Ticari Defterlerin Delil Niteliği: Hangi Şartlarda Kesin Delil / Takdiri Delil?
Ticari Defterlerin Delil Niteliği: Hangi Şartlarda Kesin Delil / Takdiri Delil
Hangi Şartlarda “Kesin Delil Gücüne Yakın” / Hangi Şartlarda Takdiri Delil?
Ticari defterler, ticari uyuşmazlıkların ispatında çoğu zaman “dosyanın kaderini” belirleyen delillerdendir. Ne var ki uygulamada en sık hata, ticari defterlerin her koşulda kesin delil zannedilmesi veya tam tersine hiçbir zaman tek başına işe yaramayacağı düşüncesidir. Doğru yaklaşım şudur:
-
Ticari defterler kural olarak belgedir; fakat HMK m. 222’deki şartlar gerçekleştiğinde, özellikle lehine delil olarak kullanılmalarında aksinin ancak “senet veya diğer kesin delillerle” çürütülebilmesi sebebiyle kesin delile çok yakın bir ispat gücü kazanırlar.
-
Şartlar eksikse, defter kayıtları çoğu dosyada takdiri delil seviyesine düşer; hâkim, diğer delillerle birlikte değerlendirir ve tek başına belirleyici saymayabilir.
1) Hukuki Çerçeve: Defterin “Delil” Olmasını Belirleyen Normlar
a) HMK m. 222: “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması”
HMK m. 222; mahkemenin ticari davalarda defter ibrazına karar verebilmesi, defterlerin delil sayılma şartları, defterin lehine/aleyhine sonuç doğurması ve münhasıran karşı taraf defterine dayanma hâllerini düzenler. Bu madde, ticari defterlerin ispat değerinin omurgasıdır.
b) TTK m. 64 ve devamı: Defter tutma yükümlülüğü
Defterlerin nasıl tutulacağı, hangi temel ilkeleri taşıması gerektiği ve “üçüncü kişi uzman” tarafından incelenebilirlik standardı, TTK m. 64’te çerçevelenir. Bu, HMK 222’de aranan “usulüne uygunluk” değerlendirmesinin maddi zeminidir.
c) E-defter / berat / kapanış onayı sistemi
Elektronik defterlerde “onay” mantığı, berat ve teknik süreçlerle yürür; süreler ve
2) “Kesin Delil” mi, “Kesin Delil Gücüne Yakın” mı? Doğru Terminoloji
Uygulamada “ticari defter kesin delildir” cümlesi sık kurulur. Ancak HMK 222’de doğrudan “kesin delil” ibaresi bulunmasa da, maddenin sistematiği şunu getirir:
-
Defter, lehine delil şartlarını sağlıyorsa, aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatı gündeme gelir; bu da defteri sıradan bir “takdiri belge” olmaktan çıkarıp bağlayıcılığı yüksek bir noktaya taşır.
Bu nedenle doğru ve güvenli ifade şudur:
“Ticari defterler, HMK 222 koşullarında lehine delil olarak kullanıldığında, aksinin ancak kesin delillerle çürütülebilmesi sebebiyle kesin delile yakın bir ispat gücü kazanır.”
usul, Gelir İdaresi Başkanlığı tebliğleriyle belirlenir. Yargılamada e-defter delilinin gücü, beratın varlığı ve usule uygunluk ile doğrudan ilişkilidir.
3) Ticari Defterin Lehine Delil Olmasının Şartları (HMK 222’nin Kalbi)
Bir tacir, kendi defterini kendi lehine dayanak yapacaksa, HMK 222 sisteminde genellikle şu eşikler birlikte aranır:
3.1. Uyuşmazlığın ticari nitelikte olması ve ibraz mekanizmasının işletilmesi
Mahkeme, ticari davalarda taraf defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya talep üzerine karar verebilir.
3.2. Defterlerin “usulüne uygun” tutulması
Lehe delil için defterin:
-
Kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulması,
-
açılış ve kapanış onaylarının bulunması,
-
defter kayıtlarının birbirini doğrulaması gerekir.
Pratikte bilirkişi raporlarının ilk sayfası genellikle bu kontrol listesiyle başlar: “Defterler usulüne uygun mu, tasdikler tam mı, kayıtlar tutarlı mı?”
