Single Blog Title

This is a single blog caption

Riskli Yapı Raporuna Nasıl İtiraz Edilir? 6306 Sayılı Kanun Kapsamında Süre, Usul, Dilekçe ve Dava Süreci

Riskli yapı raporuna itiraz süresi, itiraz dilekçesi, teknik heyet incelemesi, idari dava, yürütmenin durdurulması, tahliye ve yıkım süreci hakkında kapsamlı hukuki rehber.


Riskli Yapı Raporuna İtiraz Nedir?

Riskli yapı raporuna itiraz, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında bir yapının “riskli yapı” olarak tespit edilmesine karşı malikler veya kanuni temsilcileri tarafından kullanılan idari başvuru yoludur. Riskli yapı raporu, yalnızca teknik bir mühendislik değerlendirmesi değildir. Bu raporun kesinleşmesi halinde yapı hakkında tahliye, yıkım, tapu şerhi, maliklerin karar alma süreci, arsa payı satışı, kira yardımı, güçlendirme veya yeniden yapım gibi çok önemli hukuki sonuçlar doğar.

Bu nedenle riskli yapı raporuna itiraz, maliklerin mülkiyet hakkını korumak açısından son derece önemli bir hukuki güvencedir. Bir binanın riskli yapı olarak tespit edilmesi, malikin taşınmazını kullanma ve ondan yararlanma hakkını doğrudan etkiler. Rapor kesinleştiğinde bina hakkında yıkım süreci başlayabileceğinden, maliklerin bu rapora süresi içinde ve somut gerekçelerle itiraz etmesi gerekir.

Kentsel dönüşüm uygulamalarında en sık yapılan hata, riskli yapı raporunun yalnızca “teknik bir rapor” olarak görülmesi ve hukuki sonuçlarının göz ardı edilmesidir. Oysa riskli yapı raporu, idari işlem sürecinin temelini oluşturur. Rapora karşı süresinde itiraz edilmezse veya itiraz reddedilirse, riskli yapı tespiti kesinleşir ve idare tarafından tahliye-yıkım süreci işletilebilir. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın riskli yapı süreci açıklamalarında da riskli yapı tespitine itiraz edilmemesi halinde riskli yapı tespitinin kesinleşeceği belirtilmektedir.

Riskli Yapı Raporuna Kimler İtiraz Edebilir?

Riskli yapı raporuna itiraz hakkı, kural olarak yapı maliklerine ve maliklerin kanuni temsilcilerine aittir. Malik, tapu kaydında bağımsız bölüm veya arsa payı sahibi olarak görünen kişidir. Malik adına vekil aracılığıyla itiraz edilecekse, vekâletnamenin bu işleme elverişli olması gerekir. Vekâletnamede kentsel dönüşüm işlemleri, idari başvuru, itiraz, dava açma ve gerekli evrakları takip etme yetkilerinin bulunması uygulamada önemlidir.

Malikin vefat etmiş olması halinde, itiraz hakkı mirasçılar tarafından kullanılabilir. Bakanlık açıklamalarında, MERNİS sisteminde ölü olarak görünen ve tapuda intikali yapılmamış malik bakımından varisler belli ise tebligatın varislere yapılması ve varislere riskli yapı tespiti işlemine itiraz hakkı tanınması gerektiği ifade edilmektedir.

Kiracılar, işyeri kullanıcıları veya taşınmazda fiilen oturan kişiler ise kural olarak riskli yapı tespitine malik sıfatıyla itiraz edemez. Ancak kiracıların da tahliye, kira ilişkisi, işyeri faaliyeti, taşınma yardımı ve kullanım hakkı bakımından süreçten etkilenmeleri mümkündür. Bu nedenle kiracılar, doğrudan riskli yapı raporuna malik gibi itiraz edemese de tahliye bildirimi, kira sözleşmesi, depozito, taşınma giderleri ve varsa idari yardımlar bakımından hukuki destek almalıdır.

Kat mülkiyeti veya kat irtifakı bulunmayan, arsa paylı tapuya sahip taşınmazlarda ise hangi kişinin hangi yapının maliki olduğu ayrıca değerlendirilmelidir. Bir parselde birden fazla yapı varsa, her yapı bakımından riskli yapı tespiti ayrı sonuç doğurabilir. Bakanlık açıklamalarında, bir parselde birden fazla yapı bulunması halinde tapu kütüğüne bütün yapılar için değil, yalnızca riskli olarak tespit edilen yapılar için riskli yapı belirtmesi işleneceği ifade edilmiştir.

