Single Blog Title

This is a single blog caption

KOSGEB Desteklerinde Sahte Belge Kullanma Suçu ve Cezai Sonuçları

KOSGEB destekleri kamu kaynaklarından karşılandığı için başvuru ve ödeme sürecinde sunulan bilgi ve belgelerin gerçeğe uygun olması büyük önem taşımaktadır. İşletmenin destek şartlarını gerçekte taşımadığı hâlde taşıyormuş gibi göstermesi, gerçekte satın alınmayan bir makine için fatura sunulması, yapılmayan hizmet için belge düzenlenmesi veya banka dekontunun değiştirilerek KOSGEB’e verilmesi yalnızca desteğin iptal edilmesine neden olmayabilir.

Somut olayın özelliklerine göre bu davranışlar Türk Ceza Kanunu kapsamında nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik veya resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarını gündeme getirebilir.

KOSGEB’in yürürlükteki Uygunsuzluk Yönergesi de dolandırıcılık, gerçeğe aykırı beyan, hile, resmi ve özel belgede sahtecilik gibi ceza mevzuatında suç sayılan fiilleri açıkça “uygunsuzluk” kapsamında değerlendirmektedir. KOSGEB’in güncel mevzuat sayfasında Uygunsuzluk Yönergesi, 22 Haziran 2026 itibarıyla yürürlükteki temel yönergeler arasında yer almaktadır.

Bu nedenle KOSGEB desteklerinde sahte belge kullanılması, aynı olay nedeniyle hem idari ve mali hem de cezai sorumluluğun ortaya çıkabildiği ciddi bir hukuki süreçtir.

KOSGEB Başvurusunda Sahte Belge Ne Anlama Gelir?

Ceza hukuku bakımından her yanlış veya hatalı belge “sahte belge” değildir.

Bir belgenin sahte olması ile belgede maddi hata bulunması birbirinden ayrılmalıdır.

Örneğin faturada yanlışlıkla şirket adresinin eski adres olarak yazılması veya bir banka dekontunda açıklama bölümünün eksik bırakılması kural olarak doğrudan sahtecilik anlamına gelmez.

Buna karşılık;

  • hiç gerçekleşmeyen bir işlem için belge düzenlenmesi,
  • gerçek bir belgenin tutarının değiştirilmesi,
  • imzanın taklit edilmesi,
  • başka şirkete ait belgenin değiştirilerek kullanılması,
  • gerçek banka dekontunda tutar veya alıcı bilgilerinin değiştirilmesi,
  • hiç çalışmayan bir personel için gerçek dışı belge oluşturulması

sahtecilik veya başka ceza hukuku sorunları doğurabilir.

Vergi hukuku bakımından da sahte belge, gerçek bir muamele veya durum olmadığı hâlde bunlar varmış gibi düzenlenen belge olarak tanımlanmaktadır. Gelir İdaresi Başkanlığı, sahte belge incelemelerinde mal hareketi, ödeme ve tahsilat kayıtları, ticari ilişkinin gerçekliği ve mükellefin fiili faaliyetinin birlikte araştırıldığını belirtmektedir.

KOSGEB’de En Sık Karşılaşılabilecek Sahte Belge Türleri

KOSGEB destek süreçlerinde belge çeşitliliği oldukça fazladır.

Ceza soruşturmasına konu olabilecek belgeler arasında özellikle şunlar bulunabilir:

  • Sahte veya gerçeğe aykırı faturalar,
  • Değiştirilmiş banka dekontları,
  • Gerçeğe aykırı teslim tutanakları,
  • Sahte makine veya ekipman teklifleri,
  • Gerçeğe aykırı hizmet raporları,
  • Sahte eğitim veya sertifika belgeleri,
  • Gerçeğe aykırı çalışan kayıtları,
  • Sahte imzalı sözleşmeler,
  • Gerçeğe aykırı ruhsat veya izin belgeleri,
  • Değiştirilmiş ticaret sicili veya faaliyet belgeleri.

Bununla birlikte belgenin hukuki niteliği önemlidir. Bir belgenin özel belge mi, resmi belge mi olduğu uygulanacak ceza hükmünü değiştirebilir.

KOSGEB’e Sahte Belge Sunmak Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Oluşturabilir mi?

Somut olayın özelliklerine göre oluşturabilir.

Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesinde dolandırıcılık; hileli davranışlarla bir kişinin aldatılması, bu şekilde kişinin veya başkasının zararına olarak failin kendisine veya başka bir kişiye yarar sağlaması şeklinde düzenlenmiştir.

TCK’nın 158/1-e maddesinde ise dolandırıcılığın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak işlenmesi nitelikli hâl olarak düzenlenmektedir.

Güncel TCK hükmüne göre nitelikli dolandırıcılığın genel yaptırımı üç yıldan on yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Kamu kurum veya kuruluşlarının zararına işlenen hâlde hapis cezasının alt sınırı dört yıl, adli para cezası ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Dolayısıyla işletmenin gerçekte yapmadığı bir harcamayı yapılmış gibi göstererek KOSGEB’den kamu kaynağı elde etmesi hâlinde, olayın diğer unsurları da mevcutsa kamu kurumunun zararına nitelikli dolandırıcılık suçunun gündeme gelmesi mümkündür.

Örneğin;

  1. İşletmenin gerçekte makine satın almaması,
  2. Tedarikçiyle birlikte sahte fatura oluşturulması,
  3. KOSGEB’e bu faturanın sunulması,
  4. KOSGEB’in belgeye güvenerek destek ödemesi yapması,
  5. İşletmenin bu şekilde haksız menfaat elde etmesi

durumunda dolandırıcılık suçunun unsurları bakımından ciddi bir inceleme yapılacaktır.

Ancak yalnızca KOSGEB mevzuatına aykırılık bulunması, otomatik olarak nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğu anlamına gelmez. Hile, aldatma, zarar, yarar ve kast unsurlarının somut olayda ayrıca bulunması gerekir.

KOSGEB Henüz Ödeme Yapmamışsa Dolandırıcılık Suçu Oluşur mu?

İşletmenin sahte belge sunmasına rağmen KOSGEB’in durumu ödeme yapılmadan fark etmesi hâlinde suçun tamamlanıp tamamlanmadığı ayrıca değerlendirilir.

Dolandırıcılık suçunun tamamlanması bakımından fail veya üçüncü kişi lehine haksız menfaat sağlanması gerekir.

Ödeme yapılmadan sahte belge tespit edilmişse, somut olayın gelişimine göre dolandırıcılık suçuna teşebbüs hükümlerinin uygulanması gündeme gelebilir.

Ancak sahte belge ayrıca oluşturulmuş ve kullanılmışsa, dolandırıcılık tamamlanmasa bile belgede sahtecilik suçu bağımsız olarak oluşmuş olabilir.

Dolayısıyla “KOSGEB henüz para ödemediği için ceza sorumluluğu yoktur” şeklindeki düşünce doğru değildir.

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu

Türk Ceza Kanunu’nun 204. maddesine göre;

  • resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen,
  • gerçek resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren,
  • sahte resmi belgeyi kullanan

kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Kamu görevlisinin görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu belge üzerinde aynı fiilleri işlemesi hâlinde ise ceza üç yıldan sekiz yıla kadardır.

KOSGEB başvurusunda örneğin gerçekte mevcut olmayan veya değiştirilmiş;

  • resmi ruhsat,
  • kamu kurumu izin belgesi,
  • resmi faaliyet belgesi,
  • resmi kurum yazısı

sunulması hâlinde belgenin niteliğine göre TCK m.204 gündeme gelebilir.

Ancak herhangi bir belgenin üzerinde kamu kurumunun adı veya logosunun bulunması tek başına onu resmi belge hâline getirmez. Belgenin kim tarafından ve hangi yetkiye dayanılarak düzenlendiği incelenmelidir.

Özel Belgede Sahtecilik Suçu

KOSGEB dosyalarında kullanılan belgelerin önemli bir bölümü özel belge niteliğinde olabilir.

Türk Ceza Kanunu’nun 207. maddesine göre bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek özel belgeyi başkalarını aldatacak biçimde değiştiren ve kullanan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Sahte özel belgeyi sahte olduğunu bilerek kullanan kişi hakkında da aynı hüküm uygulanır.

KOSGEB sürecinde;

  • özel sözleşmeler,
  • bazı hizmet teslim belgeleri,
  • özel şirketler tarafından düzenlenen yazılar,
  • özel kuruluş belgeleri

somut niteliğine göre özel belge olarak değerlendirilebilir.

