Hukuk Makaleleri

Tek Uçak Bileti, Birden Fazla Sorumlu: Sağlık Turizmi Sözleşmeleri Nasıl Hazırlanmalıdır?

Tek Uçak Bileti, Birden Fazla Sorumlu: Sağlık Turizmi Sözleşmeleri Nasıl Hazırlanmalıdır?

Sağlık turizminde neden sıradan bir hizmet sözleşmesi yeterli değildir?

Sağlık turizmi; bir kişinin tedavi amacıyla başka bir ülkeye gitmesi, sağlık hizmeti alması ve çoğu zaman ulaşım, konaklama, tercümanlık, transfer, refakat ve tedavi sonrası takip hizmetlerinden yararlanmasıyla oluşan çok taraflı bir hukuki ilişkidir.

Bu süreçte hasta karşısında yalnızca hekim bulunmaz. Somut olayın yapısına göre;

  • Sağlık tesisi,
  • Müdahaleyi gerçekleştiren hekim,
  • Uluslararası sağlık turizmi aracı kuruluşu,
  • Seyahat acentesi,
  • Otel veya konaklama kuruluşu,
  • Transfer şirketi,
  • Tercüman,
  • Sigorta şirketi

ayrı ayrı sözleşmenin veya hizmet zincirinin tarafı olabilir.

Bu nedenle sağlık turizmi ilişkisini tek sayfalık bir “hasta kabul formu” veya genel bir “paket satış sözleşmesi” ile düzenlemek ciddi hukuki risk yaratır. Sağlık hizmetinin kapsamı, aracı kuruluşun görevi, fiyatlandırma, komplikasyonlar, tedavi sonrası takip, kişisel sağlık verileri ve uyuşmazlık çözümü açıkça ayrıştırılmalıdır.

Hukuki temel: Sağlık turizmi sözleşmeleri hangi mevzuata dayanır?

Sağlık turizmi sözleşmelerinin temel düzenleyici dayanağı, 26 Nisan 2025 tarihli ve 32882 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmeliktir. Bu Yönetmelik, önceki 2017 tarihli düzenlemenin yerine geçmiş; uluslararası sağlık turizmi faaliyeti yürüten sağlık tesisleri ve aracı kuruluşlar bakımından yeni yetkilendirme, takip, kalite ve hizmet standartları getirmiştir. Yönetmeliğin kanuni dayanağını 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun 9. maddesinin ilgili hükümleri ile ek maddeleri oluşturmaktadır.

Sağlık turizmi sözleşmesi hazırlanırken yalnızca bu Yönetmeliğe bağlı kalınamaz. Sözleşmenin niteliğine göre ayrıca;

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu,
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun,
  • 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun,
  • 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu,
  • Hasta Hakları Yönetmeliği,
  • 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,
  • Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik,
  • 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun,
  • Faaliyetin niteliğine göre 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu,
  • Sağlık hizmetlerinde tanıtım ve bilgilendirmeye ilişkin düzenlemeler

uygulanabilir.

Özel sağlık kuruluşu ile bireysel hasta arasında ücret karşılığı kurulan ilişki, çoğunlukla tüketici işlemi niteliğindedir. Bu nedenle sözleşme hükümlerinin açık, anlaşılır ve dengeli olması; hastanın aleyhine dürüstlük kuralına aykırı şartlar içermemesi ve ayıplı hizmet hükümlerine uygun düzenlenmesi gerekir. 6502 sayılı Kanun, ücret veya menfaat karşılığı sunulan hizmetleri tüketici işlemleri kapsamında ele almaktadır.

Tek bir sözleşme yerine “sözleşme mimarisi” kurulmalıdır

Sağlık turizmi ilişkisinde bütün yükümlülüklerin tek bir belgeye sıkıştırılması yerine, birbirini tamamlayan ayrı sözleşme ve bilgilendirme belgeleri hazırlanmalıdır.