Riskli Yapı Raporuna İtiraz Süresi Nedir?

Riskli yapı raporuna itiraz süresi uygulamada en kritik konudur. Çünkü bu süre kısa olup kaçırılması halinde rapor kesinleşebilir. Güncel uygulamada riskli yapı tespitine karşı yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, ilgili ilan ve bildirim sürecinden sonra on beş gün içinde itiraz edilmesi gerekir. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın riskli yapı sürecine ilişkin açıklamasında, muhtarlıkta yapılan ilanın son gününden itibaren on beş gün içinde riskli yapı tespitine karşı yapı maliklerince veya kanuni temsilcilerince Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’ne itiraz edilebileceği belirtilmektedir.

Süre hesabı yapılırken yalnızca raporun düzenlenme tarihi dikkate alınmamalıdır. Riskli yapı raporu düzenlendikten sonra rapor idare tarafından incelenir, eksiklik yoksa tapu kütüğünün beyanlar hanesine riskli yapı belirtmesi işlenir, yapı üzerine tutanak asılır, maliklere bildirim yapılır ve ilgili muhtarlıkta ilan edilir. İtiraz süresi, bu bildirim ve ilan süreci dikkate alınarak hesaplanır.

Bakanlığın sıkça sorulan sorularında da 6306 sayılı Kanun kapsamındaki itiraz, yıkım gibi süreçlerde postaya verilme tarihinin değil, Tebligat Kanunu kapsamında tebellüğ tarihinin esas alınacağı; tüm tebligatların tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde ilgili müdürlüğe ulaşan ve yapı malikince veya kanuni temsilcilerince verilen itiraz dilekçelerinin dikkate alınacağı açıklanmıştır.

Bu nedenle maliklerin “bana henüz ayrıca tebligat gelmedi”, “muhtarlık ilanından haberim olmadı” veya “e-Devlet bildirimi görmedim” şeklinde pasif kalması ciddi hak kaybına yol açabilir. Riskli yapı şerhi, yapıya asılan tutanak, muhtarlık ilanı, e-Devlet bildirimi ve tapu kaydı düzenli olarak kontrol edilmelidir.

Riskli Yapı Raporuna Nereye İtiraz Edilir?

Riskli yapı raporuna itiraz, yapının bulunduğu yerdeki Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’ne veya yetki devri yapılmışsa ilgili idareye yapılır. Uygulamada bu merci çoğunlukla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü veya Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü olarak karşımıza çıkar. Yetki devri olan yerlerde belediye veya ilgili idareye başvuru imkânı da gündeme gelebilir.

İtiraz, yazılı dilekçe ile yapılmalıdır. Dilekçede taşınmazın ada, parsel, bağımsız bölüm bilgileri, riskli yapı raporunun tarih ve numarası, raporu düzenleyen lisanslı kuruluş, itiraz eden malikin kimlik ve iletişim bilgileri, itiraz sebepleri ve talep açıkça belirtilmelidir. Vekil aracılığıyla başvuru yapılacaksa vekâletname eklenmelidir.

İtiraz dilekçesi yalnızca şekli bir başvuru olarak görülmemelidir. Bu dilekçe, teknik heyet incelemesinin temelini oluşturur. Bu nedenle dilekçenin hem hukuki hem de teknik yönden güçlü hazırlanması gerekir. Rapordaki eksiklikler somutlaştırılmalı; yalnızca “raporu kabul etmiyoruz” şeklinde genel bir ifade ile yetinilmemelidir.

Riskli Yapı Raporuna İtiraz Dilekçesinde Hangi Hususlar Yer Almalıdır?

Riskli yapı raporuna itiraz dilekçesinde öncelikle itiraz eden kişinin malik veya kanuni temsilci olduğu ortaya konulmalıdır. Tapu kaydı, kimlik fotokopisi, vekâletname, mirasçılık belgesi veya temsil yetkisini gösteren belgeler dilekçeye eklenmelidir.

