KOSGEB Desteğinin İptali ve Geri İstenmesi Durumunda Ne Yapılabilir?
KOSGEB desteğinin kabul edilmesi ve işletmeye ödeme yapılması, destek tutarının her durumda kesin olarak işletmede kalacağı anlamına gelmez. Projenin destek koşullarına uygun yürütülmemesi, yanlış veya eksik belge sunulması, desteklenen harcamanın yapılmaması, makine ve ekipmanın izinsiz devredilmesi, aynı gider için başka bir kamu desteğinden yararlanılması ya da işletmenin program şartlarını taşımadığının sonradan anlaşılması hâlinde destek iptal edilebilir.
KOSGEB tarafından yapılan inceleme sonucunda işletmeden yalnızca belirli bir gider için yapılan ödeme istenebileceği gibi, olayın niteliğine göre destek kapsamında ödenen tutarın tamamının yasal faiziyle iadesi de talep edilebilir. Geri ödemeli desteklerde ise vadesi geçen tek bir taksit nedeniyle kalan borcun tamamının muaccel hâle gelmesi ve teminatın paraya çevrilmesi gündeme gelebilir.
Bu nedenle KOSGEB’den gelen destek sonlandırma, uygunsuzluk, borç bildirim veya iade talep yazıları sıradan bir ödeme bildirimi olarak görülmemelidir. Tebliğ edilen işlemin türü, dayandığı destek programı, faiz başlangıcı, istenen tutarın kapsamı ve kullanılabilecek başvuru yolu ayrı ayrı incelenmelidir.
KOSGEB Desteğinin İptali Ne Anlama Gelir?
“KOSGEB desteğinin iptali” ifadesi uygulamada farklı hukuki durumları anlatmak için kullanılmaktadır. KOSGEB yazısında kullanılan kavramın doğru tespit edilmesi, işletmenin izleyeceği yolu doğrudan etkiler.
Karşılaşılabilecek başlıca işlemler şunlardır:
- Destek başvurusunun iptal edilmesi,
- Devam eden desteğin sonlandırılması,
- Belirli bir giderin destek kapsamından çıkarılması,
- Yapılan ödemenin fazla veya yersiz ödeme sayılması,
- Uygunsuzluk tespit edilmesi,
- Ödenen desteğin yasal faiziyle geri istenmesi,
- Geri ödemeli destek borcunun muaccel hâle getirilmesi,
- Teminat mektubunun veya kefaletin paraya çevrilmesi,
- İşletmenin yeni desteklerden yararlanmasının sınırlandırılması,
- Olayda suç şüphesi bulunması hâlinde dosyanın hukuk birimine gönderilmesi.
Bu işlemlerin tamamı aynı hukuki nitelikte değildir. Örneğin proje faaliyetlerinin gerçekleşmemesi nedeniyle desteğin sonlandırılmasıyla sahte fatura kullanıldığı iddiasına dayanan uygunsuzluk işlemi aynı sonuçları doğurmaz.
KOSGEB Desteği Hangi Nedenlerle İptal Edilebilir?
İptal veya geri isteme sebepleri destek programına göre değişmekle birlikte uygulamada en sık şu durumlarla karşılaşılmaktadır:
- İşletmenin başvuru şartlarını gerçekte taşımaması,
- Yanlış NACE kodu veya faaliyet bilgisi verilmesi,
- Ortaklık ve temsil şartlarının kaybedilmesi,
- İşletmenin tasfiyeye girmesi veya kapanması,
- Proje faaliyetlerinin zamanında gerçekleştirilmemesi,
- Onay alınmadan proje veya gider değişikliği yapılması,
- Faturanın destek kararındaki teknik özelliklerle uyumlu olmaması,
- Giderin proje süresi dışında gerçekleştirilmesi,
- Ödemenin usulüne uygun banka belgesiyle kanıtlanamaması,
- Akraba veya ilişkili işletmeden mal ya da hizmet alınması,
- Aynı gider için birden fazla kamu desteği kullanılması,
- Desteklenen makine veya ekipmanın satılması, kiralanması ya da devredilmesi,
- Makine veya ekipmanın işletmede bulunamaması,
- Desteklenen personelin fiilen çalışmaması,
- Gerçeğe aykırı fatura, bordro veya ödeme belgesi sunulması,
- Denetim sırasında bilgi ve belge ibraz edilmemesi,
- Geri ödemeli destek taksitinin süresinde ödenmemesi.
