Single Blog Title

This is a single blog caption

İCRA TAKİBİ VE HAKSIZ İCRA TAKİBİ

İcra takibi, icra idareleri aracılığıyla alacağını tahsil edemeyen alacaklıların borçlular üzerine başlattığı hukuki süreç olarak tanımlanabilir. İcra takipleri, ilamlı veya ilamsız olarak yapılmaktadır. Mahkeme kararına bağlı ilamlı icra, kambiyo senetlerine bağlı icra ya da bunların haricinde bir  nedene bağlı haciz yoluyla ilamsız takiple icra takibi söz konusu olabilmektedir.

İcra takibi için alacaklının icra tevzi bürosuna başvurarak icra dairesinin öğrenilmesi yeterlidir. İcra avukatları ise her yıl kendilerine belirlenmiş kotalar dahilinde bu işlemi bir kez gerçekleştirmek kaydıyla yıl boyu aynı icra dairesiyle çalışmaktadır. Devamında icra takibi başvurusu için altında alıcı imzası olan takip talebi ile süreç başlatılabilecektir.

İcra takibinde icra emri ise, ödenmemiş borcun cebren tahsil edileceğini ifade eden belgedir. İcra emri, menkul/gayrimenkul ya da hakların haczedilmesinden önceki son adım olabilmektedir. Bu anlamda sürecin sonlanmadan hakların müdafaası için hukuki destek zaruri olmaktadır. İcra takibine itiraz edilmemesi durumunda, kesinleşen icra takibine karşılık borçlunun taşınır, taşınmaz mal ve diğer hakları haczedilecektir.

İcra takibinin kesinleşmesi durumu ise ;

  • Takip çeşidine göre takibin borçluya ulaştıktan sonra kanunda bahsedilen süreleri geçmesi,
  • Borçlunun ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi
  • Borca itiraz edilmemesine bağlı olmaktadır.

Kesinleşen icra/ödeme emri ardından alacaklı veya avukatı haciz işlemleri sonrasında satış faaliyetlerini gerçekleştirebileceklerdir.

Kısaca icra hukuku kapsamında icra takip süreci yalnızca alacaklı değil borçlu açısından da kritik önem taşımaktadır. Nitekim alacaklının talep ettiği hakkı olabileceği gibi diğer durumlarda da borçlu gerçeği yansıtmayan borç yüküyle de karşılaşılabilir. Tüm bu durumların yasal prosedür ve takipleri hak, zaman ve maliyet kaybı yaşanmaması adına uzman desteğini gerekli kılmaktadır.

.

Haksız İcra Takibinde Tazminat

Alacaklı tarafın alacağını tahsil edememesi üzerine  İcra İdareleri aracılığıyla borçludan alacağını devlet gücüyle tahsil edebilmesi için icra takibi başlatma hakkı vardır. Ancak borçlunun kendisine ilamsız takip yoluyla haciz koyduran alacaklısının haksız olması halinde itiraz hakkı bulunmaktadır.

İcra ve İflas Kanunu’na göre haksız sebeple kendisine icra takibi başlatılan borçlunun uğradığı zararları, itiraz süreleri içerisinde alacaklıdan tazmin etmek için tazminat davası açma hakkı söz konusudur. Nitekim değinildiği üzere borçlu, itiraz süreleri içerisinde nedenleri ile birlikte haksız icraya maruz kaldığını ifade eden itiraz dilekçesiyle tazminat davası açmalıdır.

Haksız İcra Takibinde Zamanaşımı

Borçlunun haksız icra takibi üzerine açacağı tazminat davasında zamanaşımı ise zarar  ve tazminat yükümlüsünün öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıldır. Özetle, haksız icra takibinin öğrenilmesi ve 2 yıl geçmesine rağmen borçlunun bir itirazda bulunmaması halinde tazminat davası açma hakkı söz konusu olamayacaktır.

Bu konuda daha fazla bilgi almak ve diğer sorularınız için büromuz İcra ve İflas Hukuku alanında deneyimli avukatlarından danışmanlık hizmeti sağlayabilirsiniz.

Leave a Reply

Call Now Button