Kripto Cüzdanlarının Ceza Soruşturmasında İncelenmesi
Kripto varlıkların ceza soruşturmalarında giderek daha sık kullanılması, savcılık ve mahkemeler açısından yeni bir dijital delil alanı ortaya çıkarmıştır. Özellikle kripto para dolandırıcılığı, nitelikli dolandırıcılık, bilişim suçları, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, yasa dışı bahis ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarında zimmet gibi soruşturmalarda Bitcoin, Ethereum, USDT ve diğer kripto varlıklara ilişkin cüzdanlar önemli deliller içerebilir.
Bir şüphelinin telefonunda kripto cüzdan uygulamasının bulunması, bilgisayarında cüzdan dosyasının tespit edilmesi veya belirli bir blockchain adresiyle bağlantısının ortaya çıkarılması tek başına suç işlendiğini göstermez. Ancak cüzdanın para hareketleri, transfer tarihleri, karşı cüzdanları, kripto borsalarıyla bağlantıları ve soruşturma konusu olayla ilişkisi diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde önemli sonuçlar ortaya çıkabilir.
Bu nedenle kripto cüzdanlarının ceza soruşturmasında incelenmesi yalnızca “cüzdanda ne kadar para var?” sorusundan ibaret değildir. Esas mesele, kripto varlığın nereden geldiğinin, nereye gönderildiğinin, cüzdanı kimin kontrol ettiğinin ve söz konusu hareketlerin soruşturulan suçla bağlantısının bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılmasıdır.
Kripto Cüzdanı Nedir?
Kripto cüzdanı, Bitcoin veya diğer kripto varlıkların fiziksel olarak içerisinde tutulduğu klasik anlamda bir cüzdan değildir.
Blockchain üzerinde bulunan kripto varlıklar, belirli adreslerle ilişkilidir. Cüzdan uygulamaları ise kullanıcının bu adresler üzerindeki tasarruf yetkisini sağlayan özel anahtarları yönetmesine imkân verir.
Ceza soruşturması bakımından temel olarak iki farklı yapı önemlidir:
Kişisel veya saklamasız cüzdanlar: Kullanıcının özel anahtarı veya kurtarma kelimelerini kendisinin kontrol ettiği cüzdanlardır.
Kripto para borsası veya saklama kuruluşu nezdindeki hesaplar: Kullanıcının varlıklarının kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından saklandığı yapılardır.
Türkiye’de kripto varlıkların saklanması, transferi ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarının bilgi sistemleri 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile SPK’nin ilgili düzenlemeleri kapsamındadır. 13 Mart 2025 tarihinde yürürlüğe giren III-35/B.1 ve III-35/B.2 sayılı Tebliğlerle saklama, transfer, kayıt sistemleri ve teknolojik altyapıya ilişkin ayrıntılı yükümlülükler getirilmiştir.
Bu ayrım ceza soruşturmasında son derece önemlidir. Çünkü bir borsa hesabı hakkında bilgi ve tedbir talep edilmesi ile şüphelinin yalnızca kendisinin kontrol ettiği kişisel bir cüzdanın incelenmesi aynı hukuki ve teknik yöntemlerle gerçekleştirilmez.
Savcılık Kripto Cüzdanını İnceleyebilir mi?
Evet. Ancak incelemenin yöntemi, cüzdanın nerede bulunduğuna ve hangi verilere erişilmek istendiğine göre değişmektedir.
Örneğin bir soruşturmada savcılık;
- bilinen bir blockchain adresinin hareketlerini araştırabilir,
- şüphelinin kripto para borsalarındaki hesaplarını tespit ettirebilir,
- borsalardan hesap ve işlem kayıtlarını isteyebilir,
- şüphelinin bilgisayar veya diğer dijital materyallerindeki kripto cüzdan verilerini inceletebilir,
- bulunan cüzdanların soruşturma konusu transferlerle bağlantısını bilirkişiye inceletebilir,
- suçtan elde edildiği değerlendirilen kripto varlıklar bakımından el koyma tedbirlerini değerlendirebilir.
Ancak cüzdan adresinin blockchain üzerinde incelenmesi ile şüpheliye ait telefon veya bilgisayar içerisindeki özel verilere erişilmesi hukuken farklıdır.
Özellikle şüphelinin bilgisayarında veya dijital materyallerinde yapılacak arama, kopyalama ve el koyma işlemleri bakımından Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 134. maddesi önem taşımaktadır.
