Single Blog Title

This is a single blog caption

MESAJ SİLİNDİ, DELİL DE YOK OLDU MU? SİLİNEN WHATSAPP YAZIŞMALARININ GERİ GETİRİLMESİ VE MAHKEMEDE KULLANILMASI

MESAJ SİLİNDİ, DELİL DE YOK OLDU MU? SİLİNEN WHATSAPP YAZIŞMALARININ GERİ GETİRİLMESİ VE MAHKEMEDE KULLANILMASI

GİRİŞ

WhatsApp yazışmaları günümüzde boşanma, işçilik alacağı, tehdit, hakaret, dolandırıcılık, alacak, ticari uyuşmazlık ve aile hukuku davalarında en sık başvurulan dijital deliller arasında yer almaktadır. Bununla birlikte taraflardan birinin mesajları silmesi, “herkesten sil” özelliğini kullanması veya telefonunu değiştirmesi hâlinde yazışmaların tamamen ortadan kalktığı düşünülmektedir.

Oysa bir WhatsApp mesajının uygulama ekranından silinmesi, mesajla bağlantılı bütün dijital verilerin kesin olarak yok olduğu anlamına gelmez. Mesajın başka bir cihazda, karşı tarafın telefonunda, grup üyelerinin cihazlarında, daha önce alınmış bir yedekte, dışa aktarılmış sohbet dosyasında veya adli bilişim incelemesiyle ulaşılabilecek teknik kalıntılarda bulunması mümkündür.

Ancak teknik olarak geri getirilebilen her veri hukuken kullanılabilir bir delil değildir. Mesajın nasıl elde edildiği, cihazın kime ait olduğu, incelemenin hangi yetkiye dayanılarak yapıldığı, yazışmanın bütünlüğünün korunup korunmadığı ve içeriğin değiştirilip değiştirilmediği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Bu nedenle silinen WhatsApp mesajları bakımından iki farklı soru cevaplandırılmalıdır:

Mesaj teknik olarak geri getirilebilir mi?

Geri getirilen mesaj hukuka uygun ve güvenilir bir delil olarak kullanılabilir mi?

Bu iki sorunun cevabı her zaman aynı değildir.

1. WHATSAPP YAZIŞMALARI HUKUKEN DELİL SAYILIR MI?

WhatsApp yazışmaları, hukuken elektronik veri niteliğindedir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199. maddesine göre uyuşmazlık konusu vakıaları ispatlamaya elverişli yazılı ve basılı metinler, fotoğraflar, filmler, görüntü veya ses kayıtları ile elektronik ortamdaki veriler “belge” kabul edilmektedir. Dolayısıyla WhatsApp mesajları, sesli mesajlar, gönderilen fotoğraflar ve sohbet içerisinde paylaşılan belgeler hukuk davalarında delil olarak sunulabilir.

Bununla birlikte WhatsApp yazışmasının belge sayılması, tek başına kesin delil olduğu anlamına gelmez. Mahkeme;

  • Yazışmanın kimler arasında yapıldığını,
  • Telefon numarasının gerçekten ilgili kişiye ait olup olmadığını,
  • Mesajların eksik veya seçilerek sunulup sunulmadığını,
  • Ekran görüntüsünün değiştirilip değiştirilmediğini,
  • Mesajların tarih ve saat bilgilerini,
  • Yazışmanın dava konusu olayla bağlantısını

değerlendirir.

Karşı taraf yazışmayı inkâr ederse mahkeme telefonun, yedeklerin veya dijital dosyaların bilirkişi tarafından incelenmesine karar verebilir. Bu nedenle WhatsApp ekran görüntüsü kullanılabilir bir başlangıç delili olmakla birlikte, özellikle inkâr hâlinde tek başına yeterli görülmeyebilir.

2. MESAJIN SİLİNMESİ DELİL NİTELİĞİNİ ORTADAN KALDIRIR MI?

Bir mesajın uygulamadan silinmesi, mesajın geçmişte hiç gönderilmediği anlamına gelmez. Mesajın başka bir kaynaktan hukuka uygun şekilde elde edilmesi ve gerçekliğinin doğrulanması hâlinde mahkemede delil olarak kullanılabilmesi mümkündür.

