Single Blog Title

This is a single blog caption

Kripto Para ile Yapılan Sözleşmelerin Hukuki Geçerliliği

Bitcoin, Ethereum, USDT ve diğer kripto varlıkların günlük ekonomik ilişkilerde daha sık kullanılmaya başlanması, tarafların sözleşmelerinde kripto varlıklara yer vermesine neden olmuştur. Özellikle teknoloji şirketleri, yazılım geliştiricileri, yabancı şirketlerle çalışan kişiler ve kripto varlık yatırımcıları arasında sözleşme bedelinin Bitcoin veya stablecoin üzerinden belirlenmesiyle karşılaşılabilmektedir.

Örneğin taraflar;

“Danışmanlık hizmetinin karşılığı 5.000 USDT olacaktır.”

“Borçlu, 2 Bitcoin’i 1 Aralık tarihinde alacaklının cüzdanına gönderecektir.”

veya

“Satıcı, 100.000 TL karşılığında 20.000 adet tokenı alıcıya devredecektir.”

şeklinde sözleşme hükümleri oluşturmak isteyebilir.

Ancak Türk hukuku bakımından bu örneklerin tamamı aynı şekilde değerlendirilmez. Çünkü kripto varlığın sözleşmenin konusu olması ile bir mal veya hizmetin bedelinin kripto varlıkla ödenmesi birbirinden farklı hukuki durumlardır.

Türkiye’de sözleşme özgürlüğü temel ilke olmakla birlikte, bu özgürlük sınırsız değildir. Türk Borçlar Kanunu’nun 26. maddesine göre taraflar sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içerisinde serbestçe belirleyebilir. TBK m. 27 ise emredici hukuk kurallarına, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız sözleşmelerin kesin hükümsüz olacağını düzenlemektedir.

Kripto varlık içeren sözleşmelerde bu genel kuralların yanı sıra Sermaye Piyasası Kanunu, SPK’nin kripto varlık düzenlemeleri ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kripto varlıkların ödemelerde kullanılmasını yasaklayan düzenlemesi de dikkate alınmalıdır.

Kripto Para ile Sözleşme Yapmak Yasak mı?

Kripto varlıkların sözleşmede yer alması Türk hukukunda genel olarak yasak değildir.

Örneğin tarafların belirli miktarda Bitcoin’in satışı konusunda anlaşması veya bir kişinin başka bir kişiye belirli miktarda kripto varlık devretmeyi taahhüt etmesi başlı başına yasak bir sözleşme olarak değerlendirilemez.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken temel ayrım şudur:

Kripto varlığın sözleşmenin konusu olması başka, kripto varlığın bir mal veya hizmetin ödeme aracı olarak kullanılması başkadır.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmeliği hâlen yürürlüktedir. Yönetmelik kapsamında kripto varlıkların ödemelerde doğrudan veya dolaylı şekilde kullanılması ve buna yönelik hizmet sunulması yasaktır.

Bu nedenle “kripto para ile sözleşme yapılamaz” demek doğru olmadığı gibi “taraflar isterse bütün sözleşme bedellerini Bitcoin veya USDT olarak belirleyebilir” şeklindeki yaklaşım da mevcut Türk mevzuatı bakımından doğru değildir.

Kripto Para ile Mal veya Hizmet Bedeli Ödenebilir mi?

Türkiye bakımından en önemli sınırlama bu noktada ortaya çıkmaktadır.

TCMB düzenlemesine göre kripto varlıklar ödemelerde doğrudan veya dolaylı olarak kullanılamaz. Bu nedenle bir mal veya hizmetin karşılığının doğrudan Bitcoin, Ethereum, USDT veya başka bir kripto varlıkla ödenmesini öngören sözleşme hükümleri mevcut ödeme mevzuatı bakımından sorun yaratmaktadır.

Örneğin;

“Bilgisayarın satış bedeli 2 ETH’dir.”

veya

“Verilecek danışmanlık hizmetinin karşılığı 3.000 USDT olarak ödenecektir.”

şeklindeki hükümler, kripto varlığın bir mal veya hizmetin ödeme aracı olarak kullanılmasını öngörmektedir.

Dolayısıyla böyle bir sözleşmenin hazırlanmasında yalnızca Türk Borçlar Kanunu’ndaki sözleşme özgürlüğüne dayanılması yeterli değildir. TCMB’nin emredici nitelikteki ödeme düzenlemelerinin de dikkate alınması gerekir.

