Apostilsiz Boşanma Kararı Türkiye’de Tanınabilir mi? Apostil, Konsolosluk Tasdiki ve Tanıma Davası Rehberi
Yurt dışında boşanan kişilerin Türkiye’de yabancı boşanma kararını kullanmak istediklerinde karşılaştıkları en önemli belge sorunlarından biri apostil eksikliğidir.
Uygulamada sıklıkla şu sorular sorulmaktadır:
Apostil olmadan yabancı boşanma kararı Türkiye’de tanınabilir mi?
Apostilsiz boşanma kararıyla tanıma davası açılabilir mi?
Kararın verildiği ülke apostil vermiyorsa ne yapılır?
Konsolosluk tasdiki apostil yerine geçer mi?
Dava açıldıktan sonra apostil tamamlanabilir mi?
Bu soruların cevabı bütün ülkeler için aynı değildir.
En önemli kural şudur:
Apostil, yabancı boşanma kararının tanınmasının maddi şartlarından biri olmaktan ziyade, yabancı resmî belgenin gerçekliğinin ve resmî niteliğinin Türkiye’de ispatlanmasını sağlayan yöntemlerden biridir.
Dolayısıyla:
“Apostil yoksa yabancı boşanma kararı hiçbir şekilde Türkiye’de tanınamaz.”
şeklindeki mutlak yaklaşım doğru değildir.
Kararın verildiği ülkenin 1961 tarihli Lahey Apostil Sözleşmesi’ne taraf olup olmadığı, Türkiye ile ilgili ülke arasında başka bir uluslararası anlaşma bulunup bulunmadığı ve belgenin başka bir yöntemle usulüne uygun şekilde tasdik edilip edilmediği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.224’e göre yabancı devlet makamlarınca düzenlenen resmî belgelerin Türkiye’de resmî belge niteliği taşıması, kural olarak belgenin verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk konsolosluk makamı tarafından onaylanmasına bağlıdır. Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerdeki özel hükümler ise saklıdır. (Mağdur Hizmetleri Dairesi)
Bu nedenle asıl soru:
“Apostil var mı?”
değil,
“Yabancı boşanma kararının resmî niteliği Türkiye’de usulüne uygun şekilde doğrulanmış mı?”
olmalıdır.
Apostil Nedir?
Apostil, yabancı bir resmî belgenin başka bir ülkede kullanılabilmesini kolaylaştıran uluslararası bir tasdik sistemidir.
5 Ekim 1961 tarihli Yabancı Resmî Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi, klasik diplomatik veya konsolosluk legalizasyonu yerine daha basit bir doğrulama yöntemi öngörmektedir.
Sözleşme yabancı mahkeme ve yargı makamlarından çıkan belgeleri de kapsamaktadır. Apostil; belgedeki imzanın doğruluğunu, belgeyi imzalayan kişinin sıfatını ve gerektiğinde mühür veya damganın gerçekliğini doğrular. (HCCH)
Dolayısıyla bir boşanma kararında apostil bulunması:
“Mahkeme boşanma konusunda doğru karar vermiştir.”
anlamına gelmez.
Apostil kararın esasını değil, belgenin kaynağını ve resmî niteliğini doğrular.
Türkiye Apostil Sözleşmesi’ne Taraf mı?
Evet.
Türkiye 1961 tarihli Lahey Apostil Sözleşmesi’ne taraftır. HCCH’nin 30 Haziran 2026 itibarıyla güncel statü tablosunda Sözleşmenin 130 tarafı bulunmaktadır. Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, İsviçre, ABD, Kanada, İtalya ve çok sayıda ülke Sözleşmenin tarafları arasındadır. (HCCH)
Ancak her ülke için yalnızca:
“Apostil Sözleşmesi’ne taraf mı?”
sorusunu sormak yeterli değildir.
İki ülke arasında apostili dahi ortadan kaldıran başka bir uluslararası anlaşma bulunabilir.
Nitekim Apostil Sözleşmesi m.3, ülkeler arasındaki başka bir anlaşma veya uygulanabilir hukuk apostil formalitesini ortadan kaldırmış ya da basitleştirmişse apostilin ayrıca aranamayacağını düzenlemektedir. (HCCH)
Apostilsiz Yabancı Boşanma Kararı Türkiye’de Tanınabilir mi?