Örneğin bir kişi tehdit içerikli mesajı aldıktan sonra mesajın ekran görüntüsünü kaydetmiş, sohbeti dışa aktarmış veya mesajı başka bir cihaza yedeklemiş olabilir. Gönderen kişi sonradan mesajı kendi telefonundan ya da “herkesten sil” seçeneğini kullanarak sohbet ekranından kaldırsa dahi alıcının daha önce oluşturduğu kayıtlar varlığını sürdürebilir.

Aynı şekilde grup yazışmalarında mesaj bir grup üyesinin telefonundan silinse bile diğer katılımcıların cihazlarında veya daha önce alınan yedeklerde bulunabilir.

Dolayısıyla hukuken önemli olan, mesajın güncel sohbet ekranında bulunup bulunmamasından ziyade, mesajın geçmişte gönderildiğini güvenilir ve hukuka uygun başka verilerle ortaya koyabilmektir.

3. SİLİNEN WHATSAPP MESAJLARI TEKNİK OLARAK GERİ GETİRİLEBİLİR Mİ?

Silinen mesajların geri getirilebilmesi mümkündür; ancak hiçbir yöntem kesin sonuç garantisi vermez. Başarı ihtimali cihazın işletim sistemine, telefon modeline, silinmeden sonra geçen zamana, telefonun ne kadar kullanıldığına, yedekleme ayarlarına, şifrelemeye ve verilerin üzerine yeni veri yazılıp yazılmadığına bağlıdır.

3.1. Silinmeden önce alınmış yedekler

Mesajların silinmesinden önce alınmış bir WhatsApp yedeği bulunuyorsa, ilgili sohbet geçmişinin yedekten geri yüklenmesi mümkün olabilir.

Android sistemlerde WhatsApp sohbet ve verilerinin Google hesabındaki yedekten veya eski cihazdan yeni cihaza aktarılabildiği; ancak geri yüklemenin aynı hesap, telefon numarası ve uygun yedek üzerinden gerçekleştirilmesi gerektiği belirtilmektedir. Ayrıca eski sohbet geçmişinin geri yüklenmesinin daha sonra oluşturulan yeni sohbet geçmişinin üzerine yazılmasına yol açabileceği konusunda uyarı yapılmaktadır.

iPhone cihazlarında ise mevcut iCloud veya bilgisayar yedeklerinden cihazın geri yüklenmesi mümkündür. Ancak önceki bir yedeğe dönmek, yedek tarihinden sonra oluşturulan başka verilerin kaybedilmesine yol açabilir.

Bu nedenle dava konusu bir telefonda bilinçsiz şekilde uygulamanın kaldırılması, yeniden kurulması veya eski yedeğin doğrudan telefona yüklenmesi doğru değildir. Bu işlemler mevcut verileri değiştirebilir ve delilin bütünlüğüne zarar verebilir.

Yedek incelemesinin mümkünse adli bilişim uzmanı tarafından, orijinal cihaz ve mevcut veriler korunarak yapılması gerekir.

3.2. Mesajın karşı tarafın telefonunda bulunması

Bir kişi kendi telefonundaki mesajı silmiş olsa bile aynı mesaj sohbetin diğer tarafında hâlen bulunabilir. Bu durum silinen yazışmanın tespitinde en güçlü kaynaklardan biridir.

Örneğin gönderen, hakaret içeren mesajı kendi cihazından silmiş ancak alıcı mesajı silmemişse alıcının telefonundaki kayıt incelenebilir. Grup sohbetlerinde ise aynı mesaj farklı katılımcıların cihazlarında bulunabilir.

Ancak karşı tarafın telefonu zorla alınamaz, şifresi izinsiz çözülemez veya hesabına gizlice giriş yapılamaz. Telefonun incelenmesi ceza soruşturmasında yetkili adli makamların kararıyla; hukuk yargılamasında ise tarafın rızası, mahkemenin delil toplama kararı veya bilirkişi incelemesi çerçevesinde gerçekleştirilmelidir.