CMK m. 134 Kripto Cüzdanlarının İncelenmesinde Uygulanabilir mi?
Kripto cüzdan uygulamasının, cüzdan dosyasının, işlem geçmişinin, özel anahtar bilgilerinin veya kripto varlıkla ilgili diğer dijital kayıtların şüphelinin bilgisayarında bulunması durumunda CMK m. 134 kapsamında dijital inceleme hükümleri gündeme gelebilir.
Mevcut düzenlemeye göre bir suç soruşturmasında somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka şekilde delil elde etme imkânının olmaması durumunda bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, kayıtların kopyalanmasına ve çözülmesine karar verilebilmektedir.
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının karar verebilmesine ilişkin düzenleme 2018 yılında CMK m. 134’e eklenmiştir. Savcılık tarafından verilen kararların kanunda belirtilen süre içerisinde hâkim onayına sunulması gerekmektedir.
Dolayısıyla kripto soruşturmasında dijital cihazın kolluk tarafından ele geçirilmiş olması, içerisindeki bütün verilerin sınırsız şekilde incelenebileceği anlamına gelmez. Dijital incelemenin hukuki dayanağının ve kapsamının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Anayasa Mahkemesinin 2026 Tarihli CMK m. 134 Kararı Neden Önemlidir?
Kripto cüzdanlarının dijital materyaller üzerinden incelenmesi bakımından son derece güncel bir gelişme bulunmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, 12 Şubat 2026 tarihli E. 2023/128, K. 2026/36 sayılı kararıyla CMK m. 134’ün bilgisayarlarda arama, kopyalama ve el koymaya ilişkin düzenlemelerini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir. Mahkeme özellikle dijital verilerin saklanması, silinmesi, işlenmesinin sınırlandırılması ve kişisel verilerin korunmasına yönelik yeterli yasal güvencelerin bulunmamasına dikkat çekmiştir.
Ancak iptal kararı hemen yürürlüğe girmemiştir.
Karar 25 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış ve iptal hükümlerinin yürürlüğe girmesi dokuz ay ertelenmiştir. Buna göre mevcut CMK m. 134 hükümleri, yeni bir yasal düzenleme yapılmadığı takdirde 25 Şubat 2027 tarihinde yürürlükten kalkacaktır.
Bu nedenle Ağustos 2026 itibarıyla yapılacak değerlendirmelerde CMK m. 134 hâlen yürürlüktedir; ancak dijital delillerin elde edilmesinde Anayasa Mahkemesinin kişisel verilerin korunmasına ilişkin ortaya koyduğu güvenceler ayrıca dikkate alınmalıdır.
Telefonda Kripto Cüzdan Uygulaması Bulunursa Ne Olur?
Şüphelinin telefonunda MetaMask, Trust Wallet veya başka bir kripto cüzdan uygulamasının bulunması tek başına suç delili değildir.
Günümüzde milyonlarca kişinin yasal yatırım veya ödeme amacıyla kripto cüzdanı kullanması mümkündür.
Ceza soruşturmasında önemli olan;
cüzdanın hangi adresleri kontrol ettiği, soruşturma konusu varlıkların bu cüzdanlardan geçip geçmediği, transfer tarihleri ile suç tarihi arasında bağlantı bulunup bulunmadığı ve diğer delillerin cüzdan hareketleriyle örtüşüp örtüşmediğidir.
Örneğin mağdurun dolandırıcıya gönderdiği 25.000 USDT’nin belirli bir cüzdana ulaştığı tespit edilmiş ve aynı cüzdanın şüphelinin cihazındaki uygulamayla bağlantısı ortaya çıkarılmışsa bu durum önemli bir dijital delil oluşturabilir.
Ancak bu bağlantının teknik olarak güvenilir ve hukuka uygun yöntemlerle ortaya konulması gerekir.
Blockchain Üzerindeki Cüzdan Hareketleri Nasıl İncelenir?
Birçok blockchain ağında transfer kayıtları zincir üzerinde görülebilmektedir.
Örneğin bilinen bir Bitcoin veya Ethereum adresi üzerinden;
- hangi adresten kripto varlık geldiği,
- hangi adrese gönderildiği,
- transfer miktarı,
- transfer tarihi,
- transaction hash veya TXID,
- birbirini takip eden transferler
incelenebilir.