Kripto Para ile Ödeme Kararlaştırılırsa Sözleşmenin Tamamı Geçersiz mi Olur?

Bu sorunun cevabı somut sözleşmeye göre değişebilir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesi yalnızca hukuka aykırı hükmün değil, bazı durumlarda sözleşmenin tamamının geçerliliği bakımından da değerlendirme yapılmasını gerektirir. Kısmi hükümsüzlük bakımından sözleşmenin hukuka aykırı hüküm olmaksızın ayakta kalıp kalamayacağı önem taşır.

Örneğin taraflar arasında geçerli bir danışmanlık sözleşmesi yapılmış ancak ücretin yalnızca USDT olarak ödeneceği yazılmışsa, uyuşmazlık hâlinde;

  • ödeme hükmünün hukuki niteliği,
  • bu hükmün sözleşmenin geri kalanından ayrılıp ayrılamayacağı,
  • tarafların sözleşmeyi bu hüküm olmaksızın yapıp yapmayacağı,
  • bedelin başka şekilde belirlenip belirlenemeyeceği

birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle kripto varlık içeren bir sözleşmede tek bir hükmün mevzuata aykırı olması hâlinde otomatik olarak “bütün sözleşme geçersizdir” sonucuna ulaşmak her zaman doğru değildir.

Bitcoin Alım Satım Sözleşmesi Yapılabilir mi?

Kripto varlığın bizzat sözleşmenin konusu olması ile mal veya hizmet bedeli olarak kullanılması birbirinden ayrılmalıdır.

Örneğin taraflar;

“Satıcı 1 Bitcoin’i alıcıya devredecek, alıcı bunun karşılığında 3.000.000 TL ödeyecektir.”

şeklinde bir sözleşme yapabilir.

Burada Bitcoin ödeme aracı olarak kullanılmamakta; satış veya devir işlemine konu olan ekonomik varlık konumunda bulunmaktadır.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda kripto varlık, dağıtık defter teknolojisi veya benzeri teknoloji kullanılarak elektronik şekilde oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlık olarak kabul edilmektedir. 2024 yılında yapılan düzenlemelerle kripto varlık hizmet sağlayıcıları SPK’nin düzenleme ve denetimine alınmış, 13 Mart 2025 tarihinde yürürlüğe giren Tebliğlerle alım satım, saklama ve transfer faaliyetleri ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.

Bu nedenle kripto varlık alım satım sözleşmesinin hukuki değerlendirmesinde TCMB’nin ödeme yasağı ile kripto varlığın bizzat sözleşmenin konusu olduğu işlem birbirine karıştırılmamalıdır.

USDT ile Sözleşme Yapılabilir mi?

USDT gibi stablecoinler bakımından da temel yaklaşım değişmez.

USDT’nin ekonomik olarak ABD dolarının değerini takip etmeyi amaçlaması, onu Türk hukukunda otomatik olarak dolar veya elektronik para hâline getirmez.

Dolayısıyla;

“10.000 ABD doları ödenecektir.”

ile

“10.000 USDT gönderilecektir.”

ifadeleri hukuken aynı değildir.

İkinci durumda borcun konusu bir kripto varlıktır.

Bir mal veya hizmet bedelinin USDT ile ödenmesi öngörülüyorsa TCMB’nin kripto varlıkların ödemelerde kullanılmasına ilişkin yasağı ayrıca dikkate alınmalıdır.

Sözleşme Bedeli Kripto Paraya Endekslenebilir mi?

Bir sözleşmede ekonomik değerin belirlenmesinde kripto varlığın referans alınması ile borcun doğrudan kripto varlık gönderilerek ifa edilmesi aynı hukuki işlem değildir.

Örneğin;

“Ücret, ödeme tarihindeki 1 Bitcoin’in Türk lirası karşılığı esas alınarak Türk lirası üzerinden ödenecektir.”

şeklindeki bir hüküm ile;

“Ücret 1 Bitcoin olarak ödenecektir.”

şeklindeki hüküm birbirinden farklıdır.

İlk durumda fiilî ödeme Türk lirasıyla gerçekleştirilirken Bitcoin yalnızca değer belirleme mekanizması olarak kullanılmaktadır.