1. Hasta ile sağlık tesisi arasındaki sağlık hizmeti sözleşmesi

Bu sözleşmede teşhis, tedavi, ameliyat, bakım, hekim hizmeti, tıbbi takip ve sağlık kuruluşunun sorumluluğu düzenlenmelidir.

Sağlık hizmetinin bizzat hangi kuruluş tarafından sunulacağı açıkça belirtilmelidir. Hastanenin veya kliniğin ticaret unvanı, ruhsat bilgisi, sağlık turizmi yetki belgesi, adresi ve iletişim bilgileri sözleşmeye yazılmalıdır.

2. Hasta ile aracı kuruluş arasındaki aracılık ve organizasyon sözleşmesi

Aracı kuruluşun;

  • Sağlık tesisi araştırması,
  • Randevu organizasyonu,
  • Tedavi teklifinin hastaya iletilmesi,
  • Tercümanlık,
  • Transfer,
  • Konaklama,
  • Refakat ve iletişim koordinasyonu

gibi hangi hizmetleri üstlendiği açıkça düzenlenmelidir.

Aracı kuruluş kendisini sağlık tesisi veya tedaviyi gerçekleştiren taraf gibi tanıtmamalıdır. 2025 sonrasında yürürlüğe giren tanıtım düzenlemelerinde de aracı kuruluşun sağlık hizmetini kendisinin sunmadığını, aracılık ettiği hizmetin ilgili sağlık tesisi tarafından verildiğini belirtmesi gerektiği kabul edilmiştir.

3. Sağlık tesisi ile aracı kuruluş arasındaki iş birliği protokolü

Hasta ile yapılan sözleşmelerin yanı sıra sağlık tesisi ile aracı kuruluş arasında ayrı bir ticari protokol bulunmalıdır.

Bu protokolde;

  • Hasta yönlendirme usulü,
  • Tarafların yetki belgeleri,
  • Komisyon veya hizmet bedeli,
  • Faturalandırma,
  • Hasta verilerinin aktarılması,
  • Tanıtım faaliyetleri,
  • Şikâyet yönetimi,
  • Acil durum iletişimi,
  • Tedavi sonrası takip,
  • Kusur ve rücu ilişkisi

düzenlenmelidir.

Aracı kuruluşun hastayla imzaladığı sözleşme ile sağlık tesisiyle yaptığı protokol birbiriyle çelişmemelidir. Aksi hâlde hasta karşısında kimin hangi hizmetten sorumlu olduğu belirsiz hâle gelir.

4. Aydınlatılmış onam belgeleri

Tedavi sözleşmesi ile aydınlatılmış onam aynı belge değildir.

Sözleşme, tarafların ticari ve hukuki yükümlülüklerini düzenler. Aydınlatılmış onam ise hastanın belirli bir tıbbi müdahaleye, risklerini ve alternatiflerini anlayarak izin vermesini sağlar.

Bu nedenle “Hasta bütün komplikasyonları kabul eder” şeklindeki genel bir sözleşme hükmü, usulüne uygun tıbbi aydınlatmanın yerine geçmez.

5. KVKK aydınlatma metni ve gerekli veri aktarım belgeleri

Sağlık bilgileri özel nitelikli kişisel veridir. Hastanın tetkikleri, fotoğrafları, pasaport bilgileri, ameliyat planı ve sağlık geçmişi; hastane, aracı kuruluş, tercüman, sigorta şirketi veya yurt dışındaki üçüncü kişiler arasında aktarılabilir.

Bu nedenle veri işleme ve aktarım süreci, ticari sözleşmenin içinde belirsiz bir paragrafla geçiştirilmemeli; ayrıca KVKK aydınlatma metni, gerektiğinde açık rıza metni ve veri işleyen sözleşmeleri hazırlanmalıdır.

İlk kontrol: Tarafların yetki belgeleri bulunuyor mu?

