Single Blog Title

This is a single blog caption

Türkiye’de Evlenme Ehliyeti ve Engeli, Yabancılar İçin Evlenme Ehliyeti ve Engeli

 EVLENME EHLİYETİNİN MADDİ ŞARTLARI VE YAŞ SINIRLARI 

Evlenme, aile hukukunu başlatan ve kişilerin kurduğu ortak yaşamı yasal bir koruma altına alan en önemli hukuki işlemlerden biridir. Ancak bu işlemin geçerli bir şekilde kurulabilmesi için kanun koyucu, tarafların belirli bir biyolojik, zihinsel ve sosyal olgunluğa erişmiş olmasını şart koşar.

Türk Medeni Kanunu’nun 124 ila 128. maddeleri arasında düzenlenen “Evlenme Ehliyeti”, evliliğin kurucu unsurlarından sonra gelen en temel maddi geçerlilik şartıdır. Bu bölümde; olağan ve olağanüstü evlenme yaşlarını, ayırt etme gücünün önemini ve yasal temsilcilerin bu süreçteki rızasının hukuki niteliğini inceleyeceğiz.

1.1. Türk Hukukunda Evlenme Yaşı Sınırları (TMK m. 124)

Türk Medeni Kanunu, evlenme yaşını tek bir sınırla belirlememiş; “olağan” ve “olağanüstü” olmak üzere ikili bir ayrım yoluna gitmiştir. Amaç, hem gençleri erken yaşta evliliğin getireceği ağır sorumluluklardan korumak hem de hayatın olağan akışı içindeki istisnai durumlara hukuki bir çıkış yolu sunmaktır.

A. Olağan Evlenme Yaşı (TMK m. 124/1)

Kanuni kural oldukça açıktır: Erkek veya kadın onyedi yaşını doldurmadıkça evlenemez.

  • Buradaki kıstas, kronolojik olarak 17 yaşın bitirilip 18 yaşından gün alınmış olmasıdır.
  • Onyedi yaşını dolduran bir kişi, kendi özgür iradesiyle evlenmek isteyebilir ancak tek başına bu işlemi gerçekleştiremez; aşağıda detaylandıracağımız üzere yasal temsilcisinin izni gerekir.

B. Olağanüstü Evlenme Yaşı ve Hakim İzni (TMK m. 124/2)

Hayatta bazen öyle durumlar gelişir ki, 17 yaşını doldurmamış bir kişinin evlenmesinde çok ciddi bir menfaat bulunabilir. Kanun koyucu bu durumlar için onaltı yaşın doldurulmuş olması şartıyla hakim iznine açık bir kapı bırakmıştır:

“Hakim, olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir.” (TMK m. 124/2)

Mahkemenin bu izni verebilmesi için şu üç şartın bir arada bulunması zorunludur:

  1. Yaş Şartı: Küçüğün kesinlikle 16 yaşını doldurmuş (17 yaşından gün almış) olması gerekir. 15 yaşındaki bir çocuğun evlenmesine hakim dahi hiçbir surette izin veremez.
  2. Olağanüstü Durum ve Pek Önemli Sebep: Yargıtay uygulamalarında; kadının hamile kalması, tarafların kimsesiz kalması veya küçüğün menfaatini çok ciddi derecede koruyacak hayati bir durumun varlığı “pek önemli sebep” olarak kabul edilir. Sadece “birbirimizi çok seviyoruz” gerekçesi mahkemece kabul görmez.
  3. Ana ve Babanın Dinlenmesi: Hakim karar vermeden önce mutlaka ana ve babayı veya vasiyi dinlemek, onların da görüşünü almak zorundadır.

1.2. Ayırt Etme Gücü Şartı (TMK m. 125)

Evlenme sözleşmesi, doğası gereği kişiye sıkı sıkıya bağlı hukuki bir haktır. Bu nedenle evlenecek kişilerin, yaptıkları bu işlemin amacını, doğuracağı hukuki, mali ve sosyal sonuçları tam olarak kavrayabilecek zihinsel olgunluğa sahip olmaları gerekir.

