Yapay Zekâ ile Hazırlanan Reklam Tüketiciyi Yanıltırsa Kim Sorumlu Olur?
Yapay zekâ teknolojilerinin reklam sektöründe kullanımı hızla yaygınlaşmaktadır. Şirketler artık reklam metinlerini ChatGPT ve benzeri üretken yapay zekâ araçlarıyla hazırlayabilmekte, yapay zekâ ile ürün görselleri oluşturabilmekte, gerçekte var olmayan dijital modeller kullanabilmekte, seslendirme yapabilmekte ve hatta gerçek kişilerden ayırt edilmesi oldukça güç sanal karakterlerle reklam kampanyaları hazırlayabilmektedir.
Ancak yapay zekâ kullanılarak hazırlanan bir reklam tüketiciyi yanıltırsa önemli bir hukuki soru ortaya çıkar:
Sorumlu kimdir? Reklamı yayımlayan marka mı, reklam ajansı mı, yapay zekâ hizmetini sağlayan şirket mi, yoksa reklamın oluşturulmasında kullanılan yapay zekâ sistemi mi?
Türk hukuku bakımından temel yaklaşım açıktır: Bir reklamın yapay zekâ tarafından hazırlanmış olması, reklam verenin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Üstelik 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle birlikte Türkiye’de yapay zekâ kullanılarak oluşturulan reklamlara ilişkin özel kurallar da getirilmiştir. Buna göre özellikle insandan ayırt edilemeyecek yapay zekâ karakterlerinin kullanılması ve gerçek kişilerin dijital kopyalarının reklamlarda yer alması bakımından yeni yükümlülükler bulunmaktadır.
Bu nedenle yapay zekâ destekli reklam kampanyaları artık yalnızca pazarlama ve teknoloji açısından değil, tüketici hukuku, reklam hukuku, kişilik hakları, haksız rekabet ve bazı durumlarda kişisel verilerin korunması hukuku bakımından da değerlendirilmelidir.
Yapay Zekâ ile Hazırlanan Reklam Nedir?
Yapay zekâ ile hazırlanan reklam kavramı oldukça geniştir.
Örneğin;
- reklam metninin üretken yapay zekâ tarafından yazılması,
- ürün görsellerinin yapay zekâ ile oluşturulması,
- gerçekte bulunmayan kişilerin reklam yüzü olarak kullanılması,
- gerçek bir kişinin görüntüsünün veya sesinin yapay zekâ ile taklit edilmesi,
- ürünün gerçekte sahip olmadığı özelliklerin görsel olarak oluşturulması,
- yapay zekâ destekli sanal influencer kullanılması,
- tüketicilere kişiselleştirilmiş reklam metinlerinin otomatik şekilde oluşturulması,
- reklam videosunun tamamen yapay zekâ tarafından hazırlanması
bu kapsamda değerlendirilebilir.
Burada hukuken önemli olan reklamın hangi teknoloji kullanılarak üretildiği değil, tüketiciye verilen mesajın doğru olup olmadığıdır.
Yapay zekâ kullanılarak son derece gerçekçi bir reklam oluşturulmuş olması, reklam mevzuatındaki doğruluk ve dürüstlük yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
Yapay Zekâ Reklamından Öncelikle Kim Sorumludur?
Türk tüketici hukukunda reklam veren, temel sorumluluk sahiplerinden biridir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 61. maddesine göre ticari reklamların doğru ve dürüst olması gerekir. Tüketiciyi aldatıcı veya tüketicinin bilgi ve tecrübe eksikliğini istismar edici ticari reklam yapılamaz. Ayrıca reklam veren, ticari reklamında ileri sürdüğü iddiaların doğruluğunu ispatlamakla yükümlüdür. Kanun aynı zamanda reklam verenlerin, reklam ajanslarının ve mecra kuruluşlarının bu hükümlere uymakla yükümlü olduğunu düzenlemektedir.
Bu nedenle bir şirketin;
“Bu ifadeyi biz yazmadık, yapay zekâ oluşturdu.”
şeklindeki açıklaması, tek başına hukuki sorumluluktan kurtulmasını sağlamaz.
Örneğin bir kozmetik şirketinin yapay zekâ aracına:
“Ürünümüz için etkileyici bir Instagram reklamı hazırla.”
şeklinde talimat verdiğini düşünelim.