Özel belgede sahtecilik suçunda belgenin kullanılması konusu ayrıca önemlidir. Yalnızca taslak hâlinde oluşturulup hiçbir hukuki işlemde kullanılmayan bir belgenin durumu ile KOSGEB’den destek almak amacıyla sisteme yüklenen belge aynı değildir.

Fatura Sahteciliğinde Hangi Suç Oluşur?

Fatura konusunda yalnızca Türk Ceza Kanunu hükümlerine bakılması yeterli değildir.

Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesi sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgeler bakımından özel ceza hükümleri içermektedir. Gelir İdaresi Başkanlığının güncel mevzuatında gerçek bir işlem veya durum bulunmadığı hâlde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler “sahte belge” olarak tanımlanmaktadır. VUK m.359 kapsamında sahte veya yanıltıcı belge düzenlenmesi ve kullanılması ayrıca vergi kaçakçılığı suçunu gündeme getirebilir.

Dolayısıyla gerçekte satın alınmayan makine için fatura oluşturularak bu faturanın;

  • şirket muhasebesine kaydedilmesi,
  • vergi beyannamelerinde kullanılması,
  • KOSGEB’den destek almak amacıyla sunulması

hâlinde tek bir belgenin hem KOSGEB hem vergi hem de genel ceza hukuku bakımından sonuçları ortaya çıkabilir.

Ancak hangi kanun hükmünün uygulanacağı, suçların birbirleriyle ilişkisi ve ayrı ayrı ceza verilip verilmeyeceği somut olay üzerinden değerlendirilmelidir.

Sahte Belge ile Dolandırıcılık Birlikte İşlenirse İki Ayrı Ceza Verilebilir mi?

Evet.

Türk Ceza Kanunu’nun 212. maddesi bu konuda özel bir düzenleme içermektedir. Sahte resmi veya özel belgenin başka bir suçun işlenmesi sırasında kullanılması hâlinde hem sahtecilik suçundan hem de diğer suçtan ayrı ayrı cezaya hükmolunur.

Örneğin sahte resmi belge hazırlanarak KOSGEB’den haksız destek alınmışsa somut olayda;

  • belgede sahtecilik,
  • nitelikli dolandırıcılık

suçlarının birlikte değerlendirilmesi mümkündür.

Bu nedenle “sahte belge yalnızca dolandırıcılığın aracıydı, ayrıca sahtecilik cezası verilmez” yaklaşımı TCK m.212 karşısında kural olarak geçerli değildir.

Gerçeğe Aykırı Beyan Her Zaman Belgede Sahtecilik midir?

Hayır.

Bir kişinin yanlış bilgi vermesi ile sahte belge oluşturması birbirinden farklıdır.

Örneğin KOSGEB başvuru formunda şirketin çalışan sayısının bilerek yanlış belirtilmesi, doğrudan resmi belgede sahtecilik oluşturmayabilir. Beyanın hangi sisteme ve hangi belgeyi oluşturmak amacıyla yapıldığı ayrıca incelenir.

TCK m.206’ya göre resmi belge düzenlemeye yetkili kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi hakkında üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmektedir.

Ancak TCK m.206’nın uygulanabilmesi için her yanlış beyan yeterli değildir. Yapılan beyanın resmi belgenin düzenlenmesinde hukuken önem taşıması gerekir.

KOSGEB elektronik sistemindeki her yanlış bilginin otomatik olarak TCK m.206 kapsamında suç oluşturduğu söylenemez. Somut işlemin niteliği incelenmelidir.

Banka Dekontunun Değiştirilmesi

KOSGEB ödeme süreçlerinde banka dekontları, giderin gerçekten ödenip ödenmediğini gösteren en önemli belgeler arasındadır.

Örneğin işletme;

  • gerçekte 300.000 TL ödeme yapmış,
  • dekontu bilgisayar ortamında 600.000 TL olarak değiştirmiş,
  • değiştirilmiş dekontu KOSGEB’e yüklemiş

ise belge sahteciliği ve haksız destek alınmışsa dolandırıcılık iddiaları gündeme gelebilir.

Banka kayıtlarının doğrudan bankadan getirtilmesi hâlinde böyle bir değişikliğin tespit edilmesi oldukça kolaydır.

