Bono Üzerindeki Eksiklikler Senedi Geçersiz Hale Getirir mi?
Bono Nedir?
Bono, düzenleyenin belirli bir bedeli, belirli bir kişiye veya onun emrine ödemeyi kayıtsız ve şartsız olarak taahhüt ettiği kambiyo senedidir. Ticari hayatta “senet” olarak bilinen belge, hukuken çoğu zaman bono niteliğindedir. Ancak her imzalı borç belgesi bono değildir. Bir belgenin bono sayılabilmesi için Türk Ticaret Kanunu’nda aranan zorunlu unsurları taşıması gerekir.
Bononun en önemli özelliği, kambiyo senedi olmasıdır. Bu nedenle bono, alacaklıya genel alacak belgelerine göre daha güçlü ve hızlı takip imkânı sağlar. Özellikle kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılabilmesi, bononun uygulamadaki önemini artırır. Ancak bu güçlü takip imkânından yararlanılabilmesi için senedin şeklen geçerli bir bono olması gerekir.
Bono Üzerindeki Her Eksiklik Senedi Geçersiz Kılar mı?
Bono üzerindeki her eksiklik senedi otomatik olarak geçersiz hâle getirmez. Burada öncelikle eksikliğin ne olduğu belirlenmelidir. Çünkü bazı eksiklikler bononun kambiyo senedi vasfını tamamen ortadan kaldırırken, bazı eksiklikler kanun tarafından tamamlanmış sayılır veya senedin adi yazılı delil niteliğini etkilemeyebilir.
Örneğin vade yazılmamış bir bono, kural olarak geçersiz sayılmaz; kanun gereği “görüldüğünde ödenecek bono” kabul edilir. Ödeme yeri açıkça yazılmamışsa, belirli şartlarda düzenleme yeri ödeme yeri sayılabilir. Buna karşılık düzenleyenin imzası yoksa, lehtar belirtilmemişse veya kayıtsız şartsız ödeme vaadi bulunmuyorsa, belgenin bono vasfından söz etmek çok daha güçtür. Türk Ticaret Kanunu m. 776 bonoda bulunması gereken unsurları saymakta; m. 777 ise bazı eksikliklerin hangi sonuçları doğuracağını özel olarak düzenlemektedir.
Bu nedenle doğru hukuki değerlendirme, “senette eksiklik var mı?” sorusundan ziyade, “eksik olan unsur bononun zorunlu unsurlarından mı, yoksa kanunen tamamlanabilir nitelikte mi?” sorusuna göre yapılmalıdır.
Bonoda Bulunması Gereken Zorunlu Unsurlar Nelerdir?
Türk Ticaret Kanunu’na göre bonoda bulunması gereken temel unsurlar şunlardır:
- Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesi,
- Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi,
- Vade,
- Ödeme yeri,
- Kime veya kimin emrine ödenecekse onun adı,
- Düzenlenme tarihi ve düzenlenme yeri,
- Düzenleyenin imzası.
Bu unsurlar, bononun kambiyo senedi olarak kabul edilmesi bakımından önemlidir. Ancak kanun, bu unsurların tamamının eksikliği için aynı sonucu öngörmemiştir. TTK m. 777’ye göre, bazı istisnalar saklı kalmak üzere, TTK m. 776’da gösterilen unsurlardan birini içermeyen senet bono sayılmaz. Bununla birlikte vade, ödeme yeri ve düzenleme yeri bakımından kanunda özel tamamlama kuralları bulunmaktadır.
Hangi Eksiklikler Bonoyu Geçersiz Hale Getirebilir?
Bononun geçerliliği bakımından bazı unsurlar vazgeçilmez niteliktedir. Bu unsurların eksikliği, senedin kambiyo senedi olarak kabul edilmesini engelleyebilir.
