Dijital Kasa Artık Görünmez Değil: Borçlunun Kripto Varlıkları Nasıl Tespit Edilir, Haczedilir ve Paraya Çevrilir?
Dijital Kasa Artık Görünmez Değil: Borçlunun Kripto Varlıkları Nasıl Tespit Edilir, Haczedilir ve Paraya Çevrilir?
Kripto varlıkların yaygınlaşmasıyla birlikte borçluların malvarlığını yalnızca banka hesaplarında, taşınmazlarda veya araçlarda tutmadığı yeni bir döneme girilmiştir. Bitcoin, Ethereum, stablecoinler ve diğer kripto varlıklar; yüksek tutarlı değerlerin kısa sürede başka bir hesaba veya başka bir ülkeye aktarılmasına imkân sağlamaktadır.
Bununla birlikte kripto varlıkların tamamen anonim, tespit edilemez veya haczedilemez olduğu düşüncesi doğru değildir. Asıl sorun kripto varlığın hukuken malvarlığı değeri taşıyıp taşımadığı değil; hangi cüzdanda bulunduğunun, cüzdanın borçluya ait olduğunun ve varlık üzerinde fiilî tasarruf yetkisinin kimde bulunduğunun ortaya çıkarılmasıdır.
Borçlunun kripto varlıklarının tespiti ve haczi bakımından en önemli ayrım şudur:
- Kripto varlık bir Türkiye merkezli hizmet sağlayıcı veya saklama kuruluşu nezdinde mi tutulmaktadır?
- Yabancı bir kripto varlık platformunda mı bulunmaktadır?
- Yoksa borçlunun kendi kontrolündeki kişisel, donanım veya soğuk cüzdanda mı saklanmaktadır?
Tahsilatın başarı ihtimali büyük ölçüde bu soruların cevabına göre değişmektedir.
Kripto Varlıklar Hukuken Malvarlığı Değeri Taşır mı?
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda kripto varlık; dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik ortamda oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlık olarak tanımlanmıştır.
Kanunda ayrıca cüzdan; kripto varlıkların transfer edilmesini ve bu varlıklara ilişkin özel veya açık anahtarların çevrim içi ya da çevrim dışı olarak saklanmasını sağlayan yazılım, donanım, sistem veya uygulama şeklinde tanımlanmaktadır.
Bu düzenlemeler karşısında kripto varlıkların ekonomik değer taşıyan birer gayri maddi malvarlığı unsuru olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Dolayısıyla borçluya ait olduğu tespit edilen kripto varlıklar, kanunda açıkça haczedilemez olduğu belirtilen özel bir malvarlığı grubuna girmediği sürece, borcun tahsili amacıyla hacze konu edilebilir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 85. maddesi de borçlunun taşınır ve taşınmaz malları yanında üçüncü kişilerde bulunan alacak ve haklarının, ana para, faiz ve takip masraflarını karşılayacak miktarda haczedilebileceğini düzenlemektedir. Kripto varlıkların gayri maddi malvarlığı değeri ve ekonomik hak niteliği, bunların haczedilebilir malvarlığı kapsamında değerlendirilmesine imkân vermektedir.
Türk Hukukunda Kripto Varlıkların Haczi Açıkça Düzenlenmiş midir?
7518 sayılı Kanun’la Sermaye Piyasası Kanunu’na eklenen 99/B maddesi, kripto varlıkların haczi bakımından oldukça önemli bir düzenleme getirmiştir.
Buna göre müşterilere ait nakit ve kripto varlıklara ilişkin haciz, tedbir ve benzeri adli veya idari talepler, doğrudan ilgili kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından yerine getirilecektir. Kanun ayrıca nakit ve kripto varlıkların bilişim sistemleri üzerinden sorgulanmasına ve elektronik ortamda haczedilmesine İcra ve İflas Kanunu’nun 78. maddesinin uygulanacağını açıkça belirtmektedir.
Bu düzenleme, kripto varlıkların yalnızca teorik olarak değil, doğrudan icra takibinde sorgulanabilir ve elektronik hacze konu edilebilir bir malvarlığı unsuru olarak kabul edildiğini göstermektedir.
Ancak kanunda elektronik sorgulama ve haciz imkânının bulunması, her icra dosyasında bütün kripto varlık platformlarının tek bir sorguyla taranabileceği anlamına gelmez. Somut dosyada UYAP ile ilgili hizmet sağlayıcı arasındaki teknik entegrasyonun bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerekebilir. Entegrasyon bulunmadığı hâllerde icra müdürlüğünden, belirlenen veya muhtemel kripto varlık hizmet sağlayıcılara ayrı ayrı haciz müzekkeresi gönderilmesi talep edilebilir.
