Diş İmplantı ve Estetik Diş Tedavisinde Hatalı Uygulama Nedeniyle Tazminat
Diş implantı, zirkonyum kaplama, porselen lamina, gülüş tasarımı ve diğer estetik diş tedavileri sonucunda hastanın beklediği sonucun elde edilememesi veya kalıcı bir sağlık sorununun ortaya çıkması önemli hukuki uyuşmazlıklara yol açabilmektedir.
Özellikle implantın yanlış konumlandırılması, sinir hasarı meydana gelmesi, implantların düşmesi, çene kemiğinde kayıp oluşması, protezlerin ağız yapısına uygun hazırlanmaması veya estetik dişlerin vaat edilen görünümden ciddi biçimde farklı olması hâlinde hasta yalnızca yeniden tedavi masrafıyla karşı karşıya kalmayabilir. Uzun süren ağrı, beslenme problemi, konuşma bozukluğu, yeni ameliyat ihtiyacı ve kalıcı estetik bozukluklar da ortaya çıkabilir.
Bu durumda hastanın;
- ödediği tedavi ücretinin iadesini,
- başka bir diş hekiminde yapılacak düzeltme tedavisinin giderlerini,
- gelecekte yapılması gereken tedavi masraflarını,
- diğer maddi zararlarını,
- şartları varsa manevi tazminatı
talep etmesi mümkün olabilir.
Yargıtay kararlarında özellikle estetik amaçlı diş tedavileri eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmektedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/747 E., 2023/1785 K. sayılı kararında uyuşmazlık açıkça “eser sözleşmesi niteliğindeki estetik amaçlı diş tedavi sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat” olarak nitelendirilmiştir.
Ancak her diş tedavisinde yalnızca estetik sonuç amaçlanmadığından, implant ve diğer tedavilerde sözleşmenin hukuki niteliği somut olayın amacı ve taraflar arasındaki anlaşmaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Diş İmplantı Hatalı Yapılırsa Tazminat İstenebilir mi?
Evet. İmplant uygulamasının tıp kurallarına aykırı yapılması, hastanın yeterince bilgilendirilmemesi veya yapılan işlemin kararlaştırılan amaca uygun sonuç vermemesi hâlinde tazminat sorumluluğu doğabilir.
Örneğin;
- implantın yanlış açıyla yerleştirilmesi,
- implantın sinire zarar vermesi,
- çene kemiğinin implant için uygun olup olmadığı araştırılmadan uygulama yapılması,
- gerekli kemik grefti uygulanmadan implant takılması,
- implantın kısa sürede düşmesi,
- sürekli enfeksiyon oluşması,
- implant çevresinde ciddi kemik kaybı meydana gelmesi,
- protezin implantlarla uyumsuz olması,
- yanlış ölçü nedeniyle çiğneme fonksiyonunun bozulması
durumlarında uygulamanın tıbbi standartlara uygun olup olmadığı araştırılmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2013/5626 E., 2013/7287 K. sayılı kararında da implant tedavisi değerlendirilmiş ve insan vücuduna yönelik bu tür uygulamalarda yükleniciden beklenen özenin en üst düzeyde olması gerektiği vurgulanmıştır. Kararda implant uygulamasının uygun olmadığının tespit edilmesi hâlinde maddi ve manevi tazminatın değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Estetik Diş Tedavisi Eser Sözleşmesi midir?
Yargıtay’ın yerleşen yaklaşımında özellikle estetik sonucu hedefleyen diş tedavileri eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilebilmektedir.
Bu ayrım önemlidir.
Klasik tedavi amaçlı hekimlik faaliyetinde hekimin temel borcu çoğu zaman hastanın iyileşmesini garanti etmek değil, tıp biliminin gereklerine uygun şekilde dikkatli ve özenli davranmaktır.
Buna karşılık estetik müdahalede hasta belirli bir görünümün meydana getirilmesi amacıyla hizmet almaktadır.
Örneğin hasta;
- Hollywood smile,
- zirkonyum kaplama,
- porselen lamina,
- dişlerin şeklinin değiştirilmesi,
- estetik implant ve protez,
- diş aralıklarının estetik olarak kapatılması
için kliniğe başvurmuş olabilir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2018/3669 E., 2018/3580 K. sayılı kararında da estetik amaçlı diş tedavisinden doğan uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olarak değerlendirilmiştir.
Bu nedenle estetik diş tedavilerinde yalnızca:
“Diş hekimi tıbbi kurallara uygun davrandı mı?”
sorusu değil;
“Hastaya vaat edilen ve tarafların üzerinde anlaştığı sonuç elde edildi mi?”
sorusu da önem taşır.
İmplant Tedavisi Her Zaman Eser Sözleşmesi Sayılır mı?
Her implant tedavisini tek bir kategoriye sokmak doğru olmayabilir.
İmplant bazen kaybedilmiş bir dişin fonksiyonunu yeniden sağlamak amacıyla tamamen tedavi edici nitelikte uygulanabilir. Bazı işlemlerde ise fonksiyon yanında belirli ve somut bir estetik sonuç da taahhüt edilir.