Ancak blockchain üzerinde bir cüzdan adresinin görülmesi, bu adresin doğrudan “Ahmet Yılmaz’a aittir” şeklinde gerçek kişi kimliğini göstermesi anlamına gelmez.
Bu nedenle kripto soruşturmalarında önemli aşamalardan biri blockchain adresi ile gerçek kişi arasında bağlantı kurulmasıdır.
Kripto Cüzdanının Kime Ait Olduğu Nasıl Tespit Edilir?
Bir cüzdanın gerçek sahibinin tespit edilmesi için farklı deliller birlikte değerlendirilebilir.
Örneğin incelenen cüzdandaki varlıkların daha sonra Türkiye’de faaliyet gösteren bir kripto varlık hizmet sağlayıcısına gönderildiği belirlenebilir.
Bu durumda platform nezdindeki hesabın;
- hesap sahibinin kimliği,
- hesap açılış bilgileri,
- yatırma ve çekme hareketleri,
- bağlantılı cüzdan adresleri,
- IP kayıtları,
- cihaz bilgileri,
- doğrulama kayıtları
soruşturma açısından önemli olabilir.
2025 yılı sonunda yapılan CMK değişikliğiyle, soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından kripto varlık hizmet sağlayıcısından istenen bilgi ve belgelerin on gün içerisinde gönderilmesine ilişkin açık düzenleme de getirilmiştir.
Bu nedenle anonim veya takma adlı görünen bir blockchain adresinin merkezi kripto para borsasıyla temas etmesi, gerçek kişinin tespit edilmesi bakımından soruşturmanın önemli kırılma noktalarından biri olabilir.
Savcılık Kripto Para Borsasından Hesap Hareketlerini İsteyebilir mi?
Evet.
Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının artık Türkiye’de özel bir yasal düzenlemeye tabi olması, soruşturmalarda kayıtların elde edilmesi açısından önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Sermaye Piyasası Kanunu’nun 99/B maddesinde müşterilere ait nakit ve kripto varlıklar hakkındaki tedbir, haciz ve benzeri idari ve adli taleplerin kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından yerine getirileceği düzenlenmiştir.
Ayrıca CMK m. 128/A kapsamında belirli suçlara ilişkin soruşturmalarda kripto varlık hizmet sağlayıcılarından bilgi ve belge talep edilmesine ilişkin özel mekanizma bulunmaktadır.
Dolayısıyla soruşturma konusu cüzdanın belirli bir borsaya transfer yaptığı ortaya çıkarılmışsa savcılığın yalnızca blockchain hareketlerini incelemekle yetinmeyip borsa kayıtlarını da araştırması önemlidir.
Kripto Para Hesabı Dondurulabilir mi?
Belirli suçlar bakımından evet.
25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeyle CMK’ye eklenen 128/A maddesi, özellikle kripto para dolandırıcılığı soruşturmalarında önemli bir tedbir mekanizması oluşturmuştur.
Nitelikli hırsızlığın belirli hâlleri, TCK m. 158/1-f ve 158/1-l kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık ile banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarında makul şüphe bulunması durumunda, suçta kullanılan hesaplar banka, ödeme kuruluşu veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından 48 saate kadar askıya alınabilir.
Ayrıca askıya alınan hesapta bulunan suç konusu menfaate hâkim kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle el konulabilmektedir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan el koyma ise kanunda belirtilen sürelerde hâkim onayına tabidir.
Bu düzenleme özellikle dolandırılan kripto varlığın hızlı şekilde bir merkezi borsaya ulaştığı olaylarda önem taşımaktadır.
Kişisel Kripto Cüzdanı Dondurulabilir mi?
Burada kripto para borsasındaki hesap ile kişisel cüzdan arasında ayrım yapılmalıdır.
Bir kripto borsasındaki hesap, merkezi bir hizmet sağlayıcısının kontrolü altında bulunduğundan ilgili platforma gönderilecek hukuki tedbir kararı teknik olarak uygulanabilir.
Buna karşılık kişinin özel anahtarını kendisinin kontrol ettiği self-custody yani kişisel cüzdanda, işlemleri durdurabilecek merkezi bir borsa bulunmayabilir.
Bu durumda yalnızca belirli bir blockchain adresinin “dondurulmasına karar verilmesi”, teknik olarak her blockchain ağında işlemleri durdurmak anlamına gelmez.