Platformdaki Müşteri Varlığı ile Platformun Kendi Malvarlığı Birbirinden Ayrıdır
Kripto varlık hizmet sağlayıcısının malvarlığı ile müşterilerin platform nezdinde bulunan nakit ve kripto varlıkları hukuken birbirinden ayrıdır.
Sermaye Piyasası Kanunu’nun 35/C maddesi uyarınca müşterilere ait nakit ve kripto varlıklar, kripto varlık hizmet sağlayıcısının kendi malvarlığından ayrı tutulmak zorundadır. Müşterinin varlıkları platformun borçları nedeniyle; platformun kendi malvarlığı ise müşterinin borçları nedeniyle haczedilemez, rehnedilemez veya iflas masasına dâhil edilemez.
Bu hükmün sonucu şudur:
Borçlu platformun müşterisi ise, borçlunun hesabındaki kripto varlıklar borçlunun kendi borcu için haczedilebilir. Ancak aynı platformda bulunan diğer müşterilerin varlıkları veya platformun kendi varlıkları borçlunun borcu nedeniyle haczedilemez.
Dolayısıyla icra müdürlüğünün yazısında yalnızca borçlunun kimlik bilgileriyle eşleşen hesap, nakit bakiye, kripto varlık ve sair hakların tespit edilmesi ve haczedilmesi istenmelidir.
Borçlunun Kripto Varlıkları Nasıl Tespit Edilir?
Kripto varlık araştırması tek bir sorgudan ibaret değildir. Sağlıklı bir tespit çalışması, geleneksel mali deliller ile blokzincir verilerinin birlikte incelenmesini gerektirir.
1. Banka hesap hareketleri incelenmelidir
Borçlunun banka hareketlerinde kripto varlık platformlarına yapılan para transferleri önemli bir başlangıç noktasıdır.
Hesap hareketlerinde;
- Kripto varlık hizmet sağlayıcının ticaret unvanı,
- Platforma ait IBAN numaraları,
- Açıklama veya referans kodları,
- Düzenli ve yüksek tutarlı para çıkışları,
- Kripto platformlarından banka hesabına gelen ödemeler,
tespit edilebilir.
Banka hesabından bir kripto varlık platformuna para aktarılmış olması, mevcut durumda platformda bakiye bulunduğunu kesin olarak göstermez. Ancak borçlunun hangi platformlarda hesap açmış olabileceğini ortaya koyarak icra müdürlüğünden ilgili kuruluşlara haciz ve bilgi talebinde bulunulmasını sağlar.
2. Türkiye’de faaliyet gösteren platformlara haciz müzekkeresi gönderilebilir
Sermaye Piyasası Kurulu, kripto varlık hizmet sağlayıcılara ilişkin faaliyette bulunanlar listesini yayımlamaktadır. İcra takibinde bu liste, borçlunun hesap açmış olabileceği Türkiye bağlantılı platformların belirlenmesi bakımından başlangıç noktası olarak kullanılabilir. Ancak kuruluşun güncel unvanı, faaliyet veya başvuru statüsü ayrıca kontrol edilmelidir.
İcra müdürlüğünden ilgili kuruluşlara gönderilecek yazıda;
- Borçlunun adı ve soyadı veya ticaret unvanı,
- T.C. kimlik numarası veya vergi kimlik numarası,
- Telefon ve e-posta bilgileri biliniyorsa bunlar,
- Borçlu adına açılmış hesap bulunup bulunmadığı,
- Hesaptaki Türk lirası ve yabancı para bakiyesi,
- Kripto varlıkların türü ve miktarı,
- Bekleyen alım-satım emirleri,
- Staking, kilitli ürün veya benzeri pozisyonlar,
- Borçluya tanımlı yatırma ve çekme cüzdan adresleri,
- Varsa alt hesap ve kurumsal hesaplar,
sorulabilir.
Haciz talebinin yalnızca mevcut bakiyeyi değil, haciz tarihinden sonra hesaba girecek varlıkların hukuki durumunu da açıkça düzenlemesi yararlı olacaktır. Bununla birlikte gelecekte doğacak değerlerin haczi bakımından İcra ve İflas Kanunu’nun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklara ilişkin hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.