Bununla birlikte bu tür hükümlerde de özellikle;

  • bedelin belirlenebilir olması,
  • hangi borsadaki fiyatın esas alınacağı,
  • hangi tarih ve saatteki kurun kullanılacağı,
  • alış mı satış mı yoksa ortalama fiyat mı alınacağı,
  • olağanüstü fiyat farklılıklarında hangi yöntemin uygulanacağı

sözleşmede açık şekilde düzenlenmelidir.

Aksi hâlde uyuşmazlık çıktığında borç miktarının belirlenmesi ciddi sorun yaratabilir.

Kripto Para Borç Sözleşmesi Yapılabilir mi?

Bir kişinin diğer kişiye belirli miktarda Bitcoin, Ethereum veya USDT vermesi ve daha sonra aynı türden kripto varlığın geri verilmesinin kararlaştırılması uygulamada görülebilir.

Örneğin;

“Ali, Mehmet’e 50.000 USDT verecek; Mehmet altı ay sonra 50.000 USDT’yi iade edecektir.”

şeklinde bir ilişki kurulabilir.

Bu tür sözleşmeler klasik para ödüncü sözleşmelerinden farklı özellikler taşır. Çünkü kripto varlıklar hukuken Türk lirası veya yabancı para ile aynı statüde değildir.

Bu nedenle sözleşmede;

  • hangi kripto varlığın verildiği,
  • kullanılan blockchain ağı,
  • miktar,
  • gönderici ve alıcı cüzdanı,
  • geri ödeme tarihi,
  • işlem ücretlerinin kime ait olduğu,
  • tokenın ortadan kalkması veya ağ değişikliği hâlinde ne olacağı

ayrıntılı olarak düzenlenmelidir.

Ayrıca kripto varlığın geri verilmesi borcunun ödeme mevzuatı karşısındaki niteliği, işlemin ekonomik amacı ve sözleşmenin yapısına göre ayrıca değerlendirilmelidir. Bu alan bakımından standart bir sözleşme metninin bütün işlemlere uygulanması doğru değildir.

Kripto Para Sözleşmelerinde Cüzdan Adresi Yazılmalı mı?

Yüksek bedelli işlemlerde cüzdan bilgilerinin sözleşmede veya sözleşmenin eki niteliğindeki teknik belgede açık şekilde belirtilmesi önemli olabilir.

Örneğin;

Gönderici cüzdan: X
Alıcı cüzdan: Y
Kripto varlık: USDT
Ağ: Ethereum
Miktar: 50.000 USDT

şeklinde bir tanımlama yapılabilir.

Bunun sebebi, yalnızca cüzdan adresinin yeterli olmamasıdır.

Özellikle USDT gibi birden fazla blockchain üzerinde çalışabilen kripto varlıklarda hangi ağın kullanılacağının açıkça belirtilmesi gerekir.

Yanlış ağ seçilmesi, yanlış cüzdan adresine gönderim veya tarafların farklı blockchain ağlarını kastetmesi ciddi maddi kayıplara neden olabilir.

Kripto Para Transferinin Yapıldığı Nasıl İspatlanır?

Kripto varlık sözleşmelerinin önemli avantajlarından biri, birçok blockchain ağında gerçekleştirilen transferlerin kayıtlarının sonradan doğrulanabilmesidir.

Transfer gerçekleştikten sonra ortaya çıkan transaction hash veya TXID, işlemin teknik kimliği niteliğindedir.

Uyuşmazlık hâlinde;

  • gönderici cüzdan,
  • alıcı cüzdan,
  • kripto varlık miktarı,
  • transfer zamanı,
  • TXID,
  • kullanılan ağ,
  • platform hesap hareketleri

birlikte delil olarak değerlendirilebilir.

Ancak blockchain kaydının yalnızca “X adresinden Y adresine transfer yapıldığını” göstermesi, X veya Y adreslerinin hangi gerçek kişiye ait olduğunu tek başına kanıtlamayabilir.

Bu nedenle sözleşme taraflarının cüzdan adreslerini sözleşmeyle ilişkilendirmesi ispat açısından önemli olabilir.

Akıllı Sözleşmeler Hukuken Sözleşme Sayılır mı?

Blockchain projelerinde “smart contract” yani akıllı sözleşme kavramı sıklıkla kullanılmaktadır.