1. “Bono” veya “Emre Yazılı Senet” İbaresinin Bulunmaması
Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” ibaresinin bulunması gerekir. Belge Türkçe dışında başka bir dilde düzenlenmişse, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı kullanılan kelimenin yer alması gerekir.
Bu ibarenin bulunmaması, belgenin bono niteliği bakımından ciddi bir eksikliktir. Ancak bazı durumlarda senedin açıkça emre yazılı ödeme vaadi içerip içermediği ayrıca tartışılabilir. Bununla birlikte klasik anlamda bono vasfı için kanundaki ibarenin bulunması büyük önem taşır.
2. Kayıtsız ve Şartsız Ödeme Vaadinin Bulunmaması
Bono, kayıtsız ve şartsız bir ödeme vaadi içermelidir. Ödeme vaadi herhangi bir şartın gerçekleşmesine bağlanmışsa, senedin bono vasfı tartışmalı hâle gelir.
Örneğin “mal teslim edilirse ödeyeceğim”, “sözleşme tamamlanırsa ödeyeceğim” veya “iş bitiminde geçerli olacaktır” gibi kayıtlar, bononun kayıtsız ve şartsız ödeme vaadi niteliğini zedeleyebilir. Kambiyo senetlerinde temel amaç, senet metninden doğan borcun açık, kesin ve bağımsız şekilde anlaşılmasıdır.
Bu nedenle teminat amacıyla düzenlenen senetlerde kullanılan ifadeler özellikle önemlidir. Senet üzerinde açıkça bir sözleşmeye, teslim şartına veya belirli bir edimin gerçekleşmesine bağlı ödeme kaydı varsa, bu kayıt bononun kambiyo vasfı bakımından sorun doğurabilir.
3. Bedelin Belirli Olmaması
Bonoda ödenecek bedelin belirli olması gerekir. Bedelin rakamla veya yazıyla gösterilmesi mümkündür. Ancak bedelin ne olduğunun senet metninden anlaşılması gerekir.
Bedel belirsizse, örneğin ödeme miktarı sonradan yapılacak hesaba, taraflar arasındaki cari hesaba veya başka bir sözleşmeye bırakılmışsa, belge bono olarak değerlendirilemeyebilir. Çünkü bono, senet metni üzerinden doğrudan takip yapılabilen bir kambiyo senedidir. Alacak miktarı senet dışı inceleme ile belirlenmek zorunda kalıyorsa, bu durum kambiyo senedinin belirlilik niteliğiyle bağdaşmayabilir.
4. Lehtarın Belirtilmemesi
Bonoda kime veya kimin emrine ödeme yapılacağı belirtilmelidir. Lehtar, senet bedelini talep etme hakkına sahip olan kişidir. Lehtarın hiç gösterilmemesi, senedin bono vasfı bakımından önemli bir eksikliktir.
Bu noktada lehtarın açıkça gerçek kişi veya tüzel kişi olarak belirlenebilir olması gerekir. Unvan hataları, yazım yanlışları veya ticaret unvanındaki küçük eksiklikler her zaman senedi geçersiz kılmaz; önemli olan lehtarın kim olduğunun tereddütsüz belirlenebilmesidir. Ancak lehtar hiç yazılmamışsa veya kim olduğu anlaşılamıyorsa, kambiyo senedi vasfı ciddi biçimde tartışılır.
5. Düzenleyenin İmzasının Bulunmaması
Bonoda düzenleyenin imzası en temel unsurlardan biridir. İmza yoksa, düzenleyenin kambiyo borcu altına girdiğinden söz edilemez.
İmzanın borç altına girme iradesini gösterecek şekilde atılmış olması gerekir. Şirketler bakımından ise imzanın şirketi temsile yetkili kişi tarafından ve şirket adına atılıp atılmadığı ayrıca incelenmelidir. Yetkisiz imza, sahte imza veya şirket kaşesi-imza ilişkisi uygulamada sık uyuşmazlık doğuran konulardandır.
