Hukuk Makaleleri

Ticari Defterlerin Delil Niteliği: Hangi Şartlarda Kesin Delil / Takdiri Delil?

Ticari defterler, özellikle ticari alacak, cari hesap, fatura, hizmet ve mal teslimi uyuşmazlıklarında önemli bir ispat aracıdır. Ancak bir ticari defterin mahkemede delil olarak kullanılabilmesi, yalnızca kaydın defterde bulunmasına bağlı değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.222, ticari defterlerin ibrazını ve delil niteliğini ayrıntılı şartlara bağlamıştır.

Ticari Defterler Hangi Davalarda Delil Olabilir?

HMK m.222 uyarınca mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Bu nedenle ticari defterlerin özel ispat gücü esas olarak ticari davalarda gündeme gelir.

Defter kaydı tek başına her durumda alacağı veya borcu kesin biçimde ispatlamaz. Defterin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, gerekli onayların bulunup bulunmadığı, kayıtların birbirini doğrulayıp doğrulamadığı ve karşı tarafın defterlerindeki durum birlikte değerlendirilir.

HMK 222’ye Göre Ticari Defterin Delil Olma Şartları

Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş olması, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış bulunması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması gerekir.

Elektronik defterlerde klasik onay kavramının karşılığı, ilgili elektronik defter ve berat süreçleri çerçevesinde değerlendirilir. Bu nedenle e-deftere dayanan bir taraf bakımından yalnız muhasebe kaydının bulunması değil, ilgili dönemin teknik ve mevzuata uygun kayıtlarının da korunmuş olması önemlidir.

Ticari Defter Kendi Sahibi Lehine Delil Olabilir mi?

Evet, ancak HMK m.222/3’teki şartların gerçekleşmesi gerekir. Usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi veya halefleri lehine delil kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi gerekir. Ayrıca defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması aranır.

2020 yılında maddeye eklenen önemli kurala göre, diğer tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde, ilk tarafın defterleri sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu nedenle karşı taraf defterlerinin incelenmesi çoğu ticari uyuşmazlıkta kritik önemdedir.

Lehe ve Aleyhe Kayıtlar Birbirinden Ayrılabilir mi?

HMK m.222, şartlara uygun tutulan defterlerde sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağını düzenler. Bir taraf kendi defterine dayanıyorsa yalnızca kendisini destekleyen kayıtları seçip aleyhine olan kayıtları görmezden gelemez.

Bu kural, ticari deftere dayanma kararı verilmeden önce defterin tamamının ve ilgili dönem kayıtlarının dikkatle incelenmesini gerekli kılar.

Usulsüz Ticari Defterin Sonucu Nedir?

Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, HMK m.222/4 uyarınca sahibi aleyhine delil olabilir. Bu nedenle usulsüz defter, sahibine avantaj sağlamadığı gibi uyuşmazlıkta aleyhe sonuç da doğurabilir.

Örneğin şirket defterinde bir borcun açık şekilde kayıtlı olması, ödeme iddiasının ise banka kaydı veya başka bir belgeyle desteklenmemesi durumunda defter kaydı sahibinin savunmasını zayıflatabilir.

Karşı Taraf Defterini İbraz Etmezse Ne Olur?

HMK m.222/5 özel bir ihtimali düzenler. Taraflardan biri tacir olmasa bile, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtip yalnız bu defterlere dayanırsa ve karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılabilir.

Bunun dışında belge ibrazından kaçınmanın genel sonuçları HMK m.220 kapsamında ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle delil listesinde ticari defterlere nasıl dayanıldığı ve ibraz talebinin nasıl kurulduğu önemlidir.

Fatura Deftere İşlenmişse Borç Kesinleşir mi?

Hayır. Bir faturanın ticari deftere işlenmiş olması önemli bir veri olmakla birlikte, tek başına her uyuşmazlıkta sözleşmenin kurulduğunu, malın teslim edildiğini veya hizmetin eksiksiz ifa edildiğini kesin olarak göstermez. Uyuşmazlığın niteliğine göre sözleşme, sipariş, irsaliye, teslim tutanağı, banka hareketi, e-posta ve diğer ticari belgeler de incelenebilir.