Evet, bazı durumlarda tanınabilir.
Ancak burada üç farklı senaryoyu birbirinden ayırmak gerekir.
1. Kararın verildiği ülke Apostil Sözleşmesi’ne tarafsa
Kararın verildiği ülke ile Türkiye arasında Apostil Sözleşmesi uygulanıyorsa ve belgeyi apostilden muaf tutan başka bir düzenleme yoksa yabancı mahkeme kararının resmî niteliğinin doğrulanması bakımından kural olarak apostil aranır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.03.2016 tarihli, 2016/2957 E., 2016/4699 K. sayılı kararında, Apostil Sözleşmesi’nin uygulandığı bir yabancı boşanma kararında apostil bulunmaması eksiklik olarak değerlendirilmiştir.
Ancak Yargıtay doğrudan davanın reddedilmesi gerektiğini söylememiş; davacıya apostilli kararı sunması için uygun süre verilmesi ve eksikliğin tamamlanmasından sonra esasın incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. (İctihatlar)
Bu nedenle apostilin dava dilekçesiyle birlikte sunulmamış olması ile kararın hiçbir zaman tanınamayacak olması aynı şey değildir.
2. Kararın verildiği ülke Apostil Sözleşmesi’ne taraf değilse
Bu durumda o ülkenin boşanma kararından:
“Apostil getir.”
denilmesi hukuken mümkün olmayabilir.
Çünkü apostil yalnızca Sözleşmenin uygulanabildiği devletler arasında kullanılan bir mekanizmadır.
Böyle bir durumda yabancı kararın resmî niteliği HMK m.224 çerçevesinde konsolosluk tasdiki veya ilgili ülkenin yetkili makamlarından oluşan legalizasyon zinciriyle doğrulanabilir. (Mağdur Hizmetleri Dairesi)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.03.2016 tarihli, 2016/1467 E., 2016/4701 K. sayılı kararında da Apostil Sözleşmesi’ne taraf olmayan bir ülkede verilmiş boşanma kararı bakımından apostil istenemeyeceği kabul edilmiştir.
Yargıtay buna karşılık yabancı mahkeme kararının usulüne uygun biçimde onaylanmış aslı veya kararı veren mahkemece onaylanmış örneğinin sunulması gerektiğini belirtmiştir. Sıradan fotokopi yeterli kabul edilmemiştir. (Avukat Sitesi)
Bu karar apostil konusunda son derece önemli bir ayrımı ortaya koymaktadır:
Apostilin bulunmaması ile belgenin hiçbir şekilde tasdik edilmemiş olması aynı şey değildir.
3. Türkiye ile yabancı devlet arasında apostili ortadan kaldıran özel anlaşma varsa
Üçüncü ihtimalde, kararın verildiği ülke Apostil Sözleşmesi’ne taraf olsa dahi Türkiye ile o devlet arasındaki özel anlaşma bazı resmî belgeleri ayrıca tasdikten muaf tutabilir.
Apostil Sözleşmesi m.3 de böyle daha kolay bir sistemin uygulanmasına izin vermektedir. (HCCH)
Örneğin Türkiye ile Gürcistan arasındaki hukukî, ticarî ve cezaî konularda adli yardımlaşma anlaşmasında, taraf devletlerden birinde yetkili makamlarca düzenlenmiş veya onaylanmış ve resmî mühür taşıyan belgelerin diğer ülkede hukuken geçerli olabilmesi için başkaca bir işleme gerek olmadığı yönünde hüküm bulunmaktadır. (Dışişleri ve AB Genel Müdürlüğü)
Dolayısıyla her yabancı boşanma dosyasında otomatik olarak apostil talep edilmeden önce ülkeye özgü milletlerarası anlaşmaların da kontrol edilmesi gerekir.
MÖHUK’ta Apostil Açıkça Tanıma Şartı Olarak Yazıyor mu?
Hayır.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un tanıma ve tenfize ilişkin temel hükümlerinde:
“Yabancı karar mutlaka apostilli olmalıdır.”
şeklinde bağımsız bir maddi tanıma şartı bulunmamaktadır.
