Single Blog Title

This is a single blog caption

Batıl Olan Evlenmeler

 EVLENMENİN GEÇERSİZLİĞİ, YOKLUK VE MUTLAK BUTLAN SEBEPLERİ 

Evlilik akdi, taraflar arasında kurulduğu andan itibaren çok güçlü hukuki, mali ve sosyal sonuçlar doğurur. Ancak bir evliliğin kurulmuş olması, onun ömür boyu yasal olarak geçerli kalacağı anlamına gelmez. Kanun koyucu, kurulan bir evlilikte toplum düzenini, ahlak yapısını veya tarafların iradi özgürlüğünü sakatlayan ağır eksiklikler tespit ederse, bu evliliğin ortadan kaldırılması için özel bir geçersizlik rejimi öngörmüştür.

Türk Medeni Kanunu’nun 145 ila 160. maddeleri arasında düzenlenen “Batıl Olan Evlenmeler”, genel borçlar hukuku mantığından farklı olarak kendine has bir aile hukuku karakteri taşır. Borçlar hukukunda batıl bir sözleşme baştan itibaren hiç doğmamış sayılırken, aile hukukunda batıl (geçersiz) bir evlilik, mahkemece iptal edilene kadar geçerli bir evliliğin tüm sonuçlarını doğurmaya devam eder.

1.1. Evlenmede “Yokluk” ve “Butlan” Ayrımı

Sakat bir evliliğin hukuki akıbetini belirlerken öncelikle işlemin “yokluk” ile mi yoksa “butlan” ile mi malul olduğunu netleştirmek gerekir. Bu ayrım, davanın açılış usulünü ve tarafların haklarını kökten değiştirir.

A. Yokluk (Kurucu Unsurların Eksikliği)

Bir evliliğin hukuken varlık kazanabilmesi için asgari “kurucu unsurlara” sahip olması gerekir. Türk hukukunda evliliğin kurucu unsurları; tarafların farklı cinsiyette olması (kadın ve erkek) ve evlenme iradelerinin resmi evlendirme memuru önünde açıklanmasıdır.

  • Aynı cinsten iki kişinin evlenmesi veya resmi nikah memuru olmaksızın sadece dini/örfi nikahla bir araya gelinmesi durumunda bir evlilik “yok” hükmündedir.
  • Yokluk durumunda ortada hukuken iptal edilecek bir evlilik bağı bile bulunmadığından, mahkemeden iptal kararı almaya gerek yoktur; herkes ve her zaman bu yokluğu ileri sürebilir.

B. Butlan (Geçersizlik)

Kurucu unsurlar mevcuttur; yani resmi memur önünde bir kadın ve bir erkek nikah kıymıştır. Ancak evliliğin esasına, tarafların ehliyetine veya iradesine ilişkin kanunun emredici kuralları çiğnenmiştir. Burada evlilik hukuken doğmuştur ancak sakattır. Bu sakatlık ya Mutlak Butlan ya da Nisbi Butlan olarak karşımıza çıkar.

1.2. Mutlak Butlan Sebepleri (TMK m. 145)

TMK m. 145 uyarınca, kamu düzenini ve toplum sağlığını doğrudan ilgilendiren, geriye dönük olarak düzeltilmesi mümkün olmayan en ağır sakatlık halleri Mutlak Butlan başlığı altında sınırlı (sayılı) olarak düzenlenmiştir. Aşağıdaki 4 durumdan birinin varlığı halinde evlilik mutlak olarak batıldır:

Mutlak Butlan Sebepleri (TMK m. 145):

 ├── 1. Eşlerden birinin evlenme sırasında zaten evli olması (Mevcut Evlilik)

 ├── 2. Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olması

 ├── 3. Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması

 └── 4. Eşler arasında kanunen evlenilmesi yasak olan derecede hısımlık bulunması

1. Mevcut Evlilik (TMK m. 145/1)

Evlenme tarihinde eşlerden birinin henüz resmen sona ermemiş (boşanması kesinleşmemiş veya eşi ölmemiş) bir başka evliliği varsa, kıyılan ikinci nikah mutlak batıldır. Türk hukuku kesin bir şekilde iki evliliği (bigami/poligami) yasaklar.

2. Sürekli Ayırt Etme Gücü Yoksunluğu (TMK m. 145/2)

Eşlerden birinin nikah anında, kararlarının sonuçlarını kavrayamayacak derecede zihinsel veya fizyolojik olarak ayırt etme gücünün sürekli olarak bulunmaması durumudur. (Geçici yoksunluklar nisbi butlan sebebidir).

