Portekiz’de Yabancı Ortaklı Şirket Kuruluşu ve Ortakların Hukuki Sorumluluğu
Portekiz’de şirket kurmak isteyen Türk yatırımcıların Portekiz vatandaşı bir ortak bulması veya şirket sermayesinin belirli bir bölümünü yerel bir yatırımcıya bırakması zorunlu değildir. Türk vatandaşları tek başlarına şirket kurabilecekleri gibi Portekizli, Türk veya başka ülke vatandaşı gerçek ve tüzel kişilerle birlikte de şirket kurabilir.
Portekiz yabancı yatırımlarda genel olarak yatırımcının vatandaşlığına dayalı ayrımcılık yapmamakta, Portekizli ortak bulundurma zorunluluğu uygulamamakta ve elde edilen kâr veya temettünün yurtdışına aktarılmasına genel bir yasak getirmemektedir. Bununla birlikte bankacılık, finans, sigorta, enerji, savunma, sağlık ve benzeri düzenlenmiş sektörlerde özel izinler, yeterlilik koşulları veya yatırım incelemeleri gündeme gelebilir. (AICEP)
Şirketin yabancı ortaklı olması, ortakların sorumluluğunun sınırsız olduğu anlamına gelmez. Portekiz’de en çok tercih edilen Sociedade por Quotas yani LDA ile Sociedade Unipessoal por Quotas şirketlerinde, kural olarak şirket borçlarından şirketin kendi mal varlığı sorumludur. Ancak sermaye taahhüdünün yerine getirilmemesi, kişisel kefalet verilmesi, şirket ile ortakların mal varlığının karıştırılması, hukuka aykırı yönetim işlemleri veya vergi ve sosyal güvenlik borçlarına ilişkin özel hükümler nedeniyle ortak veya müdürlerin kişisel sorumluluğu doğabilir.
Bu nedenle yabancı ortaklı bir şirket kurulurken yalnızca ortaklık oranlarının belirlenmesi yeterli değildir. Şirketin kim tarafından yönetileceği, hangi işlemlerde kaç imza aranacağı, ortakların sermaye yükümlülükleri, kâr dağıtımı, hisse devri, yeni yatırımcı kabulü ve ortaklardan birinin şirketten ayrılması hâlinde uygulanacak kurallar kuruluş aşamasında düzenlenmelidir.
Türk Vatandaşları Portekiz’de Yüzde 100 Yabancı Sermayeli Şirket Kurabilir mi?
Türk vatandaşları Portekiz’de şirket sermayesinin tamamına sahip olabilir. Şirketin tek ortağı bir Türk vatandaşı veya Türkiye’de kurulmuş bir şirket olabileceği gibi ortakların tamamı farklı ülkelerde yaşayan yabancı kişilerden de oluşabilir.
Portekiz’in resmî yatırım makamı AICEP, yabancı yatırım bakımından Portekizli ortak bulundurma şartı bulunmadığını ve yabancı yatırımların genel olarak yerli yatırımlarla aynı kurallara tabi olduğunu belirtmektedir. Yabancı yatırımın yalnızca yabancı niteliği nedeniyle özel bir izin veya bildirim sistemine tabi tutulması genel kural değildir. Faaliyet alanından kaynaklanan ruhsat ve düzenleyici kurum yükümlülükleri ise saklıdır. (AICEP)
Tek bir yatırımcı şirketin tamamına sahip olacaksa Sociedade Unipessoal por Quotas yani Unipessoal LDA kurulabilir. İki veya daha fazla ortak bulunacaksa Sociedade por Quotas yani LDA tercih edilebilir. Daha büyük sermayeli ve geniş pay sahipliği yapısına sahip yatırımlar için Sociedade Anónima yani SA kurulması mümkündür. Empresa Online sistemi bu üç şirket türünün elektronik olarak kurulmasına izin vermektedir. (Adalet Kayıtları)
Yabancı sermayenin yüzde 100 olması, şirketin Portekiz’deki vergi, muhasebe, ticaret sicili, iş hukuku ve sosyal güvenlik yükümlülüklerini değiştirmez. Portekiz’de kurulmuş şirket, ortaklarının vatandaşlığından bağımsız olarak Portekiz hukukuna tabi ayrı bir tüzel kişidir.
