Single Blog Title

This is a single blog caption

Hâkim ve Savcı Yardımcılarının Eğitim Sistemi Değişti: Hangi Derslerden Eğitim Alacaklar?

Hâkimlik ve savcılık mesleğinin niteliği yalnızca hukuk fakültesinde alınan teorik hukuk bilgisiyle belirlenmemektedir. Duruşmanın yönetilmesi, delillerin değerlendirilmesi, hukuki uyuşmazlığın doğru nitelendirilmesi, gerekçeli karar yazılması, temel hakların korunması, yüksek mahkeme içtihatlarının takip edilmesi ve adalet hizmetlerinin etkin biçimde yürütülmesi de hâkimlik ve savcılık mesleğinin ayrılmaz unsurlarıdır.

Türkiye’de 2022 yılında gerçekleştirilen önemli bir değişiklikle klasik “hâkim ve savcı adaylığı” sistemi yerine “hâkim ve savcı yardımcılığı” sistemi kabul edilmiş ve mesleğe hazırlık dönemi üç yıllık yeni bir yapıya dönüştürülmüştür. Hâkim ve savcı yardımcıları bu süre içerisinde yalnız Türkiye Adalet Akademisinde teorik eğitim almamakta, aynı zamanda mahkemelerde ve Cumhuriyet başsavcılıklarında deneyimli hâkim ve savcıların yanında fiilen görev yapmaktadır. Mevcut sistem temel eğitim, görev dönemi ve son eğitim olmak üzere üç aşamadan oluşmaktadır.

Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun ise hâkim ve savcı yardımcılarının eğitim sistemini daha ayrıntılı hâle getirmiştir.

16 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilen 7589 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 10. maddesine yeni hükümler eklenmiş; hâkim ve savcı yardımcılarının hangi hukuk alanlarında ve hangi mesleki konularda eğitim alacakları doğrudan kanunda sayılmıştır. Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yeni düzenlemeye göre adli yargı hâkim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hâkim yardımcılarına, görev alanlarına göre başta Anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku ve usul hukuku olmak üzere çok sayıda hukuk alanında eğitim verilecektir.

Ancak eğitim yalnız teorik hukuk derslerinden oluşmayacaktır.

Hâkim ve savcı yardımcıları ayrıca;

duruşma yönetimi,

karar ve gerekçeli karar yazımı,

adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi,

uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler,

sık karşılaşılan davalar

ve

kişisel gelişim

konularında eğitim alacaktır.

Bu yönüyle 12. Yargı Paketi’nin getirdiği sistem yalnızca “hangi kanunlar öğretilecek?” sorusuna cevap vermemektedir. Düzenleme, hâkim ve savcı yardımcısının mahkeme salonunda ve yargısal karar verme sürecinde kullanacağı uygulamalı mesleki becerileri de eğitimin kanuni kapsamına almaktadır.

Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Nedir?

Hâkim ve savcı yardımcılığı, hâkim veya Cumhuriyet savcısı olarak mesleğe kabul edilmeden önce geçirilen üç yıllık mesleğe hazırlık dönemidir.

2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’na göre hâkim ve savcı yardımcılığı süresi üç yıldır.

Bu süre;

temel eğitim dönemi,

görev dönemi

ve

son eğitim dönemi

olmak üzere üç ayrı aşamadan oluşmaktadır. Temel eğitim ile son eğitim Türkiye Adalet Akademisi tarafından verilir. Görev dönemi ise yargı mercilerinde fiilen görev yapmak suretiyle geçirilir.

Güncel uygulama düzenlemesine göre üç yıllık sürenin;

3 ayı temel eğitim,

iki defa 2 aylık ara eğitimi de içeren toplam 30 ayı görev dönemi,

3 ayı ise son eğitim dönemi

olarak planlanmıştır.

Dolayısıyla hâkim ve savcı yardımcılığı yalnızca sınıfta ders dinlenen klasik bir eğitim programı değildir.

Üç yıllık dönemin önemli kısmı adliyelerde ve yargı mercilerinde fiilî uygulama içerisinde geçirilmektedir.

Hâkim ve Savcı Yardımcıları Nerede Eğitim Alacak?

Temel ve son eğitim dönemleri Türkiye Adalet Akademisi tarafından yürütülmektedir.

Görev döneminde ise hâkim ve savcı yardımcıları mahkeme ve Cumhuriyet başsavcılıklarında fiilen görev yapmaktadır.

Ayrıca görev döneminde;

bölge adliye mahkemelerinde,

bölge idare mahkemelerinde,

Yargıtayda

veya Danıştayda

görevlendirilmeleri de mümkündür.

Görev dönemindeki yetiştirme sistemi eğitici hâkim ve savcı modeline dayanmaktadır.

Hâkim ve savcı yardımcıları, eğitici olarak görevlendirilen hâkim veya savcıların görev yaptığı mahkeme ve Cumhuriyet başsavcılıklarında onların gözetimi altında çalışmaktadır.

Kanuna göre bir eğitici hâkim veya savcıya en fazla iki hâkim ve savcı yardımcısı verilebilir.