3. Evlenmeye Engel Akıl Hastalığı (TMK m. 145/3)

Eşlerden birinde, resmi sağlık kurulu raporuyla evlenmesine izin verilmemiş derecede ağır bir akıl hastalığının bulunması evliliği sakatlar.

4. Yasak Derecede Hısımlık (TMK m. 145/4)

Eşlerin nikah kıyıldıktan sonra aslında üstsoy-altsoy, kardeş, amca-dayı-hala-teyze ve yeğen veya kayın hısımlığı gibi kesin evlenme yasağı (TMK m. 129) kapsamında olduklarının anlaşılması durumudur.

1.3. Mutlak Butlan Davasının Özellikleri ve Sınırları

Mutlak butlan sebepleri kamu düzenine ilişkin olduğundan, davanın açılması ve yürütülmesi kendine has sıkı kurallara tabidir:

  • Dava Açma Yetkisi: Mutlak butlan davası, Cumhuriyet Savcısı tarafından re’sen (kendiliğinden) açılabilir. Aynı zamanda menfaati olan her ilgili (örneğin ilk eş, mirasçılar, ana-baba) bu davanın açılmasını talep edebilir.
  • Zamanaşımı Yoktur: Mutlak butlan davası açmak hiçbir süreye tabi değildir. Evlilik devam ettiği sürece, hatta evlilik ölümle sona ermiş olsa bile her zaman açılabilir.
  • İstisnai Durum (İyi Niyetin Korunması – TMK m. 147): Ayırt etme gücü sonradan yerine gelirse veya akıl hastası iyileşirse, dava açma yetkisi sadece o eşe geçer; savcı dava açamaz. Ayrıca, evli bir kişiyle evlenen ikinci eş tamamen iyi niyetliyse (karşı tarafın evli olduğunu bilmiyorsa) ve ilk evlilik ikinci evliliğin iptal davası sürerken boşanma/ölüm ile sona ermişse, ikinci evliliğin iptaline karar verilemez.

 

Resmi nikah olmadan sadece imam nikahı kıydık, bu evlilik batıl mıdır?

Hayır, batıl değil “yok” hükmündedir. Batıl (geçersiz) bir evlilikten bahsedebilmek için öncelikle resmi memur önünde kıyılmış bir nikah olmalıdır. Resmi nikah olmaksızın yapılan dini törenler hukuk dünyasında hiç doğmamış sayılır ve taraflara eş sıfatı kazandırmaz.

Eşimin evlenmeden önce şizofreni hastası olduğunu öğrendim, evliliğimiz kendiliğinden iptal olur mu?

Hayır, hiçbir evlilik mutlak batıl olsa dahi kendiliğinden iptal olmaz. Evliliğin geçersiz sayılabilmesi için mutlaka Aile Mahkemesi’nde “Mutlak Butlan Nedeniyle Evliliğin İptali” davası açılması ve mahkemenin iptal kararı vermesi gerekir. Mahkeme kararına kadar evliliğiniz yasal olarak geçerlidir.

Mutlak butlan davasında görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?

Evlenmenin iptali (butlan) davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesi (Aile Mahkemesi olmayan yerlerde Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi); yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa 6 aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

 NİSBİ BUTLAN SEBEPLERİ VE HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRELER 

Mutlak butlan sebepleri kamu düzenini ilgilendirdiği için savcılık da dahil olmak üzere geniş bir kitleye dava açma hakkı tanırken; Nisbi Butlan sebepleri tamamen eşlerin şahsi irade özgürlüklerini ve kişisel menfaatlerini korumayı amaçlar. Burada evlilik akdi kıyılırken kurucu unsurlar ve ehliyet şartları mevcuttur ancak eşlerden birinin evlenme iradesi sakatlanmıştır.

Türk Medeni Kanunu’nun 148 ila 153. maddeleri arasında düzenlenen nisbi butlan sebepleri; ayırt etme gücünün geçici kaybı, yanılma, aldatma ve korkutma (tehdit) olmak üzere dört ana başlıkta toplanır. Bu nedenlerle sakatlanmış bir evlilik kendiliğinden geçersiz olmaz; iradesi sakatlanan eş süresi içinde dava açarak evliliği iptal ettirmezse evlilik tamamen geçerli bir şekilde devam eder.

2.1. Nisbi Butlan Sebepleri

1. Ayırt Etme Gücünün Geçici Yoksunluğu (TMK m. 148)

Evlenme aktinin yapıldığı sırada (nikah masasında) eşlerden birinin geçici bir nedenle ayırt etme gücünden yoksun olmasıdır.