KOSGEB’in 2026 tarihli Uygunsuzluk Yönergesi; destek mevzuatına, sözleşme, protokol ve taahhütname hükümlerine aykırı durumlar ile suç sayılan fiillerin tespiti hâlinde uygulanacak işlemleri düzenlemektedir. Bununla birlikte ilgili destek programında özel bir işlem usulü bulunuyorsa öncelikle o programın hükümleri uygulanır.
Her Aykırılıkta Desteğin Tamamı mı Geri İstenir?
Her aykırılık, ödenen bütün desteklerin geri istenmesini gerektirmez.
KOSGEB Uygunsuzluk Yönergesi’ne göre uygunsuzluğun suç teşkil etmesi veya işletmenin programın başvuru şartlarını taşımadığının tespit edilmesi hâlinde ilgili destek programı kapsamında ödenen desteğin tamamının iadesi istenebilir. Diğer aykırılıklarda ise kural olarak yalnızca uygunsuzluğun oluştuğu destek tutarının geri alınması öngörülmektedir.
Örneğin proje kapsamında beş ayrı makine alınmış ve yalnızca makinelerden biri teknik şartnameye uygun değilse, somut olayın özelliklerine göre sadece o makineye ilişkin desteğin geri alınması gerekir. Ancak işletmenin başvuru tarihinde temel uygunluk şartlarını taşımadığı ortaya çıkarsa program kapsamında yapılan tüm ödemelerin iadesi talep edilebilir.
Bu ayrım, geri isteme işleminin ölçülü olup olmadığının belirlenmesi bakımından önemlidir. KOSGEB’in belirli bir giderle sınırlı aykırılık nedeniyle bütün proje desteğini geri istemesi hâlinde işlemin hukuki sebebi ve orantılılığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Giderilebilir Bir Eksiklik Varsa İşletmeye Süre Verilmesi Gerekir mi?
Tespit edilen uygunsuzluk giderilebilir nitelikteyse, işletmeye eksikliği gidermesi için süre tanınması mümkündür.
2026 tarihli KOSGEB Uygunsuzluk Yönergesi’nde, giderilmesi mümkün olan uygunsuzluğun ilgili yararlanıcıya bildirilerek giderilmesi için 30 gün süre verilmesi öngörülmektedir. Uygunsuzluğun giderilmesinin daha uzun sürmesi hâlinde, ilk süre içinde talep edilmesi ve uygulama birimi müdürünün onayıyla 30 güne kadar ek süre verilebilir.
Bu nedenle işletme, kendisine bildirilen eksikliği giderebilecek durumdaysa süreyi geçirmeden;
- eksikliğin nedenini,
- hangi işlemlerin yapılacağını,
- tamamlanması için gereken zamanı,
- eksikliğin işletmenin kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığını
açıklayan belgeli bir başvuru yapmalıdır.
Süre içerisinde giderilebilecek bir eksiklik için işletmeye herhangi bir imkân tanınmaksızın doğrudan destek iptal edilmişse, bu husus itiraz veya dava dilekçesinde usule aykırılık olarak ileri sürülebilir.
KOSGEB Geri Ödeme Yazısı Geldiğinde İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?
Geri ödeme yazısı alındığında öncelikle aşağıdaki hususlar kontrol edilmelidir:
1. Tebliğ tarihi belirlenmelidir
E-tebligat, KOBİ Bilgi Sistemi veya fiziki tebligat üzerinden yapılan bildirimin tarihi kayıt altına alınmalıdır. İtiraz ve dava sürelerinin hesaplanmasında tebliğ tarihi belirleyici olabilir.
