Deepfake İçeriklerin Sosyal Medyadan Kaldırılması: Sahte Video ve Sesler Nasıl Kaldırılır?
Bir kişinin yüzünün cinsel içerikli bir videoya yerleştirildiğini, sesinin yapay zekâ ile taklit edilerek hiç söylemediği sözlerin kendisine söyletildiğini veya sosyal medyada suç işlemiş gibi gösterildiğini düşünelim.
Video birkaç saat içerisinde Instagram, TikTok, X, YouTube, Facebook, Telegram ve farklı internet sitelerine yayılabilir. İçeriğin sahte olduğunun daha sonra ortaya çıkması ise kişinin yaşadığı zararı her zaman tamamen ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle deepfake mağduriyetlerinde en önemli hukuki meselelerden biri yalnızca içeriği hazırlayan kişinin cezalandırılması değil, deepfake içeriğin mümkün olduğunca hızlı biçimde sosyal medyadan ve internetten kaldırılmasıdır.
Peki deepfake video sosyal medyadan nasıl kaldırılır? Deepfake içerik için erişim engeli alınabilir mi? Sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir mi? Instagram veya TikTok’taki sahte video için hangi hukuki yollar kullanılabilir?
Türk hukukunda deepfake içeriklere özgü tek bir “deepfake kaldırma prosedürü” bulunmamaktadır. İzlenecek hukuki yol, içeriğin özel hayatın gizliliğini mi ihlal ettiği, kişilik haklarına mı saldırdığı, kişisel verileri mi kullandığı veya suç teşkil eden bir içerik mi olduğu dikkate alınarak belirlenmelidir. Kişisel Verileri Koruma Kurumu da deepfake teknolojisinin görüntü ve ses verileri kullanılarak gerçekçi fakat gerçeğe aykırı içerikler oluşturulmasına imkân verdiğine ve kişiler açısından önemli riskler meydana getirdiğine dikkat çekmektedir.
Deepfake Nedir?
Deepfake, yapay zekâ ve derin öğrenme teknolojileri kullanılarak gerçek bir kişinin yüzünün, sesinin, görüntüsünün veya davranışlarının taklit edilmesi ya da değiştirilmesi sonucunda gerçeğe benzer sahte içerikler oluşturulmasıdır.
Örneğin deepfake teknolojisi kullanılarak;
- kişinin yüzü başka bir videoya yerleştirilebilir,
- sesi klonlanabilir,
- hiç söylemediği sözler söyletilebilir,
- cinsel içerikli sahte görüntüler oluşturulabilir,
- kişi suç işlerken görüntülenmiş gibi gösterilebilir,
- tanınmış kişilerin sahte yatırım veya reklam videoları hazırlanabilir.
KVKK tarafından yayımlanan Deepfake Bilgi Notu’nda da bu teknolojinin tanımı, kişisel veriler açısından oluşturduğu riskler ve deepfake içeriklerin tespit edilmesine ilişkin hususlar özel olarak ele alınmaktadır.
Deepfake İçerik Sosyal Medyadan Kaldırılabilir mi?
Evet.
Ancak “deepfake olduğu için otomatik olarak kaldırılır” şeklinde tek bir hukuki mekanizma bulunmamaktadır.
İçeriğin niteliğine göre;
- sosyal medya platformuna doğrudan ihlal bildirimi yapılması,
- kişilik hakkının korunması için hukuk mahkemesine başvurulması,
- ihtiyati tedbir talep edilmesi,
- özel hayatın gizliliği ihlal edilmişse 5651 sayılı Kanun m. 9/A kapsamında işlem yapılması,
- kişisel verilerin hukuka aykırı kullanılması hâlinde veri koruma yollarının değerlendirilmesi,
- suç teşkil eden içerikler bakımından Cumhuriyet başsavcılığına başvurulması
mümkün olabilir. 5651 sayılı Kanun’un mevcut 9/A maddesi, internet yayınları nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini ileri süren kişilere doğrudan Kuruma başvurarak belirli URL’ler bakımından erişimin engellenmesi tedbiri isteme imkânı tanımaktadır.
