Hukuk Makaleleri

Yurt Dışında Yaşayan Mirasçının Mirası Reddetmesi: Türkiye’ye Gelmeden Mirasın Reddi Mümkün mü?

Miras bırakanın ölümünden sonra yalnızca malvarlığı değil, borçları da mirasçılara geçebilir. Bu nedenle özellikle miras bırakanın kredi, vergi, icra, şirket veya başka borçlarının bulunduğu durumlarda mirasçılar açısından mirasın reddi son derece önemli hâle gelir.

Mirasçının Almanya, İngiltere, Fransa, Hollanda, ABD veya başka bir ülkede yaşıyor olması ise mirası reddetmesine engel değildir. Yurt dışında yaşayan mirasçı da Türk hukukunun uygulandığı bir mirası süresi içinde reddedebilir.

Üstelik birçok durumda mirasçının yalnızca ret işlemi için Türkiye’ye gelmesi gerekmez. Mirasın reddine ilişkin özel yetki içeren vekâletname düzenlenerek Türkiye’de avukat aracılığıyla işlem yapılması mümkündür. Yargıtay uygulamasında da mirasın reddinin vekil aracılığıyla takip edilmesi hâlinde vekâletnamede mirasın reddine ilişkin özel yetkinin açıkça bulunması gerektiği kabul edilmektedir.

Ancak burada en kritik konu süredir. Türk Medeni Kanunu’na göre miras kural olarak üç ay içinde reddedilmelidir. Yurt dışında yaşamak bu üç aylık süreyi kendiliğinden altı aya veya bir yıla çıkarmaz.

Bu nedenle yurt dışında yaşayan bir kişinin Türkiye’deki miras hakkında borç şüphesi varsa, ölümden sonra vakit kaybetmeden terekenin araştırılması ve ret süresinin hesaplanması gerekir.

Mirasın Reddi Nedir?

Mirasın reddi, mirasçının kendisine geçen mirası kabul etmediğini hukuken açıklamasıdır.

Türk Medeni Kanunu’nun 605. maddesine göre hem yasal mirasçılar hem de atanmış mirasçılar mirası reddedebilir.

Mirasın reddedilmesi özellikle terekenin borca batık olduğu durumlarda önemlidir.

Örneğin miras bırakanın;

  • banka kredileri,
  • kredi kartı borçları,
  • vergi borçları,
  • icra dosyaları,
  • kefalet borçları,
  • şirket borçlarından kaynaklanan sorumlulukları

bulunabilir.

Mirasçı yalnızca murisin taşınmazlarını veya banka hesaplarını değil, miras hukukunun izin verdiği kapsamda terekeye ait borç ilişkilerini de devralabileceğinden, mirasın kabul edilip edilmeyeceği ekonomik açıdan dikkatle değerlendirilmelidir.

Yurt Dışında Yaşayan Mirasçı Mirası Reddedebilir mi?

Evet.

Mirasçının Türkiye dışında ikamet etmesi mirasın reddi hakkını ortadan kaldırmaz.

Örneğin miras bırakan Türkiye’de vefat etmiş ve çocuklarından biri İstanbul’da, diğeri Almanya’da yaşıyor olabilir.

Almanya’da yaşayan çocuk da diğer mirasçı gibi mirası reddedebilir.

Aynı durum;

  • İngiltere,
  • ABD,
  • Fransa,
  • Hollanda,
  • İsviçre,
  • Belçika

ve diğer ülkelerde yaşayan mirasçılar için de geçerlidir.

Burada önemli olan mirasçının nerede yaşadığı değil, hangi hukukun mirasa uygulanacağı ve ret beyanının süresi içinde doğru makama yapılmasıdır.

Yurt Dışında Yaşayan Mirasçı Türkiye’ye Gelmeden Mirası Reddedebilir mi?

Çoğu durumda evet.

Mirasın reddinin vekil aracılığıyla yapılması mümkündür. Ancak vekâletnamenin genel dava vekâletnamesi şeklinde düzenlenmesi yeterli görülmeyebilir.

Yargıtay, mirasın reddi işlemlerinde vekâletnamede mirasın reddi konusunda özel yetki bulunması gerektiğini kabul etmektedir. Özel yetki eksikliği, yargılamada tamamlatılması gereken önemli bir usul sorunu oluşturabilir.

