BİRDEN FAZLA KİŞİYE HAKARET EDİLMESİ VE MAĞDURLARDAN BİRİNİN CUMHURBAŞKANI OLMASI HÂLİNDE FİKRİ İÇTİMA HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI
BİRDEN FAZLA KİŞİYE HAKARET EDİLMESİ VE MAĞDURLARDAN BİRİNİN CUMHURBAŞKANI OLMASI HÂLİNDE FİKRİ İÇTİMA HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI
1. Genel Olarak Sorunun Ortaya Konulması
Hakaret suçunun tek bir söz, açıklama, sosyal medya paylaşımı veya sair tek bir fiille birden fazla kişiye yöneltilmesi hâlinde ceza hukukunda suçların içtimaı hükümleri gündeme gelir.
Sorun ilk bakışta basit görünmekle birlikte mağdurlardan birinin Cumhurbaşkanı olması durumunda hukuki nitelendirme farklılaşmaktadır.
Örneğin failin tek bir sosyal medya paylaşımında;
“X, Y ve Cumhurbaşkanı şerefsizdir.”
şeklinde her üç kişiyi ayrı ayrı hedef alan hakaret niteliğindeki bir ifade kullandığı varsayılsın.
Burada;
- X ve Y’ye yönelik fiiller TCK m.125 kapsamında hakaret,
- Cumhurbaşkanına yönelik fiil ise TCK m.299 kapsamında Cumhurbaşkanına hakaret
suçunu gündeme getirmektedir.
Bu durumda temel hukuki soru şudur:
Fail hakkında üç ayrı suçtan mı ceza verilecektir, TCK m.43/2 kapsamında aynı neviden fikri içtima mı uygulanacaktır, yoksa TCK m.44 kapsamında farklı neviden fikri içtima yoluyla yalnızca en ağır cezayı gerektiren suçtan mı hüküm kurulacaktır?
Bu sorunun çözümü için öncelikle aynı neviden ve farklı neviden fikri içtima kurumlarının birbirinden ayrılması gerekir.
2. Aynı Neviden Fikri İçtima: TCK m.43/2
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/2. maddesine göre;
Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi hâlinde zincirleme suç hükümleri uygulanır.
Bu düzenleme öğretide ve uygulamada aynı neviden fikri içtima olarak adlandırılmaktadır.
TCK m.43/2’nin uygulanabilmesi için;
- ortada hukuki anlamda tek bir fiil bulunması,
- bu fiille aynı suçun işlenmesi,
- suçun birden fazla mağdura karşı gerçekleştirilmesi
gerekir.
Bu durumda mağdur sayısı kadar ayrı ceza verilmez.
Tek bir temel ceza belirlenir ve TCK m.43/1’e yapılan atıf nedeniyle ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır. TCK m.43/2’nin açık düzenlemesi de budur.
3. Örneğin Aynı Sözle İki Kişiye Hakaret Edilmesi
Failin aynı anda iki kişiye dönerek;
“İkiniz de hırsızsınız.”
demesi hâlinde, sözlerin her iki mağduru da belirli biçimde hedef aldığı kabul edilirse iki ayrı hakaret fiili nedeniyle iki bağımsız ceza verilmesi yerine;
TCK m.125 + TCK m.43/2
hükümleri uygulanacaktır.
Yargıtay da aynı yer ve zaman içerisinde hukuki anlamda tek fiil oluşturan sözlerle birden fazla kişiye hakaret edilmesi hâlinde ayrı ayrı mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bulmakta ve TCK m.43/2’nin uygulanması gerektiğini kabul etmektedir.
Dolayısıyla;
X ve Y isimli iki kişiye tek bir fiille hakaret edilmesi durumunda;
X bakımından ayrı TCK m.125 cezası + Y bakımından ayrı TCK m.125 cezası
yerine;
tek TCK m.125 cezası + TCK m.43/2 artırımı
uygulanır.
4. Mağdurlardan Birinin Cumhurbaşkanı Olması Durumu Neden Farklıdır?
Sorun mağdurlardan birinin Cumhurbaşkanı olmasıyla değişmektedir.
Çünkü Cumhurbaşkanına yönelik hakaret, TCK m.125 kapsamında sıradan veya kamu görevlisine hakaret suçunun yalnızca ağırlaştırılmış biçimi değildir.
Kanun koyucu bunu ayrı bir suç tipi olarak TCK m.299’da düzenlemiştir.