Bu nedenle dijital belgelerin değiştirilebilir olduğu düşüncesi işletmeleri yanıltmamalıdır. Banka hareketleri elektronik sistemlerden geriye dönük doğrulanabilir.

Sahte Teslim Tutanağı Düzenlenmesi

KOSGEB desteklerinde makine veya ekipmanın gerçekten teslim edildiğini göstermek amacıyla teslim ve kurulum belgeleri kullanılabilir.

Makine henüz teslim edilmediği hâlde;

“makine eksiksiz teslim edilmiştir”

şeklinde gerçeğe aykırı bir tutanak düzenlenmesi ve bu tutanağın ödeme almak amacıyla KOSGEB’e sunulması ciddi risk taşır.

Burada;

  • tutanağı hazırlayan,
  • imzalayan,
  • sahte olduğunu bilerek kullanan,
  • işlemden yarar sağlayan

kişilerin rolleri ayrı ayrı incelenir.

Personel Kayıtlarının Gerçeğe Aykırı Düzenlenmesi

Personel desteklerinde de benzer risk bulunmaktadır.

Bir çalışanın;

  • fiilen çalışmadığı,
  • başka bir işletmede çalıştığı,
  • gerçekte şirkette hiç görev yapmadığı

hâlde sırf destek almak amacıyla çalışıyor gösterilmesi durumunda kullanılan belgelerin niteliğine göre cezai sorumluluk gündeme gelebilir.

Ancak yalnızca çalışanın izinli olması, kısa süreli görev değişikliği veya SGK kayıtlarında teknik hata bulunması doğrudan sahtecilik veya dolandırıcılık anlamına gelmez.

Ceza hukukunda özellikle işlemin bilerek ve destek almak amacıyla yapılıp yapılmadığı araştırılır.

KOSGEB Danışmanının Sahte Belge Hazırlaması Durumunda Şirket Yetkilisi Sorumlu Olur mu?

Bu konu uygulamada son derece önemlidir.

Bazı işletmeler KOSGEB başvurularını dışarıdan proje danışmanları aracılığıyla yürütmektedir. Danışmanın başvuruyu hazırlaması, işletme yöneticisinin her durumda cezai sorumluluğu bulunduğu anlamına gelmez.

Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca ceza sorumluluğu şahsidir; hiç kimse başkasının fiilinden dolayı cezalandırılamaz. TCK m.21 ise suçun oluşmasının kural olarak kastın, yani kanuni unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesine bağlı olduğunu düzenler.

Bu nedenle şirket müdürünün sorumluluğu bakımından;

  • belgenin sahte olduğunu bilip bilmediği,
  • belgeyi kendisinin talep edip etmediği,
  • danışmana sahte belge düzenleme talimatı verip vermediği,
  • belgeyi kontrol edip etmediği,
  • KOSGEB başvurusunu kimin onayladığı,
  • haksız destekten kimin haberdar olduğu

araştırılmalıdır.

“Danışman yaptı, benim hiçbir sorumluluğum yok” şeklindeki savunma da tek başına yeterli olmayabilir.

Özellikle işletme yetkilisinin sahte olduğunu bildiği belgeyi elektronik ortamda onaylaması veya kullanılması için talimat vermesi hâlinde kişisel ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.

Mali Müşavirin Sorumluluğu

Mali müşavirler de KOSGEB destek dosyalarında muhasebe ve mali belge hazırlama sürecine dahil olabilir.

Ancak bir mali müşavirin yalnızca işletme tarafından kendisine verilen faturayı kaydetmesiyle sahte faturanın hazırlanmasına veya kullanılmasına bilerek katılması aynı değildir.

Cezai sorumluluk için kişinin somut fiili ve kastı belirlenmelidir.

Örneğin mali müşavirin faturanın sahte olduğunu bilmeden muhasebe kaydı yapması ile sahte faturayı bizzat temin edip işletme yöneticisiyle birlikte KOSGEB başvurusuna sunması farklı değerlendirilir.

Vergi Usul Kanunu kapsamında sahte belge işlemlerinin tespiti hâlinde vergi inceleme ve Cumhuriyet Başsavcılığına bildirim süreçleri ayrıca işletilebilmektedir.

Şirketin Kendisine Hapis Cezası Verilebilir mi?