3. Ticari defterler ve şirket kayıtları araştırılmalıdır
Borçlu bir şirketse kripto varlıklar muhasebe kayıtlarında, cari hesaplarda, yönetim kurulu kararlarında, ödeme belgelerinde veya şirket çalışanlarıyla yapılan yazışmalarda ortaya çıkabilir.
Şirketin;
- Kripto varlıkla ödeme aldığı,
- Yurt dışına stablecoin gönderdiği,
- Kripto varlığı yatırım amacıyla edindiği,
- Kripto platformlarında kurumsal hesap açtığı,
- Cüzdan adreslerini müşterilerine bildirdiği,
tespit edilirse ilgili cüzdan ve hesapların şirkete aidiyeti ileri sürülebilir.
Şirket yetkilisinin şahsi cüzdanı ile şirket cüzdanının birbirine karıştırılmaması gerekir. Şirket gelirlerinin yöneticinin kişisel cüzdanına aktarılması hâlinde ise sebepsiz zenginleşme, yöneticinin sorumluluğu, mal kaçırma ve tüzel kişilik perdesinin kaldırılması gibi ek hukuki iddialar gündeme gelebilir.
4. Telefon, bilgisayar ve dijital belgelerdeki veriler incelenebilir
Borçlunun hukuka uygun şekilde dosyaya kazandırılmış dijital verilerinde;
- Kripto borsa uygulamaları,
- Cüzdan uygulamaları,
- Donanım cüzdan yazılımları,
- İşlem onay e-postaları,
- QR kodları,
- Cüzdan adresleri,
- İşlem kimlikleri,
- Bakiye görüntüleri,
- Kurtarma kelimelerine ilişkin kayıtlar,
- Kripto varlık alım-satımına ilişkin sözleşme ve faturalar,
bulunabilir.
Ancak alacaklının borçlunun telefonuna, bilgisayarına, e-posta hesabına veya bulut hesabına izinsiz erişmesi hukuka aykırı olacaktır. Dijital verilerin mahkeme kararı, bilirkişi incelemesi, delil tespiti veya usulüne uygun şekilde sunulan belgeler aracılığıyla elde edilmesi gerekir.
5. Blokzincir kayıtları üzerinden cüzdan hareketleri izlenebilir
Bitcoin ve Ethereum gibi açık blokzincirlerde belirli bir cüzdan adresinin bakiyesi ile gerçekleştirdiği transferler incelenebilir. Ancak blokzincir üzerinde görülen adresin yanında kural olarak kişinin adı, soyadı veya şirket unvanı yazmaz.
Bu nedenle blokzincir kayıtları çoğu zaman varlığın hareketini gösterir; fakat cüzdanın kime ait olduğunu tek başına ispatlamaz. Cüzdanın borçluya bağlanabilmesi için banka transferleri, platform kayıtları, sözleşmeler, e-postalar, işlem açıklamaları veya cihaz incelemeleri gibi ek delillere ihtiyaç duyulur.
FATF de sanal varlıkların sınır ötesi niteliği ve işlemlerin arkasındaki kişilerin belirlenmesinde yaşanan güçlükler nedeniyle hizmet sağlayıcıların kimlik tespiti ve transfer bilgilerini saklamasına yönelik kurallara önem vermektedir.
Blokzincir analizinde kullanılan adres kümelendirme ve etiketleme yöntemlerinin önemli ölçüde teknik çıkarımlara dayanabileceği de unutulmamalıdır. Bu nedenle bir analiz raporu, tek başına kesin mülkiyet delili olarak değil, diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.
MASAK Kayıtları Kripto Varlıkların Tespitini Kolaylaştırır mı?
Kripto varlık hizmet sağlayıcıları, müşterilerinin kimliğini tespit etmek ve transfer kayıtlarını takip edilebilir biçimde tutmakla yükümlüdür.
Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca müşterilerin transfer yaptığı cüzdanlara ve fon transferinin gerçekleştirildiği hesaplara ilişkin kayıtların güvenli, erişilebilir ve takip edilebilir şekilde tutulması gerekmektedir. SPK’nın 13 Mart 2025 tarihinde yürürlüğe giren ikincil düzenlemeleri de hizmet sağlayıcıların belge-kayıt sistemleri, saklama, transfer ve teknolojik altyapılarına ilişkin ayrıntılı yükümlülükler getirmiştir.
