Single Blog Title

This is a single blog caption

Türk Vatandaşlığının İstisnai Olarak Kazanılmasının Şartları Nelerdir?

Türk Vatandaşlığının İstisnai Olarak Kazanılmasının Şartları Nelerdir?

Türk vatandaşlığının kazanılması, Türk hukukunda farklı hukuki yollarla mümkün olmaktadır. Bu yollardan biri de istisnai olarak Türk vatandaşlığının kazanılmasıdır. İstisnai vatandaşlık, Türk vatandaşlığının genel olarak kazanılmasına ilişkin şartların tamamının aranmasından farklı olarak, kanunda belirlenen özel durumların gerçekleşmesi hâlinde yabancının Cumhurbaşkanı kararıyla Türk vatandaşlığını kazanabilmesine imkân sağlayan özel bir vatandaşlık edinme yoludur.

Türk vatandaşlığının istisnai olarak kazanılmasına ilişkin temel hukuki dayanak 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 12. maddesi ile Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20. maddesidir. Yönetmeliğin güncel düzenlemesine göre, belirli yatırım şartlarından herhangi birini sağlayan yabancılar, Kanun’un 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında Cumhurbaşkanı kararıyla Türk vatandaşlığını kazanabilirler.

İstisnai vatandaşlık sistemi, özellikle Türkiye’ye ekonomik yatırım yapılmasını, sermaye girişinin teşvik edilmesini, istihdam oluşturulmasını ve belirli yatırım araçlarının Türkiye ekonomisine yönlendirilmesini amaçlayan bir mekanizma niteliğindedir. Bununla birlikte, yalnızca yatırımın yapılmış olması vatandaşlığın otomatik olarak kazanıldığı anlamına gelmez. Yatırımın ilgili mevzuatta öngörülen nitelikleri taşıması, yetkili kurum tarafından tespit edilmesi ve vatandaşlık başvurusunun ilgili idari süreçlerden geçmesi gerekir.

İstisnai Olarak Türk Vatandaşlığının Kazanılması

Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 12. maddesi, bazı yabancıların diğer vatandaşlık kazanma yollarından farklı olarak istisnai şekilde Türk vatandaşlığına kabul edilmesine imkân tanımaktadır.

Yönetmeliğin 20. maddesinin birinci fıkrasında da Kanun’un 12. maddesinde sayılan hâllerde yabancının istisnai olarak Türk vatandaşlığını kazanabileceği belirtilmektedir.

Burada önemli olan husus, istisnai vatandaşlığın klasik anlamda bir otomatik vatandaşlık kazanma yöntemi olmamasıdır. Kanunda ve Yönetmelikte öngörülen şartların gerçekleşmesi, başvuru sahibine doğrudan vatandaşlık statüsü kazandırmaz. Şartların yetkili makamlar tarafından tespit edilmesi ve nihai vatandaşlık kararının verilmesi gerekir.

Bu nedenle yatırım yoluyla vatandaşlık süreci, yatırımın gerçekleştirilmesi, ilgili kurumdan uygunluk veya tespit işleminin alınması, vatandaşlık başvurusunun yapılması ve idari değerlendirme aşamalarından oluşan bütünsel bir süreç olarak değerlendirilmelidir.

Yatırım Yoluyla İstisnai Vatandaşlık

Yönetmeliğin 20. maddesinin ikinci fıkrası, yatırım yoluyla istisnai vatandaşlık bakımından en önemli düzenlemelerden biridir.

Bu hükme göre belirlenen yatırım şartlarından herhangi birini sağlayan yabancı, Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında Cumhurbaşkanı kararıyla Türk vatandaşlığını kazanabilir.

Dolayısıyla sistemde bir yabancının bütün yatırım türlerini aynı anda gerçekleştirmesi gerekmemektedir. Kanunda ve Yönetmelikte belirtilen yatırım seçeneklerinden birinin gerekli tutar ve süre şartlarını karşılaması yeterli olabilir.

Bu yatırım seçenekleri arasında sabit sermaye yatırımı, taşınmaz edinimi, istihdam oluşturulması, mevduat yatırımı, devlet borçlanma araçlarının satın alınması, yatırım fonu katılma paylarının edinilmesi ve bireysel emeklilik sistemine yatırım yapılması bulunmaktadır.

