranış değildir. Tam tersine, insan hayatına karşı son derece elverişli ve tehlikeli bir saldırı aracıdır.
Sonucun gerçekleşmesini önleyen unsur mağdurun kullandığı olağanüstü koruma tedbiridir.
Bu nedenle failin kurşun geçirmez camdan haberdar olmadığı durumda, olayın salt “işlenemez suç” kabul edilmesinden ziyade nispi elverişsizlik gösteren ve cezalandırılabilir teşebbüs niteliğinde değerlendirilmesi daha güçlü bir hukuki yaklaşımdır.
7. Failin Kurşun Geçirmez Camı Bilmesi Elverişlilikten Çok Kastın İçeriğini de Etkileyebilir
Failin camın özelliğini bildiği ihtimalde ise ikinci bir problem ortaya çıkar:
Gerçekten mağduru öldürmeye yönelik bir irade var mıdır?
Bir kişi kullandığı silahın camı hiçbir şekilde geçemeyeceğini kesin olarak biliyor ve buna rağmen yalnızca cama ateş ediyorsa, savunma makamı haklı olarak şu soruyu gündeme getirebilir:
“Fail, mağdurun ölümünün kendi davranışlarıyla gerçekleşmesinin mümkün olmadığını biliyorsa gerçekten öldürme kastıyla mı hareket etmiştir?”
Bu durumda öldürme kastının tespitinde;
- olay öncesi tehditler,
- failin silah temin etme şekli,
- olayın planlanması,
- kullanılan silah ve mühimmat,
- atış sayısı,
- hedef alınan bölge,
- failin daha sonra öldürme girişimine devam edip etmemesi,
- aracın kapısını açmaya veya başka bir noktadan ateş etmeye çalışıp çalışmaması,
- olaydan sonraki ifadeleri
önem taşıyacaktır.
Örneğin camın delinmediğini gören fail, araç hareket edince kapı veya yan bölgeden ateş etmeye devam ediyorsa öldürme kastının varlığı konusunda çok daha güçlü bir değerlendirme yapılabilir.
Buna karşılık failin camın hiçbir şekilde geçilemeyeceğini bildiği ve yalnızca korkutmak amacıyla ateş ettiği belirlenirse, öldürme kastı yerine başka suç tipleri gündeme gelebilecektir.
8. İşlenemez Suç Kavramı
5237 sayılı TCK’de “işlenemez suç” ayrı bir maddede düzenlenmemiştir. Ancak TCK m.35’in “elverişli hareket” şartının karşıt anlamından hareketle kabul edilmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu da işlenemez suçtan bahsedilebilmesi için hareketin elverişsizliği veya suç konusunun yokluğu üzerinde durmaktadır.
İşlenemez suçta failin zihninde suç işleme iradesi bulunmakla birlikte objektif gerçeklik nedeniyle suçun tamamlanması mümkün değildir.
Klasik örnekler;
- öldürülmek istenen kişinin önceden ölmüş olması,
- hamile olmayan bir kişinin çocuğunu düşürmeye çalışmak,
- başkasına ait olduğu düşünülerek gerçekte kendisine ait olan malı çalmak
şeklinde gösterilmektedir.
Ancak ateşli silahla canlı ve olay yerinde bulunan bir kişiye ateş edilmesi bu klasik örneklerden önemli ölçüde farklıdır. Burada suçun konusu olan insan hayattadır ve saldırının gerçekleştirildiği silah normal şartlarda öldürmeye elverişlidir.
Bu nedenle yalnızca aracın balistik koruması bulunması, otomatik olarak işlenemez suç sonucuna götürmemelidir.
9. Kurşun Geçirmez Camın Derecesi Bilirkişi İncelemesi Gerektirebilir
Bu tür bir davada teknik inceleme büyük önem taşır.
