Single Blog Title

This is a single blog caption

Uluslararası Miras Uyuşmazlıklarında Yetkili Mahkeme: Miras Davası Hangi Ülkede Açılır?

Miras bırakanın yurt dışında yaşaması, mirasçıların farklı ülkelerde bulunması veya terekeye ait malvarlığının Türkiye ile birlikte Almanya, İngiltere, ABD, Fransa ya da başka ülkelerde bulunması hâlinde ilk cevaplandırılması gereken sorulardan biri “Miras davası hangi ülkede ve hangi mahkemede açılmalıdır?” sorusudur.

Uluslararası miras uyuşmazlıklarında bu soru özellikle önemlidir. Çünkü yanlış ülkede veya Türkiye içinde yanlış yerde dava açılması, aylar hatta yıllar süren yetki tartışmalarına neden olabilir. Daha da önemlisi, Türkiye’de alınan bir kararın yabancı ülkedeki taşınmaz veya banka hesabı üzerinde doğrudan uygulanamaması mümkündür.

Türk hukukunda uluslararası miras davalarında Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini düzenleyen temel hüküm 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 43. maddesidir.

MÖHUK m.43’e göre mirasa ilişkin davalar;

ölen kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde; son yerleşim yerinin Türkiye’de olmaması hâlinde ise terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür.

Ancak bu kural tek başına bütün uluslararası miras uyuşmazlıklarını çözmez. Davanın konusu taşınmazın aynına ilişkinse Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki kesin yetki kuralları, yabancı mahkeme kararı bulunuyorsa tanıma ve tenfiz hükümleri, mirasçılık belgesi veya vasiyetnamenin açılması söz konusuysa çekişmesiz yargı kuralları ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle uluslararası miras uyuşmazlığında doğru mahkemenin belirlenmesi için miras bırakanın son yerleşim yeri, tereke mallarının bulunduğu ülkeler ve açılacak davanın hukuki niteliği birlikte incelenmelidir.

Uluslararası Miras Uyuşmazlığı Nedir?

Bir miras ilişkisinin birden fazla ülkeyle bağlantılı olması hâlinde yabancılık unsuru taşıyan, diğer ifadeyle uluslararası bir miras uyuşmazlığı ortaya çıkabilir.

Örneğin;

  • Türk vatandaşı miras bırakan Almanya’da yaşamışsa,
  • Alman vatandaşı miras bırakanın Türkiye’de taşınmazı varsa,
  • mirasçılar Türkiye, İngiltere ve Fransa’da yaşıyorsa,
  • terekenin bir bölümü Türkiye’de, diğer bölümü ABD’deyse,
  • yabancı ülkede düzenlenmiş vasiyetname bulunuyorsa,
  • yabancı mahkemeden mirasçılık veya probate kararı alınmışsa

uluslararası miras hukuku gündeme gelir.

Böyle bir durumda yalnızca Türk Medeni Kanunu’na bakılarak davanın nerede açılacağı belirlenemez. Milletlerarası özel hukuk ve usul hukuku kuralları da uygulanmalıdır.

Uluslararası Mirasta “Yetkili Mahkeme” ile “Uygulanacak Hukuk” Aynı Şey Değildir

Uluslararası miras dosyalarında en sık karıştırılan iki kavram şunlardır:

Hangi mahkeme yetkilidir?

ve

Hangi ülkenin hukuku uygulanacaktır?

Bunlar farklı sorulardır.

Bir Türk mahkemesinin davaya bakmaya yetkili olması, uyuşmazlığa mutlaka Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez.

Benzer şekilde Türk hukukunun uygulanması gereken bir miras uyuşmazlığında yabancı ülkede de dava veya probate işlemi yapılması gerekebilir.

Örneğin Fransız vatandaşı bir kişinin Türkiye’de banka hesabı bulunduğunu düşünelim. Türk mahkemesinin belirli bir miras uyuşmazlığında milletlerarası yetkisi bulunabilir. Ancak uygulanacak miras hukukunun ayrıca MÖHUK’un kanunlar ihtilafı hükümlerine göre belirlenmesi gerekir.

Bu nedenle uluslararası mirasta inceleme iki aşamada yapılmalıdır:

  1. Davaya hangi devletin mahkemesi bakabilir?
  2. Yetkili mahkeme uyuşmazlığa hangi devletin hukukunu uygulayacaktır?

Türk Mahkemelerinin Milletlerarası Yetkisi Nasıl Belirlenir?