  • Mutlak Şart: TMK m. 125 uyarınca, ayırt etme gücüne sahip olmayanlar evlenemez.
  • Ayırt etme gücünün evlilik anında mevcut olması şarttır. Geçici bir nedenle (örneğin aşırı alkol, uyuşturucu madde etkisi veya geçici akıl tutulması altında) ayırt etme gücünü kaybeden kişinin kıydığı nikah, sonradan “nisbi butlan” davasına konu olur.
  • Akıl Hastalığı Farkı: Akıl hastalığı ile ayırt etme gücü yoksunluğu farklıdır. Sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olan bir akıl hastası hiçbir şekilde evlenemez. Ancak ayırt etme gücüne sahip olan (hastalığın hafif seyrettiği veya remisyon döneminde olduğu) akıl hastalarının evlenip evlenemeyeceği resmi sağlık kurulu raporuna bağlanmıştır.

1.3. Yasal Temsilcinin İzni ve İznin Mahkemece Tamamlanması (TMK m. 126-128)

Yaş sınırlarına bağlı olarak, evlenmek isteyen kişilerin veli veya vasilerinin sürece katılması gerekebilir. Kanun, küçüğün korunması ile evlenme özgürlüğü arasında hassas bir denge kurmuştur.

Velinin veya Vasinin Rızası (TMK m. 126)

Onyedi yaşını doldurmuş ancak henüz ergin olmamış (18 yaşını bitirmemiş) bir küçük, ancak ana ve babasının veya vasisinin izniyle evlenebilir.

  • Nikah başvurusu esnasında bu yasal temsilcilerin muvafakatnameleri aranır.
  • Ana ve babadan birinin haklı bir sebep olmaksızın izin vermemesi durumunda kriz doğar.

Yasal Temsilcinin İzin Vermemesi Durumunda Hakim Müdahalesi (TMK m. 128)

Ana, baba veya vasi, onyedi yaşını doldurmuş küçüğün evlenmesine haklı bir sebep olmaksızın karşı çıkıyorsa, kanun küçüğe mahkemeye başvurma hakkı tanır:

Yasal Temsilci Direnci Karşısında Hukuki Yol:

[17 Yaşını Doldurmuş Küçük] ───> [Veli/Vasi Haklı Sebepsiz İzin Vermiyor]

                                                

                                                

[Evlenmeye İzin Davası (Aile Mahkemesi)] ───> [Hakim Yasal Temsilciyi Dinler]

                                                

                                                

[Hakim Haklı Sebep Göremezse Evlenmeye İzin Verir]

Hakim, yasal temsilciyi dinler; eğer temsilcinin itirazı sadece kişisel inatlaşma, haksız önyargı veya küçüğün menfaatine aykırı gerekçelere dayanıyorsa, yasal temsilcinin rızası yerine geçmek üzere evlenmeye izin verir.

 MUTLAK EVLENME ENGELLERİ 

Evlenme ehliyetine sahip olmak (yaş ve ayırt etme gücü şartlarını taşımak), evlilik akdinin kurulabilmesi için tek başına yeterli değildir. Kanun koyucu, toplum sağlığını, ahlak yapısını ve mevcut evlilik düzenini korumak amacıyla bazı durumların varlığını kesin bir evlenme engeli olarak kabul etmiştir.

Türk Medeni Kanunu’nun 129 ila 131 ve 133. maddelerinde düzenlenen “Mutlak Evlenme Engelleri”, ortadan kaldırılması mümkün olmayan veya ancak belirli yasal prosedürlerin tamamlanmasıyla aşılabilen bariyerlerdir. Bu engellerden biri mevcut olduğu halde kıyılan bir nikah, hukuk dünyasında “mutlak butlan” (kesin geçersizlik) yaptırımı ile karşı karşıya kalır.

