İşkence ve Eziyet Suçları Cezası

İşkence ve Eziyet Suçları

9,387 Tortured Stock Photos, Pictures & Royalty-Free Images - iStock

Türk hukukunda korunan hukuksal değere göre suç tipleri dörde ayrılır: uluslararası suçlar, kişilere karşı suçlar, topluma karşı suçlar, devlete ve millete karşı suçlar. İşkence ve eziyet kişilere karşı işlenen suçlar başlığı altında yer almaktadır. TCK’nın 94 ve 95. maddelerinde düzenlenmektedirler. İşkence ve eziyet suçunda da ortak olarak korunan hukuksal değer kamu düzeni, mağdurun fiziksel, psikolojik bütünlüğü, insan onuruna ve haysiyetine uymayacak davranışların yasaklanmasıdır.

İşkence ve eziyet suçu kapsamı

İşkence suçunda zamanaşımı işlemez, mağdurun rızası veya olağanüstü hâl gibi hiçbir hukuka uygunluk nedeni bulunmamaktadır. Eziyet suçunun kanuni tanımında ‘Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.’ yer alır. Bu tanımdan yola çıkarak eziyet suçunun, kasten insan yaralama fiili ile ayrılan yönü ise, eziyetin süreklilik ve belli bir sistematiğinin olmasıdır.

İşkence suçunun ihmali davranışla işlenmesi

TCK 94/5 ‘Bu suçun ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek cezada bu nedenle indirim yapılmaz.’ Kanun koyucunun bu fıkrayı düzenlemesindeki amaç işkence suçunun çoğunlukla kamu görevlisinin işkence suçunu amiri gözetimindeyken, amirinin gözetim yükümlülüğünün bulunduğu hallerde meydana getirmesidir. İşkence fiilinin gerçekleşebilmesi için failin fiziksel acı vermek, aç bırakmak vs. aktif davranış yapmasına gerek yoktur. İşkence eylemine seyirci kalan, müdahale etmeyen ihmali davranış sergileyen kamu görevlisinin fiili de icrai davranış yapan kamu görevlisi gibi cezalandırılır.

İşkence ve eziyet suçunun özel görünüş biçimleri

İşkence suçu kural olarak teşebbüse elverişli bir suçtur örnek vermek gerekirse kamu görevlisinin silahını doğrultup ateş edecekken yakalanması durumunda fiil tamamlanamamış teşebbüs aşamasında kalmış olacaktır. Eziyet suçunda ise belirli bir yoğunluğa, sistematiğe ulaşması arandığı için teşebbüse elverişli bir suç değildir.

Suça katılma (iştirak etme) bakımından ise kanun koyucu 94/4 uyarınca ‘Bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır.’ Hükmünü getirmiştir. Eziyet bakımından ise eziyet suçu özgü suç değildir herkes tarafından işlenebilir dolayısıyla suça katılma her halde mümkündür.

Suçların çokluğu (içtima) bakımından ise 94/3 ‘Fiilin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleşmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.’ Bakımından hem cinsel saldırı suçu hem de işkence suçundan mı ceza verilir konusunda farklı görüşler mevcuttur. Gerçek içtima yani her ki suçta da ceza verilir görüşünde kamu görevlisinin meydana getirmiş olduğu tek eylemden iki ceza verilmiş olmaktadır, diğer bir görüş fikri içtima görüşü hangisi daha ağırsa o suçtan dolayı ceza verilir görüşü, diğer bir görüş de faili kastına bakmak işkence kastı mı var yoksa cinsel saldırı kastı mı var? diye bakmaktır. Kast ve taksir failin iç dünyasıyla ilgilidir dolayısıyla failin hangi amaçla hareket ettiğini anlamak zor olmakla birlikte somut olay koşullarında değerlendirme yapılmaktadır. Eziyet suçu bakımından ise bazen adil bir çözüm olamayabiliyor. Şöyle ki, failin mağdura on gün boyunca işkence yapması her gün mağdurun farklı bölgelerini yakması, kesmesi durumunda fail eziyet suçundan ceza alacaktır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında işkence yasağı

AİHS md 3 ‘Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz.’ Sözleşmeyle bağlı olan her bir devlet bu hükme saygı duymalı ve gerekli olan tüm önlemleri almakla yükümlüdür. AİHS işkence yasağını mutlak hak kategorisine koymuştur ve hiçbir sınırlamaya tabi tutmamıştır. AİHS her türlü şiddet eylemini 3. Madde kapsamına koymamıştır ‘belirli bir asgari şiddet düzeyi’ aranmaktadır bu asgari düzey somut olay koşullarınca değerlendirilmektedir. AİHS insanlık dışı muamele diyerek sadece kasti olarak uygulanan fiziksel muameleler değil psikolojik muameleyi de kapsamaktadır. Devletin ihlalleri durumunda ise AİHS kapsamında sorumlulukları doğmaktadır. Öyle ki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi açlık grevinde olan bir kişinin zorla beslenmesini dahi sıkı şartlara bağlamıştır (AİHM Pretty/ Birleşik Krallık Kararı) insan yaşamıyla ve onuruyla bağdaşmayacak şekilde beslemeyi de işkence yasağı kapsamına almıştır. AİHS m.3 devlete hem negatif hem de pozitif yükümlülük yüklemektedir: işkence etme yapma yasağı(negatif), kişilerin de maruz kalmamasını sağlamak(pozitif) yükümlülükleri mevcuttur. Gözaltında kayıp iddiaları bakımından AHİM, sözleşmenin madde 2 yaşam hakkı ihlal kararları yanında madde 3 ihlaline de ortaya çıktığını söylemiştir. Onur kırıcı muamele mağdurda korku, endişe ve aşağılık duygusu yaratması ve onları kendisi veya başkaları karşısında alçaltıcı nitelikte olmaktadır mağdurun fiziksel ya da moral direncini kırmaya yönelik uygulamalar (İrlanda/Birleşik Krallık Kararı). Bu değerlendirme yapılırken onur kırıcı müdahale değerlendirmesi sübjektif bir değerlendirme olduğu için mağdurun yaşı, durumu, cinsiyeti gibi faktörler önemli görülmüştür. Bunun yanında AİHM mağdurun kendi gözünde değil ama başkalarının gözünde küçük düşürülmesinin de yeterli olduğunu savunmuştur.

İşkence suçunda yetkili mahkeme

İşkence suçu re’sen (kendiliğinden) takip edilen bir suçtur. Suçu işleyen kamu görevlisi olduğu için 4483 Sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca ayrı bir yargılama usulüne tabidir. Görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir.

Eziyet suçunda yetkili mahkeme

Soruşturma ve kovuşturma re’sen yapılır, görevli mahkeme ise Asliye Ceza Mahkemesidir.

Tüm detaylara ve aklınızda bulunan sorulara uzman bir cevap bulmak için Av. Ferhat Kule ile görüşebilirsiniz.

Deniz Şahin

Leave a Reply

Call Now Button