Hukuk Makaleleri

WhatsApp Mesajlarının Bilirkişi İncelemesi: Ekran Görüntüsünden Güvenilir Dijital Delile

WhatsApp Mesajlarının Bilirkişi İncelemesi: Ekran Görüntüsünden Güvenilir Dijital Delile

Günümüzde kira ilişkilerinden iş uyuşmazlıklarına, ticari alacaklardan boşanma ve ceza davalarına kadar birçok olayda taraflar arasındaki iletişim WhatsApp üzerinden yürütülmektedir. Ücret, teslim tarihi, borcun kabulü, iş sözleşmesinin feshi, tehdit, hakaret, ürün siparişi veya hizmetin kapsamı çoğu zaman yazılı bir sözleşmeden önce WhatsApp mesajlarında kararlaştırılmaktadır.

Ancak uyuşmazlık mahkemeye taşındığında yalnızca mesaj içeriği değil, mesajların gerçekten taraflar arasında gerçekleşip gerçekleşmediği de tartışma konusu olmaktadır. Bir taraf ekran görüntülerini dosyaya sunarken diğer taraf, “Bu mesajları ben göndermedim”, “Ekran görüntüsü üzerinde oynanmış”, “Yazışmanın yalnızca belirli bölümleri alınmış” veya “Mesajların öncesi ve sonrası gizlenmiş” şeklinde savunma yapabilmektedir.

Bu noktada WhatsApp mesajlarının bilişim alanında uzman bilirkişi tarafından incelenmesi gündeme gelir.

Günlük Hayattan Bir Örnek: Yarım Kalan Ev Tadilatı

Ayşe Hanım, evinin mutfak ve banyosunun yenilenmesi için Mehmet isimli bir ustayla anlaşmıştır. Taraflar arasında ayrıca imzalanmış bir sözleşme bulunmamaktadır. Ancak WhatsApp konuşmalarında;

  • İşin 180.000 TL karşılığında yapılacağı,
  • Malzemelerin usta tarafından alınacağı,
  • Tadilatın 30 gün içinde tamamlanacağı,
  • Ödemenin üç taksitte gerçekleştirileceği,

açıkça konuşulmuştur.

Ayşe Hanım, WhatsApp üzerinden gönderilen hesap numarasına toplam 120.000 TL ödeme yapmıştır. Usta daha sonra işi yarım bırakmış ve kalan parayı da talep etmiştir. Ayşe Hanım dava açarak ödediği bedelin bir kısmının iadesini ve eksik işlerin giderilme masrafını istemiştir.

Mehmet ise savunmasında, kendisine ait olduğu ileri sürülen WhatsApp mesajlarını kabul etmemiş ve ekran görüntülerinin sonradan oluşturulduğunu iddia etmiştir.

Artık mahkemenin önündeki mesele yalnızca “Tadilat yarım kaldı mı?” sorusu değildir. Öncelikle şu teknik soruların cevaplandırılması gerekir:

  • Yazışmalar gerçekten Ayşe ile Mehmet arasında mı gerçekleşmiştir?
  • Mesajların bulunduğu telefon numarası kime aittir?
  • Dosyaya sunulan görüntüler, telefondaki özgün yazışmalarla aynı mıdır?
  • Konuşmalar kesintisiz ve bütün hâlinde mi sunulmuştur?
  • Mesajlarda silme, değiştirme veya sonradan oluşturma izine rastlanmakta mıdır?

Bu sorular, hâkimin genel hukuk bilgisiyle doğrudan çözmesi beklenemeyecek teknik konulardır. Bu nedenle bilişim bilirkişisine başvurulabilir.

Bilirkişi Kimdir?

6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’na göre bilirkişi; çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren durumlarda görüşüne başvurulan gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisidir. Bilirkişinin görevini bağımsız, tarafsız ve objektif biçimde yerine getirmesi gerekir. Bilirkişi yalnızca teknik konuları inceleyebilir; hukuki nitelendirme yapamaz ve davanın kimin lehine sonuçlanması gerektiğini belirleyemez.

Bu nedenle bilirkişi raporunda;

“Davalı sözleşmeye aykırı davranmıştır.”

şeklinde hukuki bir sonuç kurulamaz.

Bunun yerine bilirkişi;

“İncelenen cihazda, belirtilen telefon numaraları arasında 12 Mart 2026 ile 25 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleşen ve dosyaya sunulan ekran görüntüleriyle içerik yönünden uyumlu mesaj kayıtları tespit edilmiştir.”

şeklinde teknik bulgularını açıklamalıdır.