2. İşlemin tam adı tespit edilmelidir
Yazının;
- uygunsuzluk bildirimi,
- destek sonlandırma kararı,
- kurul kararı,
- borç bildirim yazısı,
- fazla veya yersiz ödeme bildirimi,
- taksit ihlali bildirimi,
- teminatı nakde çevirme bildirimi
olup olmadığı belirlenmelidir.
3. Dayanılan mevzuat incelenmelidir
KOSGEB’in yalnızca genel yönergesine değil, desteğin alındığı tarihte yürürlükte olan programın;
- yönetmeliğine,
- yönergesine,
- uygulama esaslarına,
- çağrı ilanına,
- taahhütnamesine,
- kurul kararına
bakılmalıdır.
4. İstenen tutar yeniden hesaplanmalıdır
Ana para, faiz oranı, faiz başlangıç tarihi ve hesaplama dönemi ayrı ayrı kontrol edilmelidir. Yalnızca “toplam borç” tutarı üzerinden değerlendirme yapılması hatalı olabilir.
5. Tahsil süreci ayrıca değerlendirilmelidir
İptal veya geri isteme kararına karşı başvuru yapılması, her durumda tahsil işlemini kendiliğinden durdurmaz. Teminat mektubu, kefalet veya icra süreci bakımından ayrıca önlem alınması gerekebilir.
KOSGEB Desteği Hangi Tarihten İtibaren Faiziyle Geri İstenir?
Faiz başlangıcı, geri isteme sebebine ve ilgili programın düzenlemesine göre değişebilir.
Güncel Girişimci Destek Programı’nda hatalı işlem sonucunda fazla veya yersiz ödeme yapıldığının tespit edilmesi hâlinde, fazla veya yersiz ödemenin ödeme tarihinden itibaren hesaplanan yasal faiziyle geri tahsil edilmesi öngörülmektedir. Aynı programda faturanın destek hesabında esas alınan tutardan düşük olması nedeniyle fazla ödeme yapılmışsa aradaki farkın da ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle istenebileceği düzenlenmiştir. (KOSGEB)
Bununla birlikte somut olayda;
- işletmenin kusurlu olup olmadığı,
- fazla ödemenin idarenin hesaplama hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı,
- işletmenin yanlış veya yanıltıcı bilgi verip vermediği,
- geri isteme işleminin hangi tarihte kesinleştiği,
- faiz türünün ve başlangıç tarihinin açıkça gösterilip gösterilmediği
incelenmelidir.
İade yazısında faiz hesabının hangi hukuki düzenlemeye dayandığı açıklanmamışsa, ayrıntılı hesap dökümü KOSGEB’den talep edilmelidir.
Desteğin Sonlandırılmasında İşletmenin Kusuru Önemli midir?
Evet. Özellikle geri ödemeli desteklerde işletmenin kastı veya ağır kusurunun bulunup bulunmadığı, borcun hangi koşullarda tahsil edileceğini etkileyebilir.
Güncel Girişimci Destek Programı’na göre desteğin; işletmenin kastı veya ağır kusuru bulunmaksızın ölüm, ağır kaza, ağır hastalık, tutukluluk, yangın, deprem, su baskını, hırsızlık, finansal yetersizlik veya kurulca uygun bulunan benzeri nedenlerle sonlandırılması hâlinde geri ödemeli destek normal geri ödeme sürecine göre tahsil edilebilir.
Buna karşılık sonlandırmanın işletmenin kusurundan kaynaklandığı kabul edilirse geri ödemeli destek, kurulun sonlandırma kararı tarihinde muaccel hâle gelebilir ve ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle istenebilir. İşletmeye tebliğ tarihini takip eden yedi gün içinde ödeme yapılması bildirilir; ödeme yapılmazsa teminatın nakde çevrilmesi veya hukuki işlem başlatılması mümkündür. (KOSGEB)
Bu nedenle işletmenin faaliyetlerini sürdürememesine neden olan olayların belgelenmesi önemlidir. Örneğin;
- hastane ve sağlık raporları,
- yangın veya hasar tespit tutanakları,
- deprem hasar belgeleri,
- hırsızlık tutanakları,
- banka hesap ve finansman kayıtları,
- tedarikçinin iflasına veya teslimat yapmamasına ilişkin belgeler,
- ithalat ve gümrük gecikmeleri
dosyaya sunulmalıdır.