Bu nedenle;
- tedavinin amacı,
- hastaya yapılan açıklamalar,
- sözleşmenin içeriği,
- sunulan teklif,
- hekimin vaat ettiği sonuç,
- yapılan müdahalenin niteliği
birlikte değerlendirilmelidir.
Bununla birlikte Yargıtay’ın implant ve estetik diş tedavilerine ilişkin birçok kararında eser sözleşmesi hükümlerinin uygulandığı görülmektedir. Örneğin Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2018/68 E., 2018/628 K. sayılı kararına konu implant tedavisi uyuşmazlığı da eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmiştir.
Hatalı İmplant Uygulaması Hangi Durumlarda Söz Konusu Olabilir?
Her başarısız implant uygulaması otomatik olarak diş hekiminin kusurlu olduğu anlamına gelmez.
Ancak özellikle aşağıdaki durumlarda tıbbi uygulamanın ayrıntılı şekilde incelenmesi gerekebilir:
Çene Kemiğinin Yetersiz Olmasına Rağmen İmplant Yapılması
İmplant uygulanmadan önce hastanın kemik yapısının değerlendirilmesi gerekir.
Gerekli durumlarda;
- panoramik röntgen,
- üç boyutlu dental tomografi,
- kemik kalınlığı ve yüksekliği değerlendirmesi
yapılması gerekebilir.
Hastanın çene kemiği implant için yeterli değilse kemik grefti veya başka yöntemlerin değerlendirilmesi söz konusu olabilir.
Yargıtay’ın estetik diş tedavilerine ilişkin kararlarında da kemik yoğunluğu ve implantın uygunluğu gibi hususların bilirkişi tarafından ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiği görülmektedir.
İmplantın Sinire Zarar Vermesi
Alt çene implantlarında özellikle inferior alveolar sinir bölgesi bakımından dikkatli planlama gerekir.
Sinir hasarı sonucunda hastada;
- dudakta uyuşma,
- çenede his kaybı,
- karıncalanma,
- sürekli ağrı,
- konuşma veya yeme sırasında rahatsızlık
meydana gelebilir.
Bu durumun kalıcı hâle gelmesi maddi ve manevi tazminat bakımından özellikle önemlidir.
İmplant öncesinde gerekli görüntüleme ve planlama yapılıp yapılmadığı ile implantın sinire uygun mesafede yerleştirilip yerleştirilmediği bilirkişi incelemesiyle belirlenebilir.
İmplantın Yanlış Konumlandırılması
İmplantın yanlış açı veya konuma yerleştirilmesi;
- protezin oturmamasına,
- çiğneme yükünün yanlış dağılmasına,
- komşu dişlere zarar verilmesine,
- sürekli ağrıya,
- estetik bozukluğa
neden olabilir.
Bu durumda yalnızca implantın kemiğe tutunmuş olması tedavinin başarılı olduğu anlamına gelmez.
Tedavinin fonksiyonel ve estetik bütünlüğü birlikte değerlendirilmelidir.
İmplantın Tutmaması Her Zaman Malpraktis midir?
Hayır.
Tıbben doğru uygulanmış bir implantın da bazı durumlarda başarısız olması mümkündür.
Örneğin;
- kemik iyileşmesinin yetersiz olması,
- enfeksiyon,
- hastanın sistemik hastalıkları,
- sigara kullanımı,
- ağız hijyeninin yetersiz olması
implant başarısını etkileyebilir.
Bu nedenle implantın düşmüş olması tek başına hekim hatasını kanıtlamaz.
Ancak implantın başarısızlığı ortaya çıktığında;
- hasta önceden doğru değerlendirilmiş mi,
- risk faktörleri sorgulanmış mı,
- gerekli görüntülemeler yapılmış mı,
- doğru implant boyutu seçilmiş mi,
- sterilizasyon ve hijyen kurallarına uyulmuş mu,
- hasta işlem sonrası bakım konusunda bilgilendirilmiş mi,
- komplikasyon ortaya çıktıktan sonra doğru müdahale edilmiş mi
soruları cevaplandırılmalıdır.
“Komplikasyon” Denilmesi Tazminat Talebini Engeller mi?
Hayır.
Sağlık kuruluşları ve hekimler tarafından sık kullanılan savunmalardan biri:
“Bu bir komplikasyondur.”
şeklindedir.
Ancak bir zararın komplikasyon olarak kabul edilmesi, otomatik olarak sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Öncelikle ortaya çıkan sonucun gerçekten tıbben kabul edilen bir komplikasyon olup olmadığı belirlenmelidir.
Daha sonra;
- komplikasyon riskinin hastaya önceden anlatılıp anlatılmadığı,
- komplikasyonu önlemek için gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı,
- komplikasyon ortaya çıktığında zamanında fark edilip edilmediği,
- komplikasyonun doğru şekilde yönetilip yönetilmediği
araştırılmalıdır.
Örneğin implant sonrasında enfeksiyon ortaya çıkması tıbben bilinen bir risk olabilir. Ancak hasta günlerce ciddi şişlik ve ağrı bildirmesine rağmen kontrol edilmemiş ve enfeksiyon sonucunda önemli kemik kaybı oluşmuşsa, komplikasyonun yönetimi ayrıca sorumluluk doğurabilir.