Bu nedenle yurt dışında yaşayan mirasçı için düzenlenecek vekâletnamede örneğin;

  • mirası reddetmeye,
  • mirasın gerçek reddine ilişkin başvuru yapmaya,
  • gerekli mahkeme işlemlerini yürütmeye,
  • ret beyanını vermeye,
  • ret belgesini almaya

ilişkin yetkilerin açık biçimde düzenlenmesi önemlidir.

Vekâletname Nerede Düzenlenebilir?

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı açısından en pratik yöntemlerden biri Türk konsolosluğu aracılığıyla vekâletname düzenlenmesidir.

Konsolosluklarda vekâletname işlemleri yapılabilmektedir. Örneğin Dışişleri Bakanlığının konsolosluk bilgilendirmelerinde vekâletname işlemlerinin dış temsilciliklerde yürütülen konsolosluk işlemleri arasında bulunduğu görülmektedir.

Alternatif olarak bulunulan ülkedeki yetkili noter önünde vekâletname düzenlenmesi de düşünülebilir.

Bu durumda belgenin Türkiye’de kullanılabilmesi için ülkeye göre;

  • apostil,
  • konsolosluk tasdiki,
  • Türkçe tercüme,
  • noter onayı

gerekebilir.

En önemli nokta, vekâletnamenin mirasın reddine özel yetkiyi açıkça içermesidir.

Mirası Reddetme Süresi Ne Kadardır?

Türk Medeni Kanunu’nun 606. maddesine göre miras üç ay içinde reddedilebilir.

Bu süre kısa olduğu için yurt dışında yaşayan mirasçılar açısından özellikle dikkat edilmesi gerekir.

Yasal mirasçılar bakımından

Üç aylık süre, mirasçının miras bırakanın ölümünü öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Ancak kişi mirasçı olduğunu daha sonra öğrendiğini ispatlarsa süre başlangıcı değişebilir.

Vasiyetnameyle atanmış mirasçılar bakımından

Üç aylık süre, miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufunun kendisine resmen bildirildiği tarihten itibaren başlar.

Yurt Dışında Yaşamak Üç Aylık Süreyi Uzatır mı?

Kural olarak hayır.

Yurt dışında yaşamak nedeniyle mirasın reddi süresi otomatik olarak;

  • altı aya,
  • sekiz aya,
  • bir yıla

çıkmaz.

Bu durum bazen Veraset ve İntikal Vergisi beyannamesindeki 4, 6 veya 8 aylık sürelerle karıştırılmaktadır.

Mirasın reddi süresi ile vergi beyannamesi süresi tamamen farklıdır.

Mirasın gerçek reddinde temel süre TMK m.606 gereğince üç aydır.

Borçların Sonradan Öğrenilmesi Üç Aylık Süreyi Yeniden Başlatır mı?

Kural olarak hayır.

Üç aylık sürenin başlangıcı genel olarak miras bırakanın borçlarının öğrenildiği tarih değil, kanunda belirtilen şekilde ölümün veya mirasçılık sıfatının öğrenilmesiyle ilişkilidir.

Örneğin mirasçı babasının 1 Ocak’ta öldüğünü öğrenmiş ancak yüksek miktarlı banka borcunu iki ay sonra tespit etmiş olabilir.

Sırf borcun daha sonra öğrenilmiş olması nedeniyle yeni bir üç aylık sürenin otomatik olarak başladığı kabul edilmemelidir.

Bu nedenle murisin borçları bilinmiyorsa üç aylık süre içerisinde hızlı şekilde tereke araştırması yapılması gerekir.

Mirasın Reddi Hangi Mahkemeye Yapılır?

TMK m.609’a göre mirasın reddi, sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır.

Ret beyanının ayrıca kayıtsız ve şartsız olması gerekir. Süresi içinde yapılan ret beyanı mirasın açıldığı yer sulh mahkemesinin özel kütüğüne kaydedilir.

Türk Medeni Kanunu m.576’ya göre miras, malvarlığının tamamı için miras bırakanın yerleşim yerinde açılır.

Uluslararası dosyalarda ise ayrıca MÖHUK m.43 değerlendirilmelidir. Buna göre mirasa ilişkin davalar, ölen kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde; Türkiye’de son yerleşim yeri bulunmuyorsa terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür.

Dolayısıyla miras bırakanın yurt dışında yaşadığı dosyalarda yetkili Türk mahkemesi somut terekeye göre ayrıca belirlenmelidir.