MÖHUK’un 40. maddesi temel kuralı ortaya koymaktadır.

Buna göre:

Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibarıyla yetki kuralları tayin eder.

Başka bir ifadeyle yabancılık unsuru bulunan bir dava söz konusu olduğunda önce MÖHUK’ta özel bir milletlerarası yetki hükmünün bulunup bulunmadığı kontrol edilir.

Miras davaları bakımından böyle özel bir hüküm vardır: MÖHUK m.43.

Bu nedenle uluslararası miras uyuşmazlıklarında MÖHUK m.43 öncelikli öneme sahiptir.

MÖHUK m.43’e Göre Uluslararası Miras Davalarında Yetkili Mahkeme

MÖHUK’un 43. maddesine göre:

Mirasa ilişkin davalar ölenin Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde, son yerleşim yerinin Türkiye’de olmaması hâlinde terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür.

Dolayısıyla Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bakımından iki temel ihtimal vardır.

1. Miras Bırakanın Son Yerleşim Yeri Türkiye’deyse

Miras bırakanın son yerleşim yeri Türkiye’de bulunuyorsa kural olarak bu yer mahkemesi mirasa ilişkin davalarda yetkilidir.

Örneğin miras bırakan İstanbul’da yaşarken vefat etmiş ve geride;

  • İstanbul’da taşınmaz,
  • Almanya’da banka hesabı,
  • İngiltere’de yatırım hesabı

bırakmış olabilir.

Türkiye’de açılacak miras davalarının milletlerarası yetkisi bakımından İstanbul’daki son yerleşim yeri önemli olacaktır.

Ancak yabancı ülkelerde bulunan mallar üzerinde Türk mahkemesi kararının nasıl uygulanacağı ayrı bir meseledir.

2. Miras Bırakanın Son Yerleşim Yeri Türkiye’de Değilse

Miras bırakan yurt dışında yaşamışsa ikinci kriter devreye girer:

Terekeye dâhil malların Türkiye’de bulunduğu yer.

Örneğin hayatı boyunca Almanya’da yaşayan bir kişinin Antalya’da taşınmaz bıraktığını düşünelim.

Miras bırakanın son yerleşim yeri Almanya olsa dahi Türkiye’de terekeye ait mal bulunduğu için, MÖHUK m.43 kapsamında Türkiye’de dava açılması mümkün olabilir.

Bu durumda tereke malının bulunduğu yer mahkemesi milletlerarası yetki bağlantısı sağlar.

Yabancı Miras Bırakanın Türkiye’de Taşınmazı Varsa Türk Mahkemesi Yetkili midir?

Evet, şartları varsa.

Miras bırakanın Türk vatandaşı olması MÖHUK m.43 bakımından zorunlu değildir.

Örneğin İngiliz vatandaşı bir kişinin;

  • Bodrum’da villası,
  • İstanbul’da banka hesabı

bulunuyorsa miras bırakanın son yerleşim yeri İngiltere olsa dahi Türkiye’de tereke malı bulunduğundan Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi gündeme gelebilir.

Dolayısıyla miras bırakanın yabancı olması Türk mahkemelerinin yetkisini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Türk Vatandaşının Yurt Dışında Yaşaması Türk Mahkemelerini Otomatik Olarak Yetkili Kılar mı?

Hayır.

Vatandaşlık ile milletlerarası yetki birbirinden ayrılmalıdır.

MÖHUK m.43, yetkiyi doğrudan miras bırakanın Türk vatandaşlığına bağlamamaktadır.

Örneğin Türk vatandaşı bir kişi 30 yıldır ABD’de yaşıyor ve Türkiye’de hiçbir malvarlığı bırakmadan vefat etmiş olabilir.

Yalnızca Türk vatandaşlığının bulunması, MÖHUK m.43 kapsamında her miras uyuşmazlığının otomatik olarak Türkiye’de görülebileceği anlamına gelmez.

Buna karşılık kişinin Türkiye’de taşınmaz, banka hesabı veya başka tereke malı bulunması Türk mahkemelerinin yetkisi bakımından önemli bir bağlantı yaratabilir.

Türkiye’deki Taşınmazlara İlişkin Miras Davası Nerede Açılır?

