Bonoda Ciro Nedir?
Bono, ticari hayatta alacak ve borç ilişkilerinin güvence altına alınmasında sıkça kullanılan kambiyo senetlerinden biridir. Bononun en önemli özelliklerinden biri, belirli şartlar altında kolayca devredilebilmesidir. İşte bu devir işlemi, kambiyo hukukunda ciro olarak adlandırılır.
Bonoda ciro, bonodan doğan alacak hakkının senet üzerindeki yazılı beyan ve senedin teslimi yoluyla başka bir kişiye devredilmesidir. Başka bir ifadeyle, bono üzerinde hak sahibi olan kişi, bonoyu ciro ederek bu senetten doğan hakkını başka bir kişiye geçirebilir.
Türk Ticaret Kanunu’na göre poliçelerin cirosuna ilişkin hükümler, bononun niteliğine aykırı düşmediği sürece bonolar hakkında da uygulanır. TTK m. 778, poliçelerin cirosuna ilişkin TTK m. 681 ila 690 hükümlerinin bonolar bakımından da geçerli olduğunu düzenlemektedir.
Bu nedenle bonoda ciro, yalnızca bir “devir” işlemi değil; aynı zamanda ciro eden kişi bakımından sorumluluk doğurabilen önemli bir kambiyo işlemidir.
Ciro Nasıl Yapılır?
Bonoda ciro, senedin arka yüzüne veya senede eklenen alonj adı verilen kâğıda yazılır ve ciro eden kişi tarafından imzalanır. Ciro eden kişiye ciranta, bonoyu devralan kişiye ise hamil denir.
Cironun geçerli olabilmesi için kural olarak senet üzerinde veya alonjda yer alması ve ciranta tarafından imzalanması gerekir. Ciroda, bononun kime devredildiği açıkça yazılabileceği gibi yalnızca cirantanın imzası da bulunabilir. Yalnızca imzadan ibaret olan ciroya beyaz ciro denir. TTK m. 683’e göre ciro, senet veya alonj üzerine yazılmalı ve ciranta tarafından imzalanmalıdır; lehine ciro yapılan kişinin gösterilmesi zorunlu değildir.
Örneğin bononun arka yüzüne “Ahmet Yılmaz’a ödeyiniz” yazılıp altına imza atılması tam ciro niteliğindedir. Buna karşılık senedin arkasına sadece imza atılması hâlinde beyaz ciro söz konusu olur.
Cironun Şekil Şartları Nelerdir?
Bonoda ciro sıkı şekil kurallarına bağlıdır. Bu nedenle ciro işlemi yapılırken kullanılan ifadeler, imza, senedin teslimi ve ciro zinciri dikkatle değerlendirilmelidir.
Cironun en önemli şartlarından biri kayıtsız ve şartsız olmasıdır. Ciro, herhangi bir şarta bağlanamaz. Örneğin “borç ödenirse devrediyorum” veya “şu sözleşme gerçekleşirse ciro geçerlidir” gibi kayıtlar kambiyo hukuku bakımından ciroyu şartlı hâle getirir. TTK m. 682’ye göre cironun kayıtsız ve şartsız olması gerekir; cironun bağlı tutulduğu şartlar yazılmamış sayılır. Aynı maddeye göre kısmi ciro ise batıldır.
Bu sebeple bono bedelinin yalnızca bir kısmı için ciro yapılması mümkün değildir. Bono, kambiyo senedi niteliği gereği bütün olarak devredilir. Ancak taraflar arasında ayrıca temel ilişkiye dayalı farklı anlaşmalar yapılması mümkündür; fakat bu anlaşmalar senedin kambiyo hukuku bakımından doğurduğu sonuçları her zaman ortadan kaldırmaz.
Bonoda Ciro Türleri Nelerdir?
Bonoda ciro farklı şekillerde yapılabilir. Uygulamada en sık karşılaşılan ciro türleri şunlardır:
1. Tam Ciro
Tam ciroda, bononun kime devredildiği açıkça belirtilir. Örneğin “Ali Demir’e ödeyiniz” ibaresi yazılıp ciranta tarafından imzalanırsa tam ciro yapılmış olur. Bu durumda senetten doğan haklar, adı yazılı kişiye geçer.