2.1. Hısımlık (Akrabalık) Engeli (TMK m. 129)

Kanun, biyolojik ve sosyal riskleri önlemek adına belirli derecedeki akrabalar arasında evliliği kesin olarak yasaklamıştır. TMK m. 129 uyarınca evlenmesi yasak olan hısımlar şunlardır:

  • Üstsoy ve Altsoy Arasında: Anne, baba, büyükanne, büyükbaba ile çocuklar ve torunlar arasında hiçbir derecede evlilik yapılamaz (Sonsuz icazetsizlik).
  • Kardeşler Arasında: Tam kan (ana ve babası bir) veya yarım kan (anası bir babası ayrı ya da babası bir anası ayrı) kardeşler arasında evlilik yasaktır.
  • Civar (Yan) Soy Hısımlığında: Amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında evlilik yasaktır.
    Önemli Detay: Kuzenler (amca, dayı, hala, teyze çocukları) arasındaki evlilik Türk hukukuna göre mutlak evlenme engeli değildir.
  • Kayın Hısımlığı: Evlilik bağı sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu (kayınvalide, kayınpeder) veya altsoyu (önceki eşten olan çocuklar) arasında evlilik yasaktır. Ancak eski eşin kardeşleriyle (görümce, baldız, kayınbirader) evlenme yasağı yoktur.
  • Evlat Edinme İlişkisi: Evlat edinen ile evlatlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında evlilik kesinlikle yasaktır.

2.2. Yeniden Evlenmek İsteyenler İçin Önceki Evliliğin Sona Ermesi Şartı (TMK m. 130-131)

Türk hukuku tek eşlilik (monogami) ilkesini benimsemiştir. Bu nedenle, daha önce evlenmiş bir kişinin yeniden evlenebilmesi için önceki evliliğinin yasal olarak sona ermiş olduğunu ispat etmesi gerekir.

Önceki Evliliğin Sona Ermesinin İspat Matrisi:

  Ölüm Durumu ─────────────> Ölüm Sicil Raporu / Nüfus Kaydı

  Boşanma/İptal Durumu ─────> Mahkeme İlamının Kesinleşme Şerhi

  Gaiplik Durumu ───────────> Mahkemeden Alınan “Evlenmeye İzin” Kararı

  • Nüfus Kaydının Güncellenmesi: Boşanma veya evliliğin iptali kararı verilmiş olsa bile, bu karar mahkemece kesinleştirilip nüfus müdürlüğüne tescil edilmeden kişi resmi olarak hâlâ evli görünür ve yeni bir evlilik başvurusu yapamaz.
  • Gaiplik Riski: Eşi hakkında gaiplik (kaybolma) kararı verilen kişi, sadece bu kararla doğrudan evlenemez. Gaiplik kararı istenirken veya ayrı bir dava ile mahkemeden “evliliğin feshine” karar verilmesini talep etmek zorundadır (TMK m. 131).

2.3. Akıl Hastalığı Engeli ve Sağlık Raporu Süreci (TMK m. 133)

Akıl hastalarının evlenmesi, hem doğacak çocukların sağlığı hem de evlilik birliğinin getirdiği iradi yükümlülüklerin yerine getirilebilmesi açısından sınırlandırılmıştır.

  • Genel Kural: Akıl hastaları kural olarak evlenemezler.
  • İstisna (Sağlık Kurulu Raporu): TMK m. 133 uyarınca, akıl hastalığının evlenmeye engel oluşturmadığı resmi bir sağlık kurulu (heyet) raporu ile belgelenirse, bu kişilerin evlenmesine izin verilir.
  • Uygulama Usulü: Evlendirme memurluğu, başvuran taraflarda akıl hastalığı şüphesi görürse veya kişinin kısıtlanma kaydı varsa, tam teşekküllü bir devlet hastanesinden veya ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden “Evlenmesinde tıbbi açıdan sakınca yoktur” ibareli heyet raporu getirilmesini zorunlu kılar.

 NİSBİ EVLENME ENGELİ: KADIN İÇİN BEKLEME SÜRESİ (İDDET MÜDDETİ – TMK m. 132)

Evlenme engelleri arasında toplumda en çok kafa karışıklığına yol açan ve adliye koridorlarında en sık karşılaşılan kurallardan biri “İddet Müddeti” olarak bilinen kadının bekleme süresidir. Mutlak evlenme engellerinden farklı olarak bu kural, evliliği kökten imkansız kılmaz; sadece belirli bir zaman dilimiyle sınırlar. Bu nedenle hukuk tekniğinde nisbi (geçici) evlenme engeli olarak adlandırılır. Evlilik geçerlidir.