Uluslararası sağlık turizmi alanında faaliyet gösterecek sağlık tesisinin ve aracı kuruluşun ilgili mevzuat kapsamında yetkilendirilmiş olması gerekir. Sağlık tesislerinin ve aracı kuruluşların yetki durumu, Sağlık Bakanlığının güncel listeleri üzerinden sözleşme kurulmadan önce kontrol edilmelidir.

Yetki belgesi bulunmayan bir klinik veya organizasyon şirketiyle yapılan sözleşme;

  • İdari yaptırım,
  • Faaliyetin durdurulması,
  • Tüketicinin yanıltılması,
  • Sözleşmenin ifasında imkânsızlık,
  • Tazminat ve iade sorumluluğu

gibi sonuçlar doğurabilir.

Sağlık Bakanlığı, mevcut sağlık turizmi yetki belgesine sahip hastane, tıp merkezi, laboratuvar ve diyaliz merkezlerinin 31 Aralık 2026 tarihine kadar TÜSKA tarafından akredite edilmesini; diğer sağlık tesislerinin ise belirlenen sertifikasyon sürecini tamamlamasını zorunlu tutmaktadır. Bu nedenle uzun süreli iş birliği sözleşmelerinde yetki belgesinin askıya alınması, iptali veya akreditasyonun tamamlanmaması hâlleri ayrıca fesih sebebi olarak düzenlenmelidir.

Sözleşmenin tarafları eksiksiz ve doğru yazılmalıdır

Sağlık turizmi sözleşmesinde tarafların ticari markalarının yazılması yeterli değildir. Sözleşmede;

  • Sağlık tesisinin tam ticaret unvanı,
  • Vergi ve MERSİS bilgileri,
  • Ruhsat ve yetki belgesi bilgileri,
  • Aracı kuruluşun tam unvanı ve yetki belgesi,
  • Hastanın pasaporttaki tam adı,
  • Vatandaşlığı,
  • Pasaport numarası,
  • Yurt dışı adresi,
  • E-posta ve telefon bilgileri,
  • İmza yetkililerinin adı ve sıfatı

yer almalıdır.

Hizmet bir marka adı altında tanıtılıyor fakat fatura başka şirket tarafından kesiliyorsa bu ilişki açıkça açıklanmalıdır. Hastanın ödemeyi hangi şirkete yaptığı, sağlık hizmetini hangi şirketin sunduğu ve aracı kuruluşun kim olduğu belirsiz bırakılmamalıdır.

Tedavinin kapsamı kesin sonuç garantisine dönüştürülmemelidir

Sözleşmede yapılması planlanan tıbbi işlemler mümkün olduğunca açık belirtilmelidir. Ancak hasta henüz fiziksel muayeneden geçirilmemişse, uzaktan gönderilen fotoğraf veya raporlara dayanılarak kesin ameliyat planı oluşturulmamalıdır.

Bu durumda sözleşmede;

  • Ön değerlendirmenin uzaktan yapıldığı,
  • Nihai tedavi kararının yüz yüze muayeneden sonra verileceği,
  • Hekimin yeni tıbbi bulgular nedeniyle işlemi değiştirebileceği veya tedaviyi uygun bulmayabileceği,
  • Böyle bir durumda ücret iadesinin nasıl yapılacağı

açıkça düzenlenmelidir.

“Hastanın kesin olarak iyileşeceği”, “hiç iz kalmayacağı”, “yüzde yüz başarı sağlanacağı” veya “tek seansta sonuç alınacağı” gibi garanti ifadelerinden kaçınılmalıdır. Bununla birlikte klinik veya aracı kuruluşun reklamlarda ve yazışmalarda hastaya verdiği somut vaatler, daha sonra sözleşmenin kapsamının ve ayıplı hizmet iddiasının değerlendirilmesinde kullanılabilir.