Taşınmazlar uluslararası miras uyuşmazlıklarında özel önem taşır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 12. maddesine göre;

taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

Dolayısıyla uluslararası miras uyuşmazlığında talep doğrudan Türkiye’deki taşınmazın mülkiyetini değiştirmeye yönelikse HMK m.12 ayrıca dikkate alınmalıdır.

Örneğin;

  • miras nedeniyle tapu iptali ve tescil,
  • muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil,
  • taşınmazın aynına ilişkin bazı miras uyuşmazlıkları

bakımından taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkisi gündeme gelebilir.

Ancak uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre HMK m.11’deki miras davalarına ilişkin özel yetki hükmü de değerlendirilmelidir.

Bu nedenle dava yalnızca “mirasla ilgili” olduğu için doğrudan tek bir yetki kuralına tabi kabul edilmemeli, davanın talep sonucu incelenmelidir.

HMK m.11’e Göre Mirastan Doğan Davalarda Yetkili Mahkeme

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 11. maddesi mirastan doğan bazı davalar bakımından ölen kişinin son yerleşim yeri mahkemesini kesin yetkili kabul etmektedir.

Bunlar arasında;

  • terekenin paylaşılması,
  • paylaşma sözleşmesinin geçersizliği,
  • ölüme bağlı tasarrufların iptali,
  • tenkis davaları,
  • miras sebebiyle istihkak davaları,
  • mirasçılar arasında terekenin yönetiminden doğan davalar,
  • terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak davalar

yer almaktadır.

Dolayısıyla uluslararası bir miras uyuşmazlığında önce MÖHUK m.43 ile Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, ardından HMK’daki iç yetki kuralları birlikte değerlendirilmelidir.

Tenkis Davası Uluslararası Mirasta Nerede Açılır?

Tenkis davası HMK m.11’de açıkça düzenlenen miras davalarındandır.

Türk hukukunun uygulandığı ve Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunduğu bir uyuşmazlıkta kural olarak miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkisi gündeme gelir.

Ancak miras bırakanın son yerleşim yeri yurt dışındaysa MÖHUK m.43’ün Türkiye’deki tereke mallarının bulunduğu yere ilişkin düzenlemesi ayrıca devreye girer.

Örneğin Almanya’da yaşayan kişinin İstanbul’da taşınmaz bırakması ve saklı pay uyuşmazlığı çıkması hâlinde MÖHUK ile HMK hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Vasiyetnamenin İptali Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Ölüme bağlı tasarrufların iptali davaları da HMK m.11 kapsamında açıkça sayılmıştır.

Dolayısıyla Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunduğu uluslararası vasiyetname uyuşmazlıklarında, yer itibarıyla yetki belirlenirken HMK m.11 önem taşır.

Ancak vasiyetnamenin yurt dışında düzenlenmesi, vasiyetnamenin açılması veya yabancı mahkeme kararının tanınması gibi ek meseleler varsa bunlar ayrıca değerlendirilmelidir.

Muris Muvazaası Davasında Yetkili Mahkeme

Muris muvazaası davalarında uyuşmazlığın temelinde miras ilişkisi bulunmakla birlikte talep çoğunlukla taşınmazın tapu kaydının iptali ve mirasçılar adına tescilidir.

Bu nedenle taşınmazın aynında değişiklik yaratacak dava bakımından HMK m.12’deki taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkisi özellikle önem taşır.

Örneğin miras bırakan Almanya’da yaşamış ancak İstanbul’daki taşınmazını ölümünden önce mirastan mal kaçırmak amacıyla üçüncü kişiye devretmişse, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında İstanbul’daki taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi önem kazanacaktır.

Bu durum, “miras bırakan Almanya’da yaşadığı için dava yalnızca Almanya’da açılabilir” şeklindeki yaklaşımın doğru olmadığını gösterir.

Birden Fazla Türkiye Taşınmazı Varsa Hangi Mahkeme Yetkilidir?

HMK m.12/3’e göre bir dava birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde diğer taşınmazlar hakkında da dava açılabilmesi mümkündür.

Ancak bunun uygulanabilmesi için taşınmazların gerçekten aynı davanın konusu olması gerekir.

Örneğin aynı miras uyuşmazlığı İstanbul ve Antalya’daki iki taşınmazı birlikte ilgilendiriyorsa dava stratejisi bu hüküm dikkate alınarak belirlenebilir.