Aydınlatılmış Onam Alınması Zorunlu mudur?
Evet.
Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca hastaya uygulanacak tıbbi müdahalenin;
- kim tarafından ve nasıl yapılacağı,
- faydaları,
- muhtemel riskleri ve komplikasyonları,
- alternatif tedavi yöntemleri,
- tedavinin kabul edilmemesi hâlinde ortaya çıkabilecek sonuçlar
hakkında bilgi verilmesi gerekir.
Örneğin implant tedavisinde somut olaya göre;
- implantın tutmama ihtimali,
- enfeksiyon,
- sinir hasarı,
- kemik grefti ihtiyacı,
- implantın çıkarılma ihtimali,
- ek cerrahi işlem gerekebileceği
hastaya açıklanması gereken riskler arasında bulunabilir.
Estetik diş tedavisinde ise hastaya tedavinin sınırlarının da gerçekçi şekilde anlatılması gerekir.
Onam Formu İmzalanmışsa Hasta Tazminat İsteyemez mi?
Hayır.
Hastanın onam formunu imzalaması, diş hekiminin her türlü hatasına peşinen rıza gösterdiği anlamına gelmez.
Hasta komplikasyon riskine rıza gösterebilir ancak;
- yanlış implant yerleştirilmesine,
- gerekli tetkikler yapılmadan işlem yapılmasına,
- sterilizasyon kurallarının ihlal edilmesine,
- yetkisiz kişinin tedavi uygulamasına,
- kusurlu protez hazırlanmasına
rıza göstermiş sayılmaz.
Ayrıca onamın gerçekten aydınlatılmış onam niteliğinde olup olmadığı ayrıca araştırılır.
Standart bir formun işlemden hemen önce hastaya imzalatılması, içindeki risklerin hiç açıklanmaması hâlinde her zaman yeterli kabul edilmeyebilir.
Zirkonyum veya Porselen Kaplama Hatalı Yapılırsa Tazminat İstenebilir mi?
Şartları varsa evet.
Özellikle estetik amaçlı kaplama işlemlerinde sonuç borcu daha belirgin hâle gelebilir.
Örneğin işlem sonucunda;
- dişlerin birbirinden farklı renkte olması,
- ciddi asimetri oluşması,
- kaplamaların sürekli düşmesi,
- kapanış bozukluğu meydana gelmesi,
- çiğneme fonksiyonunun bozulması,
- diş etlerinde sürekli tahriş oluşması,
- doğal dişlerin gereğinden fazla kesilmesi,
- tedavi öncesinde vaat edilen görünümün objektif biçimde elde edilmemesi
durumlarında ayıplı ifa ve tıbbi uygulama hatası birlikte değerlendirilebilir.
Ancak hastanın yalnızca “rengini beğenmedim” şeklindeki subjektif değerlendirmesi ile objektif olarak başarısız bir estetik sonuç birbirinden ayrılmalıdır.
Gülüş Tasarımı Beklenen Sonucu Vermediyse Ne Yapılabilir?
Gülüş tasarımı gibi işlemlerde tedavinin estetik amacı son derece belirgindir.
Hasta çoğu zaman tedaviden önce;
- dijital tasarım,
- örnek fotoğraf,
- mock-up,
- geçici uygulama,
- bilgisayar simülasyonu
üzerinden nasıl bir sonuç elde edileceği konusunda bilgilendirilmektedir.
Bu kayıtlar daha sonra uyuşmazlık çıktığında önemli delil hâline gelebilir.
Örneğin hastaya belirli bir diş formu vaat edilmiş ancak işlem sonucunda dişler belirgin biçimde orantısız veya farklı hazırlanmışsa sözleşmeyle taahhüt edilen sonuç açısından inceleme yapılabilir.
Estetik Diş Tedavisinde Reklamlar Delil Olabilir mi?
Evet.
Kliniklerin internet sitesi, Instagram hesabı, WhatsApp yazışmaları ve diğer tanıtımlarında hastaya verilen somut vaatler uyuşmazlıkta önem taşıyabilir.
Örneğin;
“Ömür boyu garantili implant,”
“kesinlikle ağrısız tedavi,”
“10 yıl hiçbir sorun yaşamazsınız,”
“fotoğraftaki görünümün aynısını yapacağız”
gibi açıklamalar somut olayın değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.
Bu nedenle hasta özellikle tedavi öncesindeki yazışmaları ve kendisine gönderilen planları saklamalıdır.
Diş Protezi Hatalı Hazırlanmışsa Kim Sorumludur?
Diş protezinin hazırlanmasında klinik yanında dışarıdan hizmet alınan bir diş protez laboratuvarı da yer alabilir.
Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik uyarınca protez hizmetinin hizmet alımı yoluyla gördürülmesi hâlinde hizmeti alan sağlık kuruluşu ile diş protez laboratuvarı uygulamadan ve sonuçlarından müştereken sorumludur.
Bu hüküm özellikle;
- yanlış hazırlanan kaplamalar,
- uygun olmayan protezler,
- ölçü hataları,
- materyal sorunları
bakımından önem taşıyabilir.
Hastanın laboratuvarla doğrudan ilişkisinin bulunmaması, sağlık kuruluşunun sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Diş Hekiminin Asistanı İmplant Yapabilir mi?
