Single Blog Title

This is a single blog caption

Hedefli Reklamcılıkta KVKK ve Tüketici Hukuku Birlikte Nasıl Uygulanır?

Bir tüketicinin internette spor ayakkabı araması yaptıktan sonra Instagram’da spor ayakkabı reklamları görmesi, bir e-ticaret sitesinde bebek ürünlerine baktıktan sonra benzer ürünlerin kendisine tekrar gösterilmesi veya geçmiş alışverişlerine göre kişiye özel indirim tekliflerinin sunulması günümüzde olağan reklam uygulamaları hâline gelmiştir.

Ancak bu reklamların arkasında çoğu zaman oldukça kapsamlı bir veri işleme süreci bulunmaktadır.

Tüketicinin hangi ürünleri incelediği, hangi bağlantılara tıkladığı, konumu, geçmiş alışverişleri, cihaz bilgileri, uygulama hareketleri ve benzeri veriler analiz edilerek kişinin belirli bir tüketici profiline yerleştirilmesi mümkündür. Daha sonra bu profil üzerinden hangi reklamın, ne zaman ve hangi kullanıcıya gösterileceğine karar verilebilir.

Bu nedenle hedefli reklamcılık yalnızca reklam hukukunun değil, aynı zamanda kişisel verilerin korunması hukukunun da konusudur.

Türkiye’de özellikle 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni hedefli reklam düzenlemeleri sonrasında şirketlerin bu iki hukuk alanını birlikte değerlendirmesi çok daha önemli hâle gelmiştir. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemeyle hedefli reklamların hangi kriterlere göre gösterildiğinin tüketiciye açıklanması zorunlu hâle getirilmiş, ayrıca çocuklara kişisel verilere dayalı profilleme yoluyla hedefli reklam yapılması yasaklanmıştır.

Peki hedefli reklamcılıkta 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun birlikte nasıl uygulanır?

Temel kural şu şekilde özetlenebilir:

KVKK, tüketicinin verisinin reklam amacıyla nasıl toplanabileceğini ve kullanılabileceğini; tüketici hukuku ise bu veriler kullanılarak tüketiciye nasıl reklam gösterilebileceğini düzenler.

Bir hedefli reklam kampanyasının hukuka uygun olabilmesi için çoğu durumda bu iki aşamanın da ayrı ayrı hukuka uygun olması gerekir.

Hedefli Reklamcılık Nedir?

1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlükte bulunan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’ne eklenen 25/A maddesinde hedefli reklamcılık ayrıca tanımlanmıştır.

Düzenleme kapsamında tüketicilerin;

  • çevrimiçi davranışlarının,
  • geçmiş tercihlerinin,
  • konum bilgilerinin,
  • demografik bilgilerinin,
  • diğer benzer kişisel verilerinin

analiz edilerek belirli kişilere veya gruplara özel reklam içeriği gösterilmesi hedefli reklamcılık olarak kabul edilmektedir.

Örneğin bir e-ticaret şirketinin kullanıcının son üç ayda incelediği ürünleri analiz ederek kişiye özel reklam göstermesi hedefli reklamcılık olabilir.

Benzer şekilde kullanıcının bulunduğu şehir, yaş grubu veya önceki alışverişleri kullanılarak belirli bir reklamın seçilmesi de hedefli reklam kapsamında değerlendirilebilir.

Hedefli Reklamcılıkta Neden Hem KVKK Hem Tüketici Hukuku Uygulanır?

Hedefli reklam sistemini iki aşamalı düşünmek gerekir.

Birinci aşama: Tüketici hakkında veri toplanması

Bu aşamada KVKK devreye girer.

Örneğin şirket;

  • çerezler,
  • mobil uygulama SDK’ları,
  • üyelik kayıtları,
  • alışveriş geçmişi,
  • sadakat programları,
  • konum verileri,
  • reklam tanımlayıcıları

aracılığıyla tüketici hakkında veri topluyor olabilir.

Bu verilerin işlenebilmesi için KVKK’da öngörülen kişisel veri işleme şartlarından birine dayanılması ve Kanun’un genel ilkelerine uyulması gerekir.