6. Düzenleme Tarihinin Bulunmaması
Düzenleme tarihi, bononun zorunlu unsurlarındandır. Düzenleme tarihi bulunmayan bir belgenin bono vasfı kural olarak kabul edilmez. Çünkü düzenleme tarihi, ehliyet, zamanaşımı, vade hesaplaması ve senedin tedavül tarihi gibi birçok hukuki konu bakımından önem taşır.
Düzenleme tarihinin gerçeğe aykırı yazıldığı iddiası ise ayrı bir ispat meselesidir. Ancak senet metninde düzenleme tarihinin hiç bulunmaması, şekli anlamda ciddi bir eksikliktir.
Hangi Eksiklikler Bonoyu Kendiliğinden Geçersiz Kılmaz?
Bazı eksiklikler, kanun tarafından tamamlanabilir nitelikte kabul edilmiştir. Bu hâllerde senet sırf bu eksiklik nedeniyle bono vasfını kaybetmeyebilir.
Vadenin Yazılmamış Olması
Vade bonoda bulunması gereken unsurlar arasında sayılmıştır. Ancak TTK m. 777 özel bir düzenleme getirerek, vadesi gösterilmemiş bononun görüldüğünde ödenmesi şart olan bono sayılacağını kabul etmiştir. Bu nedenle vade eksikliği, tek başına bonoyu geçersiz hâle getirmez.
Örneğin bir senette düzenleme tarihi, lehtar, bedel, ödeme vaadi ve düzenleyenin imzası bulunmakla birlikte vade kısmı boş bırakılmışsa, bu senet sırf vade bulunmadığı için geçersiz sayılmaz. Böyle bir durumda bono, görüldüğünde ödenecek bono olarak değerlendirilebilir.
Ödeme Yerinin Yazılmamış Olması
Ödeme yeri de bonoda yer alması gereken unsurlardandır. Ancak ödeme yerinin açıkça yazılmaması her zaman bonoyu geçersiz kılmaz. Kanuna göre açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılır.
Bu nedenle bonoda ödeme yeri boş bırakılmışsa, öncelikle senedin düzenleme yerine bakılır. Düzenleme yeri varsa, ödeme yeri eksikliği kanunen tamamlanabilir.
Düzenleme Yerinin Açıkça Yazılmamış Olması
Düzenleme yeri de bonoda bulunması gereken unsurlardandır. Ancak kanun bu konuda da tamamlayıcı bir kural getirmiştir. Düzenlendiği yer gösterilmeyen bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır.
Örneğin düzenleme yeri kısmı boş olmakla birlikte, düzenleyenin adının yanında “İstanbul” yazılıysa, bu yer düzenleme yeri olarak kabul edilebilir. Ancak senet üzerinde düzenleme yerini belirlemeye yarayan hiçbir kayıt yoksa, senedin bono vasfı tartışmalı hâle gelir.
Açık Bono Nedir? Sonradan Doldurulan Bono Geçerli midir?
Uygulamada en çok karşılaşılan sorunlardan biri, açık bono veya boş senet meselesidir. Açık bono, bazı bölümleri boş bırakılarak imzalanan ve sonradan doldurulan bonodur.
Türk Ticaret Kanunu’nda açık poliçeye ilişkin hükümlerin bonolara da uygulanacağı kabul edilmiştir. TTK m. 778/2-f, açık poliçeye dair TTK m. 680 hükmünün bonolar hakkında da uygulanacağını düzenlemektedir. Bu nedenle açık bono düzenlenmesi kural olarak tamamen yasak değildir.
Ancak açık bononun sonradan doldurulması, taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olmalıdır. Borçlu, senedin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğunu iddia ediyorsa, bu iddiasını hukuken ispat etmek zorundadır. Özellikle bedelin farklı yazıldığı, vadenin anlaşmaya aykırı belirlendiği veya senedin teminat amacı dışında kullanıldığı iddiaları uygulamada sıkça gündeme gelir.