Dilekçede ikinci olarak riskli yapı tespit raporunun hangi yönlerden hatalı olduğu açıklanmalıdır. Teknik itirazlar şu başlıklar altında ileri sürülebilir:

Riskli yapı raporunda binanın tüm taşıyıcı sisteminin değerlendirilmediği, numune alınan kolon veya betonarme elemanların binanın genel durumunu temsil etmediği, beton dayanım testlerinin hatalı yorumlandığı, donatı tespitlerinin yetersiz olduğu, zemin etkisinin eksik değerlendirildiği, bina yaşı, kullanım durumu ve mevcut tadilatların dikkate alınmadığı ileri sürülebilir.

Ayrıca raporda adres, bina kodu, ada-parsel, bağımsız bölüm veya malik bilgilerinde hata bulunuyorsa bu hususlar da açıkça belirtilmelidir. Çünkü riskli yapı raporunun yalnızca teknik hesapları değil, taşınmazı doğru tanımlayıp tanımlamadığı da önemlidir.

Dilekçede üçüncü olarak usuli itirazlara yer verilmelidir. Örneğin tespit yapan kuruluşun yetkili olup olmadığı, raporun mevzuata uygun şekilde düzenlenip düzenlenmediği, maliklere bildirimlerin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, raporun eksik belgelerle hazırlanıp hazırlanmadığı ve itiraz süresinin doğru başlatılıp başlatılmadığı incelenmelidir.

Son olarak dilekçede açık talep bulunmalıdır. Talep kısmında riskli yapı raporunun teknik heyet tarafından yeniden incelenmesi, rapordaki eksikliklerin giderilmesi, gerekirse yerinde inceleme yapılması ve yapının riskli olduğuna ilişkin tespitin kaldırılması istenmelidir.

Riskli Yapı Raporuna İtirazda Hangi Belgeler Eklenmelidir?

Riskli yapı raporuna itiraz dilekçesine mümkün olduğunca güçlü belge eklenmelidir. Genellikle şu belgeler önem taşır:

Tapu kaydı, malik kimlik fotokopisi, vekâletname, mirasçılık belgesi, riskli yapı tespit raporu, tebligat veya ilan belgeleri, yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi, mimari proje, statik proje, eski güçlendirme raporları, özel teknik raporlar, fotoğraflar, belediye yazıları, numarataj belgeleri ve varsa daha önce yapılmış yapı denetim veya mühendislik incelemeleri.

Özellikle teknik yönden itiraz edilecekse, bağımsız bir inşaat mühendisi, yapı uzmanı veya akademik uzman tarafından hazırlanmış teknik mütalaa alınması faydalı olabilir. Teknik mütalaa, rapordaki hesaplama hatalarını, numune alma eksikliklerini veya taşıyıcı sistem değerlendirmesindeki sorunları somutlaştırır.

Ancak teknik mütalaa tek başına resmi riskli yapı raporunu ortadan kaldırmaz. Bu mütalaa, itirazın güçlendirilmesi ve teknik heyetin dikkatinin somut noktalara çekilmesi için kullanılır. Nihai değerlendirme, mevzuat kapsamında yetkili teknik heyet tarafından yapılır.

Teknik Heyet İncelemesi Nasıl Yapılır?

Riskli yapı raporuna süresinde ve yetkili kişi tarafından itiraz edilirse, itiraz teknik heyet tarafından incelenir. Teknik heyet, riskli yapı tespit raporunun mevzuata, teknik esaslara ve bilimsel verilere uygun hazırlanıp hazırlanmadığını değerlendirir. İtirazın yalnızca dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olmadığı, raporun teknik bütünlüğünün incelenebileceği kabul edilmektedir.

Teknik heyet incelemesinde raporun taşıyıcı sistem analizi, beton ve donatı verileri, numune sayısı, numune alınan yerlerin temsiliyeti, zemin etkisi, yapı sınıfı, bina geometrisi, kullanılan hesap yöntemi ve rapor ekleri değerlendirilir. Gerektiğinde raporu düzenleyen kurumdan eksikliklerin giderilmesi istenebilir. Bazı durumlarda yerinde inceleme yapılması da mümkündür.

Teknik heyet itirazı haklı bulursa, riskli yapı tespitinin kaldırılması veya raporun düzeltilmesi gündeme gelir. İtiraz reddedilirse, riskli yapı tespiti kesinleşir ve tahliye-yıkım süreci devam eder. Bu aşamadan sonra maliklerin idari yargıda iptal davası açma hakkı ayrıca değerlendirilmelidir.

