İhtiyati Haciz Talepli İtirazın İptali Davasında Dikkat Edilecekler
Borçlu, ilamsız icra takibine itiraz ettiğinde takip durur. Alacaklı, bu aşamada yalnızca takibin devamını istemekle yetinmeyip, alacağın tahsilini güvence altına almak için ihtiyati haciz de talep edebilir. Ancak bu iki yol birlikte kullanıldığında, itirazın iptali davasına ilişkin süreler ile ihtiyati haczin korunmasına ilişkin süreler birbirine karıştırılmamalıdır.[1]
Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, yalnızca “itirazın iptali davası için bir yıllık süre var” düşüncesiyle hareket edilip, daha önce alınmış ihtiyati haczin korunmasına ilişkin kısa sürelerin gözden kaçırılmasıdır. İcra ve İflas Kanunu, ihtiyati haczin devamı bakımından ayrıca dikkat edilmesi gereken süreler öngörür.[1]
Uyuşmazlık ticari dava niteliği taşıyorsa görevli mahkeme ve dava şartı arabuluculuk da ayrıca önem kazanır. Bu nedenle takip dosyası, sözleşme ilişkisi, alacağın dayanağı ve tebligat tarihi birlikte değerlendirilmelidir.[2][3]
İtirazın iptali davası ile ihtiyati haciz aynı dosyada ne sağlar?
İtirazın iptali davası, borçlunun ödeme emrine yaptığı itiraz nedeniyle duran takibin devamını sağlamaya yarar. İİK m.67’ye göre alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak alacağını genel hükümlere göre ispat edip itirazın iptalini isteyebilir. Aynı maddede, borçlunun itirazı haksız bulunursa talep üzerine hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata da karar verilebileceği düzenlenmiştir.[1]
İhtiyati haciz ise davanın sonucunu beklerken alacağın tahsilini fiilen güvence altına alan geçici bir korumadır. Bu koruma, özellikle borçlunun mal kaçırma ihtimali bulunan dosyalarda önem taşır; ancak kanundaki şartlar oluşmadan istenirse, verilen teminat nedeniyle alacaklı bakımından tazminat riski doğabilir.[1]
Uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgiliyse veya Türk Ticaret Kanunu’nda sayılan ticari davalardan birine giriyorsa, görev kuralı bakımından asliye ticaret mahkemesi devreye girer. Bu ayrım, dava dilekçesi hazırlanırken ilk kontrol edilmesi gereken başlıklardan biridir.[2]
İhtiyati haciz istenebilmesi için temel şartlar
İİK m.257’ye göre ihtiyati haciz, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu için istenebilir. Vadesi gelmemiş borçlarda ise ancak borçlunun yerleşim yerinin bulunmaması veya mal kaçırma, gizleme, kaçma gibi kanunda sayılan özel haller varsa bu yola gidilebilir.[1]
Mahkeme, ihtiyati hacze karar verirken alacaklının alacağını ve gerekiyorsa haciz sebebini mahkemeye kanaat verecek delillerle göstermesini arar. Bu aşamada tam ispat değil, mahkemeyi ikna edecek yoğunlukta belge ve açıklama gerekir; sözleşme, fatura, cari hesap ekstresi, teslim tutanağı, ihtarname, banka kaydı ve mutabakat yazışmaları bu yüzden önemlidir.[1]
| Kontrol başlığı | Neden önemli? |
|---|---|
| Alacak bir para alacağı mı? | İhtiyati haciz, aynen ifa talepleri için değil, para alacakları için düzenlenmiştir.[1] |
| Alacak rehinle teminat altına alınmış mı? | Rehinle temin edilmiş alacakta kural olarak ihtiyati haciz istenemez.[1] |
| Vade gelmiş mi? | Muaccel alacakta genel kural uygulanır; vade gelmemişse ayrıca kanundaki özel sebepler gösterilmelidir.[1] |
| Deliller yeterli mi? | Mahkemeye kanaat verecek belge sunulamazsa ihtiyati haciz talebi reddedilebilir.[1] |
| Teminat hesabı yapıldı mı? | Alacak ilama dayanmıyorsa kural olarak teminat gündeme gelir; haksız hacizde zarar sorumluluğu doğabilir.[1] |
İİK m.259’a göre ihtiyati haciz isteyen alacaklı, hacizde haksız çıkarsa borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları zararlardan sorumludur ve kural olarak teminat göstermek zorundadır. Alacak ilama dayanıyorsa teminat aranmaz; ilam niteliğinde belge varsa mahkeme teminat gerekip gerekmediğini takdir eder.[1]
Süreler: en çok karıştırılan nokta
İhtiyati haciz talepli dosyalarda birden fazla süre aynı anda çalışabilir. Aşağıdaki tablo, uygulamada en çok karıştırılan süreleri özetler.[1]
| İşlem | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Genel olarak itirazın iptali davası açılması | İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl | İİK m.67[1] |
| Verilen ihtiyati haciz kararının icrada uygulanmasının istenmesi | Karar tarihinden itibaren 10 gün | İİK m.261[1] |
| Dava veya takipten önce alınan ihtiyati hacizden sonra esas işlem | Haczin uygulanmasından veya tutanağın tebliğinden itibaren 7 gün | İİK m.264/1[1] |
| İhtiyati hacizle başlanmış takipte borçlunun itirazı üzerine dava ya da itirazın kaldırılması | İtirazın tebliğinden itibaren 7 gün | İİK m.264/2[1] |
| Dava görülürken konulan ihtiyati hacizden sonra takip talebi | Esas hükmün tebliğinden itibaren 1 ay | İİK m.264/3[1] |
Özellikle şuna dikkat edilmelidir: Daha önce ihtiyati haciz alınmış ve ardından genel haciz yoluyla takip başlatılmışsa, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi halinde yalnızca İİK m.67’deki bir yıllık süreye güvenmek yeterli değildir. İİK m.264/2 uyarınca, itirazın tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya itirazın kaldırılması istenmeli ya da dava açılmalıdır; aksi halde ihtiyati haciz hükümsüz kalabilir.[1]
- Tebligat tarihini kesinleştirin. Süre hesabı çoğu zaman öğrenme tarihine göre değil, kanundaki tebliğ tarihine göre yapılır.[1]
- İhtiyati haciz kararını bekletmeyin. Kararın icrada uygulanması on gün içinde istenmezse karar kendiliğinden hükümsüz kalır.[1]
- Takip-dava bağlantısını koparmayın. Önce haciz alınıp sonra takip veya dava açılacaksa yedi günlük süre ayrıca gözetilmelidir.[1]
- Karşı tarafın ihtiyati hacze itirazını öngörün. Borçlu, dayanak sebeplere, yetkiye ve teminata karşı yedi gün içinde itiraz edebilir; bu yüzden ilk talepte eksik belge bırakmamak önemlidir.[1]
Dava dilekçesinde ve delillerde nelere ağırlık verilmeli?
