Single Blog Title

This is a single blog caption

İş Yerinde Ses ve Görüntü Kaydı Almak

İş Yerinde Ses ve Görüntü Kaydı Rehberi: Hukuki Geçerlilik, Suç Riski ve Yargıtay İçtihatları

Modern iş hayatında uyuşmazlıklar artık sadece tanık beyanlarıyla değil, dijital izlerle çözülüyor. Ancak “iş yerinde gizli kayıt” konusu, hukuk sistemimizde “hak arama özgürlüğü” ile “özel hayatın gizliliği” arasındaki o ince çizgide yürümektir. Bu makale, bir delilin ne zaman hayat kurtaracağını, ne zaman ise sahibini hapse attıracağını tüm detaylarıyla incelemektedir.

1. Hukuki Temel: Delillerin “Hukuka Uygunluğu” İlkesi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 189/2 uyarınca; “Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.” Bu kural, iş hukukunda da aynen geçerlidir.

Bir delilin mahkemede “delil” olarak kabul edilebilmesi için sadece gerçeği yansıtması yetmez; o gerçeğe ulaşma biçiminin de hukuka uygun olması gerekir. İş yerinde rıza dışı alınan bir kayıt, kural olarak “hukuka aykırı delil” hükmündedir. Ancak yargı pratiği, işçinin zayıf konumunu korumak adına bu kurala çok dar ve özel istisnalar getirmiştir.

2. Türk Ceza Kanunu (TCK) Açısından Riskler

Gizli kayıt almak sadece bir usul sorunu değil, aynı zamanda bir ceza hukuku meselesidir.

  • Haberleşmenin Gizliliğini İhlal (TCK m.132): İki kişi arasındaki telefon görüşmesinin veya yazışmanın gizlice kaydedilmesi.

  • Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması (TCK m.133): İş yerinde yan masadaki veya toplantı odasındaki konuşmaların rızasız kaydı.

  • Özel Hayatın Gizliliğini İhlal (TCK m.134): Kişinin mahrem alanlarının veya özel yaşam alanlarının (soyunma odası, dinlenme alanı vb.) görüntülenmesi.

Cezai Yaptırım: Bu suçların cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına kadar uzanabilir. Eğer bu kayıtlar ifşa edilirse (sosyal medyada paylaşılırsa) ceza artırılır.


3. Yargıtay’ın “Hukuka Uygun Delil” İçin Aradığı 4 Altın Şart

Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Hukuk Genel Kurulu, bazı durumlarda gizli kaydı “hukuka uygun” kabul eder. Ancak bu, kapıyı ardına kadar açmaz. Kaydın delil sayılması için şu şartların tamamının varlığı aranır:

A. Ani Gelişen Bir Durum Olmalı

Kayıt alan kişi, bu eylemi önceden planlamış olmamalıdır. Örneğin; bir işçinin “Ben bugün müdürü odaya çekeyim, ona bazı sorular sorayım da itiraf ettirip kaydedeyim” diyerek odaya girmesi “tuzak kurma” (provokasyon) sayılır. Bu şekilde elde edilen kayıt ASLA delil olmaz. Ancak, müdür aniden işçinin odasına girip hakaret etmeye başlarsa ve işçi o an telefonunu açıp kayda başlarsa, bu “ani gelişen durum” kapsamına girebilir.

B. Başka Şekilde İspat İmkanının Bulunmaması

Eğer olayın yaşandığı yerde tanıklar varsa, kamera kayıtları mevcutsa veya yazılı bir belge (e-posta vb.) ile durum ispatlanabiliyorsa, gizli kayıt alınması “ölçüsüz” kabul edilir. Kayıt, “başka hiçbir çare kalmadığında” başvurulan son çare olmalıdır.

C. Kanıtın Kaybolma Riski

Eğer o an o kayıt alınmazsa, bir daha o iddiayı kanıtlama imkanının tamamen ortadan kalkacak olması gerekir. Yargıtay buna “delil tespiti imkanının yokluğu” der.

D. Yetkili Makamlara Başvurma İmkansızlığı

Olay anında polise, savcıya veya iş yeri güvenliğine haber verip resmi bir tespit yaptırma imkanının bulunmaması gerekir.