Hayır.

Türk Ceza Kanunu’na göre ceza sorumluluğu gerçek kişiler bakımından söz konusudur. TCK m.20/2 uyarınca tüzel kişiler hakkında doğrudan ceza yaptırımı uygulanamaz; ancak kanunda öngörülen güvenlik tedbirleri saklıdır.

Dolayısıyla limited veya anonim şirket “hapis cezası” alamaz.

Ancak şirket açısından;

  • KOSGEB desteğinin geri alınması,
  • yasal faiz,
  • sistemde pasif hâle getirilme,
  • desteklerden yararlanamama,
  • vergi incelemesi,
  • malvarlığına ilişkin tedbirler

gibi önemli sonuçlar doğabilir.

Ceza sorumluluğu ise somut fiili gerçekleştiren şirket müdürü, yönetici, çalışan, danışman veya diğer gerçek kişiler bakımından araştırılır.

Şirket Müdürü Olmak Tek Başına Suç İçin Yeterli midir?

Hayır.

Şirket müdürü veya yönetim kurulu üyesi olmak, şirket içerisinde işlenen her suçtan otomatik olarak sorumlu olmak anlamına gelmez.

Ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi gereğince yöneticinin;

  • fiile katılıp katılmadığı,
  • sahte belgeyi bilip bilmediği,
  • kullanılması yönünde talimat verip vermediği,
  • destek ödemesinden haberdar olup olmadığı

somut delillerle araştırılmalıdır.

Örneğin büyük bir şirkette mali işler departmanındaki bir çalışanın yöneticilerden habersiz şekilde belge üzerinde değişiklik yapması durumunda, sırf şirket müdürü sıfatına dayanılarak mahkûmiyet kurulması ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesiyle bağdaşmaz.

Buna karşılık yönetici sahte belge hazırlama sürecini bizzat organize etmişse sorumluluğu farklı olacaktır.

KOSGEB Sahte Belgeyi Tespit Ederse Ne Yapar?

KOSGEB Uygunsuzluk Yönergesi; dolandırıcılık, gerçeğe aykırı beyan, hile ve belgede sahtecilik gibi suç oluşturabilecek eylemleri uygunsuzluk kapsamında açıkça saymaktadır. Uygunsuzluğun tespiti KOSGEB uygulama veya denetim birimleri ya da diğer kamu denetim birimleri tarafından yapılabilir.

KOSGEB uygulama birimince uygunsuzluk tespit edildiğinde durum Uygunsuzluk Tespit Formuna işlenebilir ve ilgili yararlanıcı veya hizmet sağlayıcı sistemde pasif hâle getirilebilir; yeni destek başvuruları ve bekleyen destek ödemeleri etkilenebilir.

Suç şüphesi bulunan durumlarda ise süreç yalnızca idari yaptırımla sınırlı kalmayabilir ve adli mercilere intikal edebilir.

Bu nedenle işletmeye “uygunsuzluk”, “suç unsuru”, “Hukuk Müşavirliğine intikal” veya benzeri içerikte bir yazı geldiyse dosya yalnızca muhasebe yönünden değerlendirilmemelidir.

KOSGEB Desteği Geri Alınır mı?

Sahte belge kullanıldığı ve bu belge nedeniyle haksız ödeme yapıldığı tespit edilirse KOSGEB desteğinin geri istenmesi gündeme gelir.

Uygunsuzluğun suç oluşturduğu durumlar, basit proje veya belge eksikliklerine göre çok daha ağır değerlendirilir.

KOSGEB açısından;

  • yapılan ödemenin geri alınması,
  • yasal faiz işletilmesi,
  • bekleyen ödemelerin durdurulması,
  • işletmenin destek sistemindeki durumunun etkilenmesi

mümkündür.

Dolayısıyla ceza soruşturmasında beraat savunması hazırlanırken KOSGEB nezdindeki geri alma ve uygunsuzluk işlemleri de ayrıca takip edilmelidir.

Ceza dosyası ile idari dosya birbirinden farklıdır ve birindeki başvuru süresi diğerini otomatik olarak durdurmaz.

Destek Tutarının Geri Ödenmesi Ceza Soruşturmasını Bitirir mi?

Hayır.

