Yetkili Servise Bırakılan Aracın Çok Uzun Süre Serviste Kalması Halinde Ne Yapılabilir?
Araç sahiplerinin en sık yaşadığı sorunlardan biri, aracın yetkili servise bırakılmasına rağmen onarımın makul sürede tamamlanmaması, sürekli “parça bekleniyor”, “onay bekleniyor”, “inceleme devam ediyor” gibi gerekçelerle sürecin uzatılmasıdır. Özellikle aracın günlük yaşam, iş, ticari faaliyet veya aile ihtiyaçları için kullanıldığı durumlarda uzun servis süreci araç sahibi açısından ciddi mağduriyet doğurabilir.
Yetkili servise bırakılan aracın uzun süre teslim edilmemesi halinde tüketicinin hukuki hakları bulunmaktadır. Bu durumda aracın garanti kapsamında olup olmadığı, arızanın niteliği, aracın servise teslim tarihi, servis iş emri, onarım süresi, parça bekleme durumu ve servis tarafından yapılan bilgilendirmeler birlikte değerlendirilmelidir.
Azami Tamir Süresi Nedir?
Araçlarda yetkili servis onarım süresi sınırsız değildir. Satış sonrası hizmetler mevzuatına göre binek otomobil, kamyonet, motosiklet, karavan gibi taşıtlar bakımından azami tamir süresi genel olarak 45 iş günüdür. Bu süre, garanti süresi içinde arızanın yetkili servise veya satıcıya bildirilmesiyle; garanti süresi dışında ise aracın yetkili servise teslim edilmesiyle başlar.
Bu nedenle araç servise bırakıldığında mutlaka servis kabul formu, iş emri, teslim belgesi veya arıza kayıt formu alınmalıdır. Çünkü sürenin ne zaman başladığı ileride doğabilecek uyuşmazlıkta en önemli konulardan biridir.
Servis “Parça Bekleniyor” Diyerek Süreyi Uzatabilir mi?
Yetkili servisler uygulamada sıklıkla “parça bekleniyor”, “yurt dışından parça gelecek”, “merkez onayı bekleniyor” veya “teknik inceleme devam ediyor” şeklinde açıklamalar yapmaktadır. Ancak bu açıklamalar, servis süresinin sınırsız şekilde uzatılabileceği anlamına gelmez.
Parça temini, üretici veya ithalatçı organizasyonu, servis yoğunluğu veya iç süreçler tüketiciye yüklenemez. Tüketici aracı servise teslim etmişse ve arızanın giderilmesi için yasal/makul süre aşılmışsa, servis veya ilgili satıcı/üretici/ithalatçı bakımından sorumluluk gündeme gelebilir.
Araç Garanti Kapsamındaysa Hangi Haklar Kullanılabilir?
Araç garanti kapsamında ise ve onarım süresi uzamışsa, tüketici daha güçlü haklara sahiptir. Garanti kapsamında ücretsiz onarım hakkı kullanılmış olmasına rağmen aracın azami tamir süresi içinde onarılmaması halinde tüketici; bedel iadesi, ayıp oranında bedel indirimi veya imkân varsa aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi gibi seçimlik haklarını gündeme getirebilir.
Ayrıca garanti süresi içinde arızalı aracın belirli süre içinde onarılamaması halinde tüketiciye benzer özelliklere sahip başka bir aracın tahsis edilmesi de talep konusu yapılabilir. Bu nedenle araç uzun süre serviste kalıyorsa yalnızca “aracımı ne zaman teslim edeceksiniz?” denilmemeli; yazılı olarak haklar saklı tutulmalıdır.
Garanti Süresi Bitmiş Araçlarda Hak Var mı?
Garanti süresinin bitmiş olması, araç sahibinin hiçbir hakkı olmadığı anlamına gelmez. Garanti süresi sona ermiş olsa bile yetkili servis tarafından verilen bakım ve onarım hizmeti, tüketici hukuku ve borçlar hukuku kapsamında gereği gibi, makul sürede ve özenle yerine getirilmelidir.