Yabancı Gerçek Kişi Ortaklar İçin Gerekli Belgeler
Portekiz’de kurulacak şirkete ortak olacak yabancı gerçek kişilerin öncelikle Portekiz vergi kimlik numarası olan NIF’e sahip olması gerekir. Portekiz’de ikamet etmeyen yabancı ortakların da NIF alma yükümlülüğü bulunmaktadır. Avrupa Birliği ve Avrupa Ekonomik Alanı dışında ikamet eden kişiler mali temsilci atayabilir veya Portekiz Vergi İdaresinin kabul ettiği elektronik tebligat kanallarından birine katılabilir. (AICEP)
Türk vatandaşı gerçek kişi ortak bakımından genel olarak pasaport, Türkiye’deki ikamet adresini gösteren belge, Portekiz NIF belgesi ve işlem temsilci aracılığıyla yapılacaksa vekâletname hazırlanır. Şirket müdürü olarak atanacak kişinin de NIF numarasının bulunması gerekir.
Birden fazla yabancı gerçek kişinin ortak olduğu şirketlerde her ortağın kimlik ve vergi kayıtları ayrı ayrı tamamlanmalıdır. Ortaklardan yalnızca birinin NIF sahibi olması, diğer ortakların Portekiz vergi sisteminde tanımlanması ihtiyacını ortadan kaldırmaz.
Online kuruluş işleminde bütün ortak ve yöneticilerin dijital kimlik doğrulaması ve elektronik imzası gerekebilir. Portekiz’in Empresa 2.0 sistemi yabancı vatandaşların pasaportla bağlantılı Chave Móvel Digital veya uygun Avrupa elektronik kimlik doğrulamasıyla işlem yapmasına imkân tanımaktadır. Ayrıca Portekizli avukat, noter veya solicitador tarafından profesyonel elektronik sertifika kullanılarak kuruluş işlemi yürütülebilir. (Adalet Kayıtları)
Türk Şirketi Portekiz Şirketine Ortak Olabilir mi?
Türkiye’de kurulmuş bir anonim veya limited şirket, Portekiz’de kurulacak şirketin ortağı olabilir. Bu durumda yabancı tüzel kişinin Portekiz sisteminde tanımlanması ve şirketin Portekiz’de başka bir şirkete ortak olma iradesinin yetkili organ kararıyla gösterilmesi gerekir.
Portekiz’in resmî online şirket kuruluş sistemine göre yabancı şirket ortağın Portekiz NIPC ve NIF numaralarına sahip olması gerekir. Ayrıca şirketin merkezinin bulunduğu ülkeden alınmış güncel ticaret sicili belgesi, yürürlükteki ana sözleşmesi, Portekiz şirketine katılma kararını gösteren şirket kararı ve nihai faydalanıcı beyanı sunulmalıdır. Yabancı dildeki belgelerin tercümelerinin de dosyaya eklenmesi gerekir. (Adalet Kayıtları)
Türk şirketi ortak olacaksa uygulamada şu belgeler hazırlanabilir:
- Güncel ticaret sicili tasdiknamesi,
- Faaliyet belgesi,
- Şirket ana sözleşmesi,
- Şirket ortaklık ve yönetim yapısını gösteren kayıtlar,
- Portekiz’de şirkete ortak olunmasına ilişkin yönetim kurulu veya genel kurul kararı,
- Şirketi Portekiz’de temsil edecek kişiye verilen vekâletname,
- Nihai gerçek kişi faydalanıcıları gösteren ortaklık şeması,
- Gerekli apostil ve Portekizce tercümeler.
Şirket kararında kurulacak Portekiz şirketinin adı, türü, sermayesi, Türk şirketinin koyacağı sermaye, sahip olacağı pay oranı ve şirketi temsil edecek kişi mümkün olduğunca açık gösterilmelidir. Genel ifadeler içeren ve yabancı şirkete katılım yetkisini net biçimde ortaya koymayan kararlar ek belge talebine yol açabilir.
Yabancı Ortaklı Şirket Nasıl Kurulur?
Yabancı ortaklı şirketler Empresa Online 2.0 üzerinden elektronik olarak veya Empresa na Hora hizmet noktalarında kurulabilir. Şirket yapısının ve yabancı belgelerin karmaşıklığına göre geleneksel ticaret sicili yöntemi de kullanılabilir.
Kuruluş öncesinde şirket türü, ticaret unvanı, faaliyet konusu, CAE kodları, sermaye, ortakların pay oranları, şirket merkezi ve müdürlerin temsil yetkileri belirlenir. Online sistemde ortaklar ve yöneticiler tanımlanır, sermaye ve faaliyet bilgileri girilir, şirket ana sözleşmesi elektronik olarak imzalanır ve gerekli yabancı belgeler yüklenir. (Adalet Kayıtları)
Yabancı ortaklı şirketlerde standart ana sözleşme kullanılması hukuken mümkün olabilir. Ancak ortakların farklı ülkelerde bulunduğu, farklı miktarlarda yatırım yaptığı veya şirkette farklı roller üstlendiği projelerde özel ana sözleşme ve ayrıca ortaklar sözleşmesi hazırlanması daha güvenli olur.
