Havayolu Şirketi Kurmak: Türkiye’de AOC ve Ticari Hava Taşımacılığı İşletme Ruhsatı Nasıl Alınır?
Havayolu Şirketi Kurmak: Türkiye’de AOC ve Ticari Hava Taşımacılığı İşletme Ruhsatı Nasıl Alınır?
Giriş
Bir havayolu şirketi kurmak, sıradan bir anonim şirket kurmaktan çok daha karmaşık bir hukuki ve idari süreçtir. Uçakların satın alınması veya kiralanması, yeterli sermayenin temin edilmesi ve şirketin ticaret siciline tescili tek başına uçuş operasyonlarına başlanması için yeterli değildir.
Türkiye’de ücret karşılığında yolcu ve/veya yük taşımacılığı gerçekleştirecek bir teşebbüsün, başta 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu, Ticari Hava Taşıma İşletmeleri Yönetmeliği (SHY-6A) ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün (“SHGM”) operasyon, uçuşa elverişlilik, emniyet, güvenlik, personel, bakım ve mali yeterliliğe ilişkin ikincil düzenlemelerine uygun şekilde yapılandırılması gerekir. SHY-6A; ticari hava taşıma işletmelerinin ruhsatlandırılmasını, ortaklarını, yönetim yapısını, filosunu, mali yeterliliklerini ve personel şartlarını düzenleyen temel metindir.
SHGM’nin kendi ruhsatlandırma rehberinde merkezi yetkilendirme “İşletme Ruhsatı (AOC – Air Operator Certificate)” olarak adlandırılmaktadır. Dolayısıyla Avrupa Birliği hukukunda görülen “AOC” ile ekonomik nitelikteki “Operating Licence” arasındaki kavramsal ayrımın Türkiye’ye aynen aktarılması doğru değildir. Türk sisteminde SHY-6A kapsamındaki işletme ruhsatı/AOC, işletmenin emniyetli ticari hava taşımacılığı yapabilecek organizasyon, personel, mali kapasite, filo ve teknik yeterliliğe sahip olduğunun SHGM tarafından kabul edildiğini gösteren temel yetkilendirmedir.
Bu nedenle bir yatırımcı açısından asıl soru yalnızca “uçak satın alabilir miyim?” değil;
“Türkiye’de hukuken kontrol edebileceğim, yeterli sermayeye sahip, SHGM tarafından kabul edilmiş yönetim kadrosu ve operasyon sistemi bulunan ve AOC alabilecek bir havayolu şirketini nasıl kurabilirim?”
sorusudur.
1. Öncelikle Şirket Yapısının Doğru Kurulması Gerekir
SHY-6A, kullanılacak hava aracının kapasitesi ve operasyon türüne göre şirket türünü sınırlandırmaktadır.
Yirmiden az koltuk kapasitesine sahip hava araçlarıyla ticari hava taşımacılığı yapacak işletmeler anonim veya limited şirket şeklinde kurulabilir. Buna karşılık yalnızca yük taşımacılığı yapacak işletmeler ile yirmi veya daha fazla koltuk kapasitesine sahip uçaklarla faaliyet gösterecek havayolu işletmelerinin anonim şirket şeklinde kurulması zorunludur. Şirketin ticari merkezinin de Türkiye sınırları içerisinde bulunması gerekir.
Ayrıca yalnızca yük taşımacılığı yapacak veya yirmi ve üzeri koltuk kapasitesindeki uçaklarla yolcu taşımacılığı gerçekleştirecek şirketlerin esas sözleşmesindeki faaliyet konusu, havacılık ve havacılıkla bağlantılı işler çerçevesinde sınırlandırılmaktadır.
Bu nedenle daha AOC başvurusu yapılmadan önce şirket esas sözleşmesinin SHY-6A ile uyumlu hazırlanması kritik önemdedir.
2. Yabancı Yatırımcı Havayolu Şirketinin Tamamına Sahip Olabilir mi?
Havacılık sektörünün en önemli düzenleme alanlarından biri ownership and control, yani mülkiyet ve fiilî kontrol meselesidir.
