Single Blog Title

This is a single blog caption

Borçtan Kurtulma Davası

Türkiye’de, borçtan kurtulma davası (eski adıyla borçlarının affı davası) bir kişinin borçlarının tamamının veya bir kısmının affedilmesine ilişkin bir dava türüdür. Borçtan kurtulma davası alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği gibi icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde de açılabilmektedir.

Bilindiği üzere icra takibi başlatıldığında borçlu kendisine icra müdürü tarafından gönderilen ödeme emrine 7 gün içerisinde itiraz edebilir. Eğer borçlu bu yedi günlük süre içerisinde takibin dayandığı adi senedin altındaki imzaya itirazda bulunursa alacaklı İcra Hukuk Mahkemesinden itirazın geçici olarak kaldırılmasını talep edebilecektir.  Böyle bir durumda borçlu tarafından takibin kesinleşmesini önlemek için borçtan kurtulma davası açılabilmektedir. Bu dava, borçlu tarafından borç tanımının yanlış olduğu, borçlu olmadığı veya borç tutarının yanlış hesaplandığı gibi nedenlerle açılabilir. Eğer borçlu, borçtan kurtulma davası açarsa ve dava kabul edilirse, icra takibinin devam etmesi ve borçlu’nun malvarlığının tespiti ve satışı yapılması engellenir. borçtan kurtulma davası hukuki niteliği bakımından bir olumsuz tesbit davasıdır. Olumsuz tespit davaları, tarafların bir arada bulunmadığı ve birbirlerine karşı bir hak iddia ettiği davalardır. Borçtan kurtulma davasında borçlu, icra mahkemesine borçtan kurtulma talebinde bulunur ve icra mahkemesi tarafından verilen borçtan kurtulma kararının olumsuz tespitini ister. Eğer borçtan kurtulma davası kabul edilirse, borçlu borçtan kurtulur ve icra takibi durdurulur. Ancak, borçtan kurtulma davası reddedilirse ve borçlu borçtan kurtulamazsa, icra takibi devam eder ve borçlu’nun malvarlığı tespit edilerek satışı yapılır.

Yasada öngörülen yedi günlük süre, borçtan kurtulma davasının açılabilmesi için bir hak düşürücü süredir. Bu süre, borçlu’nun icra mahkemesine borçtan kurtulma talebinde bulunarak davanın açılması için belirlenmiş bir süre olarak düşünülebilir. Hak düşürücü süreler, bir hakka sahip olan kişinin bu hakkı kullanmak için bir süre verilen sürelerdir. Bu süreler içinde hak kullanılmazsa, hak düşer ve kullanılamaz hale gelir. Bu nedenle, borçtan kurtulma davasının açılabilmesi için yasada öngörülen yedi günlük süre içinde davanın açılmış olup olmadığı mahkemece doğrudan doğruya araştırılır. Eğer dava bu süre içinde açılmamışsa, borçlu’nun borçtan kurtulma hakkı düşer ve icra takibi devam eder.

Borçtan kurtulma davasının açılabilmesi borçlunun ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde imzaya itirazda bulunması gerekmektedir. Yalnızca borca itiraz edilmiş olması halinde borçtan kurtulma davası açılamayacaktır. Bu suretle borçtan kurtulma davasının yalnızca icranın geçici kaldırılması kararının tebliğinden itibaren açılabileceği, itirazın iptali davası kararının ise borçtan kurtulma davası için gereken şartı oluşturamayacağını söyleyebiliriz.

Ayrıca; Borçlu, maddede öngörülen yedi günlük süre içinde, “borçtan kurtulma davası” yerine “alacaklının takip konusu yaptığı senedin iptali için” bir dava açarsa, bu davanın da borçtan kurtulma davası sayılması gerekmektedir. Özellikle, alacaklının takip konusu yaptığı senedin iptali davası, borçlu’nun borçtan kurtulma talebinde bulunan bir dava türüdür ve borçlu’nun borçtan kurtulma hakkını kullanmayı amaçlar. Bu nedenle, borçlu tarafından açılan “alacaklının takip konusu yaptığı senedin iptali” davası da borçtan kurtulma davası sayılmaktadır ve icranın davanın sonuna kadar durdurulması gerekmektedir. Eğer dava kabul edilirse, borçlu borçtan kurtulur ve icra takibi durdurulur. Ancak, dava reddedilirse ve borçlu borçtan kurtulamazsa, icra takibi devam eder ve borçlu’nun malvarlığı tespit edilerek satışı yapılır.

 

Borçtan kurtulma davasının sonuçları, aşağıdaki şekildedir:

  1. Dava kabul edilir ve borçtan kurtulma kararı verilir: Eğer borçtan kurtulma davası kabul edilir ve borçtan kurtulma kararı verilirse, borçlu borçtan kurtulur ve icra takibi durdurulur. Bu durumda, alacaklı borç tutarını tahsil edemez ve borçlu’nun malvarlığı tespit edilerek satışı yapılmaz.
  2. Dava reddedilir ve borçtan kurtulma kararı verilmez: Eğer borçtan kurtulma davası reddedilir ve borçtan kurtulma kararı verilmezse, icra takibi devam eder ve borçlu’nun malvarlığı tespit edilerek satışı yapılır. Bu durumda, alacaklı borç tutarını tahsil edebilir.
  3. Dava reddedilir ve borçtan kurtulma kararı verilir: Bu durumda, dava reddedilir ancak borçtan kurtulma kararı verilir. Bu durumda, icra takibi durdurulur ve borçlu borçtan kurtulur. Alacaklı borç tutarını tahsil edemez ve borçlu’nun malvarlığı tespit edilerek satışı yapılmaz.

 

Borçtan kurtulma davasında, borçlu tarafından yapılan talebe göre mahkeme, dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden (%20) aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edebilir. Bu tazminat, borçlu’nun haksız bir şekilde icra takibi yapıldığını düşündüğü durumlarda ödenir. Örneğin, eğer borçlu’nun borç tanımı yanlış hesaplanmış veya borçlu olmadığı ancak yine de icra takibi yapılmışsa, borçlu haksız bir şekilde zarar görmüş olur ve bu nedenle tazminat talep edebilir. Borçtan kurtulma davasının kabul edilmesi durumunda, mahkeme tazminatın ödenmesine karar verebilir. Ancak, dava reddedilirse ve borçlu borçtan kurtulamazsa, tazminat ödenmez.

Son olarak; borçtan kurtulma davasının reddine karar verilerek borçlu’nun borçlu olduğuna karar verilmesi durumunda, itirazın geçici olarak kaldırılması kararı kesin kaldırma kararına dönüşür. Bu durumda, alacaklı ilamsız icra takibine devam edebilir ve geçici hacizler kesin hacze dönüşür. İcra takibi, borçlu’nun malvarlığı tespit edilerek satışı yapılarak borç tutarının tahsil edilmesi süreci olarak düşünülebilir

Leave a Reply

Call Now Button