Türk Medeni Kanunu’nun 132. maddesinde düzenlenen bu süre, tamamen doğacak çocuğun soybağının (nesebinin) karışmasını önleme ve biyolojik babanın kim olduğunu tereddütsüz belirleme amacını taşır.

3.1. 300 Günlük Bekleme Süresinin Hukuki Mantığı

Kanun koyucu, evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün içinde doğacak çocuğun babasının, eski koca olduğunuvarsayar (TMK m. 285 – Babalık Karinesi). Eğer kadın boşanır boşanmaz ertesi gün yeniden evlenebilseydi ve kısa süre sonra bir doğum gerçekleşseydi, çocuğun babasının eski koca mı yoksa yeni koca mı olduğu yasal olarak çelişki yaratacaktı.

  • Sürenin Başlangıcı: 300 günlük süre; evliliğin boşanma ile sona ermesi durumunda mahkeme kararının kesinleştiği tarihten, eşin ölümü halinde ise ölüm tarihinden itibaren işlemeye başlar.
  • Sürenin Kendiliğinden Sona Ermesi: Kadın bu 300 gün içinde doğum yaparsa, bekleme süresi doğum anı itibarıyla kendiliğinden son bulur. Çünkü artık soybağının karışma ihtimali kalmamıştır.

Önemli Düzeltme (Yasal Güncelleme): Anayasa Mahkemesi’nin 2023 yılında verdiği ve 2024 yılında yürürlüğe giren iptal kararı ile TMK m. 132’de köklü bir değişiklik yaşanmıştır. Geçmişte kadın ve erkek boşandıktan sonra yeniden birbirleriyle evlenmek isteseler dahi mahkemeye başvurmak zorundaydı. Anayasa Mahkemesi, “Kadının önceki evliliğinden olan kocasıyla yeniden evlenmek istemesi” durumunda iddet müddeti şartını tamamen iptal etmiştir. Dolayısıyla günümüz uygulamasında, eski eşlerin yeniden bir araya gelmesi halinde 300 gün bekleme veya dava açma şartı aranmaz.

3.2. İddet Müddetinin Kaldırılması Davası ve Biyolojik Deliller

Kadın, boşandığı eşinden farklı bir kişiyle 300 gün dolmadan evlenmek istiyorsa, Aile Mahkemesi’ne başvurarak “Bekleme Süresinin Kaldırılması Davası” (halk arasında iddet müddetinin kaldırılması) açmalıdır.

İddet Müddeti Kaldırılması Süreci:

[Kesinleşmiş Boşanma Kararı] ───> [300 Gün Dolmadan Yeni Evlilik Talebi]

                                              

                                              

[Aile Mahkemesine Başvuru]   ───> [Hastaneye Sevk (Hamilelik Testi)]

                                              

                                              

[Rapor: “Hamile Değildir”]   ───> [Hakim Süreyi Kaldırır (Hızlı Prosedür)]

  • Görevli ve Yetkili Mahkeme: Davacının yerleşim yeri Aile Mahkemesidir.
  • Yargılama Usulü: Bu dava hasımsız (karşı tarafsız) olarak açılır. Hakim, kadını tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna sevk ederek gebelik testi (Beta-HCG ve ultrason muayenesi) talep eder.
  • Sonuç: Hastaneden kadının “hamile olmadığına dair” kesin tıbbi rapor geldiğinde, hakim bekleme süresini kaldırır. Bu süreç dijital entegrasyonlar sayesinde uygulamada genellikle 1-2 hafta içinde sonuçlanan oldukça hızlı bir prosedürdür.

3.3. Yabancı Kadınların Türkiye’deki Evliliklerinde İddet Müddeti

Yabancı unsurlu aile hukuku uyuşmazlıklarında devreye giren MÖHUK (Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku) m. 13 uyarınca, evlenme ehliyeti ve şartları taraflardan her birinin evlenme anındaki milli hukukuna tabidir.