İkinci aşama: Bu veriler kullanılarak reklam gösterilmesi

Bu noktada ise tüketici ve reklam hukuku devreye girer.

1 Ağustos 2026 tarihinden itibaren hedefli reklamın hangi kriterlere göre tüketiciye gösterildiğinin ve tüketicinin bu kriterleri nasıl değiştirebileceğinin doğrudan ve kolay erişilebilir şekilde açıklanması gerekmektedir.

Dolayısıyla şirketin yalnızca KVKK kapsamında kişisel verileri hukuka uygun şekilde toplaması yeterli değildir.

Reklamın kendisinin de tüketici mevzuatındaki şeffaflık, dürüstlük ve yanıltmama kurallarına uygun olması gerekir.

Hedefli Reklam İçin Her Zaman Açık Rıza Alınması Gerekir mi?

Burada dikkatli bir ayrım yapılmalıdır.

KVKK bakımından her kişisel veri işleme faaliyeti otomatik olarak açık rızaya dayanmak zorunda değildir.

6698 sayılı Kanun’un 5. maddesinde açık rıza dışında da çeşitli veri işleme şartları bulunmaktadır. Örneğin bazı durumlarda sözleşmenin kurulması veya ifası için veri işlemenin gerekli olması, hukuki yükümlülüğün yerine getirilmesi veya ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek şartıyla veri sorumlusunun meşru menfaatinin bulunması veri işleme şartı oluşturabilir.

Ancak hedefli reklam söz konusu olduğunda şirketin her veri işleme faaliyeti için kullandığı hukuki sebebi ayrıca belirlemesi gerekir.

Özellikle reklam ve pazarlama amaçlı çerezler bakımından Kişisel Verileri Koruma Kurulu uygulaması oldukça önemlidir.

Kurul, internet sitesinin çalışması için zorunlu olmayan reklam ve pazarlama çerezleri bakımından başka bir veri işleme şartının bulunmadığı hâllerde kullanıcının açık rızasının alınması gerektiğini kabul etmektedir. Ayrıca söz konusu çerezlerin kullanıcı rıza vermeden önce varsayılan olarak çalıştırılmaması, yani opt-in sistemi uygulanması gerektiği belirtilmektedir.

Bu nedenle:

“Sitemizde çerez kullanıyoruz, siteyi kullanmaya devam etmeniz kabul ettiğiniz anlamına gelir.”

şeklindeki bir sistem reklam çerezleri bakımından ciddi KVKK riski yaratabilir.

Hedefli Reklam Çerezlerinde Doğru Rıza Sistemi Nasıl Olmalıdır?

KVKK Kurumunun Çerez Uygulamaları Hakkında Rehberi’nde açık rızanın kullanıcının aktif davranışına dayanması gerektiği belirtilmektedir.

İyi uygulama örneği olarak çerez panelinde;

“Kabul Et”,
“Reddet” ve
“Tercihler”

seçeneklerinin kullanıcıya benzer görünürlükte sunulması önerilmektedir.

Bu nedenle kullanıcının önüne yalnızca büyük ve renkli bir “Tümünü Kabul Et” butonu koyup “Reddet” seçeneğini birkaç menünün arkasına gizlemek hukuki risk yaratabilir.

Çerez rızasının özgür iradeye dayanması gerekir.

Ayrıca açık rızanın belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayanan ve özgür iradeyle verilmiş olması gerekmektedir.

Aydınlatma Metni ile Açık Rıza Aynı Şey midir?

Hayır.

Bu konu uygulamada en sık yapılan hatalardan biridir.

Aydınlatma yükümlülüğü KVKK’nın 10. maddesinden kaynaklanır.

Veri sorumlusunun ilgili kişiye en azından;

  • veri sorumlusunun kim olduğunu,
  • kişisel verilerin hangi amaçlarla işlendiğini,
  • kimlere ve hangi amaçlarla aktarılabileceğini,
  • veri toplama yöntemini,
  • veri işlemenin hukuki sebebini,
  • ilgili kişinin KVKK kapsamındaki haklarını

bildirmesi gerekir.

