Single Blog Title

This is a single blog caption

AİLE KONUTU KAVRAMI

Türk Medeni Hukuk Sistemi bakımından önemli bir yere sahip olan aile konutu kavramı 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu ile hukuk sistemimize dahil edilmiş olup kanunda açık ve net bir tanımına yer verilmemiştir. Fakat kanunun gerekçesinden yola çıkarak bir tanım yapmak gerekirse aile konutu; ‘Evlilik akdiyle birbirine bağlı eşlerin müşterek yaşamlarını devam ettirmek amacıyla sürekli kalmak üzere konut olarak kullandıkları yerdir.’  Aile konutu koruması evlilik birliği devam ettiği sürece geçerlidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TMK m.194 aile konutu üzerinde hak sahibi olan eşin müdahalelerine karşı aile bireylerinin mağduriyetini önlemek amacıyla getirilmiş bir hükümdür. Hükmün lafzından da açıkça anlaşılacağı üzere aile konutunun devri, kira sözleşmesinin feshi ve konut üzerindeki hakların sınırlandırılması için diğer eşin rızası zorunlu kılınmıştır. Ayrıca kanun; taşınmazın maliki olmayan eşe, malik olan eşin satış, ipotek vb. işlemlerine karşı tapu kütüğüne şerh verilmesini tapu müdürlüğünden isteme hakkını da getirmiştir. Ancak bu şerhin niteliğini iyi anlamak gerekir. Aile konutu şerhi kurucu yenilik doğuran bir işlem olmayıp, açıklayıcı niteliktedir. Yani aile konutu korumasından yararlanmak için taşınmazın tapuya şerhi zorunlu olmayıp, şerhin açıklayıcı niteliği üçüncü kişilerin iyi niyetini ortadan kaldırır. Böylelikle tapuda aile konutu şerhi olmasına rağmen ev satılırsa satış geçersiz olacağından bu satışa rıza göstermeyen eş tapu iptal ve tescil davası açabilir.

 

DİLEKÇE ÖRNEĞİ

 

                                       İSTANBUL ( ) NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE

 

 

DAVACI: A*** Y*** – Adres – T.C. Kimlik No

VEKİLİ: Avukat Adı Soyadı – Adres

DAVALI: S*** Y***– Adres- T.C. Kimlik No

DAVA KONUSU: Dava konusu taşınmazın aile konutu olarak tahsis edilerek tapuya aile konutu

şerhi konulması talebimiz hakkındadır.

AÇIKLAMLARIMIZ:

  • Müvekkil Ayla Yılmaz ile davalı Sercan Yılmaz 14.08.2000 tarihinde evlenmiş olup bu evlilikten Can isimli bir erkek çocukları olmuştur.
  • Dava konusu taşınmaz, müvekkil ve davalı eşin müşterek yaşamlarını sürdürdükleri yer olup tapuda davalı eş üzerine kayıtlıdır. Tanık beyanlarından da açıkça anlaşılacağı üzere söz konusu taşınmaz müvekkil ve davalı eşin evlendiklerinden beri oturdukları aile konutudur.
  • Davalı eş son zamanlarda evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemekte, dava konusu taşınmazı satacağı, bu nedenle de müvekkile kalacak başka bir yer bulması gerektiği hususunda huzursuz edici söylemlerde bulunmaktadır.
  • Müvekkil hali hazırda ev hanımı olup düzenli bir geliri bulunmamakla birlikte yeni bir eve taşınacak maddi güce de sahip değildir. Davalı eşin bu tutumu karşısında müvekkil ve müşterek çocuğun mağduriyetinin önlenmesi amacıyla söz konusu davanın açılması zorunluluğu hasıl olmuştur.
  • Müvekkil ve davalı eş arasındaki evlilik akdi hali hazırda devam etmekte olup dava konusu taşınmaz aile konutu niteliğine haiz olduğundan dava konusu taşınmaza tedbir şerhi konulması hususunda Sayın Mahkemenizce Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılmasını talep etmekteyiz.

