Yabancı Hastadan Paket Tedavi Ücreti Alınıp Tedavinin Tamamlanmaması Hâlinde Ne Yapılabilir?
Türkiye’de sağlık turizmi kapsamında yabancı hastalara ameliyat, diş tedavisi, saç ekimi ve benzeri sağlık hizmetlerinin “paket tedavi” şeklinde satılması oldukça yaygındır.
Hasta çoğu zaman İngiltere, Almanya, Hollanda, Fransa, Belçika veya başka bir ülkedeyken Türkiye’deki klinik ya da sağlık turizmi şirketiyle iletişime geçmekte ve kendisine tek bir toplam fiyat verilmektedir.
Örneğin hastaya;
“8.000 euro karşılığında implantlar, geçici dişler, kalıcı zirkonyum kaplamalar, otel, transfer ve kontroller dâhil.”
veya
“6.500 sterline ameliyat, hastane, otel, ilaçlar, transfer ve ameliyat sonrası kontroller dâhil.”
şeklinde teklif sunulabilir.
Hasta paketin tamamının uygulanacağı düşüncesiyle ücretin tamamını veya önemli bir bölümünü peşin ödemektedir.
Ancak daha sonra;
- tedavinin yalnızca ilk aşaması yapılabilir,
- hasta ülkesine gönderilip ikinci aşama gerçekleştirilmeyebilir,
- vaat edilen implant veya kaplamalar takılmayabilir,
- revizyon veya kontrol randevusu verilmemiş olabilir,
- klinik faaliyetini durdurabilir,
- doktor değişebilir,
- sağlık turizmi şirketi iletişimi kesebilir,
- hasta ödemesini yapmasına rağmen kalan tedavi için yeniden ücret istenebilir.
Bu durumda yabancı hasta açısından temel soru şudur:
Paket tedavi ücreti peşin ödendiği hâlde tedavi tamamlanmazsa para geri alınabilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet.
Hizmetin sözleşmede kararlaştırılan kapsamda tamamlanmaması, Türk tüketici hukuku bakımından eksik veya ayıplı hizmet olarak değerlendirilebilir. Hasta tedavinin tamamlanmasını, eksik hizmet oranında ücret iadesini, bazı durumlarda sözleşmeden dönerek ödediği bedelin geri verilmesini ve uğradığı ek zararların tazminini talep edebilir.
Sağlık Turizminde Paket Tedavi Nedir?
“Paket tedavi” sağlık mevzuatında bütün sağlık hizmetleri için geçerli tek tip bir sözleşme türü değildir.
Uygulamada bu ifade, hastaya belirli bir bedel karşılığında birden fazla sağlık ve yardımcı hizmetin birlikte sunulmasını ifade eder.
Örneğin diş tedavisi paketinde;
- implantların yerleştirilmesi,
- geçici protez,
- ikinci ziyaret,
- kalıcı zirkonyum veya porselen dişler,
- kontroller,
- ilaçlar,
- otel,
- havaalanı transferi
bir arada sunulabilir.
Estetik ameliyat paketinde ise;
- cerrah ücreti,
- hastane,
- anestezi,
- ameliyat öncesi tetkikler,
- korse veya medikal ürünler,
- otel,
- transfer,
- ameliyat sonrası kontroller
tek fiyat içerisinde yer alabilir.
Hukuki uyuşmazlık çıktığında önemli olan pakete hangi ismin verildiği değil, hasta ile gerçekte hangi hizmetlerin kararlaştırıldığıdır.
Paket Tedavinin Bir Kısmı Yapılmazsa Bu Ayıplı Hizmet midir?
Şartları varsa evet.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 13. maddesine göre hizmetin sözleşmede belirlenen süre içerisinde başlamaması veya taraflarca kararlaştırılan özellikleri taşımaması hâlinde ayıplı hizmet söz konusu olabilir.
Aynı hüküm uyarınca hizmet sağlayıcının reklam, internet sitesi veya ilanlarında bildirdiği özellikleri taşımayan ve tüketicinin hizmetten makul olarak beklediği faydayı azaltan hizmetler de ayıplı hizmet niteliğindedir.
Bu düzenleme sağlık turizmi paketleri bakımından oldukça önemlidir.
Örneğin hastaya:
“20 implant ve 24 zirkonyum kaplama, tüm işlemler dâhil 12.000 euro.”
denilmiş ancak klinik yalnızca implantları taktıktan sonra kalıcı dişleri yapmamışsa sözleşmenin tamamlandığından söz edilemez.
Benzer şekilde paket içerisinde üç kontrol muayenesi vaat edildiği hâlde hastanın kontrollerinin hiç gerçekleştirilmemesi de hizmetin sözleşmeye uygun ifa edilip edilmediği bakımından değerlendirilmelidir.
Tedavi Yarım Bırakılırsa Hasta Hangi Haklara Sahiptir?
6502 sayılı Kanun’un 15. maddesi ayıplı hizmet durumunda tüketiciye önemli seçimlik haklar tanımaktadır.
Hasta somut olayın niteliğine göre;
- hizmetin yeniden görülmesini,
- hizmet sonucunda ortaya çıkan eserin ücretsiz düzeltilmesini,
- ayıp oranında bedel indirimi yapılmasını,
- sözleşmeden dönülmesini
talep edebilir.
Bunun yanında Türk Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında ayrıca tazminat istenmesi de mümkündür. Kanun, sözleşmeden dönme veya bedel indirimi seçildiğinde ilgili tutarın tüketiciye iade edilmesini öngörmektedir.
Dolayısıyla klinik:
“Paket ücretleri hiçbir şekilde iade edilmez.”