Yetkili servis, aracı teslim aldıktan sonra onarım sürecini makul olmayan şekilde uzatıyor, araç sahibini bilgilendirmiyor, onay almadan işlem yapıyor veya aracı teslim etmiyorsa hukuki sorumluluk doğabilir. Garanti dışı onarımlarda da servis iş emri, fiyat teklifi, onay süreci, parça listesi ve teslim süresi önemlidir.
Uzun Süre Serviste Kalan Araç İçin İkame Araç Talep Edilebilir mi?
Araç uzun süre serviste kaldığında araç sahibi ikame araç talep edebilir. Özellikle aracın garanti kapsamında olması, arızanın tüketiciden kaynaklanmaması ve onarımın makul sürede tamamlanamaması halinde ikame araç talebi daha güçlü hale gelir.
Ancak her olayda ikame araç otomatik olarak sağlanmayabilir. Servisin, üreticinin veya ithalatçının sorumluluğu; aracın garanti durumu, onarım süresi, arızanın niteliği, tüketicinin mağduriyeti ve mevzuattaki süreler dikkate alınarak değerlendirilir. Buna rağmen servis süreci uzadığında tüketicinin ikame araç talebini yazılı olarak bildirmesi önemlidir.
Araç Mahrumiyeti Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?
Yetkili servisin aracı uzun süre teslim etmemesi nedeniyle araç sahibi araçtan mahrum kalmışsa, somut olayın özelliklerine göre tazminat talep edilebilir. Bu zarar, aracın günlük kullanımından mahrum kalma, araç kiralama gideri, taksi/ulaşım giderleri veya ticari araçlarda kazanç kaybı şeklinde ortaya çıkabilir.
Örneğin araç sahibi bu süreçte araç kiralamak zorunda kalmışsa kira faturaları, taksi veya ulaşım giderleri, iş kaybı belgeleri ve yazışmalar delil olarak kullanılabilir. Ticari araçlarda ise kazanç kaybı ayrıca ispatlanmalıdır.
Servise Noter İhtarı Gönderilmeli midir?
Araç uzun süre serviste kalmışsa en etkili yollardan biri noter ihtarı göndermektir. Noter ihtarında aracın servise teslim tarihi, arızanın ne olduğu, servis sürecinin uzadığı, yazılı bilgilendirme yapılmadığı, aracın teslim edilmediği ve seçimlik hakların saklı tutulduğu açıkça belirtilmelidir.
İhtarda ayrıca aracın belirli süre içinde onarılıp teslim edilmesi, mümkün değilse ikame araç tahsis edilmesi, arızanın giderilememesi halinde bedel iadesi/bedel indirimi/değişim ve tazminat haklarının kullanılacağı bildirilmelidir.
Noter ihtarı, ileride Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi nezdinde önemli delil niteliği taşır.
Tüketici Hakem Heyeti’ne Başvuru Yapılabilir mi?
Uyuşmazlık parasal sınırın altında kalıyorsa Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuru yapılabilir. Araç sahibinin talebi; servis ücretinin iadesi, ayıplı hizmet nedeniyle bedel indirimi, araç mahrumiyeti gideri, onarımın tamamlanması veya sair tüketici talepleri olabilir.
Başvuruda servis iş emri, araç teslim belgesi, fatura, ödeme dekontları, servis yazışmaları, WhatsApp mesajları, e-postalar, noter ihtarı, araç kiralama faturası ve varsa ekspertiz raporu sunulmalıdır.
Tüketici Mahkemesi’nde Dava Açılabilir mi?
Uyuşmazlık tutarı hakem heyeti sınırını aşıyorsa veya olayın niteliği daha kapsamlı bir yargılama gerektiriyorsa Tüketici Mahkemesi’nde dava açılması gündeme gelebilir.
Bu davada; aracın teslimi, ayıplı hizmetin giderilmesi, haksız alınan bedelin iadesi, bedel indirimi, araç mahrumiyeti zararı, ikame araç/ulaşım giderleri, ticari kazanç kaybı ve şartları varsa manevi tazminat talep edilebilir.