İşlemi gerçekte kimin gerçekleştirdiği tazminat davalarında önemli bir konudur.
Diş hekimliği mevzuatında yetki gerektiren tıbbi işlemlerin yetkili sağlık meslek mensupları tarafından yapılması gerekir.
Yargıtay’ın estetik diş tedavisine ilişkin bazı kararlarında da implant gibi ciddi müdahalelerin asistanlara yaptırıldığı iddiaları uyuşmazlık konusu olmuştur.
Hasta işlemin önemli bölümünün kendisine tanıtılan diş hekimi tarafından değil başka kişilerce gerçekleştirildiğini düşünüyorsa;
- hasta dosyası,
- klinik kayıtları,
- personel bilgileri
talep edilmelidir.
Diş Tedavisine İlişkin Kayıtlar Tutulmak Zorunda mı?
Evet.
Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik uyarınca özel ağız ve diş sağlığı kuruluşlarında hastaların verileri elektronik ortamda kaydedilmek zorundadır.
Hastanın;
- teşhis bilgileri,
- tedavi bilgileri,
- röntgen kayıtları,
- genel anestezi veya sedasyon altında yapılan işlemleri
ilgili diş numaralarıyla birlikte ayrıntılı şekilde kaydedilmelidir. Ayrıca kayıtların mevzuata uygun şekilde muhafaza edilmesi gerekmektedir.
Bu kayıtlar implant ve estetik diş tedavisi tazminat davalarında son derece önemlidir.
Hasta Diş Tedavisi Dosyasını İsteyebilir mi?
Evet.
Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 16. maddesine göre hasta sağlık durumuyla ilgili kayıtların bulunduğu dosyayı doğrudan veya vekili aracılığıyla inceleyebilir ve bir suretini alabilir.
Bu nedenle hasta özellikle;
- panoramik röntgenleri,
- dental tomografiyi,
- işlem öncesi ve sonrası görüntüleri,
- tedavi planını,
- implant bilgilerini,
- reçeteleri,
- hasta dosyasını,
- onam belgelerini,
- protez ve kaplama kayıtlarını
istemelidir.
Klinik bu belgeleri vermiyorsa yazılı başvuru yapılması ve gerektiğinde İl Sağlık Müdürlüğü ile hasta hakları yollarının kullanılması mümkündür.
Hatalı İmplantın Başka Bir Diş Hekimi Tarafından Çıkarılması Gerekirse Ne Yapılmalıdır?
Öncelikle hastanın sağlığı korunmalıdır. Acil tedavi gerekiyorsa yalnızca delil kaygısıyla gerekli tıbbi müdahale geciktirilmemelidir.
Ancak durum acil değilse, implant çıkarılmadan veya yeniden tedavi yapılmadan önce mevcut durumun belgelenmesi önemlidir.
Özellikle;
- panoramik röntgen,
- üç boyutlu tomografi,
- ağız içi fotoğraflar,
- ikinci diş hekiminin raporu
alınabilir.
Çünkü implant çıkarıldıktan ve yeni tedavi yapıldıktan sonra ilk uygulamanın hatasının tespiti zorlaşabilir.
Önemli uyuşmazlıklarda delil tespiti seçeneğinin değerlendirilmesi de mümkündür.
İkinci Diş Hekimine Ödenen Tedavi Masrafı İstenebilir mi?
Şartları varsa evet.
İlk uygulamanın hatalı olması nedeniyle hastanın başka bir klinikte;
- implantları çıkarttırması,
- yeniden implant yaptırması,
- kemik grefti uygulanması,
- protezleri değiştirmesi,
- kanal tedavisi yaptırması,
- kaplamaları yeniletmesi
gerekebilir.
Bu masrafların ilk hatalı tedaviyle bağlantısı ispatlandığında maddi zarar kapsamında talep edilmesi mümkündür.
Hastanın ikinci tedaviye ilişkin;
- faturaları,
- ödeme dekontlarını,
- tedavi planını,
- hekim raporlarını
mutlaka saklaması gerekir.
Gelecekte Yapılacak Tedavi Giderleri Talep Edilebilir mi?
Evet.
Her zarar dava açılmadan önce tamamen giderilmiş olmak zorunda değildir.
Örneğin hatalı implant nedeniyle ciddi çene kemiği kaybı meydana gelmiş ve hastanın;
- implantların çıkarılması,
- kemik grefti yapılması,
- belirli süre iyileşmesi,
- daha sonra yeniden implant yapılması
gerekiyor olabilir.
Bu durumda gelecekte yapılması tıbben gerekli olan tedavilerin bedeli bilirkişi aracılığıyla belirlenerek maddi tazminat kapsamında değerlendirilebilir.
Tedavi Ücretinin İadesi İstenebilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre mümkündür.
Özellikle estetik diş tedavisinin eser sözleşmesi niteliğinde kabul edildiği hâllerde Türk Borçlar Kanunu’nun ayıplı esere ilişkin hükümleri gündeme gelir.
Ortaya çıkan sonucun niteliğine göre;
- ücretsiz düzeltme,
- bedelden indirim,
- ödenen bedelin iadesi,
- ayrıca zararların tazmini
talep edilebilir.
