Kripto Para Dolandırıcılığında Borsa ve Bankanın Sorumluluğu
Kripto para dolandırıcılığı vakalarında mağdurların ilk sorularından biri, kaybedilen paranın yalnızca dolandırıcıdan mı yoksa işlemlere aracılık eden banka ve kripto para borsasından da talep edilip edilemeyeceğidir.
Özellikle sahte yatırım danışmanlığı, yüksek kazanç vaadi, sosyal medya reklamları, WhatsApp ve Telegram grupları, sahte kripto para platformları ve uzaktan erişim programları kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılıklarda para genellikle önce mağdurun banka hesabından çıkarılmakta, ardından bir kripto para borsasına aktarılmakta ve kısa süre içerisinde Bitcoin, Ethereum, USDT veya başka kripto varlıklara çevrilerek farklı blockchain adreslerine gönderilmektedir.
Böyle bir durumda;
“Dolandırıcı yakalanamıyorsa bankaya veya kripto para borsasına karşı dava açılabilir mi?”
sorusu gündeme gelmektedir.
Banka veya kripto para borsasının her dolandırıcılık olayından otomatik olarak sorumlu tutulması mümkün değildir. Ancak işlemin gerçekleşme biçimine göre banka veya kripto varlık hizmet sağlayıcısının güvenlik, kimlik doğrulama, müşteri tanıma, bilgi sistemleri, şüpheli işlem takibi veya müşteri varlıklarının korunmasına ilişkin yükümlülüklerini ihlal ettiği ortaya çıkarsa zararın tamamı veya bir kısmı bakımından hukuki sorumluluk gündeme gelebilir.
Bu nedenle kripto para dolandırıcılığında yalnızca dolandırıcının kim olduğuna değil, paranın hangi banka hesaplarından geçtiğine, hangi kripto borsasına girdiğine ve bu kuruluşların işlem sırasında yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğine de bakılmalıdır.
Kripto Para Dolandırıcılığı Nasıl Gerçekleşiyor?
Kripto para dolandırıcılıkları farklı yöntemlerle gerçekleştirilebilir.
Uygulamada en sık karşılaşılan yöntemlerden bazıları şunlardır:
- Sahte kripto para yatırım sitesi kurulması,
- Sosyal medya üzerinden yüksek kazanç vaat edilmesi,
- Telegram veya WhatsApp yatırım grupları oluşturulması,
- Kendini yatırım danışmanı veya finans uzmanı olarak tanıtan kişilerin para istemesi,
- Mağdur adına kripto borsası hesabı açılması,
- Mağdura uzaktan erişim programı yükletilmesi,
- Banka hesabından mağdurun bilgisi dışında para transferi yapılması,
- Mağdurun kandırılarak kendisinin EFT veya FAST işlemi yapmasının sağlanması,
- Kripto borsasından izinsiz kripto varlık transferi yapılması,
- Sahte cüzdan adreslerine USDT, Bitcoin veya başka kripto varlık gönderilmesi.
Bu senaryoların hukuki sonuçları birbirinden farklıdır.
Özellikle mağdurun hiçbir şekilde onaylamadığı bir banka transferiyle, dolandırıcının yönlendirmesi sonucunda mağdurun kendi şifresini kullanarak yaptığı transfer aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir.
Banka Kripto Para Dolandırıcılığından Sorumlu Olabilir mi?
Evet, belirli şartlarda olabilir.
Ancak bankanın sorumluluğu her olayda otomatik olarak kabul edilmez.
Öncelikle para transferinin nasıl gerçekleştirildiği belirlenmelidir.
Burada özellikle iki farklı durum vardır:
Mağdurun Onayı Olmadan Banka Hesabından Para Çıkması
Dolandırıcı mağdurun internet veya mobil bankacılık hesabını ele geçirerek mağdurun bilgisi ve onayı dışında EFT, havale veya FAST işlemi gerçekleştirmiş olabilir.
Bu durumda yetkilendirilmemiş ödeme işlemi hükümleri önem kazanır.
Ödeme hizmetlerine ilişkin mevzuatta, kullanıcının gerçekleştirdiğini kabul etmediği bir ödeme işleminde işlemin kullanıcı tarafından onaylandığını ve doğru şekilde kaydedildiğini ispat yükünün ödeme hizmeti sağlayıcısına ait olduğu düzenlenmektedir.