İtiraz Reddedilirse Ne Yapılır?

Riskli yapı raporuna yapılan itirazın reddedilmesi halinde riskli yapı tespiti kesinleşir. Ancak bu, malikin artık hiçbir hukuki yolunun kalmadığı anlamına gelmez. Riskli yapı tespiti idari işlem niteliğinde olduğundan, bu işleme karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.

6306 sayılı Kanun kapsamındaki idari işlemlere karşı dava açma süresi genel olarak otuz gündür. Bu süre, somut olayda tebligat, ilan, teknik heyet kararı ve kesinleşme süreci dikkate alınarak hesaplanmalıdır. Süre hesabı önemlidir; çünkü dava süresi kaçırılırsa idari işlemin iptali yoluna başvurmak zorlaşır.

İdari dava dilekçesinde yalnızca “rapor hatalıdır” denilmesi yeterli değildir. Riskli yapı tespitinin teknik ve hukuki yönden hangi sebeplerle hukuka aykırı olduğu ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır. Rapordaki teknik eksiklikler, bildirim usulsüzlükleri, yetki sorunları, bina kodu ve adres hataları, eksik inceleme, numune alma hataları, zemin değerlendirmesi eksikliği ve ölçüsüzlük ilkesi birlikte ileri sürülmelidir.

Dava Açmak Yıkımı Kendiliğinden Durdurur mu?

Riskli yapı raporuna karşı dava açılması, tek başına tahliye ve yıkım sürecini otomatik olarak durdurmaz. Bu husus uygulamada çok önemlidir. Bakanlığın sıkça sorulan sorularında, riskli yapı tespit işlemi veya yıkım kararına karşı yürütmenin durdurulması ve iptal talebiyle dava açılması halinde, yürütmenin durdurulması veya iptal kararı verilmediği sürece yalnızca dava açılmış olmasının idari işlemlerin yürütülmesine engel olmayacağı açıkça belirtilmektedir.

Bu nedenle riskli yapı raporuna karşı dava açılırken çoğu durumda yürütmenin durdurulması talep edilmelidir. Yürütmenin durdurulması talebi, raporun açıkça hukuka aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğacağı gerekçeleriyle desteklenmelidir.

Örneğin binanın yıkılması halinde sonradan verilecek iptal kararının fiilen etkisiz kalacağı, mülkiyet hakkının geri dönüşü olmayan şekilde etkileneceği, rapordaki teknik eksikliklerin ciddi olduğu, maliklere usulüne uygun bildirim yapılmadığı veya raporun hatalı taşınmaza ilişkin olduğu gibi hususlar yürütmenin durdurulması talebinde önem taşıyabilir.

Riskli Yapı Raporuna İtiraz Etmeden Doğrudan Dava Açılabilir mi?

Riskli yapı raporuna karşı idari itiraz yolu önemli bir güvencedir. Ancak somut olayın niteliğine göre doğrudan idari dava açılması da gündeme gelebilir. Yine de uygulamada önce idari itiraz yolunun kullanılması, teknik heyet incelemesi yapılmasını sağladığı için çoğu durumda stratejik olarak faydalıdır.

İtiraz yoluna başvurulması, rapordaki teknik hataların idari aşamada düzeltilmesine imkân tanır. Ayrıca teknik heyetin vereceği karar, daha sonra açılacak davada önemli bir değerlendirme konusu olabilir. Ancak süreler çok kısa olduğu için, maliklerin hem itiraz hem dava sürelerini birlikte değerlendirmesi gerekir.

Burada en büyük risk, itiraz yapıldığı düşünülerek dava süresinin kaçırılmasıdır. Bu nedenle teknik heyet kararı, tebliğ tarihi, riskli yapı tespitinin kesinleşme tarihi ve dava açma süresi birlikte hesaplanmalıdır.

Riskli Yapı Raporuna İtirazda En Güçlü Hukuki Gerekçeler

Riskli yapı raporuna itirazda en güçlü gerekçeler, somut ve ispatlanabilir gerekçelerdir. Genel ifadeler yerine raporun belirli noktalarına odaklanılmalıdır.