Bu sistemin amacı hâkim ve savcı yardımcısının yalnız teorik mevzuat bilgisine sahip olması değil, dosya inceleme, hukuki araştırma, karar taslağı hazırlama ve yargısal süreçleri gözlemleme imkânına da sahip olmasıdır.

12. Yargı Paketi Hâkim ve Savcı Yardımcılarının Eğitiminde Ne Değiştirdi?

  1. Yargı Paketi öncesinde hâkim ve savcı yardımcılığı sisteminin eğitim dönemleri, sınavları ve uygulama esasları 2802 sayılı Kanun ve ilgili ikincil mevzuatta düzenlenmekteydi.

7589 sayılı Kanun’un getirdiği önemli yeniliklerden biri, eğitimin temel konu başlıklarının doğrudan 2802 sayılı Kanun’a yazılmasıdır.

Yeni hükme göre adli yargı hâkim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hâkim yardımcılarına “ilgisine göre” belirli alanlarda eğitim verilecektir.

Buradaki “ilgisine göre” ifadesi önemlidir.

Kanun bütün hâkim ve savcı yardımcılarının bütün alanlarda aynı yoğunlukta ve aynı içerikte eğitim görmesini zorunlu kıldığı şeklinde anlaşılmamalıdır.

Örneğin adli yargıda görev yapacak bir hâkim veya savcı yardımcısı bakımından ceza hukuku ve özel hukuk eğitimleri daha farklı ağırlık taşıyabilirken, idari yargı hâkim yardımcısı bakımından idare hukuku ve vergi hukuku eğitimlerinin önemi artabilir.

Kanun temel eğitim alanlarını belirlemekte, ayrıntılı müfredat ve uygulama ise Türkiye Adalet Akademisinin eğitim sistemi içerisinde şekillenmektedir.

Hâkim ve Savcı Yardımcıları Anayasa ve İnsan Hakları Hukuku Eğitimi Alacak

Yeni eğitim sisteminin ilk başlığı Anayasa ve insan hakları hukukudur.

Bu tercih hâkimlik ve savcılık mesleğinin niteliği bakımından son derece önemlidir.

Mahkemelerin görevi yalnızca kanun maddesini somut olaya uygulamak değildir.

Anayasa’da güvence altına alınan;

adil yargılanma hakkı,

kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı,

özel hayatın korunması,

mülkiyet hakkı,

ifade özgürlüğü,

eşitlik ilkesi,

hak arama özgürlüğü

ve diğer temel hakların yargılamada gözetilmesi gerekmektedir.

Aynı zamanda Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları da Türk yargı uygulaması açısından önemli bir yere sahiptir.

  1. Yargı Paketi bu nedenle insan hakları hukukunu hâkim ve savcı yardımcısı eğitiminin açık kanuni başlıklarından biri hâline getirmiştir.

Bu düzenleme özellikle temel haklara müdahale oluşturan kararların gerekçelendirilmesi bakımından önem taşıyabilir.

Tutuklama, arama, el koyma, ifade özgürlüğüne müdahale, mülkiyet hakkı uyuşmazlıkları veya kamu görevlileriyle ilgili idari işlemler gibi alanlarda yalnız iç hukuk mevzuatının değil anayasal ve uluslararası insan hakları standartlarının da bilinmesi gerekir.

Ceza Hukuku Eğitimi Verilecek

Yeni kanunda açıkça sayılan ikinci önemli alan ceza hukukudur.

Özellikle adli yargı hâkim ve Cumhuriyet savcılarının görevleri açısından ceza hukuku temel mesleki alanlardan biridir.

Eğitim kapsamında;

suçun unsurları,

kast ve taksir,

teşebbüs,

iştirak,

içtima,

ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenler,

yaptırım sistemi,

cezanın belirlenmesi

ve suç tiplerine ilişkin uygulamaların ele alınması beklenebilir.

Ancak Kanun tek tek ders başlıklarını veya hangi suçların kaç saat öğretileceğini düzenlememektedir.

Dolayısıyla örneğin;

“Dolandırıcılık suçu için 20 saat eğitim verilecektir.”

veya

“Uyuşturucu suçları için şu kadar ders yapılacaktır.”

şeklinde bir sonuç 7589 sayılı Kanun’dan çıkarılamaz.

Kanun çerçeveyi belirlemekte ve ceza hukukunu eğitim alanlarından biri olarak açıkça göstermektedir.

Özel Hukuk Eğitimi Verilecek

Yeni eğitim programının diğer temel ayağı özel hukuktur.

Özel hukuk son derece geniş bir alandır.

Medeni hukuk,

borçlar hukuku,

ticaret hukuku,

iş hukuku,

aile hukuku,

miras hukuku

ve benzeri uyuşmazlıklar bu çerçevede değerlendirilebilir.

Özellikle hukuk mahkemelerinde görev yapacak hâkimler bakımından yalnız maddi hukuk kurallarının bilinmesi değil, farklı hukuk dalları arasındaki ilişkinin doğru kurulması da gerekir.

Örneğin bir taşınmaz uyuşmazlığı yalnız tapu mevzuatıyla değil, miras hukuku, borçlar hukuku veya aile hukuku hükümleriyle de ilişkili olabilir.

