Araç Değer Kaybı

Trafik Kazası Sonucu Oluşan Araç Değer Kaybı

Trafik kazaları sonucu araçların değişen, tamir gören, boyanan vb. uygulamalara tabi tutulan parçaları sonucu aracın 2. El olarak piyasaya sunulduğu zaman aynı özdeş özelliklere sahip araçlara nazaran işleme maruz kalan araçlar kazalı olarak çıktığından dolayı bir takım değer kayıplarına uğramaktadır.

Hukukumuz bu tarz değer kayıplarına yönelik olarak özel bir düzenleme içermemektedir. Ancak bu durum oluşan zararların tazmin edilmeyeceği anlamına gelmez. Hukukta özel düzenleme yoksa genel hükümlerden hareket ederek zararların tazmini için yasal taban sağlanmaktadır.

Araç Değer Kaybı Kapsamı

Araç değer kayıpları için gideceğimiz en genel hüküm şüphesiz ki TBK m. 49 olacaktır. Bu hükme göre; ‘Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.’ Buradan araç değer kaybı bağlantısını şu şekilde kurmalıyız: Trafik kazaları sonucu kişiler başka zararlara uğruyor olsa da ele alacağımız zarar burada araç değer kayıplarıdır. Trafik kazası bu noktada bir haksız fiil olarak ele alınacaktır. Haksız fiil sonucu da kişiler oluşan zararları tazmin yükümü altına girecektir.

Bir diğer yasal dayanağımız TTK m. 1459’dur. Bu hükme göre ‘Sigortacı, sigortalını uğradığı zararı tazmin eder.’ Denerek bahsi geçen her iki madde için de gönderim yapılan ilke tam giderimdir.

Karayolları Trafik Kanunu m. 90 da ‘Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.’ Diyerek genel hükümlere gönderme yapılmıştır.

Pert Araç Ve Hasarlı Araç Ayrımı

Bu noktada konunun derinlerine inmeden bir hususu belirtmekte fayda vardır ki yazımızın konusu ve yasal düzenlemelerin hareket alanı tamir edilebilen ve tamir sonrası değer kaybına uğrayan araçlar için söz konusudur. Tam bu anda tamir gören (görebilecek olan) araç ve pert araç arasında ayrıma gitmek gerekmektedir. Kısaca açıklamak gerekirse değer kaybının söz konusu pert araç için söz konusu değildir. Çünkü mevzu bahis olan mevcut bir şeyin değerinin artık kazadan bir gün önceki gün gibi olmayacağıdır. Ancak mevcut şey hala varlığını sürdürmektedir. Burada bahsi geçen araç artık işlevini tamamen yitirmiştir ve ekonomik olarak değerini ve işlevini tamamen kaybetmiştir (hurda değeri hariç). Bu sebeple pert olan araç bu andan sonra değer kaybı tartışmasında olmayacak aracın bütün hali bir tazminat konusu olacaktır. Aracın pert olması sonrası hurda tescil belgesi sigortaya ibraz edilmeden tazminat ödenmez. ‘Araç trafikten çekilmiştir.’ Beyanının yer aldığı tescil belgesinin ibrazı ile tazminat ödemesi yapılır.

Yargıtay 17. Hukuk dairesi 2016/2020 E., 2016/5739 K. Sayılı ve 10/05/2016 tarihli kararında, ‘Bu durumda mahkemece, davacı aracım modeli, yaşı, kaza sonucu meydana gelen hasar durumu, km’si, kullanım tarzı vs de göz önünde bulundurulacak aracın onarımının mı, pertinin mi uygun  (ekonomik) olduğu, pertinin ekonomik olması halinde aracın olay tarihindeki 2. El piyasa rayiç değeri ile sovtaj değerinin (hasarlı hali ile ederinin) ve davacı tarafın aynı model ve özellikle yeni bir araç alması için gerekli makul sürenin tespit edilmesi ve bu süre içinde davacının yapması gerekli zorunlu giderler (yakıt masrafı vs.) tenzil edilerek araç mahrumiyetinin belirlenmesi hususlarında, hasar konusunda uzman bilirkişiden açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bir rapor alınarak, sonucuna göre bit karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.’ İçtihadında bulunmuştur. Buradan da anlaşıldığı üzere araç değer kaybı halinde hangi kalemlerin hakim nezninde takdir yetkisinde inceleneceği sıralanmış ve mağdurlara tazminat sınırları gösterilmiştir.