Yetkilendirilmemiş veya hatalı gerçekleştirildiği ispatlanan bir ödeme işleminde ödeme hizmeti sağlayıcısının işlem tutarını iade etme veya hesabı eski durumuna getirme yükümlülüğü gündeme gelebilir.
Dolayısıyla mağdur;
“Bu transferi ben yapmadım.”
diyorsa yalnızca hesaba giriş yapılmış olması veya doğru şifre kullanılmış olması her zaman uyuşmazlığın sona erdiği anlamına gelmez.
İşlemin;
- hangi cihazdan gerçekleştirildiği,
- IP adresi,
- kullanılan telefon,
- SIM kart değişikliği,
- cihaz eşleştirmesi,
- tek kullanımlık şifre,
- biyometrik doğrulama,
- işlem onay kayıtları
incelenmelidir.
Mağdur Transferi Kendisi Yaptıysa Banka Yine Sorumlu Olabilir mi?
Bu durum daha karmaşıktır.
Örneğin dolandırıcı mağduru telefonla arayarak:
“Hesabınızdaki parayı güvenli hesaba aktarmanız gerekiyor.”
demiş ve mağdur da kendi internet bankacılığı hesabından transferi bizzat gerçekleştirmiş olabilir.
Benzer şekilde mağdur, sahte kripto para yatırım şirketinin hesabına kendi isteğiyle 1 milyon TL göndermiş olabilir.
Bu durumda işlem teknik anlamda mağdur tarafından onaylandığı için yetkilendirilmemiş ödeme işlemine ilişkin otomatik iade mekanizmasının uygulanması çok daha güç hâle gelir.
Ancak bu, bankanın hiçbir durumda sorumlu olmayacağı anlamına gelmez.
Somut olayda;
- işlem tutarının müşterinin geçmiş işlem alışkanlıklarına göre olağan dışı olup olmadığı,
- çok kısa sürede art arda yüksek miktarlı transferler gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği,
- hesabın yeni bir cihazdan kullanılıp kullanılmadığı,
- güvenlik sistemlerinin alarm üretip üretmediği,
- banka tarafından ek doğrulama yapılıp yapılmadığı,
- daha önce ilgili alıcı hesap hakkında dolandırıcılık bildirimleri bulunup bulunmadığı
gibi hususlar önem kazanabilir.
Banka açısından sorumluluk değerlendirmesi, işlemin özellikleri ve bankanın üzerine düşen güvenlik ve özen yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği üzerinden yapılmalıdır.
Her Yüksek Tutarlı Transferi Banka Engellemek Zorunda mı?
Hayır.
Bir banka müşterisinin yaptığı her olağan dışı veya yüksek tutarlı transferi otomatik olarak engellemek zorunda değildir.
Aksi yaklaşım bankacılık hizmetlerinin işleyişini fiilen imkânsız hâle getirebilir.
Örneğin bir müşteri daha önce hiç kripto para yatırımı yapmamış olsa bile kendi iradesiyle bir kripto borsasına 2 milyon TL göndermek isteyebilir.
Bu işlemin yalnızca yüksek tutarlı olması, bankanın tek başına sorumlu tutulması için yeterli değildir.
Ancak işlemde aynı anda birçok risk göstergesi varsa durum farklı değerlendirilebilir.
Bu nedenle banka sorumluluğu açısından her dosyada işlemin olağan dışı niteliği ile bankanın güvenlik sistemlerinin ve müdahale mekanizmalarının yeterliliği birlikte incelenmelidir.
Bankaların Dolandırıcılıkla Mücadele Yükümlülüğü Var mı?
Bankalar, ödeme hizmetleri mevzuatı yanında suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine ilişkin mevzuat kapsamında da çeşitli yükümlülüklere tabidir.
Şüpheli işlemler bakımından yükümlü kuruluşların yetki ve imkânları ölçüsünde inceleme yapması ve gerekli şartların oluşması hâlinde MASAK’a şüpheli işlem bildiriminde bulunması öngörülmektedir. Şüpheli işlem bildiriminde parasal bir alt sınır bulunmamaktadır.
Ancak burada önemli bir ayrım vardır:
Şüpheli işlem bildiriminin yapılmamış olması, her olayda mağdura karşı otomatik bir tazminat sorumluluğu doğurduğu anlamına gelmez.