Açık rıza ise belirli durumlarda kişisel veri işleme faaliyetinin hukuki sebebidir.

Dolayısıyla:

“KVKK metnini kabul ediyorum.”

şeklindeki tek bir kutucuğun hem aydınlatma yükümlülüğünü hem de reklam ve pazarlama rızasını otomatik olarak karşılayacağı düşünülmemelidir.

Aydınlatma ve açık rıza süreçleri hukuki nitelikleri bakımından birbirinden ayrılmalıdır.

Tüketicinin Hizmet Alması Reklam Rızasına Bağlanabilir mi?

Bu da şirketlerin dikkat etmesi gereken önemli bir konudur.

Açık rızanın özgür iradeyle verilmesi gerekir.

Kişinin almak istediği temel hizmet ile doğrudan ilgisi bulunmayan reklam ve pazarlama faaliyetleri için açık rıza vermesinin hizmetin zorunlu şartı hâline getirilmesi, rızanın özgür iradeyle verilip verilmediği konusunda sorun yaratabilir.

Nitekim Kişisel Verileri Koruma Kurulu, bir kişinin bilgi almak amacıyla iletişim bilgilerini paylaşmasını aynı zamanda reklam, promosyon ve kampanya iletişimine izin vermesinin zorunlu şartı hâline getiren uygulamaları açık rızanın “belirli bir konuya ilişkin olma” ve “özgür iradeyle açıklanma” unsurları bakımından değerlendirmiştir.

Örneğin bir tüketicinin yalnızca kargo durumunu takip etmek için mobil uygulamayı kullanmasına izin vermek karşılığında bütün davranışlarının reklam amacıyla izlenmesini kabul etmesini istemek hukuki açıdan ayrıca incelenmelidir.

2026 Düzenlemesiyle Hedefli Reklamlarda Yeni Şeffaflık Yükümlülüğü

1 Ağustos 2026 tarihinden itibaren hedefli reklamcılık bakımından Türkiye’de önemli bir dönem başlamıştır.

Yeni Yönetmelik hükmüne göre hedefli reklam ancak tüketiciye;

reklamın kendisine hangi kriterler kullanılarak gösterildiği

ve

bu kriterlerin nasıl değiştirilebileceği

konusunda doğrudan ve kolay erişilebilir bilgi verilmesi şartıyla gerçekleştirilebilir.

Bu yükümlülük klasik KVKK aydınlatma metninden farklıdır.

Örneğin tüketici Instagram benzeri bir platformda belirli bir ayakkabı reklamını görüyorsa sistemin tüketiciye:

“Bu reklamı görmenizin nedenleri: spor ürünlerine ilgi göstermeniz, İstanbul’da bulunmanız ve 25-34 yaş grubunda olmanız.”

benzeri anlaşılır bilgi sunabilmesi gerekebilir.

Aynı zamanda tüketicinin bu hedefleme kriterlerinin nasıl değiştirilebileceğine ilişkin bilgiye kolayca ulaşabilmesi gerekir.

Dolayısıyla şirketlerin artık yalnızca uzun bir gizlilik politikası yayımlaması yeterli olmayabilir.

Reklam hedefleme mantığının tüketici tarafından anlaşılabilir hâle getirilmesi gerekmektedir.

KVKK Aydınlatması ile Hedefli Reklam Açıklaması Birleştirilebilir mi?

Teknik olarak kullanıcı deneyimi açısından bağlantılı sistemler oluşturulabilir; ancak iki yükümlülüğün hukuki kapsamı farklıdır.

KVKK aydınlatmasında kişisel verilerin;

hangi amaçla,

hangi hukuki sebeple,

kim tarafından,

kimlere aktarılabileceği

açıklanırken;

hedefli reklam şeffaflığında tüketicinin neden belirli bir reklamı gördüğünü anlayabilmesi gerekir.

Örneğin:

KVKK açıklaması:
“Web sitesi davranış verileriniz kişiselleştirilmiş reklamların sunulması amacıyla işlenmektedir.”

Tüketici hukuku açıklaması:
“Bu reklamı yakın zamanda İstanbul’daki otellere baktığınız için görüyorsunuz.”