MÖHUK m.53, tenfiz başvurusunda yabancı mahkeme kararının:
o ülke makamlarınca usulüne uygun şekilde onaylanmış aslı veya kararı veren yargı organınca onaylanmış örneği ile onaylanmış tercümesinin
ve ayrıca kararın kesinleştiğini gösteren onaylanmış belge ile tercümesinin sunulmasını öngörmektedir. Tanımada da MÖHUK m.58 üzerinden bu belge sistemi önem taşımaktadır. (Resmi Gazete)
Apostil ise özellikle HMK m.224 ve 1961 Lahey Sözleşmesi çerçevesinde yabancı resmî belgenin onaylanması yöntemlerinden biridir. (Mağdur Hizmetleri Dairesi)
Bu nedenle teknik olarak doğru ifade:
“Tanımanın şartı apostil değil, yabancı kararın Türkiye’de resmî belge niteliğinin usulüne uygun şekilde doğrulanmasıdır.”
şeklindedir.
Ancak Apostil Sözleşmesi’nin uygulandığı ve başka bir muafiyet bulunmadığı ülkelerde bu doğrulamanın olağan yöntemi apostildir.
Apostilsiz Kararla Tanıma Davası Açılabilir mi?
Pratik olarak dava dilekçesi verilebilir.
Ancak:
“Dava açılabilir mi?”
ile
“Mahkeme bu belgeyle tanıma kararı verebilir mi?”
soruları birbirinden ayrılmalıdır.
Apostilin gerekli olduğu bir dosyada karar apostilsiz sunulmuşsa mahkeme yabancı kararın usulüne uygun şekilde doğrulanmış örneğinin sunulmasını isteyebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/2957 E., 2016/4699 K. sayılı kararında da eksik apostil nedeniyle doğrudan esas hakkında sonuç oluşturmak yerine davacıya eksikliği tamamlaması için uygun süre verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. (İctihatlar)
Dolayısıyla apostil eksikliği çoğu durumda dava açılmadan önce giderilmesi gereken önemli bir belge eksikliğidir, fakat her durumda geri dönülemez bir tanıma engeli değildir.
Dava Açıldıktan Sonra Apostil Alınabilir mi?
Evet, somut dosyanın durumuna göre apostil daha sonra temin edilerek mahkemeye sunulabilir.
Yargıtay’ın apostil eksikliğine ilişkin yaklaşımında da mahkemenin davacıya bu eksikliği gidermesi için uygun süre vermesi gerektiği görülmektedir. (İctihatlar)
Örneğin kişi Almanya’dan yalnızca boşanma kararının certified veya mahkeme onaylı örneğini getirmiş fakat apostil yaptırmamış olabilir.
Dava sırasında eksiklik tespit edildiğinde ilgili Alman makamından apostil alınarak mahkemeye sunulması mümkün olabilir.
Ancak bu işlem;
- davayı uzatabilir,
- yabancı ülkeyle tekrar yazışma yapılmasını gerektirebilir,
- tercümenin yeniden hazırlanmasına neden olabilir.
Bu nedenle mümkünse tanıma davası belgeler tamamlandıktan sonra açılmalıdır.
Apostil Eksikliği Nedeniyle Dava Hemen Reddedilir mi?
Her durumda doğrudan ret doğru olmayabilir.
Yargıtay’ın apostil eksikliğine ilişkin kararlarında, eksikliğin giderilebilir olduğu durumlarda davacıya belgeyi tamamlaması için süre verilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İctihatlar)
Buna karşılık mahkeme tarafından verilen süre içerisinde;
- apostilli karar,
- onaylı karar aslı,
- kesinleşme belgesi
gibi zorunlu belgeler sunulmazsa tanıma talebinin usul yönünden sorun yaşaması mümkündür.
Nitekim Yargıtay’ın 2024 tarihli bir kararına konu dosyada, davacıya yabancı kararın onaylı aslı, kesinleşme şerhi ve gerekli belgeleri sunması için kesin süre verilmiş; belgeler tamamlanmadığı için ilk derece mahkemesi davayı usulden reddetmiştir. (Consulto Hukuk)
Bu nedenle apostil konusu dava başladıktan sonra:
“Nasıl olsa mahkeme kendisi halleder.”
şeklinde bırakılmamalıdır.