Tazminat için ayrıca ihlal, zarar ve ihlal ile zarar arasındaki illiyet bağının değerlendirilmesi gerekir.
Kripto Para Borsası Dolandırıcılıktan Sorumlu Olabilir mi?
Kripto para borsaları açısından da benzer şekilde otomatik bir sorumluluk söz konusu değildir.
Dolandırıcının bir kripto borsasında hesap açmış olması ve dolandırıcılık parasının bu hesaba gönderilmesi, tek başına borsanın dolandırıcılığa ortak olduğu veya zarardan sorumlu olduğu anlamına gelmez.
Bununla birlikte kripto varlık hizmet sağlayıcılarının artık Türk hukukunda ayrıntılı düzenlemelere tabi olduğu unutulmamalıdır.
7518 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin ardından kripto varlık hizmet sağlayıcıları Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimi altına alınmıştır. SPK tarafından hazırlanan kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler de 13 Mart 2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Kripto Borsasının Kullanıcılarını Tanıma Yükümlülüğü Var mı?
Evet.
Kripto varlık hizmet sağlayıcıları müşterilerinin kimliklerini tespit etmekle yükümlüdür.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda da kripto varlık hizmet sağlayıcılarının müşterilerinin kimliklerini 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında tespit etmek zorunda oldukları düzenlenmektedir.
Bu yükümlülük özellikle dolandırıcılık dosyalarında önemlidir.
Çünkü dolandırıcılık gelirleri bir kripto borsası hesabına gönderilmişse, ilgili hesabın;
- kimin adına açıldığı,
- kimlik doğrulamasının nasıl yapıldığı,
- hesaba hangi banka hesaplarından para geldiği,
- kripto varlığın hangi cüzdanlara gönderildiği
gibi bilgiler soruşturmanın en önemli delilleri arasında yer alabilir.
Sahte Kimlikle Açılan Kripto Hesabı Nedeniyle Borsa Sorumlu Olabilir mi?
Örneğin dolandırıcı başka bir kişinin kimlik bilgileriyle kripto borsasında hesap açmış ve dolandırıcılık gelirlerini bu hesaptan transfer etmiş olabilir.
Böyle bir durumda;
- borsanın kimlik doğrulama sistemi,
- uzaktan müşteri edinimi süreci,
- kimlik belgesi kontrolü,
- canlılık testi,
- hesap açılış kayıtları,
- kullanılan IP ve cihaz bilgileri
incelenmelidir.
Platformun mevzuata aykırı veya yetersiz kimlik doğrulama uygulaması nedeniyle suç gelirlerinin başka hesaplara aktarılması kolaylaşmışsa, meydana gelen zararla ihlal arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilebilir.
Ancak yalnızca hesabın daha sonra dolandırıcılık amacıyla kullanılmış olması, borsanın otomatik olarak kusurlu olduğu anlamına gelmez.
Kripto Borsasının Sistem Güvenliği Yükümlülüğü Var mı?
Evet.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca kripto varlık hizmet sağlayıcılarının sistemlerinin güvenli şekilde yönetilebilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmaları, önlemleri almaları ve iç kontrol sistemleri oluşturmaları gerekmektedir.
Bu nedenle dolandırıcılık;
- platform hesabının ele geçirilmesi,
- güvenlik açığı,
- kullanıcı hesabından izinsiz transfer,
- yetersiz doğrulama,
- platform personelinin kusuru,
- bilgi sistemlerinin güvenliğinin sağlanamaması
nedeniyle meydana gelmişse borsanın sorumluluğu daha ciddi şekilde gündeme gelebilir.
Kripto Borsasındaki Hesaptan İzinsiz USDT veya Bitcoin Çekildiyse Ne Olur?
Bu durum, kişinin dolandırıcıya kendi isteğiyle kripto para göndermesinden farklıdır.
Örneğin kullanıcının hesabında 200.000 USDT bulunurken hesabının ele geçirilmesi sonucunda varlıkların bilinmeyen bir cüzdana gönderildiğini düşünelim.
Bu durumda;
- hesaba hangi cihazdan giriş yapıldığı,
- IP kayıtları,
- iki faktörlü kimlik doğrulamanın kullanılıp kullanılmadığı,
- yeni cüzdan ekleme süreci,
- transfer onay mekanizmaları,
- kullanıcının hesabındaki güvenlik ayarları,
- platformun olağan dışı giriş uyarıları,
- transfer öncesinde bekleme veya doğrulama mekanizmalarının bulunup bulunmadığı
araştırılmalıdır.