Özellikle aracın uzun süre serviste kalması nedeniyle aracın kullanılamaması, araç sahibinin ciddi mağduriyet yaşaması ve servisin süreci belirsiz şekilde uzatması halinde dava yoluna başvurulması gerekebilir.
Delil Tespiti Yaptırılabilir mi?
Araç serviste uzun süre bekletiliyorsa ve arızanın ne olduğu, onarımın neden geciktiği veya servisin kusurlu davranıp davranmadığı bilinmiyorsa delil tespiti yapılması düşünülebilir. Delil tespitiyle aracın mevcut durumu, arızanın niteliği, onarımın tamamlanıp tamamlanmadığı, beklemenin teknik olarak haklı olup olmadığı ve araçta yeni zarar oluşup oluşmadığı bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilir.
Bu yol özellikle servisle uyuşmazlık büyümüşse, araç teslim edilmiyorsa veya araç teslim edilmeden önce mevcut durumun belgelenmesi gerekiyorsa önemlidir.
Servis Aracı Teslim Etmiyorsa Ne Yapılabilir?
Yetkili servis, ücret uyuşmazlığı veya başka bir gerekçeyle aracı teslim etmiyorsa öncelikle yazılı başvuru yapılmalı, ardından noter ihtarı gönderilmelidir. Araç sahibinin onay vermediği işlemler nedeniyle yüksek bedel çıkarılması veya aracın haksız yere alıkonulması halinde hukuki süreç başlatılabilir.
Bu durumda servis ücretinin haklı olup olmadığı, onarımın gerçekten yapılıp yapılmadığı, değiştirilen parçalar, işçilik kalemleri, araç sahibinden onay alınıp alınmadığı ve servis sözleşmesi incelenmelidir.
Araç Teslim Alınırken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Uzun servis sürecinden sonra araç teslim alınırken dikkatli davranılmalıdır. Araç teslim formu imzalanmadan önce aracın dış hasarları, kilometresi, arızanın giderilip giderilmediği, değişen parçalar, fatura kalemleri ve servis açıklamaları kontrol edilmelidir.
Araçta yeni hasar, eksik onarım veya aynı arızanın devam ettiği görülüyorsa teslim formuna “itiraz haklarımız saklıdır”, “araçtaki arıza devam etmektedir” veya “eksik/hatalı onarım nedeniyle tüm yasal haklarımız saklıdır” şeklinde kayıt düşülmesi yararlı olur.
Hangi Belgeler Saklanmalıdır?
Yetkili servisle yaşanan uyuşmazlıklarda belgeler çok önemlidir. Araç sahibinin şu belgeleri saklaması gerekir:
Servis iş emri, araç teslim formu, arıza kayıt belgesi, servis kabul formu, fatura, ödeme dekontu, servisle yapılan yazışmalar, çağrı merkezi kayıt numaraları, WhatsApp mesajları, e-postalar, araç teslim ve çıkış tarihleri, noter ihtarı, araç kiralama faturaları ve varsa ekspertiz raporu.
Bu belgeler olmadan onarım süresinin ne zaman başladığını, servisin ne kadar geciktiğini ve araç sahibinin hangi zarara uğradığını ispatlamak zorlaşabilir.
Sonuç
Yetkili servise bırakılan aracın çok uzun süre boyunca serviste kalması halinde araç sahibi hukuken korumasız değildir. Servis, aracı makul sürede onarmak, tüketiciyi bilgilendirmek ve gerekli belgeleri düzenlemek zorundadır. Araç garanti kapsamındaysa azami tamir süresi, ikame araç ve seçimlik haklar ayrıca gündeme gelir.
Araç uzun süre serviste kalıyorsa araç sahibi öncelikle yazılı başvuru yapmalı, servis iş emri ve teslim belgelerini almalı, gerekiyorsa noter ihtarı göndermeli, zararı belgelemeli ve uyuşmazlık çözülemezse Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi yoluna başvurmalıdır.
Bu süreçte özellikle aracın servise teslim tarihi, onarım süresi, parça bekleme gerekçesi, ikame araç talebi, araç mahrumiyeti zararı ve servisle yapılan yazışmalar büyük önem taşır.