Yeni kanun, özel hukuku genel bir eğitim alanı olarak açıkça hâkim ve savcı yardımcılığı programına dâhil etmektedir.

İdare Hukuku Eğitimi Verilecek

Hâkim ve savcı yardımcılarının eğitim başlıkları arasında idare hukuku da bulunmaktadır.

İdari yargı hâkim yardımcıları açısından bu alan doğal olarak temel uzmanlık konularından biridir.

İdare hukukunda;

idari işlemler,

idari eylemler,

kamu hizmeti,

kamu personel hukuku,

idarenin sorumluluğu,

kamulaştırma,

imar hukuku,

idari yaptırımlar

ve çeşitli düzenleyici faaliyetler

önem taşımaktadır.

İdari yargı hâkiminin yalnız işlemin hukuka aykırı olup olmadığına karar vermesi değil, işlemi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat gibi hukuka uygunluk unsurları yönünden doğru değerlendirmesi gerekmektedir.

Bu nedenle idare hukuku yeni eğitim sisteminin açık kanuni alanları arasındadır.

Vergi Hukuku Eğitimi Verilecek

  1. Yargı Paketi’nin açıkça saydığı alanlardan biri de vergi hukukudur.

Bu başlık özellikle idari yargı hâkim yardımcılarının eğitimi bakımından önem taşımaktadır.

Vergi mahkemelerinde;

vergi tarhiyatları,

vergi cezaları,

usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları,

vergi ziyaı,

gümrük uyuşmazlıkları

ve kamu alacaklarının tahsiline ilişkin çeşitli davalar

görülebilmektedir.

Vergi hukukunun hem maddi hukuk hem de usul yönü son derece teknik olduğundan bu alanın açıkça eğitim programına alınması dikkat çekicidir.

Ancak yine “ilgisine göre” ibaresi nedeniyle bütün adli yargı hâkim ve savcı yardımcılarının vergi hukukunda idari yargı hâkim yardımcılarıyla aynı kapsam ve yoğunlukta eğitim alacağı sonucu çıkarılmamalıdır.

Usul Hukuku Eğitimi Neden Önemli?

Hâkimlik ve savcılık açısından maddi hukuk kadar önemli diğer bir konu usul hukukudur.

Bir kişinin maddi hukuk yönünden haklı olması, yargılama usulü kurallarının önemsiz olduğu anlamına gelmez.

Görev,

yetki,

süre,

tebligat,

deliller,

ispat,

duruşma,

kanun yolları,

kesin hüküm,

iddia ve savunmanın genişletilmesi,

savunma hakkı

gibi usule ilişkin kurallar yargılamanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Bu nedenle yeni m.10, usul hukukunu ayrıca eğitim konuları arasında saymıştır.

Adli yargı hâkim ve savcı yardımcıları bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu; idari yargı hâkim yardımcıları bakımından ise İdari Yargılama Usulü Kanunu başta olmak üzere ilgili usul kuralları önem taşımaktadır.

Duruşma Yönetimi Artık Kanunda Açık Eğitim Konusu

  1. Yargı Paketi’nin dikkat çekici yönlerinden biri, eğitim programını yalnız hukuk dallarıyla sınırlandırmamasıdır.

Kanun, duruşma yönetimini açıkça eğitim konusu hâline getirmiştir.

Duruşmayı yönetmek teorik hukuk bilgisinden farklı bir mesleki beceridir.

Hâkimin;

tarafların söz hakkını dengeli biçimde kullanmasını sağlaması,

duruşmanın düzenini koruması,

tanık ve bilirkişilere yöneltilecek soruları yönetmesi,

usul işlemlerini doğru sırada gerçekleştirmesi,

gereksiz gecikmeleri önlemesi

ve bütün bunları tarafsızlık görünümünü koruyarak yapması

gerekir.

Ceza yargılamasında savcı açısından da duruşmanın işleyişi, delillerin tartışılması ve mütalaa süreçlerinin bilinmesi önem taşımaktadır.

Dolayısıyla yeni sistem, hâkim ve savcı yardımcısının yalnız “kanunu bilen hukukçu” değil, mahkeme salonunu yönetebilecek uygulama becerisine sahip yargı mensubu olarak yetişmesini hedefleyen bir yaklaşım ortaya koymaktadır.

Karar ve Gerekçeli Karar Yazımı Eğitimi Verilecek

Yeni düzenlemenin uygulama açısından en önemli başlıklarından biri karar ve gerekçeli karar yazımıdır.

Mahkeme kararında yalnız sonuç kısmının doğru olması yeterli değildir.

Kararın;

iddia ve savunmaları göstermesi,

delilleri değerlendirmesi,

hangi delile neden üstünlük tanındığını açıklaması,

uygulanan hukuk kuralını göstermesi

ve ulaşılan sonuçla hukuki gerekçe arasında anlaşılabilir bağ kurması

gerekir.

Gerekçeli karar, tarafların mahkemenin neden o sonuca ulaştığını anlayabilmesini ve kanun yolu merciinin kararı denetleyebilmesini sağlar.