TCK m.299’a göre Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Suçun alenen işlenmesi hâlinde ceza ayrıca altıda bir oranında artırılır. Kovuşturma yapılabilmesi ise Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
Anayasa Mahkemesi de Cumhurbaşkanına hakaret suçunun genel hakaret suçundan ayrı düzenlendiğini özellikle vurgulamaktadır. Mahkemeye göre Cumhurbaşkanına yönelik hakarette yalnızca kişinin şeref ve saygınlığı değil, Cumhurbaşkanının temsil ettiği devlet fonksiyonu ve değerler de koruma kapsamındadır. Bu nedenle TCK m.299, “Şerefe Karşı Suçlar” bölümünde değil, Devlete karşı suçlara ilişkin kısımda düzenlenmiştir.
Bu sistematik ayrım içtima bakımından son derece önemlidir.
5. TCK m.43/2 Yalnızca “Aynı Suç” İçin Uygulanabilir
TCK m.43/2’nin temel şartı tek fiille birden fazla kişiye karşı aynı suçun işlenmesidir.
Örneğin;
X + Y + Z’ye tek fiille TCK m.125 anlamında hakaret edilmişse TCK m.43/2 uygulanabilir.
Ancak;
X → TCK m.125
Y → TCK m.125
Cumhurbaşkanı → TCK m.299
şeklindeki durumda bütün mağdurlar bakımından aynı suç tipi bulunmamaktadır.
X ve Y bakımından TCK m.125;
Cumhurbaşkanı bakımından ise TCK m.299 söz konusudur.
Bu nedenle üç mağdurun tamamını doğrudan TCK m.43/2 altında toplayarak “birden fazla kişiye hakaret edildi” denilmesi teknik olarak sorunludur.
Bu noktada farklı neviden fikri içtima, yani TCK m.44 gündeme gelir.
6. Farklı Neviden Fikri İçtima: TCK m.44
TCK m.44’e göre;
İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.
Burada temel prensip;
tek fiil + farklı suçlar = en ağır cezayı gerektiren suçtan tek ceza
şeklinde ifade edilebilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, TCK m.44’ün uygulanması için hukuki anlamda tek fiilin birden fazla farklı suç tipini ihlal etmesi gerektiğini kabul etmektedir.
Dolayısıyla failin tek bir açıklaması;
hem TCK m.125,
hem de TCK m.299
kapsamında sonuç doğuruyorsa, farklı neviden fikri içtima değerlendirmesi yapılmalıdır.
7. Cumhurbaşkanı ve Başbakana Aynı Fiille Hakaret Konusunda Yargıtay’ın Doğrudan Kararı
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 23.11.2020 tarihli kararı tam olarak bu soruna ilişkin son derece önemli bir örnek oluşturmaktadır.
Somut olayda sanık aynı yer ve zaman içerisinde Cumhurbaşkanı ile Başbakana hakaret etmiştir.
Yargıtay;
- Cumhurbaşkanına yönelik eylemin TCK m.299,
- Başbakana yönelik eylemin TCK m.125/3-a
kapsamında olduğunu,
ancak sözlerin hukuki anlamda tek fiil oluşturduğunu kabul etmiştir.
Daire bu nedenle eylemin tek fiille iki farklı suçu oluşturduğunu ve TCK m.44 uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılması gerektiğini belirtmiştir.
Bu karar, sorunun çözümü bakımından son derece önemlidir.
8. Somut Örnek: Cumhurbaşkanı ile İki Vatandaşa Aynı Paylaşımda Hakaret
Şu örnek üzerinden değerlendirme yapılabilir:
Fail sosyal medya hesabından tek bir paylaşım yaparak;
“Ahmet, Mehmet ve Cumhurbaşkanı …”
şeklinde hakaret niteliğindeki ortak bir ifade kullanmıştır.
Burada üç mağdur vardır.
Ahmet bakımından
TCK m.125 kapsamında hakaret suçu.
Mehmet bakımından
TCK m.125 kapsamında hakaret suçu.
Cumhurbaşkanı bakımından
TCK m.299 kapsamında Cumhurbaşkanına hakaret suçu.
Bu durumda iki ayrı içtima ilişkisi aynı olay içerisinde gündeme gelebilir.
9. Önce Ahmet ve Mehmet Bakımından Aynı Neviden Fikri İçtima
Ahmet ve Mehmet aynı suçun, yani TCK m.125’teki hakaret suçunun mağdurlarıdır.
Eğer hakaret tek bir fiille işlenmişse;
Ahmet + Mehmet bakımından;
TCK m.125 + TCK m.43/2
uygulanması düşünülebilir.
Normal koşullarda bu iki mağdur bakımından tek ceza belirlenip TCK m.43 uyarınca artırılması gerekir.
