Single Blog Title

This is a single blog caption

MAĞDUR KİMDİR? CEZA SORUŞTURMASI VE DAVASINDA MAĞDURUN HAKLARI

Mağdur Kimdir? Ceza Soruşturması ve Davasında Mağdurun Hakları Nelerdir?

Bir suçun işlenmesi yalnızca kamu düzenini bozmaz; çoğu zaman bir kişinin beden bütünlüğünü, malvarlığını, özgürlüğünü, özel hayatını veya huzurunu da doğrudan etkiler. Ceza yargılamasında şüpheli ve sanığın hakları kadar, suç nedeniyle zarar gören kişinin haklarının korunması da önemlidir. Türk hukukunda mağdura soruşturmanın başlangıcından hükmün kesinleşmesine kadar bilgi alma, delil sunma, avukat yardımından yararlanma, davaya katılma ve kanun yollarına başvurma gibi önemli haklar tanınmıştır.

Mağdur Kimdir?

Ceza hukukunda mağdur, işlenen suç nedeniyle doğrudan zara gören veya bu suretle ekonomik kayba uğrayan kişidir. Örneğin; kasten yaralama suçunda yaralanan kişi, dolandırıcılıkta malvarlığı zarara uğratılan kişi, tehdit suçunda korkutulan kişi ve özel hayatın gizliliğinin ihlalinde mahremiyet alanına müdahale edilen kişi mağdurdur.

Mağdur, şikâyetçi, suçtan zarar gören ve katılan kavramları günlük dilde birbirinin yerine kullanılsa da hukuken aynı anlama gelmez. Mağdur, suçun doğrudan yöneldiği kişidir. Şikâyetçi, yetkili makamlara başvurarak olay hakkında işlem yapılmasını isteyen kişiyi ifade eder. Suçtan zarar gören ise daha geniş bir kavramdır. Doğrudan suça hedef olmasa bile suçun sonuçlarından etkilenen herkesi kapsar. Bazı durumlarda şirketler, dernekler ve diğer tüzel kişiler de suçtan zarar gören sıfatıyla ceza muhakemesinde yer alabilir. Katılan ise kamu davası açıldıktan sonra mahkemeye başvuran ve davaya katılma talebi kabul edilen mağdur veya suçtan zarar görendir.

Mağdur Suçu Nereye Bildirebilir?

Suça ilişkin ihbar veya şikâyet Cumhuriyet Başsavcılığına ya da polis ve jandarma gibi kolluk makamlarına yapılabilir. Başvuru yazılı olabileceği gibi sözlü olarak da yapılabilir. Sözlü başvuru, görevli makam tarafından tutanağa geçirilir. Valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan ihbar ve şikâyetler de ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

Her suçun soruşturulması mağdurun şikâyetine bağlı değildir. Bazı suçlar savcılık tarafından kendiliğinden (re’sen) soruşturulurken bazı suçlarda mağdurun süresi içinde şikâyette bulunması gerekir. Şikâyete bağlı suçlarda genel süre, mağdurun hem fiili hem de faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır. Hakaret suçu bakımından ise şikâyet süresi, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren her hâlde iki yılı geçemez. Bu nedenle olayın üzerinden uzun zaman geçmesi beklenmemeli ve mevcut deliller korunarak mümkün olan en kısa sürede hukuki başvuru yapılmalıdır.

Soruşturma Aşamasında Mağdurun Hakları

Soruşturma, suç işlendiği yönündeki şüphenin Cumhuriyet savcısı tarafından araştırıldığı aşamadır. Mağdur bu evrede Cumhuriyet savcısından delillerin toplanmasını isteyebilir. Kamera kayıtları, mesajlar, elektronik yazışmalar, tanık anlatımları, sağlık raporları, banka hareketleri ve diğer belgeler savcılığa sunulabilir. Mağdur, kendisinin ulaşamadığı delillerin ilgili kişi veya kurumlardan getirtilmesini de talep edebilir.

Mağdur; vekilinin bulunmaması halinde, cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda baro tarafından avukat gönderilmesini isteyebilir. Soruşturmanın gizliliğini ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği isteyebilir. Bir avukat aracılığıyla, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun dosya incelemeye ilişkin hükümleri çerçevesinde soruşturma belgelerini ve el konulan ya da muhafaza altına alınan eşyayı inceletebilir. Savcılık soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verirse mağdur, kanunda belirtilen usul ve süre içinde bu karara itiraz edebilir.