2. Beyaz Ciro
Beyaz ciroda bononun kime devredildiği belirtilmez; çoğu zaman yalnızca cirantanın imzası bulunur. Beyaz ciro, bononun el değiştirmesini pratik hâle getirir. Ancak bu kolaylık, senedin kimlerin elinden geçtiğinin tespiti bakımından bazı riskler doğurabilir.
TTK m. 684’e göre ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle senetten doğan bütün haklar devrolunur; beyaz ciro hâlinde hamil, ciroyu kendi adına doldurabilir, bonoyu yeniden ciro edebilir veya ciroyu doldurmadan senedi başka bir kişiye verebilir.
3. Tahsil Cirosu
Tahsil cirosu, bononun mülkiyetini tamamen devretmekten ziyade tahsil amacıyla yapılır. Bu durumda bonoyu devralan kişi, senet bedelini tahsil etmek üzere hareket eder. Uygulamada bankalara yapılan tahsil ciroları bu kapsamda görülebilir.
4. Rehin Cirosu
Rehin cirosu, bononun bir alacağın teminatı olarak devredilmesidir. Burada amaç bonodan doğan hakkın tamamen devri değil, bir borcun güvence altına alınmasıdır.
Ciro Edilen Bonodan Kim Sorumludur?
Bonoda en çok karıştırılan konulardan biri, ciro edilen bonodan kimin sorumlu olacağıdır. Burada öncelikle şunu belirtmek gerekir: Bonoyu devralan kişi, sırf bonoyu devraldığı için otomatik olarak borçlu hâline gelmez. Bonoyu devralan kişi hamil sıfatını kazanır. Ancak bu kişi bonoyu daha sonra kendisi de ciro ederse, artık ciranta sıfatıyla sonraki hamillere karşı sorumluluk altına girebilir.
Ciro edilen bonoda kural olarak şu kişiler sorumlu olabilir:
Düzenleyen: Bonoyu düzenleyen kişi, bono bedelini ödeme vaadinde bulunan asıl borçludur. TTK m. 779’a göre bonoyu düzenleyen kişi, poliçeyi kabul eden kişi gibi sorumludur.
Cirantalar: Bonoyu ciro eden kişiler, kural olarak kendilerinden sonra gelen hamillere karşı bononun ödenmemesinden sorumludur. TTK m. 685’e göre aksi şart edilmedikçe ciranta, senedin kabul edilmemesinden ve ödenmemesinden sorumludur; bono bakımından özellikle ödenmeme sorumluluğu önem taşır.
Aval verenler: Bono üzerinde aval varsa, aval veren kişi aval verdiği kişiyle aynı düzeyde sorumlu olur.
Yetkisiz imza atanlar: Bir kişi yetkisi olmadığı hâlde başkası adına bono veya ciro imzası atmışsa, kambiyo hukukunda bizzat sorumlu hâle gelebilir. TTK m. 678, yetkisiz temsilci sıfatıyla imza atan kişinin poliçeden dolayı bizzat sorumlu olacağını düzenlemektedir; bu hüküm bonolar bakımından da uygulanır.
Dolayısıyla ciro edilen bonoda sorumluluk yalnızca bonoyu düzenleyen kişiye ait değildir. Bono üzerinde imzası bulunan cirantalar ve aval verenler de şartları varsa hamile karşı sorumlu tutulabilir.
Cirantanın Sorumluluğu Nedir?
Ciranta, bonoyu ciro eden kişidir. Ciranta, bonoyu devretmekle yalnızca alacak hakkını aktarmış olmaz; aynı zamanda kural olarak bononun ödenmemesi hâlinde sorumluluk da üstlenir.
Bu sorumluluk, kambiyo hukukuna özgü bir sorumluluktur. Bononun vadesinde ödenmemesi hâlinde yetkili hamil, şartları oluşmuşsa cirantaya başvurabilir. Hamil, yalnızca düzenleyene gitmek zorunda değildir. Ciro zincirinde yer alan cirantalara, aval verenlere ve düzenleyene başvurabilir.