Ancak teknik anlamdaki her smart contract, Türk Borçlar Kanunu anlamında bağımsız bir sözleşme değildir.

Smart contract çoğu zaman belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde önceden programlanmış işlemleri otomatik gerçekleştiren yazılım kodudur.

Örneğin;

“Alıcı 1 ETH gönderdiğinde sistem otomatik olarak 10.000 token gönderecektir.”

şeklinde çalışan bir kod oluşturulabilir.

Bu işlem aynı zamanda taraflar arasında hukuki bir sözleşmeye dayanabilir. Ancak sözleşmenin;

  • tarafları,
  • irade açıklamaları,
  • hak ve borçları,
  • hukuki sebebi

yalnızca bilgisayar kodundan ibaret olmayabilir.

Bu nedenle yüksek bedelli işlemlerde smart contract kodunun yanında klasik hukuki sözleşmenin de hazırlanması önemli bir güvence sağlar.

Akıllı Sözleşme ile Yazılı Sözleşme Çelişirse Ne Olur?

Örneğin tarafların yazılı sözleşmesinde yatırımcıya 10.000 token gönderileceği belirtilmiş ancak smart contract hatası nedeniyle 1.000 token gönderilmiş olabilir.

Burada;

“Blockchain üzerinde gerçekleşen işlem kesin olduğu için başka talepte bulunulamaz.”

şeklindeki yaklaşım doğru değildir.

Tarafların gerçek sözleşmesel borcu 10.000 tokenın teslimi ise kod hatasının meydana gelmesi sözleşmesel sorumluluğu ortadan kaldırmayabilir.

Bu nedenle blockchain projelerinde;

hukuki sözleşme + smart contract + whitepaper + teknik dokümantasyon

birbiriyle uyumlu hazırlanmalıdır.

Kripto Para Sözleşmelerinde Fiyat Değişikliği Riski Nasıl Düzenlenmelidir?

Bitcoin ve diğer kripto varlıkların değeri kısa süre içerisinde önemli ölçüde değişebilir.

Örneğin taraflar sözleşme tarihinde 1 Bitcoin’in 3 milyon TL olduğunu kabul etmiş olabilir. Ancak teslim tarihinde değer 2 milyon TL’ye veya 4 milyon TL’ye çıkabilir.

Bu nedenle sözleşmede;

  • borcun kripto varlık miktarı üzerinden mi,
  • Türk lirası değeri üzerinden mi,
  • Amerikan doları karşılığı üzerinden mi

belirlendiği açıkça yazılmalıdır.

Örneğin;

“Borç 1 BTC’dir.”

ile

“Borç, ödeme tarihinde 1 BTC’nin TL karşılığıdır.”

aynı hukuki sonucu doğurmayabilir.

Bu ayrım özellikle temerrüt ve tazminat hesaplamalarında önem taşır.

Kripto Para Sözleşmelerinde Temerrüt Nasıl Düzenlenir?

Taraflardan biri sözleşmede belirlenen tarihte kripto varlığı transfer etmezse borçlunun temerrüdü gündeme gelebilir.

Ancak klasik para borçlarından farklı olarak kripto varlığın fiyatının değişmesi zarar hesabını zorlaştırabilir.

Örneğin borçlu 1 Bitcoin’i 1 Ocak tarihinde teslim etmek zorundayken teslim etmemiş olsun.

Bitcoin’in;

  • 1 Ocak tarihindeki değeri,
  • ihtar tarihindeki değeri,
  • dava tarihindeki değeri,
  • karar tarihindeki değeri

birbirinden farklı olabilir.

Bu nedenle sözleşmede gecikme hâlinde;

  • aynen kripto varlık teslimi,
  • alternatif para karşılığı,
  • değerleme tarihi,
  • uygulanacak fiyat kaynağı,
  • cezai şart

gibi hususların önceden belirlenmesi uyuşmazlığın çözümünü kolaylaştırabilir.

Kripto Para Sözleşmelerinde Cezai Şart Konulabilir mi?

Türk Borçlar Kanunu’nda öngörülen sınırlar içerisinde sözleşmeye cezai şart konulması mümkündür.

Örneğin token teslim borcunun belirlenen tarihte yerine getirilmemesi hâlinde belirli miktarda para cezası kararlaştırılabilir.

