İşten Ayrılan İşçi Hangi Durumlarda Kıdem Tazminatı Alabilir?

Bu yazıda neler inceleniyor?
| 1. Kıdem tazminatı nedir? |
| 2. Kendi isteğiyle işten ayrılan işçi kıdem tazminatı alabilir mi? |
| 3. 1. İşveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi |
Hukuki bilgilendirme · Av. Ferhat Küle
Çalışanların iş hayatında en çok merak ettiği konulardan biri, işten ayrıldıklarında kıdem tazminatı alıp alamayacaklarıdır. Özellikle “Kendi isteğimle istifa edersem kıdem tazminatı alabilir miyim?” sorusu sıkça gündeme gelmektedir.
Kural olarak kendi isteğiyle işten ayrılan işçinin kıdem tazminatına hak kazanması mümkün değildir. Ancak kanunda bunun önemli istisnaları bulunmaktadır.
Kıdem tazminatı nedir?
Kıdem tazminatı, belirli şartların gerçekleşmesi halinde işçiye, çalıştığı süre dikkate alınarak ödenen tazminattır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın güncel bilgilendirmesine göre, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışan işçiler açısından kıdem tazminatı için temel şartlardan biri aynı işverene bağlı en az bir yıllık hizmet süresinin bulunmasıdır.
Kıdem tazminatı konusunda temel düzenleme ise yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesidir.
Kendi isteğiyle işten ayrılan işçi kıdem tazminatı alabilir mi?
Genel kural olarak hayır.
İşçinin herhangi bir haklı neden bulunmaksızın istifa ederek işten ayrılması halinde, yalnızca işyerinde belirli bir süre çalışmış olması kıdem tazminatı alması için yeterli değildir.
Başka bir ifadeyle, “5 yıldır çalışıyorum, istifa edersem kıdem tazminatımı alırım” şeklindeki yaklaşım doğru değildir.
Ancak işçinin kendi isteğiyle işten ayrılmasına rağmen kıdem tazminatına hak kazanabileceği kanunda düzenlenen bazı özel durumlar vardır.
İşçi hangi durumlarda kıdem tazminatı alabilir?
1. İşveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi
İşveren tarafından gerçekleştirilen fesihlerde, feshin niteliği önemlidir.
İşverenin iş sözleşmesini, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışları nedeniyle haklı nedenle feshetmesi halinde kıdem tazminatı hakkı doğmaz.
Bunun dışındaki bazı işveren fesihlerinde, gerekli diğer şartların da bulunması halinde işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir.
Örneğin işverenin ekonomik veya organizasyonel nedenlerle iş sözleşmesini sona erdirmesi ile işçinin ağır bir işyeri ihlali nedeniyle işten çıkarılması aynı hukuki sonucu doğurmaz.
2. İşçinin haklı nedenle istifa etmesi
İşçinin “istifa etmesi” ile haklı nedenle iş sözleşmesini feshetmesi aynı şey değildir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinde düzenlenen haklı nedenlerden birinin bulunması halinde işçi, iş sözleşmesini derhal feshedebilir ve gerekli şartların gerçekleşmesi durumunda kıdem tazminatına hak kazanabilir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da işçinin 4857 sayılı Kanun’un 24. maddesi kapsamında haklı nedenle fesih yapması halinde kıdem tazminatına hak kazanabileceğini belirtmektedir.
Örneğin ücretin kanuna veya sözleşmeye uygun şekilde ödenmemesi gibi durumlar somut olayın şartlarına göre haklı fesih bakımından önem taşıyabilir.
Burada kritik nokta, işçinin ayrılırken yalnızca “istifa ediyorum” demesi değil, fesih nedeninin hukuken haklı neden oluşturup oluşturmadığıdır.
3. Emeklilik nedeniyle işten ayrılma
Emeklilik hakkının elde edilmesi nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdirilmesi, kıdem tazminatına hak kazandırabilecek durumlardan biridir.
Ayrıca bazı çalışanlar açısından, yaş dışındaki emeklilik şartlarının tamamlanması nedeniyle işten ayrılma da kıdem tazminatı bakımından önem taşımaktadır. Bakanlık, gerekli sigortalılık süresi ve prim gününün tamamlanması halinde bu şekilde işten ayrılan işçinin kıdem tazminatına hak kazanabileceğini belirtmektedir.
Ancak bu durum kişinin sigorta başlangıç tarihi ve tabi olduğu emeklilik koşullarıyla bağlantılı olduğundan, her çalışan açısından aynı şartların geçerli olduğu düşünülmemelidir.