İki açıklama birbirine yakın görünse de aynı hukuki işlevi yerine getirmez.

Profilleme Yapmak KVKK’ya Aykırı mıdır?

Hayır. Profilleme tek başına yasak değildir.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu da veri sorumlularının KVKK’nın genel ilkelerine uygun hareket etmeleri ve geçerli bir hukuki veri işleme sebebine sahip olmaları şartıyla profil oluşturma veya otomatik analiz sistemlerinden yararlanabileceklerini kabul etmektedir.

Ancak profillemenin;

  • hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun,
  • belirli, açık ve meşru amaçlarla,
  • amaçla bağlantılı,
  • sınırlı,
  • ölçülü

şekilde yapılması gerekir.

KVKK’nın 4. maddesindeki bu ilkeler bütün kişisel veri işleme faaliyetlerinde uygulanmaktadır.

Örneğin bir online kitap mağazasının tüketicinin satın aldığı kitapları analiz ederek edebiyat kategorisinde öneriler sunması ile kişinin çok daha geniş internet davranışlarını takip ederek ayrıntılı psikolojik profil çıkarması aynı ölçülülük değerlendirmesine tabi tutulamaz.

Otomatik Profilleme Sonucuna Tüketici İtiraz Edebilir mi?

KVKK’nın önemli hükümlerinden biri de ilgili kişinin, işlenen kişisel verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kendi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme hakkıdır.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu da bu hakkın otomatik analiz ve profilleme sistemleri bakımından önem taşıdığını açıkça ifade etmektedir.

Bu hüküm özellikle yalnızca reklam gösterilmesinin ötesine geçen otomatik karar sistemlerinde önem kazanabilir.

Örneğin tüketicinin profiline göre;

kredi seçeneğinin sunulmaması,

belirli avantajlardan yararlanamaması,

farklı ticari koşullarla karşılaşması

gibi sonuçların ortaya çıkması hâlinde KVKK açısından çok daha kapsamlı bir değerlendirme gerekebilir.

Çocuklara Hedefli Reklam Yapılabilir mi?

2026 düzenlemesi bu konuda oldukça açık bir hüküm getirmiştir.

Tüketicinin çocuk olduğunun bilindiği veya makul olarak bilinmesinin beklendiği durumlarda, kişisel verilere dayalı profilleme kullanılarak hedefli reklam yapılamaz.

Bu düzenleme özellikle;

  • mobil oyunlar,
  • çocuk uygulamaları,
  • sosyal medya,
  • online eğitim platformları,
  • oyuncak siteleri,
  • çocuklara yönelik video platformları

bakımından büyük önem taşımaktadır.

Örneğin bir mobil oyunun çocuğun oyun içindeki davranışlarını analiz ederek hangi oyuncakları sevdiğini tahmin etmesi ve buna göre reklam göstermesi tüketici mevzuatı açısından yasak hedefli reklam kapsamına girebilir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, şirketin yalnızca “Kullanıcı bize çocuk olduğunu söylemedi.” savunmasına güvenmemesidir.

Düzenleme, çocuğun kimliğinin bilindiği hâllerin yanında makul olarak bilinmesinin beklendiği durumları da kapsamaktadır.

Meta Pixel ve Google Ads Kullanmak KVKK Açısından Riskli midir?

Meta Pixel, Google Ads, TikTok Pixel ve benzeri reklam teknolojileri şirketlerin tüketicinin web sitesi davranışlarını takip ederek yeniden hedefleme yapmasına imkân sağlayabilir.

Ancak bu sistemlerin kullanılması çeşitli KVKK sorularını beraberinde getirir.

Örneğin şirket şu konuları değerlendirmelidir:

  • Hangi veriler toplanıyor?
  • Bu verilerin işlenmesindeki hukuki sebep nedir?
  • Çerezler kullanıcı rızasından önce çalışıyor mu?
  • Veriler üçüncü taraf şirketlerle paylaşılıyor mu?
  • Veri paylaşımında tarafların veri sorumlusu veya veri işleyen rolleri nedir?
  • Veriler yurt dışına aktarılıyor mu?
  • Yurt dışı aktarımı için KVKK’nın 9. maddesindeki mekanizmalardan biri bulunuyor mu?