Ancak aynı fiilin Cumhurbaşkanını da hedef alması ikinci aşamada TCK m.44 sorununu doğurur.
10. Cumhurbaşkanı Bakımından TCK m.299 Ayrı Bir Suçtur
Cumhurbaşkanına yönelik aynı ifade TCK m.125 kapsamında değerlendirilmez; özel suç tipi olan TCK m.299 kapsamında değerlendirilir.
Dolayısıyla aynı fiil;
bir taraftan TCK m.125 kapsamında bir veya birden fazla kişiye hakaret,
diğer taraftan TCK m.299 kapsamında Cumhurbaşkanına hakaret
sonucunu doğurmuştur.
Bu noktada farklı neviden fikri içtima, yani TCK m.44 uygulanmalıdır.
11. TCK m.43/2 ile TCK m.44 Aynı Fiil Üzerinden Üst Üste Uygulanabilir mi?
Asıl önemli problem buradadır.
Şu yöntem ilk bakışta düşünülebilir:
- Ahmet ve Mehmet yönünden TCK m.125 uygulanır.
- Mağdur sayısı nedeniyle TCK m.43/2 artırımı yapılır.
- Cumhurbaşkanı yönünden TCK m.299 belirlenir.
- Sonra TCK m.44 uygulanarak hangisi daha ağırsa o seçilir.
Ancak Yargıtay’ın özellikle güncel yaklaşımı, aynı tek fiile önce TCK m.44 uygulanıp ardından aynı fiil nedeniyle ayrıca TCK m.43/2 artırımı yapılmasına ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini göstermektedir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10.03.2026 tarihli kararında mahkemenin TCK m.44 uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçu belirledikten sonra ayrıca TCK m.43/2 uygulamasıyla cezayı artırması hukuka aykırı bulunmuştur. Daire, şartları bulunmadığı hâlde TCK m.43/2 uygulanmasını hükümden çıkarmıştır.
Bu nedenle içtima hükümlerinin mekanik biçimde birbirinin üzerine bindirilmesi mümkün değildir.
12. Kanaatimizce Doğru Hukuki Çözüm
Tek bir fiille;
- birden fazla kişiye TCK m.125 kapsamında hakaret edilmiş,
- aynı fiille Cumhurbaşkanına da TCK m.299 kapsamında hakaret edilmişse,
öncelikle eylemin gerçekten hukuki anlamda tek fiil olup olmadığı tespit edilmelidir.
Tek fiil mevcutsa;
TCK m.125 ve m.299 kapsamında farklı suç tipleri doğduğundan temel içtima ilişkisi TCK m.44 kapsamında değerlendirilmelidir.
Yargıtay’ın Cumhurbaşkanı ve Başbakana yönelik aynı fiille hakaret olayındaki yaklaşımı da bunu desteklemektedir.
Bu durumda fail hakkında her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilmesi yerine, TCK m.44 gereğince en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilmesi gerekir.
Somut durumda bu suç çoğunlukla TCK m.299 kapsamında Cumhurbaşkanına hakaret olacaktır.
13. Neden Sadece TCK m.43/2 Uygulanamaz?
Çünkü TCK m.43/2’nin konusu aynı suçtur.
TCK m.125’teki hakaret ile TCK m.299’daki Cumhurbaşkanına hakaret ise kanunda farklı maddelerde düzenlenen ve farklı hukuki değerleri koruyan suç tipleridir.
Nitekim Cumhurbaşkanına hakaret suçunda;
- farklı bir temel ceza,
- farklı kovuşturma şartı,
- farklı sistematik yer,
- farklı korunan hukuki değer
söz konusudur.
Dolayısıyla;
“Sonuçta hepsi hakaret olduğu için TCK m.43/2 uygulanmalıdır.”
şeklindeki değerlendirme yeterli değildir.
TCK m.43/1’de suçun temel şekli ile nitelikli şekillerinin aynı suç sayılacağı belirtilmiş olmakla birlikte TCK m.299, TCK m.125’in yalnızca nitelikli hâli değildir; bağımsız bir suç tipidir.
14. Çok Önemli Ayrım: Tek Fiil Değilse Sonuç Tamamen Değişir
Buraya kadar yapılan değerlendirme hukuki anlamda tek fiil varsayımına dayanmaktadır.
Örneğin fail tek paylaşımda;
“Ahmet hırsızdır, Mehmet şerefsizdir, Cumhurbaşkanı da …”
şeklinde birbirinden ayrılabilen fakat aynı paylaşım içerisinde bulunan sözler kullanmışsa dahi, fiilin hukuki tekliği ayrıca tartışılmalıdır.