Sadece Yeminli Tercüme Yeterli midir?
Hayır.
Yabancı mahkeme kararının Türkçeye çevrilmiş olması, yabancı belgenin resmîliğini tek başına ispatlamaz.
Burada iki ayrı işlem vardır:
Belgenin tasdiki → belgenin gerçekten ilgili yabancı makamdan çıktığını doğrular.
Tercüme → belgenin içeriğini Türk makamları için anlaşılır hâle getirir.
Örneğin yabancı boşanma kararının yeminli tercüman tarafından Türkçeye çevrilmiş olması, kararın yabancı mahkeme tarafından gerçekten verildiğini tek başına kanıtlamaz.
HMK m.223 yabancı dildeki belgeye dayanan tarafın tercümeyi sunmasını; HMK m.224 ise yabancı resmî belgelerin Türkiye’de resmî belge niteliğini taşıması için gerekli onay sistemini düzenlemektedir. (Mağdur Hizmetleri Dairesi)
Bu nedenle:
tercüme ≠ apostil
ve
tercüme ≠ legalizasyon
şeklinde düşünülmelidir.
Fotokopi Boşanma Kararıyla Tanıma Davası Açılabilir mi?
Yalnızca sıradan fotokopiyle yabancı mahkeme kararının tanınması ciddi sorun yaratır.
MÖHUK m.53 bakımından yabancı mahkeme kararının:
usulüne uygun onaylanmış aslı
veya
kararı veren yargı makamınca onaylanmış örneği
aranmaktadır. (Resmi Gazete)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/1467 E., 2016/4701 K. sayılı kararında da apostil uygulanmayan bir ülke açısından dahi sıradan fotokopinin yeterli olmadığı açıkça kabul edilmiştir. Mahkemenin davacıya usulüne uygun onaylanmış karar örneğini getirmesi için süre vermesi gerektiği belirtilmiştir. (Avukat Sitesi)
Dolayısıyla sorun yalnızca apostil değildir.
Belgenin:
orijinal, certified, resmî onaylı veya mahkemece doğrulanmış örnek
niteliğinde bulunması da önemlidir.
Kesinleşme Belgesine de Apostil Gerekir mi?
Yabancı boşanma kararının üzerinde kararın kesinleştiği açıkça gösterilmiyorsa ayrıca kesinleşme belgesi alınması gerekebilir.
MÖHUK m.53, yabancı kararın kesinleştiğini gösteren ve ilgili ülke makamlarınca usulüne uygun onaylanmış yazı veya belge ile bunun onaylanmış tercümesini istemektedir. (Resmi Gazete)
Apostil Sözleşmesi’nin uygulandığı bir ülkede bu ayrı kesinleşme belgesinin de Türkiye’de resmî belge niteliğinin doğrulanması gerekebilir.
Bu nedenle yalnızca boşanma kararına apostil yaptırıp;
“Kesinleşme belgesi apostilsiz kalsın.”
şeklinde hareket etmek her dosyada yeterli değildir.
Dosyada iki ayrı yabancı resmî belge varsa her birinin tasdik durumu ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
Apostil Kararın Kesinleştiğini Gösterir mi?
Hayır.
Bu iki kavram da sıklıkla karıştırılmaktadır.
Apostil:
belgenin resmî kaynağını doğrular.
Kesinleşme belgesi ise:
mahkeme kararının artık ilgili yabancı hukuk bakımından kesinleştiğini gösterir.
Örneğin bir boşanma kararının üzerinde mükemmel şekilde düzenlenmiş apostil bulunabilir ancak karar henüz kanun yolu süresi dolmadığı için kesinleşmemiş olabilir.
Böyle bir kararın sırf apostilli olması, Türkiye’de tanınması için yeterli değildir.
Tanıma bakımından kararın kesinleşmiş olması ayrıca gereklidir. (Resmi Gazete)
Apostil Olmasına Rağmen Tanıma Davası Reddedilebilir mi?
Evet.
Apostil tanıma garantisi değildir.
Apostil yalnızca belgenin resmî niteliğiyle ilgilidir.
Yabancı boşanma kararının Türkiye’de tanınmasında ayrıca MÖHUK kapsamındaki şartlar değerlendirilir.