Örneğin hasta 300.000 TL ödeyerek estetik diş tedavisi yaptırmış, ancak bütün kaplamaların sökülerek başka klinikte yeniden yapılması zorunlu hâle gelmişse ilk tedavi bedelinin iadesi de talep kapsamında değerlendirilebilir.
Tedavi Başka Bir Klinik Tarafından Düzeltilmişse İlk Hekimin Sorumluluğu Sona Erer mi?
Hayır.
İkinci hekimin tedaviyi düzeltmesi, ilk işlemin hukuka aykırı veya ayıplı olup olmadığına ilişkin sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Aksine hastanın başka bir sağlık kuruluşunda yeniden tedavi görmek zorunda kalması maddi zararın kapsamını artırabilir.
Ancak ilk durumun mümkün olduğunca ikinci müdahaleden önce belgelenmesi önemlidir.
Kalıcı Sinir Hasarında Manevi Tazminat İstenebilir mi?
Evet.
Diş implantı sonrasında kalıcı sinir hasarı kişinin günlük yaşamını ciddi biçimde etkileyebilir.
Örneğin hastada;
- kalıcı dudak uyuşması,
- çenede his kaybı,
- sürekli nöropatik ağrı,
- yemek yeme güçlüğü,
- konuşma sırasında rahatsızlık
kalabilir.
Bu durumda yalnızca ikinci tedavi masraflarının karşılanması yeterli olmayabilir.
Bedensel bütünlüğün ihlal edilmesi nedeniyle uygun miktarda manevi tazminat talep edilmesi mümkündür.
Tazminatın miktarı;
- zararın kalıcı olup olmadığı,
- hastanın yaşı,
- zarar gören bölge,
- günlük yaşama etkisi,
- tedavi süresinin uzunluğu,
- yeniden cerrahi operasyon gerekip gerekmediği
gibi unsurlara göre belirlenir.
Estetik Görünümün Bozulması Manevi Tazminat Sebebi Olabilir mi?
Evet.
Özellikle ön dişlerde gerçekleştirilen estetik işlemler kişinin görünümünü doğrudan etkiler.
Hatalı uygulama sonucunda;
- dişlerin aşırı büyük görünmesi,
- renklerin ciddi biçimde farklı olması,
- diş eti hattının bozulması,
- yüz görünümünde belirgin değişiklik,
- konuşurken veya gülerken fark edilen deformasyon
ortaya çıkabilir.
Kişinin estetik amaçla başvurduğu bir işlemden daha kötü bir görünümle ayrılması, olayın ağırlığına göre manevi tazminat bakımından değerlendirilebilir.
Çene Kemiği Kaybı Meydana Gelirse Tazminat Artar mı?
Çene kemiği kaybı özellikle implant uyuşmazlıklarında önemli bir kalıcı zarar olabilir.
İmplant çevresindeki ciddi kemik kaybı sonraki tedavileri daha zor, maliyetli ve uzun süreli hâle getirebilir.
Hasta;
- kemik tozu,
- blok kemik grefti,
- sinüs lifting,
- ek cerrahi operasyonlar
geçirmek zorunda kalabilir.
Bu durumda zarar hesabında yalnızca implantın bedeli değil, zararın giderilmesi için gerekli bütün ek tedaviler değerlendirilmelidir.
Diş İmplantı Davasında Bilirkişi İncelemesi Nasıl Yapılır?
Diş tedavisi uyuşmazlıklarında bilirkişi raporu genellikle davanın en önemli delillerinden biridir.
İncelemede;
- implant öncesi tedavi planlamasının doğru yapılıp yapılmadığı,
- gerekli görüntülemelerin bulunup bulunmadığı,
- implantın konumu,
- kemik miktarı,
- sinir mesafesi,
- uygulanan cerrahi yöntem,
- kullanılan protez,
- hastanın mevcut şikâyetlerinin işlemle bağlantısı
araştırılmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/747 E., 2023/1785 K. sayılı kararında da implant uyuşmazlığında fiziki muayene ve üç boyutlu tomografi gibi incelemelerin önemine ilişkin itirazlar değerlendirme konusu yapılmıştır.
Bu nedenle yalnızca dosya üzerinden hazırlanmış ve güncel ağız durumunu değerlendirmeyen bilirkişi raporlarına karşı somut olaya göre itiraz edilmesi gerekebilir.
Bilirkişi Sadece “Hekim Kusurlu Değildir” Derse Yeterli midir?
Özellikle estetik diş tedavisinde her zaman yeterli olmayabilir.
Tedavi eser sözleşmesi niteliğindeyse ayrıca;
- vaat edilen sonucun elde edilip edilmediği,
- ortaya çıkan sonucun ayıplı olup olmadığı,
- estetik ve fonksiyonel beklentinin karşılanıp karşılanmadığı
incelenmelidir.
Bu nedenle bilirkişiye yalnızca:
“Tedavi tıp kurallarına uygun mudur?”
sorusunun yöneltilmesi eksik kalabilir.
Estetik müdahalelerde Yargıtay’ın yaklaşımı, kararlaştırılan sonucun da ayrıca değerlendirilmesi yönündedir.