Bu kural yabancı kadınlar için iki farklı senaryo doğurur:

1. Kendi Ülkesinde Bekleme Süresi Olmayan Yabancı Kadın

Eğer Türkiye’de evlenmek isteyen yabancı kadının vatandaşı olduğu ülke hukukunda (örneğin pek çok Avrupa ülkesinde) boşanma sonrası kadın için böyle bir bekleme süresi öngörülmemişse, bu kadın Türkiye’deki evlendirme dairesine başvurduğunda teorik olarak iddet müddetine tabi olmamalıdır. Çünkü ehliyeti kendi milli hukukuna göre değerlendirilir.

2. Türk Kamu Düzeni Kontrolü (MÖHUK m. 5)

Uygulamada evlendirme memurlukları, soybağının korunmasını Türk kamu düzeninin bir parçası olarak yorumlama eğilimindedir. Eğer yabancı kadın boşanma davasını Türkiye’de açmış ve Türk mahkemelerinden boşanmışsa, nüfus sisteminde (MERNİS) doğrudan 300 günlük blokaj görünür. Bu durumda yabancı kadının da Türk vatandaşı kadınlar gibi Aile Mahkemesi’nden iddet müddetinin kaldırılması kararı alması pratik bir zorunluluk haline gelir.

 ULUSLARARASI AİLE HUKUKU VE MÖHUK BOYUTU 

Evlilik akdi, sınırların şeffaflaştığı ve uluslararası mobilitenin arttığı günümüzde sıkça yabancılık unsuru barındırmaktadır. Bir Türk vatandaşı ile bir yabancının veya Türkiye’de iki yabancının evlenmesi söz konusu olduğunda, Türk Medeni Kanunu tek başına yeterli olmaz. Bu aşamada devreye, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) girer.

MÖHUK m. 13, yabancılık unsuru taşıyan evliliklerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağını (kanunlar ihtilafı kurallarını) net bir şekilde düzenlemiştir. Bu bölümde, evlenmenin maddi ehliyet şartları ile şekil şartlarına uygulanacak hukuk ayrımını ve özel statülü kişilerin durumunu ele alacağız.

4.1. Maddi Ehliyet Şartlarında Milli Hukuk (Lex Patriae) Kuralı

MÖHUK m. 13/1 uyarınca, yabancılık unsuru taşıyan bir evlilikte tarafların evlenme ehliyeti ve şartları, evlenme anındaki milli hukuklarına (lex patriae) tabidir.

  • Her Eş Kendi Hukukuna Tabidir: Evlenmek isteyen taraflardan biri Alman, diğeri Türk ise; Alman vatandaşının evlenme yaşını doldurup doldurmadığı, akıl hastalığı engeli bulunup bulunmadığı gibi maddi ehliyet şartları Alman Medeni Kanunu’na (BGB) göre; Türk vatandaşının şartları ise Türk Medeni Kanunu’na (TMK) göre belirlenir.
  • Kamu Düzeni Bariyeri (MÖHUK m. 5): Yabancının milli hukuku, Türk hukukuna tamamen aykırı veya Türk kamu düzenini derinden sarsacak hükümler içeriyorsa, o yabancı hukuk kuralı Türkiye’de uygulanmaz.
    Örnek: Yabancının milli hukuku çok eşliliğe (poligami) veya 13 yaşındaki bir çocuğun evlenmesine izin veriyor olsa bile, bu durum Türk kamu düzenine ve emredici kurallarına kesinlikle aykırı olduğu için Türk evlendirme memuru bu evliliği gerçekleştiremez.

4.2. Evliliğin Şekli (Kutlanması): Yapıldığı Ülke Hukuku (Lex Loci Celebrationis)

Evlenme sözleşmesinin hangi usullerle, nerede ve kimin huzurunda yapılacağı sorusu “şekil şartları” ile ilgilidir. MÖHUK m. 13/2 bu konuda evrensel bir ilke olan “lex loci celebrationis” (yapıldığı yer hukuku) kuralını benimsemiştir:

“Evlenmenin şekline yapıldığı ülke hukuku uygulanır.”