  • Örnekler: Aşırı alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında olmak, kaza veya şok anında nikah kıymak, ağır bir tıbbi ilacın etkisi altında irade beyan etmek.
  • Eş, bilinci yerine geldikten sonra bu evliliğin iptalini isteyebilir.

2. Yanılma (Hata – TMK m. 149)

Kanun, evlenmede her türlü yanılmayı iptal sebebi saymamış, bunu iki nitelikli durumla sınırlandırmıştır:

  • Sözleşmede Yanılma (TMK m. 149/1): Evlenmeyi hiç istemediği veya evlendiği kişiyle kesinlikle evlenmek istemediği halde yanlışlıkla nikah masasına oturup “evet” demek (Nitelikte ve şahısta yanılma).
  • Vasıfta Yanılma (TMK m. 149/2): Eşinde bulunması kendisi için evlenmeyi çekilmez hale getirecek derecede önemli bir nitelik (vasıf) hakkında yanılmak. Örneğin; eşinin kısır olmadığını, temiz bir geçmişi olduğunu sanırken aksini öğrenmek. Ancak bu vasfın evlilik birliğini ortak hayatı sürdüremeyecek derecede ağır etkilemesi şarttır.

3. Aldatma (Hile – TMK m. 150)

Eşinin veya üçüncü bir kişinin yalanları, sahte belgeleri ya da kasıtlı susması neticesinde oyuna getirilerek evliliğe razı edilmektir.

Aldatma (Hile) Sebebiyle İptal Şartları:

  ├── Eşinin namus ve şerefi hakkında doğrudan aldatılmış olmak (Örn: Ağır yüz kızartıcı suç geçmişini gizlemek)

  └── Kendisi veya çocukları için sağlık yönünden tehlike oluşturan bir hastalığın gizlenmesi

      (Örn: Bulaşıcı/ölümcül cinsel hastalıkların, ağır genetik rahatsızlıkların saklanması)

4. Korkutma (Tehdit / İkrah – TMK m. 151)

Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı, namus ve şerefi hakkında yakın ve ağır bir tehlike oluşturulmak suretiyle (silah zoruyla, şantajla, aile baskısıyla ölüm tehdidi alarak) evlenmeye zorlanmaktır.

2.2. Dava Açma Yetkisi ve Hak Düşürücü Süreler (TMK m. 152)

Nisbi butlan davası, mutlak butlan davası gibi ucu açık ve herkes tarafından açılabilen bir dava değildir. Kanun koyucu evlilikte istikrarı korumak adına bu hakkı çok sıkı sürelere bağlamıştır.

  • Yalnızca Eşler Açabilir: Cumhuriyet Savcısı veya mirasçılar, eşler sağken nisbi butlan davası açamazlar. Dava hakkı sadece iradesi sakatlanan eşe aittir.
  • Hak Düşürücü Süreler: İptal davası açma hakkı, yanılma veya aldatmanın öğrenildiği tarihten ya da korkunun (tehdidin) ortadan kalktığı tarihten itibaren 6 ay ve her halükarda evlenmenin üzerinden 5 yıl geçmekle düşer.

Kritik Süre Kontrolü: Aldatıldığını evliliğin 6. yılında öğrenen bir eş, 6 aylık süre içinde olsa bile 5 yıllık üst sınır (hak düşürücü süre) dolduğu için artık nisbi butlan davası açamaz; ancak genel boşanma davası açabilir.

2.3. Yasal Temsilcinin Dava Hakkı (TMK m. 153)

17 yaşını doldurmuş küçükler veya kısıtlılar ancak yasal temsilcilerinin (veli/vasi) izniyle evlenebilirler. Eğer bu izin alınmadan gizlice bir nikah kıyılmışsa:

  • Yasal temsilci (anne, baba veya vasi) evliliğin iptali için nisbi butlan davası açabilir.
  • Sürenin Sona Ermesi: Küçük bu süreçte 18 yaşını doldurarak ergin olursa, kısıtlının kısıtlılık hali ortadan kalkarsa veya kadın hamile kalırsa yasal temsilcinin dava açarak evliliği iptal ettirme hakkı ortadan kalkar.

Eşimin evlenmeden önce kumar borcu olduğunu ve benden gizlediğini öğrendim. Evliliği iptal ettirebilir miyim?