4. Askerlik nedeniyle işten ayrılma
Muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle işten ayrılan işçi, gerekli şartları taşıması halinde kıdem tazminatına hak kazanabilir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın açıklamasında da askerlik görevi nedeniyle işten ayrılma, kıdem tazminatına hak kazandıran haller arasında sayılmaktadır.
5. Kadın işçinin evlilik nedeniyle işten ayrılması
Kadın işçiler açısından özel bir düzenleme bulunmaktadır.
Kadın işçi, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi isteğiyle iş sözleşmesini sona erdirirse ve diğer şartlar da mevcutsa kıdem tazminatına hak kazanabilir.
Bu durumda işten ayrılmanın evlilik nedeniyle gerçekleştirildiğinin açıkça belirtilmesi ve evliliği gösteren belgenin işverene sunulması önemlidir.
Örneğin evlilik tarihinden itibaren 10 ay geçmişse bu düzenlemeden yararlanılması mümkün olabilirken, evlilikten itibaren bir yıl geçtikten sonra aynı nedenle işten ayrılma bu özel hakkı sağlamaz.
Kıdem tazminatı için kaç yıl çalışmak gerekir?
Genel olarak kıdem tazminatına hak kazanabilmek için aynı işverene bağlı en az bir yıllık çalışma süresinin bulunması gerekir.
Bir yıldan daha kısa süre çalışan işçi, iş sözleşmesi kıdem tazminatına hak kazandıran bir nedenle sona erse dahi kural olarak kıdem tazminatı alamaz.
Bir yıllık sürenin üzerinde çalışılmışsa kıdem tazminatı, çalışma süresiyle orantılı olarak hesaplanır.
Kıdem tazminatı nasıl hesaplanır?
Kural olarak her tam çalışma yılı için 30 günlük ücret tutarında kıdem tazminatı hesaplanır. Bir yıldan artan süreler de orantılı olarak hesaba dahil edilir.
Örneğin kıdem tazminatına esas ücretin 40.000 TL olduğu varsayıldığında ve işçinin 5 yıl çalışması bulunduğunda, basitleştirilmiş hesapla:
40.000 TL × 5 = 200.000 TL
üzerinden hesaplama yapılır.
Ancak gerçek kıdem tazminatı hesabında yalnızca çıplak maaşa bakılması yeterli olmayabilir. Kıdem tazminatına esas ücretin belirlenmesinde işçiye sağlanan ve ücret niteliğindeki bazı düzenli menfaatler de dikkate alınabilir. Ayrıca uygulanacak kıdem tazminatı tavanı bulunmaktadır.
Bu nedenle örnek hesaplama ile fiili ödeme arasında fark bulunabilir.
İşyerinin satılması kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırır mı?
İşyerinin başka bir kişiye veya şirkete devredilmesi, tek başına işçinin kıdem haklarını ortadan kaldırmaz.
Bakanlığın açıklamasına göre işyeri devredildiğinde çalışanlar aynı şartlarla çalışmaya devam eder ve kıdem ile yıllık izin gibi hakların hesabında devir öncesi ve sonrası çalışma süreleri birlikte dikkate alınır. Ancak işyerinin devri tek başına işçiye kıdem tazminatı alarak işten ayrılma hakkı vermez.
İşçi işten ayrılırken nelere dikkat etmeli?
Kıdem tazminatı bakımından en önemli konulardan biri, iş sözleşmesinin hangi nedenle sona erdiğinin doğru şekilde belirlenmesidir.
Bu nedenle işçinin:
- İşten ayrılma nedenini,
- Fesih bildirimini,
- İş sözleşmesini,
- Ücret bordrolarını,
- Banka ödeme kayıtlarını,
- SGK hizmet ve işten ayrılış kayıtlarını,
- Varsa ihtarname ve yazışmaları
saklaması önem taşıyabilir.
Özellikle haklı nedenle fesih iddiasında bulunan bir işçinin, fesih nedenini ve olayları mümkün olduğunca açık şekilde ortaya koyması önemlidir.
Sonuç
Kıdem tazminatı bakımından temel kural, işçinin en az bir yıllık çalışma süresinin bulunması ve iş sözleşmesinin kanunda öngörülen kıdem tazminatına hak kazandıran nedenlerden biriyle sona ermesidir.
Bu nedenle işten ayrılmadan önce yalnızca “istifa edersem tazminat alabilir miyim?” sorusunu sormak yerine, iş sözleşmesinin hangi nedenle sona erdiğinin ve bu nedenin 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’ndaki düzenlemeler kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
Somut olayın ayrıntıları sonucu değiştirebileceğinden, özellikle haklı nedenle fesih veya emeklilik şartlarına dayalı ayrılışlarda işlem yapılmadan önce hukuki durumun ayrıca incelenmesi yararlı olacaktır.
İlgili yazı: Haklı nedenle fesih.