Deepfake İçeriği Hemen Şikâyet Edip Sildirmek Doğru mudur?
Deepfake içerik görüldüğünde doğal refleks hemen platforma şikâyet ederek içeriği kaldırmaya çalışmaktır.
Ancak hukuki süreç açısından önce delillerin korunması önemlidir.
Çünkü video veya hesap kaldırıldığında daha sonra;
- içeriği kimin yayımladığının,
- hangi hesaptan paylaşıldığının,
- kaç kişiye ulaştığının,
- içeriğin tam olarak ne olduğunun
ispatlanması zorlaşabilir.
Bu nedenle mümkünse kaldırma işleminden önce;
- paylaşımın URL adresi,
- hesap kullanıcı adı,
- hesap profil bilgileri,
- paylaşım tarihi ve saati,
- video veya ses dosyası,
- ekran kaydı,
- görüntülenme ve paylaşım sayıları,
- yorumlar,
- mesajlaşmalar,
- tehdit veya şantaj mesajları
muhafaza edilmelidir.
Özellikle video veya ses dosyasının yalnızca ekran görüntüsü değil, mümkünse orijinal dijital dosyası da saklanmalıdır. KVKK’nın Deepfake Bilgi Notu da deepfake içeriklerin teknik olarak incelenmesi ve tespit edilmesi bakımından görüntü ve ses materyalinin özelliklerinin önemine dikkat çekmektedir.
Instagram, TikTok, YouTube ve X’ten Deepfake İçerik Nasıl Kaldırılır?
İlk aşamada içeriğin bulunduğu sosyal medya platformunun kendi şikâyet ve ihlal mekanizmaları kullanılabilir.
Başvuruda içeriğin;
- sahte veya manipüle edilmiş olması,
- kişinin kimliğinin taklit edilmesi,
- izinsiz görüntü veya ses kullanımı içermesi,
- mahremiyet ihlali oluşturması,
- taciz veya şantaj amacı taşıması,
- kişiyi yanlış ve zararlı biçimde temsil etmesi
açıklanabilir.
Ancak platforma şikâyet yapılması mahkeme veya savcılık başvurusunun yerine geçmez. İçeriğin yayılımı ağırsa veya suç teşkil eden bir durum bulunuyorsa platform başvurusuyla hukuki başvuruların birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
5651 Sayılı Kanun’un 9. Maddesiyle Deepfake İçerik Kaldırılabilir mi?
Bu konuda internette çok sayıda güncelliğini kaybetmiş bilgi bulunmaktadır.
5651 sayılı Kanun’un eski 9. maddesi, internet yayınları nedeniyle kişilik hakkının ihlal edildiğini ileri süren kişilere sulh ceza hâkimliği üzerinden içerik çıkarılması veya erişimin engellenmesi imkânı sağlayan özel bir mekanizma içeriyordu.
Ancak Anayasa Mahkemesi, 11 Ekim 2023 tarihli E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesini iptal etmiştir. Karar 10 Ocak 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış ve iptal hükmünün yürürlüğe girmesi dokuz ay ertelenmiştir.
Dolayısıyla günümüzde eski içeriklerde sıklıkla görülen;
“Kişilik hakkınız ihlal edildiyse 5651 m. 9 uyarınca doğrudan sulh ceza hâkimliğinden erişim engeli isteyin.”
şeklindeki bilgi artık güncel hukuk bakımından esas alınamaz.
Deepfake içeriğin niteliğine göre farklı hukuki yollar değerlendirilmelidir.
Deepfake Özel Hayatı İhlal Ediyorsa 5651 m. 9/A Uygulanabilir mi?
Evet, özel hayatın gizliliğini ihlal eden internet içerikleri bakımından 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi yürürlüktedir.