Ticari defter kayıtlarının delil gücü, HMK m.222’deki sistem içinde değerlendirilmelidir; muhasebe kaydı ile maddi vakıanın ispatı aynı şey değildir.

E-Defterlerin Delil Niteliği

E-defter kullanan işletmeler bakımından yevmiye ve büyük defter kayıtlarının mevzuata uygun oluşturulması, ilgili beratların usulüne uygun alınması ve saklanması önem taşır. Yargılama sırasında bilirkişi yalnızca muhasebe satırlarına değil, defterin ilgili dönem bakımından usule uygunluğuna da bakabilir.

E-defter sistemi nedeniyle fiziki kapanış onayı bulunmaması tek başına usulsüzlük anlamına gelmez; elektronik defterler kendi mevzuatındaki oluşturma, berat ve saklama kuralları çerçevesinde değerlendirilir.

Ticari Defter İncelemesinde Bilirkişi Ne Yapar?

Mahkeme ticari defterlerin incelenmesine karar verdiğinde uygulamada mali müşavir veya ilgili uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılabilir. İncelemede genellikle şu hususlar araştırılır:

  • Defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı,
  • Gerekli açılış ve kapanış onayları veya e-defter beratlarının bulunup bulunmadığı,
  • İlgili faturaların ve cari hesap kayıtlarının defterlerde yer alıp almadığı,
  • Tarafların kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı,
  • Ödeme, iade, mahsup ve karşı kayıtların bulunup bulunmadığı,
  • Defter kayıtlarının dayanak belgelerle uyumlu olup olmadığı.

Ticari Deftere Dayanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bir ticari davada deftere dayanılacaksa yalnızca “ticari defterler delildir” denilmesi yeterli bir strateji değildir. İlgili dönem defterlerinin usule uygunluğu önceden kontrol edilmeli, faturalar ve teslim belgeleri hazırlanmalı, karşı taraf defterlerinin de incelenmesi talep edilmeli ve e-defter kullanılıyorsa beratlar eksiksiz şekilde muhafaza edilmelidir.

Ayrıca defterin aleyhe kayıt içerip içermediği dava açılmadan veya cevap dilekçesi verilmeden önce incelenmelidir. Çünkü HMK m.222 sisteminde uygun defterlerdeki lehe ve aleyhe kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

Sık Sorulan Sorular

Ticari defter tek başına alacağı ispatlar mı?

HMK m.222 şartları gerçekleşmişse ticari defter sahibi lehine güçlü bir delil olabilir. Ancak karşı tarafın defterlerindeki kayıtlar, ilgili konuda kayıt bulunmaması ve senet veya diğer kesin deliller dosyanın sonucunu değiştirebilir.

Usulsüz defter sahibinin lehine kullanılabilir mi?

HMK m.222’de aranan şartlar yoksa defterin sahibi lehine özel delil gücünden yararlanması mümkün olmayabilir. Kanun, belirli usulsüzlüklerde defter kayıtlarının sahibi aleyhine delil olabileceğini açıkça düzenler.

Karşı tarafın defterleri neden önemlidir?

Çünkü sahibi lehine delil olma şartları değerlendirilirken karşı tarafın usulüne uygun defterlerinin aynı olay hakkında ne gösterdiği doğrudan önem taşır.

Sonuç

Ticari defterlerin delil niteliği, “defterde kayıt varsa dava kazanılır” şeklinde basit bir kurala indirgenemez. HMK m.222; defterlerin usulüne uygun tutulmasını, onay ve kayıt bütünlüğünü ve karşı taraf defterleriyle ilişkiyi birlikte değerlendirir. Ticari uyuşmazlıklarda defter incelemesi, sözleşme ve fatura gibi diğer delillerle birlikte planlandığında etkili bir ispat aracı haline gelir.

Leave a Reply

Call Now Button