Özellikle reklam ve yeniden hedefleme amacıyla kullanılan üçüncü taraf çerezlerinde Kişisel Verileri Koruma Kurulunun açık rıza konusundaki yaklaşımı dikkate alınmalıdır.

Reklam Verileri Yurt Dışına Aktarılırsa Ne Olur?

Global reklam teknolojilerinin kullanıldığı kampanyalarda kişisel verilerin Türkiye dışındaki şirketlere veya sunuculara aktarılması gündeme gelebilir.

Bu durumda yalnızca KVKK’nın 5. maddesindeki veri işleme şartının bulunması yeterli değildir.

Yurt dışına aktarım için ayrıca KVKK’nın 9. maddesine uygun bir aktarım mekanizmasının bulunması gerekir.

1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe giren değişikliklerden sonra yurt dışına veri aktarımında;

  • yeterlilik kararı,
  • uygun güvenceler,
  • standart sözleşmeler,
  • bağlayıcı şirket kuralları,
  • Kanun’da öngörülen belirli istisnai aktarım hâlleri

gibi mekanizmalar kullanılabilmektedir.

Özellikle standart sözleşme yolunun kullanıldığı durumlarda sözleşmenin imzalanmasını takip eden beş iş günü içerisinde Kuruma bildirim yükümlülüğü bulunmaktadır.

Dolayısıyla şirketin:

“Meta veya Google zaten uluslararası bir şirket, dolayısıyla veri aktarabiliriz.”

şeklinde hareket etmesi doğru değildir.

Her reklam teknolojisinin veri akışı ayrıca incelenmelidir.

Aynı Reklam SMS veya E-posta ile Gönderiliyorsa Ne Olur?

Hedefli reklam kampanyası SMS, telefon araması veya e-posta gibi doğrudan iletişim kanalları üzerinden gerçekleştiriliyorsa üçüncü bir mevzuat alanı daha gündeme gelir:

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ticari elektronik ileti mevzuatı.

Kural olarak tüketicilere reklam veya pazarlama amaçlı ticari elektronik ileti gönderilmeden önce onay alınması gerekir. Ticari elektronik ileti onayları ve ret süreçleri İleti Yönetim Sistemi üzerinden de yönetilmektedir.

Dolayısıyla tüketicinin telefon numarasının KVKK açısından hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması, o kişiye otomatik olarak reklam SMS’i gönderilebileceği anlamına gelmez.

Benzer şekilde İYS onayının bulunması da arka plandaki bütün kişisel veri işleme faaliyetlerinin KVKK’ya uygun olduğu anlamına gelmez.

Bu izinlerin hukuki dayanakları birbirinden ayrıdır.

Kişiye Özel İndirim Yapılabilir mi?

Hedefli reklamcılıkta tüketici profillerine göre kişiye özel kampanya veya indirimler sunulması mümkündür.

Ancak sistem;

tüketicinin ekonomik davranışlarını manipüle eden,

önemli bilgileri gizleyen,

yanıltıcı fiyat algısı oluşturan

veya tüketicinin zayıflıklarından yararlanan

bir yapıya dönüşürse tüketici hukukundaki haksız ticari uygulama hükümleri gündeme gelebilir.

6502 sayılı Kanun’a göre tüketicinin ekonomik davranışını önemli ölçüde bozan veya bozma ihtimali bulunan, mesleki özen gereklerine aykırı ticari uygulamalar haksız ticari uygulama olarak değerlendirilebilir.

Örneğin tüketicinin acil uçak bileti aradığının sistem tarafından anlaşılması üzerine kişiye özel olarak gerçekte bulunmayan:

“Son 1 koltuk!”

uyarısının gösterilmesi yalnızca veri koruma sorunu değildir.

Aynı zamanda yanıltıcı veya haksız ticari uygulama değerlendirmesine konu olabilir.

Hedefli Reklamın İçeriği de Hukuka Uygun Olmalıdır

Hedefli reklam sisteminin KVKK’ya uygun olması reklam içeriğini hukuka uygun hâle getirmez.

