Single Blog Title

This is a single blog caption

Mali Suçlar ve Kaçakçılığın Hukuki Boyutu

Ekonomik ilişkilerin ve ticari olayların yaygınlaşması aynı zamanda bu alanlardaki kural ihlallerinin de artmasını meydana getirmektedir. Bu ihlallerin korunması maksadıyla mevzuatımızda bu konuları düzenleyen kanunlarımız bulunmaktadır. Bu kanunlarımızın genel amacı ise ekonomik kamu düzeninin sağlanması, bireylerin ve tüzel kişilerin iktisadi teşebbüslerinin menfaatlerini korumaktır. Ekonomik ve ticari faaliyetlerinin hukuka aykırı olarak ihlal edilen tüm davranışları ekonomik suç olarak tanımlanır. Ekonominin düzenlenmesi ile ilgili olup doğrudan doğruya mali sonuç doğuran olaylar ise mali suçlar olarak tanımlanabilir. Dolandırıcılık, kaçakçılık, insan ticareti, kaçakçılık, yolsuzluk veya karapara aklama suçları mali suçlara örnek olarak verilebilir.

İnsan ticareti ve göçmen kaçakçılığı suçlarında ülke kavramı iyi değerlendirmek ve anlamak gerekmektedir. Dolayısıyla bilinmelidir ki kaynak ülke, insan ticaretine konu olan şahısların ikametinde bulunan ülkedir. Hedef ülke, kişilerin götürülecek olan ülkedir. Transit ülke ise, suç konusu olan yolculukta geçici olarak bulunulan ülkedir.

Araştırma yazımızın konusu olan bu suçlarla alakalı mevzuatımızda genel ve özel kanunlarımız bulunmaktadır. Konumuzla ilgili genel kanuna örnek olarak en başında Türk Ceza Kanunu gösterilebilir. Özel kanunlarımıza örneklendirmek gerekirsek, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun, Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun vb. Kanunlarımızı öne sürebiliriz. Belirtilmelidir ki, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan genel hükümler özel kanunlarda yer alan suçlar açısından da uygulanmaktadır.

Öncelikle, bu suçları Türk Ceza Kanunu’nun içerisinde incelemek lazım gelir. Kanunda dördüncü bölümde yer alan kamu güvenine karşı suçlar, dokuzuncu bölümde yer alan ekonomi, sanayi ve ticarete ilişkin suçlar başlığı altındaki hükümler, onuncu bölümde yer alan malvarlığına karşı suçlar başlığı altındaki hükümler ekonomik suçlara ilişkin düzenlemelerdir. Bu suçlara ilişkin idari nitelikte bir yaptırım gerekiyor ise bunlara ilişkin düzenlemeler için ise Kabahatler Kanunu’na bakmak gerekir.

Ekonomik suçlar genel olarak mağduru birden fazla kişilerden oluşmaktadır. Dolayısıyla korunmak istenen menfaat birden fazladır. Zira bu kanunlarımızın amacı genel ekonomik hayatı ve devletin ekonomik durumunu (gelir kaynaklarını) korumaktır.

Mali suçlara, mağdur, fail veya araç olarak kullanılmak suretiyle finansal kurumlar dahil olduğunda, mali sektör suçu devreye girmektedir. Çek ve kredi kartı dolandırıcılıkları, sigorta dolandırıcılıkları, menkul kıymet, müşteri fonlarının kötüye kullanılması, finansal kuruluşların içerisinde yer aldığı suçlardır.

Somers (1984) “Ekonomik Suçlar” adlı kitabında[1] ekonomik suçların suç kapsamına girebilmesi için nitelendirme yapmıştır. Bu nitelendirme kapsamına göre ekonomik suçların:

  • Karmaşık yapıda olması
  • Genellikle organize şeklinde işlenmiş olması
  • Şiddet içermemesi
  • Belirli bir mekânsal sınırının olmaması
  • Ekonomik çıkar amacıyla işlenmiş olması
  • Mağdurun suçun işlenmesi sırasında olaydan habersiz olması, gerekmektedir.