3.3. Bağlı cihazlar ve dışa aktarılan sohbetler

WhatsApp hesabına bağlı bilgisayar, tablet veya başka cihazlarda sohbetlere ilişkin kayıtlar bulunabilir. Bunun yanında sohbet daha önce metin dosyası olarak dışa aktarılmış, e-posta ile gönderilmiş veya bilgisayara kaydedilmiş olabilir.

Ayrıca mesajla gönderilen fotoğraf, ses kaydı, video veya belge sohbet ekranından silinse bile cihazın galerisinde, indirilenler klasöründe, bilgisayar yedeğinde veya e-posta ekinde bulunabilir.

Bununla birlikte bu verilerin hangi tarihte ve hangi kaynaktan oluşturulduğu mutlaka araştırılmalıdır. Sadece bir bilgisayarda bulunan metin dosyası, dosyanın WhatsApp’tan değişiklik yapılmadan çıkarıldığını tek başına kanıtlamaz.

3.4. Adli bilişim incelemesi

Mesajın görünür sohbet geçmişinde ve yedekte bulunmaması hâlinde cihaz üzerinde adli bilişim incelemesi yapılabilir.

Adli bilişim, mobil cihazlardan dijital delillerin kabul görmüş yöntemlerle ve delilin bütünlüğü korunarak elde edilmesini amaçlar. NIST’in mobil cihaz adli inceleme rehberlerinde, fiziksel veri ediniminin cihaz belleğinin bit düzeyinde kopyalanmasını sağlayabildiği ve mantıksal incelemeye kıyasla daha fazla silinmiş veriye ulaşma ihtimali sunduğu belirtilmektedir.

Ancak bu, silinen her WhatsApp mesajının kesin olarak geri getirileceği anlamına gelmez. Yeni nesil telefonların şifreleme yapısı, güvenlik çipleri, uygulama veri tabanları ve silinen alanların üzerine yeni verilerin yazılması geri getirmeyi imkânsız hâle getirebilir.

Adli incelemede genellikle;

  • Cihazın mevcut durumunun kaydedilmesi,
  • Delil kopyasının oluşturulması,
  • Orijinal cihaz üzerinde mümkün olduğunca işlem yapılmaması,
  • Elde edilen kopyaya kriptografik özet değer verilmesi,
  • İncelemenin kopya üzerinden yürütülmesi,
  • Kullanılan yöntem ve yazılımın raporlanması

gerekir.

Kriptografik özet değeri, inceleme sırasında verinin değişip değişmediğinin kontrolüne hizmet eder. Dijital delillerin güvenli şekilde elde edilmesi, saklanması ve analiz edilmesi delilin güvenilirliği bakımından temel önemdedir.

3.5. WhatsApp veya Meta’dan mesaj içeriği istenebilir mi?

WhatsApp kişisel mesajların ve aramaların uçtan uca şifrelendiğini, sohbetin dışındaki kişilerin ve WhatsApp’ın mesaj içeriğini okuyamayacağını belirtmektedir.

Bu nedenle silinen mesajların açık içeriklerinin doğrudan WhatsApp şirketinden kolaylıkla temin edilebileceği düşüncesi doğru değildir. Somut olayda mevcut olabilecek hesap, bağlantı veya trafik bilgileri ile mesaj içeriği birbirinden ayrılmalıdır.

Mesaj içeriğine ulaşılması çoğu zaman tarafların cihazları, mevcut yedekler, bağlı cihazlar ve adli bilişim incelemesi üzerinden mümkün olabilir.

4. “HERKESTEN SİL” ÖZELLİĞİ MESAJI TAMAMEN YOK EDER Mİ?