Birinci güçlü gerekçe, teknik incelemenin eksik yapılmasıdır. Yapının tüm taşıyıcı sisteminin değerlendirilmemesi, yalnızca sınırlı sayıda kolondan numune alınması, numunelerin binayı temsil etmemesi veya mevcut güçlendirme/tadilat durumunun dikkate alınmaması önemli itiraz nedenleridir.

İkinci güçlü gerekçe, raporun mevzuata uygun hazırlanmamasıdır. Riskli yapı tespiti, yetkili ve lisanslı kuruluş tarafından, ilgili teknik esaslara uygun şekilde yapılmalıdır. Tespiti yapan kuruluşun yetkisi, raporun formatı, imza eksiklikleri, eklerin bulunup bulunmadığı ve elektronik sistem kayıtları incelenmelidir.

Üçüncü güçlü gerekçe, taşınmazın yanlış tanımlanmasıdır. Ada, parsel, bina kodu, adres, bağımsız bölüm, malik veya blok bilgilerindeki hatalar raporun hukuki geçerliliğini tartışmalı hale getirebilir. Özellikle aynı parselde birden fazla yapı varsa, hangi yapının riskli yapı olarak tespit edildiği açıkça belirlenmelidir.

Dördüncü güçlü gerekçe, bildirim ve tebligat sürecindeki usulsüzlüklerdir. Maliklere usulüne uygun bildirim yapılmaması, mirasçılara tebligat yapılmaması, ilanın usule uygun gerçekleştirilmemesi veya sürenin hatalı başlatılması itiraz ve dava sürecinde önem taşır.

Beşinci güçlü gerekçe, güçlendirme ihtimalinin hiç değerlendirilmemesidir. Riskli yapı tespitinin kesinleşmesi halinde yıkım esas olmakla birlikte, bazı yapılarda güçlendirme teknik olarak mümkün olabilir. Bakanlık açıklamalarında, riskli yapının yıkılması yerine güçlendirilmesinin istenmesi halinde verilen süreler içinde güçlendirmenin teknik olarak mümkün olduğunun tespit ettirilmesi, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 19. maddesi kapsamında gerekli çoğunlukla karar alınması, güçlendirme projesi hazırlanması ve ruhsat alınması gerektiği belirtilmektedir.

Riskli Yapı Raporuna İtiraz Edilmezse Ne Olur?

Riskli yapı raporuna süresinde itiraz edilmezse riskli yapı tespiti kesinleşir. Kesinleşme sonrasında tahliye ve yıkım süreci başlar. Bu aşamada maliklere binanın tahliye edilmesi ve yıktırılması için süre verilir. Süresi içinde tahliye ve yıkım gerçekleşmezse idare tarafından elektrik, su, doğalgaz hizmetlerinin durdurulması, kolluk desteğiyle tahliye ve yıkım yapılması gibi işlemler gündeme gelebilir.

Riskli yapı kesinleştikten sonra maliklerin kendi aralarında karar alma süreci de önem kazanır. Yapının yıkılması sonrasında taşınmaz arsa haline gelir ve yeniden yapım, kat karşılığı inşaat sözleşmesi, müteahhit seçimi, arsa payı paylaşımı, bağımsız bölüm dağılımı ve karara katılmayan maliklerin paylarının satışı gibi aşamalar gündeme gelir.

Bu nedenle riskli yapı raporuna itiraz edilip edilmeyeceği kararı hızlı, bilinçli ve teknik-hukuki incelemeye dayalı olarak verilmelidir. Rapora hiç itiraz edilmemesi, sonradan bütün sürecin kabul edildiği anlamına gelmese de malikin hukuki pozisyonunu zayıflatabilir.

Riskli Yapı Raporuna İtiraz Dilekçesi Hazırlanırken Yapılan Hatalar

Uygulamada en sık yapılan hata, itiraz dilekçesinin çok kısa ve gerekçesiz hazırlanmasıdır. “Binamız sağlamdır, rapora itiraz ediyoruz” şeklindeki dilekçeler çoğu zaman yeterli etkiyi doğurmaz. İtiraz, teknik raporun belirli bölümlerine yöneltilmeli ve somutlaştırılmalıdır.

İkinci hata, sürelerin yanlış hesaplanmasıdır. Malikler bazen rapor tarihini, bazen tapu şerhi tarihini, bazen de fiili öğrenme tarihini esas alarak hareket eder. Oysa itiraz süresi, mevzuatta öngörülen bildirim ve ilan usulüne göre dikkatle hesaplanmalıdır.