Şirketin tescil edilmesinden sonra banka hesabı, sermaye yatırımı, vergi faaliyetine başlama, sertifikalı muhasebeci atanması ve nihai faydalanıcı kaydı tamamlanmalıdır.
Nihai Faydalanıcı Kaydı Neden Gereklidir?
Portekiz’de kurulan şirketlerde yalnızca sicilde görünen doğrudan ortakların değil, şirket üzerinde nihai kontrol sağlayan gerçek kişilerin de açıklanması gerekir. Bu işlem Registo Central do Beneficiário Efetivo yani RCBE sistemi üzerinden gerçekleştirilir.
RCBE, Portekiz’de kurulmuş veya ülkede iş yapmak isteyen şirket ve diğer tüzel kişileri kontrol eden gerçek kişilerin belirlenmesini amaçlar. Kayıt bütün Portekiz şirketleri için zorunludur. (justiça.gov.pt)
İlk nihai faydalanıcı bildirimi, şirketin ticaret siciline tescil edilmesinden itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır. Ortaklık, oy hakkı veya kontrol yapısında değişiklik olduğunda RCBE bilgilerinin değişiklik tarihinden itibaren 30 gün içinde güncellenmesi gerekir. Değişiklik bulunmasa dahi yıllık doğrulama yükümlülüğü uygulanmaktadır. (Adalet Kayıtları)
Örneğin Portekiz şirketinin yüzde 100 ortağı bir Türk şirketiyse yalnızca Türk şirketinin unvanını bildirmek yeterli değildir. Türk şirketini doğrudan veya dolaylı olarak kontrol eden gerçek kişilere kadar uzanan ortaklık zinciri açıklanmalıdır.
Nihai faydalanıcı kaydındaki bilgilerle banka, ticaret sicili ve şirket belgelerindeki ortaklık yapısının uyumsuz olması banka hesabı açılışını ve şirket işlemlerini geciktirebilir.
Ortakların Şirketteki Temel Hakları
Portekiz Şirketler Kanunu’na göre her ortak, şirket kârına katılma, ortaklar kararlarına iştirak etme, şirketin işleyişi hakkında bilgi edinme ve kanun ile ana sözleşmedeki şartlara göre yönetim veya denetim organlarına seçilme hakkına sahiptir. Kâr ve zarara katılma oranı, aksine geçerli bir düzenleme bulunmadıkça, ortakların sermaye paylarıyla orantılıdır.
Bu haklar yabancı ve Portekizli ortaklar bakımından aynıdır. Bir ortağın Türkiye’de veya başka bir ülkede yaşaması, şirket hakkında bilgi alma, toplantılara katılma veya kâr payı talep etme hakkını ortadan kaldırmaz.
Bununla birlikte ortakların oy hakkı, kâr dağıtımı ve yönetim yetkisi aynı kavramlar değildir. Bir ortak şirket sermayesinin yüzde 40’ına sahip olmakla birlikte müdür olarak atanmayabilir. Başka bir ortak daha düşük sermaye payına sahipken özel yönetim veya veto haklarına sahip olabilir. Özel hakların geçerliliği için şirket ana sözleşmesinde açıkça düzenlenmesi gerekebilir.
Ortakların genel hakları emredici mevzuata aykırı biçimde tamamen ortadan kaldırılamaz. Özellikle bir ortağın kâra katılmasını bütünüyle engelleyen veya onu tüm zararlardan muaf tutan hükümler geçersiz sayılabilir.
LDA Ortaklarının Sorumluluğu Sermaye Payıyla mı Sınırlıdır?
Sociedade por Quotas yani LDA şirketlerde temel kural, şirket borçlarından yalnızca şirket mal varlığının sorumlu olmasıdır. Şirket alacaklıları, sırf ortaklık sıfatı nedeniyle ortakların kişisel banka hesaplarına veya kişisel taşınmazlarına doğrudan başvuramaz.
Ancak ortakların sorumluluğunun yalnızca kendi payları için taahhüt ettikleri sermayeyle sınırlı olduğu şeklindeki ifade eksik kalabilir. Portekiz Şirketler Kanunu’na göre LDA ortakları, şirket sözleşmesinde taahhüt edilen sermaye girişlerinin yerine getirilmesinden şirket karşısında birlikte sorumlu olabilir. Özellikle sermaye borcunu yerine getirmeyen bir ortağın şirketten çıkarılması veya payının şirket lehine kaybedilmesi hâlinde diğer ortakların eksik kalan sermaye girişini karşılamaları gündeme gelebilir.