Buna karşılık farklı hukuki sebeplere dayanan ve farklı taraflara karşı açılacak davalar bakımından ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.

Tereke Malları Türkiye’nin Farklı Şehirlerindeyse Ne Olur?

Miras bırakanın Türkiye’de son yerleşim yeri bulunmuyorsa MÖHUK m.43, terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesini yetkili kabul etmektedir.

Ancak terekenin;

  • İstanbul’da banka hesabı,
  • Antalya’da taşınmaz,
  • İzmir’de şirket hissesi

gibi farklı yerlerde bulunması hâlinde açılacak davanın niteliği önem kazanır.

Özellikle taşınmazın aynına ilişkin bir talep varsa HMK m.12; tenkis, vasiyetnamenin iptali veya miras sebebiyle istihkak gibi talepler varsa HMK m.11 hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle “Türkiye’de herhangi bir tereke malı bulunan yerde bütün miras davaları açılabilir” şeklinde genel bir sonuç çıkarmak doğru değildir.

Yurt Dışındaki Taşınmaz İçin Türkiye’de Dava Açılabilir mi?

Bu konu oldukça hassastır.

Örneğin Türk vatandaşı bir kişinin Almanya’da evi veya ABD’de taşınmazı bulunabilir.

Türk mahkemelerinin belirli bir miras uyuşmazlığında milletlerarası yetkisinin bulunması, yabancı taşınmazın tapu sicili üzerinde Türk mahkemesinin kararının doğrudan uygulanabileceği anlamına gelmez.

Taşınmaz üzerindeki ayni haklar bakımından taşınmazın bulunduğu ülkenin hukukunun ve mahkemelerinin özel önemi vardır.

Bu nedenle örneğin Florida’daki bir evin mülkiyet kaydını değiştirmek için ABD’de ilgili eyalette probate veya başka bir yargısal işlem yapılması gerekebilir.

Uluslararası miras davası açılırken yalnızca kararın alınacağı ülke değil, kararın uygulanacağı ülke de dikkate alınmalıdır.

Miras Bırakanın Hem Türkiye’de Hem Yurt Dışında Malvarlığı Varsa Tek Dava Yeterli midir?

Her zaman değil.

Örneğin miras bırakanın;

  • İstanbul’da dairesi,
  • Berlin’de evi,
  • Londra’da banka hesabı,
  • New York’ta yatırım portföyü

bulunabilir.

Türkiye’deki miras uyuşmazlığı için Türk mahkemeleri yetkili olabilir.

Ancak;

  • Almanya’daki taşınmaz için Alman makamları,
  • İngiltere’deki banka hesabı için İngiliz probate sistemi,
  • ABD’deki yatırım hesabı için ilgili Amerikan kurumları

nezdinde ayrıca işlem gerekebilir.

Dolayısıyla uluslararası miraslarda tek bir mahkeme kararıyla dünyanın farklı ülkelerindeki bütün malvarlığının otomatik olarak paylaştırılması çoğunlukla mümkün değildir.

Miras Bırakan Almanya’da Yaşıyorsa Dava Almanya’da mı Açılmalıdır?

Her uyuşmazlık açısından değil.

Miras bırakan Almanya’da yaşamışsa Alman hukukunun ve Alman makamlarının yetkisi gündeme gelebilir.

Ancak kişinin Türkiye’de tereke malı bulunuyorsa MÖHUK m.43 Türk mahkemelerine de milletlerarası yetki sağlayabilir.

Örneğin Almanya’da yaşayan kişinin Antalya’da taşınmazı bulunması hâlinde Türkiye’deki taşınmazla ilgili miras uyuşmazlığının Türk mahkemelerinde görülmesi mümkün olabilir.

Bu nedenle murisin yurt dışında yaşaması Türkiye’de dava açılamayacağı anlamına gelmez.

Miras Bırakan İngiltere veya ABD’de Yaşıyorsa Durum Değişir mi?

Temel Türk milletlerarası yetki değerlendirmesi bakımından aynı MÖHUK kuralları uygulanır.

Miras bırakan;

  • İngiltere’de,
  • ABD’de,
  • Fransa’da,
  • İsviçre’de

yaşasa dahi Türkiye’de tereke malı bulunması MÖHUK m.43 kapsamında Türk mahkemelerinin yetkisinin değerlendirilmesini gerektirir.

Ancak yabancı ülkedeki probate veya miras süreci o ülkenin kendi hukukuna göre yürütülür.