Kovuşturma Aşamasında Mağdurun Hakları

Savcılık tarafından iddianame düzenlenmesi ve iddianamenin mahkemece kabul edilmesiyle kovuşturma, diğer bir ifadeyle ceza davası aşaması başlar. Mağdurun duruşma tarihinden haberdar edilme, tutanak ve belgelerden örnek isteme, tanıkların davet edilmesini talep etme ve kamu davasına yargılama aşamasında katılma, davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurabilme hakkı vardır.

Ayrıca soruşturma evresinde de olduğu gibi mağdurun vekilinin bulunmaması halinde, cinsel saldırı suçu alt sınırı beş yıldan hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından avukat gönderilmesini isteme hakkına sahiptir. 18 yaşını doldurmamış sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malûl olması halinde ve bir vekili de bulunmaması halinde istemin aranmaksızın bir vekil görevlendirilmesini talep etme hakkına sahiptir.

Davaya katılma, yalnızca duruşmaları izlemek anlamına gelmez. Katılma talebi kabul edilen kişi yargılamada aktif biçimde taleplerde bulunabilir ve Cumhuriyet savcısının başvurusundan bağımsız olarak kanun yollarına başvurabilir. Katılma talebi, hüküm verilinceye kadar mahkemeye dilekçe sunularak veya duruşmada sözlü beyanda bulunulup bu beyanın tutanağa geçirilmesiyle yapılabilir. Özellikle beraat, ceza verilmesine yer olmadığı veya mağdurun beklentisinden farklı bir hüküm kurulması hâlinde kanun yoluna başvurabilmek bakımından katılma talebinin zamanında ileri sürülmesi önem taşır.

Çocuklar ve Kırılgan Mağdurlar için Özel Koruma

Ceza muhakemesi, mağdurun yaşadığı olay nedeniyle yeniden örselenmesini önlemeyi de amaçlar. İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, kural olarak soruşturma ya da kovuşturma sırasında tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından zorunlu olan durumlar ise bu kuralın istisnasını oluşturur. Mağdur çocukların veya suç nedeniyle psikolojisi bozulan diğer mağdurların dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp ya da eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulur.

Cumhuriyet savcısı veya hâkim, mağdurun beyanının özel bir ortamda alınması gerektiğini ya da şüpheli veya sanıkla yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğunu değerlendirirse ifade ve beyan uzman aracılığıyla özel ortamda alınabilir. Adliyelerde faaliyet gösteren Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri de özellikle kırılgan gruplara bilgilendirme, yönlendirme ve psiko-sosyal destek sunmaktadır.

Koruma Tedbirleri ve Tazminat Hakkı

Mağdurun hakları yalnızca ceza davasını takip etmekten ibaret değildir. Aile içi şiddet, kadına yönelik şiddet veya tek taraflı ısrarlı takip hâllerinde 6284 sayılı Kanun kapsamında yaklaşmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, müşterek konuttan uzaklaştırma, geçici koruma ve kimlik ya da adres bilgilerinin gizlenmesi gibi koruyucu veya önleyici tedbirler talep edilebilir.

Suç nedeniyle bedensel, ruhsal veya ekonomik zarara uğrayan kişi, olayın özelliklerine göre maddi ve manevi tazminat da talep edebilir. Ceza yargılaması ile tazminat süreci aynı amaç ve usule sahip değildir. Bu nedenle ceza dosyasının sonuçlanması beklenmeden veya dosya sonuçlandıktan sonra, ilgili zamanaşımı süreleri gözetilerek ayrıca hukuk yoluna başvurulması gerekebilir.

Şikâyetten vazgeçme sırasında “şahsi haklardan da vazgeçildiğine” ilişkin açık bir beyanda bulunulması, sonradan hukuk mahkemesinde tazminat davası açılmasını engelleyebilir. Bu nedenle şikâyetten vazgeçme, uzlaşma veya zarar karşılığı ödeme içeren bir belge imzalanmadan önce belgenin hukuki sonuçlarının dikkatle değerlendirilmesi gerekir.

Sonuç

Mağdur, ceza soruşturması ve davasında yalnızca ifadesine başvurulan bir kişi değildir. Delil toplanmasını isteme, dosyadan bilgi ve belge alma, savcılık kararına itiraz etme, davaya katılma, avukat yardımından yararlanma, korunma ve uygun durumlarda tazminat isteme haklarına sahiptir.

Bununla birlikte her olayda suçun niteliği, şikâyet süresi, mevcut deliller ve başvurulabilecek koruma yolları farklılık gösterir. Hak kaybı yaşanmaması için özellikle şikâyete bağlı suçlarda süreler geçirilmeden, deliller kaybolmadan ve geri dönüşü güç beyanlarda bulunulmadan önce somut olayın bir ceza hukuku avukatı tarafından değerlendirilmesi yararlı olacaktır.

Elif Sukutli

 

Leave a Reply

Call Now Button