HUKUKİ DELİLLER:

  • ….ada……pafta…..parsele ait tapu kaydı
  • Aile Nüfus Kayıt Örneği
  • Tanık Beyanları ve sair yasal deliller.

TANIKLAR

  • Ad – Soyad – T.C .Kimlik No – Adres
  • Ad – Soyad – T.C .Kimlik No – Adres

HUKUKİ NEDENLER: 4271 Sayılı Medeni Kanun, HMK ve her türlü ilgili sair mevzuat

SONUÇ VE İSTEM:

Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle,

  • Haklı davamızın ve tüm taleplerimizin kabulüne,
  • .…… adresindeki ….İli, …..İlçesi, …….. Ada, …Parsel, … Kat, …. No.lu taşınmazın Aile Konutu olarak tahsisine ve Tapu Müdürlüğü’ne ivedilikle müzekkere yazılarak bu şekilde tapuya Aile Konutu şerhi düşülmesine
  • Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini Sayın Mahkemenizden vekaleten talep ederiz.

                                                                                                                                  DAVACI VEKİLİ

                                                                                                                                      AD SOYADI

                                                                                                                                     

AİLE KONUTU İLE İLGİLİ YARGITAY KARARLARI

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2015/18639 esas,2016/1447 karar sayılı ve 01.02.2016 tarihli ilamında aynen …..’4271 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 194/1. Maddesine göre ‘Eşlerden biri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.’ Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi ‘konulmuş olmasa da’ eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma, aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Zira davaya konu taşınmaz şerh konulmasa dahi aile konutudur. Eş söyleyişle şerh konulduğu için aile konutu olmamakta, aksine aile konutu olduğu için şerh konulabilmektedir. Bu sebeple aile konutu şerhi konulduğunda, konulan şerh ‘kurucu’ değil ‘açıklayıcı’ şerh özelliğini taşımaktadır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma ‘emredici’ niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak ‘belirli olan’ bir işlem için verilebilir…’ şeklinde ifade etmiştir.

 

Hukuk Genel Kurulunun 15.04.2015 tarih ve 2013/2-2056 esas, 2015/1201 karar tarihli kararındaeşin açık rızası alınmadan yapılan işlemin geçerli olduğunu kabul etmek imkansızdır.’ Gerçekleşen bu durum karşısında yukarıda açıklanan yasal düzenleme ile ilkelere uygun değerlendirme yapılarak davanın kabulüne, tapu kaydının iptali ile davalı eş A. adına tesciline ve taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi konulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ret hükmü kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir

 

  • Eşin rızası kanun koyucu tarafından bir şekle bağlanmamış olmakla birlikte, tapu sicilinde yapılacak işlemler bakımından resmi şekle bağlı olması gereklidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015/4157 E., 2015/11368 K.

Davalı banka 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi tacirdir. (m.124 vd.). Her tacir ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli hareket etmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğü alacağına teminat olarak gösterilen taşınmazın hukuki ve fiili durumunu bilmeyi de gerektirir. Başka bir ifade ile, taşınmazın tapu kütüğünde aile konutu olduğuna dair şerh bulunmasa bile taşınmazın ‘aile konutu’ ve kendisiyle akdi ilişkiye giren şahsın evli olduğunu bilebilecek durumdadır. Bu özeni göstermemiş ise iyi niyet iddiasında bulunamaz. (TMK m.3/2). Vakıa ve karinelerden iyi niyet iddiasında bulunamayacak durumu belirmiş olanın kötü niyetli olduğunun diğer tarafça ispat edilmesine de lüzum yoktur. Gerçekleşen bu hukuki duruma göre davacının açık rızası alınmadan tesis edilen ipotek sebebiyle davalı bankanın kazanımı korunamaz.’.

(HAZIRLAYAN: Stj. Öğrenci Selin MUTLUTÜRK)

 

Leave a Reply

Open chat
Avukata İhtiyacım var
Merhaba
Hukuki Sorunuz nedir ?
Call Now Button