Örneğin yabancı karar;
- kesinleşmemiş olabilir,
- Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine ilişkin sorun taşıyabilir,
- Türk kamu düzenine açıkça aykırı olabilir,
- yabancı yargılamada karşı tarafın savunma hakkını ihlal etmiş olabilir.
Dolayısıyla:
Apostilli karar = mutlaka tanınacak karar
değildir.
Apostil yalnızca tanıma dosyasındaki belgenin gerçekliği ve resmîliği sorununu çözer.
Konsolosluk Tasdiki Apostil Yerine Kullanılabilir mi?
Bazı durumlarda evet.
HMK m.224, yabancı resmî belgenin Türkiye’de bu niteliği taşımasını;
belgeyi veren devletin yetkili makamının
veya
ilgili Türk konsolosluk makamının
onayına bağlamaktadır. Milletlerarası sözleşmelerdeki özel hükümler ayrıca saklıdır. (Mağdur Hizmetleri Dairesi)
Bu nedenle Apostil Sözleşmesi’nin uygulanmadığı bir ülkede belgeye apostil aranması yerine konsolosluk legalizasyonu/tasdiki sistemi kullanılabilir.
Ancak tasdik zinciri ülkeye göre farklılaşabilir.
Bazı dosyalarda yabancı ülkenin;
mahkeme,
Dışişleri Bakanlığı,
Türk Büyükelçiliği veya Başkonsolosluğu
gibi makamlarından oluşan bir onay zinciri gerekebilir.
Bu nedenle apostil uygulanmayan ülkelerde belge hazırlığı mutlaka ülke özelinde yapılmalıdır.
Apostilsiz Boşanma Kararı Nüfusa Doğrudan Tescil Edilebilir mi?
Yabancı boşanma kararının mahkemede tanınması ile 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A kapsamında doğrudan nüfus kütüğüne tescili birbirinden ayrılmalıdır.
Nüfus tesciline ilişkin Yönetmelik, başvuruda usulüne göre onaylanmış yabancı kararın aslını, gerekli Türkçe tercümeleri ve karar üzerinde kesinleşme şerhi bulunmuyorsa ayrıca onaylanmış kesinleşme belgesini aramaktadır.
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün güncel hizmet standartlarında apostil bulunmayan yabancı belgeler için de alternatif tasdik sistemi gösterilmektedir. Örneğin Çanakkale İl Nüfus Müdürlüğü hizmet standardında, apostilsiz yabancı belgenin ilgili yabancı ülkenin Türkiye’deki konsolosluğu tarafından tasdik edilmesi ve sonrasında gerekli Türk makamı tasdikleri ile Türkçe tercümesinin hazırlanması yoluna yer verilmektedir. (Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü)
Dolayısıyla idari tescilde de:
“Apostil yoksa hiçbir yol yok.”
sonucu doğru değildir.
Ancak belgenin yine de usulüne uygun biçimde tasdik edilmiş resmî belge hâline getirilmesi gerekir.
Apostilsiz Kararla Konsoloslukta Boşanma Tescili Yapılır mı?
Başvuru yapılacak ülke ve Türk dış temsilciliğinin güncel belge uygulamasına göre değerlendirme yapılmalıdır.
Apostil Sözleşmesi’nin uygulandığı bir ülkede kararın gerekli apostil işlemi yapılmadan konsolosluğa götürülmesi çoğu durumda belge eksikliğine neden olabilir.
Buna karşılık Apostil Sözleşmesi’nin uygulanmadığı ülkelerde zaten apostil mekanizması bulunmayabilir. Bu durumda konsolosluk tarafından kabul edilen legalizasyon/tasdik zinciri izlenir.
Ayrıca bazı ülkelerle mevcut uluslararası anlaşmalar, resmî belgeleri apostil veya başka tasdiklerden muaf tutabilir.
Bu nedenle konsolosluk başvurusu öncesinde ilgili temsilciliğin güncel belge listesi mutlaka kontrol edilmelidir.
E-Apostil Geçerli midir?
Bazı ülkeler apostili artık elektronik ortamda düzenlemektedir.
Bu nedenle:
“Belgenin arkasında fiziksel apostil kaşesi yok, demek ki apostilsiz.”
sonucuna her zaman varılmamalıdır.