Bu nedenle yeni bir ortağın yalnızca sahip olacağı pay oranı değil, sermaye taahhüdünü gerçekten yerine getirip getirmediği de kontrol edilmelidir. Bir ortak yüksek miktarda sermaye taahhüt ettiği hâlde bunu yatırmazsa diğer ortaklar ve şirket beklenmeyen mali sonuçlarla karşılaşabilir.
Ana Sözleşmeyle Ortaklara Doğrudan Sorumluluk Yüklenebilir mi?
Portekiz hukukunda LDA şirketinin ana sözleşmesine, bir veya birden fazla ortağın şirket alacaklılarına karşı belirli bir miktara kadar doğrudan sorumlu olacağını öngören hüküm konulabilir.
Bu sorumluluk şirketle birlikte müteselsil veya şirketin mal varlığının yetersiz kalmasına bağlı ikincil sorumluluk şeklinde düzenlenebilir. Sorumluluğun miktarı ve hangi şartlarda uygulanacağı ana sözleşmede açıkça belirtilmelidir.
Standart şirket ana sözleşmelerinde çoğunlukla böyle bir doğrudan sorumluluk kabul edilmez. Ancak yatırım sözleşmeleri, kredi anlaşmaları veya ticari pazarlıklar kapsamında ortakların ek yükümlülük üstlenmesi mümkündür.
Yabancı yatırımcı, imzaladığı Portekizce ana sözleşmede kendisine genel limited şirket rejiminin ötesinde kişisel sorumluluk yükleyen bir hüküm bulunup bulunmadığını kontrol etmelidir.
Kişisel Kefalet Verilirse Sınırlı Sorumluluk Koruması Devam Eder mi?
Limited şirketin ayrı tüzel kişiliği, ortakların kendi iradeleriyle kişisel teminat vermesine engel değildir. Bankalar, işyeri sahipleri, tedarikçiler veya leasing şirketleri yeni kurulmuş işletmelerden ortak ya da müdür kefaleti talep edebilir.
Ortağın şirket kredisine şahsi kefil olması hâlinde alacaklı, şirketten tahsilat yapılamaması durumunda kefalet şartları çerçevesinde ortağın kişisel mal varlığına başvurabilir. Bu sonuç ortağın şirket borçlarından genel olarak sorumlu olmasından değil, ayrı bir kefalet veya garanti sözleşmesi imzalamasından kaynaklanır.
Bu nedenle şirket adına imzalanan banka, kira ve tedarik sözleşmelerinde kişinin yalnızca şirket müdürü sıfatıyla mı yoksa şahsi kefil olarak da mı imza verdiği kontrol edilmelidir.
Özellikle Portekizce sözleşmelerde “fiador”, “avalista”, “garante” veya benzeri ifadeler kişisel teminat yükümlülüğü doğurabilir. Şirket kaşesi veya unvanı altında imza atılması, sözleşmede açık kişisel garanti varsa tek başına koruma sağlamaz.
Tek Ortaklı Şirkette Kişisel Sorumluluk Riski
Unipessoal LDA ayrı tüzel kişiliğe sahip olduğundan şirket borçları kural olarak tek ortağın kişisel borcu değildir. Bununla birlikte tek ortak ile şirket mal varlığının ayrılması özellikle önemlidir.
Portekiz Şirketler Kanunu, tek ortaklı hâle gelen şirketin iflası durumunda şirket mal varlığının şirket borçlarına tahsis edilmesine ilişkin kurallara uyulmadığının kanıtlanması hâlinde tek ortağın, tek ortaklı dönem içinde doğan şirket borçlarından sınırsız sorumluluğunu düzenlemektedir.
Portekiz yargı kararlarında da şirketin ve ortağın mal varlığının karıştırılması, şirketin bilinçli olarak sermayesiz bırakılması veya şirket tüzel kişiliğinin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kullanılması gibi istisnai durumlarda sınırlı sorumluluk korumasının uygulanmayabileceği kabul edilmektedir.
Tek ortağın şirket hesabını kişisel hesabı gibi kullanması, şirket gelirlerini kayıtsız şekilde çekmesi veya kişisel giderlerini şirket gideri olarak göstermesi yalnızca vergi riski yaratmaz. Şirketin bağımsız mal varlığının gerçekte korunmadığı yönünde delil oluşturabilir.
Ortak ile Müdür Arasındaki Fark
Şirket ortağı olmakla şirket müdürü yani “gerente” olmak aynı statü değildir. Ortak şirkette sermaye payına sahiptir. Müdür ise şirketin günlük yönetimini ve üçüncü kişiler karşısındaki temsilini yürütür.