Yapay zekâ reklam metnine:
“Bu krem kırışıklıkları 7 günde tamamen ortadan kaldırır.”
şeklinde gerçeğe veya bilimsel verilere dayanmayan bir ifade eklerse ve şirket bu reklamı yayımlarsa, reklamın yapay zekâ tarafından yazılmış olması markayı otomatik olarak sorumluluktan kurtarmaz.
Çünkü reklamı ticari amaçla kullanan ve tüketiciye sunan taraf markadır.
Yapay Zekânın Kendisi Hukuken Sorumlu Olabilir mi?
Mevcut Türk hukukunda yapay zekâ sistemlerinin bağımsız bir hukuki kişiliği bulunmamaktadır.
Dolayısıyla ChatGPT, Gemini, Claude veya başka bir üretken yapay zekâ sisteminin bizzat Reklam Kurulu tarafından “reklam veren” kabul edilerek klasik anlamda idari para cezasına muhatap tutulması söz konusu değildir.
Hukuki sorumluluk, yapay zekâyı kullanan veya reklam faaliyetinin yürütülmesinde rol alan gerçek ve tüzel kişiler üzerinden değerlendirilir.
Bu nedenle:
“Reklamı yapay zekâ hazırladı.”
ifadesi hukuki anlamda sorumlunun belirlenmesini sona erdirmez.
Asıl incelenmesi gereken husus şudur:
Yapay zekâ tarafından üretilen içeriği kim ticari reklam olarak kullandı, kim yayımladı ve kim tüketiciyi satın almaya yönlendirdi?
Reklam Veren Markanın Sorumluluğu
Yapay zekâ reklamlarında en önemli sorumluluk alanlarından biri reklam veren markaya aittir.
6502 sayılı Kanun’a göre reklam veren, reklamında ileri sürdüğü iddiaların doğruluğunu ispatlamakla yükümlüdür.
Dolayısıyla markanın;
“Yapay zekâ bu bilgiyi internetten bulmuş.”
veya
“Biz promptta böyle bir şey istemedik.”
şeklindeki savunmaları her durumda yeterli olmayacaktır.
Örneğin yapay zekâ tarafından hazırlanan reklamda bir ürün için:
“Türkiye’nin en çok satan ürünü”,
“Yüzde 100 başarı garantili”,
“Doktorlar tarafından öneriliyor”,
“Bilimsel olarak kanıtlandı”,
“Rakiplerinden üç kat daha etkili”
gibi ifadeler kullanılmışsa bu iddiaların gerektiğinde ispatlanabilmesi gerekir.
Reklamlarda doğrulanabilir nitelikteki objektif iddiaların belgeye dayanması önemlidir.
Dolayısıyla yapay zekâ reklam üretiminde kullanılsa dahi son hukuki kontrolün insan tarafından yapılması gerekir.
Yapay Zekâ Tarafından Uydurulan Bilgiler Reklamda Kullanılırsa Ne Olur?
Üretken yapay zekâ sistemlerinin zaman zaman gerçekte bulunmayan bilgiler üretmesi mümkündür.
Örneğin yapay zekâ;
gerçekte yapılmamış bir klinik araştırmadan,
olmayan bir üniversite çalışmasından,
ürünü tavsiye etmeyen bir doktor veya akademisyenden,
mevcut olmayan bir ödülden,
gerçek olmayan müşteri memnuniyeti oranından
bahsedebilir.
Bu içerik şirket tarafından kontrol edilmeden reklamda kullanılırsa tüketiciyi yanıltıcı reklam ortaya çıkabilir.
6502 sayılı Kanun kapsamında ticari reklamların doğru ve dürüst olması temel ilkedir. Reklam veren ayrıca reklamda ileri sürülen iddiaların doğruluğunu ispatlamakla yükümlüdür.
Bu nedenle yapay zekânın “halüsinasyon” olarak adlandırılan şekilde yanlış bilgi üretmesi, reklam veren açısından otomatik bir sorumsuzluk nedeni değildir.
Şirketlerin yapay zekâ tarafından oluşturulan reklam metinlerini yayımlamadan önce doğrulaması gerekir.
1 Ağustos 2026 İtibarıyla Yapay Zekâ Reklamlarında Yeni Dönem
Türkiye’de yapay zekâ reklamları bakımından en önemli gelişmelerden biri 2026 yılında gerçekleşmiştir.