Davalının sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığına, mesajların hangi hukuki sonucu doğurduğuna ve alacağın mevcut olup olmadığına hâkim karar verir.

WhatsApp Mesajlarını Hangi Bilirkişi İnceler?

WhatsApp yazışmalarının incelenmesi, genel olarak bilişim sistemleri ve teknolojileri alanında uzman bilirkişiler tarafından gerçekleştirilir. Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen bilirkişilik uzmanlık alanları arasında özellikle şu alanlar WhatsApp incelemelerinde önem taşımaktadır:

  • Veri ve log kaydı inceleme,
  • Sayısal depolama ünitelerinde ve mobil cihazlarda veri analizi ve veri kurtarma,
  • Bilgi ve siber güvenlik,
  • Mobil uygulamalar,
  • Görüntü ve ses analizi.

Güncel bilirkişilik uzmanlık sınıflandırmasında bu alanlar “Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri” temel uzmanlık alanı altında ayrı ayrı düzenlenmiştir.

Bilirkişi kural olarak bilirkişilik bölge kurulları tarafından oluşturulan listelerden seçilir. Listede ilgili uzmanlık alanında bilirkişi bulunmaması hâlinde, kanundaki şartlar gözetilerek liste dışından da görevlendirme yapılabilir.

WhatsApp Mesajları Hukuken Delil Sayılır mı?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199. maddesi uyarınca elektronik ortamdaki veriler “belge” niteliğindedir. Bu nedenle WhatsApp mesajları, elektronik veri olarak yargılamada delil olarak ileri sürülebilir. Ancak her WhatsApp ekran görüntüsü kendiliğinden kesin delil hâline gelmez.

Bir WhatsApp yazışmasının ispat gücü değerlendirilirken özellikle;

  • Mesajın kim tarafından gönderildiği,
  • Telefon numarasının hangi kişiye ait olduğu,
  • Mesajın özgünlüğü,
  • Yazışmanın bütünlüğü,
  • Mesajların hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediği,
  • İçeriğin diğer delillerle desteklenip desteklenmediği,

incelenir.

WhatsApp mesajı, iddia edilen hukuki işlemi tamamen ispatlamasa bile karşı tarafça gönderildiğinin anlaşılması ve işlemi muhtemel göstermesi hâlinde HMK’nın 202. maddesi kapsamında “delil başlangıcı” kabul edilebilir. Delil başlangıcının bulunması, senetle ispat zorunluluğu olan bazı durumlarda tanık dinlenmesine de imkân sağlayabilir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 25 Kasım 2024 tarihli, 2023/1984 Esas ve 2024/4323 Karar sayılı kararında; taraflar arasındaki WhatsApp yazışmaları belge niteliğinde değerlendirilmiş, yazışmaların ödeme dekontları ve tanık anlatımlarıyla birlikte incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Yazışmaların delil başlangıcı oluşturabileceği kabul edilerek eksik incelemeyle verilen karar bozulmuştur.

Bilirkişi WhatsApp Mesajlarını Nasıl İnceler?

1. İncelemenin Kapsamı Belirlenir

Mahkeme, bilirkişiye yalnızca “WhatsApp mesajlarını inceleyiniz” şeklinde belirsiz bir görev vermemelidir. Hangi teknik soruların cevaplandırılacağı açıkça gösterilmelidir.

Örneğin bilirkişiden;

  • Yazışmaların incelemeye sunulan telefonda bulunup bulunmadığı,
  • Yazışmanın hangi telefon numaraları arasında gerçekleştiği,
  • Dosyadaki ekran görüntüleriyle cihazdaki kayıtların uyumlu olup olmadığı,
  • Konuşmaların eksik veya kesintili sunulup sunulmadığı,
  • Teknik olarak tespit edilebilen değiştirme veya silme izlerinin bulunup bulunmadığı,

sorulabilir.

Bilirkişilik Kanunu da uzmanlık gerektiren sorun ile incelemenin kapsam ve sınırları açıkça gösterilmeden bilirkişi görevlendirilemeyeceğini düzenlemektedir.

2. Telefonun ve Dijital Verilerin Korunması

İncelemeye konu telefonun hangi kişiden, hangi tarihte ve hangi koşullarda teslim alındığı kayıt altına alınmalıdır. Ceza yargılamasında bilirkişiye verilecek eşyanın mühür altında teslim edilmesi, mühürlerin açılması ve yeniden kapatılması işlemlerinin tutanakla belirlenmesi öngörülmüştür.