KOSGEB’e alınan destek tutarının geri verilmesi, daha önce işlenmiş olduğu iddia edilen belgede sahtecilik suçunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Benzer şekilde kamu zararının sonradan giderilmesi de nitelikli dolandırıcılık soruşturmasının otomatik olarak kapanması sonucunu doğurmaz.

Zararın giderilmesinin ceza miktarı ve etkin pişmanlık hükümleri bakımından etkisi somut suç tipi ve ödeme zamanına göre ayrıca değerlendirilebilir.

Bu nedenle yüksek tutarlı bir KOSGEB ceza dosyasında ödeme yapılmadan önce;

  • hangi suçtan soruşturma yürütüldüğü,
  • soruşturmanın hangi aşamada olduğu,
  • zararın miktarı,
  • ödemenin hukuki niteliği

birlikte değerlendirilmelidir.

Sahte Olduğunu Bilmeden Belge Kullanmak Suç mudur?

Bu konuda kast unsuru büyük önem taşır.

TCK m.207/2 sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişinin cezalandırılacağını açıkça düzenlemektedir.

Ceza hukukunda kural olarak suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. TCK m.21’e göre kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.

Örneğin işletme sahibi gerçek bir tedarikçiden makine satın aldığını düşünmüş, tedarikçi kendisine sahte bir belge vermiş ve işletme sahibi de belgenin sahteliğini bilmeden bunu KOSGEB’e sunmuşsa kişinin kastı ayrıca araştırılmalıdır.

Bu durumda;

  • gerçek ticari ilişki,
  • banka ödemeleri,
  • makinenin fiilen teslim edilmesi,
  • tedarikçiyle yazışmalar,
  • işletmenin olağan ticari davranışları

savunma bakımından önem taşıyabilir.

Sahte Belge Suçunda Belgenin Aldatma Yeteneği Önemli midir?

Belgede sahtecilik suçlarının korunmak istediği temel hukuki değer kamu güvenidir.

Belgenin ilk bakışta açıkça sahte olduğu ve herhangi bir kişiyi aldatma kabiliyeti taşımadığı durumlarda ceza hukuku bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekir.

Örneğin üzerinde ciddi ve kolaylıkla fark edilebilir değişiklikler bulunan basit bir ekran görüntüsü ile profesyonel şekilde değiştirilmiş resmi bir belge aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.

Bu nedenle sahte olduğu iddia edilen belge mümkünse dosyaya aslından veya dijital orijinalinden getirtilmeli ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır.

Elektronik Belgelerde Sahtecilik

KOSGEB işlemlerinin büyük bölümünün elektronik ortamda yürütülmesi sahtecilik suçlarının yalnızca kağıt belgeler üzerinden işlendiği düşüncesini geçersiz hâle getirmiştir.

PDF faturanın değiştirilmesi, banka dekontunda dijital oynama yapılması veya elektronik belgenin içeriğinin değiştirilerek sisteme yüklenmesi de belgenin niteliğine göre cezai incelemeye konu olabilir.

Elektronik dosyalarda;

  • oluşturulma tarihi,
  • son değiştirilme tarihi,
  • metadata,
  • elektronik imza,
  • doğrulama kodu,
  • kurum kayıtları

önemli deliller hâline gelir.

Bu nedenle soruşturma başladığında bilgisayar veya dosya üzerinde kontrolsüz değişiklik yapılmamalıdır.

Savcılık Soruşturması Nasıl Başlar?

Sahte belge veya dolandırıcılık şüphesi KOSGEB incelemesi sırasında tespit edildiğinde olay adli mercilere bildirilebilir.

Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasında;

  • KOSGEB başvuru dosyası,
  • ödeme belgeleri,
  • banka hesap hareketleri,
  • vergi kayıtları,
  • elektronik sistem kayıtları,
  • şirket yetkililerinin ifadeleri,
  • tedarikçi kayıtları

incelenebilir.

Tedarikçi şirketin yetkilileri ve mali müşavir de tanık veya şüpheli sıfatıyla dinlenebilir.

Gerekirse belge üzerinde bilirkişi veya kriminal inceleme yapılabilir.

Savunmada Hangi Belgeler Önemlidir?

Sahte belge iddiasıyla karşılaşan işletme yöneticisinin savunması yalnızca sözlü açıklamaya dayandırılmamalıdır.