Paket fiyatın içinde ne olduğu tek tek yazılmalıdır

Sağlık turizmindeki uyuşmazlıkların önemli bir bölümü, hastaya bildirilen paket fiyatın kapsamının açık olmamasından kaynaklanır.

Sözleşmede fiyatın aşağıdaki kalemlerden hangilerini içerdiği açıkça gösterilmelidir:

  • Hekim ücreti,
  • Hastane veya ameliyathane ücreti,
  • Anestezi,
  • İmplant ve tıbbi malzeme,
  • Laboratuvar ve görüntüleme,
  • İlaçlar,
  • Yoğun bakım,
  • Hastanede yatış,
  • Refakatçi giderleri,
  • Tercümanlık,
  • Havalimanı transferi,
  • Şehir içi ulaşım,
  • Otel ve konaklama,
  • Kontrol muayeneleri,
  • Revizyon işlemleri,
  • Komplikasyon tedavisi,
  • Uçak bileti.

“Her şey dâhil paket” ifadesi tek başına yeterli değildir. Dahil olmayan hizmetler de ayrıca yazılmalıdır.

Tedavi sırasında ek işlem gerekmesi hâlinde hastanın önceden bilgilendirilmesi, mümkünse yazılı onayının alınması ve acil müdahaleler için ayrı bir düzenleme yapılması gerekir.

Döviz, kur ve ödeme yöntemi belirsiz bırakılmamalıdır

Sağlık turizmi ücretleri genellikle avro, dolar veya sterlin üzerinden belirlenmektedir. Sözleşmede;

  • Ödeme para birimi,
  • Kapora miktarı,
  • Kalan ödemenin tarihi,
  • Türk lirasıyla ödeme yapılacaksa uygulanacak kur,
  • Banka ve transfer masrafları,
  • Kredi kartı komisyonu,
  • Vergiler,
  • Ödemenin yapılacağı şirket hesabı,
  • Faturayı düzenleyecek taraf

açıkça gösterilmelidir.

Ödemenin hekimin kişisel hesabına, aracı kuruluşun hesabına veya sağlık tesisinin hesabına yapılmasının hukuki sonuçları farklı olabilir. Hasta, hangi hizmet için hangi tarafa ödeme yaptığını anlayabilmelidir.

İptal ve iade hükümleri hasta gelmeden önce belirlenmelidir

Sağlık turizmi hastası;

  • Vize alamaması,
  • Uçuşun iptal edilmesi,
  • Sağlık durumunun değişmesi,
  • Hekimin müdahaleyi uygun bulmaması,
  • Ameliyat öncesi tetkiklerde risk tespit edilmesi,
  • Hastanenin operasyonu ertelemesi

nedeniyle hizmetten yararlanamayabilir.

Sözleşmede kaporanın hangi hâllerde iade edileceği, hangi masrafların kesilebileceği ve iadenin ne kadar sürede yapılacağı açıkça belirtilmelidir.

“Hasta herhangi bir nedenle gelmezse yapılan hiçbir ödeme iade edilmez” şeklindeki mutlak hükümler, özellikle sağlık hizmetinin hiç sunulmadığı durumlarda tüketici hukuku yönünden haksız şart ve ölçüsüz cezai şart tartışması doğurabilir.

Sağlık kuruluşunun hizmeti sunamaması, hekimin değişmesi, yetki belgesinin askıya alınması veya operasyonun kuruluş kaynaklı nedenle iptal edilmesi hâlinde tam iade ve hastanın doğrudan zararlarının karşılanması ayrıca düzenlenmelidir.

Aydınlatma hastanın anlayacağı dilde yapılmalıdır

Yabancı hastaya yalnızca Türkçe onam formu imzalatılması yeterli değildir. Hasta;

  • Hastalığı veya mevcut durumu,
  • Planlanan müdahaleyi,
  • Müdahalenin risklerini,
  • Muhtemel komplikasyonları,
  • Alternatif tedavileri,
  • Tedaviyi reddetmenin sonuçlarını,
  • İyileşme süresini,
  • Revizyon ihtimalini

anlayabileceği dilde öğrenmelidir.