1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Yeni düzenleme yapay zekâ ile oluşturulan reklamlar hakkında özel hükümler getirmiştir.
Buna göre reklamlarda yapay zekâ teknolojileri kullanılarak insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterler kullanılması hâlinde, bu durumun tüketiciye açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir şekilde belirtilmesi gerekir.
Bu düzenleme özellikle şu reklamlar açısından önem taşımaktadır:
- sanal influencerlar,
- yapay zekâ modelleri,
- yapay zekâ sunucuları,
- gerçek insan görünümünde oluşturulan reklam karakterleri,
- yapay zekâ tarafından oluşturulan müşteri veya kullanıcı görüntüleri.
Tüketici karşısındaki kişinin gerçek bir insan olduğunu düşünebilecekse yapay zekâ kullanıldığına ilişkin bilgilendirme önem kazanmaktadır.
Gerçek Bir Kişinin Yapay Zekâ ile Oluşturulan Dijital Kopyası Reklamda Kullanılabilir mi?
2026 düzenlemesinin en dikkat çekici hükümlerinden biri deepfake benzeri reklam uygulamalarıyla ilgilidir.
Yeni düzenlemeye göre gerçek bir kişinin yapay zekâ teknolojileri kullanılarak oluşturulmuş dijital kopyasının, bir mal veya hizmeti bizzat deneyimlediği izlenimi verdiği veya ürünü tavsiye ettiği reklamların yapılması yasaktır.
Örneğin ünlü bir oyuncunun gerçekte hiç kullanmadığı bir otomobil hakkında yapay zekâ ile oluşturulan görüntüsünün:
“Bu otomobili üç aydır kullanıyorum ve herkese tavsiye ediyorum.”
demesi ciddi hukuki risk doğuracaktır.
Aynı durum doktor, diyetisyen, avukat, sporcu, akademisyen veya başka bir tanınmış kişinin dijital kopyasının reklamda kullanılması bakımından da gündeme gelebilir.
Burada yalnızca tüketici hukuku değil, kişilik hakları ve kişinin adı, görüntüsü ve sesinin izinsiz kullanılması nedeniyle özel hukuk sorumluluğu da ortaya çıkabilir.
Yapay Zekâ ile Sahte Müşteri Yorumu Oluşturulabilir mi?
Yapay zekâ kullanımının riskli alanlarından biri de sahte tüketici yorumlarıdır.
Örneğin bir e-ticaret şirketinin yapay zekâ kullanarak;
“Hayatımda kullandığım en iyi ürün.”
“Bir ayda 10 kilo verdim.”
“Ürün üç günde saç dökülmemi tamamen durdurdu.”
gibi gerçekte herhangi bir tüketici tarafından yapılmamış yorumlar oluşturması ve bunları gerçek müşteri deneyimleri gibi yayımlaması tüketiciyi yanıltıcı ticari uygulama niteliği taşıyabilir.
2026 yılında yapılan değişikliklerle tüketici değerlendirmelerine ilişkin kurallar da sıkılaştırılmış ve satın alma sürecinin doğrulanmasının mümkün olmadığı mecralardan alınan değerlendirmelerin yayımlanmasına sınırlama getirilmiştir.
Dolayısıyla yapay zekâ tarafından oluşturulmuş hayalî tüketici yorumlarının gerçek müşteri yorumu gibi sunulması yüksek risklidir.
Yapay Zekâ ile “Öncesi-Sonrası” Görseli Oluşturmak Hukuka Uygun mudur?
Özellikle estetik, kozmetik, sağlık, zayıflama, diş tedavisi ve saç ekimi sektörlerinde yapay zekâ ile oluşturulan öncesi-sonrası görselleri ciddi hukuki sorunlara yol açabilir.
Örneğin bir estetik kliniğinin yapay zekâ ile oluşturduğu “ameliyat sonrası” görüntüyü gerçek bir tedavi sonucu gibi paylaşması tüketicide gerçek dışı bir beklenti oluşturabilir.
Benzer şekilde bir kozmetik ürününün cilt üzerindeki etkisinin yapay zekâ ile abartılması veya bir saç ürününün gerçekte yaratmadığı sonuçların dijital olarak oluşturulması yanıltıcı reklam değerlendirmesine konu olabilir.