şeklinde tek taraflı bir hükme dayanarak her durumda hastanın taleplerini ortadan kaldıramaz.
Tedavinin Bir Kısmı Yapılmışsa Ücretin Tamamı Geri Alınabilir mi?
Her durumda ücretin tamamının geri alınacağı söylenemez.
Burada yapılan hizmetin niteliği ve kalan hizmetlerin paket açısından önemi değerlendirilmelidir.
Örneğin 10.000 euro tutarındaki diş paketinin;
- implant cerrahisi tamamlanmış,
- geçici dişler yapılmış,
- ancak kalıcı protezler henüz hazırlanmamış
olabilir.
Bu durumda gerçekleştirilen hizmetlerin ekonomik değeri ile yapılmayan hizmetlerin değeri ayrı ayrı hesaplanabilir.
Buna karşılık tamamlanmayan bölüm nedeniyle yapılan ilk işlemler de hasta açısından kullanılamaz hâle gelmişse veya bütün tedavinin başka klinikte baştan yapılması gerekiyorsa sözleşmeden dönme ve daha geniş bir bedel iadesi talebi gündeme gelebilir.
Dolayısıyla hesaplama yalnızca:
“Tedavinin yüzde 50’si yapıldı, paranın yüzde 50’si iade edilir.”
şeklinde mekanik olarak yapılmamalıdır.
Yapılmış işlemlerin hastaya gerçekten ekonomik ve tıbbi bir fayda sağlayıp sağlamadığı da değerlendirilmelidir.
Diş İmplantı Paketinin İkinci Aşaması Yapılmazsa Ne Olur?
Sağlık turizminde bu uyuşmazlık özellikle diş tedavilerinde sık görülmektedir.
Hasta ilk ziyarette Türkiye’ye gelir ve;
- diş çekimleri,
- implantların yerleştirilmesi,
- kemik grefti,
- geçici dişler
yapılır.
Klinik hastaya birkaç ay sonra ikinci kez Türkiye’ye gelmesini ve kalıcı dişlerin takılacağını söyler.
Hasta ise toplam bedelin tamamını ilk ziyarette ödemiş olabilir.
Ancak ikinci ziyaret zamanı geldiğinde;
- klinik cevap vermeyebilir,
- doktor ayrılmış olabilir,
- şirket kapanmış olabilir,
- hastadan yeniden para istenebilir,
- tedavinin devamı reddedilebilir.
Bu durumda hasta paket kapsamında satın aldığı kalıcı protez veya kaplama hizmetini alamamış olur.
Başka bir klinikte tedavi tamamlanacaksa yeni klinikte ödenen bedelin, ilk sağlık kuruluşundan talep edilecek zarar hesabına dâhil edilmesi de şartları varsa mümkündür.
Saç Ekimi veya Estetik Ameliyat Paketinde Kontroller Yapılmazsa Ne Olur?
Paket içerisinde ameliyat sonrası bakım ve kontroller açıkça yer alıyorsa bunların da sözleşmenin bir parçası olduğu ileri sürülebilir.
Örneğin estetik cerrahi paketinde;
- operasyon,
- bir gece hastane yatışı,
- beş gece otel,
- üç doktor kontrolü,
- medikal korse,
- havaalanı transferi
vaat edilmiş olabilir.
Hasta ameliyattan bir gün sonra oteline gönderilmiş ve devamındaki kontroller yapılmamışsa paketin bütün unsurlarının yerine getirilip getirilmediği incelenmelidir.
Özellikle kontrol eksikliği nedeniyle komplikasyon geç fark edilmiş ve hastanın sağlık durumu kötüleşmişse konu artık yalnızca paket ücretinin iadesi değildir.
Malpraktis ve maddi-manevi tazminat sorumluluğu da gündeme gelebilir.
Sağlık Kuruluşu “Tedaviyi Hasta Kendisi Yarım Bıraktı” Derse Ne Olur?
Bu savunma uygulamada sık görülmektedir.
Her tedavinin tamamlanmaması sağlık kuruluşundan kaynaklanmaz.
Örneğin hasta;
- önerilen tarihte ikinci ziyarete gelmemiş,
- kontrolleri reddetmiş,
- tıbbi talimatlara uymamış,
- tedavinin devamını kendi isteğiyle bırakmış
olabilir.
Bu durumda sağlık kuruluşunun eksik ifadan sorumluluğu aynı şekilde değerlendirilemez.
Ancak klinik yalnızca:
“Hasta tedaviyi kendisi bırakmıştır.”
demekle yetinemez.
Özellikle uyuşmazlık varsa;
- ikinci randevunun verilip verilmediği,
- hastaya hangi tarihte çağrı yapıldığı,
- WhatsApp yazışmaları,
- hastanın yeniden Türkiye’ye gelmek isteyip istemediği,
- kliniğin cevap verip vermediği
incelenmelidir.
Hasta tedavinin devamını defalarca talep etmiş ancak klinik randevu vermemişse hizmetin tamamlanmamasının hastadan kaynaklandığını söylemek güçleşebilir.
Tedavinin Devamı Tıbben Mümkün Değilse Para İadesi Gerekir mi?
Bu durum ayrıca değerlendirilmelidir.
Örneğin implant tedavisine başlanmış ancak sonraki süreçte tıbben öngörülemeyen bir durum nedeniyle planlanan tedavinin devamı uygun bulunmamış olabilir.
Bu hâlde sağlık kuruluşunun mutlaka kusurlu olduğu sonucuna varılamaz.
Ancak bu durum hastanın hiç verilmeyen hizmetlerin bedelini mutlaka sağlık kuruluşunda bırakması gerektiği anlamına da gelmez.