MASAK düzenlemeleri kapsamında kripto varlık transfer mesajlarında gönderici ve alıcıya ilişkin bilgilere yer verilmesi de zorunludur. On beş bin Türk lirası veya üzerindeki transferlerde gönderenin adı veya unvanı, cüzdan adresi ve kimliğini belirlemeye yarayan ilave bilgilerin kayda alınması ve belirli bilgilerin doğrulanması gerekir. Daha düşük tutarlı transferlerde de gönderici ve alıcı bilgileriyle cüzdan adreslerinin transfer mesajlarında bulunması öngörülmektedir.
Bu düzenlemeler kripto varlıkların izlenmesini kolaylaştırmakla birlikte, MASAK veya platform kayıtları doğrudan alacaklının incelemesine açık değildir. Alacaklı vekilinin yalnızca özel bir yazı göndererek borçlunun hesap ve işlem dökümünü istemesi yeterli olmaz. Kişisel veriler ve finansal gizlilik nedeniyle bilgilerin mahkeme, icra müdürlüğü veya kanunen yetkili makam aracılığıyla talep edilmesi gerekir.
Soğuk Cüzdandaki Kripto Varlıklar Haczedilebilir mi?
Borçlunun kripto varlıklarını bir platformda değil, kendi kontrolündeki soğuk veya donanım cüzdanında tutması, hukuken hacze engel değildir. Ancak fiilî uygulamayı oldukça zorlaştırır.
Soğuk cüzdan olarak adlandırılan cihaz, çoğu durumda kripto varlığın kendisini fiziksel olarak içinde bulundurmaz. Cihaz, blokzincir üzerindeki varlığın transfer edilmesine imkân veren özel anahtarı korur. Bu nedenle yalnızca donanım cüzdan cihazına el konulması, içindeki kripto varlığın icra dairesine aktarılmasını otomatik olarak sağlamaz.
Tahsilat için;
- Cüzdan adresinin belirlenmesi,
- Cüzdanın borçlu tarafından kontrol edildiğinin ispatlanması,
- Özel anahtar veya kurtarma kelimelerine erişilebilmesi,
- Varlığın güvenli bir cüzdana aktarılması,
- Varlığın satış veya paraya çevirme usulünün belirlenmesi,
gerekir.
Borçlunun özel anahtarı açıklamaması veya cüzdana erişim sağlamaması hâlinde, haciz kararı hukuken mevcut olmasına rağmen varlık üzerinde fiilî hâkimiyet kurulamayabilir. Bu durumda borçlunun mal beyanı yükümlülüğü, gerçeğe aykırı beyanı ve haczi etkisiz bırakmak amacıyla yaptığı işlemler ayrıca değerlendirilmelidir.
Yabancı Kripto Borsalarındaki Varlıklar Nasıl Haczedilir?
Borçlunun kripto varlığı yurt dışında yerleşik bir platformda bulunuyorsa Türk icra müdürlüğünün haciz yazısı, yabancı ülkede her zaman doğrudan cebri sonuç doğurmaz.
Yabancı platformun;
- Türkiye’de şirketi veya şubesi bulunup bulunmadığı,
- Türkiye’deki kullanıcılara hangi tüzel kişi üzerinden hizmet verdiği,
- SPK düzenlemeleri kapsamında Türkiye’de faaliyet gösterip göstermediği,
- Hangi ülke hukukuna tabi olduğu,
- Yerel mahkeme veya icra kararlarına nasıl cevap verdiği,
araştırılmalıdır.
Platformun Türkiye’de faaliyet gösteren ayrı bir tüzel kişiliği varsa öncelikle bu kuruluş nezdinde araştırma yapılabilir. Ancak varlık yabancı tüzel kişi nezdinde tutuluyorsa, haczin uygulanması için ilgili ülkede ayrıca mahkeme veya icra işlemi yürütülmesi gerekebilir.
Türk icra müdürlüğünün yazısının yabancı platforma gönderilmesi bilgi veya gönüllü iş birliği sağlayabilir; fakat yabancı devletin egemenlik alanında otomatik olarak zorlayıcı bir haciz işlemi oluşturacağı varsayılmamalıdır.
Merkeziyetsiz Finans Uygulamalarındaki Varlıklar Nasıl Tespit Edilir?
Borçlunun varlıkları merkezi bir kripto borsası yerine merkeziyetsiz borsa, likidite havuzu, borç verme protokolü veya akıllı sözleşmede bulunabilir.
Bu durumda haciz yazısının gönderilebileceği klasik anlamda bir banka veya merkezi platform bulunmayabilir. Varlık üzerinde tasarruf edebilmek için çoğu zaman borçlunun cüzdanındaki özel anahtarın kullanılması gerekir.