Mali durumun, borçların veya maaşın gizlenmesi Yargıtay uygulamalarında evliliği doğrudan temelinden sarsacak bir “hile” (nisbi butlan) olarak kabul edilmez. Bu durum ortak hayatı çekilmez kılsa da nisbi butlan davasına değil, “Evlilik birliğinin temelinden sarsılması” nedenine dayalı genel bir boşanma davasına konu edilmelidir.

Silah zoruyla evlendirildim, bu evliliğin iptali davasını ne zamana kadar açabilirim?

Korkutma (tehdit) altında kıyılan nikahlarda 6 aylık dava açma süresi, üzerinizdeki o korku ve tehlikenin tamamen ortadan kalktığı gündem itibaren başlar. Tehlike devam ettiği sürece 6 aylık süre işlemez. Ancak nikah tarihinin üzerinden her halükarda 5 yıl geçmişse iptal davası hakkınız düşer.

Nisbi butlan davası sürerken eşlerden biri ölürse dava düşer mi?

Hayır, dava tamamen düşmez. TMK m. 159 uyarınca, dava hakkı mirasçılara geçmez ancak açılmış olan davaya mirasçılar devam edebilir. Davacı eşin mirasçıları davayı sürdürüp haklı çıkarlarsa, hayatta kalan davalı eş ölen kişinin yasal mirasçısı olamaz ve evlenmeden önce yapılmış olan mal vasiyetlerini kaybeder.

 BUTLAN KARARININ HUKUKİ SONUÇLARI, MAL REJİMİ VE ÇOCUKLARIN DURUMU 

Genel borçlar hukukunda bir sözleşme batıl (geçersiz) olduğunda, o sözleşme yapıldığı andan itibaren geriye dönük (ex tunc) olarak hiç doğmamış sayılır ve taraflar aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade eder. Ancak aile hukukunda durum böyle değildir. Toplum yapısını, eşlerin süreçteki iyi niyetini ve en önemlisi çocukları korumak adına kanun koyucu çok farklı bir geçersizlik rejimi belirlemiştir.

Türk Medeni Kanunu’nun 156 ila 160. maddeleri arasında düzenlenen butlan kararlarının sonuçları, “Evlilik mahkeme kararına kadar geçerli bir evliliğin tüm sonuçlarını doğurur” ilkesine dayanır. Yani mahkeme iptal kararı verene kadar ortada yasal bir evlilik vardır ve iptal kararı ileriye etkili (ex nunc) sonuçlar doğurur.

3.1. Evliliğin İptalinin Eşler Bakımından Sonuçları (TMK m. 156-158)

Mahkemece evliliğin mutlak veya nisbi butlan nedeniyle iptaline karar verildiğinde, bu karar kesinleşene kadar eşler yasal olarak evli kalmaya devam ederler. Kararın kesinleşmesiyle birlikte evlilik birliği ileriye dönük olarak sona erer.

  • Kazanılan Kişisel Durumun Korunması: Evlenmeyle kazanılan vatandaşlık, erginlik (rüşt) veya soyadı gibi kişisel durumlar evlilik iptal edilse bile korunur. Ancak boşanan kadının durumuna ilişkin hükümler burada da uygulanır; kadın evlenmeden önceki soyadını geri alır.
  • Mirasçılık Sıfatı: İptal kararı kesinleştiği andan itibaren eşlerin birbirine mirasçı olma sıfatı ortadan kalkar. Eşler, birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar.

Eşlerin İyi Niyetinin Mal Rejimine ve Nafakaya Etkisi (TMK m. 157)

Evliliğin butlanına karar verilirken, eşlerin nikah kıyılırken bu geçersizlik sebebini bilip bilmedikleri (iyi niyetli olup olmadıkları) maddi hakların paylaşımında belirleyici unsurdur:

İptal Kararı Sonrası Eşlerin Hak Dağılımı:

 ├── [İyi Niyetli Eş]   ───> Boşanmadaki gibi mal rejimi tasfiyesine katılır, 

                           maddi/manevi tazminat ve yoksulluk nafakası isteyebilir.

 └── [Kötü Niyetli Eş]  ───> Evliliğin iptalinden menfaat sağlayamaz, mal rejiminden doğan

                             artık değere katılma haklarını kaybedebilir, tazminat talep edemez.

