Single Blog Title

This is a single blog caption

İşverenin İş Kazalarından Sorumluluğu

En genel tanımıyla iş sözleşmesi işçinin iş görme borcunu, işverenin de bunun karşılığında ücret ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Bu asli borçların yanında tarafların yükleneceği diğer borçlar da mevcuttur. İşveren, işçinin iş görme borcunu gereği gibi yerine getirebilmesini sağlamalıdır; bu da işverenin işçiyi gözetme (işçinin sağlığını ve güvenliğini koruma) borcu kapsamında ele alınacaktır. İşçi, bu asli borcunu yerine getirirken bir olumsuzluk yaşanırsa ve bu olumsuzluk işverenin edimini yerine getirmemesinden kaynaklandıysa ne olacaktır? Başka bir ifadeyle, iş görme edimi sırasında işçi bir iş kazasına karışırsa işveren oluşan zararlardan sorumlu olacak mıdır?

Her ne kadar sosyal sigortalar kapsamında bu gibi riskler genel sağlık sigortası, iş kazası ve meslek hastalığı, malullük, ölüm gibi kalemlerle (5510 s. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu çerçevesinde belirlenen) giderilmeye çalışılsa da bazı hallerde işçinin karşılaştığı zarar açısından bu kalemler yetersiz kalmaktadır. Bu durumda işverenin iş sözleşmesinden doğan edimini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmesel bir sorumluluk altına girdiğini söylemek yanlış olmayacaktır. İş verenin iş sağlığı ve güvenliği hususundaki sorumluluğu 6331 s. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu madde 4’te de düzenlenmiştir. Bunun yanında Hukuk Genel Kurulu’nun da öne sürdüğü üzere iş kazası sonucunda işverenin sorumlu tutulabilmesi iş sağlığı – güvenliği önlemlerini almamasına yahut ihmali davranışlarda bulunmasına bağlıdır.[1] O halde öğreti de baskın görüş olarak işverenin iş kazasında kusur sorumluluğunun varlığı kabul edilmektedir. En nihayetinde işverenin edimine aykırı davranışı sonucunda ortaya çıkan bir zarar olacağından haksız fiilin meydana gelmiş olduğu da unutulmamalıdır.

SGK tarafından karşılanamayan zarar açısından hangi tazminat kalemleri söz konusu olacaktır? Peki, bu tazminat talepleri kimler tarafından ileri sürülebilecektir? İşçinin kaza nedeniyle ekonomik bir kayba uğrayacağı kuşkusuzdur. İşçinin ya beden bütünlüğü zarar görmüş ve buna bağlı işçi iş göremez hale gelmiştir ya da kaza ölümle sonuçlanmıştır. Her iki hâl de ekonomik zarar meydana getirecektir. Maddi tazminat talebi de gerek işçi gerekse işçinin bakmakla yükümlü olduğu geride kalan yakınları tarafından kazanın ölümle sonuçlanması halinde söz konusu olacaktır. İş kazasının ölümle sonuçlanması halinde geride kalanlar bakımından destekten yoksun kalma tazminatı gündeme gelecektir. Bu durumda akla ilk gelen geride kalan işçinin eşi, çocukları yahut işçinin desteğinden yoksun kalan annesi-babası-kardeşleri olsa da özellikle somut olay değerlendirmesi yapıldığında ölen işçinin hayat arkadaşının[2] veya örneğin işçinin sağken burs verdiği öğrenci gibi işçinin ekonomik desteğini yitirenlerin de bu tazminatı talep edebileceği kabul edilmelidir. Bu talepler haricinde manevi tazminat talebi de genel hükümler çerçevesinde (TBK m.56) mümkün olacaktır. Bu açıdan ölüm gerçekleşmişse işçinin ölümünden içten acı ve ısdırap duyacak şekilde etkilenen yakınları bu talebi ileri sürebilecektir.[3] Ölüm meydana gelmemişse işçi kazadan ağır bedensel zarar almışsa yine TBK m.56/1’ye dayanarak manevi tazminat talebinde bulunabilecektir. TBK m.56/2’de dikkat edilmesi gereken husus haksız fiilden etkilenenin yakınlarının yalnız ölüm halinde değil ağır bedensel zarar halinde manevi tazminat talebinde bulunabileceklerinin düzenlenmiş olmasıdır.

Sonuç olarak, işverenin iş sözleşmesinden doğan asli ediminin yanında işçinin asli edimini yerine getirebilmesine uygun ortam sağlayacak bazı yan edimleri de vardır. Bu yan edimlerin yerine getirilmemesi işçinin birtakım zararlarla karşı karşıya gelmesine neden olmaktadır. İşçinin iş görme borcunu yerine getirirken işverenin gözetme borcunu yerine getirmemesinden kaynaklı iş kazası geçirmesi halinde yukarıda da belirtildiği gibi SGK tarafından karşılanmayacak zararlar açısından pek çok zarar kalemini talep edebilmesi mümkündür. Kazanın ölümle sonuçlanması, ağır bedensel zararlar, destekten yoksun kalma gibi durumlar da işçinin yakınları bakımından değerlendirilecek ve onların da birtakım tazminat taleplerinde bulunmaları söz konusu olacaktır.

[1] Sarper Süzek, İş Hukuku, 21. Baskı, İstanbul: Beta Yayıncılık, 2021, s.432.

[2] A.g.e., s.455.

[3] A.g.e., s.459.

Leave a Reply

Open chat
Avukata İhtiyacım var
Merhaba
Hukuki Sorunuz nedir ?
Call Now Button