Fikri Mülkiyet Hukukunda Tasarımlar

Fikri Mülkiyet Hukukunda Tasarımların Kapsamı

Tasarımlar pazarlarda girişim ile birlikte bir rekabet avantajı teşkil ettiğinden ciddi oranda fikri ve sınai mülkiyet hakkı değeri mevcuttur. Bilindiği üzere tasarımlar sonucu bir nevi kişisi veya konusuyla özgülleşen ürünler ortaya çıkıp pazar içerisinde kişilerin gelir kaynağı olması yanında kişilerin fikir dünylaarından çıkarak fikri mülkiyetleri altında bulunmaktadır. Bu manada tasarım taklitçiliği gibi aynen kopyalama veya rakip egale etmek için haksız tasarım gibi eylemlerin sonucu oluşan ihtilaflar hukuk davalarına konu olmaktadır.

Tasarım dış görünüş olarak piyasada müşteri ilgisini alakasını üzerine çeken, bununla birlikte markası ile özdeşleşmiş tasarımlar sadece bir konuya özgüllenen ve ortaya çıkış noktası markası ile çok yakından ilgili olan tasarımlarda bu tasarımların haksız rekabet teşkil edecek şekilde lisanssız veya izinsiz kullanılması bir takım kar mahrumiyetlerine bir nevi özel şekilli hırsızlık bir tasarım hırsızlığı teşkil etmektedir. Tasarım hukuku açısından da bu tasarımların korunması gereği hasıl olmaktadır.

Faydalı model ve tasarım ayrımı da ihtilafların çözümünde önem arz etmektedir. Tasarım bahsi geçen konu ile ilgili bir değer, anlam ifade eden hitap kitlesinin zihninde bir mana bulan, hitap edicisinin hoşuna giden ve bu sebeple hitap edildiği kitle tarafından özgül tasarıma sahip ürünün tercih edilmesi durumunda rol oynayan şekli düzenlemeler tasarım olarak belirtilir. Buraya kadar herhangi rasyonel bir durum söz konusu değilken bu andan sonra bilimsel veriler işin içine girmektedir. Bazı tasarımlar kitleye hitap ettiği için değil de daha çok bahsi geçen ürünün kullanım kapasitesini, alanını, işlevini veya herhangi bir işlevini geliştiren işlemlerle tasarlanmış tasarımlar bu andan itibaren faydalı model olarak adlandırılır. Tasarım olarak aynı olmasa bile aynı fenni temele dayanan faydalı modelin taklit edilmesi ile rekabetin delinmesi durumunda faydalı modellerin taklitçiliğe karşı patent veya faydalı model belgesi ile korunması gereği haiz olmaktadır.

Hukukumuzda tasarımların korunması konusu Sınai Mülkiyet Kanununda düzenlenmiştir. Bu kanunun 69. Maddesi uyarınca Tescilli tasarımların koruma süresi başvuru tarihinden itibaren beş yıldır. Bu süre beşer yıllık dönemler hâlinde yenilenmek suretiyle toplam yirmi beş yıla kadar uzatılabilir.’ Denerek tescilli tasarımın da bir korunma süresi olduğu vurgulanmıştır. Tasarım korunması hali kişinin tasarım üzerinde bir nevi bir tekel hakkına sahip olması demektir. Bu tekel koruması kişinin haksız kullanımlara ve haksız gelir elde edilmelerine karşı koruma altında olmasını sağlamaktadır.

Tasarım koruması yenilikçi çabaları ödüllendirme amacı taşır. Ancak tasarımlar şartları taşısa da sonsuz kadar tekelci bir tarzda korunmazlar. Bu bakımdan korumanın süre ile sınırlı olması, rekabet edenlerin girişim özgürlüğünün temininde önemli unsurlardandır.[1]

SMK m. 56/4’e göre Bir tasarımın aynısı;

     a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,

     b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce,

dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.’

SMK m. 56/5’e göre de Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim;

    a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,

    b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce,

kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.’

Şunu belirtmekte fayda vardır ki; bir ürünün işlevini yerine getirmesi için belli bir biçimde tasarlanması zorunluluk teşkil ediyorsa bu zorunlu tasarımın korunması veya haksız rekabet teşkil edildiğinin savunulması hukuka ve hakkaniyete uygun olmayacaktır.

SMK m. 59/1 uyarınca da korunmanın yasal dayanağı ortaya konulmuştur: ‘Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz.’

Sonuç olarak kendine özgül her türlü tasarım kanuni koruma altındadır. Tasarımın kendine has çizim ve karakter düzeni olması korunması gereken amaçların başında gelmektedir. Az önce de açıkladığımız gibi hitap kitlesinin düşünce dünyasında anlam ifade eden ve bir piyasa değerine sahip olan tasarımların korunması hukukun koruması gereken değerlerden bir tanesidir.

 

Bu konuda daha fazla bilgi almak için büromuzun alanında deneyimli avukatlarından danışmanlık hizmeti sağlayabilirsiniz

Hamdi Berk Can

[1] Uygulamada Fikri Mülkiyet Hakları – Haksız Rekabet Davaları – Güneş – 6. Baskı

Leave a Reply

Call Now Button