Ancak özel anahtarın bulunduğu cihazın ele geçirilmesi, kripto varlığın bir merkezi borsaya transfer edilmesi veya ilgili kripto varlığın teknolojik yapısında belirli müdahale mekanizmalarının bulunması durumunda farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.
Bu nedenle kripto varlıklara el koyma kararlarında hukuki tedbir ile bu tedbirin blockchain üzerinde teknik olarak nasıl uygulanabileceği birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
Seed Phrase veya Private Key Delil Olarak İncelenebilir mi?
Kripto cüzdanlarının en hassas unsurlarından biri özel anahtar ve seed phrase yani kurtarma kelimeleridir.
Bu bilgileri kontrol eden kişi, teknik olarak cüzdandaki kripto varlıklar üzerinde işlem yapma yetkisine sahip olabilir.
Ceza soruşturmasında şüphelinin dijital materyallerinde;
- seed phrase’in ekran görüntüsü,
- özel anahtar dosyası,
- cüzdan yedek dosyası,
- cüzdan uygulamasına ilişkin kayıt,
- donanım cüzdanı,
- cüzdan adresleri
bulunabilir.
Bu verilerin soruşturma bakımından önemi çok yüksek olmakla birlikte aynı zamanda son derece hassas niteliktedir. Yetkisiz kişilerin özel anahtara erişmesi varlıkların transfer edilmesine neden olabileceğinden delilin muhafazası sırasında hem adli bilişim bütünlüğünün hem de kripto varlık güvenliğinin sağlanması gerekir.
Donanım Cüzdanına El Konulabilir mi?
Ledger, Trezor veya benzeri donanım cüzdanlarının soruşturma sırasında bulunması hâlinde cihaz bir delil veya suçla bağlantılı malvarlığına erişim aracı olarak önem kazanabilir.
Ancak donanım cüzdanının fiziksel olarak ele geçirilmesi, içindeki kripto varlıkların otomatik olarak soruşturma makamının kontrolüne geçtiği anlamına gelmez.
Cihazın;
PIN kodu, özel anahtarı, seed phrase’i ve teknik yapısı ayrıca önem taşır.
Ayrıca cihaz üzerinde gerçekleştirilecek dijital incelemenin hukuka uygunluğu ve delil bütünlüğü ceza muhakemesi hükümlerine göre değerlendirilmelidir.
Kripto Cüzdanlarının Bilirkişi Tarafından İncelenmesi Mümkün müdür?
Evet.
Kripto para soruşturmalarında teknik konular çoğu zaman uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi önemli hâle gelmektedir.
Bilirkişi veya teknik uzman tarafından;
- blockchain transferlerinin takibi,
- cüzdanlar arasındaki bağlantıların belirlenmesi,
- TXID kayıtlarının incelenmesi,
- hangi borsalara transfer yapıldığının araştırılması,
- dijital materyaldeki cüzdan uygulamalarının tespiti,
- cüzdan adresleri ile soruşturma konusu transferlerin karşılaştırılması
gibi incelemeler yapılabilir.
Ancak bilirkişi raporunda yalnızca “bu cüzdan şüpheliye aittir” şeklinde sonuç belirtilmesi yeterli görülmemelidir.
Bu sonuca hangi teknik veri ve hangi bağlantı üzerinden ulaşıldığının denetlenebilir şekilde ortaya konulması önemlidir.
Kripto Cüzdan Adresi Tek Başına Delil Olur mu?
Bir cüzdan adresinin belirli bir olayda kullanılmış olması önemli bir delildir ancak her zaman tek başına kişinin suçluluğunu ortaya koymaz.
Örneğin suç konusu USDT’nin X adresine gönderilmiş olması, X adresinin kim tarafından kontrol edildiğinin ayrıca ortaya çıkarılmasını gerektirir.
Cüzdan;
başka bir kişiye, bir borsaya, bir şirket hesabına veya birden fazla kişinin kullandığı yapıya ait olabilir.
Bu nedenle ceza soruşturmasında;
blockchain kaydı + borsa kayıtları + cihaz incelemesi + iletişim kayıtları + banka hareketleri + diğer maddi deliller
birlikte değerlendirilmelidir.
Kripto soruşturmalarında yalnızca para akışının izlenmesi değil, bu para akışının şüpheliyle bağlantısının somut şekilde kurulması gerekir.