Dilekçede yalnızca “itirazın iptali ile takibin devamı” denilmesi çoğu dosyada yeterli olmaz. Alacağın hangi hukuki ilişkiden doğduğu, hangi belgelerle ispatlandığı, takipte istenen asıl alacak ve fer’ilerin nasıl hesaplandığı, ihtiyati haciz isteniyorsa bunun İİK m.257 bakımından neden haklı olduğu açıkça gösterilmelidir.[1]
Özellikle fatura, sözleşme, teslim belgeleri ve yazışmalara dayanan dosyalarda, takip talebindeki miktarla dava dilekçesindeki talep sonucu birbiriyle uyumlu olmalıdır. Takip dosyası ile dava dosyası arasında alacağın sebebi, miktarı veya taraf sıfatı bakımından çelişki oluşması, hem itirazın iptali talebini hem de ihtiyati haciz değerlendirmesini zayıflatabilir.[1]
Uygulamaya dönük örnekler için ihtiyati haciz talebi dilekçesi, fatura alacağından kaynaklanan itirazın iptali ve ihtiyati haciz talepli dava dilekçesi ve icra ve iflas hukuku sayfalarındaki çerçeve açıklamalar incelenebilir.
Görev, yetki ve arabuluculuk bakımından ayrıca kontrol edilmesi gerekenler
Uyuşmazlık ticari dava sayılıyorsa, görevli mahkeme kural olarak asliye ticaret mahkemesidir. Bu nedenle tarafların tacir olup olmadığına değil, uyuşmazlığın ticari işten doğup doğmadığına ve Türk Ticaret Kanunu’ndaki ticari dava tanımına bakılmalıdır.[2]
Dava şartı arabuluculuk kapsamına giren ticari para alacaklarında başvuru ve son tutanak tarihleri de süre hesabında önem taşıyabilir. Bununla birlikte, ihtiyati haciz bakımından sürelerin arabuluculukla nasıl etkilendiği somut olaya ve güncel mevzuata göre ayrıca değerlendirilmelidir.[3]
Yetki bakımından da ayrı bir dikkat gerekir. İhtiyati haciz kararını veren mahkemenin bulunduğu yer ile asıl takipte yetkili icra dairesi her zaman aynı olmayabilir. Bu nedenle takip dosyası açılmadan önce hem sözleşmedeki yetki şartı hem de genel yetki kuralları birlikte değerlendirilmelidir.[1][2][4]
Sık Sorulan Sorular
İtirazın iptali davası için süre her zaman bir yıl mıdır?
Genel kural, itirazın tebliğinden itibaren bir yıldır. Ancak daha önce alınmış ihtiyati haczin korunması söz konusuysa İİK m.264 nedeniyle kısa süreler de gündeme gelebilir.[1]
Her para alacağı için ihtiyati haciz alınabilir mi?
Hayır. Alacağın para alacağı olması yetmez; kural olarak rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmemiş alacaklarda da kanunda ayrıca sayılan özel sebepler aranır.[1]
Mahkeme teminat istemek zorunda mıdır?
Alacak ilama dayanıyorsa teminat aranmaz. İlam niteliğinde belge varsa teminat gerekip gerekmediğini mahkeme takdir eder; diğer hallerde alacaklı, haksız haciz ihtimaline karşı teminat göstermek durumundadır.[1]
Borçlu ihtiyati hacze nasıl karşı çıkabilir?
Borçlu, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı yedi gün içinde itiraz edebilir. Ayrıca uygun teminat göstererek ihtiyati haczin kaldırılmasını da isteyebilir.[1]
Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk süreyi etkiler mi?
Uyuşmazlık dava şartı arabuluculuk kapsamındaysa, başvuru tarihi ve son tutanak tarihi süre hesabında önem taşıyabilir. Özellikle dava açılmadan önce istenen ihtiyati hacizlerde bu ilişkinin güncel mevzuata göre ayrıca kontrol edilmesi gerekir.[3]
İhtiyati haciz talepli itirazın iptali davası, sıradan bir alacak davasından daha fazla usul riski taşır. Süreler, görev, yetki, delil yapısı ve teminat yükü dosyaya göre değişebildiğinden, işlem yapılmadan önce somut olayın güncel mevzuat ve takip evrakı üzerinden ayrıca değerlendirilmesi yerinde olur.
Kaynaklar
- İcra ve İflas Kanunu
- Türk Ticaret Kanunu
- Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk
- 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu ve Uyuşmazlıklar
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. Yazı, yayın tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır.