Hangi işlemlerin gerçekleştirildiği, hangi işlemlerin yapılamadığı ve yapılmayan hizmetler için ne kadar bedel tahsil edildiği hesaplanmalıdır.
Ayrıca tedavinin devam edememesinin sağlık kuruluşunun hatalı planlamasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı da araştırılmalıdır.
Örneğin hasta implant için uygun olmadığı hâlde yeterli tetkik yapılmadan kendisine kapsamlı bir implant paketi satılmışsa değerlendirme değişebilir.
Klinik Sonradan Ek Ücret İsteyerek Tedaviyi Tamamlamayı Reddedebilir mi?
Paket sağlık hizmetlerinde en sık görülen sorunlardan biri budur.
Hasta örneğin:
“All-inclusive dental treatment: €9,500.”
şeklinde yazılı teklif almış ve bedelin tamamını ödemiş olabilir.
İkinci ziyaretinde ise kendisinden:
“Tedaviyi tamamlamak için 4.000 euro daha ödemeniz gerekiyor.”
denilebilir.
Böyle bir talebin hukuka uygun olup olmadığı belirlenirken;
- ilk teklif,
- paket kapsamı,
- istisnalar,
- sonradan ortaya çıkan tıbbi ihtiyaçlar,
- hastaya önceden yapılan bilgilendirme
birlikte incelenmelidir.
Gerçekten paket dışında sonradan ortaya çıkan ve önceden öngörülmesi mümkün olmayan ek bir sağlık hizmeti gerekiyorsa ayrı ücret tartışılabilir.
Ancak başlangıçta pakete dâhil olduğu açıkça belirtilen hizmetin sonradan ek ücret şartına bağlanması sözleşmeye aykırılık oluşturabilir.
WhatsApp Üzerinden Verilen Paket Teklifi Sözleşmenin Kapsamını Belirleyebilir mi?
Evet.
Sağlık turizmi işlemlerinde hasta ile sağlık kuruluşu arasındaki görüşmelerin önemli bölümü WhatsApp üzerinden yürütülmektedir.
Örneğin satış temsilcisi hastaya:
“£7,000 includes surgery, hospital, 7 nights hotel, all transfers, medications and follow-up checks.”
şeklinde mesaj göndermiş olabilir.
Bu tür yazışmalar, hukuka uygun şekilde elde edilmiş olmaları kaydıyla, hastaya hangi hizmetlerin vaat edildiğini belirlemek açısından önemli delil olabilir.
Özellikle yazılı sözleşmenin bulunmadığı veya sözleşmenin çok genel olduğu durumlarda;
- WhatsApp yazışmaları,
- e-postalar,
- fiyat teklifleri,
- reklamlar,
- internet sitesi açıklamaları
sözleşme kapsamının ortaya çıkarılmasında önem kazanır.
6502 sayılı Kanun da sağlayıcının reklam ve ilanlarında bildirdiği özellikleri taşımayan hizmetlerin ayıplı sayılabileceğini düzenlemektedir.
“No Refund” Maddesi Hastanın Parasını Geri İstemesine Engel Olur mu?
Her durumda hayır.
Sağlık turizmi sözleşmelerinde sıklıkla;
“All payments are non-refundable.”
veya
“Treatment packages are strictly non-refundable.”
şeklinde hükümler yer almaktadır.
Ancak sağlayıcının kendi yükümlülüğünü hiç veya gereği gibi yerine getirmemesine rağmen bütün bedeli tutmasına izin veren genel bir şart, Türk tüketici hukuku bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Hizmet sağlayıcının kendi sözleşme ihlalinden kaynaklanan durumlarda hastanın 6502 sayılı Kanun’dan doğan seçimlik hakları sözleşmeyle ölçüsüz biçimde ortadan kaldırılamaz.
Dolayısıyla “iade yoktur” maddesi özellikle sağlık kuruluşunun tedaviyi kendisinin tamamlamadığı durumlarda otomatik bir savunma oluşturmaz.
Tedavi Paketini Sağlık Turizmi Aracı Kuruluşu Sattıysa Kim Sorumludur?
Bu konu sağlık turizmi uyuşmazlıklarında son derece önemlidir.
Hasta çoğu zaman ödemeyi hastaneye değil;
- sağlık turizmi şirketine,
- medikal turizm acentesine,
- hasta koordinasyon şirketine
yapmaktadır.
26 Nisan 2025 tarihli Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik, sağlık tesisleri ile aracı kuruluşları ayrı olarak düzenlemektedir. Aracı kuruluş; sağlık tesisi organizasyonu yanında danışmanlık, konaklama, ulaşım ve transfer hizmetlerini sunan yetkili kuruluş olarak tanımlanmıştır.
Bu nedenle tedavinin tamamlanmaması hâlinde öncelikle şu sorular cevaplandırılmalıdır:
- Paketi kim sattı?
- Parayı kim aldı?
- Faturayı kim düzenledi?
- Tedavi taahhüdünü kim verdi?
- Sağlık tesisiyle hastanın doğrudan sözleşmesi var mı?
- Aracı kuruluş hangi hizmetleri üstlendi?
Doktor, sağlık tesisi ve aracı kuruluşun sorumlulukları buna göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Aracı kuruluş yalnızca transfer hizmeti sağlamışsa tıbbi tedavinin tamamlanmamasından otomatik olarak sorumlu tutulması mümkün olmayabilir.
Ancak bütün paketi kendisi satmış, parayı toplamış ve tedavinin tamamlanacağını taahhüt etmişse sorumluluk değerlendirmesi farklılaşabilir.
Paket Bedelinin Tamamını Aracı Kuruluş Almışsa Ne Yapılabilir?