Finansal Yetersizlik Her Durumda İşletmeyi Sorumluluktan Kurtarır mı?
Finansal yetersizliğin ilgili programda sonlandırma sebebi olarak sayılması, borcun tamamen ortadan kalkacağı anlamına gelmez.
KOSGEB, finansal yetersizliğin işletmenin kastı veya ağır kusuru dışında ortaya çıktığını kabul ederse geri ödemeli desteklerin normal ödeme planına göre tahsil edilmesine karar verebilir. Ancak finansal yetersizliğin kötü yönetim, destek tutarının amacı dışında kullanılması veya işletme varlıklarının üçüncü kişilere aktarılması nedeniyle oluştuğu değerlendirilirse işletme lehine aynı sonucun uygulanması beklenmeyebilir. (KOSGEB)
Bu nedenle yalnızca “şirketin ekonomik durumu bozuldu” şeklindeki soyut açıklama yeterli değildir. Mali tablolar, banka hareketleri, sipariş iptalleri, müşteri kayıpları ve borçluluk yapısı birlikte sunulmalıdır.
Geri Ödemeli Destek Taksiti Ödenmezse Ne Olur?
Geri ödemeli destek kapsamında bir taksitin vadesinde ödenmemesi ciddi sonuçlar doğurabilir.
Güncel Girişimci Destek Programı’na göre işletmeye, tebliğ tarihini izleyen yedi gün içinde geciken taksiti vade tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödemesi bildirilir. Bu süre içerisinde ödeme yapılmazsa ilgili taksit ile birlikte kalan taksitlerin tamamı muaccel hâle gelebilir; teminat nakde çevrilebilir veya hukuki işlem başlatılabilir. (KOSGEB)
Dolayısıyla bir taksitin ödenmemesi yalnızca o taksit yönünden gecikme sonucu doğurmayabilir. İşletmenin bütün geri ödeme borcu tek seferde talep edilebilir.
Ödeme güçlüğü ortaya çıkmışsa vade geçmeden önce KOSGEB’e yazılı başvuru yapılması, işletmenin ödeme niyetini ve iyi niyetini göstermesi bakımından önemlidir.
Teminat Mektubu Nakde Çevrilebilir mi?
KOSGEB geri ödemeli destekler ve erken ödemeler bakımından borç taahhütnamesi, banka teminat mektubu veya kefalet mektubu alabilmektedir.
15 Nisan 2026 tarihli KOSGEB Destek Programları Teminat Yönergesi’ne göre banka teminatı veya kefalet mektubunun, kural olarak ödeme tutarının yüzde 25 fazlası kadar olması öngörülmüştür. Girişimci Destek Programı kapsamındaki geri ödemeli desteklerde ise toplam destek tutarının tamamı için borç taahhütnamesi alınmaktadır.
Süreli teminatın yenilenmemesi durumunda KOSGEB, teminatın sona ermesinden önce teminatı nakde çevirebilir. Yönergede, teminat süresi dolmadan bir ay önce işletmeye hatırlatma yapılması ve teminatın vade tarihinden beş iş günü öncesine kadar yenilenmesinin istenmesi öngörülmektedir.
Bu nedenle devam eden idari itiraz veya dava bulunduğu gerekçesiyle teminatın kendiliğinden korunacağı düşünülmemelidir. Teminat süresi ayrıca takip edilmeli ve gerektiğinde yürütmenin durdurulması veya ihtiyati hukuki koruma seçenekleri değerlendirilmelidir.
Borç Taahhütnamesi Neden Önemlidir?