Bu süreç “delil zinciri” veya “muhafaza zinciri” olarak adlandırılır. Amaç, cihazın teslim alındığı andan raporun düzenlendiği ana kadar kimlerin cihaz üzerinde işlem yaptığının ve hangi işlemlerin gerçekleştirildiğinin izlenebilmesidir.

Telefonun kontrolsüz şekilde kullanılmaya devam edilmesi, uygulamanın silinip yeniden kurulması, cihazın sıfırlanması veya yeni veriler oluşturulması incelemenin güvenilirliğini etkileyebilir.

3. Adli Kopya Alınır

Bilirkişi mümkün olduğu ölçüde doğrudan özgün veri üzerinde değişiklik yapmadan çalışmalıdır. Cihazdaki verilerin teknik yönteme uygun biçimde kopyalanması ve incelemenin alınan kopya üzerinden yürütülmesi esastır.

Uluslararası kabul gören mobil adli bilişim yaklaşımında süreç; verinin korunması, elde edilmesi, incelenmesi, analiz edilmesi ve raporlanması aşamalarından oluşmaktadır.

Kopyalanan verinin sonradan değiştirilip değiştirilmediğini denetlemek için “hash değeri” kullanılabilir. Hash, dijital verinin matematiksel parmak izi gibidir. Veride sonradan değişiklik yapılması hâlinde hash değeri de değişir. Bu yöntem, elde edilen adli kopyanın inceleme süresince bütünlüğünü koruyup korumadığının denetlenmesine yardım eder.

Ancak önemli bir ayrım bulunmaktadır: Hash değerinin eşleşmesi, kopyalanan verinin sonradan değişmediğini gösterir. Mesajı gerçekte kimin yazdığını tek başına ispatlamaz. Gönderenin kimliği ayrıca telefon numarası, cihaz kullanıcısı, hesap bilgileri ve diğer deliller üzerinden değerlendirilmelidir.

4. Mesaj Kayıtları ve Konuşmanın Bütünü İncelenir

Bilirkişi yalnızca tarafın seçerek sunduğu birkaç ekran görüntüsüne bakmamalıdır. İmkân bulunduğu ölçüde konuşmanın öncesi ve sonrası, tarih ve saat bilgileri, gönderici ve alıcı numaraları, gönderilen fotoğraf, video, belge ve ses kayıtlarıyla birlikte incelenmelidir.

Çünkü tek bir mesaj, konuşmanın bütününden ayrıldığında farklı bir anlam kazanabilir.

Örneğin dosyaya yalnızca;

“Tamam, kabul ediyorum.”

mesajı sunulmuş olabilir. Ancak bir önceki mesajda;

“Bu şartları kabul etmiyorsan anlaşmayı iptal edelim.”

denilmiş ve karşı taraf da ironi veya başka bir bağlam içinde cevap vermiş olabilir.

Yakın tarihli bölge adliye mahkemesi uygulamalarında da telefonların incelemeye sunulması, karşılıklı telefon numaraları ve tarihler belirtilerek yazışmaların kesintisiz biçimde dökümünün alınması ve konuşmanın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmektedir.

5. Telefon Numarası ve Kullanıcı İlişkisi Araştırılır

Telefon rehberinde bir kişinin adının “Mehmet Usta” olarak kayıtlı olması, ilgili numaranın hukuken ve fiilen Mehmet’e ait olduğunu tek başına kanıtlamaz. Rehberdeki kişi adını telefon sahibi istediği şekilde değiştirebilir.

Bu nedenle incelemede;

  • Yazışmanın gerçekleştiği açık telefon numarası,
  • Hattın abonelik bilgileri,
  • Tarafların daha önce bu numarayı kullanıp kullanmadığı,
  • Banka dekontlarında veya sözleşmelerde aynı numaranın bulunup bulunmadığı,
  • Profil bilgileri ve dosyadaki diğer iletişim kayıtları,

birlikte değerlendirilmelidir.

Gerektiğinde GSM işletmecisine müzekkere yazılarak hattın ilgili tarihlerde kimin adına kayıtlı olduğu araştırılabilir. Bununla birlikte hattın bir kişi adına kayıtlı olması ile mesajın fiilen o kişi tarafından gönderilmiş olması aynı şey değildir. Şirket hattı, aile bireyinin kullandığı hat veya başkasına bırakılmış telefon gibi ihtimaller ayrıca değerlendirilmelidir.

6. Manipülasyon İddiası Teknik Olarak Araştırılır

Bilirkişi, dosyaya sunulan ekran görüntülerindeki yazı tipi, tarih sıralaması veya görsel uyumsuzluklarla sınırlı kalmamalıdır. Asıl önem taşıyan, ekran görüntüsünün cihazdaki özgün kayıtlarla karşılaştırılmasıdır.