Kanuna göre internet ortamındaki yayın nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini ileri süren kişi, doğrudan Kuruma başvurarak ilgili içeriğe erişimin engellenmesini talep edebilir. Başvuruda ihlale neden olan yayının tam URL adresinin, hakkın hangi açıdan ihlal edildiğine ilişkin açıklamanın ve kimlik bilgilerini doğrulayacak bilgilerin bulunması gerekir.
Bu mekanizma özellikle;
- kişinin gerçek mahrem görüntülerinin deepfake ile değiştirilmesi,
- özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerin manipüle edilerek yayımlanması,
- özel hayatın gizliliğine doğrudan müdahale niteliğindeki internet yayınları
bakımından önem taşıyabilir.
Ancak her itibarı zedeleyen deepfake video otomatik olarak “özel hayatın gizliliğinin ihlali” değildir. Örneğin tamamen mesleki itibara ilişkin sahte bir açıklama ile mahrem cinsel içerikli deepfake aynı hukuki başvuru yoluna tabi olmayabilir.
5651 m. 9/A Başvurusu Nasıl İşler?
5651 sayılı Kanun m. 9/A bakımından özel bir hızlı prosedür bulunmaktadır.
Başvuruda;
- ihlale neden olan yayının tam URL adresi,
- hakkın hangi yönlerden ihlal edildiğine ilişkin açıklama,
- başvurucunun kimlik bilgilerini doğrulayan bilgiler
sunulmalıdır. Eksik başvuruların işleme konulmaması öngörülmüştür.
Kurum tarafından tedbir uygulanmak üzere Birliğe bildirim yapılması hâlinde erişim sağlayıcıların tedbiri derhâl ve en geç dört saat içerisinde yerine getirmeleri düzenlenmiştir. Erişimin engellenmesi kural olarak ihlale konu yayın, bölüm, resim veya videonun ilgili URL’sine yönelik uygulanır.
Bununla birlikte başvurucunun dikkat etmesi gereken çok önemli bir süre bulunmaktadır.
Erişim engeli talebinde bulunan kişi, talebini başvuru yaptığı saatten itibaren 24 saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunmalıdır. Hâkim özel hayat ihlali bulunup bulunmadığını değerlendirerek kararını en geç 48 saat içerisinde açıklar. Aksi hâlde geçici erişim engelleme tedbiri kendiliğinden kalkar.
Bu nedenle 5651 m. 9/A yolu tercih edildiğinde sürelerin dikkatle takip edilmesi önemlidir.
Cinsel İçerikli Deepfake Video Nasıl Kaldırılır?
Bir kişinin yüzünün pornografik veya cinsel içerikli görüntülere yerleştirilmesi, deepfake teknolojisinin en ağır kötüye kullanım örneklerinden biridir.
Örneğin kişinin Instagram’daki normal bir fotoğrafı alınarak yapay zekâ ile çıplak veya cinsel içerikli görüntü oluşturulabilir.
Böyle bir olayda;
- sosyal medya platformuna acil ihlal bildirimi,
- içeriğin özel hayat üzerindeki etkisine göre 5651 m. 9/A değerlendirmesi,
- kişilik hakkının korunması,
- ihtiyati tedbir,
- ceza soruşturması,
- kişisel verilerin korunmasına ilişkin başvurular
birlikte gündeme gelebilir. 5651 m. 9/A özel hayatın gizliliğini ihlal eden internet yayınları bakımından URL bazlı hızlı erişim engelleme mekanizması öngörmektedir.
Ancak tamamen yapay olarak oluşturulmuş bir cinsel görüntü ile mağdurun gerçek mahrem görüntülerinin kullanılarak manipüle edildiği içerik hukuken aynı nitelikte değildir. Hangi başvuru yolunun kullanılacağı somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.
Kişilik Hakkının Korunması Yoluyla Deepfake İçeriğin Yayılması Önlenebilir mi?