Yabancılık Unsurlu Evlilikte Hukuk Ayrımı Matrisi:

┌───────────────────────────────┬──────────────────────────────────────────┐

│ Evlenme Ehliyeti (Yaş, Engel)  │ Tarafların Kendi Milli Hukuku (MÖHUK 13/1)│

├───────────────────────────────┼──────────────────────────────────────────┤

│ Evlenme Şekli (Nikah Usulü)   │ Nikahın Kıyıldığı Ülke Hukuku (MÖHUK 13/2)│

└───────────────────────────────┴──────────────────────────────────────────┘

  • Türkiye’de Kıyılan Nikahlar: Evlilik Türkiye sınırları içinde gerçekleşiyorsa, taraflar kim olursa olsun Türk hukuku kurallarına göre resmi nikah dairesinde yapılmak zorundadır. Türkiye’de dini nikah veya yabancı devletlerin örfi usulleri resmi bir evlilik doğurmaz.
  • Konsoloslukta Evlenme İstisnası (MÖHUK m. 13/3): Aynı ülke vatandaşı olan iki yabancı, kendi ülkelerinin Türkiye’deki konsolosluğunda, kendi hukuklarının izin vermesi şartıyla evlenebilirler. Ancak bir Türk vatandaşı ile bir yabancı, yabancı devlet konsolosluğunda evlenemez; bu evlilik Türk hukuku yönünden geçersiz sayılır.

4.3. Özel Statülü Kişiler: Mavi Kartlılar, Çift Vatandaşlar ve Vatansızlar

Uluslararası aile hukukunda en çok hukuki uyuşmazlık ve bürokratik gecikme yaşayan kitle, özel vatandaşlık statüsüne sahip kişilerdir.

A. Çift Vatandaşlar (Türk + Yabancı Devlet Vatandaşlığı)

Bir kişi hem Türk vatandaşı hem de aynı anda bir yabancı devlet (örneğin ABD veya Almanya) vatandaşı ise, MÖHUK m. 4/b uyarınca yabancılık unsuru taşıyan ilişkilerde Türk hukuku esas alınır. Bu kişiler yabancı kimliklerini öne sürerek Türk hukukundaki evlenme engellerinden veya iddet müddetinden kaçınamazlar.

B. Mavi Kart Sahipleri (Doğumla Türk Olup Çıkma İzni Alanlar)

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m. 28 uyarınca Mavi Kartlılar, Türkiye’deki miras, asgari genel işlem ve aile hukuku süreçlerinde neredeyse Türk vatandaşlarıyla eşit haklara sahiptir. Ancak yabancı ülke vatandaşı sayıldıkları için evlenme ehliyet belgelerini güncel olarak vatandaşı oldukları ülkeden (veya Mavi Kart kütüğündeki kayıtlara dayanarak Türkiye’den) temin etmek durumundadırlar.

C. Vatansızlar (Haymatlos) ve Mülteciler (MÖHUK m. 4/c)

Herhangi bir ülkenin vatandaşlığına sahip olmayan (vatansız) veya ülkesinden kaçarak sığınmacı/mülteci statüsü kazanan kişilerin “milli hukuku” bulunmadığından, evlenme ehliyetleri yerleşim yeri (ikametgah) hukukuna, o da yoksa sakin olduğu (fiilen yaşadığı) ülke hukukuna tabi olur. Dolayısıyla Türkiye’de yaşayan bir mültecinin evlenme ehliyeti doğrudan Türk Medeni Kanunu’na göre çözümlenir.

 TÜRKİYE’DE YABANCILARIN EVLİLİK PRATİĞİ 

Teorik altyapıyı tamamladıktan sonra, işin en kritik kısmına yani sahada karşılaşılan bürokratik prosedürlere geliyoruz. Türkiye’de bir yabancının evlilik akdi gerçekleştirmesi, her ülkenin kendine has evrak düzeni, uluslararası anlaşmalar ve göç mevzuatı nedeniyle oldukça detaylı bir idari süreç yönetimi gerektirir.

Bu son bölümde, evlendirme dairelerinin talep ettiği belgeleri, uluslararası geçerlilik şartlarını ve evlilik sonrası ikamet izni süreçlerini adım adım inceliyoruz.