Hasta örneğin 15.000 euroyu doğrudan sağlık turizmi şirketine göndermiş olabilir.
Şirket ise hastaneye bunun yalnızca bir bölümünü aktarmış olabilir.
Bu durumda banka dekontları özellikle önemlidir.
Uyuşmazlıkta;
hasta → aracı kuruluş → sağlık tesisi
arasındaki para akışı araştırılmalıdır.
Aracı kuruluş kendisine yapılan ödemenin bir kısmının kendi;
- danışmanlık,
- tercümanlık,
- transfer,
- konaklama
hizmetlerinin karşılığı olduğunu ileri sürebilir.
2025 tarihli sağlık turizmi Yönetmeliği bu konuda önemli bir şeffaflık yükümlülüğü getirmiştir.
Aracı kuruluş, hastaya sunduğu konaklama, ulaşım, transfer, tercümanlık ve danışmanlık hizmetleri için talep ettiği ücretlerin ayrıntılı dökümünü hasta talep ettiğinde vermek zorundadır.
Bu nedenle aracı şirketin:
“15.000 euro paket fiyatıdır, hangi kısmın neye ait olduğunu söylemiyoruz.”
şeklindeki yaklaşımı güncel sağlık turizmi mevzuatı açısından sorun yaratabilir.
Sağlık Tesisi Ayrıntılı Fatura Vermek Zorunda mı?
Evet.
26 Nisan 2025 tarihli Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesine göre sağlık tesisi, sağlık turizmi kapsamında hizmet alan hasta için ilgili mevzuata uygun satış fişi veya fatura düzenlemek zorundadır.
Dahası, satış fişi veya faturanın ekinde;
- sunulan sağlık hizmetlerinin ayrıntılı dökümünün,
- her hizmetin birim fiyatının
gösterilmesi gerekir.
Bu düzenleme paket tedavinin yarım kaldığı uyuşmazlıklarda son derece önemlidir.
Çünkü hasta hangi hizmet için ne kadar para ödediğini belirleyebilirse tamamlanmayan tedavinin ekonomik değerini de daha sağlıklı şekilde hesaplayabilir.
Hastane “Package Price” Deyip Kalemleri Açıklamıyorsa Ne Yapılabilir?
Hasta yazılı olarak ayrıntılı döküm talep etmelidir.
Örneğin:
Toplam paket bedeli: 12.000 euro
ise hastaneden bunun;
- implant cerrahisi,
- anestezi,
- protez,
- kaplama,
- kontrol,
- ilaç,
- diğer sağlık hizmetleri
bakımından ayrıntılı dökümü istenebilir.
Sağlık turizmi Yönetmeliği, sağlık tesisinin ayrıntılı sağlık hizmeti ve birim fiyat belgesi düzenlemesini açık şekilde zorunlu tutmaktadır.
Belgenin verilmemesi ayrıca Sağlık Bakanlığı veya ilgili İl Sağlık Müdürlüğü nezdinde şikâyet konusu yapılabilir.
Tedavi Başka Bir Klinikte Tamamlanırsa Yeni Masraflar İlk Klinikten İstenebilir mi?
Şartları varsa evet.
Örneğin hasta Türkiye’de 12 implantlık tedavi paketi satın almış ancak ilk klinik işlemleri yarım bırakmış olabilir.
Hasta ülkesine döndükten sonra İngiltere’de başka bir diş hekimi tedaviyi tamamlamak için 15.000 sterlin istemiş olabilir.
Eğer ikinci tedavi giderinin ilk sağlık kuruluşunun sözleşmeye aykırı davranışının zorunlu sonucu olduğu ortaya konulabiliyorsa bu gider maddi zarar kapsamında talep edilebilir.
6502 sayılı Kanun’un 15. maddesi de tüketicinin seçimlik haklarına ilave olarak Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat talep edebilmesine imkân vermektedir.
Ancak ikinci tedavinin;
- gerçekten gerekli,
- ilk eksik tedaviyle bağlantılı,
- makul bedelli
olduğunun belgelenmesi önemlidir.
Yabancı Ülkede Yapılan Tedavi Gideri Nasıl İspatlanır?
Hasta mümkün olduğunca;
- yeni doktorun tedavi planını,
- klinik raporunu,
- faturasını,
- banka veya kredi kartı ödeme belgesini,
- röntgen ve görüntülemeleri
saklamalıdır.
Örneğin ikinci doktor raporunda:
“Türkiye’de gerçekleştirilen tedavinin tamamlanmamış olması nedeniyle mevcut implantların değerlendirilmesi ve kalıcı protezlerin yeniden hazırlanması gerekmektedir.”
şeklinde tespit bulunması, zarar bağlantısının kurulması açısından önemlidir.
Yabancı dildeki belgeler Türkiye’deki yargılama sırasında gerektiğinde Türkçe tercümeleriyle sunulabilir.
Hasta Yeniden Türkiye’ye Gelmek Zorunda Kalırsa Uçak ve Otel Giderleri İstenebilir mi?
Şartları varsa mümkündür.
Hasta ilk sözleşmeye göre tedavisinin iki ziyarette tamamlanacağını düşünmüş olabilir.
Ancak klinik hatası veya eksik işlem nedeniyle üçüncü ve dördüncü kez Türkiye’ye gelmek zorunda kalmışsa;
- uçak bileti,
- otel,
- transfer,
- diğer zorunlu seyahat giderleri
zarar kapsamında ileri sürülebilir.
Bu giderlerin eksik veya hatalı hizmet nedeniyle ortaya çıktığının ve makul olduğunun belgelenmesi gerekir.
Tedavinin Tamamlanmaması Nedeniyle Manevi Tazminat İstenebilir mi?
