FAHİŞ CEZAİ ŞARTIN İNDİRİLMESİ DAVASI DİLEKÇE ÖRNEĞİ
NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE
İSTANBUL
DAVACI: AD VE SOYAD (T.C. Kimlik No: …) – ADRES
VEKİLİ: Av. AD VE SOYAD – ADRES
DAVALI: AD VE SOYAD – ADRES
KONU: Taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen fahiş ve ölçüsüz cezai şartın Türk Borçlar Kanunu’nun 182/3. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir miktara indirilmesi ve indirilen kısmı aşan cezai şart bedeli yönünden davacının borçlu olmadığının tespiti talebimizden ibarettir.
DAVA DEĞERİ: … TL
AÇIKLAMALAR
- Davacı ile davalı arasında [sözleşme tarihi] tarihinde [sözleşmenin türü] sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin […] maddesinde, [hangi sözleşme ihlalinin gerçekleşmesi hâlinde] davacının davalıya … TL / … USD / sözleşme bedelinin %…’i oranında cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmıştır.
- Taraflar arasında kararlaştırılan söz konusu cezai şart, gerek sözleşmenin ekonomik büyüklüğü gerekse cezai şartla güvence altına alınmak istenen yükümlülüğün niteliği dikkate alındığında açıkça fahiş ve ölçüsüzdür.
- Nitekim taraflar arasındaki sözleşmenin toplam bedeli … TL olmasına rağmen, davacıdan talep edilen cezai şart miktarı … TL‘dir. Bu durumda cezai şartın sözleşmenin toplam ekonomik değerine oranı yaklaşık %… seviyesine ulaşmaktadır.
- Bu oran dahi tek başına cezai şartın, borçluyu sözleşmeye uygun davranmaya sevk etme amacını aşarak borçlu bakımından ağır ve hakkaniyete aykırı bir ekonomik yaptırıma dönüştüğünü göstermektedir.
- Somut olayda sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği ileri sürülen eylem [olayı açıklayınız] şeklinde gerçekleşmiştir. Davacının sözleşmeye aykırı davranışının niteliği ve ağırlığı ile davalı tarafından talep edilen cezai şart arasında makul bir orantı bulunmamaktadır.
- Kaldı ki söz konusu olay nedeniyle davalının uğradığı gerçek zarar [bulunmamaktadır / son derece sınırlıdır / … TL civarındadır]. Buna rağmen davalı tarafından … TL tutarında cezai şart talep edilmektedir. Davalının gerçek veya muhtemel zararı ile talep edilen cezai şart arasındaki açık oransızlık, cezai şartın fahiş niteliğini ayrıca ortaya koymaktadır.
- Cezai şartın amacı alacaklının sözleşmenin ihlalinden dolayı haksız ve ölçüsüz şekilde zenginleşmesini sağlamak değildir. Ceza koşulu, asıl borcu güvence altına alan fer’î bir yükümlülük olup sözleşmeye aykırılığın niteliğiyle ve korunmak istenen menfaatle makul bir ilişki içerisinde bulunmalıdır.
- Türk Borçlar Kanunu’nun 182. maddesinin üçüncü fıkrasında hâkimin aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indireceği açıkça düzenlenmiştir. Bu nedenle somut olayda davacı tarafından ayrıca talep edilmiş olmasa dahi, cezai şartın aşırı olup olmadığının Mahkemenizce re’sen değerlendirilmesi gerekmektedir.
- Cezai şartın aşırı olup olmadığı değerlendirilirken yalnızca sözleşmede yazılı rakam esas alınmamalı; tarafların ekonomik durumları, borçlunun kusur derecesi, sözleşmeye aykırılığın ağırlığı, alacaklının elde etmekteki menfaati, uğradığı gerçek zarar ve cezai şartın asıl borca oranı birlikte değerlendirilmelidir.
- Somut olayda davacının [sözleşmedeki yükümlülüğün önemli bir kısmını yerine getirmiş olması / ihlalin kısa süreli olması / ihlalin davalının zararına yol açmamış olması / ihlalde davalının da kusurunun bulunması / ihlalin davacının ağır kusurundan kaynaklanmaması] hususları birlikte değerlendirildiğinde sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tamamının tahsil edilmesi hakkaniyetle bağdaşmayacaktır.
- Davacının mevcut ekonomik durumu da cezai şartın fahişliğinin değerlendirilmesinde dikkate alınmalıdır. Davacının aylık geliri … TL, toplam malvarlığı yaklaşık … TL ve mevcut mali yükümlülükleri … TL seviyesindedir. Buna karşılık davalının talep ettiği cezai şart … TL olup davacının ekonomik durumuyla açık bir orantısızlık içerisindedir.
- Davalı, [tarih] tarihinde davacıya gönderdiği ihtarname ile sözleşmedeki cezai şart hükmüne dayanarak … TL talep etmiş; [varsa: sonrasında … İcra Müdürlüğünün …/… Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatmıştır.]
- Davalının talep ettiği cezai şartın mevcut hâliyle uygulanması, sözleşmede öngörülen yaptırımın amacını aşarak davacı açısından ölçüsüz ve hakkaniyete aykırı sonuçlar meydana getirecektir.
