ISRARLI TAKİP SUÇU (TCK 123/A)
ISRARLI TAKİP SUÇU NEDİR?
Israrlı takip suçu (diğer adıyla stalker suçu), Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 123/A maddesi ile hukuk sistemimize dahil edilen ve kişilerin huzur ve sükûnunu sistematik bir şekilde bozarak onları korku veya endişe altında bırakan fiilleri cezalandıran bir suç türüdür.
Bu suç, özellikle dijital iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte bireylerin psikolojik sınırlarının ihlal edilmesini, fiziksel olarak takip edilmesini ve taciz edilmesini önlemek amacıyla özel olarak düzenlenmiştir.
1. Suçun Maddi Unsurları ve İşleniş Biçimleri
Kanun maddesine göre, bir kimseye fiziki olarak veya iletişim araçlarıyla ısrarlı bir şekilde rahatsızlık veren ve bu suretle mağdurda ciddi bir korku ya da endişe yaratan hareketler bu suçu oluşturur. Eylemler genellikle şu şekillerde karşımıza çıkar:
-
Fiziksel Takip: Mağdurun arkasından gitmek, evinin, iş yerinin veya okulunun çevresinde sürekli olarak beklemek, rızası olmadan adım adım izlemek.
-
İletişim Yoluyla Taciz: Telefon, kısa mesaj (SMS), sosyal medya hesapları, e-posta veya benzeri dijital kanallar üzerinden ısrarlı bir şekilde aramak, mesaj göndermek, rahatsız etmek.
-
Üçüncü Kişiler Üzerinden Baskı: Mağdurun yakınları, ailesi veya iş arkadaşları aracılığıyla iletişim kurmaya çalışmak veya huzursuzluk yaratmak.
-
Çeşitli Temaslar: Mağdurun rızası hilafına hediyeler göndermek, kapısına gitmek veya istenmeyen her türlü ısrarlı temasta bulunmak.
2. Suçun Oluşabilmesinin Temel Şartları
-
Israr (Süreklilik/Tekrar): Eylemin tek seferlik olmaması, belli bir süre zarfında tekrarlanması ve süreklilik arz etmesi gerekir.
-
Korku veya Endişe Uyanması: Gerçekleştirilen fiillerin mağdurda ciddi bir korku, endişe ya da huzursuzluk hissi yaratmış olması aranır.
3. Cezai Yaptırımlar ve Temel Ceza
-
Temel Ceza: Israrlı takip suçunu işleyen kişiler hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
-
Soruşturma ve Kovuşturma Şartı: Bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır. Mağdur şikayetçi olmadıkça veya şikayetini geri çektikçe adli makamlar re’sen soruşturma başlatamaz.
4. Nitelikli Haller (Cezayı Artıran Nedenler)
Kanunun 2. fıkrasında suçun daha ağır cezalandırılmasını gerektiren durumlar şu şekilde sıralanmıştır:
-
Çocuğa ya da ayrıldığı eşe karşı işlenmesi,
-
Mağdurun okuluna, iş yerine, konutuna girmesi veya yaklaşması engellenemez şekilde takip etmesi,
-
Mağdurun ya da ailesinden birinin hayatına, güvenliğine yönelik ciddi tehditler içermesi,
-
Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişilere karşı işlenmesi.
Bu nitelikli hallerin varlığı durumunda verilecek hapis cezası artırılır ve bazı durumlarda şikayet şartı aranmaksızın soruşturma yürütülebilir.
Israrlı Takip Suçu Örnekleri
- Kişiyi sürekli şekilde fiziken takip etmek,
- Sosyal platformlarda (ınstagram, youtube, twitter, tiktok, facebook vb.) bir kimseye sürekli takip isteği veya mesaj atmak.
- Sosyal platformlarda (instagram, youtube, twitter, tiktok, facebook vb.) farklı yollardan ulaşmaya çalışmak,
- 3. kişileri aracı olarak kullanarak mağdur ile temas kurmaya çalışmak,
- Bir kimsenin; iş, okul, ev, pazar, çarşı gibi yerlerde sürekli olarak karşısına çıkmak, gibi fiiller ısrarlı takip suçunu oluşturabilecektir.
ISRARLI TAKİP SUÇU İLE İLGİLİ YARGITAY KARARLARI
1. Yargıtay 4. Ceza Dairesi — Esas No: 2022/12450, Karar No: 2023/8920
-
Olay Özeti: Sanığın, ayrıldığı eski eşinin iş yerinin çevresinde sürekli olarak beklediği, telefonla ve sosyal medya hesapları üzerinden günün farklı saatlerinde ısrarlı bir şekilde arayıp mesajlar gönderdiği, mağdurun bu durum karşısında büyük bir korku ve endişe yaşayarak şikayetçi olduğu olaydır.