Kripto Para Transferi Suç Geliri Olduğunu Gösterir mi?
Hayır.
Bir kişinin yüksek miktarda Bitcoin, Ethereum veya USDT transfer etmiş olması tek başına suç işlendiğini göstermez.
Kripto varlıklar yasal olarak;
yatırım, ticaret, borç ödeme, uluslararası işlem veya başka meşru amaçlarla kullanılabilir.
Bu nedenle soruşturma makamlarının kripto varlığın yalnızca miktarına değil;
kaynağına, transfer zincirine, taraflar arasındaki ilişkiye ve soruşturulan suçla bağlantısına bakması gerekir.
Ceza muhakemesinin temel prensipleri kripto varlık soruşturmalarında da geçerlidir.
Kripto Cüzdanından Başka Cüzdanlara Transfer Yapılması Takibi Engeller mi?
Tek başına engellemez.
Kripto varlık birkaç farklı cüzdana gönderilmiş olsa dahi blockchain üzerindeki kayıtların niteliğine göre transfer zinciri takip edilebilir.
Örneğin mağdurdan alınan USDT;
Cüzdan A → Cüzdan B → Cüzdan C → Merkezi Kripto Borsası
şeklinde hareket etmiş olabilir.
Bu durumda son aşamada kullanılan merkezi borsa hesabının tespit edilmesi failin kimliğine ulaşılması açısından önemli olabilir.
Ancak cüzdan sayısının artması, farklı ağların kullanılması veya çeşitli teknik yöntemlerle fonların hareket ettirilmesi soruşturmayı daha karmaşık hâle getirebilir.
Yurt Dışındaki Kripto Borsasına Aktarılan Varlıklar İncelenebilir mi?
İncelenebilir; ancak soruşturmanın yöntemi daha karmaşık olabilir.
Şüpheli, kripto varlıkları Türkiye’deki platformdan çıkararak yabancı bir kripto para borsasına göndermiş olabilir.
Bu durumda yabancı platformun;
- bulunduğu ülke,
- kullanıcı tespit politikaları,
- soruşturma makamlarıyla iş birliği prosedürleri,
- ilgili ülkenin mevzuatı
önem taşır.
Gerekli durumlarda uluslararası adli yardımlaşma yolları gündeme gelebilir.
Dolayısıyla kripto varlığın yurt dışındaki borsaya gönderilmiş olması soruşturmanın sona ermesi anlamına gelmez; ancak veri elde edilmesi ve malvarlığı tedbirlerinin uygulanması daha uzun ve karmaşık bir hukuki süreç gerektirebilir.
Kripto Cüzdan İncelemesinde Delilin Bütünlüğü Neden Önemlidir?
Dijital deliller klasik fiziki delillerden farklıdır.
Cüzdan dosyasının açılması, cihaz üzerinde işlem yapılması veya kayıtların değiştirilmesi hâlinde delilin güvenilirliği tartışmalı hâle gelebilir.
CMK m. 134’te bilgisayar ve bilgisayar kütüklerine el koyma sırasında sistemdeki verilerin yedeklenmesine ilişkin özel hükümler bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesinin 2026 tarihli iptal kararında da dijital verilerin korunması ve kişisel verilere ilişkin yeterli hukuki güvencelerin önemi özellikle vurgulanmıştır.
Bu nedenle kripto cüzdan incelemesinde;
verinin nereden elde edildiği, nasıl kopyalandığı, kim tarafından incelendiği ve inceleme sırasında verilerin değiştirilip değiştirilmediğinin denetlenebilir olması önemlidir.
Müdafi Kripto Cüzdan İncelemesine Nasıl İtiraz Edebilir?
Şüpheli veya sanık müdafii açısından yalnızca blockchain hareketlerinin ne gösterdiği değil, delilin nasıl elde edildiği de önemlidir.
Özellikle;
- dijital arama ve el koyma kararının bulunup bulunmadığı,
- kararın kapsamının aşılıp aşılmadığı,
- CMK m. 134 şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği,
- savcı tarafından verilen kararın süresinde hâkim onayına sunulup sunulmadığı,
- dijital materyalin adli kopyasının usulüne uygun alınıp alınmadığı,
- cüzdanın gerçekten sanığın kontrolünde olduğunun teknik olarak ispatlanıp ispatlanmadığı,
- blockchain adresinin başka bir kişiye ait olma ihtimali,
- bilirkişi raporunun denetlenebilir olup olmadığı
incelenmelidir.