Ret Beyanı Şartlı Yapılabilir mi?

Hayır.

TMK m.609 açık şekilde ret beyanının kayıtsız ve şartsız olması gerektiğini düzenlemektedir.

Örneğin;

“Borçlar 1 milyon TL’den fazlaysa mirası reddediyorum.”

veya

“Türkiye’deki borçları reddediyorum ancak evi kabul ediyorum.”

şeklinde koşullu bir ret beyanı Türk hukukundaki gerçek ret sistemiyle bağdaşmaz.

Mirasın reddi kural olarak terekenin tamamına ilişkindir.

Mirasın Bir Kısmı Kabul Edilip Bir Kısmı Reddedilebilir mi?

Kural olarak hayır.

Mirasçı;

  • taşınmazları kabul edip borçları reddedemez,
  • banka hesabını alıp kredi borcundan vazgeçemez,
  • Türkiye’deki malları kabul edip aynı terekenin borçlarını istediği ölçüde reddedemez.

Ret beyanı mirasçılık sıfatından kaynaklanan mirasın tamamına yönelik sonuç doğurur.

Bununla birlikte uluslararası mirasta farklı ülkelerin kendi miras ve probate sistemleri bulunduğundan, Türkiye’de yapılan ret işleminin yabancı ülkedeki tereke bakımından hangi sonucu doğuracağı ayrıca incelenmelidir.

Türkiye’de Yapılan Mirasın Reddi Yurt Dışındaki Mallar İçin de Geçerli midir?

Bu konuda doğrudan genelleme yapılmamalıdır.

Türk mahkemesi ve Türk milletlerarası özel hukuku açısından mirasa hangi hukukun uygulanacağı MÖHUK m.20’ye göre belirlenir.

MÖHUK m.20’ye göre miras kural olarak ölen kişinin millî hukukuna tabidir; Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında ise Türk hukuku uygulanır. Ayrıca mirasın açılması, kazanılması ve paylaşılmasına ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tabidir.

Dolayısıyla miras bırakanın;

  • Türkiye’de taşınmazı,
  • Almanya’da banka hesabı,
  • İngiltere’de evi

bulunması hâlinde, Türkiye’de verilen ret beyanının Almanya veya İngiltere’deki makamlar tarafından nasıl değerlendirileceği o ülkelerin milletlerarası özel hukuk ve miras kurallarına göre ayrıca incelenebilir.

Türk mahkemesinde mirası reddetmiş olmak, yabancı ülkedeki bütün probate veya miras işlemlerini otomatik olarak ortadan kaldırır şeklinde hareket edilmemelidir.

Yurt Dışındaki Mirasın Reddi Ayrı Yapılabilir mi?

Miras bırakanın asıl tereke işlemleri yabancı ülkede yürütülüyorsa o ülkenin ret veya disclaimer mekanizması ayrıca gündeme gelebilir.

Örneğin;

  • Almanya’da Ausschlagung,
  • Anglo-Sakson hukuk sistemlerinde belirli hâllerde disclaimer

gibi farklı kurumlarla karşılaşılabilir.

Bu kurumların süreleri ve şekilleri Türk hukukundaki üç aylık ret sistemiyle aynı değildir.

Bu nedenle yurt dışındaki malvarlığı bulunan bir terekenin reddedilmesi düşünülüyorsa her ilgili ülke bakımından ayrı süre ve usul kontrolü yapılmalıdır.

Mirasın Reddi İçin Dava Açmak Gerekir mi?

Mirasın gerçek reddi, klasik anlamda çekişmeli bir dava değildir.

TMK m.609 gereğince mirasçı, sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı ret beyanında bulunur ve bu beyan özel kütüğe kaydedilir.

Bu nedenle süresi içerisinde yapılan gerçek ret ile mirasın hükmen reddi birbirinden ayrılmalıdır.

Mirasın Gerçek Reddi ile Hükmen Reddi Arasındaki Fark Nedir?

Türk Medeni Kanunu iki farklı durumu düzenlemektedir.

Mirasın gerçek reddi

Mirasçı üç aylık süre içerisinde açık bir ret beyanında bulunur.

Mirasın hükmen reddi

TMK m.605/2’ye göre miras bırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır.

Örneğin muris öldüğünde hakkında çok sayıda kesinleşmiş icra takibi bulunuyor ve terekesinin borca batık olduğu açık şekilde anlaşılıyorsa hükmen ret gündeme gelebilir.