5.1. Temel Evrak Listesi ve Evlenme Ehliyet Belgesi (Celibacy Certificate)

Türkiye’de evlenmek isteyen bir yabancının ibraz etmesi gereken en önemli belge, kişinin kendi ülkesinde evlenmesine yasal bir engel olmadığını gösteren Evlenme Ehliyet Belgesi (Bekarlık Belgesi / Certificate of Celibacy) ve doğum bilgilerini içeren Doğum Belgesi (Birth Certificate)‘dir.

Belgenin Kendi Ülkesinden Temini

Adım 1

Yabancı eş, vatandaşı olduğu ülkenin nüfus müdürlüğünden veya içişleri bakanlığından evlenme ehliyet belgesini ve doğum belgesini talep eder. Belgede kişinin adı, soyadı, doğum yeri/tarihi, anne-baba adı ve medeni durumu (bekar, boşanmış veya dul) açıkça yazmalıdır.

Uluslararası Onay (Apostil veya Konsolosluk)

Adım 2

Alınan belgelerin Türkiye’de geçerli olabilmesi için uluslararası onay mekanizmasından geçmesi şarttır. Bu onay ya menşe ülkede yapılan Apostil şerhi ile ya da belgenin Türkiye’deki ilgili yabancı konsolosluk tarafından onaylanıp ardından Türk Dışişleri Bakanlığı veya Valilikçe tasdik edilmesiyle sağlanır.

Noter Onaylı Türkçe Tercüme

Adım 3

Onayları tamamlanan yabancı dildeki belgeler, Türkiye’de yeminli bir tercüman tarafından Türkçe’ye çevrilir ve noter kanalıyla tasdik edilir. Pasaportun da aynı şekilde noter onaylı Türkçe tercümesi hazırlanır.

Sağlık Raporu ve Başvuru

Adım 4

Hem Türk hem yabancı eş, Türkiye’deki aile hekimliklerinden veya tam teşekküllü hastanelerden evliliğe engel bir hastalığı bulunmadığına dair sağlık raporu alır. Tüm bu evraklarla birlikte çift, evlendirme dairesine giderek resmi nikah günü alır.

5.2. Konsolosluk Onayları ve Apostil Şerhi Mekanizması

Yabancı ülkelerden alınan belgelerin Türk makamları önünde resmi senet vasfı kazanabilmesi için iki temel hukuki yol mevcuttur:

A. Apostil Şerhi (5 Ekim 1961 Lahey Sözleşmesi)

Yabancı devlet, Lahey (Hague) Sözleşmesi’ne taraf bir ülke ise (Örneğin; Almanya, Rusya, İngiltere, Azerbaycan), o ülkeden alınan belgeye vurulan “Apostil” kaşesi, belgenin Türkiye’de doğrudan resmi belge olarak tanınmasını sağlar. Bu durumda Türkiye’deki yabancı konsolosluğa gitmeye gerek kalmaz; doğrudan noter onaylı tercüme aşamasına geçilebilir.

B. Konsolosluk ve Dışişleri Onay Zinciri

Yabancı devlet Lahey Sözleşmesi’ne taraf değilse (Örneğin; Suriye, Irak, İran, pek çok Afrika ülkesi), onay süreci şu zincirle yürür:

  1. Belge menşe ülkede yerel makamlarca onaylanır.
  2. Türkiye’deki o ülkeye ait Başkonsolosluk veya Büyükelçilik belgeyi tasdik eder.
  3. Konsolosluğun imzası, Türkiye’de konsolosluğun bulunduğu yerin Valiliği (Hukuk İşleri Şefliği) veya Dışişleri Bakanlığı tarafından onaylanır. Bu nihai onay olmadan evlendirme memuru evrakı kabul edemez.

5.3. Özel Durumlar: Geçici Koruma Altındakiler (Mülteciler) ve Kaçak Durumdaki Yabancılar

Türkiye’de yasal olarak ikamet eden yabancıların yanı sıra, sığınmacı veya geçici koruma statüsündeki kişilerin evlilikleri özel usullere tabidir.