Bununla birlikte cüzdan adresi biliniyorsa borçlunun;
- Likidite havuzu payları,
- Kilitli tokenleri,
- Staking pozisyonları,
- Akıllı sözleşmelerden doğan alacak hakları,
- Başka ağlara aktarılmış varlıkları,
teknik incelemeyle tespit edilebilir.
Ancak bu varlıkların hukuki niteliği ve paraya çevrilme yöntemi kullanılan protokole göre değişebilir. Akıllı sözleşmenin geri çekmeye izin vermediği bir süre boyunca, haczedilen pozisyonun hemen nakde çevrilmesi mümkün olmayabilir.
Kripto Varlıklar Borcun Tahsilinde Gerçekten Etkili midir?
Kripto varlıkların tahsilat bakımından etkili olup olmadığı, varlığın nerede saklandığına göre değişir.
Tahsilat ihtimalinin yüksek olduğu durumlar
Borçlunun Türkiye’de faaliyet gösteren, kimlik doğrulaması yapan merkezi bir platformda hesabının bulunması ve hesapta haczi karşılayacak bakiye olması hâlinde kripto varlıklar etkili bir tahsilat aracı olabilir.
Bu durumda platform;
- Borçlunun kimliğini bilir,
- Hesap bakiyesini kayıt altında tutar,
- Transferleri durdurabilir,
- Haciz ve tedbir taleplerini yerine getirmekle yükümlüdür,
- Varlığın başka adrese kaçırılmasını önleyebilir.
Bu nedenle banka hesabına haciz uygulanmasına benzer şekilde, hızlı hareket edilmesi şartıyla platform hesabındaki varlıklara ulaşılması mümkündür.
Tahsilat ihtimalinin orta düzeyde olduğu durumlar
Borçluya ait olduğu güçlü delillerle belirlenen kişisel cüzdan bulunmasına rağmen özel anahtara erişilememesi hâlinde hukuki hak ile fiilî tahsilat arasında mesafe oluşur.
Cüzdan bakiyesi görülebilir ve borçluya aidiyeti ispatlanabilir. Buna rağmen transferi imzalayacak özel anahtar elde edilemezse varlığın icra dairesine aktarılması güçleşir.
Tahsilat ihtimalinin düşük olduğu durumlar
Aşağıdaki hâllerde tahsilat önemli ölçüde zorlaşabilir:
- Borçlunun hangi cüzdanları kullandığı bilinmiyorsa,
- Varlık yabancı ve iş birliği yapmayan bir platformdaysa,
- Kimlik doğrulaması yapılmamış hesaplar kullanılmışsa,
- Varlık farklı blokzincirler arasında sürekli aktarılmışsa,
- Borçlu mahremiyet odaklı teknolojiler kullanmışsa,
- Özel anahtar kaybedilmiş veya üçüncü kişiye devredilmişse,
- Varlık teknik olarak likit değilse,
- Cüzdanın borçluya ait olduğu ispatlanamıyorsa.
Bu durumlarda blokzincir analizi, bilirkişi incelemesi ve yurt dışı hukuk desteği gerekebilir. Yapılacak masraf ile beklenen tahsilat arasında ekonomik bir değerlendirme yapılması önemlidir.
Haczedilen Kripto Varlığın Değerlemesi ve Satışı
Kripto varlıkların fiyatı kısa süre içinde önemli ölçüde değişebileceğinden, haciz tarihindeki değer ile satış tarihindeki değer farklı olabilir.
Bu nedenle haciz ve satış sürecinde;
- Varlığın türü ve miktarı,
- Hangi platform fiyatının esas alınacağı,
- Değerleme tarihi ve saati,
- Varlığın likiditesi,
- Satış komisyonu ve ağ ücretleri,
- Satışın tek seferde mi kademeli mi yapılacağı,
- Stablecoinlerin itibari para karşılığı,
- Hacizden sonra oluşan staking getirileri veya çatallanma sonucu doğan yeni varlıklar,
açık şekilde belirlenmelidir.
Kripto varlıkların her türü için yerleşmiş ve yeknesak bir satış uygulaması bulunmayabilir. Uygulamada hizmet sağlayıcının desteklediği yöntemler, icra müdürlüğünün kararı ve gerektiğinde bilirkişi raporu önem taşır.