Bu durumda açılan dava, aslında mirasın kanun gereği reddedilmiş olduğunun tespitine yöneliktir.

Yargıtay uygulamasında hükmen ret taleplerinde TMK m.606’daki üç aylık gerçek ret süresinin uygulanmadığı; buna karşılık mirasçının terekeyi benimsemiş sayılmasına yol açacak davranışlarda bulunmamış olması gerektiği kabul edilmektedir.

Üç Aylık Süre Geçtiyse Hükmen Ret Davası Açılabilir mi?

Şartları bulunuyorsa mümkün olabilir.

Ancak yalnızca;

“Üç aylık süreyi kaçırdım.”

demek hükmen ret için yeterli değildir.

TMK m.605/2 kapsamında miras bırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olması gerekir.

Dolayısıyla hükmen ret;

  • ret süresini kaçıran herkes için ikinci bir ret hakkı,
  • borçların sonradan fazla çıkması nedeniyle otomatik çözüm

olarak görülmemelidir.

Mahkeme murisin ölüm tarihindeki aktif ve pasif malvarlığını araştırır.

Mirasçı Hangi Davranışları Yaparsa Mirası Artık Reddedemez?

Bu konu son derece önemlidir.

TMK m.610’a göre mirasçı, ret süresi içerisinde;

  • tereke işlerine mirasçı sıfatıyla karışırsa,
  • olağan yönetimin gerektirmediği işlemler yaparsa,
  • miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için zorunlu olmayan işlemlerde bulunursa,
  • tereke mallarını gizlerse,
  • tereke mallarını kendisine mal ederse

mirası reddetme hakkını kaybedebilir.

Bu nedenle borçlu bir tereke söz konusuysa mirasçının ret kararı vermeden önce tereke üzerinde tasarrufta bulunması risklidir.

Murisin Bankasındaki Parayı Çekmek Ret Hakkını Etkiler mi?

Somut işleme göre etkileyebilir.

Mirasçının murisin parasını kendi hesabına aktarması veya tereke malını kendi malı gibi kullanması mirası kabul anlamında değerlendirilebilir.

Bu nedenle mirasın reddedilmesi ihtimali bulunuyorsa;

  • banka hesabındaki parayı çekmeden,
  • taşınmazı satmadan,
  • aracı devretmeden,
  • tereke mallarını paylaşmadan

önce hukuki durum değerlendirilmelidir.

Buna karşılık terekenin korunmasına yönelik zorunlu işlemler ile mirası sahiplenme anlamına gelen işlemler birbirinden farklıdır.

TMK m.610 ayrıca zamanaşımı veya hak düşürücü sürelerin dolmasını önlemek için dava açılması veya cebri icra takibi yapılmasının ret hakkını tek başına ortadan kaldırmadığını düzenlemektedir.

Mirası Reddeden Kişi Murisin Borçlarından Sorumlu Olur mu?

Geçerli şekilde yapılan mirasın reddinin temel sonucu, reddeden mirasçının mirasçılık sıfatıyla tereke borçlarından sorumluluğunun ortadan kalkmasıdır.

Ancak kişinin murisin borcundan mirasçılıktan bağımsız başka bir nedenle sorumluluğu varsa durum değişebilir.

Örneğin kişi;

  • murisin borcuna kefil olmuş,
  • birlikte borçlu olmuş,
  • kendi adına garanti vermiş

olabilir.

Mirası reddetmek kişinin kendi bağımsız borç veya kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Bir Mirasçı Reddederse Miras Kime Geçer?

TMK’nın 611. maddesine göre yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer.

Bu nedenle bir kişinin mirası reddetmesi miras payının otomatik olarak devlete kalacağı anlamına gelmez.

Örneğin miras bırakanın iki çocuğundan biri mirası reddederse, reddeden çocuğun altsoyunun bulunup bulunmadığı önem kazanabilir.

Bu nedenle özellikle çocuk sahibi mirasçılar ret kararı vermeden önce;

“Ben reddedersem miras kime geçecek?”

sorusunun cevabını mutlaka değerlendirmelidir.

Mirası Reddeden Anne veya Babanın Çocuklarına Borç Geçer mi?

Şartlarına göre ret sonucunda sonraki derecedeki veya altsoydaki mirasçıların mirasçılık sıfatı doğabilir.