Sabit Sermaye Yatırımı Yoluyla Vatandaşlık

İstisnai vatandaşlık yollarından biri sabit sermaye yatırımı gerçekleştirilmesidir.

Yönetmeliğin 20. maddesine göre, en az 500.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarında sabit sermaye yatırımı gerçekleştirdiği Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından tespit edilen yabancılar bu kapsamda vatandaşlık başvurusunda bulunabilir.

Burada yalnızca belirli bir miktarda yatırım yapılmış olması yeterli değildir. Yapılan yatırımın Yönetmelikte belirtilen anlamda sabit sermaye yatırımı niteliğinde olması ve ilgili Bakanlık tarafından bu şartın gerçekleştiğinin tespit edilmesi gerekir.

Bu düzenleme, vatandaşlık sisteminin doğrudan ekonomik faaliyet ve üretim kapasitesi oluşturan yatırımları teşvik etmesini amaçlamaktadır.

Sabit sermaye yatırımı yoluyla başvuruda, yatırımın gerçekliği, tutarı ve Yönetmelikte aranan nitelikleri taşıyıp taşımadığı yetkili kurum tarafından değerlendirilir. Bu nedenle yatırımcı açısından yalnızca finansal işlemin gerçekleştirilmesi değil, yatırımın mevzuatta öngörülen kapsamda gerçekleştirilmesi de önem taşır.

Taşınmaz Edinimi Yoluyla Türk Vatandaşlık

İstisnai vatandaşlık sisteminde en çok bilinen yatırım türlerinden biri taşınmaz edinimi yoluyla vatandaşlıktır.

Yönetmeliğin güncel düzenlemesine göre, en az 400.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarında belirli nitelikleri taşıyan bir taşınmazı satın alan ve tapu kayıtlarına üç yıl süreyle satılmaması yönünde şerh koyduran yabancılar bu kapsamda başvurabilir. Ayrıca Yönetmelikte belirlenen şartların gerçekleşmesi hâlinde, belirli nitelikteki taşınmazın satışının vaat edilmesine ilişkin noter sözleşmesi ve tapu siciline gerekli şerhin verilmesi de düzenleme kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Taşınmaz yoluyla vatandaşlıkta iki temel unsur özellikle önemlidir.

Birincisi, taşınmazın Yönetmelikte belirtilen asgari yatırım tutarını karşılamasıdır.

İkincisi ise yatırımcının taşınmazı belirlenen süre içerisinde elden çıkarmamasına ilişkin üç yıllık süre şartıdır.

Bu nedenle taşınmazın satın alınması tek başına yeterli değildir. Tapu kaydında gerekli şerhin bulunması ve yatırımın vatandaşlık bakımından aranan koşulları taşıması gerekir.

Taşınmaz yatırımının vatandaşlık amacıyla kullanılması bakımından ilgili idari kurum tarafından yapılan uygunluk değerlendirmesi de önem taşır. Güncel uygulamada bu değerlendirme Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından gerçekleştirilmektedir.

İstihdam Oluşturulması Yoluyla Vatandaşlık

İstisnai vatandaşlığın bir diğer yolu, Türkiye’de istihdam oluşturulmasıdır.

Yönetmeliğin 20. maddesine göre en az 50 kişilik istihdam oluşturduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından tespit edilen yabancılar, yatırım yoluyla istisnai vatandaşlık kapsamında başvuruda bulunabilir.

Bu düzenlemenin temel amacı yalnızca sermaye girişini değil, aynı zamanda Türkiye’de ekonomik faaliyet ve istihdam yaratılmasını teşvik etmektir.

Bu nedenle vatandaşlık bakımından dikkate alınan unsur, yatırımcının yalnızca bir şirket kurmuş olması değil, mevzuatta öngörülen sayıda istihdam oluşturmuş olmasıdır.

İstihdam şartının yerine getirilip getirilmediğinin tespiti ilgili Bakanlık tarafından gerçekleştirilir. Dolayısıyla başvuru sahibinin çalışan sayısını ve istihdam ilişkisinin mevzuata uygunluğunu belgelendirmesi gerekir.