Tercüman kullanılmışsa tercümanın kimliği, dili ve görüşmeye katıldığı kayıt altına alınmalıdır. Onam formu ile tercüme metninin aynı içeriği taşıması gerekir.

Tercümanlık hizmeti aracı kuruluş tarafından sağlanıyorsa, yanlış veya eksik tercümenin sorumluluğu sözleşmede düzenlenmelidir. Bununla birlikte sağlık kuruluşu, tıbbi aydınlatma yükümlülüğünü tamamen aracı kuruluşa devredemez.

Komplikasyon, malpraktis ve revizyon birbirinden ayrılmalıdır

Sözleşmede komplikasyon kavramı açıkça tanımlanmalıdır. Tıp biliminin kabul ettiği ve uygun müdahaleye rağmen ortaya çıkabilen risk ile hekimin kusurlu uygulaması aynı şey değildir.

Sözleşmede;

  • Bilinen komplikasyonların neler olduğu,
  • Komplikasyon ortaya çıktığında hangi sağlık tesisinin müdahale edeceği,
  • Tedavi giderlerinin kim tarafından karşılanacağı,
  • Hastanın ülkesine döndükten sonra sorun yaşaması hâlinde ne yapacağı,
  • Revizyon işleminin ücretsiz olup olmadığı,
  • Revizyon için beklenmesi gereken tıbbi süre,
  • Ulaşım ve konaklama giderlerinin kime ait olduğu

ayrıntılı biçimde düzenlenmelidir.

“Komplikasyon oluşursa hiçbir şekilde sorumluluk kabul edilmez” hükmü geçerli ve güvenli bir çözüm değildir. Komplikasyonun zamanında teşhis edilmemesi, yanlış yönetilmesi veya hastaya önceden açıklanmaması hâlinde sorumluluk doğabilir.

Yeni sağlık turizmi düzenlemesinde cerrahi işlemler bakımından komplikasyon sigortasına ilişkin yükümlülükler de öngörülmüştür. Bu nedenle poliçenin kapsamı, limitleri, istisnaları ve hastaya nasıl başvuru imkânı sağladığı sözleşmede veya ek bilgilendirme belgesinde açıklanmalıdır.

Tedavi sonrası takip sözleşmenin dışında bırakılamaz

Sağlık turisti çoğu zaman müdahaleden kısa süre sonra ülkesine dönmektedir. Bu nedenle taburcu sonrası süreç sözleşmede mutlaka düzenlenmelidir.

Sözleşmede;

  • Kontrol tarihleri,
  • Hastanın Türkiye’de kalması gereken asgari süre,
  • Uzaktan görüşme yöntemi,
  • Acil iletişim hattı,
  • Fotoğraf veya rapor gönderme yöntemi,
  • Hastanın kendi ülkesindeki hekimle koordinasyon,
  • Reçete ve ilaç takibi,
  • Seyahat etmesine engel bir durum bulunup bulunmadığı,
  • Hangi belirtilerde acil başvuru yapılacağı

belirtilmelidir.

Hastanın erken dönmesi, kontrol randevusuna gelmemesi veya hekim talimatlarına uymaması hâllerinin sonuçları da düzenlenebilir. Ancak sağlık kuruluşu, genel bir maddeyle bütün takip sorumluluğunu hastaya bırakamaz.

Sağlık verileri hangi ülkede ve kim tarafından saklanacaktır?

Sağlık turizmi ilişkisinde sağlık verileri çoğu zaman sınır ötesi dolaşıma girer. Hastanın belgeleri yurt dışındaki doktor, sigortacı, aracı kuruluş, çağrı merkezi veya bulut hizmeti sağlayıcısıyla paylaşılabilir.