Yeni m.10 bu nedenle “karar ve gerekçeli karar yazımı” konusunu doğrudan kanunda belirtilen eğitim alanlarından biri hâline getirmiştir.

Bu eğitim yalnız hâkimler bakımından önemli değildir.

Savcı yardımcıları da görev döneminde soruşturma evrakına ilişkin karar taslakları ve kanun yolu başvuru taslakları hazırlayabilmektedir. 2802 sayılı Kanun’un hâkim ve savcı yardımcılarının görevlerini düzenleyen sisteminde de hâkim yardımcısına tensip ve gerekçeli karar taslakları hazırlama, savcı yardımcısına ise soruşturma kararları ve kanun yolu başvuru taslakları hazırlama görevi verilebilmektedir.

Dolayısıyla eğitim ile görev dönemindeki uygulama birbirini tamamlayan bir sistem oluşturacaktır.

Adalet Hizmetlerinin Yönetimi ve Denetimi Eğitimi Nedir?

Yeni düzenlemede hukuk fakültelerindeki klasik derslerden farklı olarak “adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi” başlığı da bulunmaktadır.

Hâkim ve savcılar yalnız dosya inceleyen hukukçular değildir.

Adliye teşkilatının sağlıklı işlemesi;

kalem hizmetleri,

yazı işleri,

dosya düzeni,

iş dağılımı,

mahkeme personeli,

UYAP süreçleri,

tebligat ve müzekkere işlemleri

gibi çok sayıda idari ve organizasyonel unsurla ilişkilidir.

Özellikle ilerleyen meslek hayatında mahkeme başkanlığı veya Cumhuriyet başsavcılığı gibi görevler üstlenen yargı mensuplarının adalet hizmetlerinin yönetimini bilmesi gerekir.

Yeni eğitim sisteminin bu nedenle hukuki karar verme becerisinin yanında yargı teşkilatının yönetimi konusuna da yer verdiği görülmektedir.

Uluslararası Kuruluşlar ve Sözleşmeler Eğitimi Verilecek

Hâkim ve savcı yardımcılarına uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler hakkında da eğitim verilecektir.

Bu başlık yalnız Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesiyle sınırlı düşünülmemelidir.

Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve uluslararası hukuk mekanizmaları farklı dava türlerinde doğrudan veya dolaylı olarak önem taşıyabilir.

Özellikle;

insan hakları,

uluslararası adli yardımlaşma,

çocuk hakları,

kadınlara karşı şiddetin önlenmesi,

yabancılar hukuku,

suçluların iadesi,

uluslararası ceza iş birliği

ve sınır aşan özel hukuk uyuşmazlıkları

bakımından uluslararası kaynakların bilinmesi önem taşıyabilir.

Türkiye Adalet Akademisi ve Adalet Bakanlığı tarafından daha önce de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ve uluslararası adli iş birliği gibi konularda eğitim materyalleri hazırlanmış olması, bu alanların meslek öncesi eğitimdeki pratik önemini göstermektedir.

“Sık Karşılaşılan Davalar” Konusunda Eğitim Ne Anlama Geliyor?

Kanunun dikkat çekici ifadelerinden biri **“sık karşılaşılan davalar”**dır.

Bu ifade belirli dava türlerini tek tek saymamaktadır.

Dolayısıyla kanunda;

boşanma,

işçilik alacağı,

kira,

dolandırıcılık,

uyuşturucu,

vergi iptali

veya kamu personeli

davalarının hangilerinin bu kategoriye gireceği ayrı ayrı belirtilmemiştir.

Bunun yerine uygulamada hâkim ve savcıların sıklıkla karşılaşacağı uyuşmazlıkların eğitim programına dâhil edilmesi için esnek bir alan yaratılmıştır.

Bu yöntem, eğitim programının yargının güncel iş yüküne göre şekillendirilmesine imkân verebilir.

Örneğin belirli yıllarda kira uyuşmazlıklarında, bilişim suçlarında veya bazı idari dava türlerinde ciddi artış meydana gelmesi hâlinde eğitim programlarının uygulamadaki ihtiyaçlara göre güncellenmesi mümkün olabilir.

Ancak hangi davaların “sık karşılaşılan dava” sayılacağı ve bu başlıkta kaç saat eğitim verileceği kanunda belirlenmiş değildir.

Kişisel Gelişim Eğitimi de Verilecek

  1. Yargı Paketi ile kanuna giren en dikkat çekici başlıklardan biri de kişisel gelişimdir.

Hâkimlik ve savcılık mesleğinde yalnız hukuk bilgisi yeterli değildir.

Yargı mensubunun;

etkili iletişim,

stres yönetimi,

zaman yönetimi,

mesleki temsil,

insan ilişkileri,

problem çözme

ve benzeri becerilere sahip olması da önemlidir.

Nitekim hâkim ve savcı yardımcıları hakkında görev ve eğitim dönemlerinde yapılan değerlendirmelerde kişinin iletişim becerisi ve stres yönetimi gibi özelliklerinin dikkate alınmasına ilişkin sistem daha önce de kanunda yer almıştır.

Kişisel gelişimin artık eğitim konuları arasında açıkça sayılması, bu becerilerin hâkim ve savcı yardımcılığı programında daha sistematik şekilde ele alınmasına imkân sağlayabilir.