Bu nedenle özellikle borçlu terekelerde yalnızca ilk mirasçının ret işlemini yapmak yeterli olmayabilir.

Örneğin baba kendi babasından gelen borçlu mirası reddettiğinde, şartlarına göre kendi çocuklarının mirasçı hâline gelmesi gündeme gelebilir.

Bu durumda çocukların da süresi içerisinde ret hakkını kullanması gerekebilir.

TMK m.608 ayrıca ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayan kişilere geçtiğinde, bu kişiler için ret süresinin önceki mirasçıların reddini öğrendikleri tarihten itibaren işlemeye başlayacağını düzenlemektedir.

Bütün En Yakın Mirasçılar Mirası Reddederse Ne Olur?

Türk Medeni Kanunu, en yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddetmesi hâlinde özel bir sonuç öngörmektedir.

Bu durumda terekenin tasfiyesi, mirasın sıradaki mirasçılara sonsuza kadar aktarılması şeklinde yürütülmez; kanundaki şartlar doğrultusunda terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi gündeme gelir.

Borçlu terekelerde bütün aile bireylerinin plansız şekilde peş peşe ret başvurusu yapması yerine hangi mirasçıların ne şekilde hareket edeceğinin önceden değerlendirilmesi bu nedenle önemlidir.

Yurt Dışında Yaşayan Çocuk Adına Miras Reddedilebilir mi?

Mirasçı küçük çocuksa işlem daha hassas hâle gelir.

Çocuğun yasal temsilcisi tarafından işlem yapılması gerekir. Ancak anne veya babanın kendisinin de aynı terekenin mirasçısı olması, menfaat çatışması veya temsil konusunda ek hukuki sorunlar doğurabilir.

Vesayet altında bulunan kişiler bakımından ise mirasın reddi vesayet makamlarının iznine ilişkin özel kurallara tabidir.

Yargıtay kararlarında da vesayet altındaki kişi adına mirasın reddinde gerekli izin ve onayların bulunmasının önem taşıdığı vurgulanmaktadır.

Bu nedenle çocuk veya kısıtlı mirasçılar bakımından yetişkin mirasçılarla aynı standart dilekçe üzerinden işlem yapılmamalıdır.

Miras Bırakan Yabancıysa Türkiye’de Mirasın Reddi Nasıl Değerlendirilir?

Miras bırakan yabancıysa önce uygulanacak hukuk belirlenmelidir.

MÖHUK m.20’ye göre miras kural olarak ölenin millî hukukuna tabidir. Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. Mirasın açılması, kazanılması ve paylaşılmasına ilişkin hükümler ise terekenin bulunduğu ülke hukukuna tabidir.

Örneğin Alman vatandaşının;

  • Almanya’da banka hesapları,
  • Türkiye’de Antalya’da taşınmazı

bulunabilir.

Bu durumda mirasın reddinin etkisinin bütün tereke bakımından yalnızca Türk Medeni Kanunu üzerinden değerlendirilmesi doğru olmayabilir.

Alman hukuku ve Türk hukuku bağlantılarının ayrı ayrı incelenmesi gerekebilir.

Miras Bırakan Türk Vatandaşı, Mirasçı Yurt Dışında İse Hangi Hukuk Uygulanır?

Miras bırakan Türk vatandaşıysa MÖHUK m.20 uyarınca Türk mahkemelerinin kanunlar ihtilafı değerlendirmesinde kural olarak Türk miras hukuku uygulanır.

Dolayısıyla mirasçı;

  • Alman vatandaşı,
  • Türk-Alman çifte vatandaşı,
  • İngiltere’de yaşayan Türk vatandaşı

olsa dahi, Türk hukukunun uygulandığı miras bakımından mirasın reddi TMK hükümlerine göre gerçekleştirilebilir.

Mirasçının yurt dışında bulunması ret hakkını ortadan kaldırmaz.

Mirası Reddetmek İçin Önce Veraset İlamı Almak Zorunlu mudur?

Her durumda ret hakkının doğması için önceden mirasçılık belgesi alınmış olması şart değildir.

Miras hakkı kural olarak ölümle doğar.

Ancak mahkemeye yapılacak başvuruda;

  • miras bırakanın ölümü,
  • mirasçılık ilişkisi,
  • başvuran kişinin kimliği

ortaya konulmalıdır.

Yabancılık unsuru bulunan durumlarda yabancı nüfus, doğum, evlilik veya ölüm belgelerinin apostilli ve tercümeli şekilde sunulması gerekebilir.