3.2. Çocukların Hukuki Durumu ve Soybağı (TMK m. 157/1)

Eşler arasındaki evlilik mutlak veya nisbi butlanla ne kadar sakat olursa olsun, bu sakatlık hiçbir şekilde çocuklara yansıtılamaz. Kanun koyucu çocukların haklarını korumak için kesin bir kural koymuştur:

“Mahkemece evlenmenin butlanına karar verilse bile, bu evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyi niyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılırlar.” (TMK m. 157/1)

  • Soybağının Korunması: Çocuklar evlilik içi çocuk statüsünü kaybetmezler. Babanın nüfus kaydında kalmaya devam ederler ve babanın yasal mirasçısı olurlar. Nesebin reddi davası açılmadığı sürece soybağı geçerlidir.
  • Velayet, Nafaka ve Şahsi İlişki: Evliliğin iptali davasında çocukların durumu tıpkı bir boşanma davası gibi yürütülür. Hakim, çocuğun üstün yararını gözeterek velayeti anne veya babadan birine verir. Velayeti alamayan tarafın çocukla şahsi ilişki kurma günleri belirlenir ve çocuk lehine iştirak nafakasına hükmedilir.

3.3. Dava Hakkının Mirasçılara Geçmesi (TMK m. 159)

Evlenmenin iptali davası açma hakkı, kural olarak kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Ancak dava açıldıktan sonra tarafların ölmesi durumunda mirasçıların hakları kanunla korunmuştur:

  • Dava Devam Ederken Ölüm: Mutlak veya nisbi butlan davası açılmış ve yargılama sürerken davacı eş vefat etmişse, ölen eşin mirasçıları davayı kaldığı yerden devralarak sürdürebilirler.
  • Mirasçıların Haklı Çıkmasının Sonucu: Mirasçılar davaya devam eder ve mahkeme evliliğin iptali yönünde karar verirse, hayatta kalan (davalı) eşin kötü niyetli olduğu ispatlanmış sayılırsa, bu eş ölen eşin mirasçısı olamaz ve evlenmeden önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflardan (vasiyetnamelerden) doğan haklarını kaybeder

Evliliğimiz mutlak butlanla iptal edilirse, evlilik sürecinde aldığımız mallar nasıl paylaşılır?

Eğer nikah kıyılırken iyi niyetliyseniz (örneğin eşinizin aslında evli olduğunu veya aranızda hısımlık olduğunu bilmiyorsanız), evlilik yasal bir boşanma gibi tasfiye edilir ve edinilmiş mallara katılma rejimi hükümleri uygulanır. Ancak geçersizlik sebebini bilerek, kötü niyetle evlendiyseniz mal rejiminden doğan haklarınızı kaybedebilirsiniz.

Evliliğin iptali davası sürerken eşimden geçici nafaka alabilir miyim?

Evet, alabilirsiniz. TMK m. 160 yollamasıyla, boşanma davalarında uygulanan geçici önlemler butlan davalarında da aynen uygulanır. Dava açıldığı andan itibaren hakim; eşlerin barınmasına, geçimine, malların yönetimine ve çocukların bakımına ilişkin geçici tedbirleri (tedbir nafakası, konut tahsisi vb.) re’sen almakla yükümlüdür.

Babamın zorlamasıyla evlendirildim ve nisbi butlan davası açtım. Davam bitmeden eşim vefat etti, haklarım ne olacak?

Siz davayı açtıktan sonra eşiniz vefat ettiyse, mirasçılarınız veya siz davaya devam edebilirsiniz. Mahkeme haklılığınızı (korkutma ile evlendirildiğinizi) tespit ederse, evlilik iptal edilir ve kötü niyetli olan tarafın (veya onun mirasçılarının) sizin üzerinizdeki yasal mirasçılık iddiaları düşer.

 MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK (MÖHUK) VE YABANCI UNSUR BOYUTU

Evliliğin geçersizliği ve iptali (butlan) davaları, taraflardan birinin yabancı ülke vatandaşı olması veya nikahın yurt dışında kıyılması halinde çok katmanlı bir uluslararası hukuk problemine dönüşür. Bu aşamada, hangi ülkenin mahkemelerinin yetkili olduğu ve uyuşmazlığın çözümünde hangi ülkenin maddi hukukunun uygulanacağı soruları 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) hükümlerine göre cevaplanır.

MÖHUK, evliliğin butlanı süreçlerinde hem eşlerin milli hukuklarını koruma altına almış hem de Türk kamu düzenini koruyan mutlak bariyerler öngörmüştür.

4.1. Evlenmenin İptaline Uygulanacak Hukuk (MÖHUK m. 13)

MÖHUK m. 13/1 uyarınca, evlenme ehliyeti ve şartları taraflardan her birinin evlenme anındaki milli hukukuna tabidir. Bu kuralın doğal bir sonucu olarak, evliliğin mutlak veya nisbi butlanla sakat olup olmadığı da eşlerin evlilik anındaki milli hukuklarına göre tayin edilir.