6502 sayılı Kanun’a göre ticari reklamların doğru ve dürüst olması gerekir. Tüketiciyi aldatıcı veya bilgi ve tecrübe eksikliğini istismar edici reklam yapılamaz. Ayrıca reklam veren, reklamındaki iddiaların doğruluğunu ispatlamakla yükümlüdür.

Örneğin bir kişinin kilo verme ürünlerine ilgi gösterdiği tespit edilerek kendisine:

“Bu ürünle 10 günde kesin 8 kilo verirsiniz.”

şeklinde bilimsel temeli bulunmayan bir reklam gösterilmesi hâlinde iki ayrı inceleme yapılabilir.

Birincisi:

Bu kişinin kilo verme ürünlerine ilgi duyduğu bilgisi nasıl elde edildi ve işlendi?

Bu KVKK konusudur.

İkincisi:

Reklamdaki “10 günde 8 kilo” iddiası doğru mudur ve ispatlanabilir mi?

Bu ise reklam ve tüketici hukuku konusudur.

Hedefli Reklamlarda Veri Sorumlusu Kimdir?

Bu sorunun cevabı kullanılan reklam teknolojisinin yapısına göre değişebilir.

KVKK’ya göre veri sorumlusu, kişisel verilerin hangi amaçlarla ve hangi araçlarla işleneceğine karar veren gerçek veya tüzel kişidir.

Bir reklam kampanyasında;

  • marka,
  • e-ticaret platformu,
  • reklam ajansı,
  • reklam teknolojisi sağlayıcısı,
  • sosyal medya platformu

farklı veri işleme rolleri üstlenebilir.

Örneğin reklam ajansı yalnızca markanın talimatıyla belirli bir müşteri listesini sisteme yüklüyorsa veri işleyen değerlendirmesi gündeme gelebilir.

Buna karşılık ajans veya reklam platformu verileri kendi amaçları için de kullanıyor ve işleme amaçlarını bağımsız şekilde belirliyorsa veri sorumluluğu bakımından farklı bir sonuç ortaya çıkabilir.

Bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin yalnızca sözleşmede kullanılan “veri işleyen” ifadesine göre değil, fiilî veri işleme sürecine göre değerlendirilmesi gerekir.

Hedefli Reklamcılıkta En Sık Yapılan Hukuki Hatalar

Şirketlerde özellikle aşağıdaki uygulamalar yüksek risk taşımaktadır:

  1. Kullanıcı siteye girer girmez reklam çerezlerinin çalıştırılması.
  2. “Siteyi kullanmaya devam ederek tüm çerezleri kabul etmiş sayılırsınız.” yaklaşımının kullanılması.
  3. Çerez panelinde reddetme seçeneğinin gizlenmesi.
  4. KVKK aydınlatması ile reklam rızasının tek kutucuk altında birleştirilmesi.
  5. Hizmetten yararlanmanın pazarlama rızası verilmesine bağlanması.
  6. Meta Pixel, Google Ads veya benzeri sistemlerin yurt dışı veri aktarımı boyutunun incelenmemesi.
  7. Tüketiciye reklamın neden gösterildiğinin açıklanmaması.
  8. Hedefleme kriterlerini değiştirme yönteminin tüketiciye sunulmaması.
  9. Çocuk profilleri üzerinden davranışsal hedefleme yapılması.
  10. İYS onayı ile KVKK açık rızasının aynı hukuki izin olduğunun düşünülmesi.
  11. Kişisel verilerin toplanma amacı sonradan genişletilerek reklam amacıyla kullanılmaya başlanması.
  12. Gereğinden fazla veri kullanılarak ayrıntılı tüketici profilleri oluşturulması.

Şirketler Hedefli Reklam Kampanyasını Nasıl Uyumlu Hâle Getirebilir?

Hedefli reklam kullanan şirketlerde yalnızca bir “KVKK metni” hazırlamak yeterli değildir.

Teknik sistemin tamamının hukuki açıdan değerlendirilmesi gerekir.

İlk olarak şirkette kullanılan bütün reklam ve takip teknolojileri belirlenmelidir.