Kurşun geçirmezlik mutlak bir kavram değildir. Balistik koruma;
- kullanılan silahın türüne,
- mühimmatın niteliğine,
- atış mesafesine,
- atış açısına,
- aynı noktaya yapılan atış sayısına,
- camın balistik koruma seviyesine,
- camın önceden hasarlı olup olmadığına
göre değişebilir.
Dolayısıyla mahkemenin yalnızca “araç kurşun geçirmezdi” tespitinden hareket ederek TCK m.35 bakımından elverişlilik değerlendirmesi yapması yeterli olmayabilir.
Silah ve mühimmat üzerinde kriminal inceleme ile aracın balistik koruma özellikleri karşılaştırılarak, yapılan atışların somut olay koşullarında mağdura ulaşma ve ölüm meydana getirme ihtimalinin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Bu değerlendirme, hukuki nitelendirmenin merkezindedir.
10. Camın Kurşun Geçirmez Olduğunu Bilmeyen Fail Bakımından Sonuç
Fail;
- mağduru öldürmek istemiş,
- onun araç içerisinde olduğunu görmüş,
- öldürmeye elverişli gerçek bir ateşli silahla doğrudan mağdurun bulunduğu bölgeye ateş etmiş,
- ancak mermiler failin bilmediği kurşun geçirmez cam nedeniyle mağdura ulaşamamışsa,
kural olarak kasten öldürmeye teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerekir.
Burada ölüm sonucunun gerçekleşmemesi failin iradesinden kaynaklanmamaktadır.
Neticeyi engelleyen faktör mağdurun aracındaki balistik korumadır.
Dolayısıyla TCK m.35 anlamında suçun failin “elinde olmayan nedenlerle” tamamlanamadığından söz edilebilir.
11. Camın Kurşun Geçirmez Olduğunu Bilen Fail Bakımından Sonuç
Failin camın kurşun geçirmez olduğunu bilmesi hâlinde ise tek bir sonuçtan söz edilemez.
Birinci ihtimal:
Fail camın kurşun geçirmez olduğunu bilmesine rağmen kullandığı silahın veya mühimmatın camı aşabileceğini düşünüyor ve mağduru öldürmek amacıyla ateş ediyorsa;
kasten öldürmeye teşebbüs gündeme gelebilir.
İkinci ihtimal:
Fail camın koruma seviyesini bilmekle birlikte yoğun ateşle camı aşabileceğini, başka bir noktadan mağduru vurabileceğini veya korumayı etkisiz hâle getirebileceğini düşünüyorsa;
yine teşebbüs sorumluluğu güçlü biçimde gündemdedir.
Üçüncü ihtimal:
Fail, kullandığı silahın ve mühimmatın mevcut balistik camı aşmasının kesinlikle mümkün olmadığını biliyor, mağdurun tamamen koruma altında bulunduğunu biliyor ve buna rağmen yalnızca bu cama ateş ediyorsa;
TCK m.35’teki elverişli hareket şartının gerçekleşip gerçekleşmediği ve dolayısıyla işlenemez suç bulunup bulunmadığı tartışılmalıdır.
Bu ihtimalde failin yalnızca öldürme düşüncesine sahip olması cezalandırılması için yeterli değildir. Ceza hukuku düşünceyi değil, kanunda belirtilen şartlarda dış dünyaya yansıyan elverişli icra hareketlerini cezalandırır.
12. Tasarlayarak Öldürmeye Teşebbüs İhtimali
Olayın hedefinin belirli bir iş insanı olması ve failin önceden hazırlık yapması, tek başına TCK m.82/1-a’daki tasarlayarak öldürme nitelikli hâlinin oluştuğunu göstermez.
Tasarlamanın ayrıca somut olayın özellikleriyle ortaya konulması gerekir.
Ancak fail;
- mağdurun hareketlerini önceden takip etmiş,
- saldırı için uygun zaman ve yer belirlemiş,
- silah temin etmiş,
- araç veya kaçış planı hazırlamış,
- kararından vazgeçmeye yeterli süre bulunmasına rağmen suç işleme kararında sebat etmiş
ise tasarlama hükümlerinin uygulanması gündeme gelebilir.