  • Geçici Koruma (Suriye Vatandaşları) ve Uluslararası Koruma Sahipleri: Bu kişiler ülkelerinin konsolosluklarına gidemedikleri için evlenme ehliyet belgelerini ülkelerinden temin edemezler. Bu durumda, kayıtlı oldukları illerdeki İl Göç İdaresi Müdürlüklerinden alacakları “Evlenme Ehliyet Belgesi” (Vesika) ile doğrudan Türk evlendirme dairelerine başvurabilirler.
  • Vize veya İkamet İhlali Olan (Kaçak) Yabancılar: Evlendirme Yönetmeliği uyarınca, Türkiye’de evlenmek isteyen yabancının pasaportunda geçerli bir vize, vize muafiyeti veya geçerli bir ikamet/çalışma izni bulunması zorunludur. Türkiye’de kaçak durumda olan, vize süresi geçmiş yabancıların evlilik başvuruları evlendirme memurluklarınca reddedilir. Bu kişilerin öncelikle yasal durumlarını düzeltmeleri veya çıkış-giriş yaparak yasal statü kazanmaları gerekir.

5.4. Evlilik Sonrası Aile İkamet İzni (Oturma İzni) Süreci

Bir Türk vatandaşı ile evlenen yabancı, bu evliliğe dayanarak Türkiye’de yasal olarak kalma hakkı elde etmek için “Aile İkamet İzni” başvurusunda bulunabilir.

Evlilik Sonrası Aile İkamet İzni Yol Haritası:

[Resmi Nikahın Kıyılması] ───> [Uluslararası Aile Cüzdanının Alınması]

                                              

                                              

[Göç İdaresi E-İkamet Başvurusu] ───> [Gerekli Evrakların Hazırlanması]

                                              

                                              

[Mülakat ve Güvenlik Soruşturması] ───> [Maksimum 3 Yıllık İkamet Kartı]

  • Destekleyici Şartları: Türk eş, yabancı eşine “destekleyici” olur. Türk eşin sosyal güvencesinin (SGK) bulunması, tüm aile fertlerini geçindirecek düzeyde gelirinin olması ve adli sicil kaydının (özellikle aile içi şiddet suçlarından) temiz olması şarttır.
  • Sahte (Muvazaalı) Evlilik Kontrolü: Göç İdaresi, sırf ikamet izni veya Türk vatandaşlığı alabilmek amacıyla yapılan sahte evlilikleri önlemek için ciddi bir denetim mekanizması işletir. Kolluk kuvvetleri (Polis/Jandarma) çiftin beyan ettiği adrese giderek fiilen birlikte yaşayıp yaşamadıklarını kontrol eder, komşu soruşturması yapar ve Göç İdaresi’ndeki mülakatta eşlere çapraz sorular yöneltilir. Sahte evlilik tespiti halinde ikamet izni iptal edilir ve yabancı dışarı edilir.

Yabancı pasaportumun süresi bitti ama ikamet iznim var, evlenebilir miyim?

Hayır. Evlendirme memurlukları başvuru anında pasaportun süresinin geçerli olmasını arar. İkamet izniniz olsa dahi, süresi bitmiş bir pasaport yasal kimlik belgesi olarak kabul edilmediğinden evlilik başvurusu yapamazsınız; öncelikle konsolosluğunuzdan pasaportunuzu yenilemeniz gerekir.

Türk vatandaşı ile evlenir evlenmez doğrudan Türk vatandaşı olabilir miyim?

Hayır, doğrudan vatandaşlık kazanılamaz. Türk Vatandaşlığı Kanunu m. 16 uyarınca, bir Türk vatandaşı ile evlenen yabancı en az 3 yıl boyunca evli kalmak ve fiilen aynı konutta birlikte yaşamak şartıyla Türk vatandaşlığına başvurma hakkı (istisnai yoldan) elde eder. Bu süre zarfında aile ikamet izni ile Türkiye’de kalınabilir.

Evlenme ehliyet belgesinin geçerlilik süresi ne kadardır?

Yabancı ülkelerden veya konsolosluklardan alınan evlenme ehliyet belgeleri ile doğum belgeleri, düzenlenme tarihinden itibaren kural olarak 6 ay (180 gün) geçerlidir. Bu süre içinde Türkiye’de evlilik başvurusunun tamamlanması gerekir, aksi takdirde evrakların yenilenmesi istenir.

Leave a Reply

Call Now Button