Bu nedenle aynı miras hakkında hem Türkiye’de hem yabancı ülkede paralel işlemler yapılması mümkündür.

Yabancı Mahkemede Miras Davası Açılmışsa Türkiye’de de Dava Açılabilir mi?

Yabancı ülkede miras veya probate davasının bulunması, her durumda Türk mahkemelerinin kanundan doğan milletlerarası yetkisini otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Ancak yabancı yargılama;

  • Türkiye’de açılacak davanın kapsamı,
  • yabancı kararın tanınması veya tenfizi,
  • çelişkili karar riski,
  • hangi ülkede kararın uygulanabileceği

bakımından son derece önemlidir.

Bu nedenle örneğin Almanya’da probate işlemleri devam ederken Türkiye’de ayrıca bir tenkis veya tapu davası açılması düşünülüyorsa iki süreç birlikte analiz edilmelidir.

Aynı uyuşmazlığın farklı ülkelerde birbirinden bağımsız şekilde takip edilmesi, çelişkili kararlar ve gereksiz yargılama giderleri yaratabilir.

Yabancı Mahkeme Kararı Türkiye’deki Miras Uyuşmazlığını Çözer mi?

Her durumda hayır.

Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de hukuki sonuç doğurabilmesi için kararın niteliğine göre tanıma veya tenfiz gerekebilir.

MÖHUK m.50’ye göre yabancı hukuk mahkemelerinden verilmiş ve ilgili devlet hukukuna göre kesinleşmiş kararların Türkiye’de icra edilebilmesi için Türk mahkemesinden tenfiz kararı alınmalıdır.

Tanıma ve tenfiz bakımından önemli konulardan biri de Türk mahkemelerinin münhasır yetkisidir.

MÖHUK m.54 uyarınca yabancı kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmiş olmaması tenfiz şartlarından biridir.

Bu durum özellikle Türkiye’de bulunan taşınmazların aynına ilişkin yabancı kararlar bakımından son derece önemlidir.

Yabancı Mahkeme Türkiye’deki Taşınmazın Tapusunu Değiştirebilir mi?

Doğrudan Türk tapu sicili üzerinde işlem yapamaz.

Örneğin yabancı bir mahkeme;

“İstanbul’daki taşınmaz A mirasçıya aittir.”

şeklinde karar vermiş olabilir.

Ancak Türkiye’deki taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerinin ve Türk tapu sisteminin münhasır niteliği gündeme gelebilir. HMK m.12 de taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesini kesin yetkili kabul etmektedir.

Bu nedenle yabancı miras kararının Türkiye’deki taşınmaz bakımından otomatik şekilde tapu tesciline yol açacağı varsayılmamalıdır.

Buna karşılık yabancı karar yalnızca mirasçıların kimliğini veya yabancı ülkedeki probate statüsünü tespit ediyorsa, kararın Türkiye’deki etkisi farklı şekilde değerlendirilebilir.

Mirasçılar Yabancı Mahkemeyi Yetkili Kılabilir mi?

Miras uyuşmazlıklarında tarafların bir sözleşme yaparak Türk mahkemelerinin yetkisini her durumda ortadan kaldırması mümkün değildir.

MÖHUK m.47, yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklar bakımından, münhasır yetki bulunmadığı şartıyla yabancı mahkeme lehine yetki anlaşmasına izin vermektedir.

Miras uyuşmazlıkları ise kural olarak bu anlamda sıradan bir borç ilişkisi değildir.

Dolayısıyla mirasçılar yalnızca kendi aralarında;

“Bu mirasla ilgili bütün uyuşmazlıklarda Londra mahkemeleri yetkilidir.”

şeklinde bir anlaşma yaparak Türkiye’deki taşınmaza ilişkin kesin veya münhasır yetki kurallarını ortadan kaldıramaz.

Özellikle Türkiye’deki taşınmazların aynına ilişkin uyuşmazlıklarda taraf iradesiyle Türk mahkemelerinin yetkisinin bertaraf edilmesi mümkün değildir.

Mirasçılık Belgesinde Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?

Mirasçılık belgesi, yani veraset ilamı ile çekişmeli miras davası birbirinden ayrılmalıdır.

HMK m.11/3’e göre mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalar, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesinde de açılabilir.