Elektronik apostil veya doğrulanabilir dijital apostil sistemleri ülkeden ülkeye değişmektedir.
Örneğin bazı ülkelerde apostil;
QR kod,
doğrulama numarası,
elektronik sertifika
üzerinden kontrol edilebilir.
Bu nedenle özellikle son yıllarda düzenlenmiş yabancı mahkeme belgelerinde fiziksel kaşe aramak yerine ilgili ülkenin resmî e-apostil doğrulama sistemi bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Apostil Hangi Makamdan Alınır?
Apostili Türk makamı değil, kural olarak belgenin düzenlendiği ülkenin yetkili apostil makamı verir.
Apostil Sözleşmesi m.3 de apostil belgesinin, belgenin kaynaklandığı devletin yetkili makamınca düzenlenmesini öngörmektedir. (HCCH)
Yetkili makam ülkeden ülkeye değişebilir.
Örneğin bazı ülkelerde;
- mahkeme,
- Adalet Bakanlığı,
- Dışişleri Bakanlığı,
- eyalet makamı,
- noterlik sistemi,
- bölgesel idari makam
apostil vermeye yetkili olabilir.
Bu nedenle:
“Apostili konsolosluk verir.”
şeklindeki genel ifade doğru değildir.
Konsolosluk farklı bir tasdik/legalizasyon fonksiyonuna sahip olabilir; apostil ise ilgili yabancı devletin Sözleşme kapsamında yetkilendirdiği makamdan alınır.
Yabancı Boşanma Kararı İçin Hangi Belgeler Hazırlanmalıdır?
Tanıma davasından önce dosyanın en az şu başlıklarda kontrol edilmesi yararlı olur:
- Yabancı mahkemenin boşanma kararının resmî aslı veya onaylı örneği,
- Kararın kesinleşme şerhi,
- Kesinleşme kararda yoksa ayrı kesinleşme belgesi,
- Apostil Sözleşmesi uygulanıyorsa gerekli apostil,
- Apostil uygulanmıyorsa gerekli konsolosluk/legalizasyon tasdikleri,
- Türkçe tercüme,
- Tercümenin gerekli noter veya konsolosluk tasdikleri,
- Tarafların kimlik ve adres bilgileri,
- Avukat aracılığıyla dava açılacaksa uygun vekâletname.
Kararın yalnızca fotoğrafı veya e-posta eki üzerinden hukuki işlem planlanmamalıdır.
Öncelikle belgenin hangi makam tarafından, hangi formatta ve hangi tasdiklerle düzenlendiği incelenmelidir.
Apostil Eksikliğinde En Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada en sık karşılaşılan ilk hata, her ülkeye apostil sistemi uygulanabileceğinin düşünülmesidir. Apostil Sözleşmesi’nin uygulanmadığı bir ülkeden hukuken elde edilemeyecek bir apostilin istenmesi doğru değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/1467 E., 2016/4701 K. sayılı kararı da bu ayrımı açık biçimde ortaya koymaktadır. (Avukat Sitesi)
İkinci hata, apostil bulunmadığında sıradan fotokopinin yeterli olduğu düşüncesidir. Apostil uygulanmayan bir ülkede dahi MÖHUK m.53 çerçevesinde usulüne uygun onaylanmış karar aslı veya mahkemece onaylı örnek gerekir. (Resmi Gazete)
Üçüncü hata, yalnızca Türkçe tercüme yaptırmaktır. Tercüme, yabancı kararın gerçekliğinin tasdiki yerine geçmez. HMK m.223 ve m.224 tercüme ile yabancı resmî belgenin doğrulanmasını farklı meseleler olarak düzenlemektedir. (Mağdur Hizmetleri Dairesi)
Dördüncü hata, boşanma kararına apostil yaptırıp kesinleşme belgesini tamamen unutmaktır. Karar üzerinde kesinleşme görünmüyorsa ayrıca usulüne uygun onaylanmış kesinleşme belgesi gerekir. (Resmi Gazete)
Beşinci hata ise apostili bir tanıma garantisi sanmaktır. Apostil yalnızca yabancı resmî belgenin doğrulanmasına ilişkindir; MÖHUK’taki diğer tanıma koşulları ayrıca incelenir.