“Herkesten sil” işlemi mesajın sohbet ekranından kaldırılmasını amaçlar. Ancak mesaj silinmeden önce;

  • Ekran görüntüsü alınmış,
  • Bildirim ekranında görüntülenmiş,
  • Başka bir cihaza aktarılmış,
  • Mesaj alıntılanmış,
  • Sohbet dışa aktarılmış,
  • Fotoğraf veya video cihaza kaydedilmiş,
  • Yedek oluşturulmuş

olabilir.

Bu nedenle “herkesten sil” işlemi, mesajın hiçbir yerde iz bırakmadığı veya mahkemede hiçbir şekilde ispatlanamayacağı anlamına gelmez.

Öte yandan yalnızca karşı tarafın “Bu mesajı sildi” şeklindeki iddiası da mesaj içeriğini kanıtlamaya yetmez. Silinen mesajın içeriğinin başka delillerle somutlaştırılması gerekir.

5. EKRAN GÖRÜNTÜSÜ TEK BAŞINA YETERLİ DELİL MİDİR?

Ekran görüntüleri mahkemeye sunulabilir. Ancak ekran görüntüsünün kolaylıkla düzenlenebilir olması nedeniyle ispat gücü somut olayın şartlarına göre değişir.

Bir ekran görüntüsünün değerlendirilmesinde özellikle;

  • Telefon numarasının açıkça görülmesi,
  • Profil adı yerine numaranın gösterilmesi,
  • Mesaj tarih ve saatlerinin görünmesi,
  • Önceki ve sonraki mesajların bulunması,
  • Yazışmanın kesintisiz şekilde sunulması,
  • Sesli mesaj, fotoğraf ve belgelerin asıllarının korunması,
  • Mesajın gönderildiği cihazın incelemeye sunulabilmesi,
  • İçeriğin başka delillerle doğrulanması

önem taşır.

Sadece tek bir cümlenin kesilerek sunulması, konuşmanın bağlamını değiştirebilir. Örneğin şaka, ironi, tehdit, kabul veya borç ikrarı olduğu ileri sürülen bir ifade, önceki ve sonraki mesajlarla birlikte farklı anlam kazanabilir.

Bu nedenle mümkünse ekran görüntüsünün yanında sohbetin ekran kaydı, dışa aktarılmış dosyası, cihazın kendisi ve yazışmayı doğrulayan diğer belgeler de sunulmalıdır.

6. MESAJLARIN GERÇEK OLUP OLMADIĞI NASIL TESPİT EDİLİR?

Karşı taraf mesajların sahte olduğunu, montajlandığını veya başka bir kişiye ait olduğunu ileri sürebilir.

Bu durumda bilirkişi incelemesinde;

  • WhatsApp veri tabanı,
  • Mesaj kayıtlarının teknik yapısı,
  • Mesaj kimlikleri,
  • Gönderen ve alıcı hesap bilgileri,
  • Tarih ve zaman kayıtları,
  • Ek dosyaların üst verileri,
  • Cihaz ve yedek uyumu,
  • Dosyalarda düzenleme izi,
  • Farklı cihazlardaki kayıtların birbiriyle tutarlılığı

incelenebilir.

Mesajın içeriği kadar delilin hangi cihazdan, hangi yöntemle ve hangi tarihte elde edildiği de önemlidir. Delilin elde edilmesinden mahkemeye sunulmasına kadar geçen sürecin kayıt altına alınması, sonradan değiştirilmediğinin gösterilmesine yardımcı olur.

Özel bir uzmandan alınan adli bilişim raporu mahkemeye sunulabilir. Ancak özel rapor mahkemeyi bağlamaz. Mahkeme gerekli görürse bilirkişi incelemesi yaptırabilir veya cihazın resmî makamlarca incelenmesine karar verebilir.

7. HUKUK DAVALARINDA SİLİNEN WHATSAPP MESAJLARI

Hukuk davalarında WhatsApp yazışmaları HMK’nin 199. maddesi anlamında belge niteliğindedir. Bununla birlikte HMK’nin 189. maddesi gereğince hukuka aykırı biçimde elde edilmiş deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.