6362 sayılı Kanun’un 99/B maddesinde kripto varlık hizmet sağlayıcılarının hukuka aykırı faaliyetleri ile nakit ödeme veya kripto varlık teslim yükümlülüklerini yerine getirememelerinden kaynaklanan zararlardan sorumluluğu açıkça düzenlenmiştir.
Borsa “Kullanıcı Sözleşmesinde Sorumlu Değiliz” Diyebilir mi?
Kripto varlık hizmet sağlayıcısının kullanıcı sözleşmesine koyduğu her sorumsuzluk hükmü geçerli değildir.
6362 sayılı Kanun’da kripto varlık hizmet sağlayıcısının müşterilerine karşı sorumluluğunu ortadan kaldıran veya sınırlandıran sözleşme şartlarının geçersiz olduğu açıkça düzenlenmektedir.
Bu hüküm kullanıcılar açısından son derece önemlidir.
Dolayısıyla platformun kullanıcı sözleşmesinde;
“Hesabınızın üçüncü kişiler tarafından kullanılmasından hiçbir şekilde sorumlu değiliz.”
benzeri genel bir hüküm bulunması, platformun kendi kusurundan kaynaklanan zarar bakımından sorumluluğunu her durumda ortadan kaldırmaz.
Dolandırıcının Parasının Girdiği Kripto Borsasına Dava Açılabilir mi?
Her durumda değil.
Örneğin dolandırıcı mağdurdan aldığı 500.000 TL’yi kendi adına usulüne uygun olarak açılmış kripto borsası hesabına yatırmış, daha sonra USDT satın alarak kendi kişisel cüzdanına göndermiş olabilir.
Borsa;
- müşteriyi mevzuata uygun şekilde tanımış,
- gerekli kayıtları tutmuş,
- işlemleri mevzuata uygun şekilde gerçekleştirmiş
ise yalnızca sisteminin dolandırıcı tarafından kullanılmış olması nedeniyle borsanın zarardan sorumlu tutulması kolay değildir.
Ancak platformun açık mevzuat ihlali veya kusurlu davranışı bulunuyorsa farklı bir değerlendirme yapılabilir.
Dolandırıcılık Bildirildiği Hâlde Borsa Transferi Durdurmazsa Sorumlu Olur mu?
Bu konu somut olay açısından son derece önemlidir.
Örneğin mağdur parasının bir kripto borsasındaki hesaba gönderildiğini fark edip derhâl borsaya bildirirse ve aynı zamanda savcılık süreci başlatılırsa, sonraki işlemlerde platformun hukuki yükümlülükleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Ancak mağdurun tek taraflı e-postası üzerine borsanın başka bir müşterinin malvarlığı üzerinde doğrudan bloke uygulamak zorunda olduğunu söylemek doğru değildir.
Buna karşılık savcılık, hâkimlik veya mahkeme tarafından verilmiş usulüne uygun bir tedbir veya el koyma kararı platforma ulaşmasına rağmen kripto varlığın transferine izin verilmesi hâlinde sorumluluk çok daha farklı değerlendirilebilir.
Bu nedenle dolandırıcılık dosyalarında hızlı hareket edilmesi önemlidir.
Banka ile Kripto Borsası Birlikte Sorumlu Olabilir mi?
Bazı olaylarda mümkündür.
Ancak bankanın ve kripto borsasının sorumluluğu ayrı ayrı incelenmelidir.
Örneğin dolandırıcılık zinciri şu şekilde gerçekleşmiş olabilir:
Mağdurun banka hesabı → dolandırıcı banka hesabı → kripto borsası → USDT → kişisel cüzdan
Bu zincirde;
- mağdurun bankasının güvenlik yükümlülüğü,
- alıcı bankanın hesabın kullanımına ilişkin yükümlülükleri,
- kripto borsasının müşteri tanıma ve işlem izleme yükümlülükleri
ayrı ayrı değerlendirilebilir.
Birden fazla kuruluşun kusurlu davranışının aynı zararın meydana gelmesine katkı sağlaması hâlinde sorumluluğun nasıl paylaştırılacağı somut dosya üzerinden belirlenmelidir.
Bankaya Karşı Tazminat Davası Açılabilir mi?
Koşulları oluşmuşsa mümkündür.