  • Çift Yönlü Ehliyet Kontrolü: Türkiye’de bir Türk vatandaşı ile bir yabancının evliliğinin iptali istendiğinde, mahkeme iptal nedenini incelerken yabancı eşin kendi ülkesinin medeni kanununu, Türk eşin ise Türk Medeni Kanunu’nu baz alır.
  • Şekil Hatasından Doğan İptaller (MÖHUK m. 13/2): Evliliğin şekil şartlarına (nikahın kıyılma usulü) yapıldığı ülke hukuku uygulanır. Eğer nikah yurt dışında kıyılmış ve o ülkenin resmi şekil şartlarına uyulmamışsa, bu durum Türkiye’de bir “şekil eksikliğinden doğan geçersizlik” davasına konu edilebilir.

4.2. Yabancıların Evliliklerinde Türk Kamu Düzeni Bariyeri (MÖHUK m. 5)

Uluslararası aile hukukunun en dinamik mekanizmalarından biri “Kamu Düzeni” (Ordre Public) müdahalesidir. MÖHUK m. 5 uyarınca, yetkili yabancı hukukun uygulanması gereken bir durumda, o hüküm Türk kamu düzenine açıkça aykırı ise uygulanamaz ve yerine doğrudan Türk hukuku uygulanır.

Yabancı Unsurda Kamu Düzeni Filtresi:

[Yabancı Eşin Milli Hukuku] ───> [Çok Eşliliğe / Çocuk Yaşta Evliliğe İzin Veriyor]

                                                   

                                                   

[MÖHUK m. 5 Kamu Düzeni Engeli] ───> [Yabancı Hukuk Devre Dışı Bırakılır]

                                                   

                                                   

[Türk Medeni Kanunu Uygulanır]  ───> [Evliliğin Mutlak Butlanla İptali Davası Açılır]

  • Çok Eşlilik (Poligami) Örneği: Yabancı eşin milli hukuku (örneğin bazı Orta Doğu ülkeleri kanunları) erkeğin birden fazla kadınla evlenmesine izin veriyor olabilir. Ancak bu yabancı kişi Türkiye’de ikinci bir resmi nikah kıyarsa (veya yurt dışındaki çoklu evliliğini Türkiye’ye taşımaya çalışırsa), Türk mahkemeleri yabancı hukuku tamamen reddeder. TMK m. 145/1 uyarınca ikinci evliliğin mutlak butlan nedeniyle iptaline karar verir.

4.3. Uluslararası Yetki, Görev ve Tanıma-Tenfiz Problemleri

Yabancı unsurlu butlan davalarında davanın nerede açılacağı ve yurt dışından alınan iptal kararlarının Türkiye’deki akıbeti büyük önem taşır.

A. Türk Mahkemelerinin Milletlerarası Yetkisi (MÖHUK m. 41)

Türkiye’de ikamet etmeyen Türk vatandaşlarının veya Türkiye ile bağı olan yabancıların evliliğin iptali davaları için MÖHUK m. 41 özel bir yetki kuralı getirmiştir:

Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan Türk vatandaşlarının açacağı veya aleyhine açılacak evlenmenin iptali davaları, ilgilinin Türkiye’deki sakin olduğu yer, o da yoksa Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde; o da yoksa İstanbul, Ankara veya İzmir mahkemelerinde görülür.

B. Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması (MÖHUK m. 58)

Eşler evliliklerini yabancı bir ülkenin mahkemesinde (örneğin Almanya Aile Mahkemesi’nde) “butlan/iptal” kararı ile bitirmişlerse, bu karar Türkiye’de doğrudan geçerli olmaz.

  • Yabancı mahkemenin verdiği iptal kararının Türk nüfus kayıtlarına işlenebilmesi için Türkiye’de bir “Tanıma Davası” açılması şarttır.
  • Mahkeme, yabancı ilamın Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığını ve taraflara savunma hakkı verilip verilmediğini inceleyerek kararı tanır. Karar tanındığı an, evlilik Türkiye’de de geçmişe dönük olarak iptal edilmiş sayılır.

Yabancı eşimle kendi ülkesinde evlendim. Meğer kendi ülkesinde hâlâ evliymiş. Türkiye’de iptal davası açabilir miyim?

Evet, açabilirsiniz. Çift eşlilik (bigami) Türk kamu düzenine (MÖHUK m. 5) mutlak surette aykırıdır. Eşinizin yabancı olması durumu değiştirmez. Türkiye’deki Aile Mahkemesi’nde TMK m. 145/1’e dayanarak evliliğin mutlak butlan nedeniyle iptalini talep edebilirsiniz.