Bu nedenle bir kişinin kendi tarafı olduğu yazışmayı kendi telefonundan sunması ile karşı tarafın telefonuna gizlice girerek yazışmaları ele geçirmesi aynı şekilde değerlendirilemez.

Örneğin alacaklı ile borçlu arasında yapılan ve alacaklının kendi telefonunda bulunan borç kabulü mesajlarının dava dosyasına sunulması kural olarak mümkündür. Buna karşılık borçlunun telefonunun şifresinin izinsiz çözülmesi, hesabına gizlice girilmesi veya özel yazışmalarının casus yazılımla elde edilmesi hukuka aykırılık oluşturabilir.

Delilin kaybolması veya sonradan incelenmesinin önemli ölçüde güçleşmesi ihtimali varsa HMK’nin 400. maddesi uyarınca delil tespiti talep edilebilir. Mahkemeden telefon, dijital dosya veya internet içeriği üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması istenebilir.

8. CEZA SORUŞTURMASINDA SİLİNEN MESAJLARIN İNCELENMESİ

Ceza yargılamasında temel kural, suçun ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispatlanabilmesidir. CMK’nin 217. maddesi bunu açıkça düzenlemekte; 206. maddesi ise kanuna aykırı elde edilen delillerin reddedilmesini öngörmektedir.

Şüphelinin kullandığı bilgisayar ve dijital sistemlerde arama, kopyalama ve elkoyma işlemleri CMK’nin 134. maddesine tabidir. Bu tedbir için somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka şekilde delil elde etme imkânının olmaması gerekir. Karar hâkim tarafından veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından verilebilir; savcı kararının hâkim onayına sunulması zorunludur.

Cep telefonları bakımından incelemenin kapsamı ve hukuki dayanağı somut olaya göre belirlenmekle birlikte, telefonun adli makamlarca alınması ve dijital verilerin çıkarılması işlemleri yetkili karar, usule uygun elkoyma, kopyalama ve tutanak düzeni içerisinde yürütülmelidir.

Örneğin tehdit mesajları silinmişse mağdurun;

  • Mevcut ekran görüntülerini,
  • Telefonunu,
  • Arama ve mesaj tarihlerini,
  • Karşı tarafın telefon numarasını,
  • Varsa yedek ve ses dosyalarını

soruşturma makamına sunması; ayrıca cihazlar üzerinde adli bilişim incelemesi yapılmasını talep etmesi mümkündür.

Mağdur veya avukat, karşı tarafın telefonuna kendisi girerek delil toplamaya çalışmamalıdır. İnceleme Cumhuriyet savcılığı veya mahkeme kararı üzerinden yürütülmelidir.

9. EŞİN, İŞVERENİN VEYA AİLE BİREYİNİN TELEFONUNA GİRMEK HUKUKA UYGUN MUDUR?

Evlilik, iş ilişkisi veya aynı evde yaşama, bir kişinin diğerinin telefonuna ve özel WhatsApp yazışmalarına sınırsız erişim hakkı bulunduğu anlamına gelmez.

Anayasa Mahkemesi, WhatsApp yazışmalarının incelenmesiyle ilgili kararlarında haberleşmenin ve özel hayatın korunması bakımından kişilerin makul gizlilik beklentilerinin, önceden bilgilendirilip bilgilendirilmediklerinin ve müdahalenin ölçülü olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Özellikle çalışanın özel WhatsApp yazışmalarının işveren tarafından elde edilmesi ve feshe dayanak yapılması, özel hayata ve haberleşmeye saygı hakkı yönünden anayasal denetime konu edilmiştir.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu da bir şirket sahibinin çalışanına ait WhatsApp yazışmalarını rıza dışında elde etmesi ve üçüncü kişilerle paylaşması iddiaları hakkında, konunun Türk Ceza Kanunu hükümleri çerçevesinde adli makamların incelemesine konu olabileceğini belirtmiştir.