Deepfake yalnızca özel hayatı değil;
- kişinin şeref ve saygınlığını,
- mesleki itibarını,
- adını,
- görüntüsünü,
- sosyal kimliğini
de ihlal edebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesi, hukuka aykırı şekilde kişilik hakkına saldırılan kişinin hâkimden saldırıya karşı korunmasını isteyebilmesine imkân tanımaktadır. Yargı uygulamasında da TMK m. 24 ve 25 kişilik hakkına yönelik saldırılar karşısındaki temel özel hukuk koruması olarak uygulanmaktadır.
TMK m. 25 kapsamında somut olayın şartlarına göre;
- saldırı tehlikesinin önlenmesi,
- devam eden saldırıya son verilmesi,
- etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti
gibi talepler ileri sürülebilir.
Dolayısıyla deepfake içeriğin kişinin şeref, saygınlık ve mesleki itibarına yönelik devam eden bir saldırı oluşturması durumunda kişilik hakkının korunmasına ilişkin dava yolları önem taşır.
Deepfake İçerik İçin İhtiyati Tedbir Alınabilir mi?
Deepfake içeriklerin sosyal medyada çok hızlı yayılması nedeniyle uzun sürecek bir yargılama sonunda verilecek karar bazen mağdurun zararını önlemek için yeterli olmayabilir.
Bu nedenle somut olayın şartlarına göre ihtiyati tedbir talep edilmesi gündeme gelebilir.
HMK m. 389 ve devamındaki düzenlemelere göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya imkânsız hâle gelmesi ya da gecikme nedeniyle ciddi zarar veya sakınca doğması ihtimali bulunan hâllerde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yargı kararlarında da ihtiyati tedbir bakımından yaklaşık ispat ölçütünün esas alındığı belirtilmektedir.
Deepfake içeriğin her geçen saat daha fazla kişiye ulaştığı bir durumda, koşulları varsa içeriğin yayılmasının durdurulmasına yönelik geçici hukuki koruma talepleri değerlendirilebilir.
Ancak ihtiyati tedbir kararı otomatik değildir. Talep eden tarafın kişilik hakkı ihlalini ve gecikme nedeniyle ortaya çıkabilecek zararı somutlaştırması önemlidir.
Deepfake İçerik Kişisel Veri İhlali Oluşturabilir mi?
Deepfake hazırlanırken çoğu zaman kişiye ait gerçek;
- fotoğraflar,
- videolar,
- ses kayıtları,
- yüz görüntüleri
toplanmakta ve yapay zekâ sistemine aktarılmaktadır.
KVKK, deepfake teknolojisinin kişisel veriler açısından oluşturduğu tehditlere özel olarak dikkat çekmektedir. Kurumun bilgi notunda deepfake içeriklerin kişisel verilerin manipüle edilmesi ve kötüye kullanılması açısından risk meydana getirebildiği belirtilmektedir.
Bu nedenle deepfake uyuşmazlığında yalnızca sosyal medyada yayımlanan son video değil, videonun oluşturulması sırasında gerçek kişiye ait verilerin nasıl elde edildiği ve işlendiği de incelenmelidir.
Somut olayda kişisel veri işleme faaliyeti ve veri sorumlusu ilişkisi bulunuyorsa 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamındaki başvuru mekanizmaları ayrıca değerlendirilebilir. 6698 sayılı Kanun, kişisel verilerin işlenmesinde temel hak ve özgürlükleri, özellikle özel hayatın gizliliğini korumayı amaçlamaktadır.
Savcılığa Şikâyet Etmek Deepfake Videoyu Otomatik Olarak Kaldırır mı?
Hayır.
Deepfake içeriğin suç oluşturması hâlinde Cumhuriyet başsavcılığına başvurulması önemli olabilir; ancak suç duyurusunda bulunulması içeriğin sosyal medyadan otomatik olarak silineceği anlamına gelmez.