Adli Yargı Hâkim ve Savcı Yardımcıları Hangi Dersleri Alacak?

Kanun tek tek adli yargı için ayrı ders listesi vermemiştir.

Bunun yerine bütün alanları saymış ve “ilgisine göre” eğitim verilmesini öngörmüştür.

Bu nedenle adli yargı hâkim ve savcı yardımcılarının eğitimlerinde özellikle;

Anayasa ve insan hakları hukuku,

ceza hukuku,

özel hukuk,

usul hukuku,

duruşma yönetimi,

karar ve gerekçeli karar yazımı,

adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi,

uluslararası kuruluş ve sözleşmeler,

sık karşılaşılan dava ve soruşturma türleri

ile kişisel gelişim

alanlarının ön plana çıkması beklenebilir.

Bununla birlikte eğitim programının ayrıntılı içeriği Türkiye Adalet Akademisi tarafından oluşturulan uygulama sistemi içerisinde belirlenecektir.

İdari Yargı Hâkim Yardımcıları Hangi Dersleri Alacak?

İdari yargı bakımından özellikle;

Anayasa ve insan hakları hukuku,

idare hukuku,

vergi hukuku,

usul hukuku,

karar ve gerekçeli karar yazımı,

uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler,

adalet hizmetlerinin yönetimi

ve sık karşılaşılan idari uyuşmazlıklar

önemli olacaktır.

Ancak kanun yine bütün idari yargı hâkim yardımcılarının yalnız idare ve vergi hukuku eğitimi alacağını söylememektedir.

Kullanılan “ilgisine göre” ifadesi eğitim içeriğinin mesleki ihtiyaçlara göre farklılaştırılabileceğini göstermektedir.

Yeni Eğitim Sisteminde Sınavlar Nasıl Olacak?

  1. Yargı Paketi yalnız ders konularını belirlemekle kalmamış, yazılı sınav sistemi bakımından da yeni açık hükümler getirmiştir.

Yeni düzenlemeye göre yazılı sınavlarda eğitim verilen konulardan soru sorulacaktır.

Sınavlar 100 tam puan üzerinden değerlendirilecektir.

Bu hüküm eğitim programı ile değerlendirme sistemi arasında doğrudan bağlantı kurmaktadır.

Başka bir ifadeyle hâkim ve savcı yardımcısının eğitimde görmediği tamamen farklı bir konu üzerinden yazılı sınava tabi tutulması yerine, eğitim verilen konuların sınavın temelini oluşturması öngörülmüştür.

Mevcut sistemde hâkim ve savcı yardımcıları;

temel eğitimin sonunda,

iki ara eğitimin sonunda

ve son eğitim döneminin sonunda

yazılı sınavlara tabi tutulmaktadır. Nihai yazılı puan hesabında temel eğitim sınavının yüzde 10’u, ara sınavların ortalamasının yüzde 30’u ve son yazılı sınavın yüzde 60’ı dikkate alınmaktadır.

Dolayısıyla üç yıllık yardımcılık sürecinde sınav başarısı yalnız son gün yapılan tek bir sınava bağlı değildir.

Mazeret Nedeniyle Sınava Girilemezse Ne Olacak?

  1. Yargı Paketi bu konuda da yeni ve açık bir sistem getirmiştir.

Hâkim veya savcı yardımcısı haklı bir mazeret nedeniyle yazılı sınava katılamazsa, mazeretinin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç beş iş günü içerisinde Türkiye Adalet Akademisine bildirimde bulunması gerekir.

Yazılı sınav kurulu mazereti haklı görürse sınav, Türkiye Adalet Akademisinin belirleyeceği tarihte yapılacaktır.

Benzer sistem sözlü sınav bakımından da düzenlenmiştir.

Bu nedenle yeni düzenleme sınava katılamayan yardımcının durumunu belirsiz bırakmamakta, mazeret değerlendirmesi ve telafi sınavı için kanuni çerçeve oluşturmaktadır.

Eğitimde İçtihat Bilgisi de Önem Kazanacak

Yeni sözlü sınav sisteminin değerlendirme kriterlerinden biri eğitim konularına ilişkin mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisidir.

Bu husus eğitim sisteminin genel yaklaşımını anlamak açısından önemlidir.

Hâkim veya savcı yardımcısından yalnızca kanun maddesini ezberlemesi beklenmemektedir.

Özellikle;

Yargıtay,

Danıştay,

Anayasa Mahkemesi

ve gerektiğinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

içtihatlarının uygulamadaki etkisinin bilinmesi mesleki eğitim açısından önem taşımaktadır.

Hukuk uygulamasında aynı kanun maddesinin nasıl yorumlandığını anlamak için yüksek mahkeme kararlarının bilinmesi çoğu zaman zorunludur.

Hâkim ve Savcı Yardımcıları Karar Taslağı Hazırlayabilir mi?

Evet.

Görev döneminde hâkim yardımcısının görevleri arasında hâkimin denetiminde tensip ve gerekçeli karar taslakları hazırlamak bulunmaktadır.