Bir kişi hem ortak hem müdür olabilir. Ancak şirket ortağı olmayan bir kişi de müdür olarak atanabilir. Aynı şekilde yüksek pay sahibi bir ortak, yönetimde hiçbir görev üstlenmeyebilir.
Bu ayrım sorumluluk bakımından önemlidir. Yalnızca pasif ortak olan kişi kural olarak şirketin günlük yönetim kararlarından müdür gibi sorumlu tutulmaz. Buna karşılık fiilen şirketi yöneten, sözleşmeler imzalayan, çalışanları yönlendiren ve şirket adına karar alan kişi yalnızca “resmî müdür değilim” savunmasına dayanamayabilir.
Ortaklık ve müdürlük görevlerinin ana sözleşme, ticaret sicili ve fiilî işleyişle uyumlu olması gerekir. Sadece göçmenlik veya banka işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla görünürde müdür atanması, ileride sorumluluk ve temsil uyuşmazlıklarına yol açabilir.
Müdürlerin Özen ve Sadakat Yükümlülüğü
Portekiz Şirketler Kanunu, şirket müdürleri ve yöneticileri bakımından özen ve sadakat yükümlülüğü öngörmektedir. Müdür, görevinin gerektirdiği bilgi, teknik yeterlilik ve dikkatle hareket etmeli; şirketin uzun vadeli menfaatlerini, ortakları, çalışanları, müşterileri ve alacaklıları gözetmelidir.
Müdürün kişisel çıkarını şirket çıkarının önüne koyması, şirket fırsatlarını kendi adına kullanması, bağlantılı kişilere piyasa dışı işlemler yaptırması veya şirket mal varlığını kişisel amaçlarla kullanması sadakat yükümlülüğüne aykırılık oluşturabilir.
Yabancı ortaklı şirketlerde şirket müdürlerinden birinin Portekiz’de, diğer ortakların ise Türkiye’de olması sık rastlanan bir yapıdır. Bu durumda yurtdışındaki ortakların şirket hesaplarına, sözleşmelere ve muhasebe bilgilerine düzenli erişimini sağlayacak denetim mekanizmaları kurulmalıdır.
Müdürler Şirket Zararlarından Kişisel Olarak Sorumlu Olabilir mi?
Müdürler, kanuni veya sözleşmesel yükümlülüklerini kusurlu şekilde ihlal ederek şirkete zarar vermeleri hâlinde şirkete karşı kişisel sorumluluk taşıyabilir. Birden fazla sorumlu müdür bulunması durumunda sorumluluk müteselsil olabilir.
Müdürün şirket alacaklılarını koruyan kanun veya sözleşme hükümlerini kusurlu biçimde ihlal etmesi ve bu nedenle şirket mal varlığının alacakları karşılayamayacak hâle gelmesi durumunda alacaklılara karşı sorumluluk doğabilir. Müdür, görevi sırasında ortaklara veya üçüncü kişilere doğrudan zarar verirse genel hükümler çerçevesinde de sorumlu tutulabilir.
Örneğin müdürün şirket mallarını bağlantılı bir işletmeye karşılıksız devretmesi, alacaklılardan mal kaçırması veya şirketin mali durumunu bilerek gerçek dışı göstermesi kişisel sorumluluk iddialarına konu olabilir.
Müdürün şirketin ticari kararının beklenen sonucu vermemesi ise tek başına kişisel sorumluluk oluşturmaz. Kararın yeterli bilgiyle, kişisel çıkar çatışması olmadan ve makul ticari değerlendirme sonucunda alınmış olması önemlidir.
Müdürlerin Vergi Borçlarından Sorumluluğu
Şirketin vergi borcu kural olarak şirket borcudur. Ancak Portekiz vergi mevzuatındaki şartların gerçekleşmesi hâlinde şirketin fiilî yönetimini yürüten müdür veya yöneticilere ikincil sorumluluk yöneltilebilir.
Portekiz mahkeme kararlarında vergi borçları bakımından yalnızca kişinin sicilde müdür olarak görünmesinin her durumda yeterli olmadığı, yönetim yetkisinin fiilen kullanılmış olması gerektiği belirtilmektedir. Buna karşılık ödeme döneminde şirketi gerçekten yöneten müdür, vergi borcunun ödenmemesinin kendisine atfedilemeyeceğini kanıtlama yüküyle karşılaşabilir. (Diário da República)
Bu nedenle şirketin vergi beyannamelerini muhasebeciye bırakmak, müdürün bütün sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Müdürün beyannamelerin verildiğini, vergilerin ödendiğini ve şirket hesaplarında ödeme için yeterli kaynak bulunup bulunmadığını takip etmesi gerekir.