Bankalarda Mevduat Tutulması Yoluyla Vatandaşlık

Yatırımcıların tercih edebileceği yöntemlerden biri de Türkiye’de faaliyet gösteren bankalara belirli miktarda mevduat yatırılmasıdır.

Yönetmeliğe göre en az 500.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarında mevduatın, üç yıl süreyle tutulması şartıyla Türkiye’de faaliyet gösteren bankalara yatırıldığının Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından tespit edilmesi hâlinde bu yatırım türünden yararlanılabilir.

Burada yatırımcının mevduatı üç yıllık süre boyunca Yönetmelikte öngörülen şartlara uygun şekilde tutması gerekir.

Ayrıca döviz cinsinden tutarların vatandaşlık amacıyla kullanılmasından önce Türkiye’de faaliyet gösteren bir bankaya ve banka tarafından da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına satılmasına ilişkin özel düzenleme bulunmaktadır. Satış sonucunda elde edilen Türk Lirası tutarlarının belirlenen yatırım aracında üç yıl süreyle tutulmasına ilişkin uygulama esasları Merkez Bankası tarafından belirlenmektedir.

Bu nedenle mevduat yoluyla vatandaşlık bakımından yalnızca banka hesabında belirli miktarda para bulunması yeterli olmayıp, işlemlerin Yönetmelikte ve ilgili uygulama düzenlemelerinde öngörülen usule uygun şekilde gerçekleştirilmesi gerekir.

Devlet Borçlanma Araçlarının Satın Alınması

Bir diğer yatırım yöntemi, devlet borçlanma araçlarının satın alınmasıdır.

Yönetmelik uyarınca en az 500.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarında devlet borçlanma araçlarını üç yıl süreyle tutmak şartıyla satın aldığı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilen yabancılar bu kapsamda vatandaşlık başvurusunda bulunabilir.

Bu yöntem, yatırımcının Türkiye’deki kamu borçlanma piyasasına belirli bir miktarda yatırım yapmasını gerektirmektedir.

2026 yılında da bu yatırım türüne ilişkin uygulama esasları ayrıca düzenlenmiş durumdadır. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan güncel usul ve esaslarda, Yönetmeliğin 20. maddesinin ilgili bendi kapsamında devlet borçlanma araçlarının satın alınmasına ilişkin başvuru süreci ve yatırımcının gerçekleştirmesi gereken işlemler ayrıntılı biçimde açıklanmaktadır.

Yatırım Fonu Katılma Paylarının Edinilmesi

Yönetmelik, yatırım fonları üzerinden de istisnai vatandaşlık kazanılmasına imkân tanımaktadır.

En az 500.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarında gayrimenkul yatırım fonu katılma payı veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma payının satın alınması ve bunların en az üç yıl süreyle elde tutulması hâlinde ilgili şartın sağlandığı Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tespit edilebilir.

Bu düzenleme, vatandaşlık yolunun yalnızca doğrudan taşınmaz veya banka yatırımıyla sınırlı olmadığını, sermaye piyasası araçlarının da sisteme dâhil edildiğini göstermektedir.

Yatırımcının ilgili fon katılma paylarını belirlenen süre boyunca elinde tutması ve yatırımın Yönetmelikte belirtilen tutara ulaşması gerekir.

Bireysel Emeklilik Sistemi Yoluyla Vatandaşlık

İstisnai vatandaşlık kapsamında kullanılabilecek bir diğer yöntem bireysel emeklilik sistemine yatırım yapılmasıdır.

Yönetmeliğe göre en az 500.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarında katkı payını, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından kapsamı belirlenen fonlarda tutmak ve üç yıl sistemde kalmak şartıyla bireysel emeklilik sistemine yatırdığı tespit edilen yabancılar bu kapsamda vatandaşlık başvurusunda bulunabilir.

Bu düzenleme, uzun vadeli finansal yatırımların desteklenmesi ve vatandaşlık programının farklı yatırım araçlarına yayılması bakımından önem taşımaktadır.

Yatırım Türleri Arasında Geçişkenlik

Yönetmeliğin önemli özelliklerinden biri, belirli durumlarda yatırım türleri arasında geçişkenliğe izin vermesidir.