Kripto cüzdan adresinin kişinin telefonunda görülmesi ile suç konusu transferi bizzat o kişinin gerçekleştirdiğinin ispatlanması aynı şey değildir.
Mağdur Açısından Kripto Cüzdan İncelemesi Neden Önemlidir?
Kripto para dolandırıcılığı mağdurları bakımından cüzdan incelemesinin amacı yalnızca failin cezalandırılması değildir.
Aynı zamanda gönderilen kripto varlığın;
hangi cüzdana gittiğinin, hangi borsaya aktarıldığının ve hâlen ulaşılabilir durumda olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Özellikle CMK m. 128/A kapsamına giren suçlarda, kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki suçta kullanılan hesabın 48 saate kadar askıya alınması ve şartları varsa suç konusu menfaate el konulması mümkündür. El konulan menfaatin mağdura ait olduğunun anlaşılması hâlinde soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edilebileceği de kanunda açıkça düzenlenmiştir.
Bu nedenle mağdur vekili açısından savcılık başvurusunda yalnızca şüphelinin cezalandırılması değil, cüzdan hareketlerinin takip edilmesi ve ulaşılan kripto borsalarına derhâl müzekkere yazılması da önem taşır.
Kripto Cüzdanlarının İncelenmesinde Hangi Veriler Önemlidir?
Ceza soruşturmasında özellikle şu bilgiler önem taşıyabilir:
- Cüzdan adresleri,
- TXID veya transaction hash kayıtları,
- kullanılan blockchain ağı,
- transfer tarihi ve saati,
- gönderilen kripto varlığın türü ve miktarı,
- kripto borsası hesap hareketleri,
- para yatırma ve çekme kayıtları,
- banka hesapları,
- IP ve cihaz bilgileri,
- dijital cüzdan uygulamaları,
- soruşturma konusu kişiler arasındaki iletişim kayıtları,
- varsa donanım cüzdanları ve cüzdan yedekleri.
Ancak bu verilerin her biri tek başına değil, soruşturmanın bütünü içerisinde değerlendirilmelidir.
Sonuç
Kripto cüzdanlarının ceza soruşturmasında incelenmesi, günümüzde yalnızca teknik bir blockchain analizi meselesi değildir. Süreç aynı zamanda ceza muhakemesi, dijital delil hukuku, malvarlığına el koyma tedbirleri ve kripto varlık mevzuatının birlikte uygulanmasını gerektirir.
Bir kripto cüzdanının soruşturulmasında öncelikle cüzdanın kişisel cüzdan mı yoksa kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesap mı olduğu belirlenmelidir. Ardından blockchain transferleri, TXID kayıtları, borsa hareketleri ve dijital cihazlardaki veriler birbirleriyle karşılaştırılmalıdır.
Şüphelinin bilgisayarındaki kripto cüzdan verilerinin incelenmesinde CMK m. 134 önemini korumaktadır. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin 12 Şubat 2026 tarihli E. 2023/128, K. 2026/36 sayılı kararıyla CMK m. 134’ün iptal edildiği ve iptal hükmünün 25 Şubat 2027 tarihinde yürürlüğe gireceği dikkate alınmalıdır.
Öte yandan 2025 yılı sonunda yürürlüğe giren CMK m. 128/A, belirli nitelikli dolandırıcılık ve bilişim bağlantılı suçlarda kripto varlık hizmet sağlayıcısı hesaplarının hızlı şekilde askıya alınması, suç konusu menfaate el konulması ve mağdura ait olduğu belirlenen varlıkların iadesi bakımından önemli bir mekanizma getirmiştir.
Bu nedenle kripto para suçlarında etkili bir soruşturma yalnızca cüzdan adresini dosyaya eklemekten ibaret olmamalıdır. Cüzdanın kim tarafından kontrol edildiğinin tespit edilmesi, blockchain üzerindeki varlık hareketlerinin izlenmesi, varlığın ulaştığı kripto borsalarının belirlenmesi, borsa hesap sahiplerinin araştırılması ve şartları varsa kripto varlıkların başka cüzdanlara aktarılmadan önce koruma altına alınması soruşturmanın temel aşamaları arasında değerlendirilmelidir.