Özellikle mağdurun bilgisi dışında gerçekleştirilen banka transferlerinde işlemin gerçekten yetkilendirilip yetkilendirilmediği önem taşır.
Ödeme mevzuatına göre kullanıcı, yetkilendirmediği veya hatalı gerçekleştirilen işlemi öğrendiğinde ödeme hizmeti sağlayıcısına gecikmeksizin bildirimde bulunarak işlemin düzeltilmesini isteyebilir. İlgili düzenlemelerde, kural olarak işlem tarihinden itibaren on üç aylık bir bildirim süresi de öngörülmektedir.
Bununla birlikte dolandırıcılık fark edildiğinde mümkün olan en kısa sürede bankaya bildirim yapılması gerekir.
Kripto Borsasına Karşı Tazminat Davası Açılabilir mi?
Platformun kusurlu veya hukuka aykırı davranışının zarara neden olduğu ortaya konulabiliyorsa tazminat talebi gündeme gelebilir.
6362 sayılı Kanun’un 99/B maddesi uyarınca kripto varlık hizmet sağlayıcılarının hukuka aykırı faaliyetleri ile nakit ödeme veya kripto varlık teslim yükümlülüklerini yerine getirememelerinden kaynaklanan zararları bakımından sorumluluk hükümleri bulunmaktadır.
Ancak tazminat talebinde yalnızca:
“Dolandırıcı bu borsayı kullandı.”
demek yeterli değildir.
Platformun hangi yükümlülüğünü ihlal ettiği ve bu ihlal olmasaydı zararın meydana gelip gelmeyeceği ortaya konulmalıdır.
SPK’ye Şikâyet Edilebilir mi?
Türkiye’deki kripto varlık hizmet sağlayıcıları Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimi altındadır. SPK bünyesinde kripto varlık hizmet sağlayıcılarının kuruluş, yetkilendirme, operasyonel yükümlülük, gözetim ve denetim süreçleri yürütülmektedir.
Dolayısıyla platformun mevzuata aykırı hareket ettiği düşünülüyorsa SPK’ye başvuru yapılması değerlendirilebilir.
Ancak SPK’ye yapılan başvuru ile mağdurun zararının doğrudan tazmin edilmesi birbirinden farklı süreçlerdir.
Tazminat için ayrıca hukuki yollara başvurulması gerekebilir.
Bankaya veya Borsaya Başvurmak Savcılık Şikâyetinin Yerine Geçer mi?
Hayır.
Kripto para dolandırıcılığı aynı zamanda ceza hukuku bakımından değerlendirilmesi gereken bir fiildir.
Olayın niteliğine göre TCK kapsamında dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen suçlar, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması gibi farklı suç tipleri gündeme gelebilir.
Dolandırıcılık fark edildiğinde yalnızca banka müşteri hizmetleri veya kripto borsası destek hattıyla yazışmakla yetinilmemelidir.
Savcılıktan Kripto Hesaplarına El Koyma Talep Edilebilir mi?
Somut olayda suç gelirlerinin belirli bir kripto borsası hesabında veya cüzdanda bulunduğu tespit edilebiliyorsa ceza soruşturması kapsamında gerekli koruma tedbirlerinin uygulanması gündeme gelebilir.
Özellikle;
- kripto borsasındaki hesabın tespit edilmesi,
- kripto varlığın başka cüzdana çıkmadan yakalanması,
- ilgili hesabın kimlik bilgilerinin alınması,
- transfer kayıtlarının temin edilmesi
zararın geri alınabilmesi bakımından kritik öneme sahiptir.
Kripto varlıklar dakikalar içerisinde farklı cüzdanlara aktarılabildiği için bu tür dosyalarda zaman kaybı tahsil ihtimalini ciddi ölçüde azaltabilir.
Blockchain Analizi Neden Önemlidir?
Kripto dolandırıcılıklarında klasik banka dekontlarının yanında blockchain kayıtları da delil niteliğinde büyük önem taşımaktadır.
Blockchain üzerinden genellikle;
- gönderen cüzdan,
- alıcı cüzdan,
- transfer miktarı,
- işlem zamanı,
- TXID,
- sonraki transferler
takip edilebilir.
Örneğin dolandırıcı mağdurdan aldığı 100.000 USDT’yi beş farklı cüzdana bölmüş olabilir.