Apostilsiz Boşanma Kararında Pratik Yol Haritası
Apostilsiz yabancı boşanma kararı bulunan bir dosyada şu sıra izlenebilir:
1. Kararın hangi ülkede verildiği belirlenir.
2. Kararın verildiği ülkenin güncel Apostil Sözleşmesi statüsü kontrol edilir.
3. Türkiye ile ilgili ülke arasında belge tasdikini kaldıran veya kolaylaştıran özel anlaşma olup olmadığı araştırılır.
4. Apostil sistemi uygulanıyorsa kararın yetkili yabancı makamdan apostili alınır.
5. Apostil uygulanmıyorsa HMK m.224 çerçevesindeki konsolosluk/legalizasyon sistemi belirlenir.
6. Kararın resmî aslı veya mahkemece onaylanmış örneği temin edilir.
7. Kararın kesinleşmesi kontrol edilir.
8. Gerekliyse ayrı kesinleşme belgesi alınır ve onun da tasdik durumu kontrol edilir.
9. Türkçe tercümeler hazırlanır.
10. Amaç yalnızca boşanmanın Türkiye’de nüfusa geçirilmesi ise önce 5490 sayılı Kanun m.27/A kapsamında idari tescil seçeneği değerlendirilir.
11. İdari tescil mümkün değilse aile mahkemesinde tanıma davası açılır.
Bu inceleme, kişinin gereksiz yere yanlış ülkeden apostil aramasını veya eksik belgelerle tanıma davası açmasını önleyebilir.
Örnek 1: Alman Boşanma Kararında Apostil Yok
Taraflar Almanya’da boşanmıştır.
Müvekkilin elinde Alman mahkemesinin onaylı boşanma kararı ve kesinleşme bilgisi vardır ancak apostil bulunmamaktadır.
Almanya ile Türkiye bakımından Apostil Sözleşmesi uygulanabildiğinden ve dosyada başka bir tasdik muafiyeti yoksa mahkemeye sunulacak yabancı kararın gerekli apostil işleminin tamamlanması gerekir. Almanya, HCCH’nin güncel statü tablosunda Apostil Sözleşmesi tarafıdır. (HCCH)
Dava apostil tamamlanmadan açılmışsa eksiklik sonradan giderilebilir; Yargıtay’ın yaklaşımı eksikliğin tamamlanması için tarafa uygun süre verilmesi yönündedir. (İctihatlar)
Örnek 2: Apostil Sisteminin Uygulanmadığı Ülkede Boşanıldı
Yabancı ülke Apostil Sözleşmesi kapsamında değildir.
Bu durumda o ülke makamından apostil alınamaması:
“Türkiye’de tanıma imkânsızdır.”
anlamına gelmez.
HMK m.224 uyarınca yabancı kararın ilgili yabancı devlet makamı veya Türk konsolosluk makamı üzerinden usulüne uygun tasdik edilmesi ve MÖHUK m.53’teki belge şartlarının tamamlanması gündeme gelir. (Mağdur Hizmetleri Dairesi)
Örnek 3: Karar Apostilsiz Ama Türkçe Noter Tercümesi Var
Müvekkil yabancı boşanma kararını Türkiye’ye getirmiş ve yeminli tercümana çevirtip noter tasdiki yaptırmıştır.
Ancak yabancı kararın kendisinin resmî niteliğini doğrulayan hiçbir apostil veya legalizasyon bulunmamaktadır.
Noter tasdikli tercüme, yabancı mahkeme kararının gerçekliğini doğrulamaz.
Bu durumda öncelikle yabancı kararın HMK m.224 ve ilgili uluslararası sözleşme çerçevesinde usulüne uygun onayı tamamlanmalıdır. (Mağdur Hizmetleri Dairesi)
Örnek 4: Karar Apostilli Ancak Kesinleşme Belgesi Yok
Yabancı boşanma kararında apostil bulunmaktadır.
Ancak kararda:
“Final”, “rechtskräftig”, “in kracht van gewijsde”
veya başka bir şekilde kesinleşme bilgisi bulunmamaktadır.
Bu durumda apostilin bulunması tek başına yeterli değildir.