Bu nedenle eşin veya çalışanın telefonunun açık bırakılmış olması, her durumda bütün mesajların kopyalanmasını ve yayılmasını hukuka uygun hâle getirmez. Somut olayda telefonun ortak kullanılıp kullanılmadığı, erişimin nasıl gerçekleştiği, kişinin özel alan beklentisi, delilin başka türlü elde edilip edilemeyeceği ve müdahalenin ölçüsü değerlendirilir.

10. HUKUKA AYKIRI YÖNTEMLE MESAJ GERİ GETİRMENİN RİSKLERİ

Silinen mesajları geri getirmek amacıyla;

  • Başkasının WhatsApp hesabına izinsiz giriş yapmak,
  • Şifre veya doğrulama kodunu ele geçirmek,
  • Bulut hesabına izinsiz erişmek,
  • Telefonu gizlice açmak,
  • Casus yazılım yüklemek,
  • Elde edilen özel yazışmaları üçüncü kişilere yaymak

hem elde edilen delilin hukuka aykırı sayılmasına hem de ayrıca ceza sorumluluğuna yol açabilir.

Türk Ceza Kanunu’nda haberleşmenin gizliliğini ihlal, özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma fiilleri ayrı suçlar olarak düzenlenmiştir.

Başkasının hesabına veya bilişim sistemine hukuka aykırı biçimde girilmesi ise TCK’nin 243. maddesi kapsamında ayrıca cezai sorumluluk doğurabilir. Sistemdeki verilerin değiştirilmesi veya yok edilmesi hâlinde daha farklı suç tipleri de gündeme gelebilir.

Bir delilin mahkemede kullanılmak istenmesi, o delilin her türlü yöntemle ele geçirilmesini hukuka uygun hâle getirmez.

11. DELİLİN KAYBOLMAMASI İÇİN NE YAPILMALIDIR?

Dava veya soruşturma bakımından önem taşıyan WhatsApp mesajlarının silindiği fark edildiğinde telefon üzerinde gelişigüzel işlem yapılmamalıdır.

Özellikle;

  1. Telefon fabrika ayarlarına döndürülmemelidir.
  2. WhatsApp uygulaması bilinçsiz şekilde kaldırılıp yeniden kurulmamalıdır.
  3. Mevcut yedeklerin üzerine yeni yedek yazılmasına yol açabilecek işlemlerden kaçınılmalıdır.
  4. Cihaz başka kişilere verilmemeli ve gereksiz kullanımla yeni veri üretilmemelidir.
  5. Mevcut ekran görüntüleri, videolar, ses kayıtları ve yedek tarihleri ayrıca korunmalıdır.
  6. Cihazın marka, model, telefon numarası ve hesap bilgileri kayıt altına alınmalıdır.
  7. İnceleme, mümkün olduğunca adli bilişim konusunda uzman kişi veya bilirkişi aracılığıyla yapılmalıdır.
  8. Hukuk davasında delil tespiti; ceza soruşturmasında ise cihaz incelemesi ve dijital verilerin muhafazası açıkça talep edilmelidir.

Telefon sahibinin kendi başına eski bir yedeği geri yüklemeye çalışması, mevcut sohbetlerin kaybolmasına veya delil üzerinde değişiklik oluşmasına neden olabilir. Google’ın resmî Android destek açıklamasında da eski sohbet geçmişinin geri yüklenmesinin yeni sohbet geçmişinin yerine geçebileceği belirtilmektedir.

12. MAHKEMEDEN VEYA SAVCILIKTAN HANGİ TALEPLERDE BULUNULABİLİR?

Somut olayın niteliğine göre şu talepler gündeme gelebilir:

  • Telefon üzerinde adli bilişim incelemesi yapılması,
  • WhatsApp veri tabanlarının incelenmesi,
  • Mevcut yerel ve bulut yedeklerinin tespiti,
  • Mesajların tarih, saat ve taraf bilgilerinin araştırılması,
  • Silinen verilere ilişkin teknik kalıntıların incelenmesi,
  • Ses, fotoğraf ve video dosyalarının üst verilerinin tespiti,
  • Karşılıklı cihaz kayıtlarının karşılaştırılması,
  • Ekran görüntülerinde montaj veya değişiklik bulunup bulunmadığının araştırılması,
  • Elde edilen verilerin kriptografik özet değerleriyle muhafaza edilmesi,
  • Bilirkişiden yöntem ve sınırlamaları gösteren ayrıntılı rapor alınması.