Çalışan Alacakları Bakımından Sorumluluk
Çalışan ücretleri, tazminatlar ve diğer işçilik alacakları öncelikle işveren şirketten talep edilir. Ancak müdürün alacaklıları koruyan yükümlülüklerini kusurlu şekilde ihlal etmesi ve şirket mal varlığının işçilik alacaklarını karşılayamayacak hâle gelmesi durumunda müdürün kişisel sorumluluğu gündeme gelebilir.
Portekiz yargı uygulamasında bu sorumluluk için hukuka aykırı ve kusurlu yönetim davranışı, şirket mal varlığının yetersiz hâle gelmesi ve davranışla zarar arasında illiyet bağı aranmıştır. Yalnızca şirketin işçilik borcunun bulunması, müdürün otomatik olarak kişisel borçlu hâline gelmesi için yeterli değildir.
Şirketler grubu veya hâkim şirket ilişkisi varsa işçilik alacakları bakımından grup şirketlerinin müteselsil sorumluluğu da ayrıca değerlendirilebilir.
Şirketin İflası veya Ödeme Güçlüğü Hâlinde Müdürlerin Yükümlülüğü
Şirketin vadesi gelmiş borçlarını karşılayamayacak duruma gelmesi hâlinde müdürlerin şirketin mali durumunu gecikmeden değerlendirmesi gerekir.
Portekiz iflas mevzuatında borçlunun, iflas durumunu öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği tarihten itibaren 30 gün içinde iflas başvurusunda bulunması öngörülmektedir. Bu yükümlülüğün ihlali ve yıllık hesapların usulüne uygun hazırlanmaması, belirli şartlarda yöneticilerin ağır kusuruna ilişkin karine oluşturabilir ve iflasın kusurlu olarak nitelendirilmesine katkıda bulunabilir. (Diário da República)
Şirketin artık borçlarını ödeyemediği açık olmasına rağmen yeni borçlar üstlenilmesi, şirket mallarının ortaklara aktarılması veya bazı alacaklıların diğerlerine zarar verecek biçimde kayırılması müdürler açısından önemli sorumluluk riskleri yaratabilir.
Müdürün Temsil Yetkisi ve Şirketin Bağlanması
Müdürler şirketin faaliyet konusu için gerekli veya yararlı işlemleri yürütür. Müdürün şirket adına ve kanuni yetkileri içinde yaptığı işlemler, ana sözleşmede veya ortaklar kararında yer alan iç sınırlamalara rağmen üçüncü kişiler karşısında şirketi bağlayabilir.
Örneğin ana sözleşmede 100.000 Euro üzerindeki sözleşmeler için ortaklar kurulu onayı aranmasına rağmen müdür bu onayı almadan sözleşme imzalarsa, iyi niyetli üçüncü kişi karşısında şirket sözleşmeyle bağlı kalabilir. Müdür ise iç yetki sınırını ihlal ettiği için şirkete karşı sorumlu olabilir.
Bu nedenle yalnızca ana sözleşmeye iç yetki sınırı yazılması yeterli olmayabilir. Banka hesaplarında çift imza, elektronik ödeme limitleri, sözleşme onay süreçleri ve muhasebe bildirimleriyle fiilî kontrol sistemi kurulmalıdır.
Hisse Devri Nasıl Yapılır?
LDA şirketlerde paylar “quota” olarak adlandırılır. Pay devrinin yazılı yapılması gerekir. Kural olarak üçüncü kişiye yapılan pay devri şirketin onayına tabidir. Eşler, üstsoy-altsoy veya mevcut ortaklar arasındaki bazı devirlerde şirket onayı aranmayabilir; ancak ana sözleşmeyle daha sıkı hükümler getirilebilir.
Şirket ana sözleşmesi pay devrini tamamen yasaklayabilir veya ön alım, onay ve belirli şartlara bağlayabilir. Bununla birlikte pay devrinin etkili olabilmesi için şirket kayıtları ve ticaret sicili işlemleri tamamlanmalıdır.
Yabancı yatırımcı şirketteki payını satarken yalnızca pay satış sözleşmesi imzalamakla yetinmemelidir. Satış bedeli, ödeme takvimi, geçmiş borçlar, şirket garantileri, vergi yükleri ve satıcının sorumluluğu ayrıca düzenlenmelidir.