Güncel KOSGEB Teminat Yönergesi ekinde yer alan borç taahhütnamesinde işletme;
- geri ödeme planına uyacağını,
- bir taksiti ödemediğinde yedi gün içinde faiziyle ödeme yapacağını,
- aksi hâlde borcun tamamının muaccel olacağını,
- uyuşmazlıklarda KOSGEB kayıtlarının delil olarak kullanılacağını,
- taahhütnameden kaynaklanan ihtilaflarda Ankara mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olacağını
kabul etmektedir.
Bu düzenleme nedeniyle KOSGEB uyuşmazlıklarında tek bir yargı yolu bulunduğunu söylemek doğru değildir. Destek iptali veya sonlandırılması niteliğindeki tek taraflı idari işlemin iptali idari yargıda gündeme gelebilirken, borç taahhütnamesine veya teminata dayalı tahsil işlemleri adli yargı ve icra hukuku alanında ayrıca uyuşmazlık doğurabilir.
Somut dosyada görevli yargı yolu, itiraz edilen işlem ve tahsil belgesinin niteliğine göre ayrı ayrı belirlenmelidir.
KOSGEB Geri Ödeme Talebine İtiraz Edilebilir mi?
İtiraz usulü, desteğin ait olduğu programa göre değişir. Bazı programlarda belirli süre içinde kurum içi itiraz yolu açıkça düzenlenirken bazı programlarda kurul değerlendirmelerinin nihai olduğu belirtilmiş olabilir.
İtiraz dilekçesinde yalnızca işletmenin mağdur olduğu ileri sürülmemelidir. Aşağıdaki hususlar somut olarak açıklanmalıdır:
- KOSGEB’in hangi tespitinin hatalı olduğu,
- İşletmenin hangi program şartını taşıdığı,
- İddia edilen uygunsuzluğun neden gerçekleşmediği,
- Eksikliğin giderilebilir olup olmadığı,
- İşletmeye süre verilip verilmediği,
- Geri istenen tutarın neden fazla olduğu,
- Faiz hesabındaki hata,
- İşletmenin kastı veya ağır kusurunun bulunmadığı,
- Mücbir sebep veya üçüncü kişi kusuru,
- Uygunsuzluk ile geri istenen tutar arasındaki orantısızlık.
İtiraz ekine yalnızca mevcut belgeler değil, KOSGEB’in tespitini doğrudan çürütecek teknik ve mali belgeler konulmalıdır.
İtiraz Yapılması Dava Açma Süresini Durdurur mu?
Her idari başvuru, dava açma süresini kendiliğinden durdurmaz. Başvurunun dava süresine etkisi, başvurunun niteliğine ve ilgili mevzuatta zorunlu ya da ihtiyari olarak düzenlenip düzenlenmediğine göre belirlenir.
İdari yargıda özel bir süre öngörülmemişse genel dava açma süresi, yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gündür. Bu süre geçirilirse işlemin esasının incelenmesi mümkün olmayabilir. (LEXPERA)
Bu nedenle KOSGEB’e itiraz edilmiş olması nedeniyle dava süresinin bekletildiği varsayılmamalıdır. Tebliğ tarihi esas alınarak süre hesabı yapılmalı ve gerektiğinde idari başvuru ile dava hazırlığı birlikte yürütülmelidir.
KOSGEB Kararına Karşı Hangi Mahkemede Dava Açılır?
KOSGEB bir kamu kuruluşudur. Destek başvurusunun reddi, desteğin sonlandırılması veya geri alınmasına yönelik tek taraflı ve icrai işlemler kural olarak idari işlem niteliği gösterebilir. Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır. (Anayasa Mahkemesi)
Bununla birlikte KOSGEB desteklerinde aşağıdaki işlemler birbirinden ayrılmalıdır:
- Destek iptali veya sonlandırma kararı,
- Uygunsuzluk tespit işlemi,
- İade ve faiz hesabı,
- Borç taahhütnamesine dayalı tahsil,
- Banka teminat mektubunun nakde çevrilmesi,
- KGF kefalet işlemleri,
- İcra takibi veya ödeme emri.