Cumhuriyet başsavcılığında görev yapan savcı yardımcısı ise soruşturma evrakına ilişkin karar taslakları ile soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki kanun yolu başvurularına ilişkin taslakları hazırlayabilir.

Ancak burada çok önemli bir sınır bulunmaktadır:

Münhasıran hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından yapılması gereken iş ve işlemler hâkim ve savcı yardımcısı tarafından yapılamaz.

Dolayısıyla yardımcı gerekçeli karar taslağı hazırlayabilir ancak hâkim yerine geçerek bağımsız şekilde hüküm veremez.

Savcı yardımcısı hukuki değerlendirme taslağı hazırlayabilir ancak kanunen yalnız Cumhuriyet savcısının kullanabileceği yetkiyi bağımsız biçimde kullanamaz.

Bu ayrım, yardımcılık sisteminin niteliğini anlamak bakımından son derece önemlidir.

Yeni Eğitim Sistemi Hâkim ve Savcı Yardımcılığının Süresini Değiştirdi mi?

Hayır.

  1. Yargı Paketi hâkim ve savcı yardımcılığının üç yıllık toplam süresini değiştirmemiştir.

2802 sayılı Kanun’daki sistem gereğince yardımcılık süresi hâlen üç yıldır.

Değişiklik esas olarak;

eğitim konularının kanunda açıkça belirlenmesi,

yazılı sınavların eğitim konularıyla ilişkilendirilmesi,

mazeret sınavlarının usulünün düzenlenmesi

ve sözlü sınav değerlendirme ölçütlerinin ayrıntılandırılması

üzerinde yoğunlaşmıştır.

Dolayısıyla:

“12. Yargı Paketi hâkim ve savcı yardımcılığını üç yıldan dört yıla çıkardı.”

şeklindeki bir bilgi doğru değildir.

Hâkim ve Savcı Yardımcılarının Eğitimi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Hâkim ve savcı yardımcılığı kaç yıl sürer?

Toplam üç yıldır.

Eğitim kaç aşamadan oluşur?

Temel eğitim, görev dönemi ve son eğitim olmak üzere üç aşamadan oluşur.

Temel eğitim ne kadar sürer?

Güncel uygulama düzenlemesine göre temel eğitim dönemi üç aydır.

Görev dönemi ne kadar?

İki kez ikişer aylık ara eğitimi de içerecek şekilde toplam 30 aydır.

Son eğitim kaç ay?

Üç aydır.

Hâkim ve savcı yardımcıları hangi dersleri alacak?

Anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku ve usul hukuku temel hukuk alanlarıdır. Ayrıca duruşma yönetimi, karar ve gerekçeli karar yazımı, adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi, uluslararası kuruluş ve sözleşmeler, sık karşılaşılan davalar ve kişisel gelişim konularında eğitim verilecektir.

Bütün yardımcılar bütün dersleri aynı şekilde mi alacak?

Kanunda “ilgisine göre” ifadesi kullanılmaktadır. Bu nedenle adli ve idari yargıdaki mesleki ihtiyaçlara göre eğitim içeriklerinin farklılaştırılması mümkündür.

Duruşma yönetimi öğretiliyor mu?

Evet. Duruşma yönetimi yeni düzenlemede açıkça eğitim konusu olarak sayılmıştır.

Gerekçeli karar yazma eğitimi var mı?

Evet. “Karar ve gerekçeli karar yazımı” kanunda açıkça eğitim alanları arasındadır.

İnsan hakları hukuku eğitimi verilecek mi?

Evet. Anayasa ve insan hakları hukuku yeni eğitim sisteminin açık konu başlıklarından biridir.

Kişisel gelişim de eğitim konusu mu?

Evet. Kanun kişisel gelişimi ayrıca saymaktadır.

Eğitim sonunda sınav var mı?

Evet. Üç yıllık süreç içerisinde temel eğitim, ara eğitimler ve son eğitim aşamalarında yazılı sınavlar bulunmaktadır; son aşamada ayrıca sözlü sınav uygulanmaktadır.

Yazılı sınavda hangi konular sorulacak?

Yeni düzenlemeye göre eğitim verilen konulardan soru sorulacaktır.

Sınav kaç puan üzerinden değerlendirilecek?

100 tam puan üzerinden değerlendirilecektir.

Mazeret nedeniyle sınava girilemezse hak kaybı olur mu?

Mazeretin ortadan kalkmasından itibaren en geç beş iş günü içerisinde Türkiye Adalet Akademisine bildirim yapılması ve sınav kurulunun mazereti haklı görmesi hâlinde Akademinin belirlediği tarihte sınav yapılabilir.

Düzenleme ne zaman yürürlüğe girdi?

7589 sayılı Kanun’un hâkim ve savcı yardımcılığı eğitimine ilişkin 8. maddesi, özel bir ertelenmiş yürürlük hükmüne tabi tutulmadığından 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yeni Eğitim Sisteminin Mesleki Açıdan En Önemli Sonucu Nedir?

  1. Yargı Paketi’nin getirdiği sistemin en dikkat çekici tarafı eğitimin yalnızca klasik hukuk derslerinden oluşmadığının kanun düzeyinde ortaya konulmasıdır.