Tasarlayarak öldürme TCK m.82 kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren nitelikli bir hâldir.
Bu suç teşebbüs aşamasında kaldığında ise TCK m.35 hükümleri uygulanır.
13. Teşebbüs Hâlinde Ceza
TCK m.35/2, 4 Haziran 2025 tarihinde değiştirilmiştir.
Güncel düzenlemeye göre teşebbüs hâlinde;
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 14 yıldan 21 yıla kadar,
müebbet hapis cezası yerine 10 yıldan 18 yıla kadar
hapis cezasına hükmolunmaktadır.
Dolayısıyla eylem TCK m.81 kapsamında basit kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilirse temel olarak 10–18 yıl aralığı gündeme gelir.
Eylemin TCK m.82 kapsamında, örneğin tasarlayarak öldürmeye teşebbüs olduğu kabul edilirse temel teşebbüs cezası 14–21 yıl aralığında olacaktır.
Somut cezanın belirlenmesinde meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı dikkate alınacaktır.
14. Diğer Suçlar
Kasten öldürmeye teşebbüs tartışmasından bağımsız olarak olayın özelliklerine göre;
- silahla mala zarar verme,
- ruhsatsız silah bulundurma veya taşıma,
- tehdit,
- başka kişilerin de tehlikeye sokulması hâlinde ilgili suçlar
ayrıca gündeme gelebilir.
Bunların öldürmeye teşebbüsle birlikte ayrıca cezalandırılıp cezalandırılmayacağı ise somut fiiller ve Türk Ceza Kanunu’nun içtima hükümleri kapsamında değerlendirilmelidir.
15. Sonuç
Kurşun geçirmez bir otomobilde bulunan kişiyi öldürmek amacıyla ateş edilmesi olayında, aracın balistik korumaya sahip olması tek başına kasten öldürmeye teşebbüs suçunu ortadan kaldırmaz.
Fail kurşun geçirmez camdan haberdar değilse, gerçek bir ateşli silahla mağduru öldürmek amacıyla doğrudan ateş etmesi ve mermilerin yalnızca balistik cam nedeniyle mağdura ulaşamaması hâlinde, en güçlü hukuki nitelendirme TCK m.81 ve m.35 kapsamında kasten öldürmeye teşebbüstür.
Buna karşılık fail camın kurşun geçirmez olduğunu biliyorsa, daha ayrıntılı değerlendirme gerekir. Failin kullandığı silah veya mühimmatla korumayı aşabileceğine inanması hâlinde teşebbüs sorumluluğu devam edebilir. Fakat fail, kullandığı yöntemin mağdura ulaşmasının objektif olarak hiçbir şekilde mümkün olmadığını bildiği hâlde yalnızca tamamen korunan bölgeye ateş etmişse TCK m.35’teki elverişli hareket şartı ve işlenemez suç tartışması ortaya çıkar.
Bu nedenle iki ihtimal arasındaki temel fark şu şekilde özetlenebilir:
Kurşun geçirmez camı bilmeyen fail bakımından:
Öldürmeye elverişli saldırı + failin bilmediği dışsal engel = kasten öldürmeye teşebbüsün kabulü güçlüdür.
Kurşun geçirmez camı bilen fail bakımından:
Failin korumayı aşabileceğine ilişkin bilgisi ve kullandığı yöntemin somut elverişliliği araştırılır. Korumanın aşılması objektif olarak mümkünse teşebbüs, tamamen ve mutlak biçimde mümkün değilse işlenemez suç/elverişsiz hareket tartışması gündeme gelir.
Sonuç olarak bu tür olaylarda hukuki nitelendirme yalnızca failin subjektif bilgisine değil; silahın niteliği, mühimmat, atış mesafesi, balistik camın koruma seviyesi, hedef alınan bölge, atış sayısı ve failin saldırıyı sürdürme biçimi birlikte incelenerek yapılmalıdır.