4. Mobbing ve Cinsel Taciz Davalarında Özel Durum

Mobbing ve cinsel taciz, genellikle “dört duvar arasında” gerçekleşen ve tanığı olmayan eylemlerdir. Yargıtay, bu tür dosyalarda işçinin ispat yükünü hafifletmek adına gizli kayıtlara daha esnek yaklaşabilmektedir.

  • Mobbing: Süreklilik arz eden psikolojik baskıyı ispat etmek için alınan kayıtlar, “hak arama özgürlüğü” çerçevesinde değerlendirilebilir.

  • Cinsel Taciz: Mağdurun uğradığı ağır saldırıyı kanıtlamak için aldığı kayıtlar, özel hayatın gizliliğinden daha üstün bir yarar (iffet ve vücut bütünlüğünün korunması) taşıdığı için meşru görülebilir.

5. KVKK (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu) Boyutu

Ses ve görüntü, niteliği gereği “kişisel veri”dir. İş yerinde veri işleme faaliyetinin (kayıt almanın) hukuka uygun olması için:

  • Aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmiş olmalıdır.

  • Veri işleme amacı belirli ve sınırlı olmalıdır.

  • Çalışanın açık rızası (veya kanundaki diğer istisnalar) bulunmalıdır.

Bir işçinin iş yerinde gizli ses kaydı alması, teknik olarak “yetkisiz veri işleme”dir ve KVKK kapsamında yüksek idari para cezalarına yol açabilir.


6. İşverenin Kamera İle İzleme Yetkisinin Sınırları

İşverenler, iş yerinde yönetim hakkı kapsamında kamera sistemi kurabilir. Ancak bu hak mutlak değildir:

  1. Stratejik Konumlandırma: Kameralar giriş-çıkış, koridor veya kasa önü gibi genel alanlara konulmalıdır. İşçinin tam tepesine, sadece onu izlemek amacıyla konulan “izleme” kameraları hukuka aykırıdır.

  2. Ses Kaydı Yasağı: Görüntülü izleme güvenlik amacıyla kabul edilebilirken, ortam dinlemesi (ses kaydı) yapmak genellikle özel hayatın gizliliğinin ağır ihlali sayılır.

  3. Mahrem Alanlar: Lavabolar, emzirme odaları, soyunma kabinleri ve mescitler “kırmızı çizgi”dir. Buralara kamera takılması doğrudan suç teşkil eder.

7. İş Sözleşmesinin Feshi ve “Güven İlişkisi”

Mahkeme kaydı delil olarak kabul etse bile, işveren bu durumu “İş sözleşmesinin haklı nedenle feshi” gerekçesi yapabilir. Yargıtay’ın bazı kararlarında; gizli kayıt almanın iş yerindeki “güven temelini” çökerteceği, bu nedenle işverenin bu işçiyi çalıştırmaya zorlanamayacağı ve feshin (tazminatsız olsa bile) geçerli olduğu savunulmaktadır. Yani davayı kazanabilirsiniz ama işinizden olabilirsiniz.


8. Hukuki Strateji: Ne Yapılmalı?

Bir uyuşmazlık anında şu hiyerarşiyi takip etmek en güvenlisidir:

  1. Yazılı Deliller: WhatsApp mesajları, e-postalar, resmi tutanaklar.

  2. Tanıklar: Olayı gören mesai arkadaşları veya müşteriler.

  3. Resmi Şikayet: Noter ihtarnamesi veya Çalışma ve İş Kurumu bildirimleri.

  4. Son Çare Kayıt: Eğer durum ciddiyse (taciz, ağır hakaret) ve yukarıdakiler yoksa, kayıt alınmalı ancak bu kayıt asla üçüncü kişilerle paylaşılmamalı, doğrudan savcılığa veya mahkemeye sunulmalıdır.


Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

S: WhatsApp üzerinden gönderilen sesli mesajlar delil olur mu? C: Evet, karşı tarafın size doğrudan gönderdiği sesli mesajlar “rıza dahilinde paylaşılan veri” sayıldığından hukuka uygun delildir.

S: Bir toplantıyı gizlice kaydetmek suç mu? C: Evet, toplantıdaki diğer kişilerin rızası yoksa bu durum “kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi” suçunu oluşturabilir.

S: İşveren, performans takibi için masama gizli mikrofon koyabilir mi? C: Hayır, bu durum doğrudan TCK kapsamında suçtur ve KVKK uyarınca ağır yaptırımları vardır.

Leave a Reply

Call Now Button