Bu transfer zincirinin takip edilmesi, paranın başka bir merkezi kripto borsasına girdiğinin tespit edilmesini sağlayabilir.
Bu durumda ilgili platformdaki hesabın sahibinin tespiti için adli makamlar üzerinden bilgi talep edilmesi mümkün olabilir.
Kripto Para Dolandırıcılığında Hangi Deliller Toplanmalıdır?
Dolandırıcılık fark edildiği anda aşağıdaki belgeler mümkün olduğunca korunmalıdır:
- Banka hesap hareketleri,
- EFT, havale ve FAST dekontları,
- Kripto borsası işlem kayıtları,
- TXID bilgileri,
- Cüzdan adresleri,
- Blockchain explorer kayıtları,
- WhatsApp ve Telegram konuşmaları,
- Telefon numaraları,
- Sosyal medya hesapları,
- E-posta yazışmaları,
- Sahte yatırım sitesi adresleri,
- Platformdaki kullanıcı ID bilgileri,
- Kripto para alış ve transfer kayıtları,
- Bankaya yapılan ihbarlar,
- Kripto borsasına gönderilen bildirimler,
- SMS ve doğrulama kayıtları,
- Telefon ve cihaz bilgileri.
Özellikle elektronik delillerin sonradan silinebileceği veya erişilemez hâle gelebileceği dikkate alınmalıdır.
Banka Hesabına Bloke veya İhtiyati Haciz Konulabilir mi?
Dolandırıcının kimliği ve banka hesapları tespit edilebiliyorsa hukuk ve ceza yargılamasında farklı geçici hukuki koruma yolları gündeme gelebilir.
Somut olayın niteliğine göre;
- ceza soruşturmasında el koyma,
- hukuk yargılamasında ihtiyati haciz,
- ihtiyati tedbir
seçenekleri ayrı ayrı değerlendirilebilir.
Burada amaç dolandırıcılık gelirlerinin başka hesaplara aktarılmadan korunmasıdır.
Kripto Varlıklara İhtiyati Tedbir Konulabilir mi?
Koşulları bulunuyorsa değerlendirilebilir.
Özellikle kripto varlığın belirli bir merkezi platform hesabında bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde mahkemeden veya soruşturmayı yürüten makamdan varlıkların korunmasına yönelik gerekli kararların alınması istenebilir.
Ancak kripto varlığın kişisel bir cüzdana aktarılmış olması hâlinde teknik uygulanabilirlik daha karmaşık olabilir.
Bu nedenle kripto dolandırıcılık dosyalarında hukuki takip ile teknik blockchain analizinin birlikte yürütülmesi önem taşır.
Banka veya Borsadan Zararın Tamamı İstenebilir mi?
Bu sorunun cevabı kusur durumuna göre değişir.
Zararın tamamının banka veya kripto borsasından talep edilebilmesi için ilgili kuruluşun hukuki sorumluluk şartlarının oluşması gerekir.
Mahkeme;
- mağdurun davranışını,
- bankanın güvenlik önlemlerini,
- borsanın yükümlülüklerini,
- dolandırıcının hareketlerini,
- tarafların kusur oranlarını,
- zararla davranış arasındaki illiyet bağını
birlikte değerlendirebilir.
Mağdurun ağır ihmali bulunduğu ileri sürülüyorsa bu durum da sorumluluk değerlendirmesinde önem kazanabilir.
Bu nedenle banka veya borsaya karşı açılacak davalarda kusur ve teknik inceleme genellikle dosyanın merkezinde yer alır.
Kripto Dolandırıcılığında Banka Neden Her Zaman Sorumlu Değildir?
Örneğin bir kişi internette tanıştığı bir yatırım danışmanının söylediklerine inanarak;
- kendi mobil bankacılığına giriş yapmış,
- alıcı hesabını kendisi yazmış,
- tutarı kendisi belirlemiş,
- SMS doğrulama kodunu kendisi girmiş,
- işlemi birkaç kez onaylamış
olabilir.
Böyle bir dosyada bankanın transferin arkasındaki ticari ilişkinin gerçek olup olmadığını araştırmak zorunda olduğu otomatik olarak kabul edilemez.
Bu nedenle mağdurun kendi onayıyla yaptığı her dolandırıcılık transferinin bankaya yüklenmesi mümkün değildir.
Kripto Borsası Neden Her Zaman Sorumlu Değildir?
Aynı durum kripto platformları için de geçerlidir.