KVKK’nın güncel yurt dışına veri aktarımı rejiminde yeterlilik kararı, uygun güvenceler, standart sözleşmeler ve kanunda gösterilen diğer aktarım yöntemleri bulunmaktadır. Kurul tarafından 2024 yılında standart sözleşme metinleri ve uygulama belgeleri yayımlanmıştır. Bu nedenle ticari sözleşmeye yalnızca “Hasta verilerinin yurt dışına aktarılmasını kabul eder” cümlesinin eklenmesi yeterli değildir.

Sözleşme ve KVKK belgelerinde;

  • Veri sorumlusunun kim olduğu,
  • Aracı kuruluşun veri sorumlusu mu veri işleyen mi olduğu,
  • Hangi verilerin toplandığı,
  • Verilerin hangi amaçlarla kullanıldığı,
  • Hangi kişilere veya ülkelere aktarıldığı,
  • Yurt dışı sunucuların kullanılıp kullanılmadığı,
  • Saklama süresi,
  • Veri güvenliği önlemleri,
  • Hastanın başvuru hakları

açıklanmalıdır.

Sağlık verileri özel nitelikli kişisel veriler olduğundan, işleme faaliyetinin KVKK’nın güncel 6. maddesindeki hukuki şartlardan birine dayanması ve yeterli güvenlik tedbirlerinin alınması gerekir.

Fotoğraf ve videolar için ayrı izin alınmalıdır

Tedaviye rıza gösterilmesi, hastanın ameliyat öncesi ve sonrası görüntülerinin reklam amacıyla kullanılmasına rıza gösterdiği anlamına gelmez.

Fotoğraf ve video kullanımı için;

  • Kullanım amacı,
  • Yayınlanacak platform,
  • Kullanılacak ülke,
  • Görüntünün anonimleştirilip anonimleştirilmeyeceği,
  • Sponsorlu reklamda kullanılıp kullanılmayacağı,
  • İznin geri alınma yöntemi

ayrı bir belgede düzenlenmelidir.

Sağlık turizmi kapsamında yurt dışına yönelik tanıtımda hasta hikâyesi veya görüntüsü kullanılması, hastanın açık rızasının belgelendirilmesi ve hasta mahremiyetine uyulması şartına bağlıdır. Ayrıca tanıtım faaliyetlerinin yurt dışına yönelik ayrı platformlarda yürütülmesi ve sağlık turizmi yetki belgesinin yayımlanması gibi kurallar bulunmaktadır.

Tedavi hizmetinin verilmesi, hastanın reklam amaçlı görüntü kullanımına izin vermesi şartına bağlanmamalıdır.

Aracı kuruluş tıbbi sonuç garantisi veremez

Aracı kuruluşun görevi ile sağlık tesisinin görevi kesin biçimde ayrılmalıdır.

Aracı kuruluş;

  • Teşhis koymamalı,
  • Tıbbi müdahale seçmemeli,
  • Hekim adına başarı garantisi vermemeli,
  • Kendini klinik veya hastane gibi tanıtmamalı,
  • Hastanın tıbbi sorularını yetkili hekim yerine cevaplamamalıdır.

Bununla birlikte aracı kuruluş yalnızca “iletişim sağlayan kişi” olduğunu söyleyerek bütün sorumluluğunu ortadan kaldıramaz. Yanlış sağlık tesisi bilgisi vermesi, yetkisiz kuruluşla çalışması, vaat edilmeyen hizmetleri satması, ödemeyi iade etmemesi veya transfer ve konaklama hizmetini gereği gibi sağlamaması hâlinde kendi hizmetinden sorumlu olur.

Reklamda söylenenlerle sözleşme çelişmemelidir

Sağlık tesisinin internet sitesi, sosyal medya reklamı, hasta temsilcisinin mesajları ve fiyat teklifi ile nihai sözleşme arasında uyum bulunmalıdır.