Yönetmeliğin 20. maddesinde, ikinci fıkra kapsamında yapılacak yatırım türleri arasında belirtilen süreyi tamamlamak amacıyla geçişkenlik yapılabileceği düzenlenmiştir.

Bu düzenleme, yatırımcının vatandaşlık şartını yerine getirme sürecinde yatırım türünün değiştirilmesine belirli sınırlar içerisinde imkân sağlayabilmektedir.

Ancak geçişkenlik, yatırımcının herhangi bir sınırlama olmaksızın yatırım türünü değiştirebileceği anlamına gelmez. Değişikliğin ilgili mevzuat ve yetkili kurumların uygulama esasları çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerekir.

Yatırım Şartlarının Yetkili Kurumlar Tarafından Tespit Edilmesi

İstisnai vatandaşlık sisteminin en önemli özelliklerinden biri, yatırım şartlarının gerçekleştiğinin tek bir kurum tarafından değil, yatırımın niteliğine göre ilgili yetkili kurum tarafından tespit edilmesidir.

Örneğin sabit sermaye yatırımı bakımından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı; istihdam bakımından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı; mevduat bakımından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu; devlet borçlanma araçları bakımından Hazine ve Maliye Bakanlığı; yatırım fonları bakımından Sermaye Piyasası Kurulu yetkilidir.

Yönetmeliğin 20. maddesinin dokuzuncu fıkrası da yatırım şartlarının sağlanıp sağlanmadığının tespitinde uygulanacak usul ve esasların, tespiti yapan kurum tarafından belirleneceğini düzenlemektedir.

Bu nedenle yatırımcıların vatandaşlık başvurusu öncesinde yalnızca Yönetmelik hükümlerini değil, yatırım türüne ilişkin ilgili kurumun güncel uygulama esaslarını da dikkate almaları gerekir.

Döviz İşlemlerine İlişkin Özel Düzenlemeler

Yönetmelikte yatırım yoluyla vatandaşlık bakımından döviz işlemlerine ilişkin özel hükümler de bulunmaktadır.

  1. maddenin onuncu fıkrasında belirtilen bazı yatırım türleri bakımından döviz tutarlarının işlem öncesinde Türkiye’de faaliyet gösteren bir bankaya, banka tarafından da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına satılması öngörülmektedir. Satıştan elde edilen Türk Lirası tutarının ise yatırım türüne göre mevduatta, devlet borçlanma araçlarında veya bireysel emeklilik sistemindeki belirlenen fonlarda üç yıl süreyle tutulması gerekmektedir.

Bu düzenleme, yatırım yoluyla vatandaşlık sisteminin yalnızca vatandaşlık mevzuatıyla değil, aynı zamanda bankacılık, sermaye piyasası ve döviz işlemlerine ilişkin düzenlemelerle birlikte değerlendirilmesini gerektirmektedir.

İstisnai Vatandaşlık Başvurusunun İdari Niteliği

Yatırım şartının yerine getirilmesi, vatandaşlığın kendiliğinden kazanılması sonucunu doğurmaz.

Yatırımcı öncelikle ilgili yatırım türüne ilişkin şartları yerine getirir ve yetkili kurum tarafından gerekli tespit gerçekleştirilir. Daha sonra vatandaşlık başvurusunun ilgili idari makamlar tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Son aşamada ise Türk vatandaşlığının kazanılması konusunda Cumhurbaşkanı kararı gündeme gelir.

Bu nedenle yatırım yoluyla vatandaşlık, özel bir idari değerlendirme süreci içeren ve birden fazla kamu kurumunun görev aldığı bir sistemdir.

Eş ve Çocukların Durumu

İstisnai vatandaşlık bakımından yatırımcının aile bireylerinin durumu da önem taşımaktadır.

Yatırımcının Türk vatandaşlığını kazanması hâlinde, Kanun ve Yönetmelikte öngörülen şartların karşılanması kaydıyla eşinin ve belirli şartları taşıyan çocuklarının da vatandaşlık başvurusundan yararlanması mümkün olabilir.