Bir dolandırıcı gerçek kimliğiyle bir borsa hesabı açmış, banka hesabından para yatırmış, kripto varlık satın almış ve mevzuata uygun görünen şekilde kişisel cüzdanına transfer etmiş olabilir.
Platformun sonradan bu kişinin mağdurları dolandırdığını öğrenmesi, önceki işlemler bakımından kendiliğinden tazminat sorumluluğu yaratmaz.
Bunun için platformun somut bir yükümlülük ihlalinin ortaya konulması gerekir.
Dolandırıcılık Fark Edildiğinde İlk 24 Saatte Ne Yapılmalıdır?
Kripto para dolandırıcılığında hızlı hareket etmek özellikle önemlidir.
Öncelikle bankaya derhâl bildirim yapılmalı ve işlemlerin incelenmesi talep edilmelidir.
Para kripto borsasına gönderildiyse platforma;
- hesap bilgisi,
- işlem tarihi,
- tutar,
- dekont,
- TXID,
- varsa alıcı kullanıcı bilgisi
ile birlikte acil bildirim yapılmalıdır.
Bunun yanında savcılığa başvurularak banka ve kripto platformu kayıtlarının temini ile uygun koruma tedbirlerinin alınması talep edilmelidir.
Kripto varlık başka bir cüzdana gönderilmişse blockchain hareketleri vakit kaybetmeden takip edilmelidir.
Kripto Para Dolandırıcılığında Avukat Ne Yapabilir?
Kripto dolandırıcılığı dosyalarında yalnızca suç duyurusu hazırlanması çoğu zaman yeterli olmayabilir.
Dosyada aynı anda;
- ceza soruşturması,
- banka sorumluluğu,
- kripto borsasının sorumluluğu,
- blockchain analizi,
- ihtiyati haciz,
- ihtiyati tedbir,
- alacak ve tazminat talepleri
değerlendirilmelidir.
Özellikle yüksek tutarlı uyuşmazlıklarda paranın hareket zincirinin ortaya çıkarılması, hangi kuruluşların işlem zincirinde bulunduğunun belirlenmesi ve hukuki sorumluluğun her kuruluş açısından ayrı kurulması gerekir.
Sonuç
Kripto para dolandırıcılığında banka ve kripto para borsasının sorumluluğu mümkündür; ancak her dolandırıcılık olayında banka veya borsa otomatik olarak zarardan sorumlu değildir.
Bankanın sorumluluğu bakımından öncelikle banka transferinin mağdur tarafından yetkilendirilip yetkilendirilmediği araştırılmalıdır. Mağdurun bilgisi dışında gerçekleştirilen işlemlerde ödeme hizmetleri mevzuatındaki yetkilendirilmemiş işlemlere ilişkin hükümler önemli bir hukuki koruma sağlayabilir.
Mağdurun dolandırıcının yönlendirmesi sonucunda transferi kendisinin yaptığı olaylarda ise bankanın sorumluluğunun belirlenmesi daha ayrıntılı bir inceleme gerektirir. İşlemin olağan dışı niteliği, kullanılan cihaz, güvenlik doğrulamaları ve bankanın risk kontrol sistemleri incelenmelidir.
Kripto para borsası açısından ise müşteri tanıma yükümlülüğü, hesap güvenliği, bilgi sistemlerinin korunması, işlem kayıtlarının tutulması ve kripto varlık teslim yükümlülükleri önem taşır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında kripto varlık hizmet sağlayıcılarının hukuka aykırı faaliyetlerinden kaynaklanan zararlar bakımından özel sorumluluk hükümleri bulunmaktadır.
Bu nedenle kripto dolandırıcılığında yalnızca dolandırıcının yakalanmasını beklemek yerine bankanın, kripto borsasının ve transfer zincirindeki diğer kuruluşların sorumluluğu ayrı ayrı araştırılmalıdır.
Özellikle yüksek tutarlı kripto para dolandırıcılığı dosyalarında banka hareketlerinin, borsa kayıtlarının, TXID bilgilerinin ve blockchain transfer zincirinin mümkün olan en erken aşamada tespit edilmesi; aynı zamanda savcılık başvurusu, hesap ve varlıkların korunmasına yönelik tedbirler ile tazminat seçeneklerinin birlikte değerlendirilmesi, kaybedilen paranın geri alınabilmesi açısından belirleyici olabilir.