Sadece sözleşmenin ekonomik açıdan eksik ifa edilmiş olması her durumda manevi tazminat doğurmaz.
Ancak tedavinin yarım bırakılması hastanın;
- dişsiz veya geçici protezle uzun süre kalmasına,
- ciddi ağrı çekmesine,
- estetik deformasyona,
- beslenme güçlüğüne,
- yeni cerrahi işlemler geçirmesine,
- kalıcı sağlık zararına
neden olmuşsa manevi tazminat ayrıca gündeme gelebilir.
Özellikle tedavi yarım bırakılmakla kalmamış ve aynı zamanda hastanın vücut bütünlüğü zarar görmüşse tazminat değerlendirmesi daha geniş yapılmalıdır.
Paket Tedavinin Tamamlanmaması Malpraktis midir?
Her zaman değildir.
Bu ayrım önemlidir.
Örneğin implantlar tıbben tamamen doğru yerleştirilmiş ancak klinik ikinci aşamadaki protezleri yapmamış olabilir.
Burada asıl sorun sözleşmeye aykırı eksik ifadır.
Buna karşılık implantlar hatalı yerleştirilmiş ve sağlık kuruluşu bunun sonucunda tedaviyi tamamlayamamışsa;
- eksik ifa,
- ayıplı hizmet,
- tıbbi uygulama hatası
aynı dosyada birlikte gündeme gelebilir.
Dolayısıyla “tedavi tamamlanmadı” uyuşmazlığı ile “malpraktis” uyuşmazlığı birbirinden ayrılmalı; somut olayda her ikisinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Hastanın Tedaviyi Başka Yerde Tamamlatması Delilleri Yok Eder mi?
Bazı durumlarda önemli ölçüde zorlaştırabilir.
Örneğin başka bir klinik;
- mevcut implantları sökmüş,
- yeniden implant yapmış,
- geçici dişleri çıkarmış
olabilir.
Bu durumda ilk kliniğin hangi durumda tedaviyi bıraktığını sonradan bilirkişinin tespit etmesi daha güç hâle gelebilir.
Bu nedenle sağlık açısından acil müdahale gerekmiyorsa tedavi değiştirilmeden önce;
- fotoğraflar,
- panoramik röntgen,
- dental tomografi,
- ikinci hekim raporu
alınması önemlidir.
Gerekli ve uygun dosyalarda delil tespiti seçeneği de değerlendirilmelidir.
Ancak hastanın sağlığı açısından acil tedavi gerekiyorsa yalnızca delil kaygısıyla müdahale geciktirilmemelidir.
Sağlık Turizmi Paketine Otel ve Transfer Dâhilse Bunlar da Geri İstenebilir mi?
Eğer hasta bedelini ödediği hâlde bu hizmetler sunulmamışsa geri ödeme veya zarar talebi gündeme gelebilir.
Sağlık turizmi Yönetmeliği aracı kuruluşun;
- konaklama,
- ulaşım,
- transfer,
- tercümanlık,
- danışmanlık
gibi hizmetlerine ilişkin ücretlerin ayrıntılı dökümünü hasta talep ettiğinde vermesini zorunlu tutmaktadır.
Örneğin hasta “7 nights hotel” dâhil paket satın almış ancak yalnızca iki gece konaklatılmışsa sunulmayan beş gecelik hizmet bedelinin iadesi talep edilebilir.
Sağlık Paketi Her Zaman “Paket Tur Sözleşmesi” Sayılır mı?
Hayır.
Sağlık turizmi paketinde otel, transfer ve sağlık hizmetlerinin birlikte bulunması, sözleşmenin otomatik olarak 6502 sayılı Kanun anlamında paket tur sözleşmesi olduğu sonucunu doğurmaz.
Paket tur hükümlerinin uygulanabilmesi için sözleşmenin bu düzenlemedeki unsurları ayrıca taşıması gerekir.
Bu nedenle hukuki talebin yanlış biçimde yalnızca “paket tur” hükümlerine dayandırılması yerine;
- sağlık hizmeti sözleşmesi,
- ayıplı hizmet hükümleri,
- aracılık hizmeti,
- varsa turizm hizmetleri
ayrı ayrı incelenmelidir.
Reklamda Vaat Edilen Hizmet Pakete Dâhil Sayılabilir mi?
Somut olayda evet.
6502 sayılı Kanun, sağlayıcının internet portalında, reklam veya ilanlarında bildirdiği özellikleri taşımayan hizmetleri ayıplı hizmet kapsamında değerlendirmektedir.
Örneğin klinik internet sitesinde:
“All packages include lifetime follow-up support.”
şeklinde açıklama yapmış olabilir.
Daha sonra hastanın hiçbir kontrol talebine cevap verilmemesi hâlinde bu reklamın sözleşme ilişkisindeki etkisi değerlendirilebilir.
Bu nedenle hasta yalnızca imzaladığı sözleşmeyi değil, hizmeti satın almasına neden olan reklam ve satış materyallerini de saklamalıdır.
Sağlık Turizmi Aracı Kuruluşu Kendini Hastane Gibi Gösteriyorsa Ne Olur?
12 Kasım 2025 tarihli Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik, sağlık turizmi aracı kuruluşlarının reklamlarını özel olarak düzenlemektedir.
Aracı kuruluşun tanıtım faaliyetlerini kendi aracılık hizmetleriyle sınırlı tutması ve sağlık tesisi izlenimi vermemesi gerekir. Ayrıca aracılık ettiği sağlık hizmetini tanıtırken hizmetin ilgili sağlık tesisi tarafından verildiğini ve kendisinin sağlık tesisi olmadığını belirtmelidir.