TTK m. 724’e göre poliçeyi düzenleyen, kabul eden, ciro eden veya aval veren kişiler hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla sorumludur. Hamil, borçlanmadaki sırayla bağlı olmaksızın bu kişilerden birine, birkaçına veya tamamına başvurabilir. Bu hüküm, TTK m. 778 gereği bonolar bakımından da uygulanır.
Bu nedenle bonoyu ciro eden kişi, “Ben borçlu değilim, sadece senedi devrettim” diyerek her zaman sorumluluktan kurtulamaz. Ciro işlemi, kural olarak ciranta bakımından kambiyo sorumluluğu doğurur.
Bonoyu Devralan Kişi Sorumlu Olur Mu?
Bonoyu devralan kişi, yani hamil, sırf senedi elinde bulundurduğu için borçlu olmaz. Hamil, senet bedelini talep etme hakkına sahip kişidir. Ancak hamil bu bonoyu daha sonra başka bir kişiye ciro ederse, o andan itibaren kendisi de ciranta hâline gelir ve sonraki hamillere karşı sorumluluk üstlenebilir.
Örneğin:
Ali, düzenleyen olarak Mehmet lehine bono düzenlemiştir. Mehmet bu bonoyu Ayşe’ye ciro etmiştir. Ayşe de bonoyu Can’a ciro etmiştir. Bu durumda Can yetkili hamil ise bono bedelini Ali’den, Mehmet’ten, Ayşe’den ve varsa aval verenlerden talep edebilir. Ancak Ayşe, bonoyu sadece devralmış ve hiç ciro etmemiş olsaydı, sırf hamil olması sebebiyle ödeme borçlusu olmazdı.
Ciro Zinciri Neden Önemlidir?
Ciro zinciri, bononun kimden kime geçtiğini gösteren hukuki bağlantıdır. Bonoyu elinde bulunduran kişinin yetkili hamil sayılabilmesi için ciroların birbirine bağlı ve düzenli olması gerekir. Son ciro beyaz ciro olsa bile, hamilin hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşılıyorsa kişi yetkili hamil kabul edilir. TTK m. 686 bu hususu açıkça düzenlemektedir.
Ciro zincirinde kopukluk varsa, bonoyu elinde bulunduran kişinin yetkili hamil olup olmadığı tartışmalı hâle gelir. Özellikle kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takiplerde borçlular, alacaklının yetkili hamil olmadığını ileri sürebilir.
Bonoda ilk cironun lehtara ait olması da uygulamada önemlidir. Çünkü lehtar, bonoda kendisine ödeme yapılması gereken ilk hak sahibidir. Lehtarın cirosu olmadan senedin sonraki kişilere geçmesi hâlinde ciro zincirinin düzgün olup olmadığı tartışma konusu olabilir.
Ciranta Sorumluluktan Kurtulabilir Mi?
Cirantanın sorumluluğu kural olmakla birlikte, bazı hâllerde sorumluluk sınırlanabilir veya ortadan kalkabilir.
TTK m. 685/2’ye göre ciranta, senedin tekrar ciro edilmesini yasaklayabilir. Bu durumda senet daha sonra başka kişilere ciro edilirse, ciro yasağı koyan ciranta sonradan senedi devralan kişilere karşı sorumlu olmaz.
Bunun dışında ciranta, bazı kayıtlarla kendi sorumluluğunu sınırlamaya çalışabilir. Ancak kambiyo senetlerinde kullanılan kayıtların hukuki sonuçları son derece dikkatli değerlendirilmelidir. Çünkü bazı kayıtlar geçersiz sayılabilir, bazıları ise yalnızca belirli kişiler arasında hüküm doğurabilir.
Bu nedenle bonoya ciro yapılırken “ciro edilemez”, “sorumluluk olmaksızın”, “bedeli tahsil içindir” gibi ifadelerin kullanılması, somut olayın niteliğine göre farklı sonuçlar doğurabilir.
Ciro Edilen Bono Ödenmezse Ne Olur?
Ciro edilen bono vadesinde ödenmezse, yetkili hamil kambiyo hukukundan doğan başvuru haklarını kullanabilir. Hamil, bonoyu düzenleyene, aval verene ve cirantalara başvurabilir.