Burada önemli ayrım şudur: Açık bono sonradan doldurulmuş olabilir; bu tek başına senedi geçersiz hâle getirmez. Ancak senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ispatlanırsa, borçlu bakımından ciddi savunma imkânları doğabilir.
Bonoda Rakam ve Yazı ile Bedel Farklıysa Ne Olur?
Bonoda bedel hem rakamla hem yazıyla gösterilebilir. Uygulamada bazen rakamla yazılan bedel ile yazıyla yazılan bedel arasında farklılık olabilir. Bu durum, senedin tamamen geçersiz olduğu anlamına gelmeyebilir; ancak hangi bedelin esas alınacağı konusunda kambiyo hukuku hükümleri devreye girer.
Genel kabul, senet metninde bedel hem yazı hem rakamla gösterilmiş ve aralarında fark varsa yazıyla gösterilen bedelin esas alınacağı yönündedir. Bedel birkaç kez yazılmış ve aralarında farklılık varsa, en düşük bedel üzerinden değerlendirme yapılması gündeme gelebilir. Bu tür durumlarda senet metninin tamamı, düzenleme biçimi ve tarafların iddiaları birlikte incelenmelidir.
Teminat Senedi Bonoyu Geçersiz Hale Getirir mi?
Bir bononun teminat amacıyla verilmiş olması, tek başına onu geçersiz hâle getirmez. Ancak senet metninde ödeme vaadini şarta bağlayan, hangi borcun teminatı olduğunu açıkça gösteren veya alacağın varlığını başka bir sözleşmenin ifasına bağlayan kayıtlar varsa, bu durum bononun kambiyo senedi vasfını etkileyebilir.
Örneğin senedin üzerinde yalnızca “teminat içindir” yazılması ile “şu sözleşme kapsamındaki iş eksiksiz tamamlanırsa ödenecektir” şeklinde kayıt bulunması aynı hukuki sonucu doğurmayabilir. İlk durumda senedin kambiyo vasfı somut olayın özelliklerine göre korunabilirken, ikinci durumda ödeme vaadinin şarta bağlandığı ileri sürülebilir.
Bu nedenle teminat amacıyla bono düzenlenirken ayrıca teminat sözleşmesi yapılması, hangi borcun teminat altına alındığının açıkça belirlenmesi ve bononun hangi şartlarda iade edileceğinin yazılı olarak düzenlenmesi önemlidir.
Eksik Bono ile Kambiyo Takibi Yapılabilir mi?
Bir senet bono vasfını taşımıyorsa, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz. Kambiyo takibi, alacaklıya hızlı ve güçlü bir takip imkânı sağladığı için ancak kanunun aradığı nitelikteki kambiyo senetlerine dayanılarak başlatılabilir.
İcra mahkemesi, süresinde yapılan şikayet veya itiraz üzerine, takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfını taşıyıp taşımadığını ve alacaklının kambiyo hukukuna göre takip hakkına sahip olup olmadığını değerlendirebilir. İİK m. 170/a kapsamında icra mahkemesinin, senedin kambiyo vasfını taşımadığı veya alacaklının kambiyo takibi hakkı bulunmadığı hâllerde takibi iptal edebileceği düzenlenmektedir.
Bu nedenle borçluya kambiyo ödeme emri tebliğ edildiğinde, senet üzerindeki eksikliklerin hızlı biçimde incelenmesi gerekir. Çünkü kambiyo takibinde itiraz ve şikayet süreleri oldukça kısadır.
Bono Geçersizse Borç Tamamen Ortadan Kalkar mı?
Bir belgenin bono vasfını taşımaması, her zaman borcun tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Bu ayrım uygulamada çok önemlidir.