Ancak aile bireylerinin vatandaşlık kazanması, yatırımcının başvurusunun otomatik olarak bütün aile bireylerine vatandaşlık kazandırdığı şeklinde anlaşılmamalıdır. Her bir kişi bakımından Kanun ve Yönetmelikte öngörülen şartların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Yatırım Şartlarının Korunması

İstisnai vatandaşlık sisteminde yatırımcının belirli bir yatırımı gerçekleştirmesi kadar, yatırımın öngörülen süre boyunca korunması da önemlidir.

Taşınmaz yatırımı bakımından üç yıllık satmama şerhi; mevduat, devlet borçlanma araçları, yatırım fonları ve bireysel emeklilik sistemi bakımından ise üç yıllık elde tutma veya sistemde kalma şartları bulunmaktadır.

Bu süre şartlarının amacı, vatandaşlık başvurusunun yalnızca kısa vadeli bir yatırım işlemi olarak kullanılmasını önlemek ve yatırımın Türkiye ekonomisi içerisinde belirli bir süre devam etmesini sağlamaktır.

İstisnai Vatandaşlığın Hukuki Sonuçları

İstisnai vatandaşlık yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması, vatandaşlık statüsünün kazanılması bakımından diğer vatandaşlık kazanma yollarından farklı bir sonuç doğurmaz. Kişi Türk vatandaşlığını kazandığında Türk vatandaşlığından kaynaklanan hak ve yükümlülüklere tabi olur.

Ancak vatandaşlığın kazanılması ile yatırımın korunmasına ilişkin şartların birbirinden ayrılması gerekir. Yatırımcı açısından yatırımın belirlenen süre boyunca korunmasına ilişkin yükümlülüklerin devam ettiği durumlarda, yatırımın erken şekilde sona erdirilmesi ilgili mevzuat bakımından sonuç doğurabilir.

Sonuç

Türk vatandaşlığının istisnai olarak kazanılması, Türkiye’de yatırım yapan veya ekonomik katkı sağlayan belirli yabancıların Türk vatandaşlığına kabul edilmesini sağlayan özel bir vatandaşlık kazanma yöntemidir.

Güncel Yönetmeliğin 20. maddesi kapsamında yatırımcıların yararlanabileceği başlıca yollar; en az 500.000 ABD Doları sabit sermaye yatırımı yapmak, en az 400.000 ABD Doları değerinde belirli nitelikte taşınmaz edinmek, en az 50 kişilik istihdam oluşturmak, en az 500.000 ABD Doları mevduatı üç yıl tutmak, en az 500.000 ABD Doları devlet borçlanma aracı edinmek, en az 500.000 ABD Doları yatırım fonu katılma payını üç yıl elde tutmak ve en az 500.000 ABD Doları tutarında bireysel emeklilik sistemi yatırımı yaparak üç yıl sistemde kalmak şeklinde düzenlenmiştir.

Bununla birlikte yatırımın yapılması tek başına Türk vatandaşlığının otomatik olarak kazanılması anlamına gelmez. Yatırımın türüne göre ilgili kamu kurumu tarafından gerekli tespitin yapılması, vatandaşlık başvurusunun idari makamlarca değerlendirilmesi ve nihai olarak Cumhurbaşkanı kararının verilmesi gerekir.

Bu sistemde yatırımcıların ayrıca üç yıllık süre şartlarına, döviz işlemlerine, ilgili kurumların uygunluk ve tespit prosedürlerine ve başvuru sırasında istenen belgelere dikkat etmeleri gerekir. Özellikle yatırım tutarları ve uygulama usulleri zaman içerisinde değişebildiğinden, başvuru tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik ve ilgili kurumların güncel düzenlemelerinin esas alınması gerekir.

Sonuç olarak istisnai vatandaşlık sistemi, Türk vatandaşlığı hukukunda yatırım, ekonomik katkı, istihdam ve Türkiye ile güçlü ekonomik bağ kurulması esaslarına dayanan özel bir vatandaşlık edinme mekanizmasıdır. Bu mekanizmanın uygulanmasında yalnızca Türk Vatandaşlığı Kanunu ve Yönetmeliğin değil, yatırımın niteliğine göre ilgili Bakanlıkların, düzenleyici kurumların ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının uygulama esaslarının da birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Leave a Reply

Call Now Button