Reklam mevzuatına göre reklamların tüketiciyi ürünün niteliği, faydası, performansı veya kullanım sonucunda elde edilecek sonuçlar bakımından doğrudan veya dolaylı şekilde yanıltmaması gerekir.
Bu nedenle yapay zekâ yalnızca reklamın teknik üretim aracı olarak kullanılmış olsa bile ortaya çıkan nihai görüntünün tüketicide nasıl bir algı oluşturduğuna bakılır.
Reklam Ajansının Sorumluluğu Var mıdır?
Evet.
6502 sayılı Kanun’un 61. maddesinde yalnızca reklam veren değil, reklam ajansları ve mecra kuruluşlarının da reklam kurallarına uymakla yükümlü olduğu açıkça belirtilmiştir.
Dolayısıyla marka bir reklam ajansına:
“Yapay zekâ kullanarak kampanyamızı hazırlayın.”
şeklinde talimat verdiğinde ajansın ortaya çıkardığı reklamın hukuka uygunluğu ayrıca önem taşır.
Ajansın yapay zekâ kullanarak gerçeğe aykırı istatistik oluşturması, sahte doktor tavsiyesi üretmesi veya gerçek olmayan müşteri deneyimleri hazırlaması hâlinde somut olayın özelliklerine göre ajans açısından da hukuki ve idari sorumluluk gündeme gelebilir.
Marka ile reklam ajansı arasındaki sözleşmede ayrıca;
- yapay zekâ kullanımına izin verilen alanlar,
- reklam içeriklerinin doğrulanması,
- üçüncü kişi haklarının korunması,
- deepfake kullanımının sınırları,
- fikrî mülkiyet hakları,
- kişisel verilerin kullanımı,
- reklam mevzuatına uyum,
- idari yaptırımlar bakımından rücu,
- içeriklerin yayın öncesi onay süreci
ayrıntılı olarak düzenlenmelidir.
Yapay Zekâ Şirketi Sorumlu Olur mu?
Bu konuda tek bir cevap vermek mümkün değildir.
Bir üretken yapay zekâ sağlayıcısının yalnızca genel amaçlı bir teknoloji hizmeti sağlaması hâlinde, tüketiciye gösterilen reklam bakımından doğrudan “reklam veren” olarak kabul edilmesi otomatik değildir.
Örneğin bir marka genel amaçlı bir yapay zekâ aracından reklam metni üretir, metni değiştirir ve kendi Instagram hesabında yayımlarsa reklam ilişkisinin birincil tarafı çoğunlukla reklamı ticari amaçla kullanan marka olacaktır.
Ancak yapay zekâ sağlayıcısının somut reklam kampanyasının oluşturulmasında hangi ölçüde rol aldığı, sunduğu hizmetin niteliği, sözleşmesel yükümlülükleri ve varsa kusuru ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Bu nedenle;
“Yapay zekâ şirketi hiçbir şekilde sorumlu olmaz.”
şeklinde genel bir sonuç da doğru değildir.
Sorumluluk her somut olayın teknik ve sözleşmesel yapısına göre belirlenmelidir.
Sosyal Medya Platformu Sorumlu Olabilir mi?
6502 sayılı Kanun’da reklam verenlerin yanında reklam ajansları ve mecra kuruluşlarının da reklam hükümlerine uyması gerektiği kabul edilmektedir.
Ancak Instagram, TikTok, YouTube veya diğer dijital platformların her reklam bakımından hangi kapsamda sorumlu olacağı; platformun reklam içeriği üzerindeki kontrolü, reklamın sunulma biçimi ve ilgili diğer mevzuat hükümleri dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.
Reklam Kurulunun 2026 yılı uygulamalarında internet mecralarında faaliyet gösteren şirketler bakımından da mecra kuruluşu sıfatıyla idari yaptırım kararları verildiği görülmektedir. Örneğin Reklam Kurulunun 2026 tarihli kararlarında bazı çevrimiçi platformlara mecra kuruluşu sıfatıyla reklamın durdurulması ve idari para cezası uygulanmıştır.
Bu nedenle dijital platformların reklam hukukundaki sorumluluğu da somut olayda ayrıca incelenmelidir.
Yapay Zekâ Reklamı Nedeniyle Ürün Ayıplı Mal Sayılabilir mi?