Daha açık bir örnekte;
- saat 12.00’de Ahmet’e hakaret,
- saat 14.00’te Mehmet’e hakaret,
- saat 18.00’de Cumhurbaşkanına hakaret
edilmişse artık TCK m.44 anlamında tek fiilden söz edilemez.
Bu durumda her suç kendi koşulları içerisinde değerlendirilir.
TCK m.125 kapsamındaki fiiller açısından aynı suç işleme kararı bulunuyorsa zincirleme suç hükümleri tartışılabilir.
Cumhurbaşkanına yönelik ayrı fiil ise TCK m.299 kapsamında bağımsız suç oluşturur.
Dolayısıyla zamansal birlik tek başına yeterli olmayıp hukuki anlamda fiil birliği araştırılmalıdır.
15. Tek Paylaşım İçerisindeki Farklı Cümleler de Her Zaman Tek Fiil Sayılmaz
Özellikle sosyal medya suçlarında önemli bir ayrım daha bulunmaktadır.
Tek bir “tweet”, video, konuşma veya gönderi bulunması otomatik olarak tek fiil bulunduğu anlamına gelmez.
Örneğin fail aynı videoda;
önce Ahmet hakkında uzun bir hakaret bölümü,
daha sonra Mehmet’e yönelik başka bir açıklama,
ardından Cumhurbaşkanına yönelik tamamen ayrı bir hakaret
gerçekleştiriyorsa;
hareketlerin ve kastın birbirinden ayrılıp ayrılamadığı değerlendirilmelidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu da fikri içtimada yalnızca fiziksel hareket sayısına değil, hukuki anlamda fiilin tek olup olmadığına önem vermektedir.
Bu nedenle mahkeme;
- sözlerin birbirini takip edip etmediğini,
- aynı bağlam içerisinde bulunup bulunmadığını,
- mağdurlara yönelik ayrı kastların ortaya çıkıp çıkmadığını,
- ifadelerin bölünebilir olup olmadığını
incelemelidir.
16. Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunda Kovuşturma İzni Ayrıca Gereklidir
TCK m.299/3 gereğince Cumhurbaşkanına hakaret suçundan kovuşturma yapılabilmesi Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
Bu nedenle aynı fiilin hem TCK m.125 hem de TCK m.299 kapsamında değerlendirilmesi ihtimali bulunduğunda Cumhurbaşkanına yönelik bölüm hakkında m.299 yönünden gerekli kovuşturma şartının tamamlanması gerekir.
Yargıtay kararlarında da Cumhurbaşkanına yönelik eylem hakkında yürütülen soruşturmanın akıbetinin araştırılması ve içtima hükümlerinin buna göre değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir.
Dolayısıyla m.299 dosyasının görmezden gelinerek yalnızca diğer mağdurlar yönünden m.125 kapsamında hüküm kurulması eksik inceleme sonucunu doğurabilir.
17. Yargıtay’ın Konuya İlişkin Yaklaşımının Özeti
Yargıtay uygulamasında üç temel prensip ortaya çıkmaktadır:
Birincisi:
Tek fiille birden fazla kişiye aynı hakaret suçunun işlenmesi hâlinde TCK m.43/2 uygulanır.
İkincisi:
Tek fiilin hem Cumhurbaşkanına hakaret hem de başka bir kişiye yönelik TCK m.125 kapsamındaki hakaret suçunu oluşturması hâlinde TCK m.44 kapsamında farklı neviden fikri içtima gündeme gelir.
Üçüncüsü:
TCK m.44 uygulanarak en ağır suç belirlendikten sonra, aynı olguyu tekrar ceza artırımı sebebi hâline getirecek şekilde TCK m.43/2’nin otomatik olarak ayrıca uygulanması doğru değildir.
18. Somut Örneğin Nihai Hukuki Çözümü
Örneğimizi yeniden ele alırsak:
Fail tek bir sosyal medya paylaşımında aynı bağlam içerisinde;
Ahmet + Mehmet + Cumhurbaşkanı
hakkında hakaret niteliğinde ifadeler kullanmıştır.
Birinci aşama: Fiil tek mi?
Evet ise içtima hükümlerine geçilir.
İkinci aşama: Suçlar aynı mı?
Ahmet ve Mehmet yönünden:
TCK m.125 → aynı suç.
Cumhurbaşkanı yönünden:
TCK m.299 → farklı suç.