Reklamda;

  • Belirli hekim tarafından ameliyat,
  • Belirli marka implant,
  • Beş yıldızlı otel,
  • Ücretsiz revizyon,
  • Ömür boyu takip,
  • Kesin başarı,
  • İz kalmaması

vaat edilmişse, sözleşmede bu vaatlerin tamamen ortadan kaldırılması uyuşmazlık doğurabilir.

12 Kasım 2025 tarihli sağlık hizmetlerinde tanıtım düzenlemesi, sağlık turizmi yetki belgesine sahip kuruluşların yurt dışına yönelik ayrı mecralarda ve belirli koşullarla tanıtım yapmasına izin vermekle birlikte yanıltıcı tanıtımı serbest bırakmamaktadır. Aracı kuruluşun sağlık tesisi izlenimi vermemesi ve HealthTürkiye sistemiyle uyumlu hareket edilmesi gerekir.

Uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme nasıl belirlenmelidir?

Sağlık turizmi sözleşmesi yabancılık unsuru taşıdığı için uygulanacak hukuk ve uyuşmazlık çözüm yöntemi mutlaka düzenlenmelidir.

Sözleşmede Türk hukukunun uygulanacağı ve Türk mahkemelerinin yetkili olduğu kararlaştırılabilir. Ancak hukuk ve yetki seçimi yapılırken;

  • Hastanın tüketici sıfatı,
  • Tüketiciyi koruyan emredici hükümler,
  • Sağlık hizmetinin Türkiye’de sunulması,
  • Aracı kuruluşun bulunduğu ülke,
  • Ödemenin yapıldığı yer,
  • Kararın başka ülkede icra edilme ihtiyacı

dikkate alınmalıdır.

“Hastanın yalnızca Türkiye’de ve yalnızca sağlık kuruluşunun merkezindeki mahkemede dava açabileceği” yönündeki tek taraflı hükümler, tüketici hukuku bakımından tartışmalı olabilir.

Tahkim şartı kullanılacaksa hastanın niteliği, uyuşmazlık tutarı, tahkim masrafları ve şartın gerçekten müzakere edilip edilmediği değerlendirilmelidir. Standart sözleşmeye gizlenmiş, hastanın dava hakkını fiilen kullanılamaz hâle getiren tahkim veya yabancı mahkeme şartları risklidir.

Sözleşmenin dili ve hangi metnin üstün olduğu belirlenmelidir

Sözleşme en azından hastanın anlayacağı dilde hazırlanmalıdır. Türkçe ve yabancı dilde iki metin düzenlenecekse;

  • Her iki metnin aynı içeriği taşıdığı,
  • Çelişki hâlinde hangi metnin esas alınacağı,
  • Hastanın metni okuyup anladığı,
  • Tercüman kullanılıp kullanılmadığı

belirtilmelidir.

Yalnızca Türkçe metnin geçerli olduğunu belirten hüküm, Türkçe bilmeyen ve sözleşmeyi yabancı dil üzerinden kabul eden hasta bakımından her uyuşmazlığı çözmez. Hastanın kendisine sunulan tercümeye güvenmesi nedeniyle ayrıca sorumluluk doğabilir.

Sözleşmede bulunmaması gereken riskli hükümler

Aşağıdaki hükümlerin kullanılması ciddi geçerlilik ve sorumluluk sorunları doğurabilir:

  • “Hasta bütün komplikasyonları kabul etmiş olup hiçbir hak talep edemez.”
  • “Doktor ve hastane hiçbir durumda sorumlu değildir.”
  • “Yapılan ödemeler hiçbir nedenle iade edilmez.”
  • “Sağlık kuruluşu fiyatı tek taraflı olarak değiştirebilir.”
  • “Hastanın fotoğrafları süresiz ve sınırsız kullanılabilir.”
  • “Hekim gerekli gördüğü her işlemi ayrıca onam almadan yapabilir.”
  • “Aracı kuruluş hiçbir hizmetten sorumlu değildir.”
  • “Hasta bütün dava ve şikâyet haklarından peşinen feragat eder.”
  • “Revizyon gerekip gerekmediğine yalnızca sağlık kuruluşu karar verir ve karara itiraz edilemez.”
  • “Hastanın ülkesine dönmesinden sonra bütün sorumluluk sona erer.”