- Yargıtay uygulamasında da cezai şartın aşırı olup olmadığının belirlenmesinde; borca aykırı davranış nedeniyle alacaklının uğradığı zarar, borçlunun kusurunun ağırlığı, varsa alacaklının ortak kusuru ve özellikle tarafların ekonomik durumlarının değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
- Bu nedenle Mahkemenizce tarafların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmalı; sözleşmenin ekonomik değeri, davalının gerçek zararı ve cezai şartın asıl borca oranı konusunda gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır.
- Yapılacak değerlendirme neticesinde, sözleşmede … TL olarak kararlaştırılan cezai şartın hakkaniyete uygun ve makul bir seviyeye indirilmesi ve indirilen miktarı aşan bölüm yönünden davacının herhangi bir borcunun bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
DAVACININ TACİR OLMASI HÂLİNDE EKLENECEK AÇIKLAMA
- Her ne kadar davacının tacir olması hâlinde Türk Ticaret Kanunu’nun 22. maddesi gereğince kural olarak cezai şartın yalnızca fahiş olduğu gerekçesiyle indirilmesi talep edilemeyecek ise de somut olayda kararlaştırılan cezai şart davacının ekonomik yönden yıkımına sebebiyet verecek ağırlıktadır.
- Davacının ticari defterleri, bilanço ve mali kayıtları incelendiğinde; … TL tutarındaki cezai şartın davacının işletme sermayesini önemli ölçüde aşacağı, ticari faaliyetinin sürdürülebilirliğini ortadan kaldıracağı ve ekonomik varlığını ciddi biçimde tehlikeye düşüreceği görülecektir.
- Bu nedenle davacının tacir olduğu kabul edilse dahi; ticari defter, bilanço, gelir tablosu ve sair mali kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak cezai şartın davacının ekonomik varlığı üzerindeki etkisinin tespit edilmesi gerekmektedir.
- Tüm bu nedenlerle sözleşmedeki cezai şartın mevcut miktarıyla uygulanması mümkün olmayıp, somut olayın özellikleri ile hakkaniyet ilkesi doğrultusunda indirilmesi zorunluluğu doğmuştur.
HUKUKİ NEDENLER
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 27, 179, 180, 181, 182 ve ilgili hükümler; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 22 [uygulanması hâlinde]; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve sair mevzuat.
DELİLLER
- Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ekleri,
- Cezai şart hükmünü içeren protokol ve sair belgeler,
- Taraflar arasındaki ihtarname ve ihbarnameler,
- Noter ihtarnameleri ve tebliğ şerhleri,
- Taraflar arasındaki e-posta, WhatsApp, SMS ve sair yazışmalar,
- Sözleşme kapsamında gerçekleştirilen ödeme ve ifaları gösteren belgeler,
- Banka dekontları ve hesap hareketleri,
- Fatura ve makbuzlar,
- Davalının uğradığını ileri sürdüğü zarara ilişkin belgeler,
- Davacının ekonomik ve sosyal durum araştırması,
- SGK ve vergi kayıtları,
- [Tacir ise:] Ticari defterler, bilançolar, gelir tabloları, mizan ve mali kayıtlar,
- Vergi beyannameleri,
- Banka kayıtları,
- Varsa … İcra Müdürlüğünün …/… Esas sayılı takip dosyası,
- Tanık beyanları,
- Mali müşavir / hesap bilirkişisi incelemesi,
- Bilirkişi incelemesi,
- İlgili kurum ve kuruluşlardan celbedilecek kayıt ve belgeler,
- Karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla her türlü yasal delil.
TANIKLAR
- AD VE SOYAD – T.C. Kimlik No: […] – Adres: […]
- AD VE SOYAD – T.C. Kimlik No: […] – Adres: […]
Tanıklarımız; sözleşmenin kurulma koşulları, sözleşmeye aykırılığın niteliği, davalının uğradığı gerçek zarar ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın gelişimi hususlarında beyanda bulunacaklardır.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
- DAVANIN KABULÜNE,
- Taraflar arasındaki [tarih] tarihli [sözleşmenin adı] sözleşmesinin […] maddesinde düzenlenen … TL tutarındaki CEZAİ ŞARTIN FAHİŞ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
- Söz konusu cezai şartın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 182/3. maddesi uyarınca, sözleşmenin ekonomik değeri, davalının gerçek zararı, sözleşmeye aykırılığın ağırlığı, davacının kusur derecesi ve tarafların ekonomik durumları dikkate alınarak HAKKANİYETE UYGUN BİR MİKTARA İNDİRİLMESİNE,
- Mahkemece belirlenecek makul cezai şart miktarını aşan bölüm yönünden DAVACININ DAVALIYA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
- [İcra takibi varsa:] … İcra Müdürlüğünün …/… Esas sayılı dosyasında cezai şartın indirilen kısmını aşan miktar yönünden DAVACININ BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
- Cezai şartın fahişliğinin ve tarafların ekonomik durumlarının tespiti amacıyla gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına,
- [Davacı tacir ise:] Davacının ticari defterleri, bilançoları ve mali kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak cezai şartın davacının ekonomik varlığı üzerinde meydana getireceği etkinin TESPİTİNE,
- Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.
DAVACI VEKİLİ
Av. AD VE SOYAD