Üçüncü aşama:
Ahmet ve Mehmet bakımından soyut olarak TCK m.43/2 aynı neviden fikri içtima ilişkisi bulunmaktadır.
Ancak aynı hukuki fiil Cumhurbaşkanına karşı TCK m.299 suçunu da oluşturduğundan bütün olay bakımından TCK m.44’teki farklı neviden fikri içtima değerlendirmesi yapılmalıdır.
Dördüncü aşama:
TCK m.44 uyarınca en ağır cezayı gerektiren suç belirlenir.
Somut şartlarda genellikle bu suç TCK m.299 Cumhurbaşkanına hakaret olacaktır.
Beşinci aşama:
Aynı tek fiilden dolayı ayrıca TCK m.125 kapsamında bağımsız bir mahkûmiyet kurulması, ardından aynı mağdur çoğulluğu üzerinden ayrıca TCK m.43/2 artırımı yapılması, “tek fiilden dolayı tek ceza” esasına aykırılık oluşturabilir.
Bu nedenle Yargıtay’ın özellikle güncel kararları dikkate alındığında TCK m.44 uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulması esas çözüm olarak görünmektedir.
19. Farklı Bir Örnek: Cumhurbaşkanına Bir Söz, Diğer Kişilere Başka Sözler
Şu örnekte ise sonuç farklı olabilir:
Fail önce;
“Ahmet ve Mehmet hırsızdır.”
diyor.
Ardından ayrı bir iradi hareketle;
“Cumhurbaşkanı da …”
diyor.
İfadelerin maddi ve hukuki anlamda birbirinden ayrılabildiği kabul edilirse artık tek fiil bulunmayabilir.
Bu hâlde;
Ahmet ve Mehmet’e yönelik hakaret:
TCK m.125 + m.43/2.
Cumhurbaşkanına yönelik hakaret:
TCK m.299.
olmak üzere gerçek içtima, yani ayrı ayrı cezalandırma gündeme gelebilir.
Bu nedenle aynı konuşmada veya aynı sosyal medya paylaşımında bulunmak tek başına TCK m.44 uygulanması için yeterli değildir.
Mahkemenin önce fiil sayısını tespit etmesi gerekir.
20. Sonuç
Birden fazla kişiye karşı hakaret suçunun tek bir fiille işlenmesi hâlinde temel kural TCK m.43/2’de düzenlenen aynı neviden fikri içtimadır. Buna göre aynı hakaret suçunun birden fazla mağdura yöneltilmesi durumunda mağdur sayısı kadar ayrı ceza verilmez; tek ceza belirlenerek TCK m.43 kapsamında artırılır.
Ancak mağdurlardan birinin Cumhurbaşkanı olması hâlinde hukuki durum değişmektedir.
Çünkü diğer mağdurlara yönelik fiil TCK m.125 kapsamında hakaret suçunu oluştururken Cumhurbaşkanına yönelik fiil TCK m.299 kapsamında bağımsız bir suç tipi oluşturmaktadır.
Bu nedenle tek ve bölünemez bir fiille hem Cumhurbaşkanına hem de diğer kişilere hakaret edilmişse artık sadece TCK m.43/2 değil, TCK m.44’teki farklı neviden fikri içtima kuralı dikkate alınmalıdır.
Yargıtay’ın doğrudan Cumhurbaşkanı ve başka bir kişiye aynı fiille hakaret edilmesine ilişkin uygulamasına göre, hukuki anlamda tek fiille TCK m.299 ile TCK m.125’in birlikte ihlal edilmesi hâlinde TCK m.44 uygulanarak en ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulması gerekir.
Bu nedenle özet formül şu şekilde kurulabilir:
Tek fiil + birden fazla sıradan mağdur + TCK m.125 → TCK m.43/2 aynı neviden fikri içtima.
Tek fiil + sıradan mağdur + Cumhurbaşkanı → TCK m.125 ve m.299 farklı suçlar → TCK m.44 farklı neviden fikri içtima → en ağır suçtan ceza.
Birbirinden ayrılabilen birden fazla fiil + sıradan mağdurlar + Cumhurbaşkanı → TCK m.43/2’nin şartları varsa diğer mağdurlar yönünden uygulanması ve Cumhurbaşkanına yönelik TCK m.299 suçundan ayrıca hüküm kurulması mümkündür.
Dolayısıyla bu tür olaylarda asıl belirleyici mesele mağdur sayısından önce fiilin hukuki anlamda tek olup olmadığıdır. Fiil tekse m.44; fiiller ayrılabiliyorsa gerçek içtima ve şartlarına göre m.43/2 hükümleri gündeme gelecektir.