Bazı durumlarda evet.
6502 sayılı Kanun’a göre reklam ve ilanlarında belirtilen özelliklerden bir veya birkaçını taşımayan mallar ayıplı mal niteliğinde değerlendirilebilir.
Bu durum yapay zekâ reklamları bakımından son derece önemlidir.
Örneğin yapay zekâ tarafından oluşturulan reklamda bir powerbank için:
“Tek şarjla telefonunuzu 10 kez tamamen doldurur.”
ifadesi kullanılmış ancak ürün gerçekte yalnızca iki kez şarj sağlayabiliyorsa reklam yalnızca Reklam Kurulu bakımından sorun yaratmayabilir.
Ürünün reklamda vaat edilen özellikleri taşımaması tüketicinin ayıplı mala ilişkin haklarını da gündeme getirebilir.
Aynı şekilde hizmetler bakımından da hizmet sağlayıcısının reklam ve ilanlarında belirtilen özellikleri taşımayan hizmetler ayıplı hizmet olarak değerlendirilebilir.
Dolayısıyla yapay zekâ tarafından oluşturulan reklam metinlerinin şirket açısından bağlayıcı sonuçlar doğurabileceği unutulmamalıdır.
Reklam Veren “Yapay Zekâyı Kontrol Edemedim” Diyebilir mi?
Bu savunmanın tek başına yeterli olması beklenmemelidir.
Bir şirket yapay zekâyı ticari faaliyetinde kullanmaya karar verdiğinde bu sistem tarafından üretilen içeriğin uygun şekilde kontrol edilmesini sağlayacak organizasyonu da kurmalıdır.
Özellikle reklamda yer alan;
- fiyat,
- ürün özelliği,
- garanti,
- sağlık beyanı,
- istatistik,
- sertifika,
- ödül,
- müşteri yorumu,
- bilimsel çalışma,
- rakip ürün karşılaştırması
gibi doğrulanabilir bilgiler insan kontrolünden geçirilmelidir.
Yapay zekâ çıktısının doğrudan kopyalanıp reklam olarak yayımlanması şirket açısından önemli bir AI compliance riski oluşturur.
Hedefli Reklamlarda Yapay Zekâ Kullanılıyorsa Başka Hangi Riskler Vardır?
Yapay zekânın reklam sektöründeki bir diğer kullanım alanı kişiselleştirilmiş ve hedefli reklamlardır.
Örneğin tüketicinin;
arama geçmişi,
alışveriş davranışları,
ziyaret ettiği internet siteleri,
konumu,
ilgi alanları
gibi bilgiler analiz edilerek hangi reklamın gösterileceği yapay zekâ sistemleri tarafından belirlenebilir.
1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemelerle hedefli reklamcılık konusunda da yeni kurallar getirilmiştir.
Reklam verenlerin reklamın hangi kriterler kullanılarak tüketiciye gösterildiği ve tüketicinin bu kriterleri nasıl değiştirebileceği konusunda doğrudan ve kolay ulaşılabilir bilgi sunması öngörülmüştür. Ayrıca çocuklara yönelik kişisel verilere dayalı profilleme yoluyla hedefli reklam yapılması yasaklanmıştır.
Bu nedenle yapay zekâ destekli reklam sistemlerinde yalnızca reklam içeriği değil, reklamın kime ve hangi veriler kullanılarak gösterildiği de hukuki denetim konusu hâline gelmiştir.
Bu yapı ayrıca 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında değerlendirme gerektirebilir.
Reklam Kurulu Yapay Zekâ Reklamına Ceza Verebilir mi?
Evet.
Yapay zekâ kullanılması reklamı Reklam Kurulunun denetim alanının dışına çıkarmaz.
Reklam Kurulu, tüketiciyi yanıltıcı ticari reklamlar hakkında reklamın durdurulmasına ve Kanun’daki şartların oluşması hâlinde idari para cezasına karar verebilir.
2026 yılı itibarıyla aldatıcı reklam ve haksız ticari uygulamalar bakımından uygulanabilecek idari para cezaları, ihlalin niteliğine ve gerçekleştiği mecraya göre değişmekte olup 99.339 TL ile 39.916.524 TL arasında uygulanabilmektedir.
Somut ceza miktarı reklamın yayımlandığı mecra, ihlalin niteliği, elde edilen menfaat, oluşan zarar, kusur ve ekonomik durum gibi kriterlere göre değişebilir.