Yurt dışındaki bir mahkemenin verdiği “evliliğin iptali” kararı Türkiye’de doğrudan geçerli olur mu?

Hayır, doğrudan geçerli olmaz. Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de hukuki sonuç doğurabilmesi için MÖHUK hükümleri uyarınca Türk Aile Mahkemesi’nde “Tanıma” davası açılması ve mahkemenin bu yabancı kararı onaylaması gerekir. Aksi takdirde Türkiye’de hâlâ evli görünmeye devam edersiniz.

Mülteci statüsündeki bir yabancının evliliğinin iptali davasında hangi hukuk uygulanır?

MÖHUK m. 4/c uyarınca vatansızların, mültecilerin ve sığınmacıların hukuki işlemlerinde milli hukuk uygulanamayacağından, bu kişilerin yerleşim yeri (ikametgah) hukuku, o da yoksa fiilen oturduğu ülke hukuku uygulanır. Dolayısıyla Türkiye’de yaşayan bir mültecinin evliliğinin iptali davasında doğrudan Türk Medeni Kanunu hükümleri uygulanır.

 YABANCILAR HUKUKU, İKAMET İZNİ, SINIR DIŞI (DEPORT) VE VATANDAŞLIK İPTALLERİ

Batıl evliliklerin iptali (butlan) kararları, sadece aile hukuku ve mal paylaşımı ile sınırlı kalmaz; işin içine yabancı unsur girdiğinde doğrudan 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) ile 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu devreye girer.

Yabancı bir ülke vatandaşının Türkiye’deki ikamet izni, vize statüsü, sınır dışı edilme (deport) riskleri ve hatta kazanılmış Türk vatandaşlığı, aile mahkemesinin vereceği butlan kararının niteliğine (mutlak veya nisbi) ve en önemlisi yabancının “iyi niyetli” olup olmadığına doğrudan bağlıdır.

5.1. Evliliğin İptalinin Aile İkamet İznine Etkisi (YUKK m. 34-36)

Türkiye’de bir Türk vatandaşı ile evli olan yabancılara, yasal olarak “Aile İkamet İzni” verilir. Ancak bu evlilik mahkeme kararıyla iptal edildiğinde (butlanına karar verildiğinde), yabancının ikamet statüsü bıçak sırtı bir duruma gelir.

1. Kötü Niyetli (Muvazaalı/Anlaşmalı) Evlilikler

Eğer evliliğin mutlak veya nisbi butlanla iptal edilme sebebi, yabancının sadece ikamet izni veya vatandaşlık almak amacıyla yaptığı yalan beyanlar, sahte belgeler veya anlaşmalı (muvazaalı) evlilik ise:

  • Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, aile ikamet iznini derhal iptal eder.
  • Yabancıya geçmişte verilmiş olan ikamet izinleri geriye dönük olarak geçersiz sayılabilir ve yabancı hakkında “vize/ikamet ihlali” gerekçesiyle idari para cezası uygulanır.

2. İyi Niyetli Yabancının Korunması (Kısa Dönem İkamete Geçiş)

YUKK m. 36 uyarınca, Türk vatandaşı ile evli olup aile ikamet izniyle Türkiye’de kalan yabancılar, evliliğin iptal edilmesi halinde belirli şartlarla “Kısa Dönem İkamet İzni”ne geçiş yapabilirler:

  • 3 Yıl Şartı: Evlilik butlan davası açılmadan önce en az 3 yıl sürmüşse ve yabancı evliliğin batıl olduğunu bilmeyecek derecede iyi niyetli ise, aile ikamet izni iptal edildikten sonra kısa dönem ikamet iznine başvurabilir.
  • Şiddet Mağduru Olma İstisnası: Eğer yabancı eş, Türk eşten ağır şiddet gördüğü için evliliğin iptalini istemişse (örneğin korkutma/tehdit nedeniyle nisbi butlan davası açmışsa), evliliğin 3 yıl sürmüş olması şartı aranmaz. Yabancı doğrudan kısa dönem ikamet izni alabilir.