Hâkim ve savcı yardımcısı bir taraftan;

Anayasa,

ceza hukuku,

özel hukuk,

idare hukuku,

vergi hukuku

ve usul hukuku

gibi hukuk alanlarında eğitim alırken diğer taraftan;

duruşmayı nasıl yöneteceğini,

gerekçeli kararı nasıl oluşturacağını,

adalet hizmetlerinin nasıl yönetildiğini,

uluslararası hukuk kaynaklarını nasıl kullanacağını

ve

mesleğin gerektirdiği kişisel ve iletişim becerilerini

öğrenecektir.

Bu açıdan düzenleme, hâkim ve savcı yetiştirme sisteminde teorik hukuk bilgisi ile uygulama becerisini birlikte değerlendiren bir model ortaya koymaktadır.

Hukuk Fakültesindeki Eğitim ile Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Eğitimi Aynı mı?

Hayır.

Hukuk fakültesinin amacı hukukçu yetiştirmektir.

Hâkim ve savcı yardımcılığı eğitiminin amacı ise hukuk eğitimi almış kişinin yargı mesleğini fiilen yerine getirebilecek mesleki yetkinliğe ulaşmasını sağlamaktır.

Bu nedenle örneğin hukuk fakültesinde medeni hukuk veya ceza hukuku dersinin alınmış olması, hâkim ve savcı yardımcılığı döneminde bu konularda yeniden eğitim verilmesini gereksiz hâle getirmez.

Meslek öncesi eğitimde amaç yalnız teorik kavramların tekrarlanması değil;

somut dosya çözümü,

içtihat kullanımı,

karar yazımı,

duruşma yönetimi,

delil değerlendirmesi

ve uygulamadaki sorunların çözümü

gibi mesleki becerilerin geliştirilmesidir.

Kanunun özellikle “sık karşılaşılan davalar”, “duruşma yönetimi” ve “karar ve gerekçeli karar yazımı” ifadelerini kullanması da bu yaklaşımı göstermektedir.

Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sisteminde Uygulamalı Eğitim Nasıl Veriliyor?

Görev dönemi, yeni sistemin en uzun bölümüdür.

Hâkim ve savcı yardımcıları eğitici hâkim veya savcıların yanında görev yapmaktadır.

Hâkim yardımcısı;

dosya ve evrak inceleyebilir,

duruşma ve keşif işlemlerinde hâkime yardımcı olabilir,

mahkeme kalemince hazırlanan evrakı kontrol edebilir,

tensip taslağı hazırlayabilir,

gerekçeli karar taslağı hazırlayabilir,

ara kararların icrasına ilişkin işlemleri yapabilir

ve hukuki araştırmalar gerçekleştirebilir.

Savcı yardımcısı ise;

soruşturma dosyalarını inceleyebilir,

soruşturma işlemlerinde savcıya yardımcı olabilir,

karar taslakları hazırlayabilir,

kanun yolu başvuru taslakları oluşturabilir

ve hukuki araştırma yapabilir.

Ancak nihai yargısal yetki yine hâkim veya Cumhuriyet savcısına aittir.

Bu nedenle sistem bir çeşit “bağımsız karar veren yardımcı hâkim” modeli değildir.

Yardımcılık, mesleğe hazırlık ve uygulama eğitimi dönemidir.

Eğitim Başarısı Mesleğe Kabulü Etkileyecek mi?

Evet.

Hâkim ve savcı yardımcılığı eğitiminde alınan puanlar yalnız akademik değerlendirme amacı taşımamaktadır.

Mevcut sistemde yazılı sınavlar nihai puanı;

temel eğitim sonu sınavının yüzde 10’u,

iki ara sınavın aritmetik ortalamasının yüzde 30’u

ve son yazılı sınavın yüzde 60’ı

üzerinden hesaplanmaktadır.

Hâkim ve savcı yardımcılığı sonunda başarılı sayılabilmek için ise yazılı sınavlar nihai puanının yüzde 50’si, sözlü sınav puanının yüzde 25’i ve görev ile eğitim dönemlerinde verilen puanların ortalamasının yüzde 25’i dikkate alınarak oluşturulan toplam başarı puanının en az 70 olması gerekmektedir.

Dolayısıyla sistem yalnız tek bir sınava dayanmamaktadır.

Üç yıllık eğitim ve görev dönemi boyunca alınan değerlendirmeler nihai başarıya etki etmektedir.

Yeni Eğitim Düzenlemesi Mevcut Hâkim ve Savcıları da Kapsıyor mu?

7589 sayılı Kanun’un 8. maddesi doğrudan hâkim ve savcı yardımcılarının eğitim sistemini düzenlemektedir.

Bu nedenle hâlen görev yapmakta olan ve mesleğe kabul edilmiş hâkim ve Cumhuriyet savcılarının meslek içi eğitim programlarını doğrudan yeniden düzenleyen bir hüküm değildir.

Mesleğe kabul edilmiş hâkim ve savcıların meslek içi eğitimleri ayrı mevzuat hükümlerine tabidir.