Ceza soruşturmasının amacı öncelikle suçun ve failin araştırılmasıdır.
Deepfake içeriğin niteliğine göre ceza hukuku bakımından;
- hakaret,
- şantaj,
- dolandırıcılık,
- iftira,
- özel hayatın gizliliğini ihlal,
- kişisel verilere ilişkin suçlar
gündeme gelebilir.
İçeriğin hızlı biçimde yayılmasının önlenmesi için ceza başvurusunun yanında uygun özel hukuk veya internet hukuku yollarının da ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Deepfake İçeriği İlk Paylaşan Hesap Silinirse Sorun Çözülmüş Olur mu?
Her zaman hayır.
Deepfake içerik sosyal medyada bir kez yayıldıktan sonra;
- başka hesaplar tarafından indirilebilir,
- yeniden paylaşılabilir,
- farklı platformlara yüklenebilir,
- ekran kaydı alınabilir,
- mesajlaşma gruplarında dağıtılabilir.
Bu nedenle yalnızca ilk içeriğin kaldırılması bazen yeterli olmayabilir.
Mağdurun mümkün olduğunca içeriğin yayıldığı farklı URL’leri tespit etmesi ve her bir yayılımı ayrıca belgelendirmesi önemlidir.
Özellikle 5651 m. 9/A kapsamında erişimin engellenmesi kural olarak ihlale konu belirli yayın, bölüm, resim veya videonun URL’sine yönelik uygulanmaktadır.
Deepfake İçeriği Paylaşan Kişilerden de Kaldırılması İstenebilir mi?
İçeriği ilk oluşturan kişi ile daha sonra yeniden paylaşan kişiler hukuken aynı konumda olmayabilir.
Ancak deepfake olduğunu ve kişinin haklarını ihlal ettiğini bilerek içeriği yeniden yayan kişiler bakımından da somut eylem ayrıca değerlendirilebilir.
Örneğin sahte cinsel görüntünün binlerce üyeli bir Telegram grubuna gönderilmesi veya kişinin mesleki itibarını zedeleyen videonun deepfake olduğu bilinmesine rağmen tekrar yayımlanması mağduriyetin büyümesine neden olabilir.
Bu nedenle kaldırma süreci yalnızca ilk paylaşım hesabıyla sınırlı yürütülmemelidir.
Deepfake İçerik Google Arama Sonuçlarından da Kaldırılabilir mi?
Sosyal medya paylaşımının kaldırılması ile içeriğin arama motorlarındaki görünürlüğü farklı meselelerdir.
Ana içerik kaldırılmış olsa bile;
- arama sonuçları,
- önbellek kayıtları,
- başka sitelerdeki kopyalar,
- haber veya forum paylaşımları
bir süre daha erişilebilir olabilir.
Bu nedenle deepfake içeriğin yayılım haritasının çıkarılması ve hangi URL’lerde bulunduğunun tespit edilmesi önemlidir.
İçeriğin yalnızca sosyal medya platformunda kaldırılması, internet üzerindeki bütün kopyalarının kendiliğinden ortadan kalkacağı anlamına gelmez.
Deepfake Video İçin Noter Tespiti Gerekli midir?
Her olayda noter tespiti zorunlu değildir.
Ancak hızla silinebilecek veya değiştirilebilecek internet içeriklerinde delilin güvenilir şekilde muhafaza edilmesi önemlidir.
Somut olayın niteliğine göre noter tespiti veya hukuken elverişli diğer dijital delil tespit yöntemleri değerlendirilebilir.
Önemli olan deepfake içeriğin;
- nerede,
- ne zaman,
- hangi hesap tarafından,
- hangi ifadelerle
paylaşıldığının daha sonra ispatlanabilir hâle getirilmesidir.
Deepfake İçerik Nedeniyle Manevi Tazminat İstenebilir mi?
İçeriğin kaldırılması mağdurun uğradığı bütün zararı ortadan kaldırmayabilir.