Mirası Reddeden Kişi Veraset ve İntikal Vergisi Öder mi?

Geçerli şekilde mirası reddeden kişinin artık o miras payını iktisap etmemesi nedeniyle vergi durumu ret işleminin sonucuna göre değerlendirilir.

Ancak ret işleminin vergi beyannamesi ve sonraki mirasçıların yükümlülükleri üzerindeki etkisinin ayrıca takip edilmesi gerekir.

Özellikle ret sonucunda miras başka mirasçılara geçiyorsa vergi yükümlülüğü yeni hak sahipleri bakımından değerlendirilmelidir.

Bu nedenle mirasın reddi ile veraset ve intikal vergisi işlemleri birbirinden bağımsız şekilde yürütülmemelidir.

Yurt Dışında Yaşayan Mirasçı İçin Mirasın Reddi Süreci Nasıl Yürütülür?

Uygulamada şu sıra izlenebilir:

  1. Miras bırakanın ölüm tarihi belirlenir.
  2. Mirasçının ölümü ne zaman öğrendiği tespit edilir.
  3. Üç aylık ret süresinin son günü hesaplanır.
  4. Miras bırakanın aktif ve pasif malvarlığı araştırılır.
  5. Türkiye ve yurt dışındaki borçlar mümkün olduğunca tespit edilir.
  6. Mirasçının terekeye müdahale edip etmediği kontrol edilir.
  7. Gerçek ret mi yoksa hükmen ret mi söz konusu olduğu belirlenir.
  8. Yetkili Türk mahkemesi tespit edilir.
  9. Mirasçı yurt dışındaysa özel yetkili vekâletname hazırlanır.
  10. Gerekiyorsa apostil ve tercüme işlemleri yapılır.
  11. Süresi içerisinde sulh hukuk mahkemesine kayıtsız ve şartsız ret beyanı sunulur.
  12. Ret beyanının özel kütüğe kaydedilmesi sağlanır.
  13. Ret belgesi alınır.
  14. Reddin ardından mirasın kimlere geçtiği belirlenir.
  15. Yeni mirasçılar varsa onların ret süreleri ayrıca takip edilir.
  16. Yurt dışında tereke malı varsa ret işleminin ilgili ülkedeki etkisi ayrıca araştırılır.

Sık Sorulan Sorular

Yurt dışında yaşayan mirasçı mirası reddedebilir mi?

Evet. Yurt dışında yaşamak Türk hukukunun uygulandığı mirasta ret hakkını ortadan kaldırmaz.

Mirası reddetmek için Türkiye’ye gelmek zorunlu mu?

Çoğu durumda hayır. Mirasın reddine ilişkin özel yetki içeren vekâletname verilerek Türkiye’de avukat aracılığıyla işlem yapılabilir. Yargıtay, vekâletnamede özel yetki bulunmasını aramaktadır.

Mirasın reddi süresi kaç aydır?

Kural olarak üç aydır. Yasal mirasçılar bakımından süre, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat etmedikçe ölümün öğrenildiği tarihten itibaren başlar.

Yurt dışında yaşayan mirasçı için süre altı ay mı?

Hayır. Yurt dışında ikamet etmek, TMK’daki üç aylık mirasın reddi süresini kendiliğinden altı aya çıkarmaz.

Borcu üç ay sonra öğrendim, mirası reddedebilir miyim?

Borcu daha sonra öğrenmek tek başına yeni bir üç aylık süre başlatmaz. Ancak murisin ölüm tarihinde terekesi açıkça borca batıksa TMK m.605/2 kapsamında hükmen ret ihtimali ayrıca incelenebilir.

Mirasın reddi hangi mahkemeye yapılır?

Ret beyanı sulh hukuk mahkemesine yapılır ve süresinde yapılan ret, mirasın açıldığı yer sulh mahkemesinin özel kütüğüne kaydedilir.

E-posta ile miras reddedilebilir mi?

Mirasın reddi, TMK m.609’un öngördüğü şekilde sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılmalıdır. Sıradan bir e-posta veya aile bireylerine yapılan “mirası istemiyorum” açıklaması güvenli bir ret yöntemi değildir.

Noterden miras reddedilebilir mi?

Kanun ret beyanının sulh mahkemesine yapılmasını öngörmektedir. Noterde bir belge düzenlemek tek başına TMK m.609 anlamında ret işlemini tamamlamaz.