Bu ayrım da önemlidir:

Hâkim ve savcı yardımcılığı eğitimi = mesleğe giriş öncesindeki üç yıllık süreç.

Meslek içi eğitim = hâkim veya savcı olarak göreve başladıktan sonraki eğitimler.

Sonuç: Hâkim ve Savcı Yardımcıları Artık Hangi Konularda Eğitim Alacak?

  1. Yargı Paketi ile hâkim ve savcı yardımcılarının mesleğe hazırlanması bakımından eğitim sisteminin temel içeriği ilk kez daha açık şekilde kanuni çerçeveye bağlanmıştır.

7589 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 10. maddesine eklenen düzenleme uyarınca adli yargı hâkim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hâkim yardımcılarına ilgisine göre şu konularda eğitim verilecektir:

Anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku, usul hukuku, duruşma yönetimi, karar ve gerekçeli karar yazımı, adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi, uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler, sık karşılaşılan davalar ve kişisel gelişim.

Düzenlemenin önemli noktası, eğitim programının yalnızca maddi hukuk alanlarından oluşmamasıdır.

Yeni sistemde bir hâkim veya savcı yardımcısının yalnızca:

“Kanun maddesini biliyor mu?”

sorusu üzerinden yetiştirilmesi amaçlanmamaktadır.

Aynı zamanda;

duruşma yönetebiliyor mu,

hukuki meseleyi doğru analiz edebiliyor mu,

içtihatları uygulayabiliyor mu,

anlaşılır ve denetlenebilir gerekçeli karar yazabiliyor mu,

temel hakları gözetebiliyor mu,

yargı teşkilatını ve adalet hizmetlerinin işleyişini biliyor mu,

uluslararası hukuk kaynaklarından yararlanabiliyor mu

ve

mesleğin gerektirdiği iletişim ve temsil becerilerine sahip mi

soruları önem kazanmaktadır.

Yeni düzenleme bu nedenle yalnızca “hâkim ve savcı yardımcılarına yeni dersler getirildi” şeklinde değerlendirilmemelidir.

Asıl değişiklik, hâkim ve savcı yetiştirmenin temel unsurlarının kanunda daha ayrıntılı biçimde tanımlanmasıdır.

Hâkim ve savcı yardımcılığı süresi ise değişmemiştir. Süre hâlen üç yıldır ve temel eğitim, görev dönemi ve son eğitim aşamalarından oluşmaktadır. Güncel düzenlemeye göre 3 aylık temel eğitimin ardından, iki defa 2 aylık ara eğitim içeren 30 aylık görev dönemi ve son olarak 3 aylık son eğitim gerçekleştirilmektedir.

Görev dönemi de sistemin merkezindeki unsurlardan biridir. Hâkim ve savcı yardımcıları mahkeme veya Cumhuriyet başsavcılığında deneyimli eğitici hâkim ve savcıların gözetiminde çalışmakta; dosya inceleme, hukuki araştırma, duruşma, karar taslağı ve soruşturma işlemlerine ilişkin uygulama deneyimi edinmektedir.

  1. Yargı Paketi ayrıca eğitim ile sınav sistemi arasında daha açık bir bağlantı kurmuştur.

Bundan sonra yazılı sınavlarda eğitim verilen konulardan soru sorulacağı kanunda açıkça belirtilmiştir. Sınavlar 100 tam puan üzerinden değerlendirilecektir. Haklı mazereti nedeniyle sınava katılamayan hâkim ve savcı yardımcıları için de mazeretin sona ermesinden itibaren beş iş günlük bildirim ve telafi sınavı sistemi öngörülmüştür.

Dolayısıyla yeni eğitim sisteminin kısa özeti şöyledir:

Hukuk bilgisi → zorunlu.

İçtihat ve uygulama bilgisi → zorunlu.

Duruşma yönetimi → eğitim konusu.

Gerekçeli karar yazımı → eğitim konusu.

İnsan hakları hukuku → eğitim konusu.

Uluslararası hukuk ve sözleşmeler → eğitim konusu.

Adalet hizmetlerinin yönetimi → eğitim konusu.

Kişisel gelişim → eğitim konusu.

Görev döneminde fiilî adliye uygulaması → devam ediyor.

Toplam yardımcılık süresi → üç yıl.

Yazılı sınav soruları → eğitim verilen konulardan.

Sonuç itibarıyla 12. Yargı Paketi ile hâkim ve savcı yardımcılığı sistemi, yalnız teorik hukuk bilgisine değil uygulama becerisine, insan hakları yaklaşımına, gerekçeli karar kalitesine, içtihat bilgisine ve mesleki yetkinliğe daha açık şekilde odaklanan bir eğitim modeline dönüştürülmüştür.

Yeni sistemin uygulamadaki başarısı ise yalnız kanunda ders başlıklarının sayılmasına değil; Türkiye Adalet Akademisinin bu başlıkları ne ölçüde uygulamalı eğitimlere dönüştüreceğine, eğitici hâkim ve savcı sisteminin etkinliğine ve üç yıllık yardımcılık döneminin gerçek anlamda mesleğe hazırlık süreci olarak işletilmesine bağlı olacaktır.

Leave a Reply

Call Now Button