Ardından;

hangi kişisel verilerin toplandığı,

hangi amaçla kullanıldığı,

hangi hukuki sebebe dayanıldığı,

kimlerle paylaşıldığı,

yurt dışına aktarılıp aktarılmadığı

tespit edilmelidir.

Reklam ve pazarlama çerezleri bakımından uygun rıza yönetim sistemi kurulmalı; açık rıza gerektiren çerezler kullanıcı rıza vermeden önce çalıştırılmamalıdır.

Bunun yanında 1 Ağustos 2026 itibarıyla tüketiciye hedefli reklamın hangi kriterlere göre gösterildiği ve bu kriterlerin nasıl değiştirilebileceği konusunda doğrudan ve kolay ulaşılabilir bilgi sağlanmalıdır.

Çocuk kullanıcıların bulunduğu platformlarda ise kişisel verilere dayalı profilleme yoluyla hedefli reklam yapılmasını engelleyecek teknik ve organizasyonel tedbirlerin alınması gerekir.

KVKK’ya Uygun Olmak Tüketici Hukukuna Uygun Olmak Anlamına Gelir mi?

Hayır.

Bu konudaki en önemli hukuki sonuç budur.

Bir şirket tüketicinin verisini KVKK’ya tamamen uygun biçimde işlemiş olabilir.

Ancak tüketiciye gösterdiği reklam;

yanıltıcıysa,

gerçek olmayan bir indirim içeriyorsa,

ürünün özelliklerini abartıyorsa,

tüketicinin zayıflıklarını istismar ediyorsa

6502 sayılı Kanun kapsamında yine hukuka aykırı olabilir.

Bunun tersi de mümkündür.

Reklamın içeriği tamamen doğru olabilir ancak şirket tüketicinin davranışlarını açık rıza gerektiren reklam çerezleriyle rıza almadan takip etmiş olabilir.

Bu durumda reklam içeriği tüketici hukukuna uygun olsa bile veri işleme faaliyeti KVKK bakımından hukuka aykırı olabilir.

Aynı İşlem Nedeniyle Hem KVKK Hem Reklam Kurulu Süreci Olabilir mi?

Evet.

Hedefli reklam kampanyasının veri işleme kısmındaki hukuka aykırılıklar Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından değerlendirilirken reklam ve haksız ticari uygulama boyutu Reklam Kurulunun denetimine konu olabilir.

Reklam Kurulu 2026 yılında aldatıcı reklam ve haksız ticari uygulamalar bakımından ihlalin niteliğine göre 99.339 TL ile 39.916.524 TL arasında idari para cezası uygulayabilmektedir.

Nitekim Reklam Kurulu 2026 yılının ilk yedi ayında aldatıcı reklam ve haksız ticari uygulamalar nedeniyle toplam 218 milyon TL’nin üzerinde idari para cezası uygulamıştır.

KVKK bakımından da aydınlatma, veri güvenliği, hukuka uygun veri işleme, VERBİS ve yurt dışına aktarım yükümlülüklerinin ihlali ayrı idari yaptırımlar doğurabilir. KVKK kapsamında uygulanacak idari para cezaları her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenmektedir.

Bu nedenle aynı dijital reklam altyapısı birden fazla idari otorite bakımından risk yaratabilir.

Hedefli Reklamcılıkta KVKK ve Tüketici Hukuku Hakkında Sık Sorulan Sorular

Hedefli reklam yapmak Türkiye’de yasak mı?

Hayır. Hedefli reklam genel olarak yasak değildir. Ancak hem KVKK’daki kişisel veri işleme kurallarına hem de Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’ndeki hedefli reklam kurallarına uyulması gerekir.

Hedefli reklam için açık rıza almak zorunlu mu?

Her hedefli reklam faaliyeti bakımından otomatik olarak aynı cevap verilemez. Kullanılan kişisel veriler ve işleme faaliyeti için KVKK’nın 5. maddesinde geçerli bir hukuki sebep bulunmalıdır. Ancak reklam ve pazarlama amaçlı zorunlu olmayan çerezlerde başka bir işleme şartı bulunmadığı hâllerde Kişisel Verileri Koruma Kurulu açık rıza alınması gerektiğini kabul etmektedir.