Borcu aşan miktarda kripto varlığın haczedilmemesi gerekir. Bununla birlikte fiyat dalgalanması nedeniyle haczedilecek miktarın belirlenmesinde makul bir güvenlik payının dikkate alınması ve borcu aşan satış bedelinin borçluya iade edilmesi gündeme gelebilir.
Mal Kaçırma Amacıyla Kripto Transferi Yapılırsa Ne Olur?
Borçlunun icra takibinden veya açılacak davadan haberdar olduktan sonra varlıklarını yakınlarına ait cüzdanlara veya ilişkili şirketlere aktarması, bu işlemlerin hukuken korunacağı anlamına gelmez.
Transferin;
- Borcun doğumundan sonra yapılması,
- Karşılıksız veya olağan dışı düşük bedelli olması,
- Yakın akraba veya ilişkili şirkete gönderilmesi,
- Borçlunun tüm malvarlığını kapsaması,
- Transferden sonra borçlunun ödeme gücünü kaybetmesi,
- Borçlunun cüzdanı kullanmaya devam etmesi,
hâllerinde tasarrufun iptali, muvazaa veya mal kaçırma iddiaları gündeme gelebilir.
Ancak blokzincirde bir adrese transfer yapılmış olması, tek başına yeni cüzdan sahibinin kimliğini ortaya koymaz. Transferin karşı tarafını belirlemek için platform kayıtları, banka hareketleri, dijital belgeler ve diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Kripto Varlık Araştırmasında İzlenmesi Gereken Yol
Kripto varlık araştırması aşağıdaki aşamalardan oluşmalıdır:
Birinci aşamada borçlunun banka hareketleri, ticari kayıtları, bilinen platform üyelikleri ve dijital ödeme alışkanlıkları incelenmelidir.
İkinci aşamada SPK kayıtları dikkate alınarak borçlunun hesap açmış olabileceği Türkiye bağlantılı kripto varlık hizmet sağlayıcılarına icra müdürlüğü aracılığıyla bilgi ve haciz yazıları gönderilmelidir.
Üçüncü aşamada bilinen cüzdan adresleri blokzincir üzerinden incelenmeli; cüzdan hareketleri banka transferleri, platform kayıtları ve diğer delillerle eşleştirilmelidir.
Dördüncü aşamada mal kaçırma riski bulunuyorsa ihtiyati haciz veya somut uyuşmazlığın niteliğine göre ihtiyati tedbir talep edilmelidir. Kripto varlıkların saniyeler içinde başka bir adrese aktarılabilmesi nedeniyle geçici hukuki koruma talebi gecikmeden ileri sürülmelidir.
Beşinci aşamada haczedilen varlıkların saklanacağı adres, değerleme yöntemi ve paraya çevirme usulü belirlenmelidir.
Sonuç
Kripto varlıklar borçlunun ulaşılması imkânsız ve görünmez malvarlığı değildir. Özellikle Türkiye’de faaliyet gösteren merkezi bir kripto varlık hizmet sağlayıcı nezdinde tutulan varlıklar, güncel Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri uyarınca sorgulanabilir ve elektronik ortamda haczedilebilir.
Buna karşılık kişisel veya soğuk cüzdanlarda bulunan varlıklarda temel sorun hukuki haciz kararının alınması değil, cüzdanın borçluya ait olduğunun ve özel anahtarın borçlunun kontrolünde bulunduğunun ispatlanmasıdır. Yabancı platformlar ve merkeziyetsiz finans uygulamalarında ise ülkesel yetki, teknik erişim ve muhatap bulunamaması gibi ek güçlükler ortaya çıkar.
Bu nedenle kripto varlıkların borcun tahsilindeki etkisi üç unsura bağlıdır:
Tespit, aidiyet ve kontrol.
Borçlunun kullandığı platform veya cüzdan tespit edilmiş, cüzdanın borçluya aidiyeti ispatlanmış ve transfer yetkisi üzerinde hukuki ya da fiilî kontrol kurulmuşsa kripto varlıklar borcun tahsilinde son derece etkili olabilir. Bu unsurlardan biri eksikse yüksek tutarlı bir cüzdan bakiyesi görülmesine rağmen tahsilat yalnızca teorik düzeyde kalabilir.
Başarılı bir kripto varlık haczi için klasik icra hukuku yöntemlerinin; banka hareketleri incelemesi, dijital delil analizi, blokzincir takibi, ihtiyati koruma tedbirleri ve gerektiğinde uluslararası hukuk yollarıyla birlikte yürütülmesi gerekir.