İnceleme sırasında teknik imkânlar ölçüsünde;

  • Dosyaya sunulan görüntülerin telefondaki mesajlarla eşleşip eşleşmediği,
  • Tarih ve saat sıralamasında olağan dışı durum bulunup bulunmadığı,
  • Mesajların bir kısmının eksik bırakılıp bırakılmadığı,
  • Eklerin ve medya dosyalarının yazışmayla uyumlu olup olmadığı,
  • Silinmiş verilerin geri getirilebilip getirilemediği,
  • Kullanılan inceleme yöntemi ve aracın sınırlılıkları,

raporda açıklanmalıdır.

Silinen her mesajın mutlaka geri getirilebileceği düşünülmemelidir. Cihaz modeli, işletim sistemi, uygulama sürümü, yedekleme durumu, şifreleme yapısı ve silinmeden sonra cihazın kullanılmaya devam edilmesi gibi faktörler veri kurtarma imkânını etkileyebilir. Bilirkişi, ulaşamadığı bir veri hakkında kesin varsayım kurmamalı; teknik sınırlılığı açıkça raporlamalıdır.

7. Diğer Delillerle Çapraz Kontrol Yapılır

WhatsApp mesajlarının güvenilirliği yalnızca telefon incelemesine bağlı değildir. Yazışmaların içeriği;

  • Banka dekontları,
  • Faturalar,
  • Kargo ve teslim kayıtları,
  • E-posta yazışmaları,
  • Tanık anlatımları,
  • Kamera kayıtları,
  • Arama kayıtları,
  • Sözleşmeler ve ticari defterler,

ile karşılaştırılabilir.

Örnek olayda mesajlarda “Bugün 40.000 TL’lik ikinci taksiti gönder” denilmiş ve aynı gün Mehmet’in banka hesabına 40.000 TL yatırılmışsa bu durum, konuşmanın gerçekliği ve taraflar arasındaki ilişkinin varlığı yönünden önemli bir destekleyici delil oluşturabilir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2018/524 Esas ve 2018/5611 Karar sayılı kararında, WhatsApp dökümüne karşı gerçeğe aykırılık itirazı bulunmasına rağmen mesajlara nasıl ulaşıldığını ve gerçeğe uygun olup olmadığını denetlemeye elverişli delil bulunmadan karar verilmesi eksik inceleme olarak değerlendirilmiştir. Yargıtay ayrıca yazışmaların ticari defterler, banka hareketleri ve diğer delillerle birlikte araştırılması gerektiğini belirtmiştir.

Ekran Görüntüsü Tek Başına Yeterli midir?

Ekran görüntüsü, mesaj içeriğini göstermesi bakımından delil niteliği taşıyabilir. Ancak ekran görüntüsü üzerinde;

  • Kişi adı değiştirilebilir,
  • Belirli mesajlar kesilebilir,
  • Konuşmanın öncesi ve sonrası gizlenebilir,
  • Görsel düzenleme programlarıyla değişiklik yapılabilir,
  • Başka bir numara farklı bir isimle kaydedilebilir.

Bu nedenle ekran görüntüsünün inkâr edilmesi hâlinde, mümkünse mesajların bulunduğu asıl telefonun incelemeye sunulması önemlidir.

Bununla birlikte telefonun artık mevcut olmaması veya mesajların silinmiş olması, ekran görüntüsünün otomatik olarak değersiz hâle geleceği anlamına gelmez. Mahkeme ekran görüntüsünü banka dekontları, tanık anlatımları, karşı tarafın beyanları ve diğer belgelerle birlikte değerlendirebilir. Burada belirleyici olan, delilin somut olayın tamamı içindeki güvenilirliği ve ispat gücüdür.

Bilirkişi Raporunda Neler Bulunmalıdır?

Sağlıklı bir WhatsApp inceleme raporunda en azından;

  1. İncelenen cihazın marka, model ve ayırt edici bilgileri,
  2. Cihazın kimden ve hangi tarihte teslim alındığı,
  3. İncelemenin hangi mahkeme kararı ve hangi sorular kapsamında yapıldığı,
  4. Kullanılan yazılım, araç ve inceleme yöntemi,
  5. Adli kopya alınmışsa buna ilişkin bilgiler ve hash değerleri,
  6. İncelenen telefon numaraları ve tarih aralığı,
  7. Tespit edilen mesajların kesintisiz dökümü,
  8. Medya dosyaları ve diğer eklerin durumu,
  9. Ekran görüntüleriyle özgün kayıtların karşılaştırılması,
  10. Teknik sınırlılıklar ve cevaplandırılamayan hususlar,
  11. Ulaşılan teknik sonuçlar,

gösterilmelidir.