Bu nedenle hasta bütün paketi bir şirkete ödemiş ve o şirketi klinik zannetmişse, şirketin kendisini nasıl tanıttığı ayrıca araştırılmalıdır.
Yabancı Hasta Türkiye’de Para İadesi Davası Açabilir mi?
Evet.
Hastanın yabancı ülke vatandaşı olması veya yurt dışında ikamet etmesi Türkiye’de hukuki yollara başvurmasına engel değildir.
Özellikle;
- sağlık kuruluşunun Türkiye’de bulunması,
- tedavinin Türkiye’de gerçekleştirilmesi,
- sözleşme konusu hizmetin Türkiye’de ifa edilmesi
Türk hukuku ve Türk mahkemeleriyle önemli bağlantılar oluşturur.
Ancak yabancılık unsuru bulunan sözleşmelerde 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun kapsamında milletlerarası yetki ve uygulanacak hukuk ayrıca incelenmelidir.
Sağlık hizmetinin hastanın mutad meskeninin bulunduğu ülke dışında Türkiye’de verilmesinin zorunlu olduğu sağlık turizmi sözleşmelerinde MÖHUK’un tüketici sözleşmelerine ilişkin özel hükmünün istisnası da dikkate alınmalıdır. MÖHUK m. 26/4, paket turlar hariç olmak üzere, hizmetin tüketicinin mutad meskeninden başka bir ülkede sağlanmasının zorunlu olduğu sözleşmeleri maddenin özel tüketici kanunlar ihtilafı rejiminin dışında bırakmaktadır.
Bu nedenle yabancı hastanın sözleşmesindeki hukuk ve yetki hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.
Yabancı Hasta Türkiye’ye Gelmeden Hukuki Süreç Başlatabilir mi?
Çoğu durumda evet.
Hasta Türkiye’de bir avukata usulüne uygun vekâletname vererek;
- ihtarname,
- arabuluculuk,
- Tüketici Hakem Heyeti başvurusu,
- dava
gibi işlemleri vekili aracılığıyla yürütebilir.
Vekâletname hastanın bulunduğu ülkedeki Türk konsolosluğunda veya ilgili ülkenin usulüne göre düzenlenip gerekli tasdik ve apostil işlemleri tamamlanarak hazırlanabilir.
Tedavinin yalnızca ekonomik anlamda eksik bırakıldığı dosyalarda hastanın fiziksel muayenesi gerekmeyebilir.
Ancak malpraktis veya kalıcı bedensel zarar da ileri sürülüyorsa bilirkişi muayenesi için ilerleyen aşamada hastanın Türkiye’ye gelmesi gerekebilir.
Önce Sağlık Kuruluşuna İhtar Gönderilmeli mi?
Uygulamada faydalı olabilir.
Hastane, klinik veya aracı kuruluşa gönderilecek yazılı başvuruda;
- ödenen toplam paket bedeli,
- pakette vaat edilen hizmetler,
- gerçekleştirilen hizmetler,
- tamamlanmayan işlemler,
- önceki yazışmalar
belirtilerek belirli süre içerisinde tedavinin tamamlanması veya uygun bedelin iadesi talep edilebilir.
Özellikle yüksek bedelli sağlık turizmi uyuşmazlıklarında noter ihtarnamesi veya başka ispatlanabilir yazılı yöntem kullanılması sonraki dava açısından önem taşıyabilir.
2026 Yılında Tüketici Hakem Heyetine Başvurulabilir mi?
Uyuşmazlık Türk tüketici hukuku kapsamında değerlendirilirse ve görev koşulları mevcutsa uyuşmazlık bedeline göre Tüketici Hakem Heyeti yolu gündeme gelebilir.
2026 yılı için 186.000 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında İl veya İlçe Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapılabilir.
186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklar Tüketici Hakem Heyetinde karara bağlanamaz. Bu uyuşmazlıklarda, tüketici mahkemesinin görevli olduğu hâllerde, kanuni istisnalar saklı olmak üzere önce dava şartı arabuluculuk, ardından Tüketici Mahkemesi yoluna başvurulur.
Sağlık turizmi paketleri çoğu zaman euro veya sterlin üzerinden yüksek bedelli olduğundan uyuşmazlık değeri sıklıkla bu sınırı aşmaktadır.
Tüketici Hakem Heyeti Sınırı Hesaplanırken Ne Dikkate Alınır?
Hastanın ödediği toplam paket fiyatı ile talep ettiği iade miktarı aynı olmak zorunda değildir.
Örneğin 10.000 euro tutarındaki paketin 2.000 euroluk bölümünün tamamlanmadığı ileri sürülüyor olabilir.
Uyuşmazlık değerinin belirlenmesinde fiilen ileri sürülen talep önem taşır.
Ancak maddi ve manevi tazminat, ek tedavi masrafları veya başka talepler bulunuyorsa toplam dava stratejisi buna göre oluşturulmalıdır.
Dava Açılmadan Önce Arabuluculuk Gerekir mi?
Tüketici mahkemesinde açılacak davalarda 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi kapsamındaki istisnalar dışında arabuluculuk dava şartıdır.
Ticaret Bakanlığının güncel 2026 bilgilendirmesinde de hakem heyeti sınırının üzerindeki tüketici uyuşmazlıklarında sırasıyla dava şartı arabuluculuk ve Tüketici Mahkemesine başvurulması gerektiği açıklanmaktadır.
Yabancı hastanın Türkiye dışında bulunması arabuluculuk yapılmasına engel değildir. Süreç vekil aracılığıyla yürütülebilir.
Sağlık Bakanlığına da Şikâyet Edilebilir mi?
Evet.