Nitekim Reklam Kurulu tarafından 2026 yılında internet reklamlarına ilişkin bazı dosyalarda 1.083.706 TL idari para cezası ile reklamın durdurulması yaptırımı birlikte uygulanmıştır.
Bu nedenle yapay zekâ tarafından hazırlanmış bir reklamın kontrol edilmeden yayımlanması şirketler bakımından ciddi mali risk yaratabilir.
Yapay Zekâ Reklamlarında Haksız Rekabet Sorumluluğu Doğabilir mi?
Evet.
Yapay zekâ tarafından hazırlanan reklam yalnızca tüketiciyi değil, rakip şirketleri de etkileyebilir.
Örneğin yapay zekâ:
“Rakip X markasının ürünü sağlığa zararlıdır.”
“Bizim ürünümüz rakibimizden yüzde 80 daha etkilidir.”
“Türkiye’deki tek güvenilir marka biziz.”
gibi gerçeğe aykırı karşılaştırmalar oluşturabilir.
Bu tür reklamlar şartların oluşması hâlinde Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet hükümlerini de gündeme getirebilir.
Rakip işletme;
hukuka aykırılığın tespiti,
haksız rekabetin önlenmesi,
sonuçlarının ortadan kaldırılması,
maddi tazminat
ve şartlarının bulunması hâlinde diğer hukuki taleplerde bulunabilir.
Dolayısıyla yapay zekâ ile hazırlanan karşılaştırmalı reklamların yayımlanmadan önce ayrıca hukuki incelemeden geçirilmesi gerekir.
Şirketler Yapay Zekâ Reklamlarında Hukuki Riski Nasıl Azaltabilir?
Yapay zekâ reklamları bakımından “yayınla ve sorun çıkarsa kaldırırız” yaklaşımı yeterli değildir.
Nitekim reklam mevzuatında reklamın daha sonra düzeltilmesi veya telafi edilmesinin, tespit edilen aykırılığa ilişkin sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmayacağı kabul edilmektedir.
Bu nedenle şirketlerin reklam yayımlanmadan önce bir AI Advertising Compliance süreci oluşturması gerekir.
Uygulamada özellikle şu tedbirler önem taşımaktadır:
- Yapay zekâ tarafından üretilen hiçbir reklam içeriği otomatik şekilde yayımlanmamalıdır.
- Reklamdaki objektif ve ölçülebilir iddialar doğrulanmalıdır.
- Sağlık, kozmetik, finans ve benzeri hassas sektörlerde reklamlar ayrıca hukuki kontrolden geçirilmelidir.
- Yapay zekâ ile oluşturulan gerçekçi insan karakterleri mevzuata uygun şekilde belirtilmelidir.
- Gerçek kişilerin dijital kopyalarının ürün deneyimi veya tavsiye görüntüsü oluşturacak şekilde kullanılmasından kaçınılmalıdır.
- Sahte müşteri yorumları veya yapay zekâ ile oluşturulmuş gerçek dışı kullanıcı deneyimleri kullanılmamalıdır.
- Yapay zekâ ile oluşturulan öncesi-sonrası görsellerinin tüketiciyi yanıltıp yanıltmadığı kontrol edilmelidir.
- Ajans sözleşmelerine yapay zekâ kullanımına ilişkin özel hükümler eklenmelidir.
- Kullanılan yapay zekâ sistemlerine ticari sır veya hukuka aykırı kişisel veri aktarılmamalıdır.
- Reklam içeriğinin nasıl üretildiğine ilişkin kayıtlar gerektiğinde ispat amacıyla saklanmalıdır.
Yapay Zekâ Reklamları İçin Şirket İçi Politika Hazırlanmalı mı?
Özellikle düzenli şekilde yapay zekâ kullanan şirketler açısından evet.
Şirket içinde hazırlanacak Yapay Zekâ ile Reklam ve Pazarlama İçeriği Oluşturma Politikası kapsamında;
hangi yapay zekâ araçlarının kullanılabileceği,
hangi verilerin sisteme yüklenemeyeceği,
reklamların kim tarafından kontrol edileceği,
hangi ifadelerin hukuk birimi onayı gerektirdiği,
görsel ve video üretiminde hangi kuralların uygulanacağı,
gerçek kişilerin görüntü veya seslerinin nasıl kullanılacağı,
reklam iddialarının nasıl doğrulanacağı
açık şekilde düzenlenebilir.