Hastanın Kendi Kusuru Tazminatı Etkiler mi?
Evet.
Hastanın işlem sonrası yükümlülüklere uymaması sonucu etkileyebilir.
Örneğin;
- ağız hijyenini tamamen ihmal etmek,
- zorunlu kontrolleri yaptırmamak,
- hekimin açık talimatlarına aykırı davranmak
zararın ortaya çıkmasına veya artmasına neden olmuşsa bu durum bilirkişi tarafından değerlendirilebilir.
Ancak klinik yalnızca:
“Hasta bakımına dikkat etmedi.”
demekle yetinemez.
Hastaya hangi bakım talimatlarının verildiği ve zararın gerçekten hastanın davranışıyla bağlantılı olup olmadığı somut olarak ortaya konulmalıdır.
Diş Hekimine mi, Kliniğe mi Dava Açılır?
Bu sorunun cevabı hizmetin nasıl sunulduğuna göre değişir.
Hasta doğrudan diş hekimiyle sözleşme yapmış olabilir.
Başka bir durumda ise tedavi;
- özel diş hastanesi,
- ağız ve diş sağlığı merkezi,
- poliklinik,
- sağlık şirketi
tarafından organize edilmiş olabilir.
Bu nedenle;
- faturayı kimin düzenlediği,
- ödemenin kime yapıldığı,
- sözleşmede sağlayıcının kim olduğu,
- işlemi fiilen kimin gerçekleştirdiği
belirlenmelidir.
Somut olayda diş hekimi ile sağlık kuruluşunun birlikte sorumluluğu gündeme gelebilir.
Ayrıca protez hizmetinin dış laboratuvardan alınması hâlinde sağlık kuruluşu ile laboratuvarın müşterek sorumluluğuna ilişkin özel düzenleme bulunmaktadır.
Yurt Dışından Türkiye’ye Gelen Hasta da Tazminat Davası Açabilir mi?
Evet.
Türkiye özellikle implant ve estetik diş tedavilerinde sağlık turizmi bakımından yoğun şekilde tercih edilmektedir.
Hastanın;
- İngiltere,
- Almanya,
- Fransa,
- Hollanda,
- başka bir ülkede
ikamet etmesi, Türkiye’deki özel sağlık kuruluşuna karşı haklarını ortadan kaldırmaz.
Hatta hatalı tedavi nedeniyle hastanın kendi ülkesinde yeniden tedavi olması gerekiyorsa yabancı ülkede yaptığı makul ve zorunlu tedavi giderlerinin de zarar hesabında değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2018/3669 E., 2018/3580 K. sayılı kararına konu olayda da yabancı uyruklu hastanın Türkiye’de yaptırdığı estetik amaçlı implant tedavisinden sonra yurt dışında tedavisini tamamlatması ve buna bağlı zararları uyuşmazlık konusu olmuştur.
Uçak ve Konaklama Giderleri İstenebilir mi?
Özellikle sağlık turizmi dosyalarında bu giderler önem taşıyabilir.
Hatalı tedavinin düzeltilmesi amacıyla hastanın tekrar Türkiye’ye gelmesi veya başka ülkede tedavi olması gerekmişse;
- uçak bileti,
- konaklama,
- zorunlu ulaşım
giderleri zarar kalemi olarak ileri sürülebilir.
Ancak giderlerin hatalı tedaviyle bağlantılı, makul ve belgelenebilir olması gerekir.
İş Kaybı ve Kazanç Kaybı İstenebilir mi?
Şartları varsa evet.
Örneğin implant komplikasyonu nedeniyle hasta;
- haftalarca çalışamamış,
- birden fazla ameliyat geçirmiş,
- uzun süreli tedaviye ihtiyaç duymuş
olabilir.
Bu durumda somut belgelerle ispatlanabilen kazanç kaybı maddi tazminat hesabına dâhil edilebilir.
Serbest meslek sahibi veya şirket ortağı kişiler bakımından kazanç kaybının ispatı daha ayrıntılı mali inceleme gerektirebilir.
Dava Açmadan Önce Hangi Belgeler Toplanmalıdır?
Diş implantı veya estetik diş tedavisi nedeniyle tazminat talep edilecekse özellikle şu belgeler korunmalıdır:
- Tedavi öncesi panoramik röntgenler,
- Dental tomografi görüntüleri,
- Tedavi sonrası röntgen ve tomografiler,
- Ağız içi fotoğraflar,
- Tedavi planı,
- İmplantların marka ve özellikleri,
- Onam ve aydınlatma belgeleri,
- Hasta dosyası,
- Reçeteler,
- Fatura ve ödeme dekontları,
- Doktor ve klinikle yapılan WhatsApp yazışmaları,
- Tedavi öncesi estetik tasarımlar,
- Reklam ve vaatler,
- İkinci diş hekiminin raporu,
- Düzeltme tedavisi faturaları,
- Varsa iş göremezlik ve sağlık raporları.
Özel ağız ve diş sağlığı kuruluşlarının teşhis, tedavi ve röntgen kayıtlarını ayrıntılı şekilde tutma yükümlülüğü bulunmaktadır.
Hasta da kendi sağlık dosyasını inceleyebilir ve örneğini alabilir.