Pert araç konusunda son olarak hakimin tazminata hükmederken bir uygulamasına da değinmekte fayda vardır. Kazaya karışmış aracın pert mi olacağı yoksa tamir görebilecek statüde mi olacağı mahkemede tartışılırken tarafların beyanı ve hakimin takdiri değişik şekillerde gelişebilir. Örneğin A, B’nin aracına ağır hasar vermiş ve A aracın hurda değeri taşıdığını söylemesine karşın B bir herhangi ekonomik bir değerinin olamadığı beyanında bulunur. Bunu üzerine hakim aracın hurdasını A’ya verip zararın tamamen tazmin edilmesine hükmedebilir. Gayet adil bir uygulama olarak görülen bu uygulama herkesin beyanlarının ve isteklerini sonuçlarına katlandıran bir uygulamadır. Sonuç olarak zarar gören zaten bir zarara uğramıştır bu insanı hurda araçla uğraştırmamak adına uygulama gayet makuldür. Aksi halde eğer araç gerçekten hurda değeri taşıyorsa zarar görene hurda kısımlar bırakılarak hakim takdir edilecek tazminatta bir denkleştirme yapacak ve aracın bedelinin ödenmesine tamamen hükmedilen kısımdan hurda değeri düşülerek bir denkleştirme yapılacaktır.

Ek Harcamalar

Zarar konusunun zaten tamamen tazmin edileceği hususunda hiçbir şüphe yoktur. Bununla birlikte uygulamada haksız fiil sorumlusundan yine aynı sorumluluk kapsamında,

  1. Yargılama giderleri
  2. Ekspertiz ücreti

de tazminat miktarından bağımsız olarak sorumlu tarafına yansıtılacaktır. Araç değer kaybı ile alakası olmayan bu tarz ek harcamalar da haksız fiil sorumluluğu içinde zarar veren tarafından talep edilecektir.

17.Hukuk Dairesi 2016/5175 E. 2016/7153 K. Sayılı ve 13/06/2016 tarihli içtihadında bilirkişi ve keşif ücretlerinin de yargılama giderleri içinde yer alması gerektiğini dile getirip yerel mahkemenin bu kalemleri yargılama giderleri içinde dahil etmediği kararını hatalı bulmuştur.

 TTK m. 1426’ye göre de ‘Sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır.’ Diyerek 17. Hukuk Dairesinin kararına paralel bir söylem içindedir.

Sigorta Şirketinde Başvuru

Sigortaya başvuruda kısaca şu bilgilerin alması yeterlidir; başvuru veya hak sahibine ait araç plakası, haksız fiile sebebiyet veren araç plakası, kaza tarihi, kusurlu olan kendisinden tazminat talep edilen araca ait ZMM Poliçe numarası, talep edilen değer kaybı miktarı ve delilleri.

Ancak önceden ekspertiz raporu alınması tavsiye edilmemektedir. Zararın belirlenmesi halinde belirsiz alacak davası dava açmak mümkün değildir.

Dava Şartı

KTK m. 97, ‘Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.’ Diyerek sigorta şirketine başvuruyu dava şartı yapmıştır.

Bu konuda daha fazla bilgi almak için büromuzun alanında deneyimli ceza avukatlarından danışmanlık hizmeti sağlayabilirsiniz.

 

Stj. Av. Hamdi Berk CAN

Leave a Reply

Call Now Button