HMK’nın 279. maddesi uyarınca raporda bilirkişinin görevlendirildiği hususlar, incelenen maddi vakıalar, gerekçe ve ulaşılan sonuç bulunmalıdır. Hâkim bilirkişi raporuyla bağlı değildir; raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.

Bilirkişi Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?

Hukuk yargılamasında taraflar, bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren iki hafta içinde;

  • Rapordaki eksikliklerin tamamlattırılmasını,
  • Belirsiz hususların açıklanmasını,
  • Ek rapor alınmasını,
  • Bilirkişinin duruşmada dinlenmesini,
  • Yeni bir bilirkişi veya bilirkişi heyeti görevlendirilmesini,

talep edebilir. Mahkeme de gerekli görürse kendiliğinden ek rapor veya yeniden inceleme yaptırabilir.

Özellikle WhatsApp incelemelerinde şu hususlar önemli itiraz nedenleri oluşturabilir:

  • Bilirkişinin yalnızca ekran görüntülerine bakması,
  • Asıl telefon üzerinde inceleme yapılmaması,
  • Telefon numaralarının açıkça belirtilmemesi,
  • Yazışmaların öncesi ve sonrasının incelenmemesi,
  • Adli kopya veya veri bütünlüğü konusunda açıklama yapılmaması,
  • Kullanılan yöntemin raporda gösterilmemesi,
  • Manipülasyon iddiasının teknik olarak cevaplandırılmaması,
  • Bilirkişinin teknik incelemeyi aşarak hukuki kanaat bildirmesi.

Ceza yargılamasında da bilirkişi raporunun ardından taraflara itirazlarını bildirmeleri veya yeni bir bilirkişi incelemesi istemeleri için süre verilmesi gerekir. Ayrıca savcılık, katılan, şüpheli, sanık ve müdafiler bilirkişi raporuna karşı özel bir uzmandan bilimsel mütalaa alabilir.

Mesajların Hukuka Uygun Elde Edilmesi Zorunludur

Bir WhatsApp mesajının teknik olarak gerçek olması, mutlaka hukuka uygun delil olduğu anlamına gelmez.

Başkasının telefonuna gizlice girilmesi, şifrenin kırılması, üçüncü kişiler arasındaki özel yazışmaların izinsiz ele geçirilmesi veya hesaba yetkisiz erişim sağlanması hâlinde delilin elde edilme yöntemi ayrıca değerlendirilmelidir.

HMK’nın 189. maddesine göre hukuka aykırı biçimde elde edilen deliller hukuk yargılamasında dikkate alınamaz. Ceza yargılamasında da yüklenen suç ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispatlanabilir.

Bilirkişi, verinin teknik olarak özgün olup olmadığını inceleyebilir. Ancak delilin hukuka uygun elde edilip edilmediğine ilişkin nihai hukuki değerlendirme hâkim veya mahkeme tarafından yapılır.

Sonuç

WhatsApp mesajlarının bilirkişi incelemesi, ekrandaki birkaç mesajın okunmasından ibaret değildir. Sağlıklı bir incelemede cihazın korunması, verilerin teknik yönteme uygun olarak alınması, yazışmaların kesintisiz şekilde çıkarılması, telefon numaralarının belirlenmesi, ekran görüntülerinin özgün kayıtlarla karşılaştırılması ve bulguların diğer delillerle desteklenip desteklenmediğinin değerlendirilmesi gerekir.

Unutulmamalıdır ki bilirkişinin görevi kimin haklı olduğuna karar vermek değil, hâkimin karar verebilmesi için teknik olguları anlaşılır ve denetlenebilir biçimde ortaya koymaktır.

Bu nedenle WhatsApp yazışmalarında asıl soru yalnızca “Mesajda ne yazıyor?” değildir. Şu soruların da cevaplandırılması gerekir:

Mesajı kim göndermiştir, hangi cihazdan elde edilmiştir, konuşmanın bütünü korunmuş mudur, veri sonradan değiştirilmiş midir ve bu sonuç hangi teknik yöntemle tespit edilmiştir?

Dijital delilin gücü, yalnızca ekranda görünen kelimelerden değil; kaynağının, bütünlüğünün ve elde edilme yönteminin güvenilir biçimde açıklanabilmesinden doğar.

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Call Now Button

Çerez tercihleri