Destek kararının iptali için idare mahkemesinde dava açılması gerekirken, borç taahhütnamesi veya icra takibi nedeniyle adli yargıda da işlem yapılması gerekebilir. Yanlış yargı kolunda dava açılması ciddi zaman kaybına ve hak kaybına yol açabileceğinden her belge ayrı ayrı incelenmelidir.
Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?
Destek iptali veya geri isteme işlemine karşı açılacak idari davada yürütmenin durdurulması talep edilebilir.
Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için;
- İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması,
- İşlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması
şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. (Norm Kararlar Bilgi Bankası)
KOSGEB uyuşmazlıklarında telafisi güç zarar bakımından;
- yüksek tutarlı borcun işletmenin faaliyetine etkisi,
- teminatın nakde çevrilme ihtimali,
- banka hesaplarına veya malvarlığına yönelik tahsil riski,
- işletmenin kredi limitlerinin kapanması,
- çalışanların işsiz kalma tehlikesi,
- projenin tamamen durması,
- işletmenin iflas veya konkordato riski
somut belgelerle gösterilmelidir.
Yalnızca geri ödeme tutarının yüksek olması yürütmenin durdurulması için yeterli olmayabilir. İşlemin neden açıkça hukuka aykırı olduğu ve derhâl uygulanmasının işletmede hangi somut sonuçları doğuracağı ayrı ayrı açıklanmalıdır.
Dava Açılması Tahsilatı Kendiliğinden Durdurur mu?
İdari dava açılması, kural olarak dava konusu işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle yalnızca iptal davası açılmış olması, KOSGEB’in borç tahsili veya teminat işlemlerine devam etmeyeceği anlamına gelmez.
İşletme, tahsil riski bulunuyorsa dava dilekçesinde açıkça yürütmenin durdurulmasını istemelidir. Ayrıca teminat mektubu, borç taahhütnamesi veya icra takibi yönünden adli yargıda başvurulması gereken ayrı bir hukuki yol bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
KOSGEB Borcu Taksitlendirilebilir mi?
KOSGEB Uygunsuzluk Yönergesi’nde, uygunsuzluğun giderilememesi ve destek ödemesinin geri istenmesi hâlinde alacağın ödenmesi veya taksitlendirilmesine ilişkin süreçler öngörülmektedir. Alacağın tamamının ödenmesi ya da taksitlendirilmesi ve ilk taksitin peşin ödenmesi sonrasında uygunsuzluk durumunun sonlandırılması mümkün olabilmektedir.
Ancak taksitlendirme talebinin kabulü otomatik değildir. İşletmenin;
- mevcut mali durumunu,
- nakit akışını,
- teklif ettiği ödeme planını,
- teminat durumunu,
- faaliyetini sürdürme kapasitesini
belgelemesi gerekir.
Taksitlendirme veya sulh başvurusu yapılmadan önce, borcun kabulü anlamına gelebilecek ifadelerden kaçınılmalıdır. İşletme bir yandan borca itiraz ederken diğer yandan ihtirazi kayıt koymadan taksitlendirme talebinde bulunursa bu başvuru daha sonraki uyuşmazlıkta aleyhine yorumlanabilir.
Borcun Ödenmesi Dava Açılmasına Engel Olur mu?
İşletmenin teminatın paraya çevrilmesini veya icra baskısını önlemek için borcu ödemesi gerekebilir. Ancak ödemenin hukuki niteliği önemlidir.
Ödeme yapılacaksa;
- ödemenin ihtirazi kayıtla yapıldığı,
- geri isteme kararının kabul edilmediği,
- dava ve talep haklarının saklı tutulduğu
yazılı olarak bildirilmelidir.
Aksi takdirde ödeme, uyuşmazlığın işletme tarafından kabul edildiği şeklinde ileri sürülebilir. Bununla birlikte ihtirazi kayıt konulmuş olması da süre geçtikten sonra dava açma hakkı sağlamaz. Dava ve itiraz süreleri ayrıca korunmalıdır.