26 Nisan 2025 tarihli Yönetmelik, uluslararası sağlık turizmi faaliyetlerinin yetkilendirilmesi ve denetlenmesine ilişkin özel bir sistem kurmaktadır.
Özellikle;
- sağlık turizmi yetki belgesi bulunmaması,
- hastaya ayrıntılı fatura verilmemesi,
- aracı kuruluşun ücret dökümünü açıklamaması,
- mevzuata aykırı organizasyon
gibi hususlar Sağlık Bakanlığı ve ilgili İl Sağlık Müdürlüğü nezdinde şikâyet konusu yapılabilir.
Ancak idari şikâyet ile para iadesi ve tazminat talebi aynı şey değildir.
Hastanın parasını tahsil etmek için ayrıca tüketici hukuku ve özel hukuk yollarına başvurması gerekebilir.
Paket Tedavi Ücretinin İadesi İçin Hangi Belgeler Gereklidir?
Yabancı hasta mümkün olduğunca şu belgeleri saklamalıdır:
- Paket tedavi sözleşmesi,
- Fiyat teklifi,
- Proforma fatura,
- Kesin fatura,
- Banka transferi,
- Kredi kartı ödeme kayıtları,
- WhatsApp yazışmaları,
- E-postalar,
- Klinik veya aracı kuruluşun reklamları,
- Tedavi planı,
- Ameliyat veya işlem kayıtları,
- Epikriz,
- Röntgen ve görüntüleme kayıtları,
- İmplant veya protez bilgileri,
- Yapılan ve yapılmayan işlemleri gösteren sağlık kayıtları,
- İkinci klinikten alınan tedavi planı,
- Yeni tedavi faturaları,
- Ek seyahat ve konaklama belgeleri.
Özellikle paket içeriğini gösteren ilk fiyat teklifinin saklanması son derece önemlidir.
Klinik Fiyat Teklifini Sonradan Değiştirirse Ne Yapılabilir?
Tedavi öncesindeki teklif ve yazışmalar delil olarak korunmalıdır.
Hasta 8.000 euro tutarında “all inclusive” paket kabul etmiş ancak klinik sonradan sistemindeki teklifi değiştirmiş olabilir.
Bu nedenle;
- gönderilen PDF,
- WhatsApp mesajı,
- e-posta,
- banka açıklaması,
- ödeme linki,
- internet sitesi ekran görüntüsü
saklanmalıdır.
Ciddi uyuşmazlıklarda dijital delillerin güvenilir biçimde korunması için noter veya mahkeme aracılığıyla delil tespiti de değerlendirilebilir.
Tedavi Tamamlanmadığı Hâlde Klinik Hastaya Borç Çıkarabilir mi?
Klinik gerçekten paket dışında ek bir sağlık hizmeti sunmuşsa ayrıca ücret talep etme hakkı bulunabilir.
Ancak yapılmayan hizmetler için yeni ücret talep edilmesi veya daha önce pakete dâhil olduğu belirtilen işlemlerin tekrar ücretlendirilmesi sözleşmeye aykırılık oluşturabilir.
Bu nedenle sadece kliniğin sonradan düzenlediği faturaya bakılmamalıdır.
İlk teklif + ödeme + gerçekleştirilen işlemler + sonradan talep edilen ücret
birlikte karşılaştırılmalıdır.
Tedavinin Yarım Kalması Nedeniyle Hasta Ülkesinde Acil Tedavi Görmek Zorunda Kalırsa Ne Olur?
Bu durum tazminat miktarını önemli ölçüde artırabilir.
Örneğin implant tedavisi tamamlanmayan hastada;
- enfeksiyon,
- implant kaybı,
- kemik kaybı,
- çiğneme problemi
ortaya çıkmış ve hasta İngiltere’de acil diş tedavisi görmek zorunda kalmış olabilir.
Bu durumda uyuşmazlık yalnızca yapılmayan kalıcı dişlerin bedelinden ibaret olmayabilir.
İlk sağlık kuruluşunun kusurlu veya eksik uygulamasıyla bağlantı kurulabilirse;
- acil tedavi bedeli,
- yeni implant giderleri,
- kemik grefti,
- protez,
- ilaç,
- diğer zararlar
da tazminat talebine konu olabilir.
Hasta Paketin Tamamını Kredi Kartıyla Ödediyse Hakları Değişir mi?
Hayır.
Ödemenin;
- kredi kartı,
- banka havalesi,
- nakit,
- euro,
- sterlin,
- dolar
üzerinden yapılması temel iade hakkını değiştirmez.
Ancak ödeme yönteminin ispat bakımından önemi büyüktür.
Yabancı para üzerinden ödeme yapılmışsa orijinal ödeme dekontunun saklanması özellikle önemlidir. İade ve tazminat talebinin hangi para birimi üzerinden ileri sürülebileceği ise borcun ve ödemenin niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Paketin Yarısı Aracı Kuruluş, Yarısı Hastane Tarafından Sunulduysa Talep Kime Yöneltilir?
Her hizmet kalemi bakımından sorumlunun belirlenmesi gerekir.
Örneğin toplam 10.000 euroluk paketin;
- 8.000 eurosu sağlık hizmeti,
- 1.000 eurosu otel,
- 500 eurosu transfer,
- 500 eurosu danışmanlık
karşılığı olabilir.
Sağlık hizmetini hastane, diğer hizmetleri aracı kuruluş üstlenmişse, yerine getirilmeyen hizmetin kimin sorumluluğunda olduğu buna göre belirlenir.