Örneğin kişinin cinsel içerikli deepfake videosu binlerce kişiye ulaşmış veya mesleki itibarını zedeleyen sahte görüntü müşterilerine gönderilmiş olabilir.
Bu durumda kişilik hakkının ihlali nedeniyle manevi tazminat talebi ayrıca gündeme gelebilir.
Ayrıca deepfake nedeniyle;
- müşteri kaybı,
- sözleşme feshi,
- iş kaybı,
- ticari gelir azalması
gibi somut ekonomik zararlar oluşmuşsa şartları bulunması hâlinde maddi tazminat da değerlendirilebilir. TMK m. 24 ve 25 kişilik hakkı saldırılarına karşı koruma sağlarken, kişilik hakkı ihlalinden kaynaklanan tazminat talepleri özel hukuk hükümleri çerçevesinde ayrıca ileri sürülebilir.
Deepfake İçerik Sosyal Medyadan Kaldırılırken Yapılabilecek En Büyük Hata Nedir?
En önemli hatalardan biri delilleri toplamadan içeriğin kaldırılmasını sağlamaktır.
Video kaldırıldıktan sonra;
“Böyle bir video vardı.”
demek soruşturma veya dava aşamasında yeterli olmayabilir.
Bu nedenle uygulanabilecek pratik sıra çoğu durumda şu şekilde olmalıdır:
- İçeriğin ve URL’nin tespit edilmesi,
- Hesap bilgilerinin kaydedilmesi,
- Video veya ses dosyasının korunması,
- Mesaj ve tehditlerin saklanması,
- İçeriğin yayılımının mümkün olduğunca tespit edilmesi,
- Ardından platform başvurusu ve uygun hukuki yolların işletilmesi.
Deepfake içeriğin özel hayatı ihlal ettiği hâllerde ise 5651 m. 9/A’nın öngördüğü 24 saatlik hâkim başvurusu gibi çok kısa süreler bulunduğundan sürecin ayrıca dikkatle yürütülmesi gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Deepfake video Instagram’dan kaldırılabilir mi?
Evet. Öncelikle Instagram’ın ihlal bildirim mekanizmaları kullanılabilir. İçeriğin niteliğine göre ayrıca kişilik hakkının korunması, ihtiyati tedbir, 5651 m. 9/A veya ceza hukuku yolları değerlendirilebilir.
Deepfake TikTok videosu için erişim engeli alınabilir mi?
İçerik özel hayatın gizliliğini ihlal ediyorsa 5651 sayılı Kanun m. 9/A kapsamındaki başvuru yolu gündeme gelebilir. Ancak yalnızca kişilik hakkı ihlali oluşturan her içerik bakımından eski 5651 m. 9 mekanizmasının kullanılabileceğini söylemek güncel hukuk bakımından doğru değildir.
Deepfake cinsel video nasıl kaldırılır?
Öncelikle deliller korunmalı ve platforma acil ihlal bildirimi yapılmalıdır. İçeriğin özel hayatın gizliliğini ihlal etmesi hâlinde 5651 m. 9/A; kişilik hakları bakımından TMK m. 24 ve 25 ile gerekli durumlarda ihtiyati tedbir yolları ayrıca değerlendirilmelidir.
Sulh ceza hâkimliği deepfake içeriği kaldırabilir mi?
Eski 5651 m. 9 kapsamındaki genel kişilik hakkı prosedürü Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Buna karşılık özel hayatın gizliliğinin ihlali hâllerinde 5651 m. 9/A kapsamında sulh ceza hâkimi sürecin bir parçası olmaya devam etmektedir.
5651 m. 9 hâlâ yürürlükte mi?
Hayır. Anayasa Mahkemesi 11 Ekim 2023 tarihli E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesini iptal etmiş; karar 10 Ocak 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış ve iptal hükmü dokuz ay sonra yürürlüğe girmiştir.
5651 m. 9/A hâlâ uygulanıyor mu?