Meta Pixel kullanmak için açık rıza gerekir mi?

Pixel aracılığıyla reklam, yeniden hedefleme veya kullanıcı davranışlarının izlenmesi amacıyla kişisel veri işleniyorsa kullanılan çerez veya benzeri teknolojinin hukuki dayanağı incelenmelidir. Reklam/pazarlama amacıyla çalışan ve başka bir hukuki işleme şartına dayanmayan teknolojiler bakımından açık rıza gerekebilir.

Google Ads kullanmak KVKK’ya aykırı mı?

Hayır. Google Ads veya benzeri bir hizmet kullanmak tek başına KVKK’ya aykırı değildir. Ancak veri toplama, çerez, üçüncü taraf paylaşımı ve varsa yurt dışına veri aktarımının KVKK’ya uygun şekilde yapılandırılması gerekir.

Tüketiciye neden o reklamı gördüğü açıklanmalı mı?

Evet. 1 Ağustos 2026 itibarıyla hedefli reklamın hangi kriterlere göre tüketiciye gösterildiğine ve bu kriterlerin nasıl değiştirilebileceğine ilişkin doğrudan ve kolay erişilebilir bilgi sunulması gerekir.

Çocuklara hedefli reklam yapılabilir mi?

Çocuğun bilindiği veya makul olarak bilinmesinin beklendiği durumlarda kişisel verilere dayalı profilleme yoluyla hedefli reklam yapılması 1 Ağustos 2026 itibarıyla yasaktır.

İYS onayı varsa ayrıca KVKK açık rızası gerekir mi?

İYS kapsamındaki ticari elektronik ileti onayı ile KVKK kapsamındaki veri işleme hukuki sebepleri farklı hukuki konulardır. Birinin bulunması diğer mevzuattan kaynaklanan yükümlülükleri otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Tüketici çerezleri reddederse siteyi kullanması engellenebilir mi?

Bunun hukuka uygunluğu kullanılan çerezin niteliğine ve hizmetin yapısına göre ayrıca değerlendirilmelidir. Özellikle hizmet için zorunlu olmayan reklam ve pazarlama çerezlerinin kabul edilmesinin temel hizmete erişimin zorunlu şartı hâline getirilmesi açık rızanın özgür iradeyle verilip verilmediği bakımından risk yaratabilir.

Sonuç

Hedefli reklamcılıkta KVKK ve tüketici hukuku birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan iki ayrı hukuki denetim alanıdır.

KVKK açısından temel soru:

“Tüketici hakkında bu verileri toplamak, analiz etmek ve reklam amacıyla kullanmak hukuka uygun mu?”

Tüketici hukuku açısından ise:

“Bu veriler kullanılarak tüketiciye gösterilen reklam şeffaf, doğru ve dürüst mü?”

sorusudur.

1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni hedefli reklam düzenlemeleriyle Türkiye’deki dijital reklamcılık açısından bu ayrım daha da önem kazanmıştır. Artık tüketicilerin kişisel verileri analiz edilerek reklam gösterilmesi hâlinde, reklamın neden kendilerine gösterildiği ve hedefleme kriterlerinin nasıl değiştirilebileceği konusunda tüketicilerin bilgilendirilmesi gerekir. Çocuklara yönelik kişisel verilere dayalı profilleme reklamları ise açıkça yasaklanmıştır.

Bu nedenle e-ticaret şirketlerinin, SaaS platformlarının, mobil uygulamaların, reklam ajanslarının ve dijital pazarlama yapan diğer işletmelerin yalnızca KVKK aydınlatma metinlerini değil; çerez altyapılarını, Meta Pixel ve Google Ads entegrasyonlarını, kullanıcı profilleme sistemlerini, yurt dışı veri aktarımlarını ve hedefli reklam şeffaflık mekanizmalarını birlikte incelemeleri gerekir.

Hedefli reklam kampanyalarında hukuki uyum ancak kişisel verilerin toplanmasından reklamın tüketicinin ekranına ulaşmasına kadar olan sürecin tamamının incelenmesiyle sağlanabilir.

 

Leave a Reply

Call Now Button