İhmali Davranışla İşlenen Suçlar

İhmali Davranışla İşlenen Suçlar

Ceza hukukunda suçlar hareketin niteliğine göre tasnif edildiğinde hareketin şekline göre icrai suçlar ve ihmali suçlar olmak üzere ikiye ayrılır. Failin yapma şeklinde bir hareket içinde bulunmasıyla işlenebilen suçlara icrai suç denir. Hukuken istenen şeyin yapılmamasıyla yapılan suçlara ise ihmali suçlar denir. Bazı suçlar sadece ihmali davranışla işlenebilir. Örneğin Türk Ceza Kanununun 98,166,257/2,279. maddelerinde hem icrai hem de ihmali davranışla işlenebilen suçlar da vardır. Örneğin kasten öldürme suçu hem icrai TCK m.81 hem de ihmali suçla TCK m.83 işlenebilir. Kasten yaralama suçu da icrai olarak işlenebileceği gibi TCK m.86 ihmali davranışla da işlenebilir. İhmali suç failin kanunun emrettiği hareketi hiç yapmaması, bu hareketi zamanında yapmaması durumunda söz konusu olur. İhmali davranışın icrai davranışa eş değer olabilmesi için, kişinin belli bir davranışta bulunmak konusunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması ya da önceden gerçekleştirdiği davranışın hayatı ile ilgili bir tehlike oluşturması gerekir.

İhmali davranışla yaralama/ öldürme

Bu davranışlar ihmali davranışla da işlenebilir. İhmalin, icrai bir davranışa eş değer olması gerekir. Bu eş değerlik, ihmali davranışta bulunan kişinin, kanundan ya da sözleşmeden kaynaklanan nedenlerle icrai davranışta bulunmak yükümlülüğü altında olması ya da daha önce gerçekleştirdiği bir davranışın kişilerin hayat ve vücut bütünlükleri bakımından tehlike yaratması gerekmektedir. Bu yükümlülükten kaçınma neticesinde ortaya çıkan ölüm veya yaralanmalar bakımından, diğer koşulların da varlığı halinde, ihmali davranışla öldürme veya yaralamadan kişinin sorumlu tutulması mümkün olacaktır.

Konuya İlişkin Yargıtay Kararı

1.Ceza Dairesi         2017/1313 E., 2018/4324 K.
SUÇ : İhmali davranışla yeni doğan çocuğunu öldürme, suç delillerini yok etme
HÜKÜM : Sanık … hakkında;
– İhmali davranışla çocuğunu öldürme suçundan TCK’nın 83/2-a, 83/3, 62, 53. maddelerine göre 20 yıl hapis cezası,
Sanık … hakkında;
– Suç delillerini yok etme suçundan delil yetersizliği nedeniyle beraat.
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafi, katılan Bakanlık vekili, re ‘sen.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık … müdafileri tarafından kararın duruşmalı olarak temyiz istemi üzerine duruşma günü belirlenerek sanık müdafilerine meşruatlı davetiye çıkarılmasına rağmen belirlenen gün ve saatte hazır bulunmadıkları anlaşıldığından duruşmasız olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Mahalli mahkemece verilen hükmün 5271 sayılı CMK’nun 35/2, 260, 6284 sayılı Kanunun 2/1-d ve 20/2. maddeleri gözetilerek Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına tebliği üzerine anılan kurum vekili tarafından da temyiz edildiği anlaşılmakla, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık … hakkında yeni doğan bebeğini nitelikli kasten öldürme suçundan açılan kamu davasında, 6284 sayılı Kanunun 2/1-d ve 20/2. maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK’nun 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK’nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Gerekçeli kararda sanık …’ın “beden ve ruh bakamından kendini savunamayacak alt soyunu kasten öldürdüğünün sabit kabul edildiği” belirtilmesine rağmen, bir sonraki paragrafta yeni doğan bebeğine karşı bakım yükümlülüğünü yerine getirmemek suretiyle ihmali davranışla öldürme suçunu işlediği belirtilip hüküm fıkrasında TCK’nın 83/2-a-3 maddesi uyarınca ceza tayin edilmek suretiyle gerekçenin kendi içerisinde ve gerekçe ile hüküm arasında karışıklığa neden olunması, Bozmayı gerektirmiş; Cumhuriyet savcısının, suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin ve sanık … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün ve aralarındaki irtibat nedeniyle sanık … hakkındaki suç delillerini yok etme suçundan verilen beraat hükmünün de öncelikle bu sebeplerden dolayı tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 24.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Tüm detaylara ve aklınızda bulunan sorulara cevap bulmak için Av. Ferhat Kule ile görüşebilirsiniz.

Merve Zengin

Leave a Reply

Call Now Button