MÖHUK m.53 uyarınca yabancı kararın kesinleştiğini gösteren usulüne uygun onaylı belgenin de sunulması gerekir. (Resmi Gazete)
Örnek 5: Dava Açıldıktan Sonra Apostil Eksikliği Fark Edildi
Davacı yabancı boşanma kararının tanınmasını istemiş ancak karar apostilsiz sunulmuştur.
Kararın verildiği ülke Apostil Sözleşmesi’ne taraftır ve özel bir muafiyet bulunmamaktadır.
Bu durumda yabancı kararın doğrudan yok sayılması yerine eksikliğin giderilmesi için tarafa süre verilmesi gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/2957 E., 2016/4699 K. sayılı kararı bu yaklaşımı açık biçimde benimsemektedir. (İctihatlar)
Örnek 6: İki Ülke Arasındaki Anlaşma Tasdik Şartını Kaldırıyor
Yabancı devletle Türkiye arasında özel bir adli yardımlaşma anlaşması, resmî mühür taşıyan belgelerin diğer ülkede ayrıca tasdik edilmeden kabulünü öngörüyor olabilir.
Bu durumda sırf apostil bulunmadığı gerekçesiyle belgenin reddedilmesi doğru olmayabilir.
Nitekim Apostil Sözleşmesi’nin kendisi de iki devlet arasındaki daha kolay veya tasdikten muaf sistemi korumaktadır. (HCCH)
Bu nedenle apostil kontrolü mutlaka ülke ve uygulanabilir sözleşme bazında yapılmalıdır.
Sonuç: Apostilsiz Boşanma Kararı Türkiye’de Tanınabilir mi?
Evet, bazı hâllerde apostilsiz yabancı boşanma kararı Türkiye’de tanınabilir.
Ancak bunun anlamı:
“Yabancı mahkeme kararının sıradan fotokopisini Türkiye’ye getirip tanıma kararı alabilirsiniz.”
değildir.
Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de tanınabilmesi için belgenin resmî niteliğinin usulüne uygun biçimde doğrulanması gerekir.
HMK m.224’e göre yabancı resmî belgeler kural olarak yabancı devletin yetkili makamı veya ilgili Türk konsolosluk makamı tarafından onaylanmalıdır; milletlerarası sözleşmelerdeki özel hükümler ise saklıdır. (Mağdur Hizmetleri Dairesi)
Bu nedenle üç temel ihtimal vardır:
Kararın verildiği ülke Apostil Sözleşmesi’ne tarafsa ve özel bir muafiyet yoksa → kural olarak apostil alınır.
Ülke Apostil Sözleşmesi’ne taraf değilse → apostil aranmaz; uygun konsolosluk/legalizasyon tasdiki kullanılır.
Türkiye ile ilgili ülke arasında belgeyi tasdikten muaf tutan özel bir anlaşma varsa → anlaşmadaki daha kolay sistem uygulanabilir.
Yargıtay da bu ayrımı benimsemektedir. Apostil sisteminin uygulandığı bir dosyada eksik apostilin tamamlanması için davacıya süre verilmesi gerektiğini kabul ederken, Apostil Sözleşmesi’nin uygulanmadığı bir yabancı karar bakımından sırf apostil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesini doğru bulmamıştır. (İctihatlar)
Ayrıca apostilden bağımsız olarak MÖHUK m.53 kapsamında:
yabancı mahkeme kararının usulüne uygun onaylanmış aslı veya onaylı örneği, kararın kesinleştiğini gösteren belge ve gerekli Türkçe tercümeler
hazırlanmalıdır. (Resmi Gazete)
Bu nedenle apostilsiz bir boşanma kararı bulunan kişinin öncelikle şu sorulara cevap vermesi gerekir:
Karar hangi ülkede verildi?
O ülke bugün Apostil Sözleşmesi’ne taraf mı?
Türkiye ile o ülke arasında özel bir belge tasdik anlaşması var mı?
Kararın resmî/onaylı aslı mevcut mu?
Karar kesinleşmiş mi?
Ayrı kesinleşme belgesi gerekiyor mu?
Apostil yerine konsolosluk legalizasyonu kullanılabilir mi?
Amaç nüfusa doğrudan tescil mi, yoksa mahkemede tanıma davası mı?