Ancak kripto varlığın doğrudan cezai şart olarak belirlenmesi durumunda yine ödeme yasağı ve sözleşmenin niteliği açısından ayrıca değerlendirme yapılması gerekir.

Bu nedenle uygulamada cezai şartın Türk lirası veya hukuken uygun başka bir para birimi üzerinden belirlenmesi daha öngörülebilir olabilir.

Kripto Para Sözleşmesi Elektronik Ortamda Yapılabilir mi?

Türk Borçlar Kanunu’nda kural olarak sözleşmelerin geçerliliği özel bir şekle bağlı değildir. Ancak kanunun belirli sözleşmeler için özel şekil öngördüğü durumlar saklıdır.

Bu nedenle konusu kripto varlık olan birçok sözleşme elektronik ortamda kurulabilir.

Bununla birlikte tarafların;

  • kimliklerinin,
  • sözleşmeyi kabul ettikleri tarihin,
  • cüzdan adreslerinin,
  • elektronik kayıtların

sonradan ispat edilebilir olması önemlidir.

Özellikle yüksek miktarlı kripto varlık işlemlerinde yalnızca WhatsApp mesajı veya Telegram yazışmasına dayanılması yerine tarafları ve yükümlülükleri açık şekilde gösteren yazılı bir sözleşme hazırlanması daha güvenlidir.

Kripto Para Sözleşmesinde Noter Şart mı?

Kripto varlık içeren bütün sözleşmelerin noterde yapılmasını zorunlu kılan genel bir düzenleme bulunmamaktadır.

Ancak sözleşmenin esas konusu başka bir hukuki işlemse ve kanun bu işlem için özel şekil şartı öngörüyorsa kripto varlık kullanılması söz konusu şekil şartını ortadan kaldırmaz.

Örneğin kanunen resmî şekle tabi bir işlemin;

“Bedeli Bitcoin olarak belirlendi, dolayısıyla normal sözleşme yapabiliriz.”

şeklinde değerlendirilmesi mümkün değildir.

Kripto varlık teknolojisi, Türk hukukundaki emredici şekil kurallarını bertaraf eden bir yöntem değildir.

Kripto Para ile Gayrimenkul Satışı Yapılabilir mi?

Gayrimenkul satışları Türk hukukunda özel şekil şartlarına tabidir.

Bu nedenle bir taşınmazın mülkiyetinin yalnızca blockchain transferi veya taraflar arasında imzalanan basit bir “Bitcoin karşılığında ev satışı sözleşmesi” ile devredilmesi mümkün değildir.

Ayrıca taşınmaz bedelinin doğrudan kripto varlıkla ödenmesinin kararlaştırılması TCMB’nin ödemelerde kripto varlık kullanımını yasaklayan düzenlemesi bakımından ayrıca sorun oluşturacaktır.

Bu nedenle taşınmaz işlemlerinde hem eşya ve tapu hukukunun şekil şartları hem de kripto ödeme yasağı birlikte dikkate alınmalıdır.

Kripto Para ile İşçilik Ücreti Ödenebilir mi?

İşçinin ücretinin Bitcoin veya USDT olarak ödenmesi de ödeme mevzuatı ve iş hukuku açısından risklidir.

İşçilik ücretinin mal veya hizmet karşılığı niteliğinde olduğu ve İş Kanunu’ndaki ücret ödeme hükümlerinin bulunduğu dikkate alındığında, ücretin kripto varlık üzerinden ödenmesine yönelik sözleşme hükmünün yalnızca tarafların anlaşmasına dayanılarak geçerli kabul edilmesi mümkün değildir.

Bu nedenle özellikle iş sözleşmelerinde kripto varlığın doğrudan ücret ödeme aracı olarak kullanılmasından kaçınılması gerekir.

Kripto varlıkların prim, bonus veya farklı ekonomik menfaatler kapsamında kullanılması planlanıyorsa işlemin yapısı ayrıca hukuki incelemeye tabi tutulmalıdır.

Kripto Para ile Uluslararası Sözleşme Yapılabilir mi?

Yurt dışı unsuru taşıyan sözleşmelerde durum daha karmaşıktır.

Örneğin Türkiye’deki yazılım şirketi ile Dubai’deki şirket arasında;

“Proje bedeli 50.000 USDT’dir.”