Suç Şüphesi Varsa Borcun Ödenmesi Ceza Soruşturmasını Önler mi?
Hayır. Desteğin geri ödenmesi, sahte veya yanıltıcı belge kullanıldığı iddiasına dayalı ceza soruşturmasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
KOSGEB Uygunsuzluk Yönergesi’nde suç unsuru taşıyan bir durumun tespiti hâlinde, destek ödemesi yapılmış olsa dahi dosyanın alacağın tahsili ve suç duyurusunda bulunulması amacıyla hukuk birimine gönderilmesine ilişkin işlemler öngörülmüştür.
Özellikle şu iddialar ceza hukuku bakımından ayrıca değerlendirilmelidir:
- Sahte fatura kullanılması,
- Gerçekte yapılmayan mal veya hizmet alımının yapılmış gibi gösterilmesi,
- Sahte banka dekontu sunulması,
- Personelin çalışmadığı hâlde çalışıyormuş gibi bildirilmesi,
- İşletmenin ortaklık veya faaliyet bilgilerinin kasıtlı olarak gizlenmesi,
- Aynı giderin birden fazla kuruma sunulması,
- Desteklenen makinenin gerçekte alınmaması.
Bu tür bir iddia varsa KOSGEB’e verilecek beyan ile olası ceza dosyasındaki savunmanın birbiriyle çelişmemesi gerekir.
İtiraz Dosyasında Hangi Belgeler Bulunmalıdır?
KOSGEB desteğinin iptali veya geri istenmesine karşı hazırlanacak dosyada şu belgelerin bulunması yararlı olacaktır:
- Destek başvuru formu,
- Proje ve faaliyet-zaman planı,
- Taahhütname,
- Kurul kararları,
- Revizyon başvuruları ve kararları,
- Ödeme talep formları,
- Faturalar ve banka dekontları,
- Teklif ve proforma faturalar,
- Makine teslim ve kurulum tutanakları,
- Makine seri numarası ve fotoğrafları,
- Personel bordroları ve SGK kayıtları,
- Ticaret sicili ve ortaklık belgeleri,
- KOSGEB izleme raporları,
- E-tebligat kayıtları,
- Uygunsuzluk tespit formu,
- İade ve faiz hesap tablosu,
- Teminat mektubu veya borç taahhütnamesi,
- Mücbir sebebe ilişkin resmî belgeler,
- KOSGEB ile yapılan bütün yazışmalar.
İşletmenin yalnızca kendi elindeki belgelerle yetinmemesi gerekir. Karara dayanak alınan inceleme raporu, kurul tutanağı, uzman değerlendirmesi ve hesap cetvelinin KOSGEB’den talep edilmesi de önemlidir.
KOSGEB Geri İsteme İşlemine Karşı İleri Sürülebilecek Başlıca Hukuki İtirazlar
Somut olayın özelliklerine göre şu itirazlar ileri sürülebilir:
İşletmeye savunma ve açıklama imkânı tanınmaması
Karardan önce işletmenin açıklama ve belgeleri değerlendirilmemişse usul yönünden hukuka aykırılık gündeme gelebilir.
Giderilebilir eksiklik için süre verilmemesi
Uygunsuzluğun giderilebilir olmasına rağmen 30 günlük süre tanınmamışsa bu husus ileri sürülebilir.
Yanlış mevzuatın uygulanması
Destek başvuru veya kabul tarihinde yürürlükte olmayan sonraki bir düzenlemenin geçmişe uygulanması hukuki güvenlik açısından incelenmelidir.
Uygunsuzluğun bulunmaması
Fatura, ödeme, teslim veya personel kayıtlarının mevzuata uygun olduğu belgelerle ortaya konulabilir.
Uygunsuzluğun işletmenin kusurundan kaynaklanmaması
Tedarikçi kusuru, doğal afet, hastalık, ithalat yasağı veya resmî makam işlemleri gibi nedenler belgelenebilir.