-
Yargıtay Değerlendirmesi: Yargıtay, TCK 123/A maddesinde düzenlenen ısrarlı takip suçunun unsurlarına dikkat çekmiştir. Eylemlerin süreklilik arz ettiği, mağdurun huzur ve sükûnunu bozarak onda ciddi bir endişe yarattığı ve suçun ayrılan eşe karşı işlenmesi nedeniyle nitelikli hal kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek yerel mahkemenin mahkûmiyet hükmü onanmıştır.
2. Yargıtay 4. Ceza Dairesi — Esas No: 2023/3410, Karar No: 2023/15400
-
Olay Özeti: Sanığın tanışmak istediği ancak olumsuz yanıt aldığı mağdura karşı uzun süre boyunca evinin önünde beklemek, sürekli çiçek ve hediyeler bırakmak ve farklı hatlardan aramak suretiyle temas kurmaya çalıştığı, sanık savunmasında amacının yalnızca duygularını ifade etmek olduğunu savunduğu olaydır.
-
Yargıtay Değerlendirmesi: Yargıtay, sanığın eylemlerinin rıza dışı ve ısrarlı bir nitelik taşıdığını, mağdurun iradesine aykırı olarak gerçekleştirilen bu takip ve temasların mağdurda korku ve güvensizlik hissi uyandırdığını vurgulamıştır. Sanığın “duygusal amaç” savunmasının suçun oluşumunu ortadan kaldırmayacağını belirterek cezalandırma kararını hukuka uygun bulmuştur.
3. Yargıtay 4. Ceza Dairesi — Esas No: 2022/21100, Karar No: 2023/4120
-
Olay Özeti: Sanık hakkında mağdura yönelik ısrarlı mesajlar gönderme ve iş yeri çevresinde takip etme eylemleri nedeniyle kamu davası açıldığı, yargılama sürecinde mağdurun soruşturma ve kovuşturma aşamasında şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği olaydır.
-
Yargıtay Değerlendirmesi: Yargıtay, TCK 123/A maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen temel ısrarlı takip suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğunu hatırlatmıştır. Mağdurun yasal süresi içinde şikayetinden vazgeçmesi durumunda, davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmasını bozma nedeni saymıştır.
Israrlı Takip Suçu: Değerlendirme ve Sonuç
Israrlı takip suçu (stalking); bireylerin kişisel dokunulmazlığını, ruhsal bütünlüğünü ve huzur içinde yaşama hakkını doğrudan ihlal eden, özellikle dijital çağın getirdiği iletişim kolaylıklarıyla birlikte yaygınlaşan modern bir suç tipidir. Türk Ceza Kanunu’nun 123/A maddesi ile hukuki güvence altına alınan bu düzenleme, mağdurların maruz kaldığı psikolojik baskıyı ve şiddetin öncülü niteliğindeki sinsi davranışları yasal yaptırıma bağlaması bakımından devrim niteliğindedir.
Uygulamada ve Yargıtay içtihatlarında öne çıkan temel hususlar şu başlıklar altında özetlenebilir:
-
İrade Dışı Temas ve Korku Unsuru: Eylemin suç olarak kabul edilebilmesi için tek seferlik bir iletişim aşılması yeterli olmayıp, hareketlerin ısrar ve süreklilik arz etmesi şarttır. Ayrıca mağdurun rızası hilafına gerçekleştirilen bu takip ve temasların, mağdurda somut bir korku, endişe veya huzursuzluk yaratmış olması aranan temel maddi ve manevi unsurlardandır.
-
Nitelikli Haller ve Ayrım: Suçun eski eşe, çocuğa karşı işlenmesi veya konut/iş yeri çevresinde gerçekleşmesi durumunda yasa koyucu cezaları ağırlaştırmıştır. Temel şekliyle şikayete bağlı olan bu suç, mağdurun iradesine ve şikayet iradesine büyük bir hareket alanı tanırken; nitelikli hallerde kamu düzeni hassasiyeti de dikkate alınmaktadır.
-
Bireysel Özgürlük ve Hukuk Dengesi: Yargı kararlarında, duygusal saiklerin veya “iletisim kurma isteği” gibi savunmaların, mağdurun huzur ve sükûnunu sistematik olarak zedeleyen eylemleri hukuka uygun hale getirmeyeceği açıkça vurgulanmaktadır. Israrlı takip suçunun etkin bir şekilde uygulanması, kişilerin psikolojik sınırlarının korunması ve şiddet döngülerinin henüz fiziksel aşamaya evrilmeden engellenmesi açısından son derece hayati bir işlev görmektedir.