Bu çerçevede devletin yasakladığı eylemler:

  • Üretimi veya ithalatı yasak olan malların yapılması, uyuşturucu, silah, organ gibi faaliyetlerin yapımı
  • Yasadışı şiddet, rüşvet, kaçakçılık gibi yöntemlere başvurulması
  • Yasadışı örgütlerin veya çetelerin oluşturulması

Yaşanılan herhangi bir olayda konunun karmaşıklığı sebebiyle vakanın hangi başlık altında incelendiği de vatandaş tarafından karıştırılan bir durumdur. Bu nedenle suçları sınıflandırmak gerekir ise,

  • Fikri Mülkiyet Hırsızlığı: Korsanlık, marka taklidi, ticari sır taklidi
  • Yozlaşmaya Bağlı Suçlar: Zimmet, rüşvet
  • Kimlik Hırsızlığı, dolandırıcılık, karapara aklama
  • Kaçakçılık: Vergi, gümrük, mal, alkol ve tütün mamulleri, göçmen kaçakçılığı vb. Tüm kaçakçılık türleri

Vergi hukukunun içerisinde yer alan kaçakçılık suçlarına değinmek gerekir ise, bu husus Vergi Usul Kanunu’nun 359. Maddesinde yer almaktadır. Vergiden kaçınma ile vergi kaçakçılığı aynı anlama gelmemektedir. Vergiden kaçınma, bireylerin vergi yükümlülüğünden kurtulması anlamına gelirken vergi kaçakçılığı, bireylerin kanunlara aykırı olarak vergi yükümlülüklerinin yerine getirmemesidir ve cezai yaptırımı mevcuttur.

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3. maddesinde kaçakçılık suçları tanımlanmıştır. Bu maddeye göre eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın veya aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen ya da tamamen ödenmeksizin ülkeye sokmak şeklinde kaçakçılık tanımlanmıştır.

Kaçakçılıkla Mücadele Kanun’da yer alan suçların ve yaptırımlarına örnek olarak:

  • Kanunun 3. maddesinin 5. fırkasına göre “Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”
  • Kanunun 3. maddesinin 6. fıkrasına göre “Özel kanunları gereğince gümrük vergilerinden kısmen veya tamamen muaf olarak ithal edilen eşyayı, ithal amacı dışında başka bir kullanıma tahsis eden, satan veya devreden ya da bu özelliğini bilerek satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”
  • Kanunun 10. Maddesinin 1. fıkrasında belirtildiği üzere, “suçların işlenmesinde kullanılan araçlara Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 128. Maddesinin 4. fıkrası hükmüne göre elkonulur.”

Kaçakçılıkla Mücadele Kanunuyla ilişkili olarak yargıtay 7. ceza dairesinin vermiş olduğu bir kararında “5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun ek 5.maddesinde kaçakçılığın özel bir türü olarak petrol kaçakçılığı suçu düzenlenmiş, anılan yasanın ek 3.maddesinde ise kaçak petrole ilişkin olarak bu Kanunda yer almayan hususlarda, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. Bu düzenleme karşısında söz konusu atfın, Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun kaçak petrole uygulanabilecek tüm hükümlerine yönelik olduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununda davaya bakmakla görevli mahkemelerin belirlenmemesi ve yapılan atıf nedeniyle, bu davalara bakacak mahkemelerin görevleri ile ilgili olarak Kaçakçılıkla Mücadele Kanunundaki düzenlemenin uygulanması gerekmektedir.”[2] demiştir. Dolayısıyla kaçak petrole ilişkin asıl kanun Petrol Piyasası Kanunu’dur. Ancak konuyla ilgili olup bu kanunda yer almayan suçlar için ise Kaçakçılıkla Mücadele Kanun’una bakılması gerekmektedir. Görevli mahkeme için ise yine Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na bakılması gerekir.

Günümüzde hızla gelişen teknoloji nedeniyle suç işlenilen araçlar çok fazla artmıştır. Dolayısıyla bu suçların ortaya çıkarılıp şahısların tespit edilebilmesi güçleşmektedir. Bununla beraber yargılama süreçleri de aynı oranda uzamaktadır. Bu bağlamlarda suçların tespiti ve bu denli kapsamlı olan hukuk dalındaki sorunlar için uzman bir avukat ile davanın yürütülmesi en doğru seçenektir.

[1] L. Edward SOMERS, Economic Crimes, Clark Boardman Company, 1984

[2] Yargıtay 7. ceza dairesi / 2014/28437E. / 2016/6856K. / 05.05.2016 Tarihli kararı

 

 

Leave a Reply

Open chat
Avukata İhtiyacım var
Merhaba
Hukuki Sorunuz nedir ?
Call Now Button