Sağlık Kuruluşu Belgeleri Vermiyorsa Ne Yapılabilir?
Öncelikle yazılı başvuru yapılmalıdır.
Özellikle;
- hasta dosyası,
- tedavi planı,
- röntgenler,
- dental tomografiler,
- onam formu,
- kullanılan implant bilgileri
açıkça talep edilmelidir.
Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik sağlık kuruluşlarının hasta kayıtlarını ayrıntılı şekilde tutmasını zorunlu kılmaktadır.
Hasta Hakları Yönetmeliği de hastaya dosyasını inceleme ve bir suretini alma hakkı tanımaktadır.
Belgelerin verilmemesi hâlinde İl Sağlık Müdürlüğü ve hasta hakları başvuru yolları ayrıca değerlendirilebilir.
Sağlık Bakanlığına Şikâyet Edilebilir mi?
Evet.
Özel ağız ve diş sağlığı kuruluşları Sağlık Bakanlığı mevzuatı çerçevesinde faaliyet göstermektedir. Güncel Yönetmelik özel muayenehane, poliklinik, ağız ve diş sağlığı merkezi ve hastanelerini kapsamaktadır.
Özellikle;
- yetkisiz kişilerin işlem yaptığı,
- hasta kayıtlarının tutulmadığı,
- gerekli sağlık standartlarına uyulmadığı,
- hasta haklarının ihlal edildiği
düşünülüyorsa ilgili İl Sağlık Müdürlüğüne başvurulabilir.
Ancak idari şikâyet tazminatın otomatik olarak ödenmesini sağlamaz. Maddi ve manevi tazminat için özel hukuk yollarına ayrıca başvurulması gerekir.
Ceza Davası veya Savcılık Şikâyeti Mümkün müdür?
Hatalı uygulama sonucunda hastada bedensel zarar oluşmuşsa, olayın niteliğine göre ceza hukuku açısından da inceleme yapılabilir.
Örneğin hekimin mesleki standartlara aykırı kusurlu davranışı sonucunda hastanın kalıcı şekilde yaralanması hâlinde taksirle yaralama hükümleri gündeme gelebilir.
Ancak her başarısız implant veya estetik diş uygulaması suç değildir.
Ceza sorumluluğu için kusurlu davranış ile meydana gelen bedensel zarar arasındaki bağlantının ayrıca ortaya konulması gerekir.
Tazminat davası ve ceza soruşturması birbirinden ayrı hukuki süreçlerdir.
Diş İmplantı Tazminat Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?
Hasta hizmeti ticari veya mesleki olmayan kişisel amacıyla satın almışsa özel diş kliniğiyle arasındaki ilişki kural olarak tüketici işlemi niteliğinde olabilir.
Bu nedenle uyuşmazlığın niteliğine ve tutarına göre Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi gündeme gelir.
2026 yılı bakımından 186.000 TL’nin altındaki tüketici uyuşmazlıklarında Tüketici Hakem Heyetine başvuru zorunludur. 186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise Tüketici Hakem Heyetine başvurulamaz; 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi kapsamındaki istisnalar saklı olmak üzere önce dava şartı arabuluculuk, ardından Tüketici Mahkemesi yolu izlenir.
Bununla birlikte bedensel zarar ve manevi tazminatın da talep edildiği dosyalarda başvuru yolu ve dava stratejisi somut talepler üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.
Tazminat Davasında Neler Talep Edilebilir?
Somut olayın özelliklerine göre hasta;
tedavi bedelinin iadesini,
hatalı implant veya protezin çıkarılması giderlerini,
yeniden yapılacak implant ve estetik diş tedavisi masraflarını,
kemik grefti ve ek cerrahi operasyon giderlerini,
ilaç ve muayene giderlerini,
gelecekte yapılması gerekli tedavi masraflarını,
belgelenebilen iş ve kazanç kaybını,
kalıcı bedensel zarar nedeniyle diğer maddi zararlarını
ve şartları varsa manevi tazminatı talep edebilir.
Talep edilebilecek miktar her dosyada farklıdır. Bu nedenle yalnızca klinikte ödenen ilk tedavi bedeline odaklanılması doğru değildir.
Estetik Diş Tedavisi Sonrası Manevi Tazminat Nasıl Belirlenir?
Manevi tazminatta sabit bir tarife bulunmamaktadır.
Mahkeme;
- zararın ağırlığını,
- kalıcı olup olmadığını,
- yüz ve ağız bölgesinde görünür deformasyon bulunup bulunmadığını,
- ağrı ve tedavi süresini,
- yeni operasyon gerekip gerekmediğini,
- hastanın günlük ve sosyal yaşamına etkisini
dikkate alır.
Örneğin yalnızca birkaç gün içinde düzeltilebilen küçük bir estetik uyumsuzluk ile kalıcı sinir hasarı ve yıllarca devam edecek tedavi ihtiyacı aynı şekilde değerlendirilmez.
Kliniğin Ücretsiz Düzeltme Teklifini Kabul Etmek Zorunlu mudur?
Her durumda değildir.
Hasta, ciddi bir hata sonrasında aynı hekime veya kliniğe güvenini kaybetmiş olabilir.