Yabancılık unsuru içeren dosyalarda;

  • miras bırakanın yabancı olması,
  • yabancı mirasçıların bulunması,
  • yabancı nüfus kayıtlarının incelenmesi,
  • yabancı hukukun uygulanmasının gerekmesi

mahkeme yoluyla mirasçılık belgesi alınmasını gerekli hâle getirebilir.

Ancak mirasçılık belgesinin verilmesi ile mirasçılık belgesinin iptali aynı prosedür değildir. Bu nedenle somut talebin niteliğine göre görev ve yetki ayrıca belirlenmelidir.

Uluslararası Mirasta Görevli Mahkeme ile Yetkili Mahkeme Arasındaki Fark

“Görev” ve “yetki” birbirine karıştırılmamalıdır.

Görev, uyuşmazlığa hangi tür mahkemenin bakacağını;

yetki ise bu mahkemenin hangi yerdeki mahkeme olduğunu belirler.

Örneğin uluslararası miras dosyalarında somut talebe göre;

  • mirasçılık belgesi,
  • vasiyetnamenin açılması,
  • terekenin tespiti ve korunması

gibi bazı işlemlerde sulh hukuk mahkemesi;

  • vasiyetnamenin iptali,
  • tenkis,
  • miras nedeniyle tapu iptali ve tescil,
  • muris muvazaası

gibi çekişmeli uyuşmazlıklarda ise kural olarak asliye hukuk mahkemesi gündeme gelebilir.

Ortaklığın giderilmesi davalarında ise sulh hukuk mahkemesinin görevi söz konusudur.

Dolayısıyla doğru şehir belirlenmiş olsa bile yanlış mahkeme türünde dava açılması ayrıca görev sorunu doğurabilir.

Miras Bırakanın Türkiye’de Son Yerleşim Yeri Nasıl Tespit Edilir?

Yerleşim yeri yalnızca kişinin nüfus kayıtlarında görünen adresinden ibaret değildir.

Bir kişinin yerleşim yerinin belirlenmesinde yerleşme niyetiyle oturduğu yer önem taşır.

Uluslararası dosyalarda miras bırakan;

  • Türkiye’de kayıtlı görünüp fiilen uzun yıllardır Almanya’da yaşamış,
  • Türkiye ile yurt dışında dönüşümlü yaşamış,
  • birden fazla ülkede evi bulunmuş

olabilir.

Bu nedenle MÖHUK m.43 uygulanırken murisin ölüm tarihindeki gerçek yaşam düzeni ve hukuki yerleşim yeri ayrıca incelenebilir.

Sırf Türkiye’de bir adres kaydının bulunması, her durumda son yerleşim yerinin Türkiye olduğu anlamına gelmeyebilir.

Yurt Dışındaki Banka Hesabı İçin Türk Mahkemesi Yetkili midir?

Bu soruya tek bir cevap vermek mümkün değildir.

Banka hesabı taşınmaz değildir ve uluslararası finansal alacakların “bulunduğu yerinin” belirlenmesi taşınmazlara göre daha teknik olabilir.

Örneğin miras bırakanın;

  • İsviçre bankasında hesabı,
  • İngiltere’de yatırım portföyü,
  • ABD’de brokerage hesabı

bulunabilir.

Türk mahkemelerinin genel miras uyuşmazlığı bakımından milletlerarası yetkisi bulunabilse bile yabancı bankanın ödeme yapabilmesi için ilgili ülkedeki miras veya probate prosedürlerinin tamamlanması gerekebilir.

Bu nedenle banka hesaplarında yalnızca mahkeme yetkisine değil, kararın ilgili yabancı finans kuruluşu karşısında uygulanabilirliğine de bakılmalıdır.

Uluslararası Miras Davası Açılmadan Önce Ne Kontrol Edilmelidir?

Uluslararası miras uyuşmazlığında dava açılmadan önce şu konuların belirlenmesi özellikle önemlidir:

  1. Miras bırakanın ölüm tarihindeki vatandaşlığı veya vatandaşlıkları,
  2. Son yerleşim yeri,
  3. Türkiye’deki ve yurt dışındaki bütün tereke malları,
  4. Taşınmazların bulunduğu ülkeler,
  5. Vasiyetname veya miras sözleşmesi bulunup bulunmadığı,
  6. Yabancı ülkede açılmış probate veya miras davası olup olmadığı,
  7. Yabancı mahkeme kararı bulunup bulunmadığı,
  8. Açılacak davanın tenkis, vasiyetnamenin iptali, tapu iptali veya başka bir dava olup olmadığı,
  9. Kararın hangi ülkedeki malvarlığı üzerinde uygulanmasının istendiği.