Böyle bir politika yalnızca tüketici hukukundaki riskleri değil, fikrî mülkiyet, KVKK, ticari sır ve şirket içi veri güvenliği risklerini de azaltabilir.
Yapay Zekâ ile Hazırlanan Reklamlar Hakkında Sık Sorulan Sorular
ChatGPT’nin yazdığı reklam yanlışsa şirket sorumlu olur mu?
Reklamın ChatGPT veya başka bir yapay zekâ tarafından oluşturulması reklam veren şirketin sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Reklam veren, reklamında ileri sürdüğü iddiaların doğruluğunu ispatlamakla yükümlüdür.
Yapay zekâ yanlış ürün özelliği yazarsa tüketici hak iddia edebilir mi?
Evet. Reklamda belirtilen özellikleri taşımayan ürün, şartların oluşması hâlinde ayıplı mal olarak değerlendirilebilir. Dolayısıyla yanlış reklam yalnızca idari yaptırım değil, tüketicinin sözleşmeden doğan haklarını da gündeme getirebilir.
Yapay zekâ ile oluşturulan modelin gerçek olmadığı belirtilmeli mi?
1 Ağustos 2026 itibarıyla insandan ayırt edilemeyecek yapay zekâ karakterlerinin reklamlarda kullanılması hâlinde bu durumun açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir biçimde belirtilmesi gerekmektedir.
Yapay zekâ ile ünlü bir kişinin reklam videosu yapılabilir mi?
Gerçek bir kişinin yapay zekâ teknolojileri kullanılarak oluşturulan dijital kopyasının, ürünü bizzat deneyimlediği veya tavsiye ettiği izlenimini veren reklamlarda kullanılması 2026 düzenlemesi kapsamında yasaklanmıştır. Ayrıca kişinin adı, sesi ve görüntüsünün kullanılması kişilik hakları bakımından ayrı bir hukuki inceleme gerektirir.
Reklam ajansı “Yapay zekâ yaptı.” diyerek sorumluluktan kurtulabilir mi?
Hayır. 6502 sayılı Kanun reklam ajanslarını da reklam hükümlerine uymakla yükümlü taraflar arasında saymaktadır.
Yapay zekâ şirketi her durumda sorumlu mudur?
Hayır. Yapay zekâ sağlayıcısının sorumluluğu sunduğu hizmetin niteliğine, reklam kampanyasına katılım derecesine, sözleşmesel yükümlülüklerine ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Sonuç
Yapay zekâ ile hazırlanan bir reklam tüketiciyi yanıltırsa “reklamı yapay zekâ hazırladı” savunması reklam vereni otomatik olarak sorumluluktan kurtarmaz.
Türk tüketici hukukunda reklamın doğru ve dürüst olması, tüketiciyi yanıltmaması ve reklamda ileri sürülen objektif iddiaların gerektiğinde ispatlanabilmesi gerekir. Reklam verenler, reklam ajansları ve mecra kuruluşları reklam mevzuatındaki yükümlülüklere uymak zorundadır.
Üstelik 1 Ağustos 2026 itibarıyla yapay zekâ reklamlarına ilişkin özel düzenlemeler de yürürlüğe girmiştir. İnsandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlerin kullanıldığının belirtilmesi zorunlu hâle gelirken, gerçek kişilerin yapay zekâ ile oluşturulan dijital kopyalarının ürünü deneyimlediği veya tavsiye ettiği izlenimini veren reklamlar yasaklanmıştır.
Bu nedenle şirketlerin yapay zekâyı reklam üretiminde kullanırken yalnızca ortaya çıkan içeriğin yaratıcı olup olmadığına değil, hukuken doğrulanabilir, şeffaf ve tüketiciyi yanıltmayacak nitelikte olup olmadığına da bakması gerekir.
Özellikle yapay zekâ kullanılarak hazırlanan reklam kampanyalarında reklam metinlerinin, görsellerin, dijital karakterlerin, müşteri yorumlarının, ürün iddialarının ve hedefleme yöntemlerinin yayımlanmadan önce hukuki kontrolden geçirilmesi giderek daha önemli hâle gelmektedir.