Ancak inceleme talebi sınırsız ve belirsiz şekilde yapılmamalıdır. Örneğin tarafın yıllara yayılan bütün özel yazışmalarının incelenmesi yerine, uyuşmazlıkla bağlantılı tarih aralığı, kişi ve konu mümkün olduğunca açıkça gösterilmelidir. Aksi hâlde özel hayatın ve üçüncü kişilere ait verilerin gereksiz biçimde incelenmesi gündeme gelebilir.

13. SİLİNEN MESAJ TEK BAŞINA MAHKÛMİYET VEYA DAVANIN KABULÜ İÇİN YETERLİ MİDİR?

Her olay bakımından tek bir cevap verilemez.

Silinen mesaj adli bilişim incelemesiyle karşılıklı cihazlarda tespit edilmiş, mesajın tarihi ve göndereni doğrulanmış ve içerik başka delillerle desteklenmişse güçlü delil niteliği taşıyabilir.

Buna karşılık;

  • Yalnızca kırpılmış bir ekran görüntüsü bulunması,
  • Numaranın görünmemesi,
  • Mesajın kim tarafından gönderildiğinin belirlenememesi,
  • Konuşmanın öncesi ve sonrasının bulunmaması,
  • Cihazın incelemeye sunulmaması,
  • Mesaj üzerinde değişiklik ihtimalinin giderilememesi

hâlinde ispat gücü zayıflar.

Ceza yargılamasında mahkûmiyet için şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi ilkesi geçerlidir. Hukuk yargılamasında ise mesajın ispat gücü, ispat yükü ve diğer delillerle birlikte değerlendirilir.

SONUÇ

Silinen WhatsApp mesajlarının delil olarak kullanılması mümkündür. Mesajın sohbet ekranından silinmiş olması, geçmişte gönderildiğini ve başka kaynaklardan tespit edilebileceğini ortadan kaldırmaz.

Silinen mesajlar;

  • Önceden alınmış yedeklerden,
  • Karşı tarafın veya grup üyelerinin cihazlarından,
  • Bağlı bilgisayar ve tabletlerden,
  • Dışa aktarılmış sohbetlerden,
  • Kaydedilmiş medya dosyalarından,
  • Adli bilişim incelemesinde tespit edilen dijital kalıntılardan

elde edilebilir.

Ancak geri getirme işlemi hiçbir zaman kesin sonuç garantisi taşımaz. Cihazın şifreleme yapısı, silinmeden sonra geçen süre, telefonun kullanımı ve verilerin üzerine yeni verilerin yazılması sonucu etkiler.

Elde edilen verinin mahkemede kullanılabilmesi için yalnızca teknik olarak bulunması yeterli değildir. Mesajın hukuka uygun yöntemle elde edilmesi, gerçekliğinin doğrulanması, konuşmanın bütünlüğünün korunması ve elde edilme sürecinin güvenilir biçimde belgelenmesi gerekir.

Bir kişinin kendi tarafı olduğu yazışmayı kendi cihazından sunması ile başkasının telefonuna veya hesabına gizlice girerek mesajları ele geçirmesi aynı hukuki sonucu doğurmaz. İzinsiz erişim, haberleşmenin ve özel hayatın gizliliğini ihlal edebileceği gibi bilişim sistemine girme ve kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme suçlarını da gündeme getirebilir.

Bu nedenle silinen WhatsApp mesajlarının geri getirilmesi gereken uyuşmazlıklarda en güvenli yol; cihaz üzerinde kişisel müdahalede bulunmadan delilin korunması, hukuk davalarında delil tespiti, ceza soruşturmalarında ise savcılık veya mahkeme kararıyla adli bilişim incelemesi talep edilmesidir.

Leave a Reply

Call Now Button