Bu durumda hastanın sağlık ve beden bütünlüğü üzerinde yeniden aynı kişiye işlem yaptırmaya zorlanması söz konusu değildir.
Ancak tedavinin ücretsiz olarak düzeltilebileceği hâllerde hastanın bunu sebepsiz biçimde reddetmesinin zarar hesabına etkisi somut olayda tartışılabilir.
Bu nedenle başka klinikte tedaviye başlamadan önce mevcut durumun tıbben belgelenmesi ve hukuki stratejinin belirlenmesi önemlidir.
İmplant ve Estetik Diş Tedavisi Tazminat Davasında En Önemli Husus Nedir?
Bu davalarda en önemli nokta, yalnızca “Tedavi kötü oldu.” iddiasıyla hareket etmemektir.
Teknik olarak şu zincirin ortaya konulması gerekir:
Tedavi öncesi durum → planlanan tedavi → hastaya vaat edilen sonuç → yapılan müdahale → ortaya çıkan zarar → düzeltme için gereken işlemler
Bu nedenle önceki ve sonraki röntgenler, tomografi görüntüleri ve tedavi kayıtları kritik öneme sahiptir.
Özellikle implant uyuşmazlıklarında implantın konumu üç boyutlu görüntüler üzerinden objektif biçimde incelenebilir.
Sonuç
Diş implantı ve estetik diş tedavilerinde hatalı uygulama nedeniyle hastanın maddi ve manevi tazminat talep etmesi mümkündür.
Özellikle implantın yanlış yerleştirilmesi, sinir hasarı, çene kemiği kaybı, implantların düşmesi, enfeksiyonun yanlış yönetilmesi, protez veya kaplamaların hatalı hazırlanması ve vaat edilen estetik sonucun objektif biçimde ortaya çıkmaması hukuki sorumluluğa neden olabilir.
Yargıtay, özellikle estetik amaçlı diş tedavilerini eser sözleşmesi kapsamında değerlendirmektedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/747 E., 2023/1785 K. sayılı kararında uyuşmazlık açıkça eser sözleşmesi niteliğindeki estetik amaçlı diş tedavisinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebi olarak nitelendirilmiştir.
Daha eski Yargıtay kararlarında da implant uygulamalarında insan vücuduna yönelik müdahaleyi gerçekleştiren kişiden beklenen özenin en üst düzeyde olması gerektiği vurgulanmıştır.
Bu nedenle özel diş kliniğinin yalnızca:
“İmplant tutmadı, bu bir komplikasyondur.”
şeklindeki açıklaması her durumda sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Öncelikle tedavinin doğru planlanıp planlanmadığı, implant için yeterli kemik bulunup bulunmadığı, gerekli görüntülemelerin yapılıp yapılmadığı, implantın doğru konuma yerleştirilip yerleştirilmediği ve ortaya çıkan komplikasyonun uygun biçimde yönetilip yönetilmediği araştırılmalıdır.
Ayrıca hasta işlemden önce muhtemel risk ve komplikasyonlar konusunda yeterli şekilde bilgilendirilmelidir. Hasta Hakları Yönetmeliği hastaya müdahalenin yöntemi, alternatifleri, riskleri ve muhtemel komplikasyonları konusunda bilgi verilmesini zorunlu kılmaktadır.
Hatalı implant veya estetik diş uygulamasından şüpheleniliyorsa özellikle tedavi öncesi ve sonrası panoramik röntgenler, üç boyutlu dental tomografiler, hasta dosyası, onam belgeleri, tedavi planı, faturalar, doktorla yapılan yazışmalar ve ikinci diş hekiminin raporu mümkün olduğunca erken aşamada toplanmalıdır.
Özel ağız ve diş sağlığı kuruluşları hastaların teşhis, tedavi ve röntgen kayıtlarını ayrıntılı biçimde tutmakla yükümlüdür; hasta da kendi tıbbi kayıtlarının bir örneğini isteme hakkına sahiptir.
Başka bir hekim tarafından implantların çıkarılması veya tedavinin yeniden yapılması gerekiyorsa ilk uygulamanın meydana getirdiği durum mümkünse müdahaleden önce belgelenmelidir. Çünkü sonraki tedaviden sonra hatalı ilk işlemin etkilerinin bilirkişi tarafından tespit edilmesi zorlaşabilir.
Hatalı uygulama ispatlandığında hastanın talebi yalnızca ilk tedavi bedeliyle sınırlı olmayabilir. İmplantların çıkarılması, yeniden tedavi, kemik grefti, yeni protez ve kaplamalar, gelecekte yapılacak işlemler, çalışma kaybı ve diğer belgelenebilir zararlar ile kalıcı fiziksel veya estetik zarar nedeniyle manevi tazminat da somut olayın özelliklerine göre talep edilebilir.
Bu nedenle implant veya estetik diş tedavisi sonrasında ciddi bir sorun ortaya çıktığında hukuki değerlendirme yalnızca tedavinin başarısız olup olmadığı üzerinden değil; tıbbi standartlara uygunluk, eser sözleşmesi kapsamında vaat edilen sonuç, aydınlatılmış onam, komplikasyon yönetimi ve meydana gelen zararın tamamı birlikte değerlendirilerek yapılmalıdır.