Özellikle şu belgeler önemlidir:

  1. Gerçek fatura ve e-fatura kayıtları,
  2. Banka hesap hareketleri,
  3. Tedarikçi sözleşmesi,
  4. Teklif ve sipariş belgeleri,
  5. İrsaliye ve nakliye kayıtları,
  6. Makine seri numarası,
  7. Makine fotoğrafları,
  8. Kurulum ve servis kayıtları,
  9. Tedarikçiyle e-posta ve mesajlaşmalar,
  10. Şirket içi görev ve yetki belgeleri,
  11. KOSGEB sistemindeki kullanıcı kayıtları,
  12. Belgeyi kimin sisteme yüklediğini gösteren kayıtlar.

Ceza dosyasında özellikle “belgenin sahte olduğunu kim biliyordu?” sorusunun cevaplandırılması gerekir.

KOSGEB ile Savcılığa Farklı Beyan Verilmemelidir

En sık yapılan hatalardan biri KOSGEB idari incelemesinde başka, savcılık soruşturmasında başka bir olay anlatılmasıdır.

Örneğin işletme KOSGEB’e;

“makine hiç teslim edilmedi”

derken savcılıkta;

“makine teslim edildi ancak sonra geri verdik”

şeklinde beyanda bulunursa savunmanın güvenilirliği ciddi zarar görebilir.

Bu nedenle;

  • KOSGEB savunması,
  • vergi incelemesi,
  • savcılık ifadesi,
  • idare mahkemesi dilekçesi

birbiriyle uyumlu bir hukuki strateji çerçevesinde hazırlanmalıdır.

Sonradan Gerçeğe Aykırı Belge Hazırlamak En Büyük Hatalardan Biridir

KOSGEB denetiminde eksik belge bulunduğunda bazı işletmeler geçmiş tarihli belge hazırlatarak eksikliği kapatmaya çalışabilmektedir.

Örneğin gerçekte 2025 yılında teslim tutanağı düzenlenmemiş olmasına rağmen 2026 yılındaki inceleme sırasında 2025 tarihli sahte teslim tutanağı hazırlanması, başlangıçtaki basit belge eksikliğini çok daha ciddi bir ceza soruşturmasına dönüştürebilir.

Gerçekten yapılmış bir iş için eksik belgenin sonradan mevcut tarih kullanılarak düzenlenmesi ile geçmişte düzenlenmiş gibi sahte belge oluşturulması aynı değildir.

Belge eksikliği dürüst biçimde açıklanmalı ve hukuken giderilebilir olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Sahte Fatura Konusunda Vergi İncelemesi Başlayabilir mi?

Evet.

KOSGEB incelemesinde faturanın gerçek olmadığı yönünde bulgu elde edilmesi hâlinde vergi makamlarının da konuyla ilgilenmesi mümkündür.

Vergi Usul Kanunu m.359 kapsamındaki suçların vergi incelemesinde tespit edilmesi hâlinde ilgili usuller çerçevesinde Cumhuriyet Başsavcılığına bildirim yapılmasına ilişkin hükümler bulunmaktadır.

Böylece tek bir KOSGEB faturası nedeniyle işletme aynı anda;

  • KOSGEB uygunsuzluk süreci,
  • destek geri alma işlemi,
  • vergi incelemesi,
  • ceza soruşturması

ile karşılaşabilir.

Bu nedenle sahte fatura dosyalarında vergi ve ceza hukuku birlikte ele alınmalıdır.

KOSGEB Sahte Belge Soruşturmasında Hukuki Yol Haritası

Sahte belge iddiasıyla karşılaşan işletmenin genel olarak şu şekilde hareket etmesi gerekir:

  1. KOSGEB’den gelen yazının ve tebliğ tarihinin tespiti,
  2. Uygunsuzluk Tespit Formunun alınması,
  3. Sahte olduğu iddia edilen belgenin orijinalinin temin edilmesi,
  4. Belgeyi kimin hazırladığının belirlenmesi,
  5. Belgeyi sisteme yükleyen kişinin tespiti,
  6. İşlemin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması,
  7. Banka hareketlerinin çıkarılması,
  8. Tedarikçi şirket kayıtlarının incelenmesi,
  9. KOSGEB’e verilen önceki beyanların kontrol edilmesi,
  10. Vergi incelemesi olup olmadığının belirlenmesi,
  11. Şirket yöneticileri ile danışmanların rollerinin ayrıştırılması,
  12. Savcılık soruşturması bulunuyorsa dosya kapsamının incelenmesi,
  13. İdari geri alma kararına karşı itiraz ve dava sürelerinin ayrıca takip edilmesi.