3.3. “Karşı taraf defteri” eşiği: Lehe delilin en kritik noktası
Lehe delil olabilmesi için yalnızca kendi defterinizin düzgün olması çoğu dosyada yetmez. Karşı tarafın aynı şartlara uygun defter kayıtlarının sizin kayıtlarınıza aykırı olmaması ya da karşı tarafın defterlerini ibraz etmemesi gibi durumlar, lehe delil tartışmasının merkezidir. Bu husus Yargıtay kararlarında çok net vurgulanır: karşı defterler incelenmeden, dayanan tarafın kendi defter kayıtlarının lehine delil sayılması çoğu olayda mümkün görülmez.
3.4. Bölünemezlik prensibi:
Ticari defterler, lehine dayanıldığında “bütün” olarak değerlendirilir; kayıtlar, sahibini sadece destekleyen yönleriyle seçilip ayrıştırılamaz. Bu yüzden lehe delile dayanacaksanız, defterinizdeki aleyhe kayıt riskini en baştan görmeniz gerekir.
4) Ticari Defterin Aleyhe Delil Olması: Risk Alanı
Ticari defterler iki ucu keskin bıçaktır:
-
Usulsüz tutulan, tasdiki eksik veya kendi içinde çelişkili defterler, çoğu durumda sahibi aleyhine çalışır.
HMK 222’nin mantığı, dürüst taciri usule teşvik eder; usulsüzlük ise ispat riskini defter sahibinin üzerine yıkar.
Tipik aleyhe örnekler:
-
Defterde “borç” kaydı mevcutken, sonradan “borç yok” iddiası.
-
Faturaya itiraz edildiği söylenirken, faturanın deftere işlenmiş olması.
-
Cari hesapta bakiyenin açıkça borç gösterdiği hâlde, bedelin ödendiği savunması.
Bu tip dosyalarda defter “lehe delil” değil, aleyhe ikrar etkisi yaratabilir.
5) Ne Zaman Takdiri Delil? (Şartlar Bozulduğunda Defterin Gücü Düşer)
Ticari defterin takdiri delil seviyesine indiği başlıca hâller:
5.1. Usul eksikliği / tasdik eksikliği / kayıt tutarsızlığı
HMK 222’nin aradığı standartlar yoksa, defterin lehine delil iddiası zayıflar.
5.2. “Tek taraflı kayıt” görüntüsü ve dayanak belge sorunu
Doktrinde tartışmalı ama uygulamada güçlü bir gerçek var: Özellikle lehine delil iddiası, çoğu mahkemede dayanak belgelerle desteklenmediğinde kırılganlaşır (fatura, irsaliye, sözleşme, banka dekontu, teslim tutanağı, e-posta yazışmaları vb.). Bu tartışma, HMK 222/5 uygulamasında daha da önem kazanır.
5.3. Karşı defter incelenememişse
Defterin lehe delil gücünü taşıyan en kritik eşiklerden biri budur. Karşı defter görülmeden, tek taraf defteriyle sonuca gitmek çoğu zaman bozma riskini artırır.
6) Defter İbrazından Kaçınma: İspat Yükünü Yer Değiştiren Mekanizma
6.1. HMK 220 – belge ibraz etmeme yaptırımı
Ticari defter, yargılamada çoğu zaman “belge” olarak ibraz rejimine de tabidir. Defter ibrazının zorunlu ve kanuna uygun olduğu kanaati oluştuğunda, ibrazdan kaçınmanın usulî sonuçları doğar.
6.2. HMK 222/5 – Münhasıran karşı taraf defterine dayanma
Taraflardan biri tacir olmasa bile, tacir olan tarafın defterlerine münhasıran dayanma beyanı, ibrazı çok kritik hâle getirir; ibrazdan kaçınma halinde iddianın ispatlanmış sayılması tartışmaları gündeme gelir. Bu alan, uygulamada doğru kurgulanırsa ciddi avantaj sağlar.
6.3. Yargıtay çizgisi: “Karşı defter incelenmeden lehe delil olmaz” ve ibrazdan kaçınma sonuçları
Yargıtay’ın yaklaşımı, özellikle ticari alacak/itirazın iptali davalarında nettir: Karşı taraf defterleri incelenmeden, dayanılan tarafın kendi defter kayıtlarının “lehe delil” sayılması çoğu olayda kabul görmez.