5.2. Sınır Dışı (Deport) Kararları ve Giriş Yasakları (YUKK m. 54)

Bir evliliğin butlan kararıyla iptal edilmesi, kötü niyetli yabancı için doğrudan sınır dışı edilme (deport) sürecini tetikler. YUKK m. 54 uyarınca aşağıdaki durumlarda yabancı hakkında sınır dışı etme kararı alınır:

  • Gerçeğe Aykırı Beyan ve Sahte Belge (YUKK m. 54/1-h): İkamet izni işlemlerinde sahte belge kullandığı, evliliğin sadece kağıt üzerinde (anlaşmalı) olduğu aile mahkemesi kararıyla kesinleşen yabancılar sınır dışı edilir.
  • Yasal Kalış Hakkının Niteliğini Kaybetmesi: Evliliğin iptali kesinleştiği andan itibaren aile ikamet izni geçerliliğini yitireceğinden, yabancıya ülkeyi terk etmesi için genellikle 10 güne kadar süre verilir. Bu süre içinde Türkiye’den çıkış yapmayan veya başka bir yasal ikamet iznine (turistik, çalışma vb.) geçiş yapamayan yabancı, kolluk marifetiyle yakalanarak sınır dışı edilir ve hakkında Türkiye’ye giriş yasağı (tahdit kodu) konulur.

5.3. Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali (5901 sayılı Kanun m. 16 ve m. 31)

Türk Vatandaşlığı Kanunu m. 16 uyarınca, bir Türk vatandaşı ile en az 3 yıldır evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilirler. Ancak sonradan açılan bir dava ile bu evliliğin butlanına karar verilirse, vatandaşlığın akıbeti yabancının niyetine bakılarak çözülür.

Butlan Kararının Vatandaşlığa Etkisi (5901 s.K. m. 16/2):

 ├── [Evlenmede İyi Niyetli Yabancı]  ───> Türk vatandaşlığını KORUR.

 └── [Evlenmede Kötü Niyetli Yabancı] ───> Türk vatandaşlığı İPTAL EDİLİR (Geriye etkili).

  • İyi Niyetli Yabancı Vatandaşlığı Korur: Yabancı, evlenirken evliliğin geçersiz kılınmasını gerektirecek bir durumun varlığını bilmiyorsa (örneğin eşinin gizli bir akıl hastalığı olduğunu veya evli olduğunu bilmiyorsa), evlilik iptal edilse bile yasal olarak kazandığı Türk vatandaşlığını kaybetmez.
  • Kötü Niyetli Yabancının Vatandaşlığının İptali (m. 31): Eğer yabancının evliliği tamamen vatandaşlık kazanmak amacıyla kurguladığı, sahte kimlik/belge kullandığı veya yalan beyanda bulunduğu (hile yaptığı) tespit edilirse, vatandaşlığa alınma kararı iptal edilir. Vatandaşlığın iptali kararı, karar tarihinden itibaren geriye dönük olarak sonuç doğurur ve yabancı hiç Türk vatandaşı olmamış sayılır.

Türk eşimle anlaşmalı (parayla) evlendiğim ortaya çıktı ve evlilik iptal edildi. Türkiye’den sınır dışı edilir miyim?

Evet. Evliliğin resmi makamları yanıltmak amacıyla yapıldığı (muvazaa) mahkeme kararıyla sabit olursa, aile ikamet izniniz derhal iptal edilir. YUKK m. 54 uyarınca hakkınızda sınır dışı etme (deport) kararı alınır ve Türkiye’ye belirli bir süre giriş yasağı konulur.

Evliliğin iptali davası açtım ama Türkiye’deki ikamet iznimin süresi bitmek üzere. Ne yapmalıyım?

Butlan davasının açılmış olması, yabancıya Türkiye’de otomatik yasal kalış hakkı vermez. İkamet izninizin süresi bitmeden önce, devam eden davayı gerekçe göstererek veya şartlarınız uyuyorsa “insani ikamet izni” ya da “kısa dönem ikamet izni” gibi diğer ikamet türlerine geçiş için Göç İdaresi’ne başvuru yapmanız yasal haklarınızı korumanız açısından kritiktir.

Evlilik yoluyla Türk vatandaşı oldum. Eşim benden gizlediği mutlak butlan sebebiyle dava açtı ve evlilik iptal edildi. Vatandaşlığım iptal olur mu?

Eğer evlenirken bu mutlak butlan sebebini bilmiyorduysanız ve tamamen iyi niyetliyseniz, Türk Vatandaşlığı Kanunu m. 16/2 uyarınca evliliğin iptal edilmesi vatandaşlığınızı etkilemez; Türk vatandaşı kalmaya devam edersiniz. Ancak bu sakatlığı bildiğiniz veya hile yaptığınız ispatlanırsa vatandaşlığınız iptal edilir.

Leave a Reply

Call Now Button