İdare Mahkemelerinde Tek Hâkimle Görülecek Davalar Genişledi: Hangi Davalar Tek Hâkime Kaldı?
İdari yargıda bir davanın tek hâkim tarafından mı yoksa mahkeme heyeti tarafından mı karara bağlanacağı, yalnızca mahkemenin iç işleyişine ilişkin teknik bir konu değildir. Davanın incelenme biçimi, kanun yolu sistemi ve yargılama sürecinin işleyişi bakımından önemli sonuçlar doğurabilmektedir. Kamu görevlileri, öğrenciler, meslek kuruluşlarının üyeleri ve idari işlemler nedeniyle ekonomik kayba uğrayan kişiler açısından bu ayrım artık daha da önem kazanmıştır.
Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun ile idare mahkemelerinde tek hâkimle görülecek davaların kapsamı önemli ölçüde genişletilmiştir.
16 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilen 7589 sayılı Kanun ile 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 7. maddesi yeniden düzenlenmiştir. Yeni düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bununla birlikte kanunda açık bir geçiş hükmü bulunmaktadır: Yeni tek hâkim sistemi, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda uygulanacaktır.
Yeni düzenleme ile tek hâkimle görülecek davalar artık yalnızca belirli bir parasal sınırın altında kalan idari uyuşmazlıklardan ibaret değildir.
Öğrencilerin bazı disiplin ve eğitim işlemleri, kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin uyuşmazlıkları, kamu görevlilerine verilen uyarma cezaları, bazı meslek kuruluşu disiplin cezaları ve 2022 sayılı Kanun kapsamındaki sosyal yardım uyuşmazlıkları da tek hâkimle çözümlenecek davalar arasına alınmıştır.
Bu nedenle 12. Yargı Paketi sonrasında “İdare mahkemesinde davam tek hâkimle mi görülecek?” sorusuna yalnızca dava değerine bakılarak cevap verilmesi artık mümkün değildir.
İdare Mahkemesinde Tek Hâkim Ne Demektir?
İdare mahkemeleri, idarenin işlem ve eylemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların önemli bir bölümünde görev yapan ilk derece idari yargı mercileridir.
Bir idare mahkemesi davasının tek hâkimle görülmesi, ayrı bir “tek hâkim mahkemesine” dava açılması anlamına gelmez.
Dava yine görevli ve yetkili idare mahkemesinde açılır. Fark, dosyanın mahkeme kurulu tarafından değil, kanunun yetkilendirdiği şekilde idare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından karara bağlanmasıdır.
Bu nedenle dava dilekçesi hazırlanırken;
“Tek hâkimli idare mahkemesine”
şeklinde ayrı bir mahkeme türü aranmaz.
Asıl önemli olan, uyuşmazlığın 2576 sayılı Kanun’un 7. maddesinde sayılan tek hâkimli dava kategorilerinden birine girip girmediğidir.
- Yargı Paketi, bu kategorileri önemli ölçüde artırmıştır.
12. Yargı Paketi Öncesinde Tek Hâkim Sistemi Nasıldı?
İdari yargıda tek hâkim uygulaması yeni değildir.
2576 sayılı Kanun uzun süredir belirli parasal değerin altında kalan idari uyuşmazlıkların tek hâkim tarafından çözümlenmesine imkân tanımaktaydı. Kanundaki parasal sınırlar ayrıca yeniden değerleme sistemi içerisinde yıllara göre güncellenmektedir. 2576 sayılı Kanun’un ek 1. maddesi, tek hâkimle çözümlenecek davalara ilişkin parasal sınırların yeniden değerleme oranı doğrultusunda artırılmasını öngörmektedir.
- Yargı Paketi’nin getirdiği esas yenilik ise tek hâkimli yargılamayı yalnızca parasal uyuşmazlıklarla sınırlı olmaktan çıkarmasıdır.
Yeni düzenlemede uyuşmazlığın parasal miktarına bakılmaksızın, niteliği itibarıyla tek hâkime bırakılan belirli dava grupları açıkça sayılmıştır.
Dolayısıyla yeni sistemin mantığını iki ana gruba ayırmak mümkündür:
Birinci grup, belirli parasal sınırı aşmayan iptal ve tam yargı davalarıdır.
İkinci grup ise parasal sınırdan bağımsız olarak konusu nedeniyle kanunda özel olarak tek hâkime bırakılan davalardır.
2026 Yılında Tek Hâkim İçin Parasal Sınır Ne Kadar?
Yeni Kanun’un açık hükmüne göre, konusu 486.000 TL’yi aşmayan idari işlemlere karşı açılan iptal davaları ile tam yargı davaları, düzenleyici işlemler hariç olmak üzere tek hâkim tarafından çözümlenecektir.
Dolayısıyla 2026 yılı bakımından temel rakam:
486.000 TL’dir.
Örneğin idare mahkemesinin görev alanına giren ve konusu belirli bir parasal değer taşıyan idari işlem nedeniyle açılan davada uyuşmazlık miktarı 400.000 TL ise, diğer şartlar da mevcutsa dava tek hâkim tarafından görülebilir.
Buna karşılık uyuşmazlık konusu 600.000 TL ise yalnızca bu parasal bent üzerinden tek hâkimli yargılama söz konusu olmaz.
Ancak burada çok önemli bir ayrım bulunmaktadır.
486.000 TL sınırı, Kanun’un 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine ilişkindir.
Aynı maddede öğrenciler, kamu görevlileri ve meslek kuruluşları bakımından ayrıca sayılan davalar için 486.000 TL sınırı öngörülmemiştir.