Ayrıca defter ibrazından mazeretsiz kaçınma hâllerinde, HMK 220 yaptırımlarının işletilmesi gerektiği de vurgulanır.
E-Defterin Delil Gücü: Berat, Zaman Damgası, Kapanış Mantığı
E-defter düzeninde “usulüne uygunluk”, çoğu zaman şu üçlü üzerinden tartışılır:
-
Defterin gerekli dönemde oluşturulması,
-
beratın alınması / onaylı beratın varlığı,
-
kapanış onayı yerine geçen teknik süreçlerin mevzuata uygun yürütülmesi.
Bu alan, Gelir İdaresi Başkanlığı düzenlemeleriyle belirlenir; süreler ve kapanış-onay mantığı tebliğlerde ayrıntılıdır.
Pratik sonuç:
E-defterin “delil gücü” tartışması, çoğu kez “kayıt var mı?”dan önce “berat ve usul var mı?” sorusuyla başlar. Usul eksikse, kayıtlar kolaylıkla takdiri delil seviyesine düşebilir.
8) Dava Stratejisi: Ticari Deftere Dayanırken İzlenecek Yol Haritası
Aşağıdaki strateji, dosyayı “defter tartışması” üzerinden kaybetme riskini ciddi ölçüde azaltır:
8.1. Dava öncesi: Defterinizi “lehine delil” standardına hazırlayın
-
Tasdik/onay, kayıt tutarlılığı, dönem bütünlüğü kontrolü
-
Dayanak belgelerin (fatura/irsaliye/sözleşme/banka kayıtları) dosyalanması
-
E-defterde beratların ve teknik logların arşivlenmesi
8.2. Dava içinde: “Karşı defter” hamlesini mutlaka kurun
Lehe delil hedefleniyorsa, ara kararla:
-
karşı tarafın ilgili dönem defterlerinin ibrazı,
-
bilirkişi eliyle karşılaştırmalı inceleme,
-
kayıtların uyumu/aykırılığı tespiti
talep edilmelidir.
8.3. İbrazdan kaçınma hâlinde: HMK 220’yi çalıştırın
Karşı taraf “sunmuyorum” dediğinde dosya burada kırılır. Mazeretsiz kaçınma varsa:
-
HMK 220 yaptırımları,
-
gerekiyorsa yemin mekanizması ve usulî sonuçların işletilmesi
talep edilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
1) Ticari defter tek başına alacağı ispatlar mı?
Şartlara bağlı. HMK 222 koşulları tamsa ve karşı defter engeli aşılmışsa, ticari defter çok güçlü delildir; şartlar eksikse hâkim takdiri değerlendirebilir.
2) Karşı taraf defterini sunmazsa ne olur?
Duruma göre HMK 220 yaptırımları işletilir; ayrıca HMK 222/5 kapsamında münhasıran karşı taraf defterine dayanma kurgusu varsa sonuçlar daha da ağırlaşabilir.
3) Defterler usulsüzse yine de işe yarar mı?
Usulsüz defter, çoğu zaman lehine delil olamaz; fakat aleyhe delil olarak dosyada aleyhinize dönebilir.
4) E-defter, klasik defter kadar güçlü delil midir?
Evet; ancak belirleyici olan “kayıt”tan çok berat ve usul uygunluğudur.
5) “Kesin delil” denmesi ne anlama gelir?
Pratikte, HMK 222 koşullarında defter kaydının aksini ileri sürmek isteyen tarafın kesin delille çürütme eşiğiyle karşılaşması demektir.
6) “Karşı defter incelenmeden lehe delil olmaz” yaklaşımı gerçekten bu kadar önemli mi?
Evet. Özellikle ticari alacak/itirazın iptali gibi davalarda Yargıtay kararları, karşı defter incelemesini kritik görür.
Ticari defterler, ticari yargılamada “en güçlü delillerden biri” olma potansiyeline sahiptir; ancak bu güç otomatik değildir. Gücün kaynağı, HMK 222’nin aradığı usul uygunluğu, kayıtların tutarlılığı, karşı defter eşiğinin aşılması ve ibrazdan kaçınma yaptırımlarının doğru işletilmesidir