Bu inceleme yapılmadan yalnızca mirasçının Türkiye’de yaşıyor olması nedeniyle Türkiye’de dava açılması doğru olmayabilir.

Uluslararası Miras Uyuşmazlığında Pratik Yetki Örnekleri

Örnek 1: Almanya’da yaşayan kişinin Antalya’da evi var

Miras bırakanın son yerleşim yeri Almanya’dadır ancak Antalya’da taşınmazı bulunmaktadır.

Türkiye’deki tereke malı nedeniyle MÖHUK m.43 kapsamında Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi gündeme gelir. Taşınmazın aynına ilişkin dava söz konusuysa HMK m.12 ayrıca önem taşır.

Örnek 2: İstanbul’da yaşayan kişinin Londra’da banka hesabı var

Miras bırakanın son yerleşim yeri İstanbul’dır.

MÖHUK m.43 kapsamında Türkiye’deki miras uyuşmazlığı için İstanbul mahkemeleri yetkili olabilir. Ancak Londra’daki banka hesabının fiilen mirasçılara ödenmesi için İngiliz probate ve banka işlemlerinin ayrıca yürütülmesi gerekebilir.

Örnek 3: ABD vatandaşı kişinin İstanbul’da dairesi var

Miras bırakan ABD’de yaşamış ve Amerikan vatandaşıdır.

Türkiye’deki taşınmaz nedeniyle Türk mahkemelerinin yetkisi gündeme gelebilir. Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin dava bakımından taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkisi ayrıca önemlidir.

Örnek 4: Türk vatandaşı Almanya’da yaşamış, Türkiye’de hiç malı yok

Yalnızca Türk vatandaşlığının bulunması MÖHUK m.43 kapsamında her durumda Türk mahkemesine milletlerarası yetki vermeyebilir.

Bu durumda murisin Türkiye’de son yerleşim yeri ve Türkiye’de tereke malı bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Örnek 5: Yabancı mahkeme İstanbul’daki taşınmazı bir mirasçıya vermiş

Yabancı kararın Türkiye’de doğrudan uygulanacağı varsayılmamalıdır.

Türkiye’deki taşınmazın aynına ilişkin münhasır/ kesin yetki kuralları ile yabancı kararın tanıma veya tenfiz şartları ayrıca incelenmelidir. MÖHUK m.54, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren konularda yabancı kararların tenfizine engel oluşturmaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Uluslararası miras davası hangi ülkede açılır?

Tek bir genel cevap yoktur. Türkiye bakımından MÖHUK m.43’e göre mirasa ilişkin davalar, ölenin Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde; son yerleşim yeri Türkiye’de değilse terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür.

Miras bırakan yurt dışında yaşıyorsa Türkiye’de dava açılabilir mi?

Evet. Özellikle Türkiye’de terekeye ait malvarlığı bulunması hâlinde MÖHUK m.43 kapsamında Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi gündeme gelebilir.

Miras bırakan yabancıysa Türk mahkemesi yetkili olabilir mi?

Evet. Miras bırakanın yabancı vatandaş olması tek başına Türk mahkemelerinin yetkisini ortadan kaldırmaz. Türkiye’de son yerleşim yeri veya tereke malı bulunması önemlidir.

Türkiye’deki taşınmazla ilgili miras davası nerede açılır?

Davanın hukuki niteliğine göre HMK m.11 ve HMK m.12 birlikte değerlendirilmelidir. Taşınmazın aynına ilişkin veya ayni hakta değişiklik yaratacak davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

Tenkis davasında hangi mahkeme yetkilidir?

HMK m.11, ölüme bağlı tasarrufların tenkisine ilişkin davalarda ölen kişinin son yerleşim yeri mahkemesini kesin yetkili kabul etmektedir. Uluslararası uyuşmazlıklarda MÖHUK m.43 ayrıca dikkate alınmalıdır.

Vasiyetnamenin iptali davası nerede açılır?

HMK m.11 kapsamında ölüme bağlı tasarrufların iptaline ilişkin davalarda ölenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. Yabancılık unsuru varsa Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi ayrıca MÖHUK m.43’e göre incelenir.

Muris muvazaası davası hangi mahkemede açılır?