şeklinde bir sözleşme yapılmak istenebilir.

Bu durumda yalnızca Türk hukukuna bakmak yeterli olmayabilir.

Sözleşmede;

  • uygulanacak hukuk,
  • yetkili mahkeme,
  • tahkim şartı,
  • tarafların bulunduğu ülkelerin kripto mevzuatı,
  • ödeme ve kambiyo düzenlemeleri,
  • yaptırım mevzuatı,
  • vergi düzenlemeleri

birlikte değerlendirilmelidir.

Türkiye’de kripto varlıkların ödemelerde kullanılmasına ilişkin yasağın bulunması, Türkiye bağlantılı uluslararası işlemlerde özellikle dikkate alınması gereken bir risk alanıdır.

Kripto Para Sözleşmelerinde Hangi Hukukun Uygulanacağı Yazılmalı mı?

Özellikle taraflardan birinin yurt dışında bulunduğu sözleşmelerde hukuk seçimi son derece önemlidir.

Kripto varlıkların merkezi olmayan niteliği;

“Blockchain’in hukuku vardır, ülke hukukuna gerek yoktur.”

anlamına gelmez.

Bir uyuşmazlık ortaya çıktığında mahkeme veya hakem heyeti;

  • sözleşmeye hangi hukukun uygulanacağını,
  • hangi mahkemenin yetkili olduğunu,
  • tarafların hukuk seçiminin geçerli olup olmadığını

belirlemek zorunda olacaktır.

Bu nedenle uluslararası kripto sözleşmelerinde uygulanacak hukuk ve uyuşmazlık çözüm yöntemi açık şekilde belirlenmelidir.

Kripto Para Sözleşmelerinde SPK Mevzuatı Ne Zaman Önem Kazanır?

Sözleşmenin taraflarından biri kripto varlık hizmet sağlayıcısıysa SPK düzenlemeleri özellikle önem kazanır.

7518 sayılı Kanun ile kripto varlık hizmet sağlayıcıları 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında SPK’nin düzenleme ve denetimine alınmıştır. 13 Mart 2025 tarihinde yürürlüğe giren III-35/B.1 ve III-35/B.2 sayılı Tebliğlerle platformların kuruluşundan müşterilerle ilişkilerine, kripto varlıkların alım satımından saklama ve transferine kadar birçok konu ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir.

Dolayısıyla kullanıcı ile kripto para borsası arasındaki sözleşme yalnızca Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirilemez.

Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının mevzuattan doğan yükümlülükleri sözleşmeyle ortadan kaldırılamaz.

Kripto Para Borsasının Kullanıcı Sözleşmesi Bağlayıcı mıdır?

Bir kripto para platformunda hesap açılırken kullanıcıya elektronik ortamda sözleşme sunulması mümkündür.

Ancak kullanıcı sözleşmesindeki her hükmün otomatik olarak geçerli olduğu söylenemez.

Özellikle;

  • platformun bütün sorumluluğunu kaldıran,
  • müşterinin kanundan kaynaklanan haklarını ortadan kaldıran,
  • mevzuatın emredici hükümleriyle çelişen

şartların geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Kripto varlık hizmet sağlayıcıları SPK düzenlemeleri kapsamında faaliyet gösterdiklerinden sözleşme hükümlerinin sermaye piyasası mevzuatıyla uyumlu olması gerekir.

Kripto Para Sözleşmelerinde Vergi Konusu Düzenlenmeli mi?

Özellikle ticari işlemlerde kripto varlığın sözleşmede kullanılması vergisel sonuçları ortadan kaldırmaz.

Tarafların;

“Ödeme blockchain üzerinden yapılacak, dolayısıyla fatura düzenlenmesine gerek yoktur.”

şeklinde hareket etmesi doğru değildir.

Sözleşmeye konu işlem mal teslimi, hizmet sunumu veya başka vergiyi doğuran olay niteliğindeyse ilgili vergi ve belge düzeni ayrıca dikkate alınmalıdır.

Kripto varlığın kullanılması, altta yatan ekonomik işlemin hukuki ve vergisel niteliğini kendiliğinden değiştirmez.

Kripto Para Sözleşmesinde Hangi Maddeler Bulunmalıdır?