2025 Yönetmeliğinin sağlık tesisi için sağlık hizmeti dökümünü; aracı kuruluş için ise konaklama, ulaşım, transfer, tercümanlık ve danışmanlık ücretlerinin ayrıntılı dökümünü ayrı ayrı istemesi de bu ayrımı göstermektedir.
Paket Tedavisi Tamamlanmayan Yabancı Hasta İçin İzlenecek Yol
Uygulamada şu sıra izlenebilir:
1. Paket içeriği tespit edilir.
Teklif, sözleşme, WhatsApp yazışmaları ve reklamlar incelenir.
2. Ödeme ispatlanır.
Banka dekontları, kredi kartı kayıtları ve faturalar toplanır.
3. Hangi hizmetlerin yapıldığı belirlenir.
Sağlık dosyası ve tedavi kayıtları alınır.
4. Yapılmayan hizmetlerin değeri hesaplanır.
Sağlık tesisi ve aracı kuruluştan ayrıntılı fiyat dökümleri istenir.
5. Tedavinin neden tamamlanmadığı belirlenir.
Klinik kusuru mu, tıbbi zorunluluk mu yoksa hastanın kendi tercihi mi olduğu araştırılır.
6. Başka klinikte tedavi gerekiyorsa rapor ve fiyat alınır.
7. Sağlık kuruluşuna ve gerekiyorsa aracı kuruluşa yazılı iade talebi gönderilir.
8. Sonuç alınamazsa uyuşmazlığın değerine göre Tüketici Hakem Heyeti veya arabuluculuk ve dava yolları değerlendirilir.
9. Malpraktis veya bedensel zarar da varsa maddi ve manevi tazminat talepleri ayrıca hazırlanır.
Sonuç
Yabancı hastadan paket tedavi ücretinin tamamının alınmasına rağmen kararlaştırılan tedavinin tamamlanmaması, şartları bulunduğunda eksik veya ayıplı hizmet niteliğinde olabilir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre sağlayıcı hizmeti sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmekle yükümlüdür. Sözleşmede, reklamda veya satış teklifinde vaat edilen özellikleri taşımayan ya da tüketicinin beklediği faydayı ortadan kaldıran hizmet ayıplı hizmet olarak değerlendirilebilir.
Bu durumda hasta, somut olayın şartlarına göre tedavinin tamamlanmasını, ücretsiz düzeltme yapılmasını, eksik hizmet oranında bedel indirimi uygulanmasını veya sözleşmeden dönerek ücret iadesini talep edebilir. Ayrıca uğradığı ek zararların tazmini de mümkündür.
Ancak tedavinin bir kısmının gerçekleştirilmiş olması hâlinde ücret iadesinin kapsamı her dosyada ayrı hesaplanmalıdır. Yapılan işlemlerin ekonomik ve tıbbi değeri ile tamamlanmayan hizmetlerin paketin bütünü açısından önemi değerlendirilmelidir.
Sağlık turizmi bakımından ayrıca güncel mevzuat önemli şeffaflık yükümlülükleri getirmiştir. 26 Nisan 2025 tarihli Yönetmelik uyarınca sağlık tesisi hastaya fatura veya satış fişi ile birlikte sunulan sağlık hizmetlerinin ayrıntılı dökümünü ve birim fiyatlarını vermek zorundadır. Aracı kuruluş da konaklama, ulaşım, transfer, tercümanlık ve danışmanlık gibi hizmetleri için istediği ücretlerin ayrıntılı dökümünü sunmalıdır.
Bu nedenle yalnızca:
“Paket fiyatı 12.000 eurodur.”
şeklindeki genel bir açıklamayla yetinilmemeli; hangi hizmet için ne kadar ücret alındığı ortaya çıkarılmalıdır.
Özellikle diş implantı gibi iki veya daha fazla ziyarette tamamlanan sağlık turizmi tedavilerinde, ilk aşamadan sonra hastanın ülkesine gönderilmesi ve ikinci aşamanın yapılmaması ciddi hak kaybı yaratabilir. Hasta başka bir klinikte tedavisini tamamlamak zorunda kalmışsa yeni tedavi masrafları, ek uçak ve konaklama giderleri ve şartları varsa diğer maddi zararları da ilk hizmet sağlayıcıdan talep edilebilir.
Tedavinin tamamlanmamasına aynı zamanda hatalı tıbbi uygulama veya kalıcı sağlık zararı eşlik ediyorsa uyuşmazlık yalnızca ücret iadesiyle sınırlı tutulmamalı; malpraktis nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri de ayrıca değerlendirilmelidir.
Yabancı hastanın Türkiye’de yaşamaması hukuki yollara başvurmasına engel değildir. Sağlık kuruluşunun ve sözleşme konusu hizmetin Türkiye’de bulunması hâlinde Türk mahkemelerinde dava açılması mümkün olabilir; ancak yabancılık unsuru nedeniyle uygulanacak hukuk ve milletlerarası yetki MÖHUK hükümleri kapsamında ayrıca incelenmelidir.
2026 yılında Türk tüketici hukuku kapsamında 186.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapılabilir; bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise görev koşulları mevcutsa dava şartı arabuluculuk sonrasında Tüketici Mahkemesi yolu gündeme gelir.
Sonuç olarak sağlık turizmi kapsamında paket tedavi ücretini peşin ödeyen ancak tedavisi tamamlanmayan yabancı hastanın yalnızca kliniğin “iade yapmıyoruz” cevabını kabul etmesi gerekmez. Paket sözleşmesi, WhatsApp görüşmeleri, reklamlar, ödeme belgeleri, ayrıntılı fatura, sağlık kayıtları ve başka klinikte yapılması gereken tedavinin maliyeti birlikte incelenerek ücret iadesi ve gerektiğinde tazminat talebi ileri sürülebilir.