SHY-6A m.9 uyarınca ticari hava taşıma şirketlerinde;
- payların en az %51’inin nama yazılı olması,
- çoğunluk paylarının Türk vatandaşlarında bulunması,
- yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun Türk vatandaşlarından oluşması,
- oy hakkı çoğunluğu ve şirket üzerindeki kontrolün Türk vatandaşı paydaşlarda bulunması
gerekmektedir. Ayrıca 2024 yılında yapılan değişiklikle, Türk vatandaşlarına ait paylar üzerinde oy hakkı çoğunluğu ve kontrolünü etkisiz hale getirebilecek nitelikte intifa hakkı kurulması da yasaklanmıştır.
Dolayısıyla sadece pay oranına bakmak yeterli değildir.
Örneğin şirket sermayesinin %51’i görünürde Türk bir ortağa ait olsa dahi yabancı yatırımcı;
- veto hakları,
- pay sahipleri sözleşmesi,
- imtiyazlı paylar,
- yönetim kurulunu belirleme yetkisi,
- oy sözleşmeleri,
- intifa hakkı veya
- başka sözleşmesel mekanizmalar
aracılığıyla şirketin gerçek kontrolünü elinde bulunduruyorsa SHGM açısından ownership/control şartının ihlali gündeme gelebilir.
SHGM gerektiğinde tüzel kişi ortakların arkasındaki ortaklık zincirini gerçek kişilere kadar inceleyerek dolaylı pay sahipliğini tespit edebilir. Ayrıca ön izin veya işletme ruhsatı sonrasında nama yazılı payların devri ya da mevcut pay oranlarının artırılması da kural olarak önceden SHGM iznine tabidir.
Bu nedenle yabancı yatırım içeren havayolu projelerinde yalnızca Türk Ticaret Kanunu bakımından değil, havacılık hukuku bakımından ayrı bir corporate control due diligence yapılmalıdır.
3. Havayolu Kurmak İçin Ne Kadar Sermaye Gerekir?
SHY-6A’da operasyon türüne ve kullanılacak uçakların kapasitesine göre farklı başlangıç sermayesi ve filo şartları düzenlenmiştir.
100 ve üzeri koltuklu uçaklarla tarifeli ve tarifesiz yolcu/yük taşımacılığı
İşletmenin en az 5 adet mülkiyetinde veya kiralık uçağının Türk Sivil Hava Aracı Siciline kendi adına kaydedilmiş olması ve en az 15 milyon ABD Doları ödenmiş sermayeye sahip bulunması gerekir.
20–99 koltuk kapasiteli uçaklarla faaliyet
Bu kategoride işletmenin en az 2 adet uçağının Türk Sivil Hava Aracı Sicilinde kendi adına kayıtlı olması ve en az 5 milyon ABD Doları ödenmiş sermayeye sahip olması öngörülmektedir.
Sadece tarifesiz seferlerle 100 ve üzeri koltuklu uçak işletilmesi
Bu kategoride en az 3 uçak ve 10 milyon ABD Doları ödenmiş sermaye şartı bulunmaktadır. Belirli koşullarla iki uçakla operasyonlara başlanmasına imkân tanınmakta; ancak üçüncü uçağın öngörülen süre içinde sicile kaydedilmesi gerekmektedir.
Sadece kargo taşımacılığı
Kargo havayolu işletmelerinin en az 2 adet kargo uçağına ve 5 milyon ABD Doları ödenmiş sermayeye sahip olması gerekir. Yalnızca yük taşımacılığı için ruhsatlandırılan şirketlerin filolarında yolcu uçağı bulundurulamaz.
Hava taksi işletmeleri
En fazla 19 koltuk kapasiteli uçak veya helikopterlerle hava taksi işletmeciliğinde en az 1 hava aracı ve güncel düzenleme uyarınca en az 150.000 ABD Doları karşılığı ödenmiş sermaye gerekmektedir. Bu sermaye hükmü 26 Temmuz 2024 değişikliğiyle güncellenmiştir.
2024 değişikliklerinin önemli sonuçlarından biri, eski düzenlemede filo büyüdükçe uygulanabilen bazı uçak başına ilave sermaye yükümlülüklerinin kaldırılmış olmasıdır. Bununla birlikte başlangıç ruhsatlandırmasında SHY-6A’da kategori bazında belirlenen sermaye şartları devam etmektedir. Mevcut ruhsatlandırılmış işletmelere ilişkin olarak ise Yönetmeliğe, belirlenen asgari ödenmiş sermaye gerekliliklerinin ruhsatlandırılmış işletmeler için aranmayacağı yönünde ayrıca hüküm eklenmiştir; bu düzenleme işletmelerin diğer mali yeterlilik ve finansal denetim yükümlülüklerini ortadan kaldırmamaktadır.