Pay devrinden sonra RCBE kaydı, banka yetkileri ve gerektiğinde şirket ana sözleşmesi 30 günlük süreler dikkate alınarak güncellenmelidir. (Adalet Kayıtları)
Ortaklar Sözleşmesi Neden Hazırlanmalıdır?
Ortaklar sözleşmesi, şirket ana sözleşmesinden ayrı olarak ortaklar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmedir. Portekiz hukukunda “acordo parassocial” olarak anılan bu sözleşme özellikle yabancı ortaklı şirketlerde önemlidir.
Ana sözleşme kamuya açık sicil belgesidir ve üçüncü kişilere karşı şirketin temel yapısını gösterir. Ortaklar sözleşmesi ise taraflar arasındaki daha ayrıntılı ekonomik ve yönetsel düzenlemeleri içerebilir.
Ortaklar sözleşmesinde şu konuların düzenlenmesi yararlı olur:
- Ortakların başlangıç ve sonraki dönem yatırım yükümlülükleri,
- Müdürlerin atanması ve görevden alınması,
- Tek veya çift imza sistemi,
- Yıllık bütçe ve iş planının onaylanması,
- Belirli tutarın üzerindeki harcamalar,
- Kâr dağıtım politikası,
- Yeni yatırımcı kabulü,
- Pay devri ve ön alım hakkı,
- Birlikte satış ve satışa zorlama hükümleri,
- Rekabet etmeme ve gizlilik,
- Fikrî mülkiyet haklarının şirkete devri,
- Ortaklardan birinin ölümü, iflası veya ayrılması,
- Oyların kilitlenmesi hâlinde çözüm yöntemi,
- Uygulanacak hukuk ve uyuşmazlık çözümü.
Ortaklar sözleşmesindeki hükümlerin şirket ana sözleşmesiyle çelişmemesine dikkat edilmelidir. Bazı özel hakların şirket ve üçüncü kişiler karşısında ileri sürülebilmesi için ana sözleşmede de yer alması gerekebilir.
Eşit Ortaklık Yapısında Kilitlenme Riski
İki ortağın yüzde 50-yüzde 50 pay sahibi olduğu şirketlerde temel kararlar bakımından oyların kilitlenmesi mümkündür. Taraflardan biri bütçeyi, sermaye artırımını veya müdür değişikliğini kabul etmediğinde şirket karar alamaz hâle gelebilir.
Bu nedenle eşit ortaklıklı şirketlerde bağımsız danışman oyu, dönüşümlü yönetim, arabuluculuk, pay satın alma teklifleri veya kontrollü ayrılma yöntemleri belirlenebilir.
Tarafların yalnızca “birbirimize güveniyoruz” düşüncesiyle kilitlenme mekanizması oluşturmaması, iş ilişkisinin bozulması hâlinde şirketin faaliyetlerini tamamen durdurabilir.
Azınlık Ortağının Korunması
Azınlık ortağının sermaye payının düşük olması, şirketten bilgi alma veya ortaklar kararlarına katılma hakkının ortadan kalktığı anlamına gelmez. Her ortak kanuni bilgi, kâr ve katılım haklarına sahiptir.
Bununla birlikte çoğunluk ortağı olağan kararların önemli bölümünü tek başına alabilir. Azınlık yatırımcının korunması isteniyorsa belirli işlemler için nitelikli çoğunluk veya oy birliği şartı düzenlenebilir.
Azınlık onayı aranabilecek konular arasında şirket faaliyetinin değiştirilmesi, yüksek tutarlı borçlanma, şirket mal varlığının satılması, ilişkili taraf işlemleri, yeni pay çıkarılması ve kâr dağıtım politikasının değiştirilmesi bulunabilir.
Kâr Payının Türkiye’ye Aktarılması
Portekiz’de yabancı yatırımcıların kâr ve temettülerini yurtdışına aktarmasına yönelik genel bir yasak bulunmamaktadır. (AICEP)
Ancak şirket kârının ortağa aktarılabilmesi için yıllık hesapların hazırlanması, dağıtılabilir kâr bulunması ve yetkili ortaklar kararının alınması gerekir. Şirket hesabındaki para, ortakların diledikleri zaman çekebilecekleri kişisel para değildir.
Temettü ödemesinde Portekiz stopajı, Türkiye-Portekiz çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması ve ortağın gerçek veya tüzel kişi olması dikkate alınmalıdır. Türk şirketine yapılacak temettü ödemesiyle gerçek kişi ortağa yapılacak ödeme aynı vergisel sonuçlara tabi olmayabilir.
Kâr payı, yönetici ücreti, ortak borcu geri ödemesi ve şirket gideri ödemeleri muhasebe kayıtlarında birbirinden ayrılmalıdır.