Bu durumda hamil, şartları varsa kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatabilir. Kambiyo takibi, genel haciz yoluna göre daha hızlı ve borçlu açısından daha ağır sonuçlar doğurabilen bir takip yoludur. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren sınırlı süreler içinde imzaya, borca veya takibe itiraz edebilir.
Hamilin başvuru hakkı kapsamında yalnızca bono bedeli değil; şartları oluşmuşsa faiz, protesto giderleri, ihbar giderleri ve diğer kanuni giderler de talep edilebilir. TTK m. 725, hamilin başvurma yoluyla senet bedeli, faiz, protesto ve ihbar giderleri ile diğer giderleri isteyebileceğini düzenlemektedir.
Bonoda Ciro ile Alacağın Temliki Arasındaki Fark
Bononun ciro ile devri, alacağın temlikinden farklıdır. Ciro, kambiyo hukukuna özgü bir devir yöntemidir ve senedin tedavül kabiliyetini sağlar. Alacağın temliki ise Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi genel bir alacak devri işlemidir.
Eğer bonoda “emre yazılı değildir” veya aynı anlama gelen bir kayıt varsa, senet ciro yoluyla değil, alacağın temliki hükümlerine göre devredilebilir. TTK m. 681/2’ye göre düzenleyen, senede “emre yazılı değildir” ibaresini veya aynı anlamı ifade eden bir kaydı koymuşsa, senet ancak alacağın temliki yoluyla devrolunabilir.
Bu ayrım önemlidir. Çünkü ciro yoluyla devirde kambiyo senedinin soyutluğu ve tedavül güvenliği ön plandayken, alacağın temlikinde borçlu bazı kişisel def’ileri devralana karşı daha geniş şekilde ileri sürebilir.
Uygulamada Bonoda Ciro Yaparken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Bonoda ciro yapılırken öncelikle senedin kambiyo vasfını taşıyıp taşımadığı incelenmelidir. Bono zorunlu unsurları içermiyorsa, yapılan ciro kambiyo hukukunda beklenen sonucu doğurmayabilir.
İkinci olarak ciro zinciri kontrol edilmelidir. Lehtardan başlayan ve hamile kadar gelen düzenli bir ciro zinciri yoksa, senedi elinde bulunduran kişinin yetkili hamil olup olmadığı tartışılabilir.
Üçüncü olarak bonoya atılan her imzanın ileride sorumluluk doğurabileceği unutulmamalıdır. Özellikle şirket yetkilileri, ortaklar veya ticari ilişki içinde bulunan kişiler, “sadece devrediyorum” düşüncesiyle attıkları imzanın ciranta sorumluluğu doğurabileceğini bilmelidir.
Son olarak bononun tahsil, rehin veya temlik amacıyla mı devredildiği açık şekilde belirlenmelidir. Kullanılan kayıtlar belirsizse, taraflar arasında ileride ciddi hukuki uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir.
Sonuç
Bonoda ciro, senetten doğan hakkın başka bir kişiye devredilmesini sağlayan temel kambiyo hukuku işlemidir. Ancak ciro yalnızca bir devir işlemi değildir; ciro eden kişi bakımından sorumluluk doğurabilen ciddi bir hukuki taahhüttür.
Ciro edilen bonoda düzenleyen, aval verenler ve cirantalar şartları varsa hamile karşı müteselsil sorumlu olabilir. Hamil, borçlular arasında sıraya uymak zorunda olmaksızın bunlardan birine, birkaçına veya tamamına başvurabilir. Buna karşılık bonoyu sadece devralan kişi, senedi ayrıca ciro etmedikçe sırf hamil olması sebebiyle ödeme borçlusu hâline gelmez.
Bu nedenle bono üzerinde ciro işlemi yapılmadan önce senedin şekli, ciro zinciri, imzaların kime ait olduğu, varsa aval kayıtları ve ciroya eklenen özel ifadeler dikkatle incelenmelidir. Aksi hâlde ticari hayatta kolaylık sağlamak amacıyla yapılan bir ciro, ileride ciddi icra takiplerine ve mali sorumluluklara yol açabilir.