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası taşınmazın aynında değişiklik yaratacağından taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkisi özellikle önemlidir.

Yurt dışındaki taşınmaz için Türkiye’de karar alınabilir mi?

Türk mahkemesinin miras uyuşmazlığında yetkili olması mümkün olsa dahi yabancı ülkedeki taşınmazın sicili üzerinde kararın doğrudan uygulanması mümkün olmayabilir. Taşınmazın bulunduğu ülkenin miras ve tapu prosedürleri ayrıca yerine getirilmelidir.

Yabancı mahkeme kararı Türkiye’deki taşınmazı doğrudan mirasçıya geçirir mi?

Hayır, böyle bir sonuç otomatik değildir. Türkiye’deki taşınmazın aynına ilişkin münhasır yetki ve tapu kuralları nedeniyle yabancı kararın Türkiye’de tanınması veya tenfizi ayrıca incelenmelidir.

Türkiye’den alınan karar Almanya, İngiltere veya ABD’de geçerli olur mu?

Türk mahkeme kararının yabancı ülkede doğrudan uygulanacağı garanti edilemez. Kararın uygulanacağı devletin yabancı kararların tanınması ve icrasına ilişkin hükümleri ayrıca incelenmelidir.

Mirasçılar yabancı mahkemeyi yetkili olarak seçebilir mi?

Miras uyuşmazlıklarında taraflar her durumda serbestçe yabancı mahkeme seçemez. MÖHUK m.47’deki yetki anlaşması esas olarak yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkilerine ilişkindir ve münhasır yetkinin bulunduğu konularda uygulanamaz.

Sonuç: Uluslararası Miras Uyuşmazlıklarında Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?

Uluslararası miras uyuşmazlıklarında davanın hangi ülkede açılacağı, yalnızca miras bırakanın veya mirasçıların vatandaşlığına göre belirlenmez.

Türk hukuku bakımından temel kural MÖHUK m.43‘tür.

Buna göre mirasa ilişkin davalarda öncelikle miras bırakanın Türkiye’deki son yerleşim yeri dikkate alınır. Son yerleşim yeri Türkiye’de bulunmuyorsa Türkiye’de terekeye dâhil malların bulunduğu yer Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bakımından önem kazanır.

Bununla birlikte uluslararası miras dosyasında yalnızca MÖHUK m.43’e bakmak yeterli değildir.

Örneğin;

  • tenkis,
  • vasiyetnamenin iptali,
  • miras sebebiyle istihkak

gibi davalarda HMK m.11’deki mirastan doğan davalara ilişkin kesin yetki kuralları;

Türkiye’de bulunan taşınmazın mülkiyetini değiştirecek uyuşmazlıklarda ise HMK m.12’deki taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkisi ayrıca dikkate alınmalıdır.

Yabancı ülkede daha önce miras veya probate kararı verilmiş olması da Türkiye’deki uyuşmazlığı her zaman sona erdirmez. Yabancı kararın Türkiye’de hukuki sonuç doğurabilmesi için MÖHUK’un tanıma ve tenfiz hükümlerinin uygulanması gerekebilir. Özellikle Türkiye’deki taşınmazların aynına ilişkin yabancı kararlar bakımından Türk mahkemelerinin münhasır yetkisi önemli bir engel oluşturabilir.

Aynı şekilde Türk mahkemesinin bir miras uyuşmazlığında yetkili olması, kararın Almanya’daki taşınmaz, İngiltere’deki banka hesabı veya ABD’deki yatırım portföyü üzerinde otomatik olarak uygulanacağı anlamına gelmez.

Bu nedenle uluslararası miras uyuşmazlığında dava açılmadan önce en doğru yaklaşım;

miras bırakanın son yerleşim yerini, Türkiye ve yurt dışındaki tereke mallarını, açılacak davanın hukuki niteliğini, yabancı ülkelerde devam eden miras işlemlerini ve kararın hangi ülkedeki malvarlığı üzerinde uygulanacağını birlikte değerlendirmektir.

Doğru mahkemenin belirlenmesi yalnızca usulî bir ayrıntı değildir. Uluslararası miras uyuşmazlığının etkin şekilde sonuçlandırılabilmesi için, davayı kazanmanın yanında alınacak kararın ilgili ülkede uygulanabilir olması da baştan planlanmalıdır.

Leave a Reply

Call Now Button