Sık Sorulan Sorular

KOSGEB’e yanlış belge vermek her durumda suç mudur?

Hayır. Belge hatası ile bilerek sahte belge düzenlemek veya kullanmak birbirinden farklıdır. Ceza sorumluluğu bakımından belgenin niteliği ve kast araştırılır.

Sahte fatura ile KOSGEB’den destek almak hangi suçu oluşturabilir?

Somut olayın koşullarına göre kamu kurumunun zararına nitelikli dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı ve belge suçları gündeme gelebilir. Her suçun unsurları ayrıca değerlendirilmelidir.

KOSGEB parayı ödemediyse suç olmaz mı?

Hayır. Dolandırıcılık bakımından teşebbüs, sahte belge bakımından ise ayrıca tamamlanmış suç ihtimali değerlendirilebilir.

Şirket müdürü otomatik olarak sorumlu mudur?

Hayır. Ceza sorumluluğu şahsidir. Müdürün sahte belgeyi bildiği, hazırladığı veya kullanılmasına katıldığı somut delillerle araştırılmalıdır.

Danışman sahte belge hazırladıysa ne olur?

Danışmanın sorumluluğu ayrıca değerlendirilir. İşletme sahibinin belgeyi sahte olduğunu bilmeden kullanması ile danışmanla birlikte hareket etmesi arasında önemli fark vardır.

Sahte belge kullanılarak alınan destek geri ödenirse ceza davası biter mi?

Hayır. Ödeme, ceza soruşturmasını kendiliğinden sona erdirmez. Belgede sahtecilik suçu özellikle zararın giderilmesinden bağımsız olarak değerlendirilir.

Sahte belge ve dolandırıcılıktan aynı anda ceza verilebilir mi?

Evet. TCK m.212 uyarınca sahte belgenin başka bir suçun işlenmesinde kullanılması hâlinde hem sahtecilik hem diğer suçtan ayrı ayrı ceza verilmesi mümkündür.

Sonuç

KOSGEB desteklerinde sahte belge kullanılması, basit bir destek veya muhasebe uyuşmazlığı olarak görülmemelidir.

KOSGEB Uygunsuzluk Yönergesi, dolandırıcılık, gerçeğe aykırı beyan, hile ve resmi veya özel belgede sahtecilik niteliğindeki eylemleri açıkça uygunsuzluk kapsamında değerlendirmektedir.

Gerçekte gerçekleştirilmeyen bir işlem sahte belgelerle gerçekleştirilmiş gibi gösterilmiş ve bu belgeler kullanılarak KOSGEB’den ödeme alınmışsa, olayın özelliklerine göre kamu kurumunun zararına nitelikli dolandırıcılık suçu gündeme gelebilir. TCK m.158/1-e kapsamında bu nitelikli hâlde hapis cezasının alt sınırı dört yıldır ve adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Belgenin resmi belge olması hâlinde TCK m.204; özel belge olması hâlinde TCK m.207 hükümleri ayrıca uygulanabilir. Sahte belgenin dolandırıcılık suçunda kullanılması durumunda ise TCK m.212 gereğince hem sahtecilik hem diğer suçtan ayrı ayrı ceza verilmesi mümkündür.

Bununla birlikte şirket yöneticisi, ortak veya mali müşavir yalnızca sıfatı nedeniyle cezalandırılamaz. Ceza sorumluluğu şahsi olup kişinin sahtecilik veya dolandırıcılık fiiline hangi şekilde katıldığı ve suç kastının bulunup bulunmadığı somut delillerle belirlenmelidir.

KOSGEB tarafından sahte belge iddiası ileri sürülen bir dosyada idari geri alma süreci, vergi incelemesi ve ceza soruşturması aynı anda ilerleyebilir. Bu nedenle verilecek beyanların birbirleriyle çelişmemesi, orijinal belgelerin korunması ve şirket içerisindeki görev dağılımının delillerle ortaya konulması savunma açısından büyük önem taşımaktadır.

 

Leave a Reply

Call Now Button