Özellikle yüksek tutarlı kripto işlemlerinde sözleşmede şu konuların açıkça belirlenmesi faydalıdır:

  • tarafların açık kimlik ve iletişim bilgileri,
  • sözleşmenin hukuki konusu,
  • kullanılacak kripto varlığın tam adı,
  • token veya smart contract adresi,
  • kullanılacak blockchain ağı,
  • gönderici ve alıcı cüzdan adresleri,
  • kripto varlık miktarı,
  • transfer tarihi,
  • ağ işlem ücretlerinin kime ait olduğu,
  • yanlış ağ veya yanlış adrese transferin sonuçları,
  • fiyat belirleme yöntemi,
  • temerrüt hükümleri,
  • smart contract hatalarının sonuçları,
  • sözleşmenin sona ermesi,
  • uygulanacak hukuk,
  • yetkili mahkeme veya tahkim şartı.

Ancak sözleşme hazırlanırken en önemli husus, kripto varlığın sözleşmede hangi fonksiyonu yerine getirdiğinin doğru belirlenmesidir.

Kripto Para Sözleşmelerinde En Sık Yapılan Hata Nedir?

En sık yapılan hata, kripto varlığın hukuki niteliği ile teknik niteliğinin birbirine karıştırılmasıdır.

Örneğin taraflar blockchain üzerinde gerçekleştirilebildiği için herhangi bir işlemin hukuken de geçerli olduğunu düşünebilir.

Oysa;

Blockchain üzerinde teknik olarak yapılabilen her işlem Türk hukukunda hukuken geçerli olmak zorunda değildir.

Bitcoin’in bir cüzdandan diğerine gönderilebilmesi teknik bir olgudur.

Ancak bu transferin;

satış bedeli, borç ifası, bağışlama, kripto varlık satışı veya başka bir hukuki sebebe dayanıp dayanmadığı ayrı bir konudur.

Bu nedenle kripto sözleşmelerinde teknik süreç ile hukuki ilişki birlikte tasarlanmalıdır.

Sonuç

Kripto varlıklarla sözleşme yapılması Türk hukukunda bütünüyle yasaklanmış değildir. Bitcoin, Ethereum, USDT, token veya diğer kripto varlıklar çeşitli sözleşmelerin konusunu oluşturabilir ve taraflar sözleşme özgürlüğü kapsamında kanunun izin verdiği sınırlar içerisinde bu varlıklara ilişkin hak ve borçlar oluşturabilir. Türk Borçlar Kanunu m. 26 sözleşme özgürlüğünü kabul ederken m. 27 bu özgürlüğün emredici hukuk kurallarıyla sınırlandırıldığını düzenlemektedir.

Bununla birlikte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının yürürlükteki düzenlemesi uyarınca kripto varlıkların ödemelerde doğrudan veya dolaylı şekilde kullanılması yasaktır. Bu nedenle kripto varlığın alınıp satılması veya devredilmesini konu alan bir sözleşme ile bir mal veya hizmetin bedelinin Bitcoin, USDT veya başka bir kripto varlıkla ödenmesini öngören sözleşme birbirinden ayrılmalıdır.

Ayrıca kripto varlık hizmet sağlayıcılarının 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve SPK’nin 2025 yılında yürürlüğe giren ikincil düzenlemeleri kapsamında düzenleme ve denetime tabi olduğu unutulmamalıdır. Platform üzerinden gerçekleştirilen kripto varlık işlemlerinde yalnızca tarafların sözleşmesi değil, SPK mevzuatından kaynaklanan yükümlülükler de dikkate alınmalıdır.

Kripto para sözleşmelerinde özellikle kullanılacak blockchain ağı, cüzdan adresleri, tokenın kimliği, transfer tarihi, miktar, fiyat belirleme yöntemi, temerrüt, smart contract riski, yanlış transfer, uygulanacak hukuk ve uyuşmazlık çözüm yöntemi açık şekilde düzenlenmelidir.

Kripto varlıkların yüksek fiyat oynaklığı, transferlerin geri döndürülememesi ve sınır ötesi nitelikleri nedeniyle yüksek bedelli işlemlerde standart sözleşme metinleri yerine, yapılacak işlemin ekonomik ve teknik yapısına göre özel olarak hazırlanmış bir sözleşme kullanılması ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından önem taşımaktadır.

Leave a Reply

Call Now Button