Single Blog Title

This is a single blog caption

Menfi Tespit Davası

Menfi tespit davası, bir kişinin kendine veya bir başkasına zarar verici ifadelere yer vermesi durumunda açılan bir dava türüdür. Bu davalar, kişinin itibarını zedeleme, kişilik haklarını ihlal etme veya kişinin günlük yaşamını olumsuz yönde etkileme gibi nedenlerle açılabilir. Bu davalar, yargıç tarafından incelendiğinde, menfi tespit edilen ifadelerin gerçek olup olmadığı değil, bu ifadelerin kişinin itibarına veya yaşamına zarar verip vermediği esas alınarak karara bağlanır. Menfi tespit davası, bir kişinin hakkında yapılan yanlış, yalan veya iftiralı açıklamaların düzeltilmesi için açılan bir dava türüdür. Bu davada, hakaret, haksızlık veya zarar verme gibi amaçları olan yanlış ifadelerin yapıldığına inanılan bir kişi tarafından hakkında yapılan yanlış açıklamaların düzeltilmesi için bir dava açılır. Menfi Tespit davası icra iflas kanununda düzenlenmiştir, düzenlenen maddeye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat etmek için menfi tespit davası yolunu tercih edebilir.

İcra takibi, bir borçlu tarafından ödenmeyen bir borç için bir alacaklı tarafından yapılan bir işlemdir. Alacaklı, borçlu tarafından ödenmeyen borç tutarını tahsil etmek amacıyla, icra takibi yöntemlerinden birini seçer ve borçluya karşı bir dava açar. Bu işlemler, borçlu tarafından ödenmeyen borç tutarının tahsil edilmesi amacıyla yapılır. İcra hukuku menfi tespit davası, bir kişinin ya da kuruluşun bir hakkının ihlal edildiğine inandığı bir durumda, bu hakkın iade edilmesini ve tazminat ödenmesini istediği bir dava türüdür. Bu tür davalar, genellikle bir borçlu tarafından bir alacaklının haklarının ihlal edildiğini iddia ettiğinde açılır. Örneğin, bir kişi bir bankaya borçlu olduğu için, banka tarafından tasarruflarına el konulması gibi bir durumda, bu kişi icra hukuku menfi tespit davası açarak, el konulan tasarruflarının iade edilmesini ve tazminat ödenmesini talep edebilir.

Menfi Tespit Davası Şartları:

  1. Olayın menfi tespit edilebilir bir sebebi olması: Olayın gerçekleşmesinden kaynaklanan zararın tespit edilebilmesi için olayın nedenlerinin belirlenmesi gerekir.
  2. Olaydan kaynaklanan zararın tespit edilebilir olması: Olayın gerçekleşmesinden kaynaklanan zararın tespit edilebilir olması için olaydan kaynaklanan zararın maddi veya manevi olması gerekir.
  3. Olaydan kaynaklanan zararın tazmin edilebilir olması: Olaydan kaynaklanan zararın tazmin edilebilir olması için zararın sebebi ve zararın ölçüsünün bilinmesi gerekir.
  4. Olayın gerçekleştiği yer ve zamanın tespit edilebilir olması: Olayın gerçekleştiği yer ve zamanın tespit edilebilir olması için olayın zamanının ve yerinin belirlenmesi gerekir.
  5. Olaydan kaynaklanan zararın davayı açan tarafın önemli bir ölçüde etkilenmiş olması: Olaydan kaynaklanan zararın davayı açan tarafın önemli bir ölçüde etkilenmiş olması için zararın davayı açan tarafın önemli bir ölçüde etkilenmiş olması gerekir.

 

   

Menfi tespit davasında, bir tarafın (davalı) başka bir tarafın (davacı) hakkında yaptığı olumsuz ifadelerin doğru olmadığını ispat etme yükümlülüğü vardır. Bu ispat için, davalı tarafın yaptığı ifadelerin gerçekte doğru olmadığını kanıtlamaya yönelik deliller sunulur. Bu deliller arasında, davalı tarafın ifade ettiği olumsuz özelliklerin gerçekte mevcut olmadığını gösteren örnekler, davalı tarafın ifade ettiği olayların gerçekte olmadığını gösteren deliller ve davalı tarafın ifade ettiği bilgilerin doğru olmadığını gösteren kanıtlar yer alabilir. Ayrıca, davacı tarafın ifade edilen olumsuz ifadelerden zarar gördüğünü kanıtlamaya yönelik deliller de sunulabilir. Bu delillerin toplamı, menfi tespit davasını kazandırmada önemli bir rol oynar.

Bu davanın açılabilmesi için, dava açmada kişinin hukuki menfaati olmalıdır. Hukuki menfaat, bir kişinin ya da bir kuruluşun bir hukuki işlem sonucunda elde edeceği yararı ifade eder. Menfi tespit davasında hukuki menfaat, dava açan tarafın dava konusu olayın gerçekleşmesi durumunda zarar göreceğini iddia etmesi sonucu, davalı tarafın yaptığı eylemin menfi tespit edilmesiyle birlikte dava açan tarafın hukuki menfaatini koruma amacını taşır. Bu durumda, dava açan tarafın hukuki menfaati, davalı tarafın yaptığı eylemin gerçekleşmemesi veya davalı tarafın eylemini düzgün bir şekilde yerine getirme yükümlülüğü altına girmesiyle elde edilebilir.

Menfi tespit davasının açılmasında acaba zorunlu arabuluculuk şartı gündeme gelir mi?

Zorunlu arabuluculuk; iş, ticaret ve tüketici davalarında karşımıza çıkar. Menfi tespit davası da bir ticaret davasıdır. Bu davanın açılabilmesi için arabuluculuğa gitme şartı kural olarak vardır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği son kararla bu kural değişmiştir. Karar göre; tespit davasının özel bir şekli olan menfi tespit davasının arabuluculuk dava şartına tabii olması ve usulden reddedilmesi hukuka aykırı kabul edilmiştir. Çünkü menfi tespit davasında, yalnızca davacının borçlu olup olmadığı tespit edilir. Ayrıca bu davada verilen hüküm, bir alacağın tahsilini gerektirir nitelikte bir ilam değildir. Halbuki arabuluculuk neticesinde verilen kararlar ilam hükmündedir ve cebri icra yoluna başvurulabilecek niteliktedir.

 

Leave a Reply

Call Now Button