Senet kambiyo senedi niteliğinde değilse, alacaklı kambiyo senetlerine özgü takip yolundan yararlanamayabilir. Ancak belge, şartları varsa adi yazılı delil, borç ikrarı veya temel borç ilişkisini gösteren bir belge olarak değerlendirilebilir. Bu durumda alacaklı genel haciz yolu ile takip yapabilir veya genel mahkemelerde alacak davası açabilir.
Dolayısıyla “bono geçersizdir” savunması, her zaman “hiç borç yoktur” anlamına gelmez. Borcun varlığı, taraflar arasındaki temel ilişkiye, ödeme belgelerine, sözleşmelere, teslim evrakına, cari hesap kayıtlarına ve diğer delillere göre ayrıca değerlendirilir.
Uygulamada En Sık Görülen Bono Eksiklikleri
Uygulamada bono uyuşmazlıklarında en sık şu eksiklik ve hatalarla karşılaşılır:
- Düzenleme tarihinin hiç yazılmaması,
- Lehtar adının eksik veya belirsiz olması,
- Bedelin rakam ve yazı ile farklı gösterilmesi,
- Düzenleyenin imzasının bulunmaması veya imzanın inkâr edilmesi,
- Şirket adına atılan imzada temsil yetkisinin tartışmalı olması,
- Senedin teminat amacıyla verildiğinin iddia edilmesi,
- Vade kısmının boş bırakılması,
- Ödeme yeri ve düzenleme yeri bilgilerinin eksik yazılması,
- Açık bononun anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğunun ileri sürülmesi,
- Senet metninde ödeme vaadini şarta bağlayan ifadelerin bulunması.
Bu eksikliklerin her biri aynı hukuki sonucu doğurmaz. Bazı eksiklikler kanunen tamamlanabilirken, bazıları senedin kambiyo vasfını tamamen ortadan kaldırabilir.
Bono Düzenlerken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Bono düzenlenirken öncelikle senedin zorunlu unsurları eksiksiz şekilde yazılmalıdır. Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” ibaresi bulunmalı; bedel açık ve belirli olmalı; ödeme vaadi kayıtsız ve şartsız olmalı; lehtar, düzenleme tarihi, düzenleme yeri, ödeme yeri ve imza dikkatle kontrol edilmelidir.
Şirketler bakımından ayrıca temsil yetkisi incelenmelidir. Şirket kaşesi tek başına yeterli görülmemeli, imza atan kişinin şirketi borç altına sokmaya yetkili olup olmadığı ticaret sicil kayıtları ve imza sirküleri üzerinden kontrol edilmelidir.
Açık bono düzenlenmesi gerekiyorsa, boş bırakılan alanların nasıl doldurulacağı yazılı bir anlaşmayla belirlenmelidir. Aksi hâlde sonradan bedel, vade veya lehtar konusunda ciddi uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir.
Sonuç
Bono üzerindeki eksiklikler her zaman senedi geçersiz hâle getirmez. Ancak eksikliğin niteliği, senedin bono vasfı bakımından belirleyicidir. Vadenin yazılmamış olması, ödeme yerinin açıkça gösterilmemesi veya düzenleme yerinin belirli şartlarda senet metninden anlaşılabilmesi gibi durumlarda kanun tamamlayıcı hükümler öngörmüştür. Buna karşılık düzenleyenin imzasının bulunmaması, lehtarın belirsiz olması, bedelin belirli olmaması, düzenleme tarihinin eksikliği veya kayıtsız şartsız ödeme vaadinin bulunmaması gibi eksiklikler bononun kambiyo senedi niteliğini ciddi şekilde etkileyebilir.
Bu nedenle bono düzenlenirken veya bonoya dayalı icra takibiyle karşılaşıldığında senet üzerindeki her unsur ayrı ayrı incelenmelidir. Çünkü küçük gibi görünen bir eksiklik, alacaklı açısından kambiyo takibi imkânının kaybedilmesine; borçlu açısından ise haksız veya hatalı bir takibe karşı güçlü bir savunma imkânı doğmasına neden olabilir.