Yabancı Ortaklı Şirket Kurmak Oturum Hakkı Sağlar mı?
Portekiz’de şirket ortağı olmak veya şirket müdürü olarak atanmak, yabancı kişiye otomatik oturum hakkı sağlamaz. Şirket kuruluşu ticaret hukuku işlemidir; Portekiz’de yaşama ve çalışma hakkı ise göçmenlik mevzuatına tabidir.
Türk vatandaşının Portekiz’de yaşayarak şirketi yönetmesi planlanıyorsa D2 girişimci vizesi veya kişinin durumuna uygun başka bir vize ve oturum kategorisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Şirketin yüzde 1 veya yüzde 100 hissesine sahip olmak tek başına vizenin kabulünü garanti etmez. Başvurucunun gerçek girişimcilik faaliyeti, şirketteki rolü, yatırım kaynağı, iş planı ve kişisel geçim imkânları ayrıca incelenir.
Yabancı Ortaklı Şirketlerde Sık Yapılan Hatalar
Yabancı ortaklı şirketlerde en sık yapılan hatalardan biri, Portekizli ortak bulunmadığı için şirketin kurulamayacağının düşünülmesidir. Portekiz mevzuatında genel olarak yerel ortak şartı bulunmamaktadır.
Başka bir hata, limited şirket kurulmasıyla ortak ve müdürlerin hiçbir koşulda kişisel sorumluluk taşımayacağının varsayılmasıdır. Kişisel kefalet, ödenmemiş sermaye, kusurlu yönetim, vergi borçları ve mal varlığının karıştırılması sorumluluk doğurabilir.
Türk şirketinin ortak olduğu yapılarda ticaret sicili ve yetki belgelerinin apostil ve tercüme işlemlerinin eksik hazırlanması kuruluşu geciktirebilir.
Standart ana sözleşmede ortakların gerçek ilişkisini düzenleyen hükümlerin bulunmaması, özellikle sermaye, yönetim, pay devri ve kâr dağıtımında uyuşmazlık yaratabilir.
Yüzde 50-yüzde 50 ortaklık kurulurken kilitlenme çözümünün düzenlenmemesi şirketin karar alamamasına neden olabilir.
Portekiz’de bulunan yerel ortağın veya müdürün şirket hesaplarına sınırsız erişime sahip olması, yurtdışındaki yatırımcının ise muhasebe ve bankacılık sistemini takip edememesi önemli bir kontrol riski oluşturur.
Nihai faydalanıcı kaydının yalnızca doğrudan yabancı şirket ortağı gösterilerek yapılması ve gerçek kişi kontrol sahiplerinin açıklanmaması RCBE ve banka uyum sorunlarına yol açabilir.
Sonuç
Türk vatandaşları ve Türk şirketleri Portekiz’de yüzde 100 yabancı sermayeli şirket kurabilir. Portekiz vatandaşı ortak bulundurma zorunluluğu genel olarak bulunmamaktadır.
Yabancı gerçek kişi ortakların Portekiz NIF numarası alması gerekir. Türk şirketi ortak olacaksa yabancı tüzel kişinin Portekiz NIPC ve NIF kayıtları, güncel ticaret sicili, ana sözleşme, yatırım kararı ve nihai faydalanıcı belgeleri hazırlanmalıdır.
LDA ve Unipessoal LDA şirketlerde temel kural, şirket borçlarından şirketin kendi mal varlığının sorumlu olmasıdır. Ancak ortaklar ödenmemiş sermaye taahhütleri, ana sözleşmeyle kabul edilen ek sorumluluklar, kişisel kefaletler veya şirket mal varlığının kötüye kullanılması nedeniyle kişisel sorumlulukla karşılaşabilir.
Şirket ortağı ile müdür farklı hukuki statülere sahiptir. Müdürler şirketi yönetir ve temsil eder; özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı kusurlu işlemleri nedeniyle şirkete, alacaklılara, ortaklara veya üçüncü kişilere karşı kişisel sorumluluk taşıyabilir.
Yabancı ortaklı şirket kurulurken ortakların pay oranlarının yanında sermaye yükümlülükleri, müdürlerin temsil yetkileri, banka kontrolü, kâr dağıtımı, pay devri, yeni yatırımcı kabulü ve uyuşmazlık çözümü ayrıntılı bir ortaklar sözleşmesiyle düzenlenmelidir.
Şirket tescilinden sonra banka, muhasebe, vergi ve RCBE işlemleri tamamlanmalı; doğrudan ve dolaylı ortaklık zincirinin sonunda yer alan gerçek kişiler doğru şekilde bildirilmelidir.