Evet. Özel hayatın gizliliğinin internet ortamındaki yayın nedeniyle ihlal edildiği iddiaları bakımından m. 9/A mevcut düzenlemede yer almaktadır.
Deepfake videosunu sildirdikten sonra tazminat davası açabilir miyim?
İçeriğin kaldırılması, daha önce meydana gelen kişilik hakkı ihlalini ve zararı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Koşulları bulunuyorsa maddi ve manevi tazminat talepleri ayrıca değerlendirilebilir. TMK m. 24 ve 25 kişilik hakkına yönelik hukuka aykırı saldırılara karşı koruma sağlamaktadır.
Savcılığa şikâyet edersem video otomatik silinir mi?
Hayır. Ceza soruşturması ile internet içeriğinin kaldırılmasına yönelik hukuki prosedürler birbirinden farklıdır. Olayın özelliklerine göre bu yolların eş zamanlı yürütülmesi gerekebilir.
Deepfake olduğunu nasıl ispatlayabilirim?
Orijinal video veya ses dosyası muhafaza edilmeli; gerekli hâllerde dijital materyal üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır. Deepfake içeriklerin tespitinde görüntü, ses ve teknik dosya özelliklerinin incelenmesi mümkündür. KVKK da Deepfake Bilgi Notu’nda deepfake içeriklerin tespitine yönelik bilgilere yer vermektedir.
Sonuç: Deepfake İçeriğin Kaldırılmasında Hızlı Hareket Etmek Kadar Doğru Hukuki Yolu Seçmek de Önemlidir
Deepfake içerikler, klasik internet ihlallerinden farklı olarak gerçekte hiç yaşanmamış bir olayı son derece gerçekçi biçimde oluşturabilmektedir. Bir kişinin yüzünün, sesinin veya kimliğinin yapay zekâ aracılığıyla taklit edilmesi sonucunda ortaya çıkan sahte içerikler birkaç saat içerisinde binlerce veya milyonlarca kişiye ulaşabilir. KVKK da deepfake teknolojisinin kişisel veriler ve bireylerin hakları bakımından oluşturduğu risklere özel olarak dikkat çekmektedir.
Bu nedenle deepfake mağdurunun öncelikli amacı yalnızca failin cezalandırılması değil, içeriğin yayılmasının mümkün olduğunca erken aşamada durdurulması olmalıdır.
Bununla birlikte güncel Türk hukukunda her deepfake içeriğin kaldırılması için kullanılabilecek tek bir başvuru yolu bulunmamaktadır.
Özellikle 5651 sayılı Kanun’un eski 9. maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması, kişilik hakkı ihlallerinde kullanılacak yöntemin dikkatle belirlenmesini zorunlu hâle getirmektedir.
İçerik özel hayatın gizliliğini ihlal ediyorsa 5651 m. 9/A, kişilik hakkına yönelik saldırı söz konusuysa Türk Medeni Kanunu m. 24 ve 25, acil koruma ihtiyacı bulunuyorsa ihtiyati tedbir, kişisel veriler hukuka aykırı kullanılmışsa kişisel verilerin korunmasına ilişkin yollar, suç teşkil eden eylemlerde ise ceza soruşturması gündeme gelebilir.
Deepfake içeriğe maruz kalan kişinin ilk olarak videoyu, URL adreslerini, hesap bilgilerini ve diğer dijital delilleri muhafaza etmesi; ardından içeriğin niteliğine uygun kaldırma ve erişim engelleme yöntemini belirlemesi önemlidir.
Özellikle cinsel içerikli deepfake, şantaj, mesleki itibarın ağır biçimde zedelenmesi veya çok hızlı yayılan sahte görüntüler söz konusu olduğunda delil tespiti, platform başvurusu, geçici hukuki koruma ve ceza soruşturmasının birlikte planlanması, mağduriyetin büyümesini önlemek açısından önem taşıyabilir.