Mirasın bir kısmını reddedip evi kabul edebilir miyim?

Kural olarak hayır. Ret kayıtsız ve şartsız olmalıdır.

Miras parasını çektikten sonra miras reddedilebilir mi?

Tereke malını sahiplenme veya olağan yönetimi aşan işlemler ret hakkının kaybına yol açabilir. Bu nedenle mirasın reddi düşünülüyorsa tereke üzerinde tasarrufta bulunmadan önce değerlendirme yapılmalıdır.

Üç aylık süre geçtiyse hiçbir şey yapılamaz mı?

Her durumda böyle değildir. Murisin ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras kanunen reddedilmiş sayılabilir ve hükmen ret gündeme gelebilir. Ancak bu yol, süresini kaçıran herkes için otomatik ikinci bir ret hakkı değildir.

Türkiye’de yapılan mirasın reddi Almanya’daki veya İngiltere’deki mal için yeterli midir?

Her durumda yeterli olduğu söylenemez. Yabancı devlet kendi miras ve milletlerarası özel hukuk kurallarını uygulayabilir. Yabancı ülkedeki ret veya probate işlemleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Sonuç: Yurt Dışında Yaşayan Mirasçı Türkiye’ye Gelmeden Mirası Reddedebilir

Yurt dışında yaşayan bir kişinin Türkiye’deki mirası reddetmesi mümkündür. Almanya, İngiltere, ABD, Fransa veya başka bir ülkede ikamet etmek mirasın reddi hakkını ortadan kaldırmaz.

Türk Medeni Kanunu’nun 605. maddesine göre yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir. Gerçek ret bakımından temel süre ise üç aydır. Yasal mirasçı için bu süre, kural olarak miras bırakanın ölümünü öğrendiği tarihten itibaren; atanmış mirasçı için ise vasiyetnamenin kendisine resmen bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Yurt dışında yaşamak bu süreyi kendiliğinden uzatmaz. Bu nedenle özellikle borçlu tereke ihtimali bulunan dosyalarda üç aylık sürenin ilk günden itibaren takip edilmesi önemlidir.

Mirasçının yalnızca ret işlemi için Türkiye’ye gelmesi de çoğu durumda zorunlu değildir. Özel yetkili vekâletname düzenlenerek Türkiye’de avukat aracılığıyla işlem yapılabilir. Ancak Yargıtay uygulaması gereğince vekâletnamede mirasın reddine ilişkin özel yetkinin açık şekilde bulunması gerekir.

Ret beyanı TMK m.609 gereğince sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı şekilde yapılmalı ve kayıtsız, şartsız olmalıdır.

Bunun yanında mirasçının ret süresi içerisinde terekeye müdahale etmemesi gerekir. Tereke mallarının satılması, hesaptaki paranın çekilmesi, malların gizlenmesi veya mirasçı sıfatıyla olağan yönetimi aşan işlemler yapılması ret hakkının kaybedilmesine yol açabilir.

Üç aylık gerçek ret süresi geçirilmişse ise doğrudan “artık mirası reddedemeyiz” sonucuna ulaşmadan önce murisin ölüm tarihinde terekesinin borca batık olup olmadığı araştırılmalıdır. Ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş muris bakımından TMK m.605/2 uyarınca miras reddedilmiş sayılabilir ve hükmen ret tespiti gündeme gelebilir.

Uluslararası miraslarda son olarak Türkiye’deki ret işleminin yabancı ülkelerdeki malvarlığı üzerinde otomatik sonuç doğurduğu varsayılmamalıdır. MÖHUK m.20, mirasın millî hukukla ve terekenin bulunduğu ülke hukukuyla farklı bağlantılarını düzenlemektedir. Bu nedenle Almanya, İngiltere, ABD veya başka bir ülkede ayrıca malvarlığı bulunuyorsa o ülkenin mirasın reddi, disclaimer veya probate kuralları da ayrı olarak kontrol edilmelidir.

Bu nedenle yurt dışında yaşayan mirasçı açısından en kritik üç konu; üç aylık sürenin doğru hesaplanması, terekeye kabul anlamına gelecek şekilde müdahale edilmemesi ve Türkiye’ye gelmeden işlem yapılacaksa mirasın reddine özel yetki içeren vekâletnamenin zamanında hazırlanmasıdır.

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Call Now Button

Çerez tercihleri