4. Sadece Sermaye Miktarını Bankaya Yatırmak Yeterli Değildir
AOC sürecindeki mali yeterlilik incelemesi, asgari sermayeden çok daha geniştir.
SHY-6A kapsamında ödenmesi gereken sermayenin öz kaynaklardan karşılanması ve ön izin alınmadan önce ödenmiş olması gerekir. Ayrıca başvuru sahibinin, uçuşlardan elde edeceği gelirler dikkate alınmaksızın en az üç aylık;
- uçak kirası,
- yakıt,
- personel,
- bakım,
- sigorta,
- yer hizmetleri,
- havalimanı giderleri,
- Eurocontrol ve benzeri operasyonel giderleri
karşılayabilecek mali güce sahip olduğunu göstermesi gerekir.
İşletmenin ayrıca en az ilk üç yıllık faaliyet dönemini kapsayan ayrıntılı fizibilite, iş planı, nakit akış projeksiyonları ve hat bazında maliyet analizlerini sunması; operasyonların başlamasından itibaren 24 aylık dönemde mevcut ve muhtemel yükümlülüklerini karşılayabilecek mali gücü bulunduğunu belgelemesi öngörülmektedir. Vergi ve SGK borç durumu ile banka referansları da mali değerlendirmede önem taşımaktadır.
Dolayısıyla bir havayolu projesinin hukuki anlamda “sermayesi hazır” kabul edilmesi ile gerçek anlamda financial fitness şartını karşılaması aynı şey değildir.
5. Uçakların Satın Alınması Zorunlu mudur?
Hayır.
SHY-6A, gerekli uçakların mülkiyet veya kiralama yöntemiyle temin edilmesine izin vermektedir. Bu nedenle yeni kurulan havayollarının operating lease veya başka uygun kiralama modelleriyle filo oluşturması mümkündür.
Ancak gerekli sayıdaki uçakların Türk Sivil Hava Aracı Sicilinde işletme adına kayıtlandırılması ve uçuşa elverişlilik şartlarını karşılaması gerekir.
Ayrıca filoda 50 veya daha fazla hava aracı bulunan işletmeler bakımından, her 50 uçak için en az bir uçağın doğrudan işletme mülkiyetinde bulunması öngörülmektedir.
Uçağın dry lease, wet lease veya başka bir kiralama modeliyle temini ise ayrıca ilgili SHGM kiralama mevzuatı kapsamında değerlendirilmelidir.
6. Uçak Yaşı Bakımından Sınır Var mı?
Yeni kurulacak şirketin uygun fiyatlı eski uçaklar satın alarak doğrudan Türkiye’de operasyona başlaması her zaman mümkün değildir.
SHY-6A kapsamında, yangın söndürme amacıyla kullanılanlar hariç olmak üzere, yolcu taşımaya yönelik bir hava aracının Türk Sivil Hava Aracı Siciline ilk kayıt tarihinde 15 yaşından, yük taşımaya yönelik hava aracının ise 25 yaşından büyük olmaması öngörülmektedir.
Bu nedenle aircraft purchase agreement veya lease agreement imzalanmadan önce ilgili uçağın Türkiye’de tescil ve AOC filosuna kabul edilebilirliği ayrıca incelenmelidir.
7. Havayolu Yönetim Kadrosu da SHGM Tarafından İncelenir
Havayolu kurucularının en sık gözden kaçırdığı hususlardan biri, yalnızca şirketin değil, şirketi yönetecek kilit yöneticilerin de havacılık mevzuatı bakımından uygun bulunması gerektiğidir.
İşletmede temel olarak;
- sorumlu müdür,
- uçuş işletmeden sorumlu yönetici,
- yer işletmeden sorumlu yönetici,
- eğitimden sorumlu yönetici,
- bakımdan sorumlu yönetici,
- kalite/uyumluluk izleme yöneticisi,
- emniyet yönetim sistemi yöneticisi ve
- güvenlik yöneticisi
gibi görevlerin yapılandırılması gerekir.