Bütün desteğin geri istenmesinin orantısız olması
Aykırılık yalnızca belirli bir giderle ilgiliyse bütün proje desteğinin geri alınması ölçülülük yönünden tartışılabilir.
Faiz hesabının hatalı olması
Faiz başlangıç tarihi, oranı ve ana para hesabı kontrol edilmelidir.
Yetkisiz makam tarafından karar verilmesi
Kararı kurulun mu, uygulama biriminin mi veya başka bir makamın mı vermesi gerektiği ilgili program hükümlerine göre araştırılmalıdır.
Kararın gerekçesiz olması
Hangi belgenin neden uygun bulunmadığı açıklanmayan, yalnızca genel mevzuat hükümlerine atıf yapan kararın yargısal denetimi zorlaşabilir.
KOSGEB Desteği İptal Edildiğinde Yapılmaması Gereken Hatalar
İşletmelerin en sık yaptığı hatalar şunlardır:
- E-tebligatı uzun süre kontrol etmemek,
- Karara yalnızca telefonla itiraz etmek,
- Süreyi beklerken hiçbir yazılı başvuru yapmamak,
- Bütün belgeleri incelemeden borcu kabul etmek,
- Teminat süresinin dolmasını gözden kaçırmak,
- Dava açılınca tahsilatın otomatik duracağını düşünmek,
- Borç taahhütnamesini incelememek,
- Kurum içi itirazın dava süresini mutlaka durduracağını varsaymak,
- Ceza soruşturması riskini dikkate almamak,
- KOSGEB’e yapılan açıklamalarla mali ve ceza dosyasında çelişkili savunmalar yapmak.
KOSGEB Uyuşmazlığında Hukuki Yol Haritası
KOSGEB desteğinin geri istenmesi durumunda izlenebilecek yol genel olarak şöyledir:
- Tebliğ tarihi ve süreler belirlenir.
- Karar ve dayanak belgeler temin edilir.
- Desteğin ait olduğu tarihteki mevzuat tespit edilir.
- Geri istenen ana para ve faiz yeniden hesaplanır.
- Uygunsuzluğun giderilebilir olup olmadığı belirlenir.
- İşletmenin kusuru ve mücbir sebep iddiaları belgelenir.
- Kurum içi itiraz yolu bulunup bulunmadığı incelenir.
- Taksitlendirme veya sulh ihtiyacı değerlendirilir.
- İptal davası ve yürütmenin durdurulması talebi hazırlanır.
- Teminat, kefalet ve icra işlemleri için ayrı önlem alınır.
- Suç şüphesi bulunuyorsa ceza savunmasıyla uyumlu hareket edilir.
Sonuç
KOSGEB desteğinin iptali veya geri istenmesi, işletme bakımından yalnızca mali bir borç doğurmaz. Destek tutarının ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle geri alınması, geri ödemeli borcun tamamının muaccel hâle gelmesi, teminatın paraya çevrilmesi ve yeni destek başvurularının etkilenmesi mümkündür.
Bununla birlikte her aykırılık nedeniyle desteğin tamamı geri istenemez. Uygunsuzluğun niteliği, işletmenin başvuru şartlarını taşıyıp taşımadığı, eksikliğin giderilebilir olması, kusur durumu ve aykırılığın hangi destek tutarını etkilediği ayrı ayrı incelenmelidir.
KOSGEB’den iade yazısı alan işletmenin öncelikle tebliğ tarihini, ilgili destek programını, kurul kararını, taahhütnameyi ve faiz hesabını kontrol etmesi gerekir. Kurum içi itiraz, idari dava, yürütmenin durdurulması, taksitlendirme ve icra hukukuna ilişkin yollar somut işleme göre birlikte değerlendirilebilir.
Özellikle yüksek tutarlı geri ödeme taleplerinde, yalnızca KOSGEB’e genel bir itiraz dilekçesi sunmak yeterli olmayabilir. İptal işlemi, borç tahakkuku, teminat ve tahsil süreci birbirinden ayrılarak bütüncül bir hukuki strateji oluşturulmalıdır.