Bu tür hükümler, emredici hukuk kurallarına, kişilik haklarına, tüketici hukukuna ve dürüstlük kuralına aykırılık yönünden geçersiz sayılabilir.

Sağlık turizmi sözleşmesi için uygulama kontrol listesi

Sözleşme imzalanmadan önce şu kontroller yapılmalıdır:

  1. Sağlık tesisi ve aracı kuruluşun yetki belgeleri doğrulanmalıdır.
  2. Sağlık hizmetini sunan kuruluş ile ödemeyi alan kuruluş açıkça belirlenmelidir.
  3. Tedavi sözleşmesi ile aracı hizmet sözleşmesi ayrılmalıdır.
  4. Nihai tedavi planının muayene sonrasında değişebileceği açıklanmalıdır.
  5. Paket fiyatın içindeki ve dışındaki bütün hizmetler listelenmelidir.
  6. Kapora, iptal ve iade koşulları dengeli şekilde düzenlenmelidir.
  7. Komplikasyon, revizyon ve malpraktis kavramları birbirine karıştırılmamalıdır.
  8. Aydınlatılmış onam, ticari sözleşmeden ayrı alınmalıdır.
  9. Hastaya kendi dilinde bilgilendirme yapılmalıdır.
  10. KVKK, sağlık verisi ve yurt dışına aktarım belgeleri hazırlanmalıdır.
  11. Fotoğraf ve reklam izni ayrı tutulmalıdır.
  12. Tedavi sonrası takip ve acil iletişim düzenlenmelidir.
  13. Sigorta kapsamı ve başvuru usulü açıklanmalıdır.
  14. Reklam, fiyat teklifi ve sözleşme hükümleri birbiriyle uyumlu olmalıdır.
  15. Uygulanacak hukuk, görevli mahkeme ve uyuşmazlık yöntemi açıkça belirlenmelidir.

Sonuç: İyi hazırlanmış sözleşme yalnızca hastaneyi değil hastayı ve aracı kuruluşu da korur

Sağlık turizmi sözleşmesinin amacı, sağlık kuruluşunun sorumluluğunu mümkün olduğunca ortadan kaldırmak değildir. Böyle bir yaklaşım hem hastanın güvenini zedeler hem de sözleşme hükümlerinin geçersiz sayılması riskini artırır.

Doğru hazırlanmış bir sözleşme;

  • Hastanın ne satın aldığını,
  • Sağlık hizmetini kimin sunacağını,
  • Aracı kuruluşun hangi görevleri üstlendiğini,
  • Ücretin neleri kapsadığını,
  • Komplikasyon ve revizyon sürecinin nasıl yönetileceğini,
  • Kişisel sağlık verilerinin kimlerle paylaşılacağını,
  • Uyuşmazlık hâlinde hangi yolun izleneceğini

önceden ve anlaşılır biçimde ortaya koymalıdır.

Sağlık hizmeti, aracı hizmet, aydınlatılmış onam ve kişisel veri süreçleri ayrı belgelerle düzenlenmeli; buna karşılık bütün belgeler birbirleriyle uyumlu bir sözleşme sistemi oluşturmalıdır. Sağlık turizminde en büyük hukuki hata, hastaya tek bir paket satıldığını düşünerek sağlık, ulaşım, konaklama, veri aktarımı ve komplikasyon sorumluluğunu aynı belirsiz metin içinde bırakmaktır.

Leave a Reply

Call Now Button

Çerez tercihleri