Üçüncü hata, malik olmayan kişiler tarafından itiraz yapılmasıdır. Kiracı, apartman yöneticisi, fiili kullanıcı veya komşu malik sıfatı yoksa itiraz hakkını doğrudan kullanamayabilir. İtiraz mutlaka malik, kanuni temsilci, mirasçı veya yetkili vekil tarafından yapılmalıdır.

Dördüncü hata, teknik destek alınmamasıdır. Riskli yapı raporu teknik bir rapor olduğundan, itirazın güçlü olabilmesi için inşaat mühendisliği, yapı güvenliği, betonarme analiz, zemin ve taşıyıcı sistem yönünden somut itirazlar geliştirilmelidir.

Beşinci hata, idari dava sürecinin ihmal edilmesidir. İtiraz reddedildiğinde, maliklerin hızlı şekilde idari dava ve yürütmenin durdurulması seçeneğini değerlendirmesi gerekir. Aksi halde yıkım süreci ilerleyebilir.

Riskli Yapı Raporuna İtirazda Avukatın Rolü

Riskli yapı raporuna itiraz sürecinde avukatın rolü yalnızca dilekçe yazmak değildir. Avukat, sürecin başından itibaren tapu kaydını, malik listesini, tebligatları, ilanları, raporun idari dayanağını, dava süresini ve teknik rapordaki hukuki eksiklikleri değerlendirir. Ayrıca teknik uzmanlarla birlikte çalışarak rapordaki somut hataların dilekçeye doğru şekilde yansıtılmasını sağlar.

Kentsel dönüşüm süreçlerinde usuli hata, süre kaybı veya eksik başvuru ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle özellikle birden fazla malikin bulunduğu apartmanlarda, mirasçılar arasında uyuşmazlık olan taşınmazlarda, hisseli parsellerde, birden fazla yapının bulunduğu arsalarda, işyeri niteliğindeki yapılarda veya müteahhit baskısının bulunduğu dosyalarda hukuki destek alınması önemlidir.

Avukat ayrıca itiraz reddedilirse idari dava, yürütmenin durdurulması, tahliye ve yıkım işlemlerine karşı başvuru, güçlendirme seçeneği, malik kararları, müteahhit sözleşmesi ve arsa payı satışı gibi sonraki aşamaları da stratejik olarak planlar.

Sonuç

Riskli yapı raporuna itiraz, kentsel dönüşüm sürecinde maliklerin en önemli hukuki haklarından biridir. Bu itiraz, yalnızca binanın teknik durumuna ilişkin bir başvuru değil; mülkiyet hakkını, tahliye ve yıkım sürecini, tapu kayıtlarını, maliklerin ekonomik menfaatlerini ve ileride yapılacak kentsel dönüşüm uygulamalarını doğrudan etkileyen kritik bir hukuki adımdır.

Riskli yapı raporuna karşı itiraz süresi kısa olduğu için maliklerin pasif kalmaması gerekir. Rapor öğrenildiği anda tapu kaydı, tebligat evrakları, riskli yapı tespit raporu, teknik hesaplar, yapı projeleri ve malik bilgileri incelenmelidir. İtiraz dilekçesi genel ifadelerle değil; teknik ve hukuki gerekçelerle hazırlanmalıdır.

İtiraz reddedilirse idari yargıda iptal davası ve yürütmenin durdurulması talebi gündeme gelebilir. Ancak dava açılması tek başına tahliye ve yıkım sürecini durdurmayacağından, yürütmenin durdurulması talebi somut ve güçlü gerekçelerle desteklenmelidir.

Doğru hazırlanmış bir riskli yapı raporuna itiraz dilekçesi, teknik heyet incelemesinde rapordaki hataların ortaya çıkarılmasını sağlayabilir. Buna karşılık süresi kaçırılmış, gerekçesiz veya yetkisiz kişi tarafından yapılmış bir itiraz, malik açısından ciddi hak kaybına neden olabilir. Bu nedenle riskli yapı raporuna itiraz süreci, hem teknik hem hukuki açıdan profesyonel şekilde yürütülmesi gereken stratejik bir kentsel dönüşüm aşamasıdır.

Leave a Reply

Call Now Button