Estetik Operasyonlarında Hukuki Boyut

Estetik Operasyonlarında Hukuki Boyut

Günümüzün güzellik algısı, özgüveni yükseltme, moral ve motivasyon düzeyini iyileştirme, bireyin yaşamdaki rolünü arttırma benzeri pek çok olguyla neredeyse özdeşleşmiş durumdadır. Farklılaşan dünya şartlarıyla beraber toplumların güzellik algısı da değişmiş beraberinde estetik operasyonları da yaygınlık kazanmıştır. Bugün gelir seviyesinin yükselmesi, estetik cerrahlarının artması, ameliyatlarda kullanılan tekniklerin ve teknolojilerin artması bu bağlamda operasyonların daha uygun fiyata yapılabilmesi benzeri pek çok sebep estetik operasyonlarına erişimi kolaylaştırmıştır.

Genel olarak bakıldığında, estetik operasyonları temelde tedavi ve güzelleştirme gayesi taşımaktadır. Yüz gerdirme (face-lift), kaş kaldırma, göz kapağı estetiği (blefaroplasti), çene estetikleri, botoks, yayvan burun kanatlarını yukarı doğru çektirme, kırışan yüze doku transferi, kalçalardan vakumla yağ aldırma, dize estetik yaptırma, burun düzelttirme, gıdı aldırma, tombul yanakları incelttirme, silikonlu protez taktırarak dudak veya meme büyültme veya meme küçültme, meme dikleştirme, kulak küçültme veya kepçe kulak durumunu düzeltme, estetik karın germe (abdominoplasti), liposuction (estetik yağ alınması), yağ injeksiyonu,  gibi estetik müdahalelerin bazıları tedavi gayesi bazılarıysa güzelleştirme ; bir diğer türde ise, her iki amacında birlikte hedeflendiği görülebilmektedir. Güzelleştirme amaçlı estetik operasyonlarda meydana gelen uyuşmazlıklar Borçlar Kanunu hükümlerine göre çözülmektedir.

Estetik Operasyonlarında Tazminat Davası

Estetik cerrahlarının sorumluluklarının kurucu unsuru kusur olması sebebiyle, tıbbî faaliyetler sonucu oluşan zarardan ancak kusur bulunması durumunda sorumluluk doğmaktadır. Hastalar, yukarıda sıralanan operasyonların taahhüt edildiği gibi sonuçlanmadığı koşullarda hastane ve doktora tazminat davası açabilmektedir.

Estetik Operasyonları Sonrasında Mağduriyete Karşı Davalarda Zamanaşımı

Hekimle hasta arasındaki hukukî bakımdan bir vekâlet sözleşmesi ilişkisi vardır ve ileri sürülebiliyor bir durumda ise  Borçlar Kanunu madde 126/4’e göre 5 yıllık, haksız fiil hallerinde ise Borçlar Kanunu’un 60. maddesine göre 1 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri vardır.

Bu konuda daha fazla bilgi ve destek almak için büromuzun alanında deneyimli avukatlarından danışmanlık hizmeti sağlayabilirsiniz

Leave a Reply

Call Now Button