Sorumlu müdürün şirket içerisinde gerekli mali ve idari yetkiye sahip olması ve en az beş yıllık çalışma tecrübesi bulunması öngörülmektedir.
Uçuş işletmeden sorumlu yöneticinin ise havayolu işletmelerinde ilgili uçaklardan en az biri bakımından gerekli uçuş lisansı bağlantısının yanında kural olarak sivil havacılık alanında en az beş yıllık kaptan pilot tecrübesine sahip olması gerekir.
Yer işletmeden sorumlu yönetici için havayolu işletmelerinde en az beş yıllık yer hizmetleri tecrübesi; kalite ve emniyet yöneticileri bakımından ise ilgili alanda ve sivil havacılık sektöründe belirli asgari tecrübe şartları aranır. SHGM bu yöneticilerin yeterliliğini incelemekte ve kabul etmektedir.
Dolayısıyla AOC, yalnızca şirket adına verilen bir ruhsat değil, aynı zamanda şirketin organizational competence yapısının idari otorite tarafından kabul edildiği bir sistemdir.
8. AOC Başvurusu Nasıl Yapılır?
SHGM tarafından yayımlanan süreç birkaç bağlantılı aşamadan oluşmaktadır.
Ön başvuru
Başvuru sahibi öncelikle işletme ruhsatı başvuru formu ve gerekli belgelerle SHGM’ye müracaat eder. SHGM rehberinde FR.36 İşletme Ruhsatı Başvuru Formu ve elektronik ruhsat sistemi üzerinden yapılacak başvurular belirtilmektedir. Başvurunun uygun görülmesi halinde değerlendirme toplantısı gerçekleştirilir.
Toplantıda özellikle;
- planlanan uçak filosu,
- uçakların temin modeli,
- personel,
- eğitim,
- bakım sistemi,
- mali yeterlilik,
- operasyon türü,
- uçulması planlanan bölgeler ve
- ticari fizibilite
incelenmektedir.
Ön izin
Ön başvurunun kabulü ruhsat verildiği anlamına gelmez.
Ön izin aşamasında ortaklık yapısı, sermaye, finansal belgeler, yöneticiler, filo planı, organizasyon ve diğer belgeler SHGM’ye sunulur.
Ön izin kural olarak altı ay geçerlidir ve zorunlu nedenlerin kabul edilmesi halinde bir defaya mahsus olmak üzere en fazla üç ay uzatılabilir. Yirmi veya daha fazla koltuklu uçaklarla faaliyet gösterecek işletmelerin ön izin tarihinden itibaren on iş günü içinde en fazla altı aylık ayrıntılı faaliyet takvimini SHGM’ye sunması gerekir.
Doküman uyum aşaması
Başvuru sahibinin yalnızca uçak ve personeli hazırlaması yetmez; operasyonun nasıl yürütüleceğini gösteren kapsamlı bir dokümantasyon sistemi de oluşturması gerekir.
SHGM’ye sunulan belgeler arasında;
- İşletme El Kitabı Bölüm A, B, C ve D,
- Sürekli Uçuşa Elverişlilik Yönetimi El Kitabı,
- her uçak tipi için Minimum Equipment List,
- bakım programları,
- ağırlık ve denge belgeleri,
- güvenlik planı,
- kabin ekibi el kitapları,
- eğitim dokümanları,
- emniyet ve kalite dokümanları
yer almaktadır.
Asıl ruhsat ve denetleme
Doküman uyum süreci ve faaliyet takvimi tamamlandıktan sonra işletme asıl ruhsat dosyasını SHGM’ye sunar.
Ardından şirket kendi kalite sistemi kapsamında iç denetimini tamamlar ve SHGM tarafından işletme ruhsatı yeterlilik denetimine tabi tutulur.
Denetim yalnızca uçak üzerinde yapılmaz. SHGM;
operasyon, bakım, teknik organizasyon, eğitim, finansman, kalite, emniyet, dispatch, ekip planlama ve kabin hizmetleri
gibi çok sayıda fonksiyonu inceler.
Denetim bulgularının giderilmesi ve dosyanın uygun bulunmasının ardından başvuru İnceleme Komisyonuna ve gerekli onay makamına sunulur.
Hava yolu işletmelerinde işletme ruhsatının verilmesi Bakan onayıyla yürürlüğe girerken hava taksi işletmeleri bakımından onay makamı Genel Müdürdür. Ruhsat süresiz olarak verilmekle birlikte, mevzuattaki şartların sürekli olarak korunması gerekir. Ayrıca işletmenin ruhsatın verilmesinden itibaren en geç altı ay içerisinde uçuş faaliyetlerine başlaması gerekir.
9. AOC Alındıktan Sonra Serbestçe Her Uçuş Yapılabilir mi?
Hayır.
İşletme ruhsatının verilmesi havayolunun yalnızca ruhsat ve ekindeki işletme şartları içerisinde faaliyet gösterebileceği anlamına gelir.
Ruhsatta bulunmayan hava araçları kullanılamaz ve işletme, onaylanan operasyon kapsamının dışında faaliyette bulunamaz.
Dolayısıyla AOC’nin alınması “her ülkeye, her havaalanına ve istenilen her uçakla uçuş yapma hakkı” şeklinde yorumlanmamalıdır. Somut operasyona göre hava sahası ve trafik hakları, uçuş izinleri, slot, havaalanı ve yer hizmetleri, uluslararası ikili hava ulaştırma anlaşmaları ve diğer operasyonel izinler ayrıca gündeme gelebilir.
10. Bir Havayolu Satın Almak AOC Almaktan Daha Kolay mı?
Bazı yatırımcılar sıfırdan AOC alma sürecini aşmak amacıyla mevcut bir havayolu şirketinin hisselerini satın almayı tercih etmektedir.
Ancak mevcut AOC sahibi bir şirketin satın alınması sıradan bir share purchase transaction değildir.
SHY-6A kapsamında belirli pay devirleri önceden SHGM iznine tabidir ve SHGM yeni pay sahibinden kuruluş aşamasında aranan bilgi ve belgeleri talep edebilir. Dolaylı ortaklık yapıları da gerçek kişilere kadar araştırılabilir. Birleşme, bölünme ve devralma işlemlerinde de SHGM süreci ve gerektiğinde rekabet hukuku izinleri gündeme gelmektedir.
Bu nedenle AOC sahibi şirketlerin M&A işlemlerinde klasik financial/legal due diligence’e ek olarak;
regulatory due diligence, aircraft lease review, maintenance liabilities, safety findings, SHGM enforcement history, slot and traffic rights, insurance, personnel licences ve ownership/control compliance
ayrıca incelenmelidir.
Sonuç
Türkiye’de bir havayolu şirketi kurmanın anahtarı yalnızca yeterli sermayeye ve birkaç uçağa sahip olmak değildir.
Başarılı bir AOC projesinin en az beş temel ayağı bulunmaktadır:
uygun şirket ve ortaklık yapısı, yeterli mali güç, uygun filo, SHGM tarafından kabul edilebilir yönetim kadrosu ve eksiksiz operasyon/emniyet sistemi.
Özellikle foreign investment içeren projelerde ownership and control yapısının kuruluş aşamasından itibaren doğru tasarlanması gerekir. Yabancı yatırımcı ekonomik yatırımın önemli bölümünü sağlasa dahi Türk ortakların çoğunluk payı, oy hakkı ve gerçek kontrolüne ilişkin SHY-6A şartlarının ihlal edilmemesi gerekir. 2024 yılında Türk payları üzerinde kontrolü etkisiz hale getiren intifa hakkı düzenlemelerine ilişkin getirilen açık sınırlama da SHGM’nin şekli ortaklıktan ziyade gerçek ve etkin kontrol yapısını dikkate aldığını göstermektedir.
Bu nedenle uçak satın alma veya kiralama sözleşmeleri imzalanmadan, büyük miktarda yatırım yapılmadan ve yabancı yatırımcılarla pay sahipleri sözleşmeleri oluşturulmadan önce AOC projesinin Türk havacılık hukuku perspektifinden yapılandırılması; şirketler hukuku, finansman, aircraft leasing, operasyon, bakım ve SHGM ruhsatlandırma süreçlerinin birlikte ele alınması gerekir.
Bir havayolu şirketi kurmak özünde yalnızca yeni bir şirket kurmak değil, devlet tarafından sürekli denetlenecek bir havacılık organizasyonu inşa etmektir.