Dolayısıyla “486.000 TL’nin üzerindeki hiçbir idari dava tek hâkimle görülemez” şeklindeki ifade doğru değildir.
486.000 TL Sınırı Her Yıl Aynı mı Kalacak?
Hayır.
2576 sayılı Kanun’da tek hâkimle görülecek davalara ilişkin parasal sınırların yeniden değerleme oranına bağlı olarak artırılmasına ilişkin sistem bulunmaktadır.
Bu nedenle 486.000 TL, 2026 yılı bakımından dikkate alınması gereken tutardır.
2027 ve sonraki yıllarda dava açılırken güncel parasal sınırın ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
İdari yargıda parasal sınırlar bakımından eski rakamlara dayanılarak dava stratejisi oluşturulması ciddi hata yaratabilir. Özellikle birkaç yıl önce hazırlanmış internet yazılarında veya eski dava dilekçelerinde görülen rakamlar güncel olmayabilir.
Bu nedenle tek hâkim, istinaf ve temyiz değerlendirmesinde her zaman davanın ilgili olduğu yıl bakımından yürürlükte bulunan sınır esas alınmalıdır.
Düzenleyici İşlemlere Karşı Açılan Davalar Tek Hâkime mi Kaldı?
Hayır.
2576 sayılı Kanun’un yeni 7. maddesi, daha ilk cümlesinde düzenleyici işlemlere karşı açılan davaları tek hâkim kapsamının dışında bırakmaktadır.
Bu ayrım son derece önemlidir.
Örneğin belirli bir kişiye yönelik bireysel idari işlem ile genel ve soyut nitelik taşıyan düzenleyici işlem aynı değildir.
Bir kamu görevlisinin kendisi hakkında verilen geçici görevlendirme işlemine karşı dava açması ile bir yönetmeliğin veya genel düzenleyici işlemin iptalini istemesi aynı usul kapsamında değerlendirilmez.
Yeni düzenlemedeki tek hâkim genişlemesi esas olarak bireysel idari uyuşmazlıklar üzerine kurulmuştur.
Düzenleyici işlemin doğrudan dava konusu edildiği durumlarda tek hâkim hükmüne dayanılması mümkün değildir.
Bir bireysel işlemle birlikte bu işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin de dava konusu edildiği daha karmaşık uyuşmazlıklarda ise görevli yargı mercii ve dosyanın hangi oluşum tarafından inceleneceği somut dava üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.
Öğrencilerin Hangi Davaları Tek Hâkimle Görülecek?
- Yargı Paketi’nin dikkat çekici değişikliklerinden biri öğrencilere ilişkin uyuşmazlıklardır.
Yeni 2576 sayılı Kanun m.7/1-b kapsamında ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim öğrencileri hakkında tesis edilen belirli işlemler tek hâkim tarafından karara bağlanacaktır.
Buna göre öğrenciler hakkında;
disiplin cezaları,
sınıf geçme işlemleri,
not tespiti işlemleri,
yurt işlemleri,
kredi işlemleri
ve burs işlemleri
tek hâkimli dava kapsamına alınmıştır.
Ancak öğrenci disiplin cezalarında önemli iki istisna bulunmaktadır.
Uzaklaştırma sonucunu doğuran disiplin cezaları ile ilişik kesme sonucunu doğuran disiplin cezaları tek hâkim kapsamına alınmamıştır.
Bu ayrım, yaptırımın ağırlığına göre oluşturulmuştur.
Örneğin bir üniversite öğrencisine daha hafif nitelikte disiplin cezası verilmesi durumunda açılacak iptal davası yeni sistemde tek hâkim tarafından görülebilir.
Buna karşılık öğrencinin okuldan uzaklaştırılması veya eğitim kurumuyla ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğuran ağır yaptırımlarda tek hâkimli inceleme öngörülmemiştir.
Üniversite Notuna Karşı Açılan Dava Tek Hâkimle mi Görülecek?
Yeni düzenlemeye göre not tespiti işlemlerine karşı açılan davalar tek hâkimle görülecek dava grupları arasındadır.
Örneğin üniversite öğrencisi;
sınav notunun hukuka aykırı şekilde hesaplandığını,
sınav değerlendirme kurallarının kendi hakkında yanlış uygulandığını
veya not tespit işleminde maddi hata bulunduğunu
ileri sürerek dava açıyorsa uyuşmazlık yeni tek hâkim sisteminin kapsamına girebilir.
Ancak burada idari yargının sınavın akademik içeriğini mahkeme eliyle yeniden değerlendirmesi ile işlemin hukuka uygunluk denetimi birbirine karıştırılmamalıdır.
Mahkemenin görevi idarenin yerine geçerek yeni bir sınav notu belirlemek değil, dava konusu idari işlemin hukuka uygun olup olmadığını incelemektir.
Öğrenci Bursunun Kesilmesine Karşı Dava Tek Hâkimle mi Görülecek?
Evet, yeni düzenleme burs işlemlerini açıkça tek hâkimle görülecek uyuşmazlıklar arasında saymaktadır.
Aynı şekilde öğrenci kredisi ve yurt işlemleri de bu kapsamdadır.
Dolayısıyla örneğin öğrencinin bursunun kesilmesi, yurt hakkıyla ilgili bireysel işlem veya kredi işleminden kaynaklanan idari uyuşmazlık yeni sistem kapsamında tek hâkim tarafından karara bağlanabilir.
Kamu Görevlilerinin Hangi Davaları Tek Hâkimle Görülecek?
- Yargı Paketi ile kamu personeli uyuşmazlıklarının belirli bir bölümü doğrudan tek hâkim kapsamına alınmıştır.
Yeni 2576 sayılı Kanun m.7/1-c uyarınca kamu görevlileri hakkında tesis edilen;
geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemlerine karşı açılan davalar
tek hâkim tarafından çözümlenecektir.
Bu düzenleme kamu personel hukuku açısından oldukça önemlidir.
Çünkü kamu çalışanlarının idareyle yaşadığı uyuşmazlıkların önemli bir bölümü tam olarak bu konulara ilişkindir.
Geçici Görevlendirme İşlemine Karşı Dava Tek Hâkimle mi Görülecek?
Evet.
Kamu görevlisinin geçici olarak başka bir birimde, başka bir kurumda veya başka bir görev yerinde görevlendirilmesine ilişkin bireysel idari işlemin iptali istemiyle açılacak davalar, yeni hüküm kapsamında tek hâkimle görülecektir.
Ancak “geçici görevlendirme” ile atama, naklen atama veya sürekli görev yeri değişikliği birbirine karıştırılmamalıdır.
Kanun açık biçimde geçici görevlendirme işlemini saymıştır.
Bir işlemin idare tarafından başlıkta geçici görevlendirme olarak nitelendirilmiş olması da tek başına yeterli olmayabilir. İşlemin gerçek hukuki niteliği önem taşır.
Örneğin geçici görevlendirme adı altında fiilen sürekli görev yeri değişikliğinin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği somut uyuşmazlıkta ayrıca tartışılabilir.
Kamu Görevlisinin Yolluk Davası Tek Hâkimle mi Görülecek?
Evet.
Yolluk uyuşmazlıkları yeni düzenleme ile açıkça tek hâkim kapsamına alınmıştır.
Kamu personelinin harcırah, sürekli veya geçici görev nedeniyle doğduğu ileri sürülen yolluk hakkı ya da bu hakkın eksik ödenmesi konusunda idareyle yaşadığı uyuşmazlık bu kapsamda değerlendirilebilir.
Burada dikkat çekici nokta, yolluk işleminin ayrıca 486.000 TL sınırının altında kalmasının aranacağı yönünde bir şartın ilgili bentte bulunmamasıdır.
Yolluk uyuşmazlığı, konusu itibarıyla özel olarak tek hâkime bırakılan dava gruplarından biridir.
Lojman Davaları Artık Tek Hâkimle mi Görülecek?
Kamu görevlileri hakkında tesis edilen lojman işlemleri de yeni sistemde tek hâkime bırakılmıştır.
Örneğin kamu konutundan yararlanma başvurusunun reddi, lojman tahsisi veya kamu görevlisinin lojman hakkını etkileyen bireysel idari işlem nedeniyle açılan davada yeni tek hâkim kuralı gündeme gelecektir.
Bununla birlikte uyuşmazlığın gerçekten kamu görevlisine yönelik bir “lojman işlemi” olup olmadığı somut dosyanın niteliğine göre belirlenmelidir.
Kamu Görevlisinin İzin Davası Tek Hâkimle mi Görülecek?
Evet.
Yeni hüküm izin işlemlerini de açıkça saymaktadır.
Dolayısıyla kamu görevlisinin kanundan veya ilgili personel mevzuatından kaynaklandığını ileri sürdüğü izin hakkının reddedilmesi ya da izin kullanımına ilişkin bireysel idari işlem nedeniyle açacağı dava tek hâkim kapsamında değerlendirilecektir.
Bu düzenleme;
yıllık izin,
mazeret izni
ve diğer izin türlerinin tamamının maddi hukuk yönünden aynı kurallara tabi olduğu anlamına gelmez.
Her izin türünün hangi şartlarda kullanılabileceği ilgili personel mevzuatına göre ayrıca incelenir.
Yeni 2576 sayılı Kanun m.7’nin yaptığı şey, bu işlemlerden doğan davaların mahkemenin hangi oluşumuyla görüleceğini belirlemektir.
Kamu Görevlilerine Verilen Hangi Disiplin Cezası Tek Hâkime Kaldı?
- Yargı Paketi burada oldukça sınırlı ve açık bir tercih yapmıştır.
Yeni 2576 sayılı Kanun m.7/1-d uyarınca:
Kamu görevlilerine verilen uyarma cezasına karşı açılan davalar tek hâkim tarafından çözümlenecektir.
Dolayısıyla kanun bütün kamu görevlisi disiplin cezalarını tek hâkime bırakmamıştır.
Özellikle şu ayrım önemlidir:
Uyarma cezası → tek hâkim.
Buna karşılık kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya memurluktan çıkarma gibi diğer disiplin yaptırımları sırf bu bent nedeniyle tek hâkim kapsamına girmez.
Bunlar bakımından davanın başka bir tek hâkim kategorisine girip girmediği ve genel idari yargı kuralları ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yeni düzenleme;
“Memurların bütün disiplin davaları artık tek hâkim tarafından görülecek.”
şeklinde yorumlanmamalıdır.
Uyarma Cezasının Parasal Değeri Olmasa da Tek Hâkim mi?
Evet.
Yeni düzenlemenin önemli özelliklerinden biri budur.
Uyarma cezasının esasen 486.000 TL ile ölçülebilecek bir dava değeri bulunması gerekmez.
Kanun, kamu görevlilerine verilen uyarma cezasını konusu nedeniyle ayrıca tek hâkim kapsamına almıştır.
Bu da yeni sistemin yalnızca parasal uyuşmazlıkları değil, belirli bireysel idari işlemleri konu bazında tek hâkime bırakmasının açık örneklerinden biridir.
Baro ve Diğer Meslek Kuruluşlarının Disiplin Cezaları Tek Hâkime mi Kaldı?
Yeni düzenleme, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının üyeleri hakkında verdikleri bazı disiplin cezalarını da tek hâkim kapsamına almaktadır.
2576 sayılı Kanun m.7/1-e uyarınca, mesleki faaliyeti geçici veya sürekli olarak engelleyenler hariç olmak üzere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının üyelerine verdiği disiplin cezalarına karşı açılan davalar tek hâkimle görülecektir.
Buradaki istisna son derece önemlidir.
Eğer disiplin yaptırımı kişinin mesleki faaliyette bulunmasını geçici veya sürekli biçimde engelliyorsa, bu uyuşmazlık yeni tek hâkim hükmünün dışında tutulmuştur.
Dolayısıyla yaptırımın adı kadar fiilî ve hukuki sonucu da önemlidir.
Örneğin yalnızca daha hafif bir disiplin yaptırımı uygulanmışsa tek hâkim gündeme gelebilir.
Buna karşılık mesleğin icrasının geçici olarak yasaklanmasına veya mesleki faaliyetin sürekli biçimde sona ermesine yol açan ağır yaptırım bakımından tek hâkim kuralı uygulanmaz.
Avukatlara Verilen Her Disiplin Cezası Tek Hâkimle mi Görülecek?
Hayır.
Barolar kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları kapsamında değerlendirilse dahi, yeni hüküm mesleki faaliyeti geçici veya sürekli olarak engelleyen cezaları açıkça dışarıda bırakmaktadır.
Bu nedenle avukat, doktor, mühendis, mali müşavir veya diğer meslek kuruluşu üyeleri bakımından yalnızca;
“Disiplin cezası var.”
denilerek tek hâkim sonucu çıkarılamaz.
Verilen disiplin yaptırımının kişinin mesleğini icra etmesini engelleyip engellemediğine bakılması gerekir.
Bu ayrım özellikle ağır disiplin cezalarında dava stratejisi açısından önem taşımaktadır.
65 Yaş Aylığı Davaları Tek Hâkime mi Kaldı?
Evet.
Yeni düzenlemenin ayrı bir bendi, 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un uygulanmasından doğan davaları tek hâkim kapsamına almıştır.
Dolayısıyla 2022 sayılı Kanun kapsamında aylığın bağlanmaması, kesilmesi veya ilgili idari işlem nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklar artık tek hâkimli yargılama kapsamındadır.
Kanunda bu dava türü için ayrıca 486.000 TL sınırı öngörülmemiştir.
Hangi Davalar Tek Hâkime Kalmadı?
Yeni düzenlemenin kapsamı geniş olmakla birlikte idare mahkemelerinin bütün dosyaları tek hâkime bırakılmış değildir.
Öncelikle düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar kapsam dışındadır.
Ayrıca öğrenciler bakımından uzaklaştırma ve ilişik kesme sonucunu doğuran disiplin cezaları özel olarak tek hâkim kapsamı dışında bırakılmıştır.
Kamu görevlileri bakımından yalnızca geçici görevlendirme, yolluk, lojman, izin ve uyarma cezası özel olarak sayılmıştır.
Meslek kuruluşlarının disiplin yaptırımlarında ise mesleki faaliyeti geçici veya sürekli olarak engelleyen ağır cezalar tek hâkim hükmünün dışındadır.
Parasal iptal ve tam yargı davalarında ise 486.000 TL sınırı aşılırsa yalnızca m.7/1-a’ya dayanarak tek hâkimli inceleme yapılamaz.
Bu nedenle yeni sistem genişleme getirmiş olsa da heyet hâlinde görülecek idari davalar varlığını sürdürmektedir.
486.000 TL’nin Altındaki Her Dava Tek Hâkimle mi Görülür?
Hayır.
Bu konuda düzenleyici işlem istisnası başta olmak üzere görev kurallarına dikkat edilmelidir.
Kanunun yeni metni, düzenleyici işlemlere karşı açılan davaları açıkça tek hâkim kapsamı dışında bırakmaktadır.
Ayrıca uyuşmazlığın idare mahkemesinin mi, vergi mahkemesinin mi, Danıştayın mı veya başka bir yargı merciinin mi görevine girdiği öncelikle belirlenmelidir.
Dolayısıyla yalnızca dava değerinin 486.000 TL’den düşük olması, davanın otomatik olarak idare mahkemesinde tek hâkim tarafından görüleceği anlamına gelmez.
İlk değerlendirme her zaman görev, ardından ilgili tek hâkim hükmü üzerinden yapılmalıdır.
İptal Davası ile Tam Yargı Davası Arasında Tek Hâkim Bakımından Fark Var mı?
Parasal sınır bakımından yeni m.7/1-a her iki dava türünü birlikte saymaktadır.
Konusu 486.000 TL’yi aşmayan;
idari işlemlere karşı açılan iptal davaları
ve
tam yargı davaları
tek hâkimle çözümlenecektir.
Tam yargı davası, idari işlem veya eylem nedeniyle kişisel hakkın ihlal edildiği iddiasıyla tazminat veya başka parasal sonuç talep edilen uyuşmazlıklarda özellikle önemlidir.
Örneğin idarenin eylemi nedeniyle 300.000 TL maddi zarara uğradığını ileri süren kişinin açtığı tam yargı davası, görev ve diğer şartlar da mevcutsa 486.000 TL sınırının altında kaldığından tek hâkim kapsamına girebilir.
Ancak talep 1.000.000 TL ise m.7/1-a’daki sınır aşılmış olur.
Manevi Tazminat Davasında Tek Hâkim Nasıl Belirlenecek?
İdare aleyhine açılan tam yargı davalarında maddi ve manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir.
Yeni hüküm, “konusu 486.000 TL’yi aşmayan tam yargı davaları” ifadesini kullanmaktadır.
Bu nedenle dava dilekçesinde ileri sürülen parasal talebin toplam dava konusu üzerindeki etkisi önem taşır.
Örneğin aynı olay nedeniyle 200.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminat talep edilen bir davada toplam talep miktarının tek hâkim sınırı bakımından nasıl dikkate alınacağı, talep yapısı ve dava konusuyla birlikte değerlendirilmelidir.
Birden fazla talep veya birden fazla davacı bulunan karmaşık dosyalarda yalnızca tek bir kaleme bakılarak tek hâkim değerlendirmesi yapılması doğru olmayabilir.
Tek Hâkim Kararı İstinafa Götürülebilir mi?
Bir davanın tek hâkim tarafından görülmesi ile kararın kesin olup olmaması aynı şey değildir.
Bu nedenle;
“Tek hâkim karar verdi, artık hiçbir kanun yoluna gidilemez.”
şeklindeki düşünce doğru değildir.
İdari yargıda kanun yolları 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun istinaf ve temyiz hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir.
- Yargı Paketi İYUK m.45’te de değişiklik yapmış ve bölge idare mahkemelerinin istinaf incelemesi sonucunda hangi durumlarda ilk derece kararını kaldırarak dosyayı geri gönderebileceğini ayrıntılı şekilde yeniden düzenlemiştir.
Dolayısıyla bir dosyanın tek hâkim tarafından görülmesi, kanun yolu değerlendirmesinin ayrıca yapılmasına engel değildir.
Parasal kesinlik sınırları ve dava türüne özgü kurallar ayrıca kontrol edilmelidir.
Tek Hâkimli Davalar Danıştaya Gidebilir mi?
- Yargı Paketi bu konuda da dikkat çekici bir hüküm getirmiştir.
7589 sayılı Kanun ile İYUK m.46’ya eklenen yeni düzenleme, belirli davalarda bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak yeniden verdiği kararların Danıştayda temyiz edilebilmesine yeni bir imkân tanımıştır.
Ancak Kanun, idare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülen davaları bu yeni temyiz imkânının açıkça dışında bırakmıştır.
Dolayısıyla tek hâkimli dava statüsü yalnızca ilk derece mahkemesinde kaç hâkimin karar vereceği açısından değil, kanun yolu sistemi bakımından da önem taşımaktadır.
Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus şudur:
Yeni m.46/2’de getirilen özel temyiz yolunun dışında bırakılmak ile her türlü durumda bütün kanun yollarının kapalı olması aynı kavram değildir.
Somut davada kanun yolu belirlenirken İYUK’un bütün ilgili hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
12. Yargı Paketi Tek Hâkim Sistemini Neden Genişletti?
Kanunun genel yapısı, idari ve adli yargıda daha hızlı ve etkin yargılama hedefini ortaya koymaktadır. Adalet Bakanlığı da 12. Yargı Paketi’nin yasalaşmasına ilişkin açıklamasında düzenlemelerin yargı hizmetlerinin daha hızlı, etkin ve verimli yürütülmesine yönelik olduğunu belirtmiştir.
Tek hâkim sisteminin genişletilmesi de bu çerçevede değerlendirilebilir.
Özellikle;
öğrenci notu,
burs,
yurt,
kamu görevlisinin izin talebi,
yolluk,
lojman,
geçici görevlendirme
ve uyarma cezası
gibi nispeten sınırlı maddi veya hukuki inceleme gerektirebilen bazı uyuşmazlıkların kurul yerine tek hâkimle sonuçlandırılması, mahkemelerin iş yükünün daha farklı dağıtılmasını amaçlayabilir.
Ancak tek hâkimle görülmek, davanın hukuki öneminin az olduğu anlamına gelmez.
Örneğin bir öğrencinin bursunun kesilmesi veya kamu görevlisinin geçici görevlendirilmesi kişi açısından son derece ağır sonuçlar doğurabilir.
Mahkemenin tek hâkimle karar vermesi yalnızca kanunun belirlediği yargılama organizasyonudur.
Eski Davalar Yeni Düzenlemeye Göre Tek Hâkime Devredilecek mi?
Hayır.
7589 sayılı Kanun bu konuda açık bir geçiş hükmü getirmiştir.
Kanun’un geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasına göre, 2576 sayılı Kanun’un 7. maddesinde yapılan değişiklikler değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalar bakımından uygulanacaktır.
Bu nedenle örneğin 2025 yılında açılmış bir dava sırf 12. Yargı Paketi yürürlüğe girdiği için yeni tek hâkim sistemine geçirilmez.
Benzer şekilde 30 Temmuz 2026 tarihinde açılmış bir dava, yeni Kanun’dan önceki sistem çerçevesinde değerlendirilir.
Buna karşılık 1 Ağustos 2026 tarihinde açılmış yeni bir dava bakımından yeni 2576 sayılı Kanun m.7 uygulanacaktır.
Bu geçiş kuralı, devam eden idari davaların yargılama oluşumunun sonradan değiştirilmesini önleyen açık bir düzenlemedir.
Dava 2026’da Açıldıysa Hangi Sistem Uygulanacak?
Sadece yılın “2026” olması yeterli değildir.
Esas alınması gereken, davanın yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce mi sonra mı açıldığıdır.
Örneğin 15 Haziran 2026 tarihinde açılan kamu görevlisi geçici görevlendirme davası eski sisteme tabidir.
Aynı nitelikte 10 Ağustos 2026 tarihinde açılan dava ise yeni tek hâkim düzenlemesi kapsamında değerlendirilir.
Dolayısıyla dava dosyasında ilk kontrol edilmesi gereken tarihlerden biri dava açılış tarihidir.
Tek Hâkimle Görülmesi Gereken Davaya Heyet Bakarsa Ne Olur?
Bir uyuşmazlığın kanun gereği tek hâkim tarafından mı yoksa kurul hâlinde mi görülmesi gerektiği, mahkemenin kanuni oluşumuna ilişkin önemli bir usul meselesidir.
Yeni sistem henüz çok yakın tarihte yürürlüğe girdiğinden, uygulamada sınırda kalan uyuşmazlıkların nasıl nitelendirileceği konusunda bölge idare mahkemeleri ve Danıştay içtihatlarının gelişmesi önem taşıyacaktır.
Özellikle;
aynı davada birden fazla işlemin dava konusu edilmesi,
bireysel işlemle birlikte düzenleyici işlemin iptalinin istenmesi,
hem parasal hem personel hukukuna ilişkin talepler bulunması
veya işlemin kanundaki kategorilerden hangisine girdiğinin tartışmalı olması
durumlarında dosyanın tek hâkim kapsamında bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yalnızca dava dilekçesinin başlığından hareketle tek hâkim sonucu çıkarılmamalıdır.
Öğrenci Disiplin Cezası Örneği
Bir üniversite öğrencisine disiplin cezası verildiğini düşünelim.
Verilen yaptırım öğrencinin okuldan uzaklaştırılması veya ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğurmuyorsa, 31 Temmuz 2026 sonrası yeni sistemde açılan iptal davası tek hâkim tarafından görülebilir.
Ancak disiplin yaptırımı öğrencinin bir dönem uzaklaştırılması sonucunu doğuruyorsa kanun bunu açıkça tek hâkim kapsamının dışında bırakmıştır.
Bu örnek, kanun koyucunun aynı konu içerisindeki yaptırımları dahi ağırlık derecesine göre ayırdığını göstermektedir.
Kamu Görevlisi Uyarma Cezası Örneği
Bir memura yalnızca uyarma cezası verilmiş olsun.
Memur bu cezanın;
yetkisiz makam tarafından verildiğini,
savunma hakkının ihlal edildiğini,
fiilin gerçekleşmediğini
veya cezanın hukuka aykırı olduğunu
ileri sürerek iptal davası açabilir.
Yeni sistemde bu dava tek hâkim tarafından görülecektir.
Buna karşılık aynı personele memurluktan çıkarma cezası verilmişse m.7/1-d’deki özel tek hâkim kuralı uygulanmaz.
Geçici Görevlendirme Örneği
Bir öğretmen, memur veya başka kamu görevlisi altı ay süreyle farklı ilçeye geçici olarak görevlendirilmiş olsun.
Kişi işlemin hizmet gereklerine dayanmadığını, cezalandırma amacı taşıdığını veya yetki yönünden hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek iptal davası açabilir.
Yeni m.7/1-c uyarınca geçici görevlendirme işlemlerine karşı açılan davalar tek hâkimle çözümlenir.
Ancak işlem geçici görevlendirme değil, kişinin kadrosunun veya sürekli görev yerinin değiştirilmesi niteliğindeyse yeni hükmün doğrudan uygulanıp uygulanmayacağı işlemin gerçek hukuki niteliğine göre değerlendirilmelidir.
Meslek Kuruluşu Disiplin Cezası Örneği
Bir kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu üyesine mesleğini icra etmesini engellemeyen bir disiplin cezası uygulanmış olsun.
Yeni düzenleme kapsamında bu cezaya karşı açılan dava tek hâkimle görülebilir.
Ancak verilen ceza örneğin belirli süre meslekten men sonucunu doğuruyor ve kişinin mesleki faaliyetini geçici olarak engelliyorsa kanunun istisnası devreye girer.
Bu dava yeni özel tek hâkim hükmüne tabi değildir.
Tek Hâkim Sisteminde Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?
Bir davanın tek hâkimle görülmesi, davacının yürütmenin durdurulmasını talep etme imkânını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Yürütmenin durdurulması, İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaki ayrı şartlara bağlı bir geçici hukuki koruma kurumudur.
Örneğin kamu görevlisinin geçici görevlendirme işlemine karşı açtığı yeni tek hâkimli davada, işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğacağı ve işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek şartları varsa yürütmenin durdurulması talep edilebilir.
Aynı şekilde öğrenci veya meslek kuruluşu üyesi bakımından da somut işlemin etkisine göre yürütmenin durdurulması meselesi ayrıca değerlendirilir.
Dolayısıyla;
tek hâkim = yürütmenin durdurulması istenemez
şeklinde bir kural bulunmamaktadır.
Tek Hâkimli Dava Daha Çabuk Sonuçlanır mı?
Yeni düzenlemenin amaçlarından biri yargılamanın etkinliğini artırmak olmakla birlikte, tek hâkimli her davanın mutlaka çok kısa sürede sonuçlanacağına ilişkin bir garanti bulunmamaktadır.
Bir idari davanın süresini;
tebligat işlemleri,
idarenin savunmasını sunma süresi,
ara kararlar,
kurumlardan belge istenmesi,
bilirkişi veya keşif ihtiyacı,
duruşma yapılması
ve kanun yolu aşamaları
etkileyebilir.
Tek hâkim sistemi mahkemenin karar oluşumunu sadeleştirebilir; ancak somut dosyada araştırılması gereken hususlar fazlaysa dava yine belirli bir zaman alabilir.
Bu nedenle “tek hâkime kaldı, birkaç haftada sonuçlanır” şeklinde kesin süre beklentisi oluşturulmamalıdır.
Tek Hâkimle Görülecek Davalar Hakkında Sık Sorulan Sorular
İdare mahkemesinde tek hâkim sınırı 2026 yılında kaç TL?
Yeni düzenlemede konusu 486.000 TL’yi aşmayan idari işlemlere karşı açılan iptal davaları ve tam yargı davaları, düzenleyici işlemler hariç olmak üzere tek hâkim kapsamındadır.
486.000 TL’den fazla bütün davalar heyetle mi görülür?
Hayır. Öğrenci uyuşmazlıkları, kamu görevlilerinin belirli işlemleri, uyarma cezası ve kanunda özel olarak sayılan diğer davalar parasal sınıra bağlı olmaksızın tek hâkim kapsamına girebilir.
Öğrencinin not davası tek hâkimle mi görülür?
Evet. Not tespiti işlemlerine karşı açılan davalar yeni hükümde açıkça tek hâkim kapsamındadır.
Üniversiteden uzaklaştırma cezası tek hâkimle mi görülür?
Hayır. Uzaklaştırma sonucunu doğuran öğrenci disiplin cezaları özel olarak tek hâkim kapsamının dışında bırakılmıştır.
Üniversiteden ilişik kesme davası tek hâkimle mi görülür?
Hayır. İlişik kesme sonucunu doğuran disiplin cezaları da istisnadır.
Öğrenci burs ve yurt davaları tek hâkimle mi görülür?
Evet. Yurt, kredi ve burs işlemlerine karşı açılan davalar açıkça tek hâkim kapsamına alınmıştır.
Memurun geçici görevlendirme davası tek hâkimle mi görülür?
Evet. Kamu görevlilerine ilişkin geçici görevlendirme işlemleri yeni düzenlemede açıkça sayılmıştır.
Memurun lojman davası tek hâkimle mi görülür?
Evet. Kamu görevlileri hakkındaki lojman işlemleri tek hâkim kapsamına alınmıştır.
Kamu görevlisinin izin davası tek hâkimle mi görülür?
Evet. İzin işlemleri de tek hâkimli dava kategorisindedir.
Yolluk ve harcırah davası tek hâkimle mi görülecek?
Yeni düzenlemede kamu görevlileri hakkındaki yolluk işlemleri açıkça tek hâkim kapsamına alınmıştır.
Memurun bütün disiplin cezaları tek hâkimle mi görülecek?
Hayır. Kanun kamu görevlileri bakımından özel olarak uyarma cezasını saymaktadır.
Baro veya meslek odasının bütün disiplin cezaları tek hâkimle mi görülecek?
Hayır. Mesleki faaliyeti geçici veya sürekli olarak engelleyen cezalar özel olarak kapsam dışında bırakılmıştır.
65 yaş aylığı davaları tek hâkimle mi görülecek?
Evet. 2022 sayılı Kanun’un uygulanmasından kaynaklanan davalar yeni düzenlemede tek hâkim kapsamındadır.
Yönetmeliğin iptali davası tek hâkimle görülebilir mi?
Yeni m.7 düzenleyici işlemlere karşı açılan davaları açıkça tek hâkim kapsamının dışında tutmaktadır.
Eski davalar yeni tek hâkim sistemine geçirilecek mi?
Hayır. Yeni düzenleme yürürlüğe girdikten sonra açılan davalar bakımından uygulanacaktır.
2025 yılında açılmış dava yeni sisteme tabi mi?
Hayır. Geçiş hükmü nedeniyle eski davalarda önceki düzenleme uygulanmaya devam eder.
Yeni Tek Hâkim Sistemi Dava Stratejisini Nasıl Etkileyecek?
- Yargı Paketi sonrasında idari dava hazırlanırken uyuşmazlığın yalnızca görev ve yetki yönünden incelenmesi yeterli değildir.
Artık dava açılmadan önce;
işlemin bireysel mi düzenleyici mi olduğu,
davanın konusu ve parasal değeri,
öğrenci uyuşmazlığı olup olmadığı,
kamu personeli işlemine ilişkin olup olmadığı,
disiplin cezasının türü,
meslek kuruluşu yaptırımının mesleki faaliyeti engelleyip engellemediği
ve davanın hangi tarihte açılacağı
da tek hâkim değerlendirmesinde önem taşımaktadır.
Özellikle kamu görevlileri ve öğrenciler bakımından yeni hüküm oldukça ayrıntılı kategori ayrımları yapmıştır.
Örneğin öğrenciye verilen hafif bir disiplin cezası tek hâkim kapsamına girerken, uzaklaştırma cezası girmemektedir.
Kamu görevlisine verilen uyarma cezası tek hâkim kapsamına girerken, daha ağır disiplin cezalarının tamamı otomatik olarak aynı kapsama alınmamıştır.
Meslek kuruluşunun verdiği disiplin cezası tek hâkime girebilirken, mesleğin icrasını engelleyen ağır ceza kapsam dışındadır.
Dolayısıyla yeni sistemde işlemin tam hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi, davanın usul rejiminin belirlenmesinde daha da önemli hâle gelmiştir.
Sonuç: İdare Mahkemelerinde Tek Hâkimli Yargılama Artık Çok Daha Geniş Bir Alanda Uygulanacak
- Yargı Paketi ile idari yargıda önemli bir sistem değişikliğine gidilmiştir.
7589 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle 2576 sayılı Kanun’un 7. maddesinin birinci fıkrası tamamen yeniden düzenlenmiş ve tek hâkimle görülecek idari davaların kapsamı genişletilmiştir.
Yeni sistemde, düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar hariç olmak üzere, konusu 486.000 TL’yi aşmayan idari işlemlere karşı açılan iptal davaları ve tam yargı davaları tek hâkim tarafından çözümlenecektir.
Ancak yeniliğin asıl önemli bölümü parasal sınırın ötesindedir.
Artık ayrıca;
öğrenciler hakkında verilen, uzaklaştırma ve ilişik kesme sonucunu doğurmayan disiplin cezalarına ilişkin davalar,
öğrencilerin sınıf geçme ve not tespiti uyuşmazlıkları,
öğrencilerin yurt, kredi ve burs işlemleri,
kamu görevlilerinin geçici görevlendirme işlemleri,
kamu görevlilerinin yolluk işlemleri,
kamu görevlilerinin lojman işlemleri,
kamu görevlilerinin izin işlemleri,
kamu görevlilerine verilen uyarma cezaları,
mesleki faaliyeti geçici veya sürekli engellemeyen meslek kuruluşu disiplin cezaları
ve 2022 sayılı Kanun kapsamındaki 65 yaş aylığı uyuşmazlıkları
tek hâkim tarafından çözümlenecektir.
Bu değişiklik, idare mahkemelerindeki tek hâkim sistemini parasal sınır merkezli bir modelden, parasal sınırın yanında uyuşmazlığın türünü de esas alan daha geniş bir modele dönüştürmüştür.
Bununla birlikte bazı önemli uyuşmazlıklar özellikle tek hâkim kapsamının dışında tutulmuştur.
Öğrencinin uzaklaştırılması veya ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezaları bunların başında gelmektedir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının kişinin mesleğini geçici veya sürekli olarak yapmasını engelleyen ağır disiplin yaptırımları da tek hâkim kapsamı dışındadır.
Düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar ise kanunun giriş hükmüyle açıkça tek hâkim sisteminin dışında bırakılmıştır.
Bu nedenle 12. Yargı Paketi sonrasında;
“İdare mahkemesindeki bütün basit davalar tek hâkime kaldı.”
şeklinde bir genelleme doğru değildir.
Her dosyanın hangi kategoriye girdiği ayrıca değerlendirilmelidir.
Yeni sistemin zaman bakımından uygulanmasında da önemli bir ayrım bulunmaktadır.
7589 sayılı Kanun’un geçiş hükmüne göre değişiklikler, yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalara uygulanacaktır.
Dolayısıyla daha önce açılmış davalar sırf Kanun değişti diye tek hâkimli yeni sisteme aktarılmayacaktır.
Örneğin 2025 yılında açılmış bir kamu görevlisi izin davası eski sisteme tabi olmaya devam ederken, Ağustos 2026’da aynı konuda açılan yeni bir dava 12. Yargı Paketi’nin getirdiği tek hâkim kuralına göre değerlendirilecektir.
Parasal sınır bakımından da dikkatli olunmalıdır.
2026 yılı için Kanun’da 486.000 TL rakamı yer almaktadır; ancak 2576 sayılı Kanun’daki parasal sınırlar yeniden değerleme mekanizmasına tabidir. Bu nedenle sonraki yıllarda dava açılırken güncel rakamın ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
Yeni düzenlemenin kanun yolları açısından da etkisi bulunmaktadır.
7589 sayılı Kanun ile İYUK m.46’da yapılan değişiklikte, bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak yeniden verdiği bazı kararlar bakımından Danıştaya temyiz yolu genişletilmiş; ancak idare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar bu yeni temyiz imkânının dışında bırakılmıştır.
Dolayısıyla tek hâkimli dava kategorisine girip girmemek yalnızca ilk derece mahkemesinde karar verecek hâkim sayısını değil, uyuşmazlığın sonraki kanun yolu yapısını da etkileyebilmektedir.
Bu nedenle idari dava açmadan önce yalnızca işlemin hukuka aykırı olup olmadığına odaklanmak yeterli değildir.
Davanın;
hangi tarihte açıldığı,
dava konusunun parasal değeri,
işlemin düzenleyici veya bireysel niteliği,
uyuşmazlığın yeni m.7’de özel olarak sayılıp sayılmadığı
ve
kanun yolu rejiminin nasıl olacağı
birlikte değerlendirilmelidir.
- Yargı Paketi sonrasında idare mahkemelerinde tek hâkim sisteminin kısa özeti ise şöyledir:
2026 yılı itibarıyla 486.000 TL’yi aşmayan parasal iptal ve tam yargı davalarının yanında; öğrencilerin belirli eğitim ve disiplin uyuşmazlıkları, kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman, izin ve uyarma cezası davaları, mesleğin icrasını engellemeyen bazı meslek kuruluşu disiplin cezaları ve 2022 sayılı Kanun kapsamındaki uyuşmazlıklar da tek hâkim tarafından karara bağlanacaktır.
Bu değişiklik, 12. Yargı Paketi